Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum Şehir Hastanesi’nde yeni dönem, başhekim değişti 05 Mart 2026 Perşembe - 15:10:09 Doğu Anadolu’nun önemli sağlık üslerinden biri olan Erzurum Şehir Hastanesi başhekimlik görevinde bayrak değişimi yaşandı. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde üst düzey görevlerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, hastanenin yeni başhekimi olarak göreve başladı. Erzurum’un Hınıs ilçesinde doğan Fakirullahoğlu, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra tıp eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bitirdi. Mezuniyetinin ardından Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinde yöneticilik yaparak sağlık yönetimi alanında tecrübe kazandı. Meslek hayatı boyunca sağlık sisteminin pek çok farklı kademesinde sorumluluk üstlenen Fakirullahoğlu’nun kariyeri dikkat çeken başarılarla dolu: 2015-2016 yılları arasında Erzurum Halk Sağlığı Müdürü olarak şehre hizmet verdi. Genel Cerrahi alanındaki uzmanlık eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2021 yılında uzman doktor ünvanını aldı. Uzmanlık sonrası Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı olarak bir süre görev yaptı. Son olarak kendi memleketinde, daha önce genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığı kuruma Başhekim olarak atanan Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, hem akademik birikimi hem de sahadaki yönetim tecrübesiyle Erzurum ve çevre illere hizmet veren hastanenin sağlık kalitesini daha ileriye taşımayı hedefliyor. Mesut Fakirullahoğlu atandığı Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimlik görevini bu gün itibarı ile Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör’den devraldı..
05 Mart 2026 Perşembe - 14:48 Kotanlı: "Çalışanların huzuru ve adalete olan güveni önemli" AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı yaptığı yazılı açıklamada; "Adalet ve Liyakat" prensipleri çerçevesinde, Bakanlığınız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personellerin sorunlarını yerinde inceleyerek Çalışma barışının tesisi ve hizmet kalitesinin artırılması amacıyla, aşağıda belirtilen hususların ivedilikle çözüme kavuşturulmasını talep etmekteyiz: Kamu hizmetinin verimliliği, ancak çalışanların huzuru ve adalete olan güveniyle mümkündür" dedi. Türkiye’nin dört bir yanında, gençlerin geleceği için gece gündüz demeden özveriyle görev yapan Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini ifade eden, Kotanlı,"Bbugün ne yazık ki ağır iş yükü ve çözülemeyen özlük hakları sorunları altında ezilmektedir. Bakanlığımız bünyesinde görev yapan yurt yönetim memurları, antrenörler, gençlik liderleri ve destek personelinin artık görmezden gelinemeyecek temel sorunlarını anlatmatı sendikamız adına bir görev biliyoruz. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanları olarak gençliğin dinamizmini devlete bağlayan köprüyüz. Ancak bu köprü, liyakatten uzak düzenlemeler, ağır iş yükü ve belirsiz özlük hakları nedeniyle çalışanları moral motivasyon açısından umutsuz olmuştur. Modern kölelik düzenini andıran çalışma şartları, artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. "Emeğin Karşılığı, Mağduriyet Olmamalıdır!" Bugün GSB ve KYK personeli sistemin tüm yükünü omuzlamasına rağmen hak ettiği değeri görememektedir. Sahadaki temel sorunlarımızı ve çözüm bekleyen taleplerimizi kararlılıkla ifade ediyoruz. 7/24 Hizmetin Karşılığı "Eksik Nöbet Ücreti" Olamaz! Yurtlarda kalan binlerce öğrencinin sorumluluğunu üstlenen personelimiz, ailelerinden feragat ederek tuttukları nöbetlerin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak alabilmektedir. Mevcut nöbet ücretleri, harcanan emeğin ve üstlenilen riskin çok altındadır. 24 saat esasına göre tutulan nöbetin bir saatlik ücreti 16 TL55 Krş. Toplu sözleşme gereği Yetkili Sendikaların övünerek deklare ettikleri beş katı olarak hesaplandığında 82 TL 75 Krş etmektedir Nöbet Tutan memura hafta içi nöbette 7 saat hafta sonu nöbette 15 saat fazla nöbet ücreti ödenmekte ocak ayı itibarı ile nöbet tutan personel evinden ailesinden ayrı kalmasına rağmen günlük 580 tl ücret almaktadır. Aldığı bu ücreti nöbetinde zaten harcamaktadır Bunun dışında hiçbir geliri olmayan Yurt Müdür Yardımcısı Yurt Yönetim Memurları ve Personelinin en büyük mağduriyeti olan düşük nöbet ücretleri güncel ekonomik şartlara enflasyon ve hayat pahalılığına göre yeniden revize