Yerel Haberler
Erzurum
13 Mart 2026 Cuma - 14:52 Erzurum Sivil Toplum Platformu üyeleri, Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğü için yürüdü Erzurum’da Sivil Toplum Platformu (ESTP) üyeleri Cuma namazı sonrası Kudüs ve Aksa’nın özgürlüğü için yürüdü. Erzurum Yukutiye Kent meydanında toplanan grup adına açıklama yapan ESTP Başkanı Abdulkerim Kavaz, Dünya Kudüs Günü münasebetiyle, Gazze ablukasını kırmak ve Filistin halkının özgürlüğüne destek olmak amacıyla oluşturulan Somut ve Özgürlük Filosu’nun birleşmesi ve Mart ayında yola çıkması planlanan 200 gemilik insani yardım filosuna destek için toplandıklarını söyledi. "Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne sahip çıkmak, mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu haykırmak için buradayız" diyen ESTP Başkanı Kavaz, "İslam coğrafyasının dört bir yanında, çocuklar tonlarca ağırlıktaki bombaların hedefi oluyor. Dün Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Arakan’da, Suriye’de ve Irak’ta dökülen kan; bugün Sudan’da, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Gazze’de ve İran’da dökülmeye devam ediyor. Coğrafyalar değişiyor, takvimler değişiyor ancak ölenler hep aynı; masum çocuklar, kadınlar ve siviller. Fail belli, silahlar belli, bombaların üzerindeki imzalar belli. ABD ve İsrail menşeli bombalar şehirleri yerle bir ederken, bizler hâlâ büyük düşmanımız olan "parçalanmışlığı" besliyoruz. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken; anne babalar evlatsız, evlatlar anne babasız kalırken, bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerimizle tüketmeyelim" dedi. Katillerin bombalarının "Şii misin, Sünni misin, Selefi misin?" diye sormadığını, hedeflerinin İslam dünyası ve Müslümanlar olduğunu anlatan Kavaz açıklamasını şöyle sürdürdü: "57 İslam ülkesi, 1,8 milyar Müslüman nüfus, Gazze’de çocukların canını kurtaracak ortak bir irade ortaya koyamıyorsa, bu bir güçsüzlük değil, bu bir dağınıklıktır. Emperyalist ve siyonistler, her gün her saat insan haklarını ve savaş hukukunu hiçe sayarak çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin saldırılarını sürdürüyor. Gerçekle yüzleşme vaktidir: Birlik yoksa güç yoktur. Güç yoksa zulümler durdurulamaz. Buradan İslam dünyasına ve liderlerine sesleniyoruz: Ekonomik, siyasi ve askeri gücü, mazlum çocukları koruyacak bir "ortak iradeye" dönüştürün. Her gün, her saat acı haberler geliyor İslâm coğrafyalarından. Gazze’de, 7 Ekim 2023’ten bu yana şehit olan çocuk sayısı 21 binden fazla. Yaralanan ya da uzuv kaybı yaşayan çocuk sayısı ise 44 bin 500’ü geçti. Binlerce çocuk tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle anestezi olmadan uzuv kaybı yaşadı. Batı Şeria’da, Kudüs’te ve Lübnan’da 7 Ekim 2023’ten bu yana 1000’e yakın çocuk katledildi. İran’da 200’den fazla çocuk İsrail ve ABD saldırılarında hayatını kaybetti. Sudan’da ise Nisan 2023’te başlayan iç savaşta binlerce çocuk doğrudan katledilmiş; savaşın tetiklediği şiddetli gıda krizi, kıtlık ve sağlık sisteminin çökmesi sonucunda ise yarım milyondan fazla çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle vefat etmiştir. Doğu Türkistan’daki çocukların durumu, BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi bağımsız kuruluşların 2024-2026 raporlarına göre 1 milyona yakın çocuk ailelerinden koparılmış durumda. UNICEF Myanmar’ın raporuna göre 2024’te 750’den fazla çocuk öldürüldü veya yaralandı. Yaklaşık 500.000 Rohingya çocuğu Bangladeş’teki mülteci kamplarında büyüyor. Ukrayna’da öldürülen çocuk sayısı da sürekli olarak artıyor. 