Yerel Haberler
Erzurum
Gazeteci Feridun Fazıl Özsoy dualarla son yolculuğuna uğurlandı 01 Nisan 2026 Çarşamba - 14:31:51 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti ve Federasyonu Onursal Başkanı, Erzurum basının duayen ismi Feridun Fazıl Özsoy dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Gazeteci ve yazar Feridun Fazıl Özsoy için ilk tören Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Kongre Merkezi’nde yapıldı. Burada yapılan törene; Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Onursal Başkanı ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Vekili ve Medya İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Sefa Özdemir, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Sekreteri Ergün Ata, Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı İrfan Tarakçıoğlu, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Erişen, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Koordinatörü Sinan Tunç, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Onursal Başkanı Mevlüt Yeni, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, Ağrı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Alaettin Aslan, Ağrı Çalışan Gazeteciler Başkanı Ahmet Genç, Serhat Ardahan Gazeteciler Derneği Başkanı Deniz Başlı, Erzincan Gazeteciler Cemiyeti Yönetimi ve gazetecileri, Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, AK Parti Eski Milletvekili Adnan Yılmaz, Özsoy ailesi ile Erzurum ve bölge gazetecileri katıldı. Ailesi adına konuşan oğlu Nusret Özsoy, babalarını her zaman hasret ve rahmetle anacaklarını vurguladı, "O mesleğinin aşığıydı. Çok özleyeceğiz" dedi. Kolaylı; "Onun için gazetecilik; sorumluluktu, duruştu" TGK Genel Başkanı Nuri Kolaylı, törende yaptığı konuşmada Feridun Fazıl Özsoy’la 2000 yılında Türkiye Gazeteciler Federasyonunun kuruluşuyla başlayan dostluklarının, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun kuruluşu ile pekiştiğini ve kesintisiz devam ettiğini vurgulayarak, "Bugün ise o uzun yol arkadaşlığının en zor durağında, büyük bir üzüntüyle bir aradayız. Feridun Fazıl Özsoy’u uğurlarken, sadece bir meslek büyüğünü değil; aynı zamanda bir yol göstericiyi, birleştirici bir gücü ve basın camiasının sessiz ama derin iz bırakan mimarlarından birini uğurluyoruz. Feridun Fazıl Özsoy, gazeteciliği sadece bir meslek olarak görmedi. Onun için gazetecilik; sorumluluktu, duruştu, ortak aklı büyütme çabasıydı. Yıllar boyunca bulunduğu her görevde, ayrıştıran değil birleştiren, zorlaştıran değil kolaylaştıran bir anlayışın temsilcisi oldu. Konfederasyon çatısı altında verdiği emek, gösterdiği gayret ve ortaya koyduğu vizyon, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Feridun Fazıl Özsoy, Konfederasyonumuzun Türkiye ismini almasında büyük katkılarda bulundu. Bu katkı, yalnızca bir isim meselesi değil; bir kapsayıcılık, bir bütünlük ve bir ortak kimlik inşasıydı. Onunla aynı masada oturmuş, aynı hedeflere yürümüş, aynı idealleri paylaşmış olmak bizler için büyük bir onur oldu. Ardında sadece görevler, unvanlar değil; dostluklar, hatıralar ve güçlü bir meslek mirası bıraktı. Bugün burada bir vedayı dillendiriyoruz ama aslında onun emeği, sözü ve duruşu yaşamaya devam edecek. Çünkü bazı insanlar vardır; aramızdan ayrıldıklarında bile kurdukları yapıların içinde, yetiştirdikleri insanların hafızasında ve bıraktıkları izlerde varlıklarını sürdürürler" dedi. Türkez;" Yüreği memleket sevdasıyla çarpıyordu" Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, sadece bir meslek büyüğünü, sadece usta bir gazeteciyi uğurlamak için toplanmadıklarını ifade ederek, " Bugün aynı zamanda Erzurum’un, Doğu Anadolu’nun canlı bir hafızasını, sarsılmaz bir çınarını ve her şeyden önemlisi yüreği memleket sevdasıyla çarpan Feridun hocamızı ebediyete yolcu etmenin derin ve tarifsiz acısını yaşıyoruz. Feridun Fazıl Özsoy, gazetecilik mesleğine sadece bir iş olarak bakmayan; kalemini her zaman haktan, adaletten ve doğruluktan yana kullanan örnek bir şahsiyetti. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nde uzun yıllar üstlendiği başkanlık göreviyle ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’ndaki çalışmalarıyla, Anadolu basınının güçlü bir sesi olması için ömrünü bu mesleğe vakfetti. Meslek dayanışması ve meslektaşlarının sosyal ve ekonomik gelişmesi için her daim çaba sarfetti. O, sadece bir gazeteci değil; Erzurum’un, bölge insanının derdiyle dertlendi, sevinciyle mutlu oldu. Genç meslektaşlarına her zaman bir öğretmen, bir baba şefkatiyle yaklaştı. Onun yanında yetişen, ondan feyz alan her gazeteci, meslek ahlakının ve dürüstlüğün ne demek olduğunu bizzat ondan öğrendi. Derler ki; "Bir gazeteci vefat ettiğinde yalnızca bir canı değil, koca bir dönemin tanıklığını da kaybederiz." Evet öyle oldu. Feridun hocamızın gidişiyle basın camiamızda doldurulması çok güç bir boşluk oluştu. Ancak bizlere bıraktığı onurlu meslek mirası, dürüstlük abidesi kalemi ve o babacan duruşu hiçbir zaman unutulmayacaktır" diye konuştu. Tarakçıoğlu; "Bir gazeteci titizliği ile hayatımıza dokundu" Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı İrfan Tarakçıoğlu, Türk basınının önemli bir değerini kaybettiğini vurgulayarak, "Feridun başkanı, Feridun ağabeyi son yolculuğuna uğurluyoruz. 40 yıla yakın bir dostluğun, yol arkadaşlığının, bir ağabeyin ardından, duyguları ifade etmek o kadar zor ki. Bizler onun bilge kişiliği ile, mesleği, dayanışmayı, kısacası hayatı öğrenerek büyüdük. Başımız her dara düştüğünde başvurduğumuz kılavuz yok artık. Onu çok ama çok arayacağız, özleyeceğiz. Bugün Cenabı Hakk’ın takdiriyle ebediyete gönderiyoruz. İnanıyoruz ki; O’nun bize bıraktıkları, onurlu ve ilkeli duruşu, bir öğretmen edasıyla anlattıkları, bir gazeteci titizliği ile hayatımıza dokundukları, yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Rabbim, basın mesleğine, meslektaşlarına ve kentimiz için kalemiyle, mikrofonuyla yaptığı hizmetlerini misliyle mükafatlandırsın. Son süreçte çektiği ızdıraplarını kefaret eylesin. Başta ailesi olmak üzere sevenlerine, siz dostlarına ve camiamıza başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Allah rahmet eylesin, hakkımız varsa helal olsun. Mekanı cennet olsun" diye konuştu. Narmanlı Cami’nde uğurlandı Feridun Fazıl Özsoy’un naaşı buradaki törenin ardından Narmanlı Cami’ne getirildi. Öğlen namazını müteakip cenaze namazı kılındı ve Asri Mezarlığa defnedildi. Narmanlı Cami’ndeki cenaze namazına Vali Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Emniyet Müdürü Onur Karaburun, kamu kurum kuruluşlarının yöneticileri, siyasi parti yönetici ve temsilcileri, STK yöneticileri, gazeteci meslektaşları, ailesi ve vatandaşlar katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 09:06 Erzurum’da bulunan 2 bin 500 yıllık ‘taş baba’ heykeli ziyaretçilerin ilgi odağı oldu Erzurum Müzesi’nde sergilenen ve Türk mezar gömme geleneklerinin en belirgin örneklerinden biri olan 2 bin 500 yıllık ‘Taş Baba’ heykeli, müze ziyaretçilerinin en çok merak ettiği eserlerin başında yer alıyor. Erzurum’da hayvan otlatan bir çiftçi tarafından tesadüfen bulunan ve 2 bin 500 yıllık olduğu anlaşılan ‘Taş Baba’ heykeli, sergilendiği Erzurum Müzesi’nde ziyaretçilerin, özellikle de çocukların ilgi odağı haline geldi. Türkiye’de benzeri bulunmayan ve Orta Asya Türk kültürünün Anadolu’daki en önemli izlerinden biri olan eşsiz eser, üzerindeki motiflerle dikkat çekiyor. Duyarlı vatandaşlar haber vermişti Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Ormanlı Mahallesi’nde 2020 yılında hayvanlarını otlatan Aytaç Alver isimli çiftçi, otların arasında üzerinde motifler olan bir taş fark etti. Durumu hemen Müze Müdürlüğü yetkililerine bildiren duyarlı vatandaşın ihbarı üzerine bölgede inceleme başlatıldı. Arkeologlar tarafından yapılan detaylı incelemeler ve restorasyon çalışmalarının ardından, eserin Kıpçaklar dönemine ait olduğu tahmin edilen 2 bin 500 yıllık bir ‘Taş Baba’ heykeli olduğu ortaya çıktı. Hayvan otlatırken fark etti, tarih gün yüzüne çıktı Tarihi eseri bulan mahalle sakini Aytaç Alver, hayvanlarını otlatırken otların arasında farklı motifler