Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Tortum Belediyesi’nden 2 bin aileye ramazan desteği
12 Mart 2026 Perşembe - 11:05:10
Paylaşma ve dayanışma geleneğini 8 yıldır sürdüren Tortum Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla 2 bin aileye yardım kolisi dağıtırken, Belediye Başkanı Muammer Yiğider, 160 yaşlı hasta evine sıcak aş yemeği dağıtımı yaptı. 2 bin ailenin kapısını çalarak ramazan sevincini paylaşıyor Temel yaşam malzemelerinin yer aldığı gıda paketlerinin, belediye personeli ve mahalle muhtarları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ifade eden Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider, "Sosyal belediyecilik çerçevesinde ihtiyaç sahibi ailelere destek olmayı görev sayıyoruz. Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşlik duygularının pekiştiği ve iftar sofralarında birlik beraberliğin en güzel örneklerinin sergilendiği mübarek bir zaman dilimini hep birlikte yaşıyoruz. Tortum Belediyesi olarak Mübarek Ramazan ayı sebebiyle diğer hizmetlerimizin yanında dayanışmayı ön plana çıkarıyoruz. Bu doğrultuda yıl içerisinde sunduğumuz desteği Ramazan ayında bir nebzede olsa arttırıyoruz. Çalışmalarımız kapsamında bu yıl Ramazan Ayı’nda 2 bin ailemize Ramazan kumanyası dağıttık. Yardım paketlerimizi hazırlarken titizlikle davrandık. Paketlerimizde kahvaltı ürünleri ve muhtelif türle gıda malzemesi yer alıyor. Büyük bir özentiyle hazırlanan kumanyalar, ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırıldı. Hiç bir vatandaşımızı rencide etmeden, ’veren elin alan eli görmediği biçimde’ vatandaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Her kolide dört kişilik bir ailenin aylık temel ihtiyacını karşılayacak kadar gıda maddesi bulunuyor. İlçemizde 160 yaşlı hane evimize de iftar öncesi mutfağımızda hazırlanan sıcak aş yemeği desteğinde bulunduk. Ramazan’ın bereketini güzide ilçemizde hep birlikte paylaşıyoruz. Allah kabul etsin’’ diye konuştu. Yardım kolilerini kapılarında teslim alan vatandaşlar, zor günlerinde yanlarında olan Tortum Belediyesi personeline, Belediye Başkanı Muammer Yiğider’e teşekkürlerini ileterek memnuniyetlerini dile getirdiler.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:01
Tarih Derneği Başkanı Özden: "Milletimizin o gün verdiği mücadeleyi asla unutmamalıyız"
Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, 12 Mart Erzurum’un kurtuluş yıldönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 108’nci yıl dönümünde, Erzurum’un Anadolu topraklarının adeta sigortası olduğunu ifade eden Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Erzurum Selçuklular tarafından fethedildiği tarihten itibaren Anadolu’nun kapısı olarak düşmanlara geçit vermeyen bir kale görevi görmüştür. Kurtuluş Savaşı’na kadar olan dönemde zaman zaman işgallere maruz kalan Dadaşlar diyarı Erzurum, yiğit evlatlarının canlarını ortaya koyarak verdikleri mücadelelerle her seferinde düşmandan temizlenmiştir. Milletimizin o gün verdiği mücadeleyi asla unutmamalıyız. Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Erzurum, bu mücadelelerin en acılarından birini vermek zorunda kalmıştır. Eli silah tutan erkekleri, cepheden cepheye koşan Dadaşlar diyarında geride yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştı. Erzurum’u işgal eden Rusların gözü önünde Ermeni çeteleri kadın, erkek demeden büyük bir katliam yapmaya başlamışlar. Vatan ve millet’ kavramları Erzurumlular için asla bir hamaset örneği olmamıştır; vatan ve millet konusu Erzurumlular için bir iman meselesidir, büyük bir mefkûredir. Bu ruhun bir tezahürü olarak Erzurumluların, kurtuluştan bir yıl sonra, şehrin enkazı üzerinde, Erzurum Kongresini toplayarak, parçalanmak ve yok edilmek istenen vatanın kurtarılması, milletin birlik ve dirliği için verdikleri mücadele, hakikaten emsalsizdir. Çok büyük kıyım ve katliamlara maruz kalan ve Birinci Dünya Savaşı’nın en dehşetli şekilde yaşandığı Erzurum, 2 yıllık esaretten sonra, 12 Mart 1918’de Kazım Karabekir Paşa’nın komutasındaki Birinci Kafkas Kolordusu ve kahraman Erzurum halkının mücadelesiyle yeniden bağımsızlığını elde etmiş ve burçlarına ay-yıldızlı bayrağı dikmiştir. Öyle kolay kolay yok olacak, yapılan zulümleri, katliamları sineye çekecek bir şehir değildir. Burası, erkekleri 7 cephede savaşırken Nene Hatunların düşman karşısına çıkıp, göğsünü vatanına, milletine ve bayrağına siper ederek destan yazdığı dadaşlar diyarıdır. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşuyla, 12 Mart Anadolu’nun yeniden şahlanışa geçtiği bir tarih olmuştur. 12 Mart Zaferi, kahramanlığın ve vatan sevdasının adıdır. 