edilmelidir" dedi. "Sorunların çözümünü bekliyoruz" Kotanlı daha sonra sözlerine şöyle devam etti, "Görev Tanımı Belirsizliği ve Personel Yetersizliği Artan yurt kapasitelerine ve yurt ihtiyacına rağmen personel sayısının yetersiz kalması, mevcut çalışanların üzerine "görev tanımı dışı" işlerin yüklenmesine neden olmaktadır. Personel, uzmanlık alanlarının dışında idari ve teknik işlerde joker eleman gibi kullanılmaktan yorulmuştur. Yurt Yönetim Memurları Yurtların yüksek öğrenim öğrencilerine hizmet vermesinin dışında gelen spor kafilelerine barınma imkânı sağlamaktadır. Gelen kafileler genellikle çocuk yaşlarda olduğundan çocukların gürültüsü yurt öğrencilerinin şikayetleri ve kafile yöneticileri arasında arabuluculuk gibi ek bir görev üstlenmektedir. Parçalı İstihdam Modeli Çalışma Barışını Bozuyor Aynı odada, aynı işi yapan ancak 4/A, 4/B ve işçi kadrosu gibi farklı statülere tabi olan personel arasındaki ücret ve hak farklılıkları çalışma barışını zedelemektedir. Tüm personelin hak kaybı yaşamadan tek bir çatı altında toplanması artık bir lütuf değil, zorunluluktur.Tayin ve Becayiş Çıkmazı Özellikle sözleşmeli statüdeki arkadaşlarımız, eş durumu ve sağlık özrü gibi en temel insani haklarda dahi "duvarlara" çarpmaktadır. Geçici görevlendirmeler memur personelin sorunlarını çözmediği gibi psikolojimken de yıpratmaktadır Aile bütünlüğünün parçalanmış olması ile o personelden verim beklemek rasyonel bir yaklaşım değildir. Kariyer Basamakları Kapalı Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik halde olması, çalışanların motivasyonunu kırmakta ve liyakat beklentisini boşa çıkarmaktadır. 2026 GYS ve UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ sınavında iller bazında sınava girecek personel sayıları yok denecek kadardır. Kurumda uzun yıllar çalışmış Ön Lisans Mezunlarına şans tanınmamıştır. Apar Topar Değil, Planlı Kariyer ve Görevde yükselme sınavlarının bir takvime bağlanmaması liyakat bekleyen binlerce çalışanın umudunu kırmaktadır. Kariyer basamakları sadece belli bir kesime değil, tüm personele şeffaf bir şekilde açılmalıdır. Sayın Bakanımıza ve Yetkililere Çağrımızdır! Kurum çalışanları sadece hakları olanı, emeğinin karşılığını ve insanca çalışma şartlarını talep etmektedir. Unutulmasın ki çalışanı mutsuz olan bir kurumun geleceğimizin teminatı olan gençlerimize vereceği hizmet motivasyon açısından sınırlı kalacaktır. Sorunlar çözülene, taleplerimiz karşılık bulana dek sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. GSB ve KYK çalışanları sahipsiz değildir"
05 Mart 2026 Perşembe - 10:57 Kızılay’dan üniversite öğrencilerine "Anne Eli" iftar sofrası Erzurum’da Kızılay Kadın Kolları tarafından üniversite öğrencilerine yönelik anlamlı bir iftar programı düzenlendi. "Anne Eli İftar Programı" kapsamında Erzurum’da öğrenim gören üniversite öğrencileri, Kızılay ailesinin sıcaklığıyla bir araya geldi. Türk Kızılay Erzurum Kadın Kolları Başkanı Esra Kaplan, yönetim kurulu üyeleri ve gönüllülerle birlikte hazırlanan iftar programında, öğrencilere adeta anne eli değmiş lezzetler sunuldu. Öğrenciler için hazırlanan iftar menüsü, yalnızca bir yemek buluşması değil; sevginin, şefkatin ve dayanışmanın paylaşıldığı anlamlı bir sofraya dönüştü. Anne eli değmiş bir iftar sofrası Programla ilgili açıklama yapan Türk Kızılay Erzurum Kadın Kolları Başkanı Esra Kaplan, Erzurum’da eğitim gören gençlerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için böyle bir program düzenlediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Üniversite öğrencilerimiz ailelerinden uzakta eğitim hayatlarını sürdürüyor. Biz de Kızılay ailesi olarak onlara anne eli değmiş bir iftar sofrası hazırlamak istedik. Amacımız sadece soframızı değil, sevgimizi ve şefkatimizi de paylaşmak; onların burada yalnız olmadıklarını hissettirmek." "Ramazan paylaşmak demektir" Türk Kızılay Erzurum İl Başkanı Hüseyin Bekmez ise yaptığı açıklamada Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Ramazan ayı; birlik, beraberlik ve paylaşma ayıdır. Erzurum Kızılay ailesi olarak öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bu tür etkinliklerle gençlerimizle gönül bağımızı güçlendirmeyi ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı amaçlıyoruz." Samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar programında öğrenciler, kendileri için hazırlanan sofrada hem iftarlarını açtı hem de Kızılay gönüllüleriyle sohbet ederek sıcak bir aile ortamı yaşadı.