2022 yılından bu yana 3 bin 200’den fazla Ukraynalı çocuk saldırılarda hayatını kaybetti. Dün unutulan, hesabı sorulmayan her katliam, her savaş suçu yenilerine kapı araladı. İslam coğrafyaları bugün ateş altında. Ağır bombalarla 168 çocuğu aynı anda katledenler, tüm dünyanın gözleri önünde açık açık yalan söyleyip ’haberimiz yok diyorlar. Bugün İran’a yönelen Haçlı-Siyonist saldırısı İran’da son bulmayacaktır. İran, Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayan ve Lübnan’ı, Yemen’i, Suriye’yi de hedef alan bu saldırganlık zincirinin son halkasını oluşturmakta. İşgalciler mevcut konjonktürü bir fırsat olarak telakki edip güçlerini artırmaya ve kendilerine tehdit teşkil edebilecek tüm unsurları tasfiye etmeye çalışıyorlar. İran’ın geçmişten bugüne icra ettiği siyasetin İslam topraklarında ne büyük acılara yol açtığını elbette biliyoruz. Bugün İran’a açılan savaşın İran’dan öte tüm coğrafyamıza, Müslümanlara karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu görmek ve buna göre tavır almak mecburiyetindeyiz. Emperyalist ve siyonist işgalciler Müslümanlara kan kusturuyor. Dünya sistemi, zalimleri değil mazlumları cezalandırıyor. Epstein dosyaları, aslında Batının "medeniyet" maskesi takmış muktedirlerinin, kendi çıkarları ve sapkınlıkları için neler yapabildiğini gösterdi. Bu durumun İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla bağlantıları var. İslam coğrafyasında binlerce çocuk katledilirken Batılı başkentlerin "sağır ve dilsiz" kesilmesinin nedeni, bu karar vericilerin önemli bir kısmının kirli dosyalarla birbirine bağlı olmasıdır. Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkânsızdır. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım parçalıyor. Ekonomik ve politik çıkarları için masum insanları katletmekten çekinmiyorlar. Bu tablo karşısında İslâm dünyası ve liderleri daha fazla gecikmeden harekete geçmelidir. Tüm dünya halkları yaşanan bu insanlık dışı katliam ve saldırılara karşı tepkisini açıkça göstermelidir. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Bu küresel çarkın dişlileri arasında ezilen sadece çocuklar değil, tüm insanlığın onurudur. Epstein adalarındaki sapkın pazarlıklarla ruhu satılmış bir sistemin, Gazze’de ya da Sudan’da çocukların üzerine yağan bombalara ’dur’ demesini beklemek beyhudedir. İslâm dünyası mezhep kavgalarıyla ya da çekişmelerle kendi içine gömüldükçe, bu kirli çark masumların kanıyla yağlanmaya devam edecektir. ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan bu pervasız saldırganlığına karşı; uluslararası toplumu, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası örgütleri ve bölge ülkelerini acilen harekete geçmeye çağırıyoruz." Kalabalık açıklama sonrası olaysız şekilde dağıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 14:20 DENEYAP Türkiye, Geleceğin teknoloji yıldızlarını arıyor Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) paydaşlığında yürütülen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri kapsamında 2026 Öğrenci Seçme Süreci başvuruları devam ediyor. Türkiye’nin 81 ilinde bulunan 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesinde hayata geçirilen "Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı" ile öğrenciler, 36 ay boyunca tamamen ücretsiz teknoloji eğitimi alma fırsatı buldu. Program sayesinde gençler; analitik düşünme, problem çözme ve takım çalışması becerilerini geliştirirken hayallerini somut projelere dönüştürme imkânı yakaladı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 4 ve 5. sınıf, 8 ve 9. sınıf ile lise hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler, DENEYAP Öğrenci Seçme Sınavına başvurarak bu yolculuğa katılma fırsatı elde etti. Üç aşamadan oluşan seçim sürecinde; ilk aşamada E-Sınav, ikinci aşamada çevrim içi eğitim ve görev süreçleri, son aşamada ise Uygulama Sınavı gerçekleştirildi. Kurulduğu günden bu yana 591 bin 977 başvuru, 44 bin 615 öğrenci, 10 bin 802 mezun ve 14 bin 151 eğitmen ile binlerce gencin hayatına dokunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, "Teknoloji Geliştiren Bir Türkiye" hedefi doğrultusunda gençleri bilim, teknoloji ve üretimle buluşturmaya devam ediyor. Erzurum Valiliği’nce yapılan açıklamada, başvuruların 30 Mart 2026 tarihinde sona ereceği detaylı bilgi ve başvuru için www.deneyap.org sitesinin ziyaret edilebileceği ifade edildi.
