Yerel Haberler
Erzurum
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:30 Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
Ekstrem sporların yeni adresi: Çoruh vadisi
10 Temmuz 2025 Perşembe - 17:31 Ekstrem sporların yeni adresi: Çoruh vadisi Erzurum Valiliği koordinasyonunda; İspir, Tortum, Uzundere ve Oltu ilçelerinde eş zamanlı olarak düzenlenen uluslararası ekstrem doğa sporları organizasyonu, Doğu Anadolu’nun saklı kalan doğa sporları potansiyelini gözler önüne serdi. Her ilçede kaymakamlıklar ve belediyeler eliyle yürütülen çalışmalar sayesinde; yamaç paraşütünden rafting’e, dağ bisikletinden doğa yürüyüşlerine kadar birçok branş, zengin parkurlarla dünyaya tanıtıldı. İspir, organizasyonun en dikkat çeken rotası oldu. Çoruh Vadisi’nin kesintisiz doğal akışı, sarp dağ yapısı, temiz havası ve altyapı desteği, ekstrem sporlar için adeta biçilmiş kaftan niteliğindeydi. İspir Kaymakamlığı ve İspir Belediyesi koordinasyonunda yürütülen hazırlık süreci, organizasyonun ana yükünü taşıyan etaplarda profesyonel ekiplerden ve katılımcı üniversitelerden tam not aldı. Avrupa ve Asya’dan gelen sporcular, Çoruh Vadisi parkurlarını "Avrupa’daki birçok ekstrem rota ile yarışır nitelikte" olarak değerlendirirken, İspir’in doğa turizmi açısından taşıdığı potansiyelin yalnızca ulusal değil, uluslararası bir değer olduğunu vurguladılar. Etkinliğe; birçok üniversite ve spor kulübü aktif katılım sağladı. Sporcular, İspir’de geçirdikleri zamanı sadece bir yarış değil, keşif ve deneyim yolculuğu olarak tanımladı. Katılımcıların kamp kurduğu alanlar, tanıtım stantları ve medya noktalarıyla donatılan İspir, organizasyonun yalnızca bir etap merkezi değil, kalbi ve vitrini oldu. Tortum, Uzundere ve Oltu ilçelerinde de ilgili kaymakamlıklar ve belediyelerin aktif iş birliği sayesinde, organizasyon yalnızca sporla sınırlı kalmayıp bölgesel kalkınmaya ve turizm tanıtımına büyük katkı sundu. Bu iş birliği modeli, Doğu Anadolu’nun destinasyon gücünü artıran sürdürülebilir bir turizm yaklaşımının da habercisi oldu.
ETB’den Karayazı’da üreticiye tam destek
10 Temmuz 2025 Perşembe - 17:18 ETB’den Karayazı’da üreticiye tam destek Erzurum Ticaret Borsası (ETB), geçmiş yıllarda Karayazı’da başarıyla uygulanan ancak yerel yönetim değişikliği sonrasında süt toplama merkezi kapatılan "Süt Projesi"ni yeniden hayata gecirmek için önemli bir adım attı. ETB Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Meclis Başkanı Yavuz Güney ve ETB Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme A.Ş. Genel Koordinatörü Ahmet Topaloğlu, Karayazı Kaymakamı Onur Titiz’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, projeye ilişkin istişarelerde bulunulurken, Kaymakam Titiz kapatılan süt toplama merkezlerinin yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli tüm desteği vereceklerini açıkladı. Teşekkür Belgeleri Takdim Edildi Ziyaretin ardından ilçedeki ETB üyeleriyle bir araya gelen Başkan Hakan Oral, Ticaret Borsası üyelerine teşekkür belgelerini takdim etti. İlçe halkıyla da buluşan Oral, Süt Projesi’nin geçmişte Karayazı’da büyük bir başarıyla yürütüldüğünü, ancak yerel yönetim değişikliğiyle birlikte faaliyetlerin durduğunu ve süt toplama merkezlerinin kapatıldığını hatırlattı. "Hiçbir Engelin Olmadıği Bir Noktadayız" Projenin Karayazı’da yeniden başlatılması için ETB olarak hazır olduklarını vurgulayan Başkan Oral, "Üreticinin