Yerel Haberler
Erzurum
Güleç; "Atama bekleyen öğretmen sorunu plansızlığın eseridir"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 12:31 Güleç; "Atama bekleyen öğretmen sorunu plansızlığın eseridir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in atama bekleyen öğretmenlerle ilgili değerlendirmesine tepkiler sürüyor. Bakan Tekin’in "Sınavı kazanamadıkları için atanamıyorlar, gidip merdiven altı kurs açıyorlar" ifadelerine bir tepki de Demokrat Eğitimciler Sendikası’ndan geldi. Demokrat Eğitimciler Sendikası Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç atama bekleyen öğretmenlerle ilgili yaptığı açıklamada, ülkemizde her yıl binlerce gencin büyük bir umutla Eğitim Fakültesinden mezun olduğunu belirterek, "Ancak ne yazık ki bu umut, kontenjan yetersizliği ve plansız öğretmen istihdam politikaları nedeniyle yerini hayal kırıklığına bırakmaktadır. Bugün yüz binlerce öğretmen, yıllarca emek verdiği mesleğini icra edememekte, farklı işlerde çalışmak zorunda kalmakta ya da işsizliğe mahkûm edilmektedir" dedi. Atama bekleyen öğretmen sorunu plansızlığın eseridir Eğitim Fakülteleri kontenjanları, öğretmen ihtiyacı göz önünde bulundurularak belirlenmediğini söyleyen Mehmet Güleç, açıklamasında şunları kaydetti; "Üniversiteler sürekli mezun verirken Millî Eğitim Bakanlığı bu mezunlara yeterli istihdam alanı açmamaktadır. Bu çelişki hem öğretmen hem de eğitim sisteminde ciddi bir plansızlığı gözler önüne sermektedir. Atanamayan öğretmen değil plansızlığın kurbanı edilmiş öğretmen sorunumuz var Sayın Bakan "Sınavı kazanamadıkları için atanamıyorlar, gidip merdiven altı kurs açıyorlar" demiş. Öncelikle ifade etmek gerekir ki sınavı kazanıp kazanamama meselesi değildir bu konu. Alanında çok az kontenjan ilan edilmiş lakin sınavdan 90 almış ya da mülakatla mağdur olmuş bir öğretmenimiz sınavı kazanamamış mı oluyor? Bazı branşlarda atama şansı yok denecek kadar az iken bu kadar mezun vermemiz anlaşılır gibi değil. Aslında sorunun adını net ortaya koymak lazım. Ülkemizin atanamayan öğretmen değil plansızlığın kurbanı edilmiş öğretmen sorunu vardır. Atama bekleyen öğretmen sorunu çözülmelidir Eğitim Fakültesi sayısı ve kontenjanları ülkemizin öğretmen ihtiyacına göre yeniden düzenlenmeli, atama bekleyen binlerce öğretmenlerimize yönelik şeffaf, adil ve planlı bir istihdam politikası uygulanmalıdır. Unutmayalım ki bu sorun eğitim sistemimizin kanayan yaralarından biridir ve acilen çözüm beklemektedir. Zira bugün Eğitim Fakülteleri yıllarca öğrenci almasa ülkemizin öğretmen ihtiyacını karşılayacak binlerce mezunu var. Yıllarca emek verip mezun olup akabinde de KPSS’den yüksek puan almış ancak buna rağmen ataması yapılmayan meslektaşımızın bu saatten sonra ne iş yapması beklenmektedir? Unutmayalım ki ataması yapılmayan öğretmenlerimizin gelecekleri ülkemizin geleceğidir. Bizler, öğretmenlerimizin emeğinin heba edilmediği, öğrencilerimizin nitelikli bir eğitim aldığı bir Türkiye için bu sorunu her fırsatta haykırmaya devam edeceğiz."