12 Mart Zaferi, Nene Hatun’un ve daha nice analarımızın yavrularını bir kenara bırakıp, düşmanın üzerine yürüdüğü, Allah Allah nidalarıyla yükselen ses, iman dolu yürekleri ve çelik bilekleriyle Dadaşların, vatan toprağını düşman çizmeleri altında ezdirmeyeceklerini tüm dünyaya haykırışı olmuştur. Anadolu’nun kahraman evlatları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Önderliğinde önce 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ni toplamış ve "kurtuluştan kuruluşa" giden Milli Mücadelenin temellerini Erzurum’da atmıştır. Bu temel ilk meyvesini 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla vermiştir." İstiklâl Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kabul edilmesinin 108’nci Yılını da kutlayan Başkan Ömer Özden, İstiklâl Marşı’nın bir şiir olmaktan öte bir destan olduğunu ifade ederek,"12 Mart, bizim için Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı’nın, Milli Marş olarak kabul edildiği tarih olarak ta önemlidir. Mehmet Akif Ersoy, şiirinde kahraman Türk evlatlarının 7 düvele karşı verdiği insanüstü mücadeleyi anlatırken, dünyalara karşılık bu vatanın verilemeyecek kadar kıymetli olduğuna ve her karış toprağının şehitlerimizin aziz kanlarıyla yoğrulduğuna dikkat çekmiştir. Milli Şairimizin, şiirinde anlattığı durum ne yabana atılabilir, ne de unutulabilir bir durumdur. Bugün halen tazeliğini koruyan ve okunduğunda bizleri duygulandıran İstiklâl Marşı, sıradan bir şiir değil, bir milletin tüm yokluğa ve yalnızlığına rağmen, imanı ile tarihin akışını değiştirdiği önemli hadiselerin anlatıldığı bir destandır. Bu vesileyle Erzurum Tarih Derneği olarak, Erzurumlu hemşerilerimizin, tüm milletimizin, 108’nci kurtuluş yıl dönümünü ve İstiklal Marşı’mızın kabul edilmesinin 105’nci yıldönümünü en kalbi duygularımızla kutluyor, bu vesile ile; toprağı sıksan kanları fışkıracak olan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:54
ESOB Başkanı Fırat’tan 12 Mart mesajı
Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Rasim Fırat 12 Mart Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurutuluşunun 108. yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. ESOB Başkanı Fırat, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün Kurtuluş Savaşı’mızın başlangıç noktası, İstiklal mücadelemizin yıkılmaz kalesi Erzurum’umuzun düşman işgalinden kurtuluşunun 108’nci yıl dönümünü kutluyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda ortaya koyduğu mücadele ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda bir mihenk taşı olan Erzurum, 6000 yıllık tarihiyle yıkıcı bütün faaliyetlere karşı durmuş; barışın, huzurun, inancın, azmin, ilmin ve irfanın merkezi olmuştur. Tarih boyunca birçok saldırıya maruz kalan Erzurum, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda gösterdiği kahramanlığın rastlantı olmadığını, Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadeleyle bir kez daha ortaya koymuştur. Tarihi, şan ve şerefle dolu olan dadaşlarımız; yıllarca çektikleri acılara kurtuluş mücadelesiyle son vermiş ve 12 Mart 1918’de tekrar al bayrağımıza kavuşmuştur. I. Dünya Savaşı sonucunda Ruslar ve Ermenler tarafından işgal edilen Erzurum’da, ağır şartlara mahkûm edilen atalarımız istiklal ve istikballerinden ödün vermemiş, tarihe geçen kahramanlıklarıyla emperyalizm heveslilerini yurdumuzdan def etmiş, Erzurum Kongresi’nde Millî Mücadele’mizin meşalesini yakmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın ilk tohumları şehrimizde atılmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yol da yine Erzurum’dan geçmiştir. Anadolu’nun işgalden kurtulmasında büyük rol oynayan kahramanların torunları olarak bizler onların bize emanet ettiği bu serhat şehri en değerli yadigâr gibi korumaya devam edeceğiz. Erzurum’un kurtuluşu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuna da bir zemin oluşturmuştur. Aziz Erzurum’umuzun kurtuluş gününde bir kez daha bu vatanı bize aziz kılan, geriye baktığımızda bizlere şerefli bir miras bırakan ve her daim hatıralarıyla onurlandığımız milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’u da, 108’nci yılında minnet ve şükranla yad ediyor, Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Ecdat yadigârı, tarihin emaneti Erzurum; şehitlerimizin toprağa sızmış kanları ve havaya karışmış nefesleriyle bizimdir ve ebediyen bizim kalacaktır. Erzurumlu hemşerilerimizin "Kurtuluş Bayramını" tebrik ediyorum. Bugün 12 Mart, okunduğu her zaman gönlümüzü titreten, ruhumuzu coşturan İstiklal Marşı’mızın millî marş olarak kabulünün 108’nci yıl dönümü. Karanlık günlerin şimal yıldızı gibi ortaya çıkan, sözleriyle milletimize millî benliğini hatırlatan, İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un duasını hatırlatmak istiyorum: "Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın! "Allah bizlere, İstiklal Marşı’nın ilk sözünden aldığımız ilhamla yola devam etmeyi nasip etsin. İstiklal Marşı’ndan yansıyan inanç ve umut ışığı bizleri her zaman aydınlatsın. 12 Mart 1921"de TBMM’de millî marş olarak kabul edilen ve gözyaşlarıyla tekrar tekrar dinlenilen İstiklal Marşı’nı, aynı ruh, aynı heyecan ve aynı ülküyle seslendiriyoruz. Göğsündeki iman ile vatan sevgisini yoğuran ve bize ebediyete namzet bir kahramanlık destanı hediye eden Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve şükranla anıyorum."
