Yerel Haberler
Erzurum
18 Mart 2026 Çarşamba - 19:51 Tarih Derneği Başkanı Özden’den 18 Mart mesajı: "Çanakkale, sadece bir savaşın değil, bağımsızlık uğruna verilen eşsiz bir mücadelenin adıdır" Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, "18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci Yıl Dönümü’ münasebetiyle mesaj yayımladı. Başkan Özden, Çanakkale Savaşının önemine değinerek, ‘’Çanakkale’yi geçilmez yapan Milletimizin vatan sevgisi ve onun bağımsız yaşama isteğidir’’ dedi. Çanakkale, tarihi nice şanlı zafer ile dolu olduğunu ifade eden Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden; mesajında; şu ifadelere yer verdi; "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü. O zafer ki; Türk milletinin içindeki bağımsızlık ateşini ve inancını dost, düşman herkese en açık şekilde göstermiş ve ’Çanakkale geçilmez’ sözlerini hepimizin zihinlerine adeta kazımıştı. Çanakkale, sadece bir savaşın değil, bağımsızlık uğruna verilen eşsiz bir mücadelenin adıdır. Aziz milletimizin, dünyada eşine rastlanmamış bir mücadelenin ardından kahramanlık destanını yazdığı yerdir. Çanakkale, sarsılmaz bir imanla vatanını canı pahasına koruyan, kader birliği yapmış bir milletin vatan evlatlarının şehit düştüğü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle: ‘Bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Sonuçları itibariyle yalnız bizim için değil, dünya tarihi için bir mihenk taşı ve bir dönüm noktası olan bu zafer, İstiklal Savaşı’nda elde edilen zaferin adeta bir ‘ön sözü’; tarihten silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen vatanını canı pahasına nasıl savunduğunun bir belgesidir. Trablusgarp’tan ve Balkan Savaşlarından çıkmış Türk ordusu henüz buralardaki kayıplarını telafi edemeden Mehmet Akif’in tabiri ile ‘Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer, Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela’ olarak nitelendirilecek sayıca fazla ve dünyanın değişik milletlerinden gelen düşmana karşı göğüs göğüse çarpışmıştır. Yaklaşık 8 buçuk ay süren savaş alanında baş gösteren açlık susuzluk ve hastalıklar ile de mücadele eden ordu aynı zamanda savaş hukukunda asla kabul edilmesi mümkün olmayan düşman askerinin atmış olduğu zehirli gazlara da maruz kalmıştır.’’ dedi. Türk ordusunun savaşta gösterdiği kahramanlıklara zekâsını kullanarak zaferin kazanılmasına da değinen Başkan Özden, ’’Bu savaş Mustafa Kemal’in stratejik hamlelerinin, İngiliz ve Fransız armadalarını sulara gömen mayınları yerleştirerek savaşın seyrini değiştiren Cevat Çobanlı Paşa’nın dehasının aynı zamanda Onbaşı Seyit Ali, silah arkadaşı Niğdeli Ali’nin yardımıyla devasa 276 kiloluk top mermisini sırtlayıp kundağa yerleştirmek suretiyle Birleşik Krallık’a ait Ocean zırhlısını yan yatırarak sulara gömen mücadele ruhunun da bir yansımasıdır.18 Mart 1915 tarihinde ‘Çanakkale geçilmez’ diyerek yazılan bu destanla, vatan toprağı içinde kardeşliğin ve vatan olma bilincinin tohumları atılmıştır. Çanakkale’yi geçilmez yapan Milletimizin vatan sevgisi ve onun bağımsız yaşama isteğidir. Bu istek, geçmişimizden bizlere bir miras, gelecek nesillere bırakacağımız müstesna bir emanettir. Bugün aziz milletimiz, ‘Çanakkale Ruhu’ bilinciyle birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ülkemiz üzerinde oynanmak istenen her türlü kirli oyunu bozacak kudrete sahiptir. Bugün sadece biz değil, bütün dünya biliyor ki Çanakkale Boğazı biz Türk milletinin elinde olduğu sürece savaşarak geçilemez. Milletimizin her ferdinin işgalci güçlere karşı omuz omuza verdiği bu mücadele, bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü örneklerinden biri oldu. Bugün geldiğimiz noktada, atalarımızdan bizlere miras kalan bu topraklarda bilimin önderliğinde sanayiden teknolojiye, sanattan spora, eğitimden sağlığa pek çok alanda dünyada önde gelen devletlerden biri olmak adına, atalarımızdan bizlere miras kalan; azim, kararlılık, inanç, milli ve manevi ruh ile hep birlikte omuz omuza verip daha çok çalışmaktır. Gelecek nesillerimize müreffeh bir ülke bırakmak için daha çok çalışmak, bu cennet vatanı bizlere yurt yapan atalarımıza ve şehitlerimize karşı olan sorumluluklarımızın başında gelmektedir.18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111.yıl dönümünde, şehitlerimizin kanı ile canı ile bizlere emanet edilen bu kutsal vatan topraklarının korunması, al bayrağımızın göklerde özgürce dalgalanması ve atalarımızdan aldığımız birlik, beraberlik, kardeşlik ve millet olma bilincinin gelecek kuşaklarımıza miras bırakılması adına bugün bizlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Erzurum Tarih Derneği Yönetim Kurulu adına bu şanlı zaferin 111’nci yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.’ sözleriyle vücut bulan Çanakkale ruhu, milletimizin birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğinin en büyük kanıtıdır. Bu şanlı mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin en önemli sorumluluğudur. Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta Millî Mücadele’nin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’de canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile şanlı tarihimizi yazan, vatan ve mukaddesat uğruna mücadele eden tüm şühedayı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz." ifadelerine yer verdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 19:45 Çanakkale ruhu Erzurum’da sahneye taşındı Erzurum’da, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında düzenlenen programda sahnelenen "Son Nefes: 57. Alay" tiyatro gösterisi izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı kuruluşlarda korunma ve bakım altında bulunan 24 kız çocuğu tarafından hazırlanan gösteri büyük beğeni topladı. Çanakkale ruhunun sahneye taşındığı performans, izleyicileri derinden etkilerken salonda zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Program sonunda kız çocuklarının sergilediği başarılı performans uzun süre alkışlandı. Erzurum Valisi Aydın Baruş’un eşi Nagihan Baruş, konuşmasında Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, "Bugün burada izlediğimiz bu anlamlı gösteri, çocuklarımızın milli ve manevi değerlerimize ne denli sahip çıktığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu duyarlılığı görmek bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Emeği geçen tüm çocuklarımızı ve organizasyonda katkı sunan herkesi yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ise konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin tarihimizdeki yerini vurgulayarak, "Çanakkale sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir milletin inancı, kararlılığı ve yeniden dirilişinin simgesidir. Bugün bu ruhun genç nesiller tarafından böylesine etkileyici bir şekilde sahneye taşınması hepimizi derinden duygulandırdı. Bu anlamlı organizasyonda emeği bulunan başta çocuklarımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum" dedi. Program sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, çocukların ortaya koyduğu emeğin çok kıymetli olduğunu belirterek, "Çocuklarımızın tarih bilinciyle yetişmesi ve milli değerlerimizi içselleştirmesi bizim için son derece önemlidir. Bu program tamamen onların emeği, gayreti ve inancıyla hazırlandı. Ortaya çıkan tablo hepimiz için gurur verici. Bu tür çalışmalarla çocuklarımızın gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programa, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Erzurum Valisi Aydın Baruş’un eşi Nagihan Baruş, Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay, kamu kurum temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
Hınıs yeni adalet sarayına kavuşuyor
22 Ağustos 2025 Cuma - 13:23 Hınıs yeni adalet sarayına kavuşuyor Erzurum’a bağlı Hınıs ilçesinde Kaymakam Onur Bektaş, Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Tuğrul, Hınıs Ağır Ceza Hakimi ve Adalet Komisyonu Başkanı Tansu Tuna, tamamlanma aşamasında olan Hınıs Adalet Sarayı binasındaki çalışmaları yerinde inceledi. Toplam 8 bin 600 metrekare kapalı alana sahip olan adalet sarayının, Eylül ayı sonunda tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor. Adalet hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve modern bir şekilde sunulabilmesi amacıyla ilçeye kazandırılan bu önemli yatırım, Hınıs halkı için de büyük bir kazanım olarak ifade ediliyor. "Adalete erişimi çok daha modern imkânlarla sağlanacak" Hınıs Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Tuğrul, söz konusu eserin adalet hizmetlerinin her alanda güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu vizyon, gayret ve destekleriyle ilçeye kazandırıldığını ifade ederken , "Başta, takdir ve himayeleriyle bu sürece öncülük eden Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’a şükranlarımı arz ediyorum. Sayın Bakanımız Yılmaz Tunç’un güçlü liderliği ve destekleriyle yürütülen bu yatırımlar sayesinde, vatandaşlarımızın adalete erişimi çok daha modern imkânlarla sağlanacaktır. Yeni adalet sarayımızın ilçemize, bölgemize ve yargı camiamıza hayırlı olmasını temenni eder; başta Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
DSİ’den Erzurum’a hayat veren yatırımlar: Taşkınlara karşı güvence
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:46 DSİ’den Erzurum’a hayat veren yatırımlar: Taşkınlara karşı güvence Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak ve musluklara sağlıklı içilebilir suyu ulaştırmak için sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için çalışıyor. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği nedeniyle yağış rejimlerinde meydana gelen düzensizliklerin, can ve mal kayıplarına yol açan afetlere sebep olduğunu ifade etti. Vatandaşları derinden etkileyen bu üzücü olayların önüne geçilebilmesi amacıyla, ülke genelinde çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Genel Müdür Balta, taşkınlara bağlı kayıpların tamamen önlenmesini hedeflediklerini belirtti. Genel Müdür Mehmet Akif Balta, "DSİ olarak, taşkınlardan kaynaklı can ve mal kayıplarının yaşanmaması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu kapsamda, Erzurum ilimizin Köprüköy ilçesine bağlı Akçam Mahallesi’nde bu yıl itibarıyla tamamladığımız çalışmaların yanı sıra, Köprüköy Güzelhisar, Oltu Ayvalı, İspir Çamlıkaya, İspir Güllübağ, Tortum İncedere, Tortum Kazandere ve Tortum Hamidiye mahallelerimizde de çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde konuştu. Balta ayrıca, "Mahallelerimizde gerçekleştirdiğimiz bu tür projelerle yalnızca taşkın riskini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda çevre düzenlemesini de iyileştirerek yaşam kalitesini artırıyoruz" ifadelerini kullandı. DSİ yatırımlarının devam edeceğini vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta; "Erzurumlu vatandaşlarımız tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanan çalışmanın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Erzurum’da da tüm DSİ yatırımlarımız birer birer hayata geçirilmeye devam edecek" dedi.
