Yerel Haberler
Erzurum
22 Mart 2026 Pazar - 09:44 İşte Karaz Kültürü’ne dair bilinmeyenler Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Karaz kültürü ve halkları arasındaki ilişkide; adil olmaları, yönetici ve yönetilen sınıfın olmamasının dikkat çekici olduğunu dile getirdi Kafkas Dağlarından Doğu Akdeniz kıyılarına, Hazar kıyılarından Orta Anadolu düzlüklerine kadar uzanan "Karaz Kültürü"nde evlerin tek tip olduğunu anlatan Prof. Dr. Mehmet Işıklı " Yöneticinin, beyin evi ayrılmıyor. Mezarlarda çok farklılıklar yok. Savaş da yok. Bu şekilde mutlu yaşayan ’Şirinler’ gibi düşüneceğimiz halk grupları çıkıyor karşımıza Doğu Anadolu’nun yaylalarında. "Karaz kültürü 6000-6500 yıl önce ortaya çıkan, çobanlıkla geçinen insan grupları tarafından oluşturulmaya başlanıyor. Kısmen yerleşik, kısmen hareketli insan grupları. Bunların ekseriyatının hayvancılık bilinci olduğunu biliyoruz. İkinci planda ise tarım geliyor. Bu bölgedeki tarım biraz daha hayvancılığa bağlı. Bugün köylerde gördüğümüz, kışın hayvanın yiyeceği yeme dayalı veya bağda bahçede bostanda mevsimine göre insan ihtiyacı olan bir tarım faaliyeti söz konusu. Onun dışında büyük oranda her şey hayvancılığa bağlı" dedi. "Tapınak denilebilecek bir eser bulamadık" Karaz kültürüne bağlı toplulukların çok büyük köylerde yaşamadığını vurgulayan Işıklı, "30 ile 50 hane olduğunu tahmin ediyoruz. 100 ile 120 kişilik köyleri var bu kültürün. Bunlar, basit Tunç Çağı köyleri. Ovaların içerisinde korunaklı yerleri seçiyorlar. Dikkat ederseniz; Erzurum’un birçok köyünün içinde höyük vardır. Evlerini de basit, tek odalı veya 2 odalı olabilecek şekilde taş kemerli, kerpiç veya dökme çamurlu duvarlardan oluşan evler yapıyor. Bugünkü köy evlerinin biraz daha ilkel modeli. İnanç sistemleriyle ilgili çok bilgi yok, bugüne kadar yapılan kazılarda tapınak denilebilecek bir eser bulamadık" diye konuştu "Kap kacak, ocak var ama silah çok az" Yazı olmadığı için bu toplumun dağ, köy isimlerini veya birbirlerine verdikleri isimleri bilemediklerini ifade eden Işıklı, "Kültüre ait hikayeyi kap kacakların üzerindeki motif ve bezemelerden çözmeye çalışıyoruz. Bu toplum adildi. Yönetici ve yönetilen sınıfı yoktu. Evler aynı birbirine benziyordu. Bugüne kadar yaptığımız kazılarda hiçbir şekilde bir tahribat tabakası karşımıza çıkmadı. Bir savaş, bir vahşet, birbiriyle kıyım yok. Karaz halklarında hiçbir şekilde sosyal farklılaşma yok. Envanterlerine baktığımızda kap kacak, ocak var ama silah çok az. Savaşı gösteren, militarist yapıyı gösteren eserler yok karşımızda. O yüzden İngiliz bir araştırmacı, bunlara ’barışçıl çobanlar’ diyor. Sadece derdi hayvanını gütsün, geleceğini sağlasın, hayatta kalmayı başarsın. En çok mücadelesi belki olsa olsa yayla için otlak için veya su için yaptığı savaşlar olabilir diye düşünüyoruz. Ama bunların da hiçbiri yok. Mesela köylerinde savunma duvarları da yok. Bir tehlikeye karşı birbirlerine karşı mücadeleyi gösterecek hiçbir iz de yok elimize geçmiş olan. Bir iki yerde kemikler üzerinde bir vahşet var ama onlar çok münferit olarak kalıyor" şeklinde konuştu.