barındıran bir heykel olduğunu fark ettiğini ve taşın değerli olabileceğini düşünerek yetkililerle iletişime geçtiğini belirtti. Alver’in dikkati sayesinde koruma altına alınan 123 santimetre uzunluğunda ve 45-47 santimetre genişliğindeki devasa heykel, titiz bir konservasyon sürecinin ardından Erzurum Müzesi’ndeki yerini aldı. "Türkiye’de benzeri bulunmayan ünik bir eser" Bozkır kültüründe özellikle soylular için yapılan ‘kurgan’ adı verilen mezarların üzerine dikilen ve ölen kişiyi temsil eden Taş Baba heykelleri, Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya taşıdığı en belirgin gelenekler arasında yer alıyor. Erzurum’da sergilenen bu eserin ise Türkiye’de bir ilk ve tek (ünik) olduğu ifade ediliyor. Yetkililer, eserin önemine değinerek şu bilgileri paylaştı: "Taş Baba, İslamiyet’ten önceki Türklerde, özellikle Orta Asya’da bulunan Türk kavimleri tarafından büyük devlet adamlarının mezarlarına dikilen şahide taşlarıdır. Eserin üzerinde, Türk geleneklerinde olduğu gibi elinde ‘bengü bade kasesi’ ve belinde sıralı kemer görülüyor. Bu kemer, vefat etmiş Türk büyüğünün makam ve rütbesini simgeler; kemerdeki çizgi sayısı arttıkça makamı da yükselmektedir. Elindeki ‘Bengü Bade’ ise kişinin öldükten sonra sonsuzluk kadehini içerek ölümsüzlüğe gittiğini temsil eder. Bu eserin benzerlerinin orijinali Orta Asya’da yer alıyor. Türklerin Anadolu’ya yayılımının en somut kanıtlarından biri olan bu eser, yaklaşık 2 bin 500 yıl öncesine ait ve ülkemizdeki tek örnektir." Müzenin en gözde parçalarından biri olan Taş Baba heykeli, her gün yüzlerce tarih meraklısını ağırlarken, özellikle çocukların büyük ilgisini çekiyor.
Prof. Dr. Nimet Yıldırım’a büyük onur
19 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:52 Prof. Dr. Nimet Yıldırım’a büyük onur Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Yıldırım, İran’ın en önemli akademik bilim kurulu üyeliğine seçildi. Prof. Dr. Nimet Yıldırım, İran İslam Cumhuriyeti Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi Bilim Kurulu Üyeliği’ne bilim kurulu üyelerinin tamamının oylarıyla oy birliği ile seçildi. Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi bilim kurulununun 13. 05. 202 tarihinde bilim kurulu üyeliği onaylanan Yıldırım, başkent Tahran’a davet edilerek kurul üyelerinin tamamının bulunduğu toplantıda kendisine kurul üyeliği kararına yer veren belge Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi Başkanı Ğolamali Haddad Adil tarafından resmi törenle verildi. İşte o akademik kurulun kararı "Sayın Prof. Dr. Nimet Yıldırım, İran İslam Cumhuriyeti Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi tüzüğünün 6. maddesi uyarınca, Fars Dili ve Edebiyatı Şurası’nın 1403/9/5 tarihli 483. toplantısında oybirliği ile, "bilim, edebiyat ve kültür" alanlarındaki seçkin ve yüksek konumunuzdan, Fars dili ve edebiyatının gelişmesi ve yücelmesindeki çabalarınız ve katkılarınızdan dolayı kadirşinaslık göstergesi olarak sizi "Bilim Kurulu" üyesi olarak seçmiştir. Sağlığınızın ve başarınızın devamını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi Başkanı Ğolamali Haddad Adil" " İnsan için ancak çabasının karşılığı vardır" Yıldırım törende bir konuşma yaparak İran İslam Cumhuriyeti Fars Dili ve Edebiyatı Akademisi Başkanı Ğolamali Haddad Adil’e, akademi kurullarının bütün bilim adamları ve üyelerine kendisine farklı bilim dallarında bilgelerden oluşan böyle yüksek bir kurulda yer vermeleri ve böyle bir makama layık görmelerinden dolayı şükranlarını sundu ve şunları söyledi: "Fars dili ve Edebiyatı alanında dost ve komşu iki ülkenin ortak kültürleri ve edebiyatları konusunda şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımız daha da artarak devam edecek, bilimsel kurulların çalışmalarında çabalarının artarak sürecek. İnsan için ancak çabasının karşılığı vardır. Görevinin bilincinde samimiyet, özen ve sabırla çalışmak, ortaya koyduğu çalışmalarıyla sınırları aşarak uluslararası bilim dünyasında takdire şayan görülmek hem ülkem hem şehrim hem de üniversitem adına oldukça sevindirici."