Uluslararası veteriner tıbbi bitkiler ve geleneksel tıp kongresinin 2.si Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti
03 Ekim 2025 Cuma - 16:07 Uluslararası veteriner tıbbi bitkiler ve geleneksel tıp kongresinin 2.si Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, İran Urmiye Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen II. Uluslararası Veteriner Tıbbi Bitkiler ve Geleneksel Tıp Kongresi (2nd International Congress of Veterinary Medicinal Plants and Traditional Medicine) yoğun bir katılımla tamamlandı. Atatürk Üniversitesi Nenehatun Kültür Merkezinde gerçekleştirilen kongreye; Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Urmiye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmoud Rezazad Bari, Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sinan Aktaş, Urmiye Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Masoud Maham’ın yanı sıra her iki üniversitenin öğretim üyeleri ile farklı fakültelerden ve diğer yükseköğretim kurumlarından akademisyenler katıldı. "Geleneksel bilgi ile modern bilimin birleşmesi büyük katkılar sunuyor" Açılışta konuşan Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, hayvan hastalıklarının tedavisinde ve korunmasında tıbbi bitkiler ve geleneksel uygulamaların tarih boyunca önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Günümüzde sürdürülebilir sağlık yaklaşımlarının giderek önem kazandığını belirten Çavuşoğlu, "Geleneksel bilginin modern bilimsel araştırmalarla birleşmesi dikkat çekici bir ivme kazanmıştır. Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi de güçlü altyapısı ve tecrübeli akademik kadrosuyla bu alanda uluslararası tanınırlığını artırmaktadır" dedi. "Bitkiler doğal şifa kaynağıdır" Kongrenin ev sahibi fakülte dekanı Prof. Dr. Mustafa Sinan Aktaş ise konuşmasında, bitkilerin antiinflamatuvar, antibakteriyel, antiviral, antikanserojen gibi pek çok olumlu etkiye sahip olduğunu belirterek, tarih boyunca hem insanlar hem de hayvanlar için doğal bir şifa kaynağı olarak kullanıldığını dile getirdi. Prof. Dr. Aktaş, kongre kapsamında Çin, Amerika, Ukrayna, Kırgızistan, Kazakistan, Pakistan, Azerbaycan, İran ve Türkiye’den 100’ün üzerinde bildirinin sunulacağını ifade ederek, gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti paylaştı. Kongrenin gerçekleşmesinde emeği geçen İran Urmiye Üniversitesi Veteriner Fakültesi yönetimine ve kongre düzenleme kuruluna teşekkür etti. 9 ülkeden 100’ün üzerinde bildiri İki gün süren kongrede; bitkisel ürünler ve farmakoloji, hayvan ve zoonotik patojenlere etkiler, tıbbi bitkilerde fitokimya ve biyoteknoloji, gıda bilimi, hayvan besleme ve veteriner geleneksel tıp uygulamaları gibi başlıklarda bildiriler sunuldu. Uluslararası akademik iş birliğinin güçlendiği, bilimsel bilgi ve tecrübelerin paylaşıldığı kongre, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.