12 Mart 2026 Perşembe - 10:50
Madırlı’dan TİM Başkanı Gültepe’ye nezaket ziyareti
Doğu Anadolu İhracatçı Birliği (DAİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve DAİB Başkan Adayı, Erzurumlu iş insanı Ömer Madırlı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’ye nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, ihracatın gelişimine büyük önem verdiklerini belirterek sanayinin planlı bir şekilde Anadolu’ya yayılması gerektiğini ifade etti. Gültepe, "Küresel koşulların ihracatımızın önüne yeni engeller çıkardığı bir dönemde, en azından rekabetçiliğimizi destekleyecek önlemleri mutlaka alabilmeliyiz. Bölgenin üretim ve ihracatını Türkiye ekonomisinde sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin lokomotifi olarak görüyoruz. Arzu ettiğimiz oranlarda olmasa da 2025 yılında ihracatımızı artırdık. Artırmaya da devam edeceğiz." dedi. DAİB Yönetim Kurulu Üyesi ve DAİB Başkan Adayı Ömer Madırlı ise TİM Başkanı Mustafa Gültepe’ye sıcak misafirperverliğinden dolayı teşekkür etti. Madırlı, "DAİB Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ethem Tanrıver Başkanlığı’nda Ülkemizin ihracatının gelişimi, bölgemizin üretim gücünün artırılması ve ihracatçılarımızın beklentilerinin karşılanması için her geçen yıl daha fazla çaba gösterdik. Kararlılıkla göstermeye devam edeceğiz. DAİB olarak Doğu Anadolu’nun sahip olduğu potansiyelin daha güçlü şekilde değerlendirilmesi ve ihracatçılarımızın küresel pazarlarda daha etkin rol alması için yapılacak çalışmaları önemli görüyoruz. Birlikte ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:57
Erzurum, bedelli askerlerin sağlayacağı ekonomik katkıyı bekliyor
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 13 ilde uygulanan bedelli askerlik hizmetinin 28 gün temel askerlik eğitiminin Erzurum’a verilmesini talepleri doğrultusunda Erzurum’a ’Komando Tugayı Eğitim Merkezi’nin Kurulmasının Sivil Toplum Örgütlerince memnuniyet ve sevinçle karşıladıklarını açıkladı. ’Komando tugayı eğitim merkezi esnafa can simidi olacak’ Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok’un, ’Erzurum’a Eğitim Tugayı’nın kurulması yönünde Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler ile yapılan görüşmelerde Erzurum’a 14’ncü Komando Tugayı Eğitim Merkezi’nin kısa zamanda kazandırılmasının esnafa ’can simidi’ olacağını’ ifade etti. ’Anadolu’nun gözbebeği Erzurum’a hayırlı, uğurlu olsun’ Bedelli askerliğin yapılacağı illerden birisi olacak Dadaşlar Diyarı Erzurum’da ekonomik anlamda katkı görecek kentler arasından olmasından dolayı mutluluk duyduklarını ifade eden Başkan Tanfer, ’Erzurum Kent Konseyi olarak başta Erzurum’a gönül sevgisi bulunan Kıymetli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler’e şehrimizde bedellinin gündeme geldiği günden itibaren, konuyla ilgili yakın çalışma yapan AK Parti Erzurum Milletvekillerimiz Selami Altınok, Mehmet Emin Öz, Abddurahim Fırat, Fatma Öncü, Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’e, AK Parti İl Başkanımız Av. İbrahim Küçükoğlu’na girişimlerini eksik etmeyen sivil toplum örgütlerimize teşekkür ediyoruz. Erzurum’a hayırlı, uğurlu olsun temennisinde bulunuyoruz.’’ diyerek şu ifadeleri kullandı: ’Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkı sağlayacak’ Öncelikle Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Erzurum’da Selçuklu´ya ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını Erzurum’da 56 gün ağırlayarak ülkemizin tam bağımsızlığına kavuşmasında Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’da bedelli askerlik eğitimin verilmesi şehrimize önemli katma değer sağlayacaktır. Bedelli askerlik eğitimlerinin Erzurum’a verilmesi ile hem esnafımıza ekonomik anlamda Erzurum’un tanıtımına katkı sağlayacaktır. ’Bu gururun heyecanını yaşamak istiyoruz’ Türkiye´nin dört bir yanından ilimize gelecek asker adaylarını ve ailelerini Dadaşlar Diyarı Erzurum’da kucaklamaya ve misafir etmeye hazırız. Bu gururun heyecanını yaşamak istiyoruz. Erzurum’a Türkiye´nin birçok şehrinden bedelli askerlik için gelen vatan evlatları, aileleri bizler için birer kültür elçisi olacaktır. Kış Turizmine olsun, Yaz Turizmine önemli katkı ve ekonomi girdisine fayda sağlayacaktır. Bedelli askerlik için gelecek olan erlerin ve ailelerin Erzurum’a tanıtımına yapacağı katkı gerçekten büyük olacaktır. Şehrimize gelen askerlerimizin eğitim ve terhis süreleri sonrası, yemin törenlerine aileleri ile birlikte katılım sağlayarak, ülkenin dört bir yanına dağılacağı düşünülürse kıymetli Erzurumlu hemşehrilerimi mutlu edecek, 14’ncü eğitim merkezinin Erzurum’a kazandırılması önemli katkı ve ekonomi girdisine fayda sağlayacaktır. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı, Anadolu´nun gözbebeği olan Erzurum’dan devlet büyüklerimize, kıymetli milletvekillerimize, yöneticilerimize en kalbi şükranlarımızı sunuyoruz. Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyelerim adına kısa dönem eğitimleri için birliklerine gidecek vatan evlatlarımıza, kahraman askerlerimize sağlıklı terhisler diliyor, aileleri ile birlikte sağlıklı mutlu bir yaşam sürdürmelerini temenni ediyorum." şeklinde konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:54