Dil ve Edebiyat Konağı’nda tarih rüzgârı esti
22 Eylül 2025 Pazartesi - 12:22 Dil ve Edebiyat Konağı’nda tarih rüzgârı esti Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi, 11 yıldır kesintisiz sürdürdüğü geleneksel tarih sohbetlerini bu yıl farklı bir atmosferde başlattı. Tarih sohbetlerinin ilk dersi, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin yönetim merkezi olan Dil ve Edebiyat Konağı’nda yapıldı. Tarihî ve kültürel dokusuyla dikkat çeken konak, Erzurumlu gençlerin tarih yolculuğuna yeni bir soluk kazandırdı. Her hafta öğle arasında gerçekleştirilen sohbetlerde öğrenciler, kendi seçtikleri tarih ve edebiyat konularını hazırlayarak sunuyor. Bu etkinlik, gençlerin yalnızca tarihî bilgilerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda onları araştırmaya, okuma alışkanlığı kazanmaya, düşüncelerini ifade etmeye ve topluluk önünde konuşmaya teşvik ediyor. Öğrenciler, ders kitaplarının sınırlarını aşarak tarihe farklı pencerelerden bakma fırsatı buluyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Murat Ertaş, etkinlikle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi olarak hedefimiz, şehrimize dil ve edebiyat alanında katkı sağlamak ve gençlerimize tarih ile dil şuurunu kazandırmaktır. Dil ve Edebiyat Konağı bu noktada önemli bir merkezdir. Gençlerimizi tarihle, edebiyatla ve kültürel mirasımızla buluşturmak bizim için kıymetli bir görevdir. Bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyor, Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi’ne teşekkür ediyorum. Etkinlikte söz alan tarih öğretmeni, araştırmacı ve yazar Taner Özdemir ise sohbetlerin gençler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Tarih sohbetleri, öğrencilerimizin tarihî olaylara olan ilgisini artırmak, onların araştırma ve sunum becerilerini geliştirmek için bir okul niteliği taşıyor. Her hafta farklı bir konuyu öğrencilerin kendi hazırlıklarıyla sunmaları, onların hem bilgi hem de ifade gücünü pekiştiriyor. Bu güzel imkânı sağlayan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’ne teşekkür ediyorum" dedi. Programda öğrenciler, tarihî olaylardan edebî şahsiyetlere, medeniyetler tarihinden millî mücadeleye kadar birçok konuda hazırladıkları sunumları paylaştı. Katılımcılar, öğrencilerin heyecanı ve ilgisinin, sohbetlerin amacına ulaştığını ortaya koyduğunu belirtti. Erzurum’un kültür ve düşünce hayatına uzun yıllardır katkı sağlayan Dil ve Edebiyat Konağı, bu defa gençlerin tarihî birikimlerini paylaşmasına sahne oldu. Tarih sohbetleri, ilerleyen haftalarda da öğrencilerin belirleyeceği yeni konularla sürecek. Böylece Erzurum, hem gençlerin ufkunu açan hem de şehrin kültürel hayatına canlılık katan bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya devam edecek
Erzurum’da "Acile İlk Adım" zirvesi