Bilge koleji öğrencilerinden Filistin’e destek: ‘mavi kurdele’ etkinliği
03 Ekim 2025 Cuma - 16:03 Bilge koleji öğrencilerinden Filistin’e destek: ‘mavi kurdele’ etkinliği Özel Bilge Koleji öğrencileri, Filistin’de yaşanan katliama dikkat çekmek ve insani yardım malzemesi taşıyan Semut Filosuna destek vermek amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Kolej öğrencileri ve öğretmenlerinin yoğun katılımıyla düzenlenen etkinlikte, barışın ve dayanışmanın simgesi olarak "Mavi Kurdele" takıldı. Farkındalık sunumu ile başladı Etkinlik, okul yöneticilerinin yaptığı kapsamlı sunumla başladı. Öğrencilere, Filistin’in tarihsel süreci, bölgede yaşanan insani krizler ve dünya kamuoyunun desteğinin önemi aktarıldı. Sunumlarda Filistin’in yıllar içindeki toprak kayıpları ve günümüzdeki insani dram görseller eşliğinde paylaşıldı. Öğrenciler, dikkatle takip ettikleri bu bilgilendirmeden sonra Filistin halkına destek olmanın insani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. "Mavi Kurdele" ile dayanışma Sunumların ardından öğrenciler, bileklerine taktıkları mavi kurdelelerle Filistin’e ve yardım filosuna desteklerini somut bir şekilde ortaya koydu. Mavi kurdele, barışı, kardeşliği ve dayanışmayı simgeleyerek öğrencilerin mesajını güçlü bir şekilde ifade etti. Öğrencilerden güçlü mesaj Etkinlik boyunca öğrenciler "Çocuklar ölmesin, barış kazansın" mesajını vurgularken, ellerinde pankartlarla ve sloganlarla Filistin halkının yanında olduklarını ifade ettiler. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, öğrencilerin duyarlılığı hem öğretmenler hem de veliler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Abdullah Samancı’nın konuşması Etkinlikte söz alan Özel Bilge Koleji Kurucu Müdürü Abdullah Samancı, öğrencilerin sergilediği duyarlılığın önemine dikkat çekti: "Bugün burada bir araya gelmemizin amacı yalnızca Filistin’de yaşanan acılara dikkat çekmek değil, aynı zamanda öğrencilerimizin vicdanlarını ve insani değerlerini canlı tutmaktır. Bizler biliyoruz ki, barışın olmadığı yerde gerçek bir eğitimden söz edilemez. Çocuklarımızın bilinçli bireyler olarak yetişmesi, sadece akademik başarıyla değil; adalet, merhamet ve dayanışma gibi değerlerle mümkündür. Filistin’de yaşanan zulme sessiz kalmayarak ‘Biz buradayız ve mazlumların yanındayız’ demek, hem insani hem de vicdani bir görevdir. Özel Bilge Koleji olarak, öğrencilerimizin bu duyarlılığı göstermesinden büyük bir gurur duyuyoruz." Toplumsal duyarlılığın güçlü bir örneği Özel Bilge Koleji’nin düzenlediği bu etkinlik, yalnızca öğrencilerin değil tüm toplumun Filistin’de yaşanan insani krize karşı duyarlılığını artırmayı hedefledi. Mavi Kurdele etkinliği, gençlerin sesiyle tüm dünyaya güçlü bir barış ve dayanışma çağrısı olarak kayıtlara geçti.
Rektör Hacımüftüoğlu, ÜAK yönetim kurulu üyeliğine seçildi
03 Ekim 2025 Cuma - 15:37 Rektör Hacımüftüoğlu, ÜAK yönetim kurulu üyeliğine seçildi Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Konferans Salonunda gerçekleştirilen 262. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Toplantısında, ÜAK Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Türkiye’de yükseköğretim politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlenen Üniversitelerarası Kurul, üniversiteler arasında iş birliğini artırmak, akademik süreçleri koordine etmek ve kaliteyi yükseltmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, önümüzdeki dönemde bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için aktif görev alacak. "Ülkemizin yükseköğretim politikalarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" Seçimin ardından açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Üniversitelerarası Kurulun yükseköğretim sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Üniversitelerarası Kurul, yükseköğretim sistemimizin en önemli yapı taşlarından biridir. Bu kurulda görev almak benim için büyük bir onur ve sorumluluktur. Önümüzdeki dönemde üniversitelerimiz arasında iş birliğini daha da güçlendirmek, akademik gelişimi desteklemek ve gençlerimizin nitelikli eğitimine katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışacağız. Atatürk Üniversitesi olarak bilgi üreten, araştırmalarıyla topluma katkı sağlayan ve öğrencilerimizin geleceğini şekillendiren bir vizyonla hareket ediyoruz. Bu vizyonu, ÜAK çatısı altında diğer üniversitelerimizle paylaşarak ülkemizin yükseköğretim politikalarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz." Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, Üniversitelerarası Kurulun görev ve sorumluluklarına da değinerek şu ifadeleri kullandı: "Üniversiteler arasında eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak; öğretim üyesi ihtiyacını belirleyerek ortak yönetmelikler hazırlamak; doktora ve doçentlik süreçlerini yürütmek ve yurtdışında alınan akademik unvanları değerlendirmek gibi önemli görevleri bulunan Üniversitelerarası Kurul için Yönetim Kuruluna şahsımı layık gören başta YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere tüm Rektörlerimize ve ÜAK Temsilcilerimize teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Hacımüftüoğlu’nun ÜAK Yönetim Kurulu üyeliği, Atatürk Üniversitesinin akademik birikimini ve vizyonunu ulusal düzeyde daha etkin bir şekilde paylaşmasına zemin hazırlarken, aynı zamanda yükseköğretim alanındaki ortak çalışmaların güçlenmesine de katkı sağlayacak.