ETÜ’nün idari kadrosu yapay zekâ ile güçleniyor
Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ) idari personele yönelik "İdari İş ve İşlemlerde Yapay Zekâ Araçlarının Etkin Kullanımı" konulu eğitim programı gerçekleştirildi. Kurum içi dijital dönüşümü hızlandırmak ve idari süreçlerde verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen eğitim seminerine Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Dumlu, Yapay Zekâ Teknolojileri Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Naci Bayrak ve idari personel katıldı. Programda konuşan Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Dumlu, teknolojik dönüşümün kurumsal yapılar üzerindeki etkilerine değinerek yapay zekânın idari süreçlerde verimliliği artırma potansiyeline vurgu yaptı. Geçmişten günümüze teknolojik geçiş süreçlerine değinen Dumlu, elektronik belge yönetim sistemlerinin ilk uygulanma dönemlerinden örnekler vererek: "Bugün de benzer bir eşikteyiz. Bu kez gündemimizde Yapay Zekâ var. Belki ilk etapta, ‘Gerek var mı? Yapay zeka kanundan, yönetmelikten ne anlar; ben yıllarımı verdim bu işe’ diyenleriniz olabilir. Ancak yapay zekâ araçlarını kullanmaya başladıkça göreceksiniz ki, bu teknolojiler uzmanlığınızı gölgelemek için değil, desteklemek için var. Sizleri tekrar eden, zaman alan işlemlerden kurtarıp daha nitelikli ve yönetsel düşünmeyi gerektiren alanlara odaklanmanıza yardımcı olacak" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmasının ardından Yapay Zekâ Teknolojileri Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, "İdari İşlerde Yapay Zekâ Entegrasyonu" başlıklı sunumuyla yapay zekânın kurumsal süreçlere entegrasyonu, karar destek mekanizmalarındaki rolü ve örnek uygulamalar hakkında bilgi verdi. Programın ikinci bölümünde Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Naci Bayrak, idari işleyişte kullanılabilecek yapay zekâ tabanlı araçlar, verimlilik artırıcı uygulamalar ve pratik kullanım örneklerine yönelik bir sunum gerçekleştirdi. Katılımcılara yapay zekâ araçlarının doküman yönetimi, yazışma süreçleri, toplantı planlaması ve veri analizi gibi alanlarda sağlayacağı kolaylıkları anlattı. Eğitim programı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 11:13
Öğrenciler doğa ile iç içe eğlendi
Erzurum’un Oltu ilçesinde Gençlik Merkezi ile Oltu İlçe Spor Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen doğa yürüyüşü ve piknik etkinliği, öğrencilerin katılımıyla coşkulu bir şekilde gerçekleşti. Etkinlik kapsamında yaklaşık 150 öğrenci, sabah saatlerinde Uzunoluk Mesire Alanı’na götürülerek hem eğlendi hem de doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Sabahın erken saatlerinde alana ulaşan öğrenciler, güne toplu kahvaltı yaparak başladı. Kahvaltının ardından geleneksel sokak oyunları oynayan, halaylar çekip şarkılar söyleyen öğrenciler, doğa yürüyüşü ile etkinliği tamamladı. Günün sonunda araçlarla yeniden Oltu’ya dönen öğrenciler, etkinlik boyunca büyük bir mutluluk yaşadıklarını ifade etti. Katılımcılar, bu güzel organizasyon için Oltu İlçe Spor Müdürlüğü ve Oltu Gençlik Merkezi yetkililerine teşekkür etti. Etkinlik sayesinde hem doğayla buluşan hem de sosyal bağlarını güçlendiren gençler, unutulmaz bir gün yaşadı. Oltu Gençlik Merkezi Müdürü Tuncay Yıldırım, "Oltu Gençlik merkezi olarak 150 gencimizle birlikte Köroğlu mesire alanındayız Ülkemizin dört biryanından gelen öğrencilerimizi oryantasyon programı kapsamında doğa buluşmasında bir araya getirdik. Doğada birçok etkinlik gerçekleştirdik. Yarışmalar orta oyunları doğa yürüyüşü ve tanışma gibi bir çok faaliyet gerçekleştirdik. Gün içerisinde gençlerimiz güzel doğamızı tanıma fırsatları oldu. Gençlerimiz doyasıya eğlendiler. Bu organizasyonda emeği geçen Oltu Kaymakamımız Mustafa Çelik, Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi ve gençlik personelimize ve bizlere eşlik eden gençlerimize çok teşekkür ederim" dedi
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:34
Tarım ve hayvancılığın kalbi Aziziye’de attı