Umudum Köyü tarihi bir yarışmaya daha ev sahipliği yapacak
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:41 Umudum Köyü tarihi bir yarışmaya daha ev sahipliği yapacak EİT 2025 Erzurum Turizm Başkenti Etkinlikleri kapsamında Yakutiye Belediyesi tarafından düzenlenen "Geleneksel Rahvan At Yarışları" bu yıl da büyük bir heyecana sahne olacak. Yakutiye Belediyesi tarafından, Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenecek olan yarışlar, 24 Ağustos Pazar günü Saat:10.00’da Yakutiye ilçesi Umudum Mahallesi’ndeki Rahvan At Yarış Tesislerinde gerçekleştirilecek. Türkiye’nin dört bir yanından onlarca rahvan at ve binicisinin katılımıyla yapılacak yarışlar, bu yıl 7 farklı kategoride düzenlenecek. Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, organizasyona gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti: "2021 yılında başlattığımız bu dev organizasyon, bugün ülkemizdeki yarış severlerin ve at tutkunlarının yakından takip ettiği bir etkinlik haline geldi. Türkiye’nin farklı illerinden yoğun talep var. Bizler de bir kez daha rahvan at yarışlarımızı görkemli bir şekilde gerçekleştirmek için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Hemşehrilerimize keyifli ve unutulmaz bir gün yaşatacağız." Başkan Uçar, tüm vatandaşları etkinliğe davet ederek şunları söyledi: "Atalarımızın mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak görevidir. Geleneksel Rahvan At Yarışları, kültürümüzün en değerli parçalarından biridir. Bu vesileyle tüm halkımızı yarışlarımıza davet ediyor, birlik ve beraberlik içerisinde güzel bir gün geçirmeyi temenni ediyorum."
Erzurum’da Derya Uluğ coşkusu
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:13 Erzurum’da Derya Uluğ coşkusu Erzurum Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında sahne alan ünlü şarkıcı Derya Uluğ, dinleyicilerine unutulmaz bir konser deneyimi yaşattı. Sevilen sanatçı Derya Uluğ, Erzurum etkinlik ve miting alanında verdiği konserde on binlerce hayranıyla buluştu. Sanatçı, "Nefes", "Okyanus", "Canavar" gibi şarkılarının yanı sıra Erzurum’a özel hazırladığı repertuvarında "Sarı Gelin" ve "Nar Tanesi" gibi sevilen türkülere de yer verdi. Erzurumlu merhum sanatçı İbrahim Erkal’ın "Çare Gelmez" ve "Erzurum’a Gel" şarkılarını da yorumlayan Uluğ, Erzurumlulardan yoğun alkış aldı. Dev ekrana katledilen kadınlar, gençler ve çocukların fotoğrafları ile Gazze’de yaşanan vahşetten görüntüler yansıtılırken, "Sana Çıkıyor Yollar" şarkısını seslendiren Uluğ, "Gücümün, sesimin yettiği her yerde aynı konulara parmak basmaya devam edeceğim. Bu ülkede çocukların, bebeklerin, kadınların, genç kızların, genç delikanlıların, hayvanların ve Gazze’de zulme uğrayan, sadece savaştan dolayı değil şimdi de açlıkla sınanan bütün zulme uğrayanların sesi olacağız. Yürekten söylüyorum bunları. Artık hep birlikte toplum olarak bu acıları hissetmemeyi diliyorum. Mutlu olmayı diliyorum. Kimse yok yere bu hayattan koparılmasın istiyorum. Koparıldıkça da biz buna karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz" dedi. Dinleyiciler ünlü sanatçıya, "Erzurum seninle gurur duyuyor" tezahüratıyla karşılık verdi. Ünlü şarkıcı ayrıca, "İnanılmaz bir kalabalık. Biz yıllar önce Erzurum’a gelmiştik. Böyle bir açık hava konserine ilk defa geliyoruz. Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Sizlerle bizi buluşturduğu için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Kültür Yolu Festivali’nde emeği geçen herkese kocaman bir alkış istiyorum" diye konuştu.
ASKON Doğu Anadolu bölge teşkilat toplantısını Erzurum’da yaptı
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:05 ASKON Doğu Anadolu bölge teşkilat toplantısını Erzurum’da yaptı Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Doğu Anadolu Bölge Teşkilat Toplantısı Erzurum’da yapıldı. Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan’ın ev sahipliğinde ASKON Teşkilat Komisyonu öncülüğünde gerçekleştirilen Teşkilat Toplantısı, Anadolu Aslanları İş Adamları (ASKON) Doğu Anadolu Bölge Başkanı Abdullah Aydın Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şubesinde yapılan toplantıya ASKON Doğu Anadolu Bölge Başkanı Abdullah Aydın, ASKON Bölge Başkan Yardımcısı Burak Bilgili, Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Ağrı Şube Başkanı Mücahit Kılıçaslan, Bitlis Şube Başkanı Erhan Ayaz, Elazığ Şube Başkanı Abdullah Çınar, Iğdır Şube Başkanı Cihat Çeper, Malatya Şube Başkanı Mustafa Şarlak, Muş Şube Başkanı Serkan Karadağ, Tunceli Şube Başkan Eyüp Turan ile Van Şube Başkanı Osman Çiçek ile ASKON yönetim kurulu üyeleri katıldı. Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Doğu Anadolu Bölge Başkanı Abdullah Aydın, Bölge Başkan Yardımcısı Burak Bilgili, katılım sağlayan Şube Başkanlarına Teşekkür eden ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, ‘Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanımız kıymetli Orhan Aydın başkanımızın özverili destekleri ile iş dünyası olarak, ASKON olarak, uzun yıllardır ülkemize hizmet etmeye çalışmış, memleketimizin her sorunlarında, her sıkıntılarında yardımcı olmaya gayret etmiş ve bu memleketin, bu milletin, bu insanların değerlerine sahip çıkmaya çalışan önemli bir sivil toplum kuruluşuyuz. En zor günlerde en önde olmaya çalışan bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında olmaktan onur duyuyoruz. ASKON olarak biz de hak yolda ilerlemeye, üretmeye ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz’ dedi. ASKON Doğu Anadolu Bölge Başkanı Abdullah Aydın ise Anadolu Aslanları İş Adamları Şubelerinin önemli görevler üstendiğini, Anadolu Aslanları olarak Türkiye için ürettiklerini ve ülkenin refahına katkı sunduklarını ifade etti. Aydın ‘ASKON’un hızlı bir şekilde şehirlerdeki yapılanmalarımızı da arttırdık. Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Dadaşlar Diyarı Erzurum’da kıymetli şube başkanlarımız ile bir araya geldik. Bugün güzel cennet vatanımızın hangi köşesine giderseniz gidin yeniden bina edilmiş, çağdaş şehircilik hüviyetine kavuşmuş bir Türkiye görürsünüz. ASKON’umuzun birlik ve bütünlüğünün tesisi, yarınların güçlü, müreffeh Türkiye’sinin inşası ve mazlumların hamiliği üzerine geçmiştir. Hayata geçirdiğimiz ve geçireceğimiz tüm proje ve çalışmalarla, kentlerimizi ve bu kentin çalışkan, yiğit ve mert insanlarını daha müreffeh, daha yaşanabilir bir kent iklimine mutlaka kavuşturacağız. ASKON olarak, bölgenin ticari ve ekonomisini canlandırmak, ihracatını artırma hedefindeyiz. Şehir ve bölge ekonomisini konuşuyoruz. Her şehrimizin ayrı ekonomik potansiyeli var. Bölgenin sanayiye ve ticarete katacağı değer bizim için önemli. ASKON olarak bu değeri yükselteceğiz. Misafirperverliği ile yakın ilgisini esirgemeyen ASKON Erzurum Şube Başkanımız Yavuz Turan’a Şube Başkanlarımıza, katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum’ diye konuştu.
AGV Münevver Hanımlar Yüksek Öğrenim Kız Yurdu’nun temeli atıldı
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:05 AGV Münevver Hanımlar Yüksek Öğrenim Kız Yurdu’nun temeli atıldı Abdurrahmangazi Vakfı’nın "Münevver Hanımlar Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu"nun inşaat temeli yapılan törenle atıldı. AGV’nin Şehit Bahattin Yıldız Erkek Öğrenci Yurdu’nun hemen yanında temelleri atılan kız öğrenci yurdunun bir kısmı da hanımların İslami ilimlerde öğrenim alacakları medrese olacak. Temel atma töreni Ayasofya Cami imamı Bünyamin Topçuoğlu’nun okuduğu Kuran tilavetiyle başlandı. AGV Başkanı Abdulkadir Karataş’ın açılış konuşmasından sonra mikrofona gelen AGV Onursal Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ağırman, İstanbul için Eyüp Sultan, Ankara için Hacı Bayram Veli, Bursa için Emir Sultan ne ise Erzurum için de sahabe şehit Abdurrahman Gazi odur. Biz de Allah yolunda hizmet etmesini murat ettiğimiz vakfımıza Abdurrahman Gazi adını vermiştik. Yüksek öğrenim erkek yurdumuzun temelini attığımız gün arkadaşımız Bahattin Yıldız Afganistan’daki öğrencilere yardım için giderken uçak düşmesi sonucu şehit olunca onun adını verdik. Evi, yuvayı kuran, evlatlarımızın ilk muallimi olan hanımların İslami eğitim alacakları medresemizin ve yurdumuzun adını da "nurlu, entelektüel, aydınlanmış, ışık saçan" anlamlarına gelen "Münevver" koyuyoruz. Evet, hizmet binamızın adı "Münevver Hanımlar Yüksek Öğrenim Kız Talebe Yurdu" olacak. Hizmet almak isteyen her hanıma burada İslamî eğitim de verilecek. Yurdun yapımına en büyük desteği Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen vermiştir. Huzurlarınızda Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’e şükranlarımı sunuyorum." dedi. Başkan Sekmen: "Her zaman destek olacağız" Daha sonra konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Mustafa Ağırman hocanın projeyi kendisine tanıtmasından sonra her türlü desteği vereceğine dair taahhütte bulunduğunu söyleyerek aynı taahhüdü törene katılanların huzurunda bir kez daha yineledi ve milletin milli ve manevi değerlerini yaşatacak her hizmeti desteklediklerini ifade ederek AGV Münevver Hanımlar Kız Öğrenci Yurdunun hayırlı olmasını diledi. Temel atma töreninde Erzurum Milletvekili Selami Altunok’un yaptığı konuşmadan sonra Erzurum İl Müftüsü Rüstem Can dua ettikten sonra yurt inşaatının temeline ilk harç döküldü. Temel atma törenine Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok ve M. Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyyan Keleş, İl Müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bakan Yerlikaya: "Türkiye artık terörle anılan değil, teknolojiyle, yatırımla, ihracatla anılan bir ülke olmakta kararlıdır"
21 Ağustos 2025 Perşembe - 22:29 Bakan Yerlikaya: "Türkiye artık terörle anılan değil, teknolojiyle, yatırımla, ihracatla anılan bir ülke olmakta kararlıdır" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Türkiye artık terörle anılan değil, teknolojiyle, yatırımla, ihracatla anılan bir ülke olmakta kararlıdır" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Hep birlikte güçlü Türkiye" sloganıyla başlatılan "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı çerçevesinde Erzurum’da AK Parti teşkilatlarıyla bir araya geldi. Palandöken Kayak Merkezi’nde Büyükşehir Belediyesi’ne ait Cafe 25’de düzenlenen programda konuşan Yerlikaya, 24 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde zincirlerini kırıp parçalamak için kutlu bir yola çıktıklarını ifade ederek, "Sözde değil özde bir değişimin öncüsü olduk. Ne demiştik yola çıkarken? ’Yeter, söz de karar da milletindir.’ O günden bugüne millete efendilik değil, hizmetkârlık yapmayı şeref saydık. AK Parti teşkilatları olarak her bir üyemizle tüm vatandaşlarımızı kucakladık. Ülkemizin çıkarlarını her şeyin üstünde tuttuk. İcraatla konuştuk, eserlerle ilerledik. Sloganla değil, hizmetlerle gönüllere girdik. Biz, karşılaştığı sorunlardan yılıp, korkup kaçanlardan değiliz. ’Milletimizi hak ettiği yere nasıl taşırız?’ diyenlerdeniz. Çünkü AK Parti sadece bir siyasi hareket değil, bu toprakların dualarıyla mayalanmış, bir milletin alın teriyle yoğrulmuş büyük bir inşa hareketidir" dedi. "Ecdadımızdan aldığımız miras, Anadolu irfanını yansıtır" "Hamdolsun ki, milletimiz tarafından vaatlerle değil, eserlerle, lafla değil, sunduğumuz hizmetlerle anılıyoruz" diyen Bakan Yerlikaya, verdikleri sözleri hayata geçiren bir siyasal hareketin mensupları olduklarını vurguladı. Yerlikaya, "AK Parti, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür, bir hazinedir. Ecdadımızdan aldığımız miras, Anadolu irfanını yansıtır; mücadele ruhunu bugünlere taşır. AK Parti, 24 yıla nice başarıları sığdırmış bir sevda yolculuğudur. Savunma sanayiinde bugün artık kendi SİHA’sını, TİHA’sını, füzelerini, uydusunu üreten bir Türkiye var. Kendi göklerini koruyan, kendi denizlerini savunan bir irade var. Sağlıkta salgın döneminde dünya birbirine yardım çağrısı yaparken, Türkiye 160’tan fazla ülkeye tıbbi yardım gönderdi. Şehir hastanelerimiz gurur kaynağımız oldu. ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ anlayışıyla eğitime büyük önem verdik. Her ile üniversite dedik. Derslik sayılarını, okul sayılarını artırdık. Öğretmen atamalarında tarihi rekorlara imza attık" diye konuştu. "Dünyayı başlarına yıkacak kadar güçlüyüz" "Erzurum da bu vizyonun öncüsü oldu. Çünkü biz inanıyoruz güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü nesiller yetiştirmekten geçer. Ulaşımda tünellerle, köprülerle, otobanlarla sadece yolları değil; doğuyla batıyı, kuzeyle güneyi birleştirdik. Sadece şehirleri değil, gönülleri birbirine bağladık" diyen Bakan Yerlikaya, "Devletimiz tüm kurumlarıyla, bakanlıklarımız kendi alanlarıyla tarihi başarılara imza attı, atmaya da devam ediyor. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de huzurun ve güvenliğin teminatı olarak suçla, terörle, uyuşturucuyla mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Şehir eşkıyalarının, zehir tacirlerinin hedefinde olan gençlerimize sesleniyorum: Sakın ola onların yalan dünyalarına kanmayın. Onlarla ahbaplık etmeyin. Sularından içmeyin. Sofralarına oturmayın. Devletimiz güçlüdür. Tekrar ediyorum devletimiz çok güçlüdür. Zehir tacirlerine de, şehir eşkiyalarına da dünyayı başlarına yıkacak kadar güçlüdür" dedi. "Yeni bir güvenlik konseptiyle hareket ediyoruz" Halkın huzuru için suça fırsat vermeyen, önleyici güvenlik politikalarını esas alan yeni bir güvenlik konseptiyle hareket ettiklerini vurgulayan Bakanı Yerlikaya, "Türkiye’nin huzuruna kasteden her yapının karşısında dimdik duruyoruz. Veriler açık ve net. Erzurum’da 2022’de 516 olan mal varlığına karşı işlenen suç sayısı, 2024’te 99’a, 2025’in ilk 7 ayında ise sadece 29’a düştü. Suçlar azalıyor, aydınlatma oranları artıyor. Bugün Erzurum’da kişilere karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranı yüzde 99,6. Bu yılın ilk 7 ayında mal varlığına karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranı ise yüzde 80’e ulaştı. Bu, milletimizin huzuruna adanmış bir iradenin, sabahı olmayan nöbetlerin sonucudur. Artık Türkiye terörle anılan değil; teknolojiyle, yatırımla, ihracatla anılan bir ülke olmakta kararlıdır. 40 yılı aşkın süredir ülkemizin yükselişinin önüne set çeken, kardeşliğimizi hedef alan terör sorunu inşallah topraklarımızdan tamamen siliniyor" ifadelerini kullandı. "Milletimizin birliğini bozamayacaklar" "Türk’üyle, Kürt’üyle, Arab’ı, Alevisi ve Sünnisiyle bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya çalışanlar nasıl ki dün başaramadılarsa, bundan sonra da başaramayacaklar" diyen Bakan Yerlikaya sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı bayrağın altında göğsünü siper eden, aynı toprağa can veren milletimizin birliğini bozamayacaklar. Bugün Cudi’de çocuklar oynuyor, Gabar’dan petrol fışkırıyor, Munzur’da hayat yeşeriyor. Terör artık bu dağların değil, tarihin karanlık bir dipnotudur. Ve tüm bu kazanımlar, Erzurum gibi vefakâr şehirlerimizin sarsılmaz desteğiyle mümkün oldu. AK Parti’mizin ülkemize kazandırdığı tüm eserler, milletimize olan sevdamızın, kalkınma ve büyüme yolundaki kararlılığımızın yansımasıdır. Bu kararlılığın en güzel örneklerinden birini Erzurum’da görüyoruz. Erzurum’a kazandırılan dev projeler ve yapılan yatırımlar, bu kadim şehrin ekonomisine güç, sanayisine canlılık kattı. Erzurum Organize Sanayi Bölgesi, üretime güç katıyor, istihdam sağlıyor. Sadece Erzurum’umuzun değil, bölgenin kalkınmasına da öncülük ediyor. Son 10 yılda Büyükşehir Belediyemizin yaptığı yaklaşık 800 sulama göleti, çiftçimizin toprağına bereket, mahsulüne can suyu oldu. Yine 11 adet yüksek irtifa kamp merkezi ile Erzurum, spor turizminin yıldızı haline geldi. Palandöken ve Konaklı, artık sadece Erzurum’un değil, Avrupa’nın sayılı kayak merkezlerinden. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz yıl Erzurum İl Kongresi’nde müjde vermişti, ’20 bin kişilik yeni stadyumu Erzurum’a kazandıracağız’ demişti. İnşallah en kısa zamanda Erzurumlu kardeşlerimizin hizmetinde olacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız da yoğun bir şekilde çalışıyor. Dallıkavak, Kırık, Kop ve Çirişli tünellerinin yapımı devam ediyor. Bunun yanında baraj projeleri de halihazırda sürüyor. Bütün bunlar birer tesadüf değil. Her biri büyük ve güçlü Türkiye hedefimizin Erzurum’da somutlaşan örnekleri. AK Parti Erzurum İl Teşkilatı olarak, Kadın ve Gençlik Kolları olarak omuzladığınız sorumluluğun ne kadar ağır olduğunu çok iyi biliyorum. Sizlerin yüklendiği bu sorumluluk, sadece seçim kazanmak değil, bu ülkenin kaderine yön verme sorumluluğudur." "Ne vesayet, ne kumpas, ne tehdit, hiçbiri bizi yolumuzdan döndüremez" AK Parti Kadın ve Gençlik kollarının bir teşkilatın değil, bir milletin dirilişini temsil ettiğini belirten Bakan Yerlikaya, "Tıpkı ’Bebeğim anasız büyür de, vatansız büyümez’ diyerek cepheye koşan Nene Hatun gibi sizler de