Klasik araç tutkunlarının  Türkiye turu Erzurum’dan başladı
03 Ekim 2025 Cuma - 10:57 Klasik araç tutkunlarının Türkiye turu Erzurum’dan başladı Belçikalı 28 klasik araç tutkununun Türkiye gezisinin ilk durağı Erzurum oldu. Belçikalı klasik araç tutkunları Çifte Minareli Medrese önünde Türkiye turu için kontaklarını çevirdi. Belçika’dan gelen en eskisi 1928’den başlayan 28 klasik araç, şoför ve co-pilotları ile Türkiye gezisine başladı. Erzurum’da start alan gezi; Bayburt, Erzincan, Malatya, Şanlıurfa, Gaziantep ve Adana duraklarında mola verecek. 6 gün için programlanan klasik araç yolculuğunda Belçikalı araç tutkunları ülkemizin tarihi, turistlik ve doğal güzelliklerini görme imkanı da bulacak. Belçika yoğunluktaki seyahat grubunda Amerikan ve İspanyollar da var. Çifte Minareli Medrese önüne park edilen araçlara vatandaşların ve turistlerin de ilgisi yoğundu. Klasik araç tutkunları, Erzurum halk oyunu gösterilerini heyecanla izledi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, misafirlerle yakından ilgilendi. Klasik araç turlarının dünyada hızla yaygınlaştığını ifade eden turizm acentesi yetkilisi Ayşe Yağcı Büyükpınar, "Turumuz Azerbaycan ve Gürcistan’dan başladı. Erzurum ülkemizdeki ilk durağımız. Aynı grup daha öncede Türkiye’de bir klasik araç turu yaptı. Araç sürücüleri daha çok asfalt dışındaki yolları kullanıyorlar ve oralardaki dokuyu yaşamak istiyorlar. Bu arada teknik ekiplerini beraberinde getiriyorlar, bizde destek veriyoruz. Bu organizasyonla çok kaliteli 58 tane marka elçisi kazanmış olduk" dedi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Hüseyin Koçan’da kış turizmi ile birlikte tarihi ve coğrafyası zenginliklerle dolu olan Erzurum’un klasik araç tutkunlarının rotasında da olmasından dolayı memnun olduklarını dile getirdi.
ESKİ’den enerji tasarrufunda büyük başarı
03 Ekim 2025 Cuma - 10:42 ESKİ’den enerji tasarrufunda büyük başarı Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi ESKİ Genel Müdürlüğü, Temiz İçme Suyu Arıtma Ve Biyolojik Atık Su Arıtma Tesislerinde son 3 yılda yaptığı enerji verimliliği çalışmalarıyla önemli bir başarıya imza attı. Yapılan analiz ve iyileştirmeler sayesinde 2022-2024 yılları arasında enerji tüketiminde ciddi tasarruf sağlandı. Özellikle Biyolojik Atık Su Arıtma Tesislerinde, 2022 yılında 2.072 TEP olan enerji tüketimi 2024 yılında 719 TEP’e kadar düşürüldü. Aynı şekilde içme suyu arıtma tesislerinde de 2023’e göre yüzde 60’a yakın bir enerji tasarrufu sağlandı. Bu düşüş sadece enerji maliyetlerini azaltmakla kalmadı, çevreye duyarlı bir yönetim anlayışının da göstergesi oldu. ESKİ, daha az enerjiyle daha verimli çalışan sistemler kurarak hem doğayı koruyor hem de kamu kaynaklarını daha etkin kullanıyor. ESKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, Enerji verimliliği konusunda attıkları adımların sadece kısa vadeli kazanımlar değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, "Enerji tüketimini azaltmaya yönelik sistematik analizler, ekipman modernizasyonları, otomasyon sistemlerinin entegrasyonu ve personel eğitimlerinin bu başarının temel taşlarıdır. Geldiğimiz nokta bizim için bir son değil, başlangıçtır. Enerji verimliliği artık kurumsal kültürümüzün bir parçası hâline geldi. Tesislerimizde harcanan her birim enerjinin hesabını yapıyor, israfı önlemek adına en küçük ayrıntıyı bile gözden kaçırmıyoruz. Amacımız; çevreye zarar vermeyen, enerji tüketimini minimuma indiren ve sürdürülebilirliği esas alan altyapılar kurmak. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullanıldı.