22 Mart 2026 Pazar - 09:42 Tabyalar cephe hattında önemli görevler yaptı Erzurum’da inşa edilen tabyalar, Osmanlı döneminde önemli bir cephe hattı görevi yaptı. Erzurum kuzeyde Dumlu Dağı, kuzeydoğuda Kargapazarı Dağları ve güneyde Palandöken Dağlarıyla çevrili, kuzeydoğu ve güneybatı arası uzaklığı 47 kilometre olan Erzurum ovasına hakim bir konumda kuruldu. Erzurum’un doğusunda bulunan Deveboynu Geçidi, kuzeyinde bulunan Gürcübogazı, güneyinde bulunan Palandöken geçidini gelebilecek Rus ve Iran saldırılarına karşı koruyabilmek için 21 tabya inşa edildi. Bunların 7 adedi 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’ndan önce yapıldı, diğerleri ise daha sonra inşa edildi. Ruslara karşı savunma için inşa edildi Erzurum’da yapılan ilk tabyaların tarihi 18’inci yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşına kadar uzanıyor. Ancak en büyük tabyalar 19’uncu yüzyılın başından itibaren, Ruslar’ın Doğu Anadolu’ya yaptıkları baskın ve istilalardan şehri korumak amacıyla inşa edildi. Şehrin çevresinde görüş açısı yüksek tepelere inşa edilen bu stratejik yapıların sayısı 22’yi buluyor. İçlerinde karargah binaları, askeri barınaklar, eğitim sahaları, yemekhaneler, sarnıçlar, pusu odaları yer alan bu tabyalar; bazen tek, bazen de bir kaç büyük yapının birleşiminden meydana geliyor. Büyüklükleri ve konumları değişen tabyaların en önemlileri şehrin hemen doğusunda bulunan Mecidiye ve Aziziye tabyaları olarak ifade ediliyor. 93 Harbinde kritik işlevleri oldu Tabyaların tamamı taştan inşa edilirken, mimari üsluptan ziyade sağlamlık ve kullanım esasları ön plana çıkıyor. Yan yana odalardan meydana gelen tabyaların, üzerleri kalın bir toprak tabakasıyla örtülü. Düşmanın geleceği yönün öteki tarafında askerlerin toplantı avlularına, depo, revir, gibi bölümlere yer verildi. Tabyaların en geniş bölümünde kışla odaları bulunurken, bunlar birbirleri ile bağlantılı dikdörtgen şekilde inşa edildi. Odaların genişlikleri 3-4 metre derinlikleri 6-14,5 metredir. Genellikle tek katlı olan kışla odalarının bazıları yer kazanmak amacıyla ahşap kalaslarla ikiye bölünmüş ve iki katlı hale getirildi. Bu tabyalar (Mecidiye ve Aziziye) "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’nda, Rusların ilerleyişinin durdurulmasında kritik bir işlev gördü.