emeğini değersizleştirmemek amacıyla yola çıktığımız bu proje, Karayazı’da yeniden uygulanmaya hazır. Bizim açımızdan hiçbir engel yok "dedi. "Fiyatlar Regüle Ediyoruz" İlçe halkıyla yaptığı görüşmelerde Karayazı’da sütün litre fiyatının 8-10 TL arasında değiştiğini tespit ettiklerini aktaran Oral, "Projenin sürdüğü diğer ilçelerde süt fiyatları ETB tarafından regüle ediliyor. Bu sayede üreticinin emeğinin ucuza alınmasının önüne geçiyoruz. Erzurum’un tamamında aynı fiyattan süt alımı yapılıyor" diye konuştu. "Kâr Amacı Gütmüyoruz" Başkan Hakan Oral, ETB olarak yürüttükleri bu tür projelerde hiçbir şekilde kâr amacı gütmediklerinin altını çizerek, "Üreticiye destek olmayı, yerelde sürdürülebilir tarım ve hayvancılığı teşvik etmeyi esas alıyoruz. Ancak projenin sürdürülemediği bölgelerde ne yazık ki fiyat istikrarsızlığı gibi ciddi sorunlarla karşılaşılıyor" dedi. Ortak Hedef: Üreticiyi Güçlendirmek Sözlerini, "Erzurum Ticaret Borsası olarak her zaman üreticimizin yanındayız" diyerek sürdüren Başkan Oral, projenin Karayazı’da yeniden hayata geçirilmesi için Kaymakam Onur Titiz ile birlikte yoğun bir çalışma yürüttüklerini ve bu süreci ilçe halkıyla paylaştıklarını kaydetti.
Rusya KGT Başkanı Hasan Enes Karahan, Rusya-Azerbaycan arasında baş gösteren gerginliğini Erzurum’da değerlendirdi
10 Temmuz 2025 Perşembe - 14:55 Rusya KGT Başkanı Hasan Enes Karahan, Rusya-Azerbaycan arasında baş gösteren gerginliğini Erzurum’da değerlendirdi Rusya Adalet Bakanlığı Uluslararası Suçlar ve Terörle Mücadele Teşkilatı (KGT) Başkanı Hasan Enes Karahan, Erzurum’da katıldığı panelde Türkiye-Rusya-Azerbaycan ilişkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Türkiye-Rusya İlişkileri Üzerine Uluslararası Akademik Panel" programına katılan Rusya KGT Başkanı Hasan Enes Karahan, "Azerbaycan ve Kafkasya’nın Türk ve Rus Dünyaları Açısından Taşıdığı Ortak Önemi ve Bu Durumun Ortaya Çıkardığı Bölgesel Güvenlik Tehditleri" başlığında yaptığı değerlendirmelerde, "Şu anda konunun biraz gerisine gitmek gerekirse, aslında Suriye’ye kadar gitmek gerekir. Suriye’deki birkaç yıl önce, yani Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı özel kara harekâtından diğer adıyla dünyada artık savaş terimi ile kabul edilen savaşın ardından, tabi bunun bir çok bağlayıcı noktaları olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla aslında bölgede en çok bu savaşı tetikleyen ülkeler arasında hiç çekinmeden İsrail olduğunu, burada tüm kalbimde söyleyebilirim. Nitekim İsrail’in bölgede kendini daha çok dev aynasında da görme arzusu. O günlerde Suriye’de Rusya ve Türk ordularının ortak müşterek operasyon yaptığı dönemlerde, Rusya ordusunu dikkatini dağıtarak Ukrayna’da bir kara operasyonun başlatılmasına sebebiyet vermiştir. Tabi düşünüldüğü gibi Rusya’nın Ukrayna’yı fethetme, Ukrayna’daki Doğu Avrupa’yı fethetme gibi bir arzusu da yoktur. Bu açık. Bölgede birçok analiz, birçok uzman ‘Rusya bu savaşı başlatmayabilirdi. Neden bu savaşı başlattı? Başlatmadan da işler çözülebilirdi’ demesine cevaben, şunu söylemek isterim ki, eğer sizin evlerinizde, bizim evlerinizde yaşadığımız bu topraklarda, benim ailemin yaşadığı bu topraklarda düşman kapımıza gelmiş, camımıza durmadan taş atıp taşıyorsa ve artık bu ciddi bir tehdit anlamına gelmişse, bizim bir sonraki hamlemiz yalnızca o düşmanı oradan bertaraf etmek ve bununla mücadele ederek etkisiz hale