Erzurum’un Aziziye ilçesinde, Aziziye Belediyesi’nin evsahipliğinde tarım ve hayvancılık sektörünün tarafları bir araya geldi. Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, "Önceki dönem İçişleri Bakanımız ve AK Parti Erzurum Milletvekilimiz Selami Altınok’un riyasetinde gerçekleştirilen tarım ve hayvancılık zirvesine ev sahipliği yaptık" dedi. Zirve geniş katılımla yapıldı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar ve AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güler’in de katıldığı istişare ve değerlendirme toplantısında; Erzurum’daki tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren kamu kurumu temsilcileriyle borsa, oda, birlik, kooperatif ve dernek başkanlarıyla bir araya geldiklerini ifade eden Başkan Akpunar, "İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger’in sunumuyla başlayan tarım ve hayvancılık zirvesinde; her iki sektörün de beklentileri ele alındı, çözüm önerileri konuşuldu, değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda, Erzurum Ticaret Borsa Başkanı Hakan Oral, Et ve Süt Kurumu Müdürü İsmail Atasever ve Ziraat Mühendisleri Odası Erzurum Şube Başkanı Serkan Tercan’ın yanı sıra birbirinden kıymetli oda, birlik, dernek ve kooperatif başkanlarımızın çeşitli bilgi paylaşımları oldu" dedi. "Tarıma desteğimiz ve katkımız sürecek" Tarım ve hayvancılık sektörlerine aşina bir belediye başkanı olarak; böylesine verimli bir toplantıya ev sahipliği yapmanın dışında, paydaş olmanın kendilerini mutlu kıldığını vurgulayan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, toplantıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Tabi, sektörün ve sahanın en yetkin isimleriyle bir araya gelmişken, Aziziye Belediyemizin tarım ve hayvancılığa yönelik olarak yaptığı yatırım ve hizmetleri, bu vesileyle biz de konuklarımızla paylaşma fırsatı bulduk. Değerli tüm katılımcılara ve katkılarını sunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyor, şehrimizin tarım ve hayvancılık potansiyellerine yönelik olarak yaptığı vurgular ve beklentilerin karşılık bulmasına dönük samimi yaklaşımları için Bakanımız Selami Altınok beye kalbi şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 10:00
Ay Yola’nın ehram hayranlığı
2024 yılında Ufa’da kurulan Rus Başkurtça folk-pop müzik grubu Ay Yola, Erzurum’da konser verdi, solist Musume Adel ehrakma hayran kaldı. Ay Yola grubu, 2025 çıkışlı ilk teklisi "Homay" ile ünlendi. Bu tekli, özellikle Kazakistan, Türkiye, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan gibi Türki cumhuriyetlerde olmak üzere uluslararası alanda viral oldu. Grubun Erzurum’daki konseri yoğun bir ilgi gördü. Ay Yola grubu, Erzurum konseri öncesi kentin tarihi ve turistlik mekanlarını da gezdi. Türkiye Kayak Vakfı Başkan Yardımcısı Emre Çarıkçıoğlu, Ay Yola grubunun Erzurum ehram ve motiflerine ilgi gösterdiklerini ifade etti. Dünya listelerinde olan ekip Türkiye’de ilk defa konser verirken, grubun assolisti Musume Adel, "Ehram sanki ben bunun için var. Benim için yapılmamış da ben ihram için dünyaya gelmiş gibi hissettim" dedi.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:58
Erzurum’da cirit heyecanı sürüyor
Anadolu’da "Atasporu" olarak bilinen ve dört mevsim oynanan cirit maçları Erzurum’da nefes kesmeye devam ediyor. Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Yarı Final Mavi Grup müsabakaları sona erdi. Aziziye Şengel Atlı Spor Kulübü zorlu maçların sonrası ipi göğüsleyen takım oldu. Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya geldikleri dönemden beri oynadıkları savaş oyunu olarak bilinen cirit sporu, Erzurum’da yaz ve kış kulüplerarası düzenlenen dostluk müsabakaları yanında profesyonel lig maçları şeklinde de yaşatılıyor. Aziziye Belediyesi’nin katkılarıyla Erzurum’da organize edilen Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Yarı Final Mavi Grup müsabakalarında; grupta birinci olarak Aziziye Şengel Atlı Spor Kulübü, şampiyonluk kupasının sahibi oldu. Yarı Final müsabakalarını Uşak Geleneksel Atlı Spor Kulübü 2’nci, Erzurum Ayyıldız Atlı Spor Kulübü 3’üncü ve Can Erzincan Atlı Spor Kulübü ise 4’üncü olarak tamamladı. Resmi maçlarda güvenlik üst noktada Geleneksel tarzda (kara cirit) oynanan atlı cirit maçlarının aksine resmi mücadelelerde atların boyun kısımlarına yerleştirilen özel çiplerle her maç öncesi gerekli bilgiler alınıp, buradaki veriler onaylandıktan sonra yarışmalarına izin veriliyor. Yapılan düzenleme ile atlı cirit maçlarında sporcuların güvenliği için kask kullanması artık mecburi olurken sporcuların rakibine atmaya çalıştığı ciritin (sopa) uç kısmına plastik bir ekleme yapıldı. Böylece yaralanma ve kazaların da önüne geçilmesi amaçlanıyor.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:55