Aras EDAŞ’ta personel odaklı yaklaşım ve güçlü süreç yönetimi
25 Temmuz 2025 Cuma - 16:01 Aras EDAŞ’ta personel odaklı yaklaşım ve güçlü süreç yönetimi ARAS Elektrik Dağıtım A.Ş., insan odaklı yönetim anlayışıyla yalnızca enerji hizmetleri sunmakla kalmayıp, aynı zamanda personeline ve genç yeteneklere değer katan güçlü bir organizasyon yapısı inşa etmeye devam ediyor. Bu yapının en önemli yapı taşlarından biri olan İnsan Kaynakları Müdürlüğü birimi; bordro ve özlük işlemlerinden işe alım süreçlerine, staj ve kariyer fırsatlarından kurumsal kültür uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede stratejik görev üstleniyor. Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Iğdır ve Kars illerinde, yüklenici personel dahil olmak üzere yaklaşık 2 bin 500 kişilik kadronun insan kaynakları süreçleri, İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Konu ile ilgili yapılan açıklamada, "Müdürlük, her personelin yasal haklarının eksiksiz tanımlandığı, işe giriş-çıkış, terfi, görev değişikliği, yıllık izin ve kıdem takibi gibi tüm süreçlerin mevzuata tam uyumlu biçimde dijital sistemlerde işlendiği bir altyapı ile çalışmaktadır. Personel Devam Kontrol Sistemleri (PDKS), SGK entegrasyonu, dijital özlük arşivleme ve bordro yazılımları gibi uygulamalar sayesinde tüm kayıtlar hatasız ve denetlenebilir şekilde saklanmaktadır." denildi. İnsan Kaynakları Müdürü Ali Gök, "İK Müdürlüğü olarak bordro, puantaj, özlük dosyaları, işe giriş-çıkış işlemleri, terfi ve görev değişiklikleri gibi tüm temel insan kaynakları süreçlerini uçtan uca kapsayan bir sistematikle sürdürüyoruz. Her işlem, dijital sistemlerle entegre biçimde mevzuata uygun ve şeffaf şekilde yönetiliyor" dedi. İşe alım süreçlerine dair konuşan Ali Gök, "İşe alım süreçlerimizde kurum kültürüne uyumlu, gelişime açık ve alanında yeterli adayları belirlemek amacıyla çok kademeli bir sistem uyguluyoruz. Ayrıca iç kaynakları değerlendirmeye ve kariyer içi geçişlere öncelik vererek mevcut personelimizin gelişimini de destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Yapılan değerlendirmede şöyle devam edildi, "Tüm bu süreçler yalnızca operasyonel düzeyde değil; aynı zamanda veriye dayalı ve analitik bir yaklaşımla yönetilmektedir. İş gücü planlaması, personel devir oranı, izin kullanımı, bordro sapmaları gibi kritik İK göstergeleri düzenli analiz edilerek üst yönetime stratejik raporlar sunulmakta; alınacak kararlara insan kaynakları verisiyle yön verilmektedir. Şirket içinde şeffaf, güvenilir ve mevzuata uygun bir personel yönetimi anlayışı hakimdir. ARAS EDAŞ İnsan Kaynakları Müdürlüğü, insan odaklı, sistematik ve etik değerlere dayalı yönetim anlayışıyla hem personeline hem de topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmeye devam etmektedir. Sadece bugünü yönetmekle kalmayıp, geleceği planlayarak bölgeye kalıcı değer katmayı hedeflemektedir."
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, darp edilen engelli kadına akülü araç hediye etti
25 Temmuz 2025 Cuma - 15:44 Erzurum Büyükşehir Belediyesi, darp edilen engelli kadına akülü araç hediye etti Erzurum’da gürültü yaptığı gerekçesiyle komşusunu polise şikâyet eden bedensel engelli Esin Sarıaslan, beş kişi tarafından sokak ortasında sopayla darp edilmişti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı engelli kadına destek sürecinin başlattığını açıklarken, Erzurum Büyükşehir Belediyesi hasar gören sandalyenin yenisini hediye etti. Palandöken ilçesi Yıldızkent semtinde meydana gelen olayda; Erzurum Şehir Hastanesi’nde memur olarak çalışan ve yüzde 80 bedensel engelli olan Esin Sarıaslan, gürültü yaptıkları gerekçesiyle üst kattaki komşuları hakkında polise şikayette bulunmuş ve sonrasında evinin önünde 5 kişinin sopalı ve tekmeli saldırısına uğramıştı. Saldırı anı güvenlik kamerasına da yansıdı. Esin Sarıaslan, olay sonrası hastaneden darp raporu alarak, savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Olaya karışan şahıslardan birisi polis tarafından tespit edilerek yakalanmış ve çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bakanlık; "Hukuki süreci yakından takip edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Erzurum’da sokak ortasında beş kişi tarafından darbedilen Esin Sarıaslan’a yönelik destek sürecinin başlatıldığını açıklayarak ve "Olayın emniyet birimlerine intikal etmesiyle birlikte, il müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Şiddete maruz kalan engelli vatandaşımız ve aile bireylerine yönelik danışmanlık tedbiri alınmış ve psikososyal destek süreci başlatılmıştır. Bakanlık olarak, hukuki süreci yakından takip ederek açılacak davaya müdahil olacağız" denildi. Büyükşehir Belediyesi’nden akülü araç Erzurum Büyükşehir Belediyesi de yaşanan gelişmelere duyarsız kalmadı ve arbede sırasında hasar gören tekerlekli sandalyenin yenisini hediye etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz, Başkan Mehmet Sekmen’in talimatıyla akülü aracı Esin Sarıaslan’ın yaşadığı evinde teslim etti. Bu arada Esin Sarıaslan ile telefonda görüşen Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, kendisine her türlü desteği vereceklerini ve yalnız bırakmayacaklarını söyledi. Esin Sarıaslan’da olay sonrası kendisine sahip çıkılmasından ve akülü aracın hediye edilmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade etti.
Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi başarılara imza atıyor
25 Temmuz 2025 Cuma - 14:06 Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi başarılara imza atıyor Eğitimde Erzurum’un köklü çınarlarından Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) eşine az rastlanır bir başarıya daha imza attı. Okulun öğrencilerinden Büşra Nur Şişci, Eşit Ağırlık alanında Erzurum 1’incisi, Türkiye 82.si olarak hem okulunun hem de şehrinin göğsünü kabarttı. Geçmişten bugüne akademik ve kültürel başarılarıyla adından söz ettirmeye devam eden ve LGS sonuçlarına göre öğrencilerin tercih yaptığı sayılı devlet okullarından biri olan Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi, bu yılki YKS performansıyla bir kez daha Erzurum’un eğitimdeki gurur kaynaklarından biri olduğunu ispatladı. Palandöken ilçesinde bulunan ve her yıl birçok öğrenciyi Türkiye’nin en seçkin üniversitelerine yerleştiren Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi, bu yıl da hem bireysel hem de kitlesel başarılarıyla adından söz ettirdi. 2025 YKS sonuçlarına göre okuldan: 16 öğrenci Tıp Fakültesi, 8 öğrenci Diş Hekimliği, 1 öğrenci Eczacılık, 4 öğrenci Hukuk Fakültesi ve 2 öğrenci Dil alanında derece yaparak Türkiye’nin dört bir yanında üniversitelere yerleşmeye hak kazandı. Okul Müdürü Akpınar: "Bu Başarı Tesadüf Değil" Okul Müdürü M. Sinan Akpınar, YKS sonuçları sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Nevzat Karabağ Anadolu Lisesi olarak akademik başarıyı disiplinli çalışma, özverili öğretmen kadrosu, bilinçli veli iş birliği ve idealist öğrencilerimizle yakalıyoruz. Büşra Nur Şişci başta olmak üzere dereceye giren ve emek veren tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Okulumuzun bu önemli başarısında Erzurum İl Milli Eğitim Müdürümüz Yakup Yıldız ve Palandöken İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Seyfullah Karapınar’ın verdikleri destekleriyle katkıda bulundular, kendilerine öncelikle okul yönetimimiz adına teşekkür ediyorum. Saygı değer müdürlerimizin kıymetli destekleri ile öğrencilerimizin gayreti, öğretmenlerimizin fedakârlığı ve velilerimizin ilgileri bu başarıya ulaşmamızı sağladı. Hep birlikte şehrimizi eğitimde Türkiye’de zirveye taşıdık. Erzurum’un eğitimde parlayan yıldızı olmaktan gurur duyuyoruz" diye konuştu. Büşra Nur Şişci: "Bu Başarıda Herkesin Payı Var" Türkiye 82’ncisi olarak büyük bir başarıya imza atan Büşra Nur Şişci ise duygularını şu sözlerle paylaştı: "Bu başarı sadece benim değil, başta ailem olmak üzere bana her zaman inanan, yanımda olan öğretmenlerimin ve okul yöneticilerimizin ortak emeğidir. Her zaman motivasyonumu yüksek tutan rehberlik servisimize, beni sabırla dinleyen öğretmenlerime ve bana koşulsuz destek veren aileme teşekkür ediyorum. Disiplinli çalışmanın ve doğru yönlendirmenin meyvesini aldım. Şehrimi en iyi şekilde temsil ettiğim için çok mutluyum" dedi.