getirmek olmalıdır. Bu bir nefsi müdafaadır. Dolayısıyla Rusya’da bölgede bunu yapmıştır. Düşünüldüğü gibi bir Rusya imparatorluğunun doğuşu veya eski Sovyetlerin doğuşu gibi arzuları olduğuna ben şahsen katılmıyorum" dedi. "MOSSAD ve aynı taktiği uyguluyor" Yakın geçmişte Türkiye’de birçok operasyonlar yapıldığını hatırlatan Karahan, " Özellikle MOSSAD’a karşı yapılan operasyonlar var. Dünyada eğer bir yabancı ülkede bir dış operasyon, yani bir dış ülkenin istihbarı faaliyetleri eğer basına düşmüşse, bu o ülkeyle olan ilişkilerini kötü olduğu anlamlara gelir. Yani normal şartlarda istihbarı ahlak, bu ajanların yakalandıklarında duyulmaması gerektiğini, basına düşürülmemesi gerektiğini ifade eder. MOSSAD’ta biz bunu böyle yaşamadık. Türkiye bunu en üst perdeden duyurdu ve bütün MOSSAD operasyonlarına, istihbarı faaliyetlerini, Türkiye’deki toprak topraklarımızla çökerttik. Milli İstihbarat Teşkilatının bununla ilgili başarılı takdire şayan. Fakat gel gör ki, aynı operasyonların benzerlerini biz Azerbaycan’da göremedik. Şimdi bu kadar komşu olduğumuz yakın bir bölgede, yani Türkiye’nin içerisinde MMOSSAD kadar varlığını sürdürürken, İsrail bu kadar varlığını sürdürürken yanı başımızdaki Kafkasya’nun kalbinde sağlandığı yerde MMOSSAD yok mudur? Bunu mu demek istiyoruz? Orası MOSSAD’tan temizlenmiş güzel bir bölgedir. Böyle olmadığını biz biliyoruz. Azerbaycan’ın dış temsilciliklerinde, dünyadaki yayılan dış temsilciliklerindeki şu anda İsrail varlığı, yıllar önce FETÖ’nün aynı Türk dış temsilciliklerindeki, dış ülkelerindeki yayıldığı varlıkla eşdeğerdir. Dolayısıyla FETÖ’nün buradaki en başarılı tırnak içinde en başarılı yaptığı hamle, daha önceden Türk teşebbüslerin girmediği, Tür devlet kurumlarının girmediği, elçiliklerin dahi olmadığı bölgelere özellikle Türk topraklarına girerek orada faaliyetlerini başlatmış ve bir süre sonra elçilikleri, Türk Büyükelçiliği orada, yabancı büyükelçiliklere dahil olmak üzere elçiliklerini açmış ve işin sonunda. FETÖ o bölgede elçiliklere dahil mihmanlarlık yapan hale gelmiştir. Yani böyle bir durum var" şeklinde konuştu. "Rusya’da bir etnik gerilim çıkarılmak isteniyor" Azerbaycan ve Rusya üzerinden etnik gerilim oluşturulmak istendiğini belirten Rusya Uluslararası Suçlar ve Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Hasan Enes Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü, "Bu etnik gerilim bir Çerkez üzerinden oluşturulmak istenmiyor. Bir Rus üzerinden oluşturulmak istenmiyor. Bir Amerikalı üzerinden değil, tamamıyla Türk-Rus üzerinden koşturulmak istiyor. Yani hikaye şu. Rusya’yı dışarıdan izole etmek isteyen kolektif batı bunu beceremeyince, Rusya’nın içindeki etnik çatışmayı başlatır hale gelmiştir. Bunu Türkler üzerinden yapmasının en büyük amacı, hayal ettikleri Türkiye-Rusya savaşını başlatmaktır. Ben kendi emsallerime de söylüyorum. Asla böyle bir şey mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla böyle bir şey eğer bir gün yaşansa da bizim neslimiz kendi adına konuşayım. Benim yaşlarımda olan nesil bu savaşı görmeyecektir. Burada yapılmasını gereken, yapılması gereken tek şey bu ilişkilerin sadece arttırılmasıyla yönelik çalışmalar yapmaktır. FETÖ Rusya’ya ilk girdiğinde Moskova’ya girmedi. Fakat FETÖ’nün girdiği yer Tataristan oldu. Azerbaycan’ın kuzeyi oldu, Derbent oldu, Tataristan’ın altındaki Başkurdistan yani bozkurtların olduğu 5 milyonluk