Kırmızı Et Üreticiler Birliği Başkanı Ürüşan: "Üretici bu toprağın alın teridir, bereketidir"
29 Kasım 2025 Cumartesi - 12:20 Kırmızı Et Üreticiler Birliği Başkanı Ürüşan: "Üretici bu toprağın alın teridir, bereketidir" Kırmızı Et Üreticiler Birliği Başkanı Abdulkadir Ürüşan, üreticilerin bu toprağın alın teri ve bereketi olduğunu söyledi. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerin artan yüksek maliyetlere rağmen emeğinin karşılığını alamadığını, Et ve saman fiyatlarının yüksek artışı karşısında enflasyona karşı üreticinin yenik düştüğünü açıklayan Erzurum Kırımızı Et Üreticiler Birliği Başkanı Abdulkadir Ürüşan, ’’Üreticilerimiz artan maliyetler karşısında ayakta durmakta zorluk çekiyor. Zamlar üreticilerimizi değil kurumsal firmaların kasasını dolduruyor. Bu da üreticilerimizin alın terindeki helal kazancından yoksun bırakıyor. Saman, yem, pancar, arpa fiyatlarına çözüm bekliyoruz’’ dedi. ’Üretici bu toprağın alın teridir, bereketidir’ Üreticilerin tek umudunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ve destek beklediklerini ifade eden Erzurum Kırımızı Et Üreticiler Birliği Başkanı Abdulakdir Ürüşan,’’Kırmızı et üreticisi emeğinin karşılığını almalı, birlikten güç doğmalı. Üreticilerimizin besi maliyetleri son iki ayda çok arttı. Fiyatlar iki ay önce 4 Bin 500 TL iken, şu anda 9 Bin TL, bazı doğu ve güneydoğu illerimizde bu rakamlar 10 Bin TL’ye kadar ulaştı. Yem fiyatları bu sezonda 650 TL iken, şimdi 850 TL’ye yükseldi. Pancar küspesi fabrika tonu Bin 600 TL ile ile başladı şimdi ise 2 Bin 800 TL’ye çıktı. Üreticilerimiz bu zamlar karşında enflasyona yenik düşüyor. Zamlar üreticilerimizi değil kurumsal firmaların kasasını dolduruyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan devlet yetkililerimizden bu zamlar karşısında acilen tedbir alınmasını öneriyoruz. Kırımızı Et Üreticiler Birliği olarak saman, yem, pancar küsbesi, arpa fiyatlarına çözüm bekliyoruz. Üreticilerimiz maalesef zam hastalığına yakalanan para sevdalılarının arasında eziliyor. Üretici bu toprağın alın teridir, bereketidir. Üretici tek umududur. Bu ülke üreticisi ayakta durursa, bu millet tok olur. Üretici güçlenirse, ülke de güçlenir. Biz emeğin yanındayız, biz üreticinin yanındayız, biz hakkın yanındayız. Tüm üreticilerimizi birlik olmaya davet ediyorum. ’Birlik, alın terine sahip çıkmanın adıdır.’ Üreticilerimizin tek ortak paydası, ’Girdi maliyetimi, emeğimi, alın terimi ve hak ettiğim kârı ekleyerek satmak istiyorum’ diyor. Birlik, bereketin anahtarıdır; birlik, sesin güçlenmesidir; birlik, alın terine sahip çıkmanın adıdır. Et fiyatları da enflasyona göre belirli bir oranda yükselme trendi gösteriyor. Biz aslında et fiyatlarının bu denli yükselmesini de istemeyiz. Tüketicimizin de ucuz yemesini isteriz. Ama maalesef enflasyonumuz yüksek olunca zorlu bir dönemle karşı karşıyayız. Zaten bizim üreticimiz de ham madde fiyatları, yem fiyatları ve diğer bütün girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı kendini koruma altına almak için yüksek fiyata satmak zorunda. Bunda hiçbir üreticinin suçu, günahı yoktur. Önümüzdeki süreçte et fiyatları yükselir mi! önümüz ramazan ayı, devletimiz bu fiyatlar karşısında acilen önlem almasını temenni ediyoruz. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Tek temennimiz inşallah iyiye doğru gider" diye konuştu.