Halıların üzerine tarihi şahsiyetleri çiziyor
19 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:49 Halıların üzerine tarihi şahsiyetleri çiziyor Erzurum’da üniversite mezunu ev hanımı Şeyma Sezer, halı üzerine akrilik boya ile yaptığı çalışmalarla tarihi şahsiyetleri yaşatıyor. Şeyma Sezer, Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunu ve ev hanımı. Yaklaşık yedi yıldır nakış üzerine çalışmalar yapıyor. Önce tuvallerle başladığı çalışmalarda şimdi halıları değerlendiriyor. Şeyma Sezer, bu teknikle desenlerin birbirine harmanlandığını ifade ederek, "Özellikle akrilik tekniğini kullandığımız çalışmalarda birçok zorlu aşamadan geçiyoruz. 4 metrekarelik halı kullanıyoruz. Yaklaşık 7-8 saat sürüyor. Akrilik boyayı katı ve sıvı olarak, yerine ve duruma göre kullanıyoruz. Burada önemli olan halı desenini tamamen kapatmamak var. Halının etnik desenini muhafaza etmek ve yansıtmak yeni çizim kadar değerli. Harmanlama vurgusu yapıyoruz. İnsanlar bunu gördüğünde dokuma sanıyor. Aslında yaptığımız şey desenlerin boya maharetiyle halıya işlenmesidir. Benim iki kişilik bir ekibim var, onlar da çocuklarım" dedi. Şeyma Sezer tarafından tasarlanan eserlerin sergilendiği kafenin barista eğitmeni Aykut Yaşar, işletmelerinin 4T kuralı olduğunu ifade ederek, "Türk Halısı, Türk Lokumu, Türk Kahvesi ve Türk Çayı gibi unsurları biriktirdik. Bu daha da artmaya başladık ve işletmemizde biriktirdik. Şeyma hanımın eserlerini de bu anlamda keşfettik ve onu destekledik" dedi.
Erzurum’da afetlere karşı kurumlar arası örnek iş birliği
19 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:08 Erzurum’da afetlere karşı kurumlar arası örnek iş birliği Erzurum’da olası afet ve acil durumlarında İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ait soğuk hava depolarının İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yedek aşı deposu olarak kullanılmasına dair protokol imzalandı. Konu ile ilgili yapılan açıklamada, "Geçmiş afetlerden edinilen deneyimler, afet sonrası sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülebilmesi için kapsamlı eylem planlarının hazırlanmasının önemini ortaya koymuştur. Olası bir afet durumunda uygulanması gereken aşılar, stratejik öneme sahip sağlık müdahaleleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle aşı ve benzeri ürünlerin güvenli koşullarda depolanması, acil eylem planlarının kritik bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir" denildi. Bu doğrultuda, afet ve acil durumlara karşı hazırlıklı olunması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Erzurum İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir ile İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kerger, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek üzere bir araya geldi. Olası Afet ve Acil Durumlarında İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne Ait Soğuk Hava Depolarının İl Sağlık Müdürlüğü Tarafından Yedek Aşı Deposu Olarak Kullanılmasına Dair Protokol imzalandı. İmzalanan protokol ile acil ve afet durumlarında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine ait soğuk hava depolarının İl Sağlık Müdürlüğü tarafından aşı deposu olarak kullanılabilmesi sağlandı. Böylece afet anlarında da bağışıklama hizmetlerinin kesintiye uğramadan sürdürülebilmesi sağlandı. Ayrıca bu iş birliği afetlere yönelik hazırlık sürecinde kurumlar arası dayanışmanın en iyi örneklerinden birisi olarak gösterildi.
Gençlik hizmetlerinde yerinde rehberlik
19 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:07 Gençlik hizmetlerinde yerinde rehberlik Erzurum’da "Gençlik Hizmetlerinde Yerinde Rehberlik" programı düzenlendi. Erzurum İl Müftülüğü tarafından "Gençlik Hizmetlerinde Yerinde Rehberlik" programı gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Gençlik İl Koordinatörlüğü tarafından organize edilen "Gençlik Hizmetlerinde Yerinde Rehberlik" programı, İl Müftülüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Müftülük Konferans Salonu’ndaki programa, Diyanet İşleri Başkanlık Vaizi Dr. Mehmet Fatih Tunç, Din Hizmetleri Şube Müdürü M. Rasim Kasapoğlu, İl Gençlik Koordinatörü Ahmet Gürler, 20 ilçede görev yapan ilçe koordinatörleri ve manevi danışmanlar katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda konuşan Şube Müdürü M. Rasim Kasapoğlu, gençlik hizmetlerinin toplumsal geleceğe etkisine dikkat çekti. Kasapoğlu, gençlerin manevi gelişimini destekleyen bu tür rehberlik çalışmalarının önemine vurgu yaparak, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Diyanet Gençlik İl Koordinatörü Zeynep Keleş ve İl Koordinatör Yardımcısı Fatma Ekmekçi, gençlik faaliyetleri hakkında sunum yaptılar. Ardından Diyanet İşleri Başkanlık Vaizi Dr. Mehmet Fatih Tunç tarafından gençlik hizmetlerinde rehberlik konulu sunumlar yapıldı. Program, karşılıklı fikir alışverişi ve soru-cevap bölümüyle devam etti. Katılımcılara teşekkür edilerek sonlandırılan etkinlikte, gençlik hizmetlerinin önemine dikkat çekildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