Türkün olduğu bölge oldu. FETÖ, Rusya coğrafyasında Türklerin olduğu bölgede ne yapmak istedi? Neden orda okullar açtı, neden Moskova’da değilde ilk açtığı yerler yayıldığı yerler Özbekistan’ın köyleri, Afganistanın Türk bölgeleri, Rusya’nın Türk bölgeleri oldu. Bu çok önemli bir şey. Bunu özellikle bunun düşünülmesini istiyorum. Çünkü bu aynı zamanda bugünkü Rusya ve Azerbaycan arasındaki çatışmanın, etnik yakılan kıvılcımın ki az önce siz anladınız bu kıvılcımı kimin yaktığını. Bunun bir tezahürüdür, çok benzer yanları vardır" "Amcaoğulları olan Ukraynalı ve Ruslar, savaştırıldı" Olaylara biraz uzak bir perspektiften bakmak gerektiğini anlatan Karahan, "Amcaoğulları olan Ukraynalı ve Ruslar, savaştırıldıklarını şu an görüyoruz ki, bu iki halk savaştırılıyor. Benim sormak istediğim, sizi düşündürecek soru şudur ki, Azerbaycan halkıyla Türk halkı da 30 yıl sonra böyle bir savaşın eşiğinde olabilir mi? Yani böyle bir savaş bölgemize, böyle bir kanın dökülmesi ne düşünebiliyor musunuz? Bölgemizde böyle bir savaşın yaşanmasını. Bu Ermenistan’la yapıldı. Ermenistan’la bizim kardeşimizdir dediğimde Rusya’da, beni anlamayan Ermeniler olduğu gibi tarih bilen Ermeniler de bana sarılarak teşekkür ediyorlar. Çünkü Ermenistan, Osmanlı Devleti’nin 100 yıl önce tebasıydı. Ermenistan’ın kültürel ve sosyal birçok benzerlikleri aynı Türkiye ile Rusya’yla iç içe geçmiştir. Dolayısıyla perspektifte, bu bir Rusya-Azerbaycan çatışmasından ziyade bir Türkiye-Azerbaycan çatışmasına dönüşme riskleri taşımaktadır. Bu çok açıktır. Yani bunu bugün anlamamak, buna kurşun sıkmak, bunu halının altına, odayı temizlerken attığınız tozlar gibi halının altına kaldırmak, rafa kaldırmak, bana göre bölgemizde yaşayan insanlar olarak yaptığımız en büyük ihanettir. Buna önlemleri bugünden alınmalıdır. Bölgedeki Azerbaycan’daki özellikle Mossat varlığı, İsrail varlığı Türkiye’de olduğu gibi nasıl bölgede Milli İstihbarat Teşkilatı bu alanda başarılı çalışmalar ortaya koyduysa, aynı benzeri ölçündeki çalışmalar Azerbaycan’da da derhal yapılmalıdır. Bu alandaki çalışmalar şu anda daha kıymetli bir hal almıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye mutlaka baskı yapmalıdır" "Neticede olay burada Rusya’daki bir Azeri vatandaşının, yani Rusya pasaportu olan bir Azeri uyruklu vatandaşın içeri alınması, dövülmesi veya cezalandırılması, hukuka teslim edilmesi değildir" diyen Rusya KGT Başkanı Hasan Enes Karahan "Bu arada yani yaşanan şeylerdir. Rusya’da da Azerbaycan işte Gürcistan, Kafkasya diğer bölgeler. Bu bölgelerden suça bulaşmış insanlar vardır. Ruslarda da vardır. Rusların da aynı şekilde Avrupa’da bulunan benzeri gruplaşmaları vardır. Biz asla birini yererken öbürünü övmüyoruz. Bu bellidir. Ama Azerbaycan’ın burada eksik kaldığı noktayı ben az önce söyledim. Dolayısıyla burada ciddi bir Türkiye baskısına ihtiyaç var. Eğer bu Türkiye baskısı Azerbaycan’a yapılmazsa özellikle istihbaratla mücadele alanında, İran üzerinden dahi İsrail’i, Rusya’yla Türkiye’nin arasına açma durumu çok açıktır. Bu bir Karlow cinayetidir. Bu bir uçak düşürme hadisesidir. Hatta bundan daha büyüktür. Rusya ve Türkiye’ye karşı karşıya getirilmek isteniyor. Mesele burada Azerbaycan değil, mesele burada Türklerin ve bu yapıların Türk devletine Türklere karşı olmasıdır. Bu çok açık. Burada önemli olan durum Azerbeycan’ın içinin mutlaka temizlenmesidir" diye konuştu.