Prof. Dr. Hakan Kadıoğlu, Kitapseverlerle Erzurum’da buluştu
29 Kasım 2025 Cumartesi - 12:12 Prof. Dr. Hakan Kadıoğlu, Kitapseverlerle Erzurum’da buluştu Doğu Anadolu Erzurum 7. Kitap Fuarı’nda imza günleri tüm hızıyla devam ederken, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Hadi Kadıoğlu kitapseverlerle bir araya geldi. Okurlardan yoğun ilgi gören imza gününde Prof. Dr. Kadıoğlu’nu öğrencileri, meslektaşları, dostları ve çok sayıda kitap tutkunu yalnız bırakmadı. Samimi atmosferde gerçekleşen buluşmada Kadıoğlu, okuyucularıyla sohbet ederek kitaplarını imzaladı. İmza günü sırasında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kadıoğlu, basılı kitabın insanlar üzerinde dijital yayınlara kıyasla çok daha kalıcı bir etki bıraktığını ifade etti. Kitapla kurulan fiziksel temasın öğrenme sürecini güçlendirdiğini vurgulayan Kadıoğlu, özellikle çocukluk döneminde kitap sevgisinin kazanılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Ebeveynlere de seslenen Prof. Dr. Kadıoğlu, çocuklara küçük yaşlardan itibaren kitap okuma alışkanlığının kazandırılması gerektiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Taze kitap kokusunun insanın bellek dünyasında derin izler bıraktığını düşünüyorum. Kitap sevgisi de genellikle çocukluk döneminde başlıyor. Kendi gözlemlerim ve deneyimlerim de bunu doğruluyor. Sadece ‘oku’ demek yeterli değil; çocukların anne ve babalarını okurken, yazarken görmesi çok daha etkili oluyor." Prof. Dr. Hakan Hadi Kadıoğlu, imza gününün sonunda kitaplarını okuyucularına imzalayarak hediye etti.