Erzurum’da cirit heyecanı sürüyor
Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Yarı Final Mavi Grup müsabakaları sona erdi. Aziziye Şengel Atlı Spor Kulübü zorlu maçların sonrası ipi göğüsleyen takım oldu. Anadolu’da "Atasporu" olarak ifade edilen ve dört mevsim oynanan cirit maçları Erzurum’da nefes kesmeye devam ediyor. Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya geldikleri dönemden beri oynadıkları savaş oyunu olarak bilinen cirit sporu, Erzurum’da yaz ve kış kulüplerarası düzenlenen dostluk müsabakaları yanında profesyonel lig maçları şeklinde de yaşatılıyor. Aziziye Belediyesi’nin katkılarıyla Erzurum’da organize edilen Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Yarı Final Mavi Grup müsabakalarında; grupta birinci olarak Aziziye Şengel Atlı Spor Kulübü, şampiyonluk kupasının sahibi oldu. Yarı Final müsabakalarını Uşak Geleneksel Atlı Spor Kulübü 2’nci, Erzurum Ayyıldız Atlı Spor Kulübü 3’üncü ve Can Erzincan Atlı Spor Kulübü ise 4’üncü olarak tamamladı. Resmi maçlarda güvenlik üst noktada Geleneksel tarzda (kara cirit) oynanan atlı cirit maçlarının aksine resmi mücadelelerde her türlü güvenlik önlemi alınıyor. Atların boyun kısımlarına yerleştirilen özel çiplerle her maç öncesi gerekli bilgiler alınıp, buradaki veriler onaylandıktan sonra yarışmalarına izin veriliyor. Birkaç yıl öncesine kadar kask kullanılmayan atlı cirit maçlarında sporcuların güvenlik önlemi noktasında bunu kullanması artık mecburi oldu. Yine yapılan düzenleme ile sporcuların rakibine atmaya çalıştığı ciritin (sopa) uç kısmına plastik bir ekleme yapıldı. Böylece yaralanma ve kazaların da önüne geçilmesi amaçlanıyor.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:22
Prof. Dr. Mustafa Ağırman: "Din dili nezaketli, güzel ve yumuşak olmalıdır."
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesinin "Cumartesi Buluşmaları" programının bu haftaki konuğu Prof. Dr. Mustafa Ağırman oldu. Şehrin kanaat önderlerinden olan İlahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Ağırman EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda "Modern Zamanda Din Dili" başlıklı bir konuşma yaptı. Prof.Dr. Ağırman konuşmasında din dili konusunda en güzel örneğin Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) olduğunu, O’nun hayatından örneklerle anlatırken dijital çağda sosyal medya platformlarının popülist diline teslim olan, inciten, kıran döken, ötekileştiren, ifşa eden, yadırgayan, küçümseyen dilin toplumu ifsat ettiğini, en büyük zararı din olgusuna, toplumsal dayanışmaya ve muhabbete verdiğini söyledi. "İletişimde sözün ve üslubun güzel olması gerek" Prof. Dr. Mustafa Ağırman sözlerine şöyle devam etti: Kendisini bir iyiliğin, bir inancın, bir ahlâkî öğretinin mümessili olarak gören kişilerin hiçbir zaman unutmaması gereken husus, iletişimde sözün ve üslubun güzel ve yumuşak olmasıdır. Kur’an’da, Cenab-ı Hakk’ın Hz. Musa’dan (a.s.) Firavun’a gidip güzel söz söylemesini istediğini (Taha, 20/44.), Hz. Peygamber’e de (s.a.s.) "Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi" (Âl-i İmran, 3/159.) dediğini öğreniyoruz. Vahye muhatap olan peygamberlerin yine vahiyle iletişimde güzel dil ve yumuşak üslupla tembihlenmeleri bizim için de önemli bir ilkeye tekabül etmektedir. Tam bu noktada başlangıçta azılı İslam düşmanı olan ve birçok Müslümanın kanına giren Halid b. Velid’in ve İkrime b. Ebu Cehil’in İslamla şereflenme sürecinde Peygamberimizin (sav) onlara karşı kullandığı dil ve gösterdiği üslup örnek alınmalıdır. "Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi." (Âl-i İmran, 3/159.) ayet-i kerimesini aklımızdan çıkarmayalım" "Ayrıştırıcı ve ötekileştirici dil en çok dine zarar vermektedir" Ağırman, dil ve üslupta ortaya konulacak dikkate vurgu yaparak, sözlerine şöyle konuştu, "Her şeyden önce onun, "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz." (Buhari, İlim 12.) hadis-i şerifinin ruhuna hizmet etmelidir. Bugün Müslümanlar arasında vuku bulan ayrılıkçı, ayrıştırıcı akımlar bir dil ve üslup problemi olarak neşet etmiştir. Bireyin dünya ve ahiret mutluluğunu hedefleyen dinimiz İslam’ın yüce hakikatlerinin tutum, tavır ve eylem olarak aktarılmasında rol model alınan kimselere, din adamlarına, akademisyenlere, imamlara, vaizlere önemli sorumluluklar düşmektedir. İnsanlığın ortak mirası ve kazanımı olan dine dair dilden dökülenlerin kuşatıcı, yapıcı, birleştirici ve kucaklayıcı bir vasıfta olması gerekir. Aksi takdirde kutsala dayanarak insanları yargılayan, gerilimi tırmandıran, insanları ayrıştırma ve kutuplaşmaya götüren din dilinden en çok zarar gören de gayesi yeryüzünde tevhidi ikame etmek olan dinin bizzat kendisi olmaktadır. Dolayısıyla, müspet hiçbir dinî içerik arz etmeyen, nezaketten uzak, hoyrat, tekelci ve baskılayıcı böyle bir üslup, ne yazık ki yapılan yanlışların Müslümanlardan ziyade İslam’a mâl edildiği bir anlayışı beslemektedir. İnsanları "Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘Kuşkusuz ben Müslümanlardanım!’ diyenden daha güzel sözlü kimdir?" (Fussılet, 41/33.) buyrularak insanları hakka davet edenlerin salih amel sahibi olmaları gerekir. Günahkâra değil, günaha kızmaktır, esas olan. Yüce Allah bu konuda bize şu ilkeyi hatırlatıyor; "Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler" (En’am, 6/108.) Muhatabını ikna etmenin yolu saygı ve nezaketten geçer. Hakaret ve aşağılama ise muhatabın düşmanlık duygularını kabartır; inatlaşma, sertleşme ve giderek çatışmaya yol açar. Tam burada şehrimizin alperenlerinden, mürebbilerinden Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi’nin bir gazelini hatırlayalım: Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitme, Esir-i gurbet-i nâlân olan insânı incitme, Tarîk-i ışkda bi-çâreyi hicrânı incitme, Sabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân’ı incitme, Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme, Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme" "Peygamberimiz güzel ahlâk, şefkat ve muhabbet peygamberidir" Peygamber Efendimizin ahlakı ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Mustafa Ağırman, "Unutmayalım inancımıza göre "Güzel söz sadakadır." En yüce bir ahlak üzere olan (Kalem, 68/4.) Hz. Peygamber, Rabb’inin çizdiği istikamet ve kendisine verdiği merhamet hisleriyle, insanlara şefkatle yanaşmış onların derdini dert, sevincini kazanç bilmiş; kısa zamanda pek çok insanın gönlünü fethetmiştir. O insanları hayra davet ederken kaba ve sert davranmak yerine yumuşak ve rikkatle muamele etmiş, nefret ve korku yerine muhabbet ve ümit aşılamıştır. Şahsına kaba davrananları affetmeyi erdem saymış, kötülük edenlere iyilikle karşılık vermiştir. Kimseyi başkalarının yanında kınamamış, rencide etmemiş, hatasını düzeltmek için azarlamamıştır. Aksine konuşmaya başlarken öncelikle karşısındaki kişinin güzel ve hayırlı taraflarını ifade etmiştir. Son olarak din dili konusunda kıymetli haziruna şair, edip, ilim adamı sayın Turan Koç’un İz yayınlarından çıkan "Din Dili" kitabını tavsiye ederim" şeklinde konuştu
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:17
Doktorların doğa sevgisi
Oltu Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktorlar, hafta sonunu doğa ile iç içe geçirdi, trekking yaparak moral topladı. Oltulu Doğaseverler Yürüyüş Grubu ile birlikte Damlıca Tepeleri’nde yaklaşık 10 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştiren doktorlar, sonbaharın güzellikleri eşliğinde keyifli bir gün geçirdi. Sabahın erken saatlerinde Oltu-Narman yolu üzerindeki Kamacı Tesisleri’nden başlayan yürüyüş, Damlıca Tepesi’nde sona erdi. Zirvede verilen kahvaltı ve dinlenme molasının ardından grup, aynı güzergâhtan dönüş yaparak toplamda 10 kilometrelik parkuru tamamladı. Yürüyüşe katılan Oltu Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Ömer Faruk İşleyen, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, "Bugün çok güzel bir yürüyüş gerçekleştirdik. Oltu Yürüyüş Grubu ile doktor arkadaşlarımız Damlıca rotasında yaklaşık 10 km’lik bir parkurda yaban hayatını gözlemleyerek, zirvede kahvaltımızı yapıp geri döndük. Mükemmel bir organizasyondu. Oltu’nun sadece cağ kebabı ve Oltu taşıyla değil, doğa güzellikleriyle de ön plana çıktığını bir kez daha gördük. Günlük mesainin stresini atmak için harika bir fırsattı. Oltu Yürüyüş Grubu’na teşekkür ediyoruz" dedi. Yürüyüş grubundan Kerim Kaya, "Bugün Damlıca’da çok güzel bir yürüyüş yaptık. Hava oldukça güzeldi. Bizlere eşlik eden tüm arkadaşlara teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Oltu Yürüyüş Grubu üyesi Dr. Halil İbrahim Taşçı da doğa yürüyüşünün kendileri için moral ve motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, "Doktor arkadaşlarımla birlikte Damlıca’da sonbaharın renkleri eşliğinde güzel bir yürüyüş yaptık, çok keyif aldık. Bundan sonraki yürüyüşlerimize herkesi bekleriz" dedi. Katılımcılar, doğa yürüyüşlerinin hem sağlık hem de sosyal bağları güçlendirme açısından önemli olduğuna dikkat çekti.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 09:16
Oltulu Aşık Mevlüt İhsani anıldı