Türkiye-Rusya ilişkileri Atatürk Üniversitesi’nde masaya yatırıldı
10 Temmuz 2025 Perşembe - 14:12 Türkiye-Rusya ilişkileri Atatürk Üniversitesi’nde masaya yatırıldı Atatürk Üniversitesi, Türkiye ile Rusya arasındaki tarihsel ve stratejik ilişkilerin ele alındığı "Türkiye-Rusya İlişkileri Üzerine Uluslararası Akademik Panel"e ev sahipliği yaptı. Atatürk Üniversitesi tarafından düzenlenen ve Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Konferans Salonunda gerçekleştirilen panele, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Rusya Dış İstihbarat Servisi (KGT) Başkanı Hasan Enes Karahan, Rusya Devlet Müsteşarı ve RANEPA Üniversitesi Vladimir Şehri Rektörü ile Rusya Meclis Milletvekili Dr. Kartukhin Vyaçeslav Yuriyeviç, Genelkurmay İstihbarat Eski Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Türk-Rus İş Dünyası Genel Başkanı Maksut Konyar ile akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Panele ayrıca, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Reyhan Keleş, Prof. Dr. Hasan Türkez ve Prof. Dr. Hasan Yılmaz ile alanında uzman çok sayıda akademisyen konuşmacı olarak katkı sundu. "Türkiye Ve Rusya, Bölgesel Güç Dengelerinde Önemli İki Aktör" Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye ve Rusya’nın tarihsel komşuluk bağlarının, özellikle 2000’li yıllarla birlikte yeni bir boyut kazandığını ifade etti. Değişen küresel dinamiklerin, iki ülkeyi yeniden iş birliği yolları aramaya yönelttiğini belirten Rektör Hacımüftüoğlu, şöyle konuştu: "Küresel istikrarsızlıklar, ekonomik dönüşüm ve teknolojik gelişmeler, Türkiye ile Rusya’yı bölgesel ve küresel anlamda ortaklıklarını yeniden yapılandırmaya yöneltmiştir. Ortadoğu, Orta Asya, Kafkasya, Karadeniz ve Akdeniz gibi kritik bölgelerde gelişen olaylar, ortak çözüm arayışlarını kaçınılmaz kılmıştır. İki ülkenin siyasi kararlılığı, iş birliklerinin ivme kazanmasında etkili olmuştur. 2022 yılında ulaşılan 68 milyar dolarlık dış ticaret hacmi bu ilişkinin ekonomik boyutunu da açıkça ortaya koymaktadır." Bu doğrultuda, Türkiye-Rusya ilişkilerinin tüm yönleriyle değerlendirildiği akademik bir panele ev sahipliği yapmanın önemine dikkat çeken Rektör Hacımüftüoğlu, Erzurum’un bu tür etkinliklerle uluslararası ilişkilerdeki stratejik rolüne de katkı sağladığını belirtti. İki Oturumda Derinleşen Tartışmalar Panelin ilk oturumu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Keleş başkanlığında gerçekleşti. Bu oturumda, Doç. Dr. Müge Yüce, Doç. Dr. Hasan Sefa Eryıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Bahar Küpe; Türkiye-Rusya ilişkilerini siyasal, ekonomik ve hukuki yönleriyle ele alan sunumlar yaptı. İkinci oturumda ise Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez moderatörlüğünde, ulusal ve uluslararası düzeyde önemli isimler söz aldı. Rusya KGT Başkanı Hasan Enes Karahan, bölgesel güvenlik tehditlerini; Rusya Devlet Müsteşarı Dr. Kartukhin Vyaçeslav Yuriyeviç ise devlet sistemlerinde yapay zekâ entegrasyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Suriye ve Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini analiz ederken, Türk-Rus İş Dünyası