22 Eylül 2025 Pazartesi - 09:48 Erzurum’da "Acile İlk Adım" zirvesi Erzurum’un Oltu ilçesinde, genç pratisyen hekimlere yönelik düzenlenen "Acile İlk Adım" sempozyumu, bilgi ve dayanışmayı buluşturdu. Türkiye’de bu kapsamda ilk kez yapılan etkinlik, acil servislerde görev alacak hekimlere saha deneyimi sunmayı hedefledi. Anadolu Tıp Birliği Derneği tarafından düzenlenen ve Oltu Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Faruk İşleyen’in öncülüğünde gerçekleştirilen "Acile İlk Adım" sempozyumu, 20-21 Eylül tarihlerinde Oltu Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda yapıldı. Erzurum’un farklı ilçelerinden 75 pratisyen hekimin katılımıyla gerçekleşen sempozyum, genç doktorların acil serviste karşılaşabilecekleri vakalara karşı hazırlıklı olmalarını sağlamayı amaçladı. Kitapların Ötesinde Bir Deneyi Açılış konuşmasında sempozyumun amacını anlatan Uzm. Dr. Ömer Faruk İşleyen, "Acil servis, genç meslektaşlarımız için en kritik ilk sınav. İlçelerde görev yapan uzmanlarımızın saha deneyimlerini paylaşması, birçok tıp kitabına bedel bir katkı sunuyor," ifadelerini kullandı. Acil Durumlara Uzman Yaklaşım İki gün süren program boyunca birçok önemli başlık ele alındı. Konuşmacılar arasında yer alan uzman doktorlar; travmaya yaklaşım, acilde iletişim, bilinç bozuklukları, baş ağrısı, göğüs ağrısı, karın ağrısı, nefes darlığı, intoksikasyon (zehirlenme), kadın doğum acilleri ve pediatrik aciller gibi konularda tecrübelerini aktardı. Ayrıca Oltu Cumhuriyet Savcısı Selahattin Çevik, adli raporlama ve ölüm muayenesi süreçlerine dair önemli bilgiler paylaştı. Sempozyum, sadece tıbbi eğitim değil, sosyal dayanışma açısından da dikkat çekiciydi. Katılımcılar, Oltu Kalesi manzarasında düzenlenen kahvaltılarda ve cağ kebabı gecesinde bir araya geldi. Atatürk Üniversitesi’nden gelen stajyer hekimlerin müzik konseri ise etkinliğe renk kattı. Şehir dışından gelen katılımcılar, Oltu Kaymakamlığı’nın desteğiyle ücretsiz olarak konaklatıldı. Etkinliğin sonunda düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye giren hekimlere, Oltu Taşı ve yöresel ürünlerden oluşan hediyeler verildi. Katılımcılar, bu anlamlı buluşmadan hem mesleki donanım hem de güzel hatıralarla ayrıldı. Sempozyum, Türkiye’de periferde görev yapan hekimlere yönelik bu kapsamda düzenlenen ilk etkinlik olma özelliği taşıyor. Anadolu Tıp Birliği Derneği yetkilileri, derneğin kuruluş amacı olarak "merkez dışında görev yapan sağlık çalışanlarının haklarını korumak, onları eğitmek ve güç birliği sağlamak" vizyonunu kamuoyuyla paylaştı.
Atatürk Üniversitesi’nden 22 bilim insanı, Stanford’un "Kariyer boyu dünyanın en etkili bilim insanları" listesinde
21 Eylül 2025 Pazar - 15:16 Atatürk Üniversitesi’nden 22 bilim insanı, Stanford’un "Kariyer boyu dünyanın en etkili bilim insanları" listesinde Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan ve dünya çapında büyük bir prestije sahip olan "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" listesi, Eylül 2025 itibarıyla Elsevier veri tabanında yayımlandı. Bu yılki listede, Atatürk Üniversitesi’nden 22 bilim insanı, "Kariyer Boyu Etki" kategorisinde yer alarak önemli bir gurur kaynağı oldu. Kariyer boyu akademik başarı Liste, bilim insanlarının kariyerleri boyunca ürettikleri bilimsel çalışmaların etki düzeyini dikkate