Atatürk Üniversitesinden Güney Kore’de stratejik iş birliği ziyaretleri
03 Ekim 2025 Cuma - 09:43 Atatürk Üniversitesinden Güney Kore’de stratejik iş birliği ziyaretleri Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği ağını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu başkanlığındaki üniversite heyeti, Güney Kore’de önemli temaslarda bulundu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdelaty Mostafa Abdelaty Hassıbelnaby’nin de yer aldığı ziyaretler; Türkiye Cumhuriyeti Seul Büyükelçiliği, Seul Eğitim Müşavirliği, Daegu Haany Üniversitesi ve Chonnam National Üniversitesine gerçekleştirildi. Görüşmelerde, Atatürk Üniversitesinin uluslararası akademik görünürlüğünü artıracak ve ortak araştırma alanlarını geliştirecek yeni iş birliği fırsatları masaya yatırıldı. Özellikle sağlık bilimleri odaklı yürütülmesi planlanan ortak çalışmaların; öğrenci ve akademisyen hareketliliğini desteklemesi, ortak projelerle bilimsel üretkenliği artırması ve küresel ölçekte nitelikli yayınlara katkı sağlaması hedefleniyor. Ziyaret kapsamında, Seul Büyükelçisi Murat Tamer ve Seul Eğitim Müşavirliği ile yapılan görüşmelerde, Türkiye ile Güney Kore arasında eğitim-öğretim alanındaki köklü ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Üniversitelerle yapılan temaslarda ise, çift diploma programları, ortak araştırma projeleri ve değişim programları gibi somut adımların atılması konusunda karşılıklı mutabakat sağlandı. "Bilimsel iş birlikleri üniversitelerin küresel görünürlüğüne değer katacak" Misafir üniversitelerin yöneticileri de ziyaretin önemine dikkat çekerek, Atatürk Üniversitesi ile kurulacak akademik bağların iki ülke arasındaki dostane ilişkileri pekiştireceğini ifade ettiler. Yöneticiler, özellikle sağlık bilimleri alanında yürütülecek ortak projelerin hem öğrenciler hem de akademisyenler için yeni ufuklar açacağını ve bilimsel iş birliklerinin üniversitelerin küresel görünürlüğüne değer katacağını belirttiler. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise ziyaretlerin ardından yaptığı değerlendirmede: "Üniversitemizin uluslararasılaşma hedefi doğrultusunda dünyanın farklı bölgelerindeki saygın üniversitelerle iş birliklerimizi güçlendiriyoruz. Güney Kore’de gerçekleştirdiğimiz bu temaslar hem akademik hareketliliğe hem de sağlık bilimleri başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma kültürüne önemli katkılar sunacaktır. Bu doğrultuda elde edilen kazanımların, üniversitemizi ve ülkemizi bilimsel anlamda daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Kurduğumuz iş birliklerinin getireceği uluslararası kazanımların, sadece Atatürk Üniversitesini değil, aynı zamanda ülkemizi de bilimsel anlamda çok daha ileriye taşıyacağına ve bilimsel rekabet gücümüzü artıracağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Atatürk Üniversitesinin Güney Kore’deki bu stratejik ziyaretleri, üniversitenin küresel bilim diplomasisi yolunda attığı güçlü adımların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.