"3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" görücüye çıktı
18 Mayıs 2025 Pazar - 16:35 "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" görücüye çıktı Cumhuriyetimizin 102. yılına ithafen hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 19 Şubat 2025 tarihinde tanıtımını gerçekleştirdiği "100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi" kapsamında, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde ve Erzurum Müzesi ev sahipliğinde hayata geçirilen "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinin açılışı yapıldı. 144 eserden oluşan "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinde 3 bin yıl önce bölge insanının yaşamına tanıklık eden eserler sergileniyor. Serginin açılışına Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bora Dündar, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, Erzurum Müze Müdür Hüsnü Genç, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem ve davetliler katıldı. Sergi Temmuz ayına kadar Erzurum Müzesi’nde davetlilere açık olacak. "Geçmişi bilmeyen, geleceğini inşa edemez" Açılışta konuşan Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, zengin bir tarihe ve bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Erzurum’da çeşitli yollarla elde edilen ve müze envanterine konulan muazzam eserlerin "100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi" çerçevesinde Erzurum Müzesi’nde ziyarete açılmasının önemli olduğunu ifade ederek, "Erzurum gibi tarihî zenginliğiyle ön plana çıkan bir şehirde, müzelerin önemi çok daha büyüktür. Anadolu’nun bu kadim şehrinde binlerce yılın izini taşıyan eserler, müzelerimiz sayesinde gün yüzüne çıkmakta ve koruma altına alınmaktadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak, müzelerimizi yalnızca birer sergi alanı değil, aynı zamanda eğitim, araştırma ve toplumsal bilinçlenme merkezleri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, hem mevcut müzelerimizin daha işlevsel hâle getirilmesi hem de yeni müze projelerinin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Cumhuriyetimizin 102. Yılında 102 Süreli Sergi Projesi kapsamında yer alan "3 Bin Yıl Öncesinde Demir Çağında Erzurum " sergisinin hayırlı olmasını diliyorum. Unutmayalım ki, Geçmişi bilmeyen, geleceğini inşa edemez. Gelin, birlikte geçmişi keşfedelim, geleceği birlikte kuralım" şeklinde konuştu. 3 bin yıl önceki yaşamın özeti gibi Dağlık ve bir o kadar da zorlu coğrafyası ile Anadolu’nun çatısı unvanını alan bölgede, binlerce yıldır bu yüksek yaylalarda pek çok kadim kültüre ev sahipliği yaparken, bu toprakların insanı da doğada elde edebildiği her maddeyi alete ve eşyaya dönüştürebildiğini vurgulayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bora Dündar, "Bugün, Erzurum müzemizin depolarından seçilen ve restorasyonları yapılarak ilk kez sergilenen 144 adet eserden oluşan bu koleksiyon, 3 bin yıl önce bölge insanının yaşam mücadelesini kolaylaştıran ve dahası hayatına estetik katan tüm unsurları bir arada görmemizi sağlamaktadır. 3 bin yıl önce bölgedeki beyliklerin, merkezi bir imparatorluğa dönüştüğü, uygarlıkların kurulup yıkıldığı, zaman zaman şiddet ve savaşların hüküm sürdüğü tarih süreci içerisinde gezerken; taşı toprağı şekillendirip ekmeğini yapan, tükettiği hayvanın kemiğinden delici alet üretip bu aletle derisinden kıyafetini diken insanoğlunun hayat serüvenine eşlik edeceksiniz. Sürecin insanoğlunun hayatına kattığı teknolojik gelişimleri, ustaca biçimlendirdiği madeni eserlerde ve silahlarda izlerken, 3 Bin yıl önce dahi gününü güzelleştirmek için bakım ve estetik unsurlarını da hayatına nasıl dahil ettiğini izleyeceksiniz. Velhasıl, insana dair her şeyi hissedeceğimiz bu sergi, sanatın ve estetiğin kültürel kodlar ile günümüze nasıl yansıdığını göstermesi bakımından ayrıca anlamlıdır" dedi. Konuşmalardan sonra "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinin açılışı yapıldı. Arkeolog Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak, eserlerle ilgili davetlilere bilgi verdi.