Genel Başkanı Maksut Konyar ise ikili ticaret hacmi ve ekonomik iş birliği fırsatlarını paylaştı. İş Birliği Vurgusu ve Gelecek Vizyonu Program soru-cevap bölümü ve katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi. Panel boyunca dile getirilen görüşlerde, Türkiye ile Rusya arasındaki iş birliğinin sadece bölgesel değil, küresel gelişmelere yön verecek nitelikte olduğu vurgulandı. Panelin, iki ülke arasındaki ilişkilerin akademik düzeyde de pekişmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Palanextreme ödül töreni ile sona erdi
10 Temmuz 2025 Perşembe - 14:11 Palanextreme ödül töreni ile sona erdi Erzurum’da düzenlenen Palanextreme turnuvası düzenlenen ödül töreni ile sona erdi. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Millî İrade Salonunda gerçekleştirilen "PALANEXTREME Ödül Töreni"ne katılım sağladı. Vali Çiftçi, ilin tanıtımında önemli bir yere sahip olan PALANEXTREME etkinliklerinde emeği geçenleri tebrik ederek Erzurum’un doğal güzellikleri, kış sporlarındaki güçlü konumu ve turizm potansiyeli ve daha geniş kitlelere tanıtılması gerekliliğine vurgu yaptı. Vali Çiftçi, "Şehrimiz Erzurum, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 2025 Turizm Başkenti ve Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanlarını taşıyor. İlimizde Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 2025 Turizm Başkenti etkinlikleri 6 Ocak’ta başladı. O gün itibarıyla ilimizde ve ilçemizde pek çok etkinliğe imza attık. 6-12 Ocak tarihlerinde gerçekleşen kış oyunlarının ardından Snowboard Kupası ilimizde düzenlendi. İnşallah bundan sonra iki yıl daha ilimizde düzenlenecek. Bu program, toplamda üç yıl icra edilecek. Mart ayında Uluslararası AFAD Kış Tatbikatı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla Palandöken Ekonomik Forumu, Kariyer Fuarı ve ardından da resmî açılış programı oldu. İlçelerimizde de etkinlikler yapıldı. Bundan sonra Yaz Oyunları, Gastronomi Şöleni, Uluslararası Bisiklet Turnuvası ve yine Kış Oyunları olmak üzere yıl sonuna kadar altmış ile yetmiş aralığında etkinlik olacak. Burada en büyük katkı Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait, huzurunuzda kendilerine şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı. PALANEXTREM’de dereceye giren takımlar, Binali Yıldırım Üniversitesi (Erzincan), Manas Üniversitesi (Kırgızistan) ve Kastamonu Üniversitesi (Kastamonu) biçiminde sıralandı. Program sonunda birinci olan takıma 200 bin TL, ikinci olan takıma 60 bin TL, üçüncü olan takıma ise 30 bin TL para ödülü ile kupa ve madalyaları takdim edilirken programa destek veren sponsor kurum ve kuruluşlarla belediye ve kaymakamlıklara ise plaket sunuldu. Macera Offroad Doğa Sporları Kulübü Başkanı Lokman Toptaş, "Hedefimiz kuzey ilçelerimizin turizm rotasını tanıtıp bu rotalarda yerli ve yabancı turistlerle çeşitli faaliyet alanları oluşturup ilçelerimizin tanıtımına ve ekonomisine katkı sağlamak. Bunun için de PALANEXTREM projesini geleneksel hâle getirip her yıl düzenleyeceğiz." dedi. PALANEXTREME ödül töreni, protokol üyeleri ve sporcuların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.