inancın, fedakârlığın ve vatan aşkının timsalisiniz. Vatanınıza olan bağlılığınızla, sadakatinizle AK Partimizin kutlu yürüyüşünde en büyük gücümüz sizlersiniz. Allah hepinizden razı olsun. Sevgili gençler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı’na dönüştürecek olan sizlersiniz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi inandığımız yol, bu millete yorulmadan canla başla hizmet etme yoludur. Ne vesayet, ne kumpas, ne tehdit, hiçbiri bizi yolumuzdan döndüremez. Bu yolda AK Parti ailesinin fertleri olarak bizler, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Bu toprakların vicdanını dile getiren merhum Nuri Pakdil’in dizeleriyle ’Ey sevdası büyük dava, Ey alnında secde izi taşıyan millet, Senin yürüdüğün yolda olmak, Zamanı ve mekânı şereflendirir" dedi. "Bu yolların kralı yok, bu yolların kuralı var" Bakan Ali Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yüzyılı Türkiye yüzyılı yapmak için verdiği talimatlar için İçişleri Bakanlığında görevli 675 bin kişiyle gece gündüz çalıştıklarını dile getirerek, "Kara, mavi ve siber vatanda huzur, güvenlik ve esenlik için çalışmalara devam ediyoruz. Bu güvenlik hizmetlerinden bir bölümünde trafik bölümü ve 37.5 milyon sürücü ehliyeti sahibi var. Bu yolların kralı yok, bu yolların kuralı var. Cumhurbaşkanımızın trafik güveliğine ilişkin beklentileri var. 3 Şubat 2021’de milletin evi Külliye’de bir hedef belirliyor. Cumhurbaşkanımız diyor ki ’Kazaları azaltmamamız, ölümleri 2030’da yarı yarıya düşürmemiz lazım. 2050’de de öyle bir trafik kültürü oluşsun ki sıfır can kaybı olsun’ diyor. Hedef bu. 6 Şubat depremleriyle ile ilgili bizim tüm odaklandığımız, vatandaşlarımıza ulaşmak, yaraları sarmak oldu. Denetimlerimiz tam anlamıyla hemen hemen durma noktasına girdi. Peşinden seçimler ve şöyle bir şey oldu. Günlük 14.4 olan maalesef ölüm, kaza oranları, bir anda 4 ayın sonunda ben geldiğimde 17.9’a yani 18’e çıkmış. Bir günde. Bir günde ölen sayısı trafik kazalarında 18 olurken, bin 55 kişi yaralı olarak hastanelere gitmiş. 2 yılda 15 bin yeni araç aldık ve trafik ekipleri yüzde 40 artırıldı" şeklinde konuştu. "Bunu söyleyince yüreğim yanıyor" Bir yılda denetimi yüzde 50 yani 41.3 milyon artırdıklarını anlatan Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Büyük bir emek var. 123 milyon yüz yüze denetim yaptık yeni araçlar ve yaka kameralarıyla beraber. Ne oldu biliyor musunuz ? Bir yılda 6 bin 351 vatandaşımız maalesef trafik kazalarında öldü. Sadece 2023’te bundan 197 kişi daha fazlaydı. Yüzde 50 denetimi artırmama rağmen, 41.3 milyon yüz yüze denetimi artırmamıza rağmen sadece 197 kişiyi kurtarabildik. Şimdi arkadaşlar Cumhurbaşkanımız 10 yılda yarı yarıya indireceksiniz dedi. Koşarak kabinede 2024 Mart’ının ilk haftasındaki olanları kabinede arz ettim. Şu 36 maddeyi güncellememiz lazım dedim. Bu cezalar hafif. Şöyle bir ceza türü var. Tam 304 bin ceza, dur ihtarına uymadığı için yazıldı. Cezası ne? 2 bin 174 lira. Dursam arabamı bağlayacaklar diyor gidiyor. Biz yine yakalıyoruz, cezasını yazıyoruz ama 9 tane şehit verdim, 26 tane de gazimiz var. Bunu söyleyince yüreğim yanıyor. Onun da çocuğu var, ailesi var. Gittim oturdum onlarla beraber hüngür hüngür ağladım. Dursa çocuğu öksüz yetim kalmayacak. Öyle bir ceza olur mu? Ben bunu anlattığım zaman ’Bizde böyle bir şey olmaz’ diyorlar. ’Aklını kaçırmış, deli olması lazım’ diyorlar." "Hız ihlalinden bir günde 10 kişi ölüyor" Trafik sorununu çözmeye kararlı olduklarını belirten Yerlikaya, "Ölümlerin yüzde 84’ü sadece beş kural ihlalinden. Hız ihlalinden bir günde 10 kişi ölüyor. 3 günde bir kırmızı ışıktan insan ölüyor. Erzurum’da geçen sene 75 kişi vefat etmiş. Her 5 günde bir Erzurum’da bir kişi trafik kazasında ölüyor. Yazık değil mi? Dünya Sağlık Örgütü diyor ki önlenebilir halk sağlığı sorunu. Ne demek bu. Sen tedbir alsaydın bu olmayacaktı. Dursaydın bu çocuk yetim kalmazdı. Ceza yazmaktan keyif almıyoruz biz. Bizim derdimiz ateş düşmesin. O yüzden ceza yazarak değil trafik güvenliğinde trafik kültürü oluşması lazım. Gece saat 3’te hiç kimsenin olmadığı Erzurum’da bir yolda benim dadaş kardeşim, kırmızı yanıyorsa gelip orada çat diye durması lazım. Yanındaki diyecek ki ’Kimse yok. Niye duruyor ki burada?’ O da diyecek ki, ’Kul hakkı. Ben burada dururum kardeşim.’ Öyle dediğimiz zaman bitti bu iş. Biz 17,4’e indirdik, nüfusu bizimle aynı Almanya’da bu rakam 6,5. Biz onlardan daha iyi olamaz mıyız?" dedi.
Karaz Kültürü, sergi ve konferans ile anlatılacak
21 Ağustos 2025 Perşembe - 16:32 Karaz Kültürü, sergi ve konferans ile anlatılacak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün Cumhuriyetimizin 102’nci yılı vesilesiyle düzenlemiş olduğu 100+2 sergi projesi ve Erzurum Kültür Yolu Festivali kapsamında kentin kadim kültürü "Karaz", hem sergi hem de kapsamlı bir sempozyum ile detaylı bir şekilde değerlendirilecek. 83 yıl önce Erzurum’da ilk kazıları başlatan Hamit Zübeyr Koşay anısına düzenlenen sergi ve sempozyum ile 5 bin 500 yıl önce tarih sahnesinde ilk adımları ile tanınan ve bin yılı aşkın süre varlığını sürdüren bu önemli ve özgün kültürün, tüm farklılık ve benzerliklerini bir arada görebilecek ve anlatılacak. Kafkaslardan İran içlerine, Doğu Anadolu’dan Levant kıyılarına dek devasa bir coğrafyada yayılım gösteren Karaz kültürünün çekirdek bölgelerinden biri olan Erzurum, kendi kültürünü kendi evinde misafir etmenin onurunu ve gururunu yaşıyor. 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Erzurum Müzesi Konferans salonunda düzenlenecek olan sempozyumda, yurt içinden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda bilim insanı tarafından, toplam 42 bildiri sunulacak. Bildiriler yüz yüze ve online gerçekleştirilecek, aynı zamanda 2 gün boyunca Arkeoloji Haber Youtube kanalında canlı olarak yayınlanacak. Yerleşik ve yarı hareketli/yaylacı olarak tanımlanan Karaz Kültürü, sosyal ve ekonomik yaşam biçimi içinde seramik ve ocaklarıyla karakteristik özelliklerine sıkı sıkıya bağlı bir toplum özellikleri sergiliyor. Karazlıların form ve stilistik özelliklerinde hem yayılmış oldukları topraklardaki kültürleri etkilediği hem de o topraklarda kendisinden önce varlık göstermiş kültürlerden beslenerek yepyeni özellikler kazandığı bölgesellik, tüm detayları ile tartışılacak. Aynı zamanda kültüre dair yapılan ilk DNA analizleri, antropolojik analizler, komşu bölgelerde ve ilde yapılan kazılar, yerleşim stratejileri, mimarisi, madencilik aktiviteleri, arkeolojik ve arkeometrik veriler ışığında bilim dünyasıyla paylaşılacak. Erken Tunç Çağlar’da tüm Doğu Anadolu’ya damgasını vuran bu kültürü her açıdan tanımak ve tanımlamak adına ilk kez gerçekleştirilen bu sempozyum ile pek çok bilinmeyen noktanın aydınlatılacağı belirtiliyor. "Erzurum’un Karaz Kültürü ve ötesi: Büyük ve karmaşık kültürel bir olgunun anatomisi" konulu sempozyuma ilgilenen tüm vatandaşlar davet edildi.
Atatürk Üniversitesi ile Çin’in Southwest Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
21 Ağustos 2025 Perşembe - 14:25 Atatürk Üniversitesi ile Çin’in Southwest Üniversitesi arasında iş birliği protokolü Atatürk Üniversitesi, uluslararası akademik iş birliklerini güçlendirme yolunda önemli bir adım daha attı. Bu kapsamda, Çin’in önde gelen eğitim kurumlarından olan Southwest Üniversitesinden Prof. Dr. Deshou Wang, Prof. Dr. Wenjing Tao ve beraberlerindeki akademisyenler Atatürk Üniversitesine bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında fakültede üç sunum yapan ve öğrencilerle iki saatlik bir eğitim programı gerçekleştiren ekip, özellikle CRISPR/Cas9 genom düzenleme tekniğinin su ürünleri sektöründe kullanımına yönelik önemli bilgileri paylaştı. Dünyada balıklarda genom editleme konusunda CRISPR/Cas9 teknolojisini ilk kez başarıyla kullanan ve bu alanda laboratuvarı dünyada bir numara kabul edilen Prof. Dr. Wang, deneyimlerini öğrenciler ve akademisyenlerle paylaşarak büyük ilgi topladı. Gerçekleştirilen toplantılarda, ülkemizin su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların çözümünde CRISPR genom editleme tekniğinin nasıl kullanılabileceği tartışıldı. Ayrıca gelecekte ortaklaşa yürütülecek araştırma başlıkları belirlendi. Bu kapsamda, Atatürk Üniversitesinden iki doktora öğrencisinin Southwest Üniversitesinde eğitim görmesi kararlaştırıldı. Bunun yanı sıra akademisyen ve öğrenci değişim programları ile ortak araştırma projelerini içeren bir iş birliği anlaşması imzalandı. Heyet, ziyaretleri sırasında Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile de bir araya geldi. Yapılan görüşmede iki üniversite arasındaki iş birliği protokolü imzalanarak resmiyet kazandı. "Üniversitemiz, Uluslararası Bilimsel İş Birliklerine Büyük Önem Vermektedir" Rektör Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Üniversitemiz, uluslararası bilimsel iş birliklerine büyük önem vermektedir. Çin’in önde gelen üniversitelerinden Southwest Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokol hem öğrencilerimizin hem de akademisyenlerimizin dünyadaki en güncel bilimsel yöntemlerle buluşması açısından son derece değerli. Özellikle CRISPR/Cas9 teknolojisinin su ürünleri alanında kullanımına dair yapılan çalışmalar, ülkemiz için stratejik öneme sahiptir. Bu iş birliği sayesinde bilgi ve deneyim paylaşımının yanı sıra geleceğin bilim insanlarına da önemli fırsatlar sunulacaktır." Atatürk Üniversitesi, bilimsel gelişmeleri yakından takip eden vizyoner yaklaşımıyla, dünya çapında güçlü akademik bağlar kurmaya ve bu bağları somut projelerle desteklemeye devam ediyor.