Ecdada vefa
18 Mayıs 2025 Pazar - 16:31 Ecdada vefa 19 Mayıs Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında İl Millî Eğitim Müdürlüğünce Mecidiye Tabyalarında "Ecdada Vefa" programı düzenlendi. Mecidiye Tabyasında düzenlenen etkinliğe Vali Yardımcıları Ahmet Özdemir ve İlyas Öztürk, İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Orhan Beyazlı, Yakutiye İlçe Millî Eğitim Müdürü Abdurrahman Gazioğlu, il ve ilçe millî eğitim şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katılım sağladı. 40 okuldan 1000 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen program, Mecidiye Tabyalarına doğru yapılan yürüyüşle başladı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden program İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız ve Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir’in günün anlam ve önemine dair konuşmaları ile devam etti. Tarih bir milletin hafızasıdır İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız: "19 Mayıs Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında bugün Mecidiye Tabyalarında 40 okulumuzdan 1000 öğrencinin katılımı ile düzenlemiş olduğumuz bu anlamlı etkinliğe katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Cemil Meriç, ’Tarih bir milletin hafızasıdır.’ diyor. Şu an içinde bulunduğumuz bu alanda bir milletin hafızası yatmakta ve biz bu hafızayı dinç tutmak, canlı tutmak zorundayız. Çünkü tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizermiş. Valimiz Mustafa Çiftçi’nin himayelerinde Erzurum’da bulunan yirminin üzerindeki tabyada bu hafızayı canlı tutmak, diri tutmak adına çok güzel çalışmalar başlatıldı. Biz de İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak bu tabyaları öğrencilerimize tanıtıp anlatmayı ve bu hafızayı canlı tutmayı en önemli görevimiz addediyoruz." dedi. Erzurum, ikinci bir Çanakkale’dir Bu güzel etkinlikte emeği olan İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze ve katılımcılara teşekkür ederek sözlerine başlayan Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir: "Mecidiye Tabyası, yaklaşık 150 yıl önce tüm Erzurum’un ve vatan savunmasının en önemli direnç noktalarından birisi olmuştur. Erzurum’un bir kıymetli kardeşi de Çanakkale’dir. Bugün Çanakkale’nin içinde bulunduğu mukaddesat ne kadar kıymetliyse, Erzurum’un yaşadığı mukaddesat, tarihe bıraktığı izler de bir o kadar kıymetlidir. Nene Hatun’ların, ismi bilinen bilinmeyen nice kahramanların yazdığı bu destan, bu aziz topraklar üzerinde olmuştur. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onların bize bıraktığı bu mukaddes emaneti geleceğe aktarmak için daha çok programlar tertip edeceğiz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından Erzurum Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu tarafından "Erzurum Tabyaları" konulu sunum gerçekleştirildi. Prof.Dr. Küçükuğurlu’nun, Erzurum’un tarihsel savunma mirası olan tabyaların tarihi, stratejik önemi ve kültürel değerini detaylı bir şekilde anlattığı sunumu öğrenciler ve dinleyiciler tarafından büyük bir dikkat ve ilgiyle takip edildi. Özellikle genç katılımcılar, tarihin canlı tanığı olan tabyaların hikâyeleriyle adeta geçmişe yolculuk yaptı. Program sonunda İl genelinde düzenlenen ‘’Ecdada Vefa’’ konulu resim ve kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Anlamlı etkinlik hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Cann gübre Erzurum çiftçisine can simidi oldu
18 Mayıs 2025 Pazar - 16:21 Cann gübre Erzurum çiftçisine can simidi oldu Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden ÇETAŞ A.Ş. tarafından üretilen Cann Gübre, Erzurum çiftçisine can simidi oldu. Tarımda sürdürülebilir üretimi desteklemek, verimliliği artırmak ve çiftçilerin üretim sürecinde karşılaştıkları temel sorunlarına çözüm sunmak amacıyla üretilen Cann Gübre, çiftçilerin tarımsal ürünlerine büyük katkı sağladı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bitkisel üretimde sağlıklı ve kaliteli sonuçların temel koşulu; toprak yapısının, bitki köklerinin ve genel beslenme dengesinin doğru şekilde desteklenmesidir. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirdiğimiz Cann Gübre, içeriğinde yer alan özel seçilmiş enzimler, doğal hormonlar ve özel moleküller sayesinde, bitki kök gelişimi ve bitkilerin topraktan besin alımını kolaylaştıran, toprakta var olan ancak bitkinin faydalanamadığı besin elementlerinin alımını sağlayan destekleyici bir üründür" dedi. "Toprağa emek veren çiftçilerimizin daima yanındayız" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımsal üretimi desteklemek ve sürdürülebilir tarım anlayışına katkı sunmak amacıyla yerli ve milli imkânlarla ürettiğimiz ‘Cann Gübre’ projemizi yaklaşık bir yıldır sahada aktif olarak kullanıyoruz. Organik içerikli bu özel gübre sayesinde hem toprağımızı koruyor, hem çiftçimizin girdi maliyetlerini düşürüyor, hem de tarımda dışa bağımlılığı azaltarak yerli üretimi teşvik ediyoruz. Erzurum’un bereketli topraklarını daha güçlü hale getirmek ve ihracata uygun bir üretim modeli oluşturmak hedefiyle çıktığımız bu yolda, eser ve hizmet siyasetimizin en somut örneklerinden biri olan Cann Gübre projesiyle çiftçimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Çiftçimizin dar gün dostuyuz. Erzurum çiftçimizin canına can oluyoruz." Cann Gübre’nin Faydaları Mineral gübrelerin alım etkinliğini arttırarak daha az kimyasal ile aynı verimin oluşmasını sağlayan, toprağın yenilenmesi ve onarımı sağlayarak kök hastalıkları ve zararlılarının oluşmasını önleyen, bitkinin bağışıklık sistemini arttırarak bitkilerin hastalık ve zararlılar yanında, don, sıcaklık stresi, su stresi gibi stres koşullarına karşı dayanımı arttıran yeni nesil bir gübredir. Bitki kök bölgesinde yararlı bakterilerin aktivitesini artırır, böylece toprak sağlığını güçlendirir. İçerdiği özel enzimler, topraktaki besin maddelerinin bitki tarafından daha hızlı ve verimli alınmasını sağlar. Erkencilik etkisi sayesinde bitkilerin gelişim sürecini hızlandırır; hasat zamanını öne çeker ve üreticiye avantaj sağlar. Bitkilerin genel direncini artırır, çevresel streslere (soğuk, sıcak, susuzluk) karşı dayanıklılığı destekler. Organik içeriği sayesinde doğa dostudur, toprakta kalıntı bırakmaz, uzun vadede toprak sağlığını iyileştirir. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde uygulama denemeleri başarıyla tamamlanan Cann Gübre, farklı iklim ve toprak koşullarında yüksek performans göstermektedir. Çiftçimizin hem ürün kalitesini hem verimini artıran bu yenilikçi gübre, üretim süreçlerinde önemli ölçüde zaman kazandırmakta ve erkencilik sayesinde daha erken hasat imkânı sunmaktadır. Değirmencioğlu’ndan Başkan Sekmen’e Teşekkür Kırkgöze Mahalle Muhtarı Nihat Değirmencioğlu, "Cann Gübre Erzurum ve hatta Doğu’daki bölge çiftçisine adeta umut ışığı oldu. Gurur kaynağımız Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’e şükranlarımızı sunuyoruz. Organik gübremiz ile birlikte tarımsal ürünlerimiz iki kat daha da arttı. Büyükşehir Belediyemize bağlı Tarımsal Makine Parkı ve Cann Gübre ile birlikte Erzurum çiftçisi şuan altın yıllarını yaşıyor" şeklinde konuştu.
"3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" görücüye çıktı
18 Mayıs 2025 Pazar - 16:16 "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" görücüye çıktı Cumhuriyetimizin 102. yılına ithafen hazırlanan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 19 Şubat 2025 tarihinde tanıtımını gerçekleştirdiği "100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi" kapsamında, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde ve Erzurum Müzesi ev sahipliğinde hayata geçirilen "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinin açılışı yapıldı. 144 eserden oluşan "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinde 3 bin yıl önce bölge insanının yaşamına tanıklık eden eserler sergileniyor. Serginin açılışına Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bora Dündar, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, Erzurum Müze Müdür Hüsnü Genç, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem ve davetliler katıldı. Sergi Temmuz ayına kadar Erzurum Müzesi’nde davetlilere açık olacak. "Geçmişi bilmeyen, geleceğini inşa edemez" Açılışta konuşan Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, zengin bir tarihe ve bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Erzurum’da çeşitli yollarla elde edilen ve müze envanterine konulan muazzam eserlerin "100+2 Süreli Müze Sergileri Projesi" çerçevesinde Erzurum Müzesi’nde ziyarete açılmasının önemli olduğunu ifade ederek, "Erzurum gibi tarihî zenginliğiyle ön plana çıkan bir şehirde, müzelerin önemi çok daha büyüktür. Anadolu’nun bu kadim şehrinde binlerce yılın izini taşıyan eserler, müzelerimiz sayesinde gün yüzüne çıkmakta ve koruma altına alınmaktadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak, müzelerimizi yalnızca birer sergi alanı değil, aynı zamanda eğitim, araştırma ve toplumsal bilinçlenme merkezleri olarak görüyoruz. Bu anlayışla, hem mevcut müzelerimizin daha işlevsel hâle getirilmesi hem de yeni müze projelerinin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Cumhuriyetimizin 102. Yılında 102 Süreli Sergi Projesi kapsamında yer alan "3 Bin Yıl Öncesinde Demir Çağında Erzurum " sergisinin hayırlı olmasını diliyorum. Unutmayalım ki, Geçmişi bilmeyen, geleceğini inşa edemez. Gelin, birlikte geçmişi keşfedelim, geleceği birlikte kuralım" şeklinde konuştu. 3 bin yıl önceki yaşamın özeti gibi Dağlık ve bir o kadar da zorlu coğrafyası ile Anadolu’nun çatısı ünvanını alan bölgede, binlerce yıldır bu yüksek yaylalarda pek çok kadim kültüre ev sahipliği yaparken, bu toprakların insanı da doğada elde edebildiği her maddeyi alete ve eşyaya dönüştürebildiğini vurgulayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bora Dündar, "Bugün, Erzurum müzemizin depolarından seçilen ve restorasyonları yapılarak ilk kez sergilenen 144 adet eserden oluşan bu koleksiyon, 3 bin yıl önce bölge insanının yaşam mücadelesini kolaylaştıran ve dahası hayatına estetik katan tüm unsurları bir arada görmemizi sağlamaktadır. 3 bin yıl önce bölgedeki beyliklerin, merkezi bir imparatorluğa dönüştüğü, uygarlıkların kurulup yıkıldığı, zaman zaman şiddet ve savaşların hüküm sürdüğü tarih süreci içerisinde gezerken; taşı toprağı şekillendirip ekmeğini yapan, tükettiği hayvanın kemiğinden delici alet üretip bu aletle derisinden kıyafetini diken insanoğlunun hayat serüvenine eşlik edeceksiniz. Sürecin insanoğlunun hayatına kattığı teknolojik gelişimleri, ustaca biçimlendirdiği madeni eserlerde ve silahlarda izlerken, 3 Bin yıl önce dahi gününü güzelleştirmek için bakım ve estetik unsurlarını da hayatına nasıl dahil ettiğini izleyeceksiniz. Velhasıl, insana dair her şeyi hissedeceğimiz bu sergi, sanatın ve estetiğin kültürel kodlar ile günümüze nasıl yansıdığını göstermesi bakımından ayrıca anlamlıdır" dedi. Konuşmalardan sonra "3 Bin yıl Önce: Demir Çağ’da Erzurum" sergisinin açılışı yapıldı. Arkeolog Doç. Dr. Gülşah Altunkaynak, eserlerle ilgili davetlilere bilgi verdi.
Aras Elektrik, Türkiye’nin Davosu’nda
18 Mayıs 2025 Pazar - 16:05 Aras Elektrik, Türkiye’nin Davosu’nda Finans dünyasının prestijli buluşmalarından biri olan ve "Türkiye’nin Davos’u" olarak adlandırılan Eduplus Finans Zirvesi’nde, Aras Elektrik’in CFO’su Arzu Miroğlu da yer aldı. Bu yıl 19.’su düzenlenen ve "Finans Departmanlarında Bugün Neler Değişti? Yarın Neler Değişecek? konulu Online Summit formatında gerçekleştirilen etkinlik, küresel düzeyde iş dünyasını bir araya getirdi. Farklı ülkelerden binlerce iş insanının katıldığı zirvede, Aras EDAŞ CFO’su Arzu Miroğlu da konuşmacı olarak yerini aldı. Zirvede, iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle birlikte finansal stratejiler, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve ekonomik gelecek başlıklarında fikir alışverişinde bulunuldu. Aras EDAŞ CFO’su Arzu Miroğlu, konuşmasında, şirketin finansal yönetim yaklaşımından kurumsal vizyonuna kadar birçok konu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Miroğlu ayrıca katılımcılarla, sektör içinden bir bakış açısıyla da tecrübelerini paylaştı. Miroğlu: "Son 10 yılda raporlama süreçleri büyük ölçüde değişti. Sayaçlarımızı artık uzaktan okuma sistemiyle dijital olarak takip ediyoruz; bu sayede yanlış tahakkukların önüne geçiyoruz. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) sayesinde yatırım ihtiyaçlarını doğru bir şekilde tespit edebiliyoruz. Stoklarımızı daha verimli kullanıyor, kaynaklarımızı etkin şekilde yönetiyoruz. Çözüm merkezimiz 7/24 kesintisiz hizmet sunuyor. Kullandığımız teknolojik altyapımız sayesinde müşterilerimiz anlık olarak yanıt alabiliyor. Bu dijital dönüşüm sayesinde kayıp-kaçak oranlarında da ciddi bir azalma sağladık. CFO olarak baktığımda dijitalleşme artık işimizin tam merkezinde yer alıyor. Dijital çağa doğan yeni nesille birlikte çalışıyor, eğitimler ve veri analizleriyle farkındalık oluşturmaya özen gösteriyoruz." ifadelerine yer verdi. Miroğlu, ayrıca küresel finans gündeminin konuşulduğu bu büyük etkinlikte şirketlerin, güncel finansal gelişmeleri yakından takip etmesi ve sektörel iletişimin güçlendirilmesi gibi konular üzerinde de durdu. Aras EDAŞ’ın finansal liderlik ve sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda bu tür organizasyonlara katkı sunmaya ve sektörü en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğinin de altını çizdi.