Orhan Bozkurt, "Suskun Kentin Çığlığı" ile okurlarıyla buluştu
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:23 Orhan Bozkurt, "Suskun Kentin Çığlığı" ile okurlarıyla buluştu Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt, Doğu Anadolu Erzurum 7. Kitap Fuarı’nda ilk kitabı "Suskun Kentin Çığlığı" ile okurlarıyla bir araya geldi. Erzurum’un son 35 yıllık gazetecilik hafızasını taşıyan Orhan Bozkurt’un ilk kitabı "Suskun Kentin Çığlığı", Doğu Anadolu 7. Erzurum Kitap Fuarı’nda okurla buluştu. Bozkurt’u sevenleri ve meslektaşları yalnız bırakmadı. Deneme ve köşe yazılarından oluşan eser; şehrin son yıllarına dair sosyolojik gözlemler, tarihsel notlar, belgeler, anılar ve tanıklıklarla Erzurum’un yakın geçmiş hafızasını gün yüzüne çıkarıyor. Kitap; Türk basınının usta isimleri Bekir Coşkun ve Mehmet Ali Birand ile Erzurum basınının simge isimleri Albayrakçı Süleyman Necati Güneri ve Kemal Alyanak hakkında kaleme alınmış metinleri de içeriyor. Suskun Kentin Çığlığı’nın, 23 Temmuz 1919’un tarihi ruhundan 2025’in modern Erzurum’una uzanan yazılarıyla şehir kimliği üzerine geniş bir bakış açısı sunduğunu anlatan Bozkurt, "Sustuğu yerden konuşan, karın altından seslenen, ayazın içinde nefes alan bir şehirdir Erzurum. Bir şehir bazen konuşmaz, bazen susar. Ama bir gün senin yerine çığlığı o atar. Ben bu kitabı işte o çığlığı duyanlar için yazdım. Bu eser, sadece benim kalemimin değil; Erzurum’un yüzyıllardır titreyen ama duyulmak bilmeyen kalbinin sesidir" dedi. Kitapsarayı Yayınları aracılığı ile okuyucu ile buluşan "Suskun Kentin Çığlığı" kapak tasarımında Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Grafiker Orhan Ardahanlı, arka kapak fotoğrafında ise usta foto muhabiri Cem Bakırcı’nın imzası bulunuyor. Kitabın bazı metinleri, karikatürleriyle Vedat Refayeli tarafından destekleniyor. Suskun Kentin Çığlığı’nın metin fotoğrafları ise son yıllarda Erzurum’un en önemli kent fotoğrafçılarından biri olan Nihat Kılıçoğulları’nın objektifinden yansıyan karelerden derlendi.
Mezunların gözünden kariyer yolculuğu
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:56 Mezunların gözünden kariyer yolculuğu Erzurum’un Oltu ilçesinde "Mezunlarımız Gözünden Kariyer Yolculuğunun Kilometre Taşları" yoğun ilgi gördü Atatürk Üniversitesi Sektör-Öğrenci İşbirliği Kulübü ile Finans ve Bankacılık Bölümü tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Hilal Mola’nın öncülüğünde düzenlenen "Mezunlarımız Gözünden Kariyer Yolculuğunun Kilometre Taşları" paneli, Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İş dünyası, akademi ve öğrencileri bir araya getiren panel yoğun ilgi gördü. Panelin moderatörlüğünü Finans Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak üstlendi. Etkinliğe, bölüm mezunlarından Türkiye İş Bankası A.Ş.’de görev yapan Bilal Sırrı Kaplan ile Anadolu Sigorta A.Ş.’de sigorta uzmanı olarak çalışan Şebnem Boztoprak konuşmacı olarak katıldı. Program; Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik ve Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi’nin protokol konuşmalarıyla başladı. Ardından Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cavit Yeşilyurt açılış konuşmasını yaparak panelin önemine vurgu yaptı. Konuşmacılar, Finans ve Bankacılık Bölümü öğrencilerine kendi kariyer serüvenlerini anlatarak yol gösterici deneyimlerini paylaştı. Öğrencilerle karşılıklı soru-cevap şeklinde ilerleyen panelde, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacak önemli bilgiler sunuldu. Program, panelistlere hediye ve başarı plaketi takdiminin ardından sona erdi. Etkinlik, Sektör-Öğrenci İşbirliği Kulübü tarafından düzenlenen gala yemeği ile devam etti. "Mezunlarımız Gözünden Kariyer Yolculuğunun Kilometre Taşları" paneli, hem öğrenciler hem de sektör temsilcileri nezdinde olumlu yankı buldu.
Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Uçar: "Bizim devlet anlayışımızın öznesi insandır, insanlık onurudur"
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:46 Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Uçar: "Bizim devlet anlayışımızın öznesi insandır, insanlık onurudur" Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, sahadaki çalışmalarını yerinde denetim yaparak inceledi. Vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla fedakarca çalışan personeli ile hizmet verdiklerini vurgulayan Başkan Uçar, "Bütün gayretimiz, her zaman olduğu gibi bu süreçte de vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet etmektir" dedi. ’Belediyelerimiz devletin halka uzanan elidir" Yakutiye Belediyesi, vatandaşların günlük taleplerini ve acil ihtiyaçlarını karşılayan ekipler, Yakutiye İlçe sınırlarında çalınmadık kapı bırakmıyor. Başkan Dr. Mahmut Uçar, büyük bir fedakarlıkla çalışan ekiplerine teşekkür ederek, "Bizim devlet tasavvurumuz hiçbir zaman maddeye dayalı bir anlayış üzerine inşa edilmedi. Tam aksine mana ve muhtevaya önem veren, adalet ve vicdan üzerine bina edilen bir değerler silsilesinin tezahürü oldu. Belediyelerimiz devletin halka uzanan elidir. Vicdan ve merhamet mevkiidir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için sahada gerekli tüm çalışmaları hassasiyetle yürütüyoruz. Bu süreçte vatandaşların talepleri için seferber olan ekiplerimiz, onların ihtiyaçlarını karşılıyor. Özellikle Yakutiye İlçe sınırlarımızda ikamet eden tüm ihtiyaç sahibi ailelere devletimizin şefkat elini ulaştırıyoruz. Başımızın tacı olan büyüklerimiz, bizim için çok önemli ve değerlidir. Büyüklerimizin, duasını alıyorsunuz. Bizim görevimiz, hizmet etmektir. Bütün gayretimiz, her zaman olduğu gibi bu süreçte de vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet etmektir. ’Mazlumların derdine derman olmaya çalışıyoruz’ Bizim de devlet anlayışımızın öznesi insandır, insanlık onurudur. İşte bu yüzden insanlık ittifakı diyoruz. Bu yüzden mazlumların derdine derman olmaya çalışıyoruz. Bu yüzden ’Türkiye, umudun adıdır.’ diyoruz. Mülki idaremiz işte bu geleneğin bir devamıdır. Belediyecilik hizmetimizi gönüllü, güvenli ve düzenli geri dönüşleri yine bize yakışan, tarihimize, inancımıza ve kültürümüze yakışan bir hassasiyet anlayışı ile yönetmeye özen gösteriyoruz. Bu noktada zaman mefhumu gözetmeksizin görevlerini ifa eden personelime bu fedakarca davranışlarından dolayı her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum’’ ifadelerini kullandı.
Hemşerileri Türk basınının duayen ismi Hasan Pulur’u unutmadı
29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:45 Hemşerileri Türk basınının duayen ismi Hasan Pulur’u unutmadı Erzurum’da hemşerileri, Türk basınının duayen ismi Hasan Pulur’u unutmadı ve "Olayların ve İnsanların Peşinde Bir Ömür" başlığıyla bir anma programı düzenlendi. Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı, Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) ve Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) iş birliğiyle hazırlanan, Türk basınının unutulmaz duayen ismi Hasan Pulur’u anma programı büyük bir katılımla gerçekleşti. Programa gazeteciler, ER-VAK üyeleri, İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrenciler ile diğer konuklar katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Anma toplantısının açılışında; ER-VAK Başkanı Eczacı Erdal Güzel, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Hüseyin Koçan söz alarak merhum Hasan Pulur’un Türk basınına katkılarına değindiler. Açılış konuşmalarının ardından İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu’nun yönetiminde panel bölümüne geçildi. Panelistler Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr.Aslı Köseoğlu, Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Temiztürk ve Gazeteci-Yazar Kadir Sabuncuoğlu, her yönü ile Hasan Pulur’u anlattılar. Panelde, Hasan Pulur’un gazetecilik anlayışı, köşe yazarlığı ve hayatından kesitler aktarıldı. Ayrıca, Pulur’un köylüsü olan emekli öğretmen Hakkı Selami Ceylan ve Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Murat Karaoğlu anılarıyla programa duygu ve renk kattılar. Panelistlerin sunumlarının ardından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümüne geçildi. Programın sonunda, etkinliğe katkı sağlayan panelistler Kadir Sabuncuoğlu, Doç. Dr. Aslı Köseoğlu ve Prof. Dr. Hakan Temiztürk’e teşekkür belgeleri takdim edildi. Hasan Pulur’un anlatıldığı ve anıldığı "Olayların ve İnsanların Peşinde Bir Ömür" anma programı, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt, okurlarıyla buluşuyor