Palandöken’in zirvesine koşacaklar
25 Temmuz 2025 Cuma - 09:42 Palandöken’in zirvesine koşacaklar Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Run to Stars-Yüksek İrtifa Koşusu’nun tanıtımı yapıldı. 4 ülkeden 200’ün üzerinde sporcunun katılımıyla düzenlenecek ’Run to Stars-Yüksek İrtifa Koşusu’, Erzurum’un Palandöken Dağı’nda zorlu parkurlarda yapılacak. Palandöken Kayak Merkezi’nde Erzurum Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Dağcılık Federasyonu iş birliğinde bugün başlayacak Türkiye, Rusya, Ukrayna ile İran’dan sporcuların katılacağı koşuyla ilgili açıklama yapıldı. Mustafa Berk Çelik: "Erzurum artık bir spor şehri" Erzurum Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, özellikle son 2 yılda birçok ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıklarını ifade ederek, "Şehrimizin hem doğal güzelliği hem de rakımı spor faaliyetlerinin tümünün burada yapılabilmesini daha uygun hale getiriyor. Erzurum bir spor şehri ve organizasyon tecrübesi de had safhada olan bir şehir. Bu sebeple önümüzdeki yıllarda da bu yıl ilkini düzenlediğimiz birçok etkinliğin ikincisini devam ettireceğiz. Üzerine her yıl bir şeyler ekliyoruz. Bu faaliyetimiz 3 etaptan oluşacak. Yaklaşık 5, 23 ve 54 kilometre olmak üzere zorlu tırmanışı da içeren bir yarışma düzenleyeceğiz. İlk yıl için çok iyi hazırlandığımızı düşünüyoruz" dedi. Zafer Aynalı: "Erzurum’un tanınırlığı açısından önemli" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı da etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutlu ve memnun olduklarını aktararak, "İlk defa yapacağız ve her sene de üstüne koyarak geleneksel hale getirmeyi düşünüyoruz. Palandöken ve Konaklı lokasyonlarında başladığımız bu koşuyu daha farklı parkurlara da yayarak belki ilçelere de yayarak çeşitliliğini artıracağız. Biz bu yarışların Erzurum’un spor kültürüne ve turizmine çok büyük katkılar sunacağını düşünüyoruz. Etkinlik Erzurum’un tanınırlığı açısından önemli" şeklinde konuştu. Kemal Kukul: "Bu uluslararası bir yarış" Dağcılık Federasyonu Dağ Koşusu Kurulu Temsilcisi Kemal Kukul, yarışların 3 kategoride düzenleneceğini belirterek, "Kurumların destekleriyle risk anlamında bütün önlemleri aldık. 4 ülkeden yaklaşık 200 sporcu yarışacak. Organizasyonun ilk yılı olmasına rağmen çok güzel katılım var. Şu anda Kapadokya’da 10 bin kişiyle yarış yapıyor, ilk yarışını 35 kişiyle yapmıştı. Bu sevindirici bir rakam. Önümüzdeki yıllarda bunu geleneksel hale getirip bu yarış binleri, iki binleri bulacak. Bu yarışın Erzurum’a ve Palandöken Dağı’na çok büyük katkıları olacak. Bu uluslararası bir yarış. İlk yılında çok paylaşım yapmadık, önce kendimizi test etmek istedik. Ekibimizle bu işi ne kadar yapabiliriz diye yola çıktık ve bunu yapabileceğimize inanıyoruz" diye konuştu.