1900 yılında Oltu’nun Durular köyünde dünyaya gelen ve halk ozanlığı geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Aşık Mevlüt İhsani, vefatının ardından geçen yıllara rağmen unutulmadı. Büyük ozan, Oltu Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anlamlı bir programla anıldı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Oltu Belediyesi’nin destekleriyle Oltu Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen anma programı, yoğun bir katılımla yapıldı. Programın sunuculuğunu, Aşık Mevlüt İhsani’nin torunu olan ve dedesinin izinden giden Aşık Cemal Divani üstlendi. Gece boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen halk âşıkları, Mevlüt İhsani’nin unutulmaz türkülerini seslendirerek usta ozanı yad etti. Ayrıca atışmalar ve deyişlerle katılımcılara geleneksel halk edebiyatının eşsiz örneklerini sundular. Programda konuşma yapan Oltu Belediye Başkan Yardımcısı İsrafil Aslan, duygu yüklü sözleriyle salondan büyük alkış aldı. Aslan konuşmasında, "Bu topraklar öyle bir yerdir ki, insanı fırın küreğiyle ateşe atarsın, sonra da yanarsın. Sonra musalla taşına koyarlar seni, bu topraklara defnederler. Ve bu topraklar senden sonra gelenlere vatan olur. Bu mezar taşları bizim mührümüzdür. Bugün burada bir anma programı yapıyoruz, hakkım değil, haddim değil. Amma velakin, bu güzel insanlar buraya gelmiş, iki kelam ediyorlar. Her bir sözleri bizler için mihenk taşıdır. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Değerli aşığımız Mevlüt İhsani’yi rahmetle anıyorum" dedi. Gecede, Oltu Havzası Aşıklar Derneği Başkanı Aşık Yener Eken başta olmak üzere, Aşık Cemal Divani, Sıtkı Eminoğlu, Feyzullah Pervani, Ali Serhati, Yıldırım Burhani ve Sinan Öztürk birbirinden güzel eserleriyle sahne aldı. Aşıkların hem türküleri hem de atışmaları, dinleyicilere unutulmaz ve coşkulu bir gece yaşattı.
20 Ekim 2025 Pazartesi - 08:56
Prof. Dr. Taş: "En kaliteli stentleri kullanıyoruz"
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Taş, Kardelen TV’de Gazeteci-Yazar Esat Bindesen’in hazırlayıp sunduğu "Analiz" programının konuğu oldu. Programda kalp hastalıklarından anjiyoya, stentlerin kalitesinden ritim bozukluklarına kadar pek çok önemli konu masaya yatırıldı. Prof. Dr. Taş, kalp damar hastalıklarında kullanılan stentlerin kalitesine değinerek, "Bizim üniversitemizde en kaliteli Avrupa ve Amerikan menşeli stentler kullanılmaktadır. Çin menşeli stentlerde tıkanma oranı daha yüksek. Ancak hangi marka olursa olsun, her stentin belli oranda tıkanma riski vardır." dedi. Son yıllarda yaygınlaşan ilaçlı balon uygulamaları hakkında da bilgi veren Taş, "İlaçlı balonlar damar tıkanıklığını azaltıyor ancak henüz uzun vadeli sonuçlarını değerlendirme aşamasındayız." ifadelerini kullandı. Anjiyo tekniklerinde yaşanan gelişmelere de dikkat çeken Taş, "Artık anjiyo sadece kasıktan değil, koldan da yapılabiliyor. Koldan yapılan anjiyonun kanama riski düşük, ancak radyasyon oranı biraz daha fazla olabiliyor. Hangi yöntem kullanılacaksa hastanın durumuna göre karar veriyoruz." dedi. Prof. Dr. Hakan Taş, kalp ritim bozukluklarının tedavisinde gelinen noktayı da anlattı: "Artık 3 boyutlu haritalama sistemiyle ritim bozukluğuna neden olan odaklar tespit edilip yakılabiliyor. Bu yöntem kliniğimizde de başarıyla uygulanıyor." Programda ayrıca kalp pili uygulamaları, aort damar yırtılması, hipertansiyonun önemi, ve kalp hastalarının egzersiz yaparken dikkat etmesi gereken noktalar da ele alındı. Kahve ve asitli içecek tüketimine ilişkin soruları da yanıtlayan Taş, "Kahve ve benzeri kafeinli içecekler kalp ilaçlarının etkisini azaltabiliyor. Bu nedenle kalp hastalarının kahveyi ölçülü tüketmeleri gerekir." uyarısında bulundu. Gazeteci-Yazar Esat Bindesen, program sonunda Prof. Dr. Taş’a teşekkür ederek, "Atatürk Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü gerçekten Türkiye’ye örnek olacak düzeyde. Deneyimli hekimlerimizin varlığı büyük bir güven kaynağı." ifadelerini kullandı.
19 Ekim 2025 Pazar - 15:33
Erzurum Şengel Atlı Spor Kulübü finale yükseldi
Türkiye Atlı Cirit Federasyonu Mavi Grup Yarı Final karşılaşmasında Erzurum Aziziye Şengel Atlı Spor Kulübü ile Uşak Geleneksel Atlı Spor Kulübü karşı karşıya geldi. Heyecan dolu geçen müsabakada, Erzurum ekibi üstün bir performans sergileyerek rakibini mağlup etti ve adını finale yazdırdı. Müsabaka boyunca sporcuların centilmence mücadelesi ve seyircilerin coşkulu desteği dikkat çekti. Bu sonuçla Erzurum Şengel Atlı Spor Cirit Kulübü, Mavi Grup finalinde mücadele etmeye hak kazandı. Cirit tutkunlarının büyük ilgiyle takip ettiği yarı final, hem Erzurum’da hem de cirit camiasında büyük heyecan yaşattı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder