Yerel Haberler
Erzurum
Atatürk Üniversitesi ve TÜME’den dev iş birliği: Tarımda akıllı dönüşüm 24 Şubat 2026 Salı - 17:19:09 Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm" konferansı; akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yaptığı etkinlikte, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, tarımda teknolojik devrimin yol haritasını çizdi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Tarımda Dijital Dönüşümün Bilgi Üssü Olmayı Hedefliyoruz" 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programın açılışını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, tarımın 10 bin yıllık tarihindeki en büyük dönüşümü yaşadığını belirterek; artık tarlayı hisseden, veriyi okuyan ve geleceği modelleyen bir teknoloji kuşağında olduğumuzu vurguladı. Bu konferansı Erzurum’un geleceğine dair bir "niyet beyanı" olarak gördüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin köklü akademik birikimiyle tarımda dijital dönüşümün bilgi üssü olmayı hedeflediğini belirtti. Erzurum’un zorlu iklim ve coğrafi koşullarının aslında bir avantaj olduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu: "Buradaki sert koşullarda başarıyla çalışan bir teknoloji, dünyanın her yerinde çalışabilir. Erzurum, tarım teknolojileri için dünyanın en gerçekçi test sahasıdır" dedi. Özellikle hayvancılıkta sürü takip sistemleri ve yapay zekâ destekli erken uyarı modellerinin önemine değinen Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin teknolojiyi üreten ve çiftçiyle buluşturan bir "köprü" rolü üstlendiğini kaydetti. Son olarak iklim değişikliği tehdidine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, yapay zekânın iklim-tarım modellemelerinde hayati bir rol oynayacağını söyledi. Üniversitenin kapılarının tüm araştırmacı ve üreticilere açık olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, bu bilimsel seferberliğin bölgeyi sadece tarım yapan değil, tarım teknolojisi ihraç eden bir merkeze dönüştüreceğinin altını çizdi. Başkan Sekmen: "Toprağa Yatırım, Bağımsızlığa Yatırımdır" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’u "hayvancılığın kalesi ve tarımın omurgası" olarak nitelendirdi. Dünyanın değiştiğini ve geleneksel yöntemlerin yerini veri odaklı sistemlere bıraktığını ifade eden Sekmen, yerel yönetim olarak üreticiyi teknolojiyle buluşturmayı milli bir görev olarak gördüklerini, gıda güvenliğinin artık savunma sanayii kadar stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca Canlı Hayvan Borsası, Et Entegre Tesisleri ve fuar organizasyonlarıyla altyapıyı güçlendirdiklerini hatırlatan Başkan Sekmen: "Şimdi üretimi dijital teknoloji ile akıllandırma zamanı. Yapay zekâ; daha az maliyet, daha fazla verim ve suyun israf edilmemesi demektir" dedi. Başkan Sekmen, bu teknolojik dönüşümün gençlerin tarımdan uzaklaşmasını engelleyeceğini ve meraları birer teknoloji üssüne çevireceğini belirtti. Gençlere ve girişimcilere çağrıda bulunan Sekmen, tarımın artık sadece sabanla değil, yazılım ve mühendislikle şekillendiğini söyledi. Üniversite ile iş birliğini her alanda güçlendireceklerini belirten Sekmen: "Hedefimiz Erzurum’u tarım teknolojilerinin merkezi yapmaktır. Toprağa ve teknolojiye yapılan yatırım, ülkemizin tam bağımsızlık vizyonuna hizmet edecektir" diyerek sözlerini tamamladı. TÜME Vakfı Başkanı Karagöz: "Otonom Sistemlerle Tarımda Verimlilik Devrimi Başlıyor" Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, sunumuna dünya genelinde artan gıda talebi ile azalan su ve toprak kaynakları arasındaki kritik dengeye dikkat çekerek başladı. Mevcut üretim baskısının ciddi sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz: "Çözüm, geleneksel yöntemlerde değil; daha az kaynakla daha fazla ve daha sağlıklı üretim yapmamızı sağlayacak yapay zekâ destekli otonom işletmelerdedir. Tarım ve hayvancılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz" dedi. Türkiye’nin özellikle süt ve et üretiminde bir sıçrama yapması gerektiğini vurgulayan Karagöz, bunun ancak teknoloji kullanımı, ölçek ekonomisi ve genetik ıslah üçgeniyle mümkün olabileceğini belirtti. Erzurum’un sahip olduğu geniş mera alanları ve hayvan varlığının, teknoloji temelli bir dönüşümle ulusal bir güç haline gelebileceğini söyleyen Karagöz, TÜME ekosistemi kapsamında geliştirilen; otonom sağım sistemleri, sürü yönetim yazılımları, görüntü işleme teknolojileri, akıllı ahır modelleri ve otonom hasat çözümlerinin sahada uygulanmaya hazır olduğunu müjdeledi. Genç girişimcilere ve öğrencilere özel bir parantez açan Karagöz, onları bu dijital dönüşümün sadece izleyicisi değil, bizzat mutfağındaki aktörleri olmaya davet etti. TEKNOFEST Tarım Teknolojileri yarışmalarının bu anlamda büyük bir fırsat olduğunu hatırlatarak; arz güvenliği, iklim-çevre dostu projeler ve güvenilir gıda temalı çalışmalara odaklanılması gerektiğini belirtti. Karagöz, konuşmasını üniversitelerle iş birliği içerisinde hayata geçirilecek olan "Yapay Zekâya Dayalı Otonom Eğitim Çiftlikleri" modelinin, teorik bilgiyi sahada kazanca dönüştüreceği vizyonuyla tamamladı. Soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.
Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:51 Kotanlı; "Mutfaktaki yangın resmileşti emekli perişan memur çaresiz" Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu ALKON Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı; TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile ilgili yaptığı açıklamada; Ocak ayı verileri ve sabit gelirlinin alım gücü kaybının ramazan ayı öncesi umutsuzluğu artırdığını söyledi. Kotanlı, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayında %0,89 olarak ilan ettiği enflasyonu, ocak ayında %4,84 olarak açıklayarak mutfaktaki yangını resmen tescil etmiştir. Ancak sokaktaki vatandaş için bu rakamlar sadece birer istatistik değil, hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zorlaştığının belgesidir. Bu keskin artışın oluşturduğu hayal kırıklığını ve geçim kaygısını anlamamak imkânsız. Bir ayda %0,89’dan %4,84’e fırlayan rakamlar, mutfaktaki yangının kâğıt üzerindeki itirafı gibi duruyor. Özellikle sabit gelirli memur ve emekliler için bu durum, zammın daha cebe girmeden erimesi anlamına geliyor" dedi. Kotanlı açıklamasında; TÜİK’in açıkladığı rakamlar arasındaki uçurumun yüzde 0,89’dan yüzde 4,84’e sadece 30 gün içerisinde enflasyonun 5 katına çıkması, piyasadaki fiyat istikrarsızlığının en somut göstergesi olduğunu ifade ederek, "Aralık ayında Memur ve Emekli maaş zamlarının açıklanacağı dönemde "durağan" gösterilen rakamların, ocak ayında bir patlamaya dönüşmesi, ocak ayı maaş zamlarını daha cebe girmeden geri almıştır. Memur ve Emekli İçin zammın hükmü kalmamıştır" Bugün açıklanan bu verilerle birlikte; Maaşlar Kâğıt Üzerinde kalmıştır memura ve emekliye yapılan yüzdelik artışlar, yüzde 4,84’lük tek aylık darbeyle daha ilk aydan itibaren "eksiye" düşmüştür. Emekli Kaderine Terk Edilmiştir En düşük emekli maaşıyla bir ayı geçirmek artık imkânsız hale gelmiştir. Temel gıda, kira ve ısınma giderleri karşısında emeklinin dayanacak gücü kalmamıştır. Memur ve Emeklinin enflasyonu Çok Daha Yüksek haldedir Sokakta, pazarda ve markette hissedilen enflasyon, açıklanan bu resmi verilerin çok daha ötesindedir. Hükümet yetkililerine Maliye Bakanına Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanına Acil Eylem Çağrısında bulunuyoruz Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Sabit gelirliyi korumayan, her ay eriyen maaşlara çözüm üretmeyen ekonomik yaklaşımlar iflas etmiştir" diye konuştu. Kotanlı açıklamasını şöyle sürdürdü; "Eşel Mobil Sistemi uygulanmalı Enflasyon farkları her ay maaşlara yansıtılmalıdır. Gerçek piyasa koşulları dikkate alınarak acilen ek bir refah payı düzenlemesi yapılmalıdır. Milyonlarca memur ve emekli, "rakamsal oyunlar" değil, insanca yaşayabileceği bir alım gücü talep etmektedir. Enflasyon rakamları düşmediği sürece, yapılan her zam "eriyen bir kar" olmaya mahkumdur. Maaşlar erirken, sorumluların sessiz kalması kabul edilemez."