alıyor. Prof. Dr. John P. A. Ioannidis öncülüğünde hazırlanan bu kapsamlı çalışmada, araştırmacılar 22 bilim alanı ve 174 alt alanda sınıflandırıldı. Elsevier’in ICSR Lab verileri ile Scopus veri tabanı üzerinden gerçekleştirilen ölçümler, bilim insanlarının uluslararası görünürlüğünü ve bilimsel etkisini nesnel verilerle ortaya koydu. Kariyer Boyu Etki: Atatürk Üniversite’li 22 akademisyenimiz dünya çapında Atatürk Üniversitesinden listeye giren akademisyenler (alfabetik sırayla): Prof. Dr. Abdulkadir Cüneyt Aydın Prof. Dr. Ahmet Gürses Prof. Dr. Armağan Hayırlı Prof. Dr. Ekrem Kalkan Prof. Dr. Emine Malkoç Prof. Dr. Enes Şayan Prof. Dr. Ensar Oğuz Prof. Dr. Ertan Yıldırım Prof. Dr. Esabi Başaran Kurbanoğlu Prof. Dr. Fatih Öz Prof. Dr. Hakan Özer Prof. Dr. Halise İnci Gül Prof. Dr. Hasan Türkez Prof. Dr. Kadir Bakırcı Prof. Dr. M. İrfan Aksu Prof. Dr. Mesut Taşkın Prof. Dr. Murat Kurudirek Prof. Dr. Sabri Selçuk Atamanalp Prof. Dr. Semra Karaca Prof. Dr. Sezai Ercişli Doç. Dr. Abdullah Emre Çağlar Doç. Dr. Esra Kavaz Yıllık Etki: 34 Akademisyen 2024 Listesinde Üniversiteden 34 akademisyen, 2024 yılı boyunca gerçekleştirdikleri çalışmalar ve atıf performanslarıyla "Son Yıl Etkisi" listesinde yer aldı. Bu başarı, Atatürk Üniversitesi’nin yalnızca köklü akademik birikimini değil, güncel bilimsel üretkenliğini de ortaya koydu. Ahiskalioglu, Ali Alak, Gonca Atamanalp, Muhammed Atamanalp, Sabri Selçuk Aydin, Abdulkadir Cüneyt Aydoan, Şakir Bakirci, Kadir Caglar, Abdullah Emre Çakmakçı, Songül Çelik, Ayhan Dikici, Burak Ercıslı, Sezai Gul, Halise Inci Gür, Cihan Hayirli, Armaan Kalkan, Ekrem Kaplan, Gökhan Karaca, Semra Kavaz Perişanoğlu, Esra Kaya, Mehmet Kovacı, Halim Küçükler, Sefa Kurudirek, Murat Nadarolu, Hayrünnisa Öz, Emel Öz, Fatih Özdemir, Selçuk Parlak, Veysel Şakar, Erdem Tümay, Süreyya Oğuz Türkez, Hasan Yildirim, Ertan Yilmaz, Rabia Meryem Yılmaz, Fazlıhan Çifte Başarı Gösteren 13 Akademisyen: Hem kariyer hem yıllık etkide zirvede Bazı akademisyenlerimiz ise her iki listede birden yer alarak Atatürk Üniversitesi’nin bilimsel gücünü iki kat perçinledi. Hem "Kariyer Boyu Etki" hem de "Son Yıl Etkisi" listelerinde bulunan isimler: Prof. Dr. Abdulkadir Cüneyt Aydın Prof. Dr. Armağan Hayırlı Prof. Dr. Ekrem Kalkan Prof. Dr. Halise İnci Gül Prof. Dr. Hasan Türkez Prof. Dr. Kadir Bakırcı Prof. Dr. Murat Kurudirek Prof. Dr. Sabri Selçuk Atamanalp Prof. Dr. Semra Karaca Prof. Dr. Sezai Ercişli Prof. Dr. Ertan Yıldırım Doç. Dr. Abdullah Emre Çağlar Doç. Dr. Esra Kavaz Uluslararası Prestij Liste, Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dr. John P. A. Ioannidis’in katkılarıyla hazırlanırken; Elsevier’in ICSR Lab verileri ve Scopus veri tabanı temel alındı. Bilim insanları 22 ana alan ve 174 alt alanda sınıflandırıldı. Atatürk Üniversitesi’nin Vizyonu Bu sonuçlar, Atatürk Üniversitesi’nin hem sürdürülebilir bilimsel etkisini hem de güncel araştırma dinamizmini ortaya koyarken; üniversitenin, Türkiye’yi uluslararası bilimsel arenada daha güçlü bir şekilde temsil etme vizyonunu da destekledi.
Rektör Hacımüftüoğlu, Teknofest 2025’e katıldı
21 Eylül 2025 Pazar - 14:54 Rektör Hacımüftüoğlu, Teknofest 2025’e katıldı Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin en önemli buluşma noktası olan TEKNOFEST 2025 İstanbul, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Festival kapsamında Atatürk Üniversitesi, yenilikçi projeleri ve genç girişimcilerin çalışmalarıyla ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin standını ziyaret ederek teknolojiye gönül vermiş gençlerle ve akademisyenlerle bir araya geldi. Çocuk atölyelerinden artırılmış gerçeklik gözlüklerine kadar geniş bir yelpazede hazırlanan etkinlikleri deneyimleyen Rektör Hacımüftüoğlu, geleceğe dair umutları büyütmenin ve paydaşlarla iş birliklerinin temellerini atmanın önemine dikkat çekti. Festival süresince birçok görüşme gerçekleştiren Rektör Hacımüftüoğlu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile birlikte stand ziyaretlerinde bulunarak öğrenciler ve akademik personelle bir araya geldi. Bilim iletişimi ve üniversitelerin geleceğe dönük vizyonu üzerine yapılan değerlendirmelerin, yol gösterici nitelikte olduğunu belirtti. TEKNOFEST kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen programa katılan Rektör Hacımüftüoğlu, yerli ve milli teknoloji hamlesiyle yetişen gençlerin heyecanının yarınlar için en büyük umut kaynağı olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile bir araya gelen Rektör Hacımüftüoğlu, üniversite bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile yapımına başlanacak İlaç Hammadde Merkezi üzerine istişarelerde bulundu. Böylesine önemli bir etkinliğin hayata geçirilmesine katkı sunanlara teşekkür eden Rektör Hacımüftüoğlu, "TEKNOFEST gençliğinin öncülüğünde daha güçlü, daha güvenli ve daha üretken bir Türkiye inşa edileceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nin yarım asırlık mezunları bir araya geldi
21 Eylül 2025 Pazar - 13:46 Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nin yarım asırlık mezunları bir araya geldi 50 yıl önce aynı sıralarda eğitim gören Erzurum Nenehatun Kız Anadolu Lisesi öğrencileri, yarım asır sonra yeniden okulda buluştu. 50 yıl önce çekilmiş siyah beyaz fotoğrafları, semaver çayı, marşlar ve halaylarla dolu duygusal ve unutulmaz bir gün yaşadılar. 1974-75 öğretim yılında mezun olan 50 eski öğrenci, yarım asır sonra Erzurum Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nde buluşarak hem anılarını tazeledi hem de eski öğretmenleriyle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Program, çeşitli etkinliklerle renklendi; sergi, müzik, çay ikramı ve duygusal konuşmalar gün boyunca sürdü. Buluşma, tarihi Erzurum Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nin bahçesinde düzenlenen programla gerçekleşti. Etkinliğe katılan mezunlar ve öğretmenler okul binasını da gezerek geçmişe yolculuk yaptı. Mezuniyetlerinin üzerinden 50 yıl geçen eski öğrenciler, 2025 yılı Eylül ayında mezuniyet yıl dönümlerini kutlamak üzere bir araya geldi. Etkinliğe 50 kadın mezun emekli öğretmen ile birlikte, emektar öğretmenlerin öğretmenleri Ülkü Çalış ve Sevinç Özyazıcıoğlu da katıldı. Programın organizasyonunu üstlenen isimlerden biri ise emekli öğretmen Çiğdem Ilıcalı oldu. Okul Müdürü Mustafa Taşer ve Beden Eğitimi Öğretmeni Güver Demir de etkinlik boyunca mezunları yalnız bırakmadı. Mezuniyetlerinin 50. yılını 50. yıl marşı ile taçlandırdılar Etkinlik, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından mezuniyetlerinin 50. yılı olması nedeniyle hep bir ağızdan 50. Yıl Marşı ve Öğretmen Marşı söylendi. Okulun mevcut öğretmenlerinden Muammer Demir tarafından okul bahçesinde hazırlanan semaver çayı, Erzurum usulü kıtlama şeker eşliğinde ikram edildi. Davul-zurna ile halay çeken mezunlar, okul binasında 50 yıl öncesine ait fotoğrafların yer aldığı nostaljik sergiyi de gezdi. Fotoğrafları cep telefonlarına kaydeden mezunlar, duygusal anlar yaşadı. Ardından okulun kütüphanesinde ağırlanan katılımcılar, okulun bugünkü durumu hakkında bilgi aldı. Neden bu buluşma gerçekleşti 50 yıl önceki arkadaşlıkları yeniden canlandırmak, öğretmenlerine şükran sunmak ve okul anılarını tazelemek amacıyla bir araya gelen mezunlar, aynı zamanda okulun eksiklerinin giderilmesine katkı sunmak ve ihtiyaç sahibi öğrencilere destek olmak için bir dernek ya da vakıf kurma kararı aldı. Bu fikir, Beden Eğitimi Öğretmeni Güver Demir tarafından önerildi ve katılımcılar tarafından olumlu karşılandı. Yeni oluşumun başkanlığına Çiğdem Ilıcalı önerildi. Duygusal anlar yaşandı Yıllar sonra öğrencileriyle bir araya gelen emekli öğretmenler Ülkü Çalış ve Sevinç Özyazıcıoğlu, eski öğrencileriyle kucaklaşıp gözyaşlarına hâkim olamadı. Çalış, "50 yıl sonra öğrencilerimle buluşmak benim için tarif edilemez bir mutluluk. Nice yıllarda tekrar bir araya gelmeyi diliyorum" dedi. Çiğdem Ilıcalı: "Biz büyük bir aileyiz" Etkinliğin öncülerinden emekli öğretmen Çiğdem Ilıcalı duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Biz 1974-75 mezunu Nenehatun Kız Öğretmen Lisesi mezunlarıyız. O dönemde Türkiye’nin dört bir yanından; Çorum, Merzifon, Amasya, Trabzon, Sivas ve İzmir’den gelen arkadaşlarımızla Erzurum’da kaynaştık. Bu okul yatılıydı ve dört yıl boyunca çok güzel bir eğitim aldık. Öğretmenlerimize minnettarız. Mezuniyetimizin 50. yılını, hayatta kalan ve gelebilen 50 arkadaşımızla birlikte kutluyoruz. Erzurum’un tarihi yerlerini gezdik, Nenehatun’un mezarını ziyaret ettik. Bu bir vefa buluşması oldu. Okulumuzun bu adıyla da gurur duyuyoruz. Arkadaşlarımız ayet güzel yetişmenin vermiş olduğu gururla Türkiye’nin dört bir tarafına dağıldık. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e layık milli ve manevi değerlerine sahip, vatanını, milletini seven milliyetçi insanlar yetiştirmeye çalıştık. Bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bu açıdan mutluyuz ayrıca bu etkinliğin düzenlenmesinde bizlerden desteklerini esirgemeyen bugünkü okul müdürümüz Mustafa Taşer, ve okul idarecilerimiz Güven Demirci ile Muammer Demir beylere de teşekkür ediyoruz." Ilıcalı, dönem arkadaşları ile her yıl bir ilde bir araya gelerek birlik beraberliklerini pekiştirdiklerini ve bundan sonra da bu buluşmanın geleneksel olarak devam edeceğini sözlerine ekledi. Etkinlik sonunda ise Çiğdem Ilıcalı aynı dönem mezun öğretmen arkadaşları adına 50 yıl önce kendilerini yetiştirmede emekleri olan emektar öğretmenleri Ülkü Çalış ile Sevinç Özyazıcıoğlu’na ve okul müdürü Mustafa Taşar’a birer buket çiçek takdim etti. Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nin tarihcesi Nenehatun Kız Anadolu Lisesi’nin kullandığı tarihi bina 1900 yılında o zamanki adıyla "Darülmuallimin" mektebi olarak bir sınıfla eğitim öğretime açılmıştır. Eğitim öğretim hayatına başladığı günden bu yana sadece eğitim amacıyla kullanılan okul, sırasıyla Darülmuallimin, Erzurum Erkek Öğretmen Okulu’na (Darülmuallimin), Nenehatun Kız İlköğretmen Okulu, Nenehatun Kız Eğitim Enstitüsü, Erzurum Kız Lisesi, Nenehatun Kız Lisesi ve Nenehatun Kız Anadolu Lisesi adıyla on binlerce mezun vermiştir.