28 Kasım 2025 Cuma - 13:09 Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt, okurlarıyla buluşuyor Yazar Orhan Bozkurt, Doğu Anadolu Erzurum 7. Kitap Fuarı’nda ilk kitabı "Suskun Kentin Çığlığı" ile okurlarıyla bir araya geliyor. Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 14.00-17.00 saatleri arasında gerçekleşecek imza günlerinde Bozkurt, kitabını okurlarına imzalayacak ve eser üzerine sohbet etme imkânı sunacak. Erzurum’un son 35 yıllık gazetecilik hafızasını taşıyan Orhan Bozkurt’un ilk kitabı Suskun Kentin Çığlığı, Doğu Anadolu 7. Erzurum Kitap Fuarı’nda okurla buluşuyor. Deneme ve köşe yazılarından oluşan eser; şehrin son yıllarına dair sosyolojik gözlemler, tarihsel notlar, belgeler, anılar ve tanıklıklarla Erzurum’un yakın geçmiş hafızasını gün yüzüne çıkarıyor. Kitap; Türk basınının usta isimleri Bekir Coşkun ve Mehmet Ali Birand ile Erzurum basınının simge isimleri Albayrakçı Süleyman Necati Güneri ve Kemal Alyanak hakkında kaleme alınmış metinleri de içeriyor. "Bir şehir bazen konuşmaz, bazen susar" Suskun Kentin Çığlığı, 23 Temmuz 1919’un tarihi ruhundan 2025’in modern Erzurum’una uzanan yazılarıyla şehir kimliği üzerine geniş bir bakış açısı sunuyor. Orhan Bozkurt’un fuar kapsamında geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği "Şehir Yazıları ve Erzurum" başlıklı söyleşi, yerel ve ulusal basında geniş yankı bulmuştu. Bozkurt, kitabına dair şunları söyledi: "Sustuğu yerden konuşan, karın altından seslenen, ayazın içinde nefes alan bir şehirdir Erzurum. Bir şehir bazen konuşmaz, bazen susar. Ama bir gün senin yerine çığlığı o atar. Ben bu kitabı işte o çığlığı duyanlar için yazdım. Bu eser, sadece benim kalemimin değil; Erzurum’un yüzyıllardır titreyen ama duyulmak bilmeyen kalbinin sesidir." Geniş bir ekip çalışmasının ürünü "Suskun Kentin Çığlığı", Bozkurt’un kaleminin yanı sıra geniş bir ekip çalışmasının ürünü olarak hazırlandı. Kitapsarayı Yayınları aracılığı ile okuyucu ile buluşan kitabın kapak tasarımında Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlisi Grafiker Orhan Ardahanlı, arka kapak fotoğrafında ise usta foto muhabiri Cem Bakırcı’nın imzası bulunuyor. Kitabın bazı metinleri, karikatürleriyle Vedat Refayeli tarafından destekleniyor. Suskun Kentin Çığlığı’nın metin fotoğrafları ise son yıllarda Erzurum’un en önemli kent fotoğrafçılarından biri olan Nihat Kılıçoğulları’nın objektifinden yansıyan karelerden derlenmiş. Orhan Bozkurt, bu ilk eserinde okurlarına Erzurum’un görünmeyen yüzünü keşfetme fırsatı sunuyor. Bu kitap, yalnızca bir okuma deneyimi değil; şehrin tarihini, sosyo-psikolojik durumunu, insan hikâyelerini ve vicdanını gün yüzüne çıkaran bir içsel yolculuk niteliği taşıyor. Orhan Bozkurt kimdir? 1970 yılında Erzurum merkez Aziziye ilçesi Başovacık Köyü’nde doğdu. Lise yıllarında başladığı gazetecilik mesleğine, kentin köklü yerel gazeteleri Milletin Sesi ve Palandöken’de adım attı. Bu başlangıcın ardından yerel ve ulusal birçok basın kuruluşunda profesyonel olarak görev yaptı. Anadolu’nun hemen her bölgesinde çalıştı. İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Nahçivan gibi ülkelerde sıcak haber takibinde bulundu. Gazetecilik yaşamı boyunca Günaydın, Hürriyet, Milliyet, Star, Sözcü, İHA, DHA, ANKA, CNN Türk gibi medya kuruluşlarına çok sayıda haber, röportaj ve canlı yayın bağlantısı gerçekleştirdi. Haber, röportaj ve fotoğraf dallarında pek çok ödülün sahibidir. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı mezunudur. 2011 Erzurum Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları’nda (Winter Universiade-2011) Medya ve Protokol Direktörlüğü görevlerini yürüttü. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) üyesi, Sürekli Basın Kartı sahibidir. Halen ANKA Haber Ajansı Erzurum muhabiri ve kurucusu olduğu Erzurum Post haber sitesinin Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.