Kur’an aşıkları gönülleri mest etti
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:07 Kur’an aşıkları gönülleri mest etti Erzurum Uluslararası Öğrenci Derneği tarafından düzenlenen Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması gönülleri mest etti. Üniversite eğitimlerini Erzurum’da devam ettiren dünyanın değişik coğrafyalarından gelen misafir öğrenciler okudukları Kur’an-ı Kerim’le dinleyenleri adeta mest ettiler. 20 farklı ülkeden kırk yedi uluslararası öğrencinin müracaat ettiği yarışmada öğrenciler daha önce belirlemiş oldukları yerleri jüri üyelerine okudular. Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okuyan öğrencilerden on kişi ön elemeyi geçerek finalde yarışmaya hak kazandı. Kaybedeni olmayan yarışmada finale Yemen, Nijerya, Moritanya, Irak, Gine Biseu, Tunus, Bangladeşli öğrenciler yükseldi. Jüri üyeliğini Erzurum Müftü Yardımcısı Sebahattin Erdoğan, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğr.Üyesi Doç Dr. Recep Ertugay, UDEF Bölge Başkanı Ergün Halis ve EHAD Erzurum Temsilcisi Abdurrahman İkinci yaptı. Okuma sıralamasının belirlendiği kura ile yarışma başladı. Uluslararası öğrenciler daha önce belirledikleri yerleri kendilerini dinlemeye gelen misafirlerin huzurunda jüriye karşı okudular. Jüri üyeleri güzel okuma, tecvid gibi genel kurallara bakarak öğrencileri değerlendirdiler. Değerlendirme sonunda Irak’tan Husam Aljawaan birinci oldu. İkinciliği Nijerya’dan Jubrıl Sanusı aldı. Yemenli öğrenci Hesham Ahmed’in üçüncü olduğu yarışma dinleyenleri Asr-ı Saadete götürdü. Üç ayların manevi iklimini uluslararası öğrenciler hep beraber yaşadılar. Yarışmayı tertip eden Erzurum Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Ertan Halit Aksakal, ’’Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir hadisinden yola çıkarak üç ayların manevi bereketini öğrencilerle beraber yaşamak istedik. Bu arzumuzu bir yarışma ile taçlandırdık. Yirmi farklı ülkeden Kur’an aşıklarının yarıştığı yarışmada vahyin sesine kulak verdik. Vahyin sesiyle görev ve sorumluluklarımızı tekrar hatırladık. Dereceye giren öğrencilere hediyelerini verdik. Yarışmamızda birinci olan arkadaşımız derneğimizi temsil etmek için 14 Şubat’ta yapılacak Türkiye finaline katılacak. Kur’an aşıkları bütün öğrencilerimi tebrik ederim. Derneğimizi temsil edecek öğrencimize Türkiye finalinde başarılar dilerim.’’ dedi. Program toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
Erzurum’da bir ayda 167 bin  şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:36 Erzurum’da bir ayda 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı Erzurum’da polisin Ocak ayı içinde yürüttüğü asayiş çalışmaları ve denetimler kapsamında 286 uygulama, 167 bin şahıs ve 26 bin 812 araç sorgulandı. Polisin yaptığı uygulamalar neticesinde çeşitli suçlardan aranan şahıslar yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Yapılan GBT sorgulamaları ve operasyonel çalışmalar neticesinde; 660 bakaya şahıs, 144 ifadeye yönelik aranan şahıs, 138 adet 0-5 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 22 adet 5-10 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 6 adet 10-20 yıl arası hapis cezası bulunan şahıs, 1 adet 20 yıl ve üzeri hapis cezası bulunan şahıs olmak üzere toplamda aranan ve hapis cezası olan çok sayıda şahıs yakalandı. Denetim Ve Önleyici Hizmetleri Polis ekiplerinin huzur ve güven ortamının tesisi amacıyla; bin 411 umuma açık iş yeri denetlendi, bin 411 park ve bahçe kontrol edildi, bin 996 metruk bina titizlikle incelendi, 692 araca trafik ve asayiş yönünden cezai işlem uygulandı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda çok sayıda materyal de muhafaza altına alındı. Operasyonlarda 10 adet tabanca, 7 adet av tüfeği, 1 adet kurusıkı tabanca, 40 adet bıçak, 84 adet fişek, 81 narkotik operasyonu kapsamında; 87,796 gram uyuşturucu madde ve 5 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Eğitim Ve Bilgilendirici Faaliyetleri Asayiş Şube Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği personeli alışveriş merkezleri ve pazar yerleri olmak üzere halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde 10 farklı tarihte stant açıldı. Aziziye Kaymakamlığına bağlı ADEM-1 (Aziziye) merkezinde, Erzurum Büyükşehir Belediyesine bağlı ESMEK Prof. Dr. Ç Muammer Yaylalı Bilgi Evi (Yunus Emre Mahallesi), Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-2 merkezinde, Yakutiye Kaymakamlığına bağlı ADEM-3 merkezinde olmak üzere toplam bin 275 kadın vatandaşla görüşüldü. Bin 33 broşür dağıtıldı, Aile İçi Şiddetle Mücadele Eğitimi verildi ve akabinde KADES uygulaması hakkında bilgilendirme yapıldı.
Erzurum’da çatılardan sarkan dev buz sarkıtları tehlike oluşturuyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:35 Erzurum’da çatılardan sarkan dev buz sarkıtları tehlike oluşturuyor Erzurum’da çatılardan sarkan buz sarkıtlarının oluşturduğu tehlike güvenlik kameralarına yansırken, Avukat Selçuk Yıldız kış aylarında çatılardan sarkan buzlardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların hukuki sorumluluğunun bina sahiplerine ait olduğunu dile getirdi. Erzurum’da yoğun kar yağışı sonrası çatılarda biriken kar kütleleri ve sarkan buzlar tehlike oluşturuyor. Yakutiye ilçesinde kaldırımda yürüyen bir kadın, çatıdan düşen buz kütlesinin altında kalmaktan son anda kurtuldu. Bir araç sürücü de düşen kar kütlesinin altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Kamyonetten eşya boşaltan esnaf çatıdan düşen kar kütlesinden kıl payı kurtulurken, araç zarar gördü. Yol kenarında park halindeki otomobilin üzerine düşen kar kütlesi de aracı hurdaya çevirdi. Uzmanlar, vatandaşları hem can hem de mal güvenliği konusunda dikkatli olmaya davet etti. "Bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya" Kış aylarında düşük sıcaklıklar ve yoğun kar yağışları nedeniyle binaların çatılarında buz sarkıtlarının oluşmasının yaygın bir durum olduğunu belirten Arabulucu Avukat Selçuk Yıldız, "Bu buzlar, düşerek maddi hasara veya yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bu tür olaylar neticesinde ortaya çıkan zararların hukuki sorumluluğunun tespiti, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve genel hukuk prensipleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Özellikle kış aylarında buz sarkıtlarının oluşmasını engellemek için şu önlemler alınmalıdır: Çatıların kar ve buzdan temizlenmesi, yağmur suyu tahliye sistemlerinin düzenli kontrol edilmesi, çatı yalıtımında bozulma olup olmadığının incelenmesi, çevrede yaşayanların güvenliğini sağlamak için uyarı levhaları ve bariyerlerin kullanılması. Eğer malikin bu yükümlülükleri yerine getirmediği ve zarar bu nedenle meydana geldiği tespit edilirse, bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya kalacaktır" dedi. Çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi Yıldız, buz sarkıtlarının önlenmesi için bina malikleri ve yöneticilerin düzenli bakım yaptırması gerektiğini vurgulayarak, "Özellikle kar yağışı sonrası çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi gibi önlemler alınmalıdır. Bu tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelen zarardan dolayı sorumluluk doğacaktır. Kış aylarında çatılardan düşen buzlar nedeniyle meydana gelen zararlar, özellikle bina malikleri ve yöneticiler açısından hukuki sorumluluk doğurabilmektedir. TBK ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde zararın oluşumunda ihmali olan tarafların kusurları araştırılarak, maddi ve manevi tazminat talepleri değerlendirilmektedir. Bu anlamda bina sahiplerinin ve yönetimlerinin düzenli bakım ve önleyici tedbirler alarak, muhtemel hukuki sorumluluk riskini minimize etmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Kar kütlesinin altında kalmaktan son anda böyle kurtuldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:32 Kar kütlesinin altında kalmaktan son anda böyle kurtuldu Erzurum’da çatılardan sarkan buzlar tehlike oluşturmaya devam ediyor. Güvenlik kameralarına yansıyan anlar tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Avukat Selçuk Yıldız, kış aylarında çatılardan sarkan buzlardan kaynaklanan maddi ve manevi zararların hukuki sorumluluğunun bina sahiplerine ait olduğunu dile getirdi. Erzurum’da yoğun kar yağışı sonrası çatılarda biriken kar kütleleri ve sarkan buzlar adeta tehlikenin habercisi oluyor. Yakutiye ilçesinde kaldırımda yürüyen bir kadın, çatıdan düşen buz kütlesinin altında kalmaktan son anda kaçtı. Bir araç sürücü birkaç saniye ile düşen kar kütlesinin altında kalmaktan kurtuldu. Kamyonette eşya boşaltan esnaf çatıdan düşen karlardan kıl payı kurtul, araçları zarar gördü. Yol kenarında park eden otomobilin üzerine düşen kar kütlesi aracı hurdaya çevirdi. Erzurum’da bir çok binada düşen buz ve kar kütleleri tehlike oluşturmaya devam ediyor. Uzmanlar vatandaşları hem can hem de mal güvenliği konusunda dikkatli olmaya davet etti. "Bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya" Kış aylarında düşük sıcaklıklar ve yoğun kar yağışları nedeniyle binaların çatılarında buz sarkıtlarının oluşmasının yaygın bir durum olduğunu belirten Avukat Arabulucu Selçuk Yıldız, "Bu buzlar, düşerek maddi hasara veya yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bu tür olaylar neticesinde ortaya çıkan zararların hukuki sorumluluğunun tespiti, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve genel hukuk prensipleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Özellikle kış aylarında buz sarkıtlarının oluşmasını engellemek için şu önlemler alınmalıdır: Çatıların kar ve buzdan temizlenmesi, yağmur suyu tahliye sistemlerinin düzenli kontrol edilmesi, çatı yalıtımında bozulma olup olmadığının incelenmesi, çevrede yaşayanların güvenliğini sağlamak için uyarı levhaları ve bariyerlerin kullanılması. Eğer malikin bu yükümlülükleri yerine getirmediği ve zarar bu nedenle meydana geldiği tespit edilirse, bina maliki tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya kalacaktır" dedi. Çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi Yıldız, buz sarkıtlarının önlenmesi için bina malikleri ve yöneticilerin düzenli bakım yaptırması gerektiğini vurgulayarak, "Özellikle kar yağışı sonrası çatı temizliği ve güvenlik şeritlerinin çekilmesi gibi önlemler alınmalıdır. Bu tedbirler alınmadığı takdirde, meydana gelen zarardan dolayı sorumluluk doğacaktır. Kış aylarında çatılardan düşen buzlar nedeniyle meydana gelen zararlar, özellikle bina malikleri ve yöneticiler açısından hukuki sorumluluk doğurabilmektedir. TBK ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde, zararın oluşumunda ihmali olan tarafların kusurları araştırılarak, maddi ve manevi tazminat talepleri değerlendirilmektedir. Bu anlamda, bina sahiplerinin ve yönetimlerinin düzenli bakım ve önleyici tedbirler alarak muhtemel hukuki sorumluluk riskini minimize etmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.