Yerel Haberler
Erzurum
İşte Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Rehberi 26 Şubat 2026 Perşembe - 11:00:34 Uzmanlar sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan geçirme ile ilgili önerilerde bulundu. Sahura mutlaka kalkılması gerektiğini ifade eden uzmanlar, "Orucubuz 1-2 adet hurma ve su ile açın, suyu tek seferde çok fazla ve hızlı içmeyin, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edin, yemeklerinizi yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin" dediler. Erzurum Sağlık Müdürü tarafından sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda "Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Rehberi" başlığıyla uzman görüşlerine yer verildi. Paylaşımda, "Sağlıklı tercihlerle huzurlu bir Ramazan olsun" denilerek sahur ve iftarla ilgili beslenme, sıvı ve tatlı tüketimi, fiziksel aktivite gibi bir çok başlıkta tavsiyeler yapıldı. Günü dengeli başlatın Uzmanlar oruç tutanların mutlaka sahura kalkması gerektiğini ifade ederek, "Sahur yapmadan oruç tutmak gün içinde halsizlik ve kan şekeri düşüşüne neden olabilir. Sahurda yumurta, yoğurt, peynir, kefir, tam tahıllı ekmekler, çiğ sebze- meyve gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapın ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edin. Aşırı tuzlu, yağlı ağır yemeklerden, hamur işlerinden ve işlenmiş ürünlerden (sucuk, salam vb.) kaçının" dediler. Sıvı tüketimi Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında suyun ilk tercih olması gerektiği ifade edilen paylaşımda şöyle devam edildi, "Suyu tek seferde çok fazla ve hızlı içmeyin, iftardan sahura kadar aralıklarla ve yudumlayarak tüketmeye özen gösterin. Asitli içecekler, hazır meyve suları gibi şeker oranı yüksek içecekler yerine süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, şekersiz hoşaf veya kompostolar tercih edin" İftar kontrollü ve dengeli Orucu 1-2 adet hurma ve su ile açmayı tavsiye eden uzmanlar, şöyle devam ettiler"Çorba ve salatayla başlangıç yapıp, 10-15 dakika ara verin. Ani ve aşırı yemek tüketimi mide problemleri ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir, bu nedenle ara vermek önemlidir. Ana öğünde; ızgara / haşlama fırında pişirme yöntemleriyle hazırlanmış yemekler, sebze yemekleri, kurubaklagiller, yoğurt, salata, tam tahıllı ekmekler tercih edin. Porsiyon kontrolüne dikkat ederek pide, bulgur pilavı, basmati pirinç tüketilebilir" Tatlı tüketimi Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmesini vurgulayan uzmanlar, " Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra tüketin ve haftada 1-2 kez ile sınırlandırın. Diğer günlerde süt/yoğurt, meyve, kuru meyve, kabuklu yemişlerle yapacağınız bir ara öğün tercih edin" dediler. İşte diğer önemli noktalar Uzmanların oruçla ilgili diğer önerileri ise şöyle devam etti, "Yemeklerinizi yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin. Hazımsızlık, reflü gibi sorunları yaşamamak adına öğünlerden hemen sonra yatar pozisyona geçmeyin. Beslenme düzeninin değişmesinden dolayı oluşabilecek kabızlığı önlemek için su içmeye ve lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, sebzeler, tam tahıllar) tüketmeye dikkat edin. Ramazan ayında amaç; kilo almak ya da vermek değil, metabolik dengeyi korumak olmalıdır. Kronik hastalığı olan bireyler (diyabet, hipertansiyon vb.) mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde oruç tutmalıdır" Fiziksel aktivite Uzmanlar oruçta fiziksel aktivitenin de önemli olduğunu dile getirerek, "Gün içinde ağır egzersizden kaçının. İftardan 1-2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu yürüyüşler sindirimi ve kilo kontrolünü destekler" dediler.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:19 Büyükşehir’den 5 bin aileye Ramazan desteği Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Ramazan ayı vesilesiyle yaklaşık 5 bin kişiye destek olduklarını dile getirdi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal yardımlarının artarak devam ettiğini ve Ramazan ayı münasebetiyle daha da yoğunlaştıklarını dile getiren Başkan Sekmen, "Vatandaşlarımızın hem iftarlık hem de sahurluk üç çeşit yemek ihtiyaçlarını veriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak 5 bin kişiye iftar veriyoruz. Bunun yanı sıra Suriye’deki vatandaşlara da iftarlık ve sahurluk programlar organize ettik. Oradaki hizmetlerimiz de devam ediyor. Ayrıca kuru gıda ve sebze ihtiyacı olan vatandaşlarımıza da fiş vererek marketlerimizden alışveriş yapmalarını sağlıyoruz. İstiyoruz ki Ramazan gününde kimse açıkta, sıkıntıda kalmasın. Elimizden gelen bütün gayreti var gücümüzle gösteriyoruz. Mübarek Ramazan ayının ruhuna uygun olarak Narmanlı Camii yanında kurduğumuz Aşevi’nde hemşehrilerimizle bir araya gelip iftar yemeği ikramında bulunduk. Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren bu anlamlı buluşmalarda, dayanışmanın, paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel örneklerini sergiliyoruz. Ramazan, yalnızca oruç tutmak değil; aynı zamanda gönülleri birleştirmek, sofraları bereketlendirmek ve ihtiyaç sahiplerine destek olmaktır. Bu mübarek ayın huzurunu hep birlikte yaşarken, tüm vatandaşlarımıza sağlık, mutluluk ve bereket dolu günler diliyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin" şeklinde konuştu.
DSİ Bölge Müdürlüğünden 2025’te su ve tarıma güçlü katkı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:33 DSİ Bölge Müdürlüğünden 2025’te su ve tarıma güçlü katkı Devlet Su İşleri (DSİ) 8. Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca yürüttüğü yatırımlar ve saha çalışmalarıyla Erzurum ve çevresinde su yönetimi, tarımsal sulama ve taşkın kontrolü alanlarında önemli kazanımlar sağladı. Su tutulan barajlar Uzundere ve İspir ilçelerinde inşa edilen Uzundere Barajı ile İspir Madenköprü Barajı’nda su tutulmaya başlandı. Bu iki baraj sayesinde toplam 1 milyon 546 bin metreküp su depolanacak, 5 bin 460 dekar tarım arazisi modern sulama imkânına kavuşacak. Yapım çalışmaları devam eden barajlar Horasan Gerek Barajı, Tortum Doruklu Barajı ve Pasinler Küçüktuy Barajı’nda inşaat çalışmaları aralıksız sürüyor. Söz konusu barajlar tamamlandığında toplam 6 milyon 696 bin metreküp su depolanması ve 6 bin 730 dekar tarım arazisinin sulanması hedefleniyor. Yapımı devam eden gölet Pasinler Kavuşturan Göleti’nin tamamlanmasıyla birlikte 4 milyon 221 bin metreküp su depolanacak; 1.060 dekar tarım arazisi sulama hizmetine kavuşacak. Taşkın koruma çalışmaları DSİ 8. Bölge Müdürlüğü, taşkın risklerini azaltmak ve yerleşim alanlarını güvence altına almak amacıyla Köprüköy Güzelhisar, İspir Güllübağ, Köprüköy Akçam, Tortum Hamidiye ve Tortum İncedere mahallelerinde taşkın koruma çalışmalarını da sürdürdü. DSİ 8. Bölge Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen bu yatırımların; su kaynaklarının verimli kullanılması, tarımsal üretimin artırılması ve yerleşim alanlarının taşkın risklerine karşı korunmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Atatürk Üniversitesinden akademik devrim
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:23 Atatürk Üniversitesinden akademik devrim Atatürk Üniversitesi, başarılı lisans öğrencilerini akademik kariyer süreçlerine erkenden dahil etmek amacıyla devrim niteliğinde bir adım atarak "Bütünleşik Yüksek Lisans Programı" uygulamasını başlattı. "Geleceğe Bir Adım Önde Başla" sloganıyla duyurulan program kapsamında ilk kez kontenjan verilerek, genç araştırmacıların bilim dünyasına hızlı bir giriş yapması hedefleniyor. Anadolu’nun ilim merkezi Atatürk Üniversitesi, "Araştırma Üniversitesi" vizyonunu güçlendirecek stratejik bir hamleyi hayata geçirdi. Lisans eğitimi devam eden başarılı öğrencilerin yüksek lisans dersleri almasına olanak tanıyan "Bütünleşik Yüksek Lisans Programı" için 2025-2026 bahar yarıyılı itibarıyla ilk kez kontenjan tanımlandı. Bu programla öğrenciler, lisans mezuniyeti öncesinde akademik üretim becerilerini geliştirme ve zamandan tasarruf etme fırsatı yakalayacaklar. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilimsel üretimi stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz" Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin son dönemde uluslararası sıralamalarda ve yayın performansında elde ettiği tarihi başarılara dikkat çekti. Rektör Hacımüftüoğlu, "Atatürk Üniversitesi olarak 2025 yılında yayın performansını Türkiye’de en fazla artıran üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Araştırma Üniversitesi kimliğimizin bir gereği olarak bilimsel üretimi sadece bir faaliyet değil, stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Bütünleşik programın bu vizyonun bir parçası olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti: "Gelecek vizyonumuz gençlerimizin hayalleriyle güçleniyor. Bütünleşik Yüksek Lisans Programı ile başarılı öğrencilerimizi henüz lisans sıralarındayken akademik ekosistemimize dahil ederek, onlara lisanstan yüksek lisansa kesintisiz ve hızlı bir geçiş imkânı sunuyoruz. THE 2026 Dünya Sıralaması’nda ilk 1000 bandına yerleşen üniversitemiz, bu tür yenilikçi modellerle ‘Yerelden Küresele, Bilimle Yükselen Üniversite’ olma hedefine emin adımlarla ilerlemektedir". Akademik kariyerde zaman kazandıran model Bütünleşik Yüksek Lisans Programı, lisans programının en erken 7. yarıyılında olan ve genel not ortalaması (AGNO) 3.00 ve üzerinde olan başarılı öğrencilere hitap ediyor. Programa kabul edilen öğrenciler, her yarıyıl en az bir en fazla iki lisansüstü ders alarak yüksek lisans kredilerini erkenden tamamlayabiliyorlar. Lisans mezuniyeti sonrası ALES ve ortalama şartlarını sağlayan öğrenciler, doğrudan yüksek lisans programına kesin kayıt yaptırarak eğitim sürelerini en az bir yıl kısaltma avantajına sahip oluyorlar. Başvuru tarihleri ve kontenjan bilgileri Üniversite genelinde Fen, Sağlık, Sosyal, Eğitim ve Türkiyat Araştırmaları gibi farklı enstitülerde toplam 3.902 kişilik devasa bir lisansüstü kontenjan havuzu oluşturulmuş durumda. Adaylar başvurularını 12 - 26 Ocak 2026 tarihleri arasında Öğrenci Bilgi Sistemi (OBS) üzerinden online olarak gerçekleştirebilecek. Başvuru Tarihleri: 12 - 26 Ocak 2026 Yerleştirme Sonuçlarının İlanı: 30 Ocak 2026 Kesin Kayıt İşlemleri: 02 - 03 Şubat 2026 "Geleceğe Bir Adım Önde Başla" sloganıyla hayata geçen bu program, Atatürk Üniversitesi’nin nitelikli araştırmacı yetiştirme konusundaki kararlılığının en somut göstergelerinden biri olarak kampüs yaşamındaki yerini aldı.
Kongre binası yıkılmıyor, güçlendiriliyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:20 Kongre binası yıkılmıyor, güçlendiriliyor Erzurum’un milli mücadele tarihindeki en önemli simgelerinden biri olan Erzurum Kongre Binası hakkında son günlerde kamuoyunda dolaşan "yıkılacak" iddiaları, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi tarafından net bir dille yalanlandı. Kongre binasının geleceğine ilişkin merak edilen sorular, Kardelen TV ekranlarında yayınlanan Kardelen TV Genel Yayın Yönetmeni Soner İstanbullu ile Gazeteci Yazar Esat Bindesen’in hazırlayıp sundukları Analiz programda ayrıntılarıyla cevap buldu. Vali Mustafa Çiftçi, binanın depreme dayanıklılığına ilişkin teknik bir sürecin işletildiğini belirterek, "Bu bina bir anıt yapıdır. Yıkım asla gündemde değildir. Aksine güçlendirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflenmektedir" dedi. "Teknik rapor deprem riskine işaret etti" Kongre binasında gözle görülür çatlaklar ve yapısal ayrışmalar fark edilmesi üzerine sürecin 2025 yılı Ocak ayında başlatıldığını belirten Vali Çiftçi, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün talebiyle Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü aracılığıyla teknik inceleme sürecine girildiğini ifade etti. Yapılan ihale sonucu incelemelerin Erzurum Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydeden Çiftçi, yaklaşık 4-5 ay süren sondaj ve zemin etütleri neticesinde hazırlanan raporda, binanın zemin yapısı ve taşıyıcı sistemlerinde ciddi sorunlar tespit edildiğini açıkladı. Vali Çiftçi, "Raporda açıkça, olası bir depremde mevcut haliyle binanın ayakta kalamayacağı ifade edildi. Bu rapor Bakanlığımıza sunuldu, ardından Bakanlığımız teknik bir heyeti Erzurum’a gönderdi. Son aşamada konu Koruma Kurulu’na intikal etti ve güçlendirme kararı alındı" dedi. 2026 bütçesinden 13 milyon TL ayrıldı Güçlendirme çalışmaları için 2026 yılı bütçesinden 13 milyon TL ödenek ayrıldığını açıklayan Vali Çiftçi, çalışmaların Koruma Kurulu onayı doğrultusunda yürütüleceğini vurguladı. "Tarihi binalar keyfi şekilde yıkılamaz. Bu yapı Erzurum’un ve Türkiye’nin ortak hafızasıdır" diyen Çiftçi, yıkım iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kongre binası ziyarete kapalı mı? Kongre binasının ziyaret durumuna da açıklık getiren Vali Çiftçi, yoğun ziyaretlerin geçici olarak durdurulduğunu ifade ederek, "6 Ocak itibarıyla binayı toplu ziyaretlere kapattık. Ancak ferdi ziyaretler mümkündür. Güçlendirme çalışmaları tamamlandığında bina yeniden tam kapasiteyle ziyarete açılacaktır" dedi. 2. Organize sanayi ve tarımda büyük adımlar Programda Erzurum’un sanayi ve tarım yatırımlarına da değinen Vali Çiftçi, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde 71 parselin 68’inin yatırımcılara teslim edildiğini, kalan 3 parselin ise Şubat ayında tahsis edileceğini açıkladı. Bölgede şu ana kadar 4 fabrikanın üretime geçtiğini, 6 fabrikanın da faaliyete hazır olduğunu belirtti. Genişleme alanı olarak planlanan 650 dönümlük arazinin Milli Savunma Bakanlığı’ndan devralınacağını ifade eden Çiftçi, bu süreçte geçmiş yıllardan kalan mühimmatlara da rastlandığını söyledi. Toplam 335 adet, 1938 üretimi Amerikan menşeli hatalı mühimmatın imha edilmek üzere çıkarıldığını belirtti. Besi organize sanayi bölgesi geliyor Erzurum’un hayvancılık potansiyeline dikkat çeken Vali Çiftçi, Tarıma Dayalı İhtisas (Besi) Organize Sanayi Bölgesi için yer seçiminin tamamlandığını ve yasal sürecin son aşamaya geldiğini açıkladı. "Türkiye’de hayvancılıkta ilk üçteyiz ama bugüne kadar besi OSB’si yoktu. Bu büyük bir eksiklikti. İnşallah bunu da hayata geçiriyoruz" diyen Çiftçi, projenin 7 ortaklı olarak kurulduğunu, Et ve Süt Kurumu’nun da ortaklığa dahil edilmesinin planlandığını söyledi. "Erzurum’da görev yapmak şereftir" Yakın zamanda yayımlanan Valiler Kararnamesi ile görevine devam eden Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum’da kalmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: "Erzurum’u ve Erzurumluları gerçekten seviyorum. Burada görev yapmak benim için büyük bir onur. Görev sürem sonunda halkın duasını alarak, hoş bir seda bırakarak ayrılmak istiyorum."
Atatürk Üniversitesi personeline tarihi promosyon anlaşması
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Atatürk Üniversitesi personeline tarihi promosyon anlaşması Atatürk Üniversitesi personeline yönelik maaş promosyonu süreci, titizlikle yürütülen müzakereler ve yoğun görüşmelerin ardından başarıyla sonuçlandırıldı. Üniversite yönetiminin kararlı tutumu ve pazarlık gücünü en üst seviyede kullanması neticesinde, Halkbank ile kişi başı 110 bin TL tutarında promosyon anlaşmasına varıldı. Yapılan anlaşma kapsamında üniversite mensuplarına 100 bin TL nakit promosyonun yanı sıra 10 bin TL para puan imkânı sunulurken, dileyen personelin promosyon yerine faizsiz kredi seçeneklerinden yararlanabilmesine de olanak tanındı. Bu yönüyle söz konusu anlaşma, yalnızca bir promosyon süreci olmanın ötesine geçerek, çalışanların farklı ihtiyaçlarına cevap veren çok yönlü bir model olarak dikkat çekti. Süreç boyunca yürütülen görüşmelere bizzat liderlik eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, mevcut ekonomik koşullar ve bankacılık sektöründeki genel eğilimler dikkate alındığında, üniversite personeli adına elde edilebilecek en üst seviyedeki imkânın sağlanması için yoğun bir gayret ortaya koydu. 2026 yılı itibarıyla bankaların promosyon rakamlarını daha sınırlı değerlendirdiği bir dönemde, Atatürk Üniversitesinin ulaştığı bu rakam, yürütülen müzakerelerin niteliğini ve yönetim iradesini açık biçimde ortaya koydu. Sürecin her aşamasında çalışanın menfaati gözetildi Anlaşma çerçevesinde ayrıca, promosyon ödemesi almak istemeyerek faizsiz kredi talebinde bulunan personel için de önemli imkânlar sunuldu. Promosyon ya da faizsiz kredi tercihini seçen personelin detayları, ilerleyen günlerde açıklanacak resmi tablolarla duyurulacak. Atatürk Üniversitesi yönetimi, sürecin her aşamasında şeffaflık, çalışan memnuniyeti ve kurumsal menfaat dengesini gözetirken; elde edilen bu kazanımın, üniversite bünyesindeki akademik ve idari personel için önemli bir ekonomik destek oluşturması bekleniyor. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun öncülüğünde yürütülen bu sürecin, Atatürk Üniversitesinin çalışan odaklı yönetim anlayışının somut bir göstergesi olduğu ifade edilirken, söz konusu promosyon anlaşmasının tüm üniversite mensupları için hayırlı olması temenni edildi.
21 bin 502 çiftçiye bilgilendirme
24 Ocak 2026 Cumartesi - 09:42 21 bin 502 çiftçiye bilgilendirme Erzurum’da Fasulye Üretiminin Geliştirilmesi Projesi kapsamında; 137 üreticiye 380 dekar alanda kullanılmak üzere yüzde 25 hibe destekli 3,8 ton sertifikalı fasulye tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger , "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" 2025 yılı uygulamaları kapsamında; Erzurum’da Nohut Üretimini Geliştirme Projesinin 2. etabı 1 milyon 440 bin TL bütçe ile uygulandığını ifade ederek, "Proje kapsamında; 166 çiftçimize bin 667 da alanda kullanılmak amacıyla yüzde 25 hibe destekli 24 ton sertifikalı nohut tohumu dağıtıldı. Domates Biber Hıyar Üretiminin Geliştirilmesi Projesi 2 milyon 666 bin TL bütçe ile uygulanmış olup proje kapsamında; 545 üreticimize 61 da alanda kullanılmak üzere yüzde 25 hibe destekli 164 bin 700 adet fide dağıtıldı. Fasulye Üretiminin Geliştirilmesi Projesi 540 bin TL bütçe ile uygulanmış olup proje kapsamında; 137 üreticimize 380 da alanda kullanılmak üzere yüzde 25 hibe destekli 3,8 ton sertifikalı fasulye tohumu dağıtıldı. 2025 Yılı Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında, Erzurum İli Plastik Sera Üst Örtülerinin Yenilenmesi Projesi 2 milyon 250 bin TL bütçe ile uygulanmış olup proje kapsamında 182 üreticimize 17,8 ton sera naylonu dağıtıldı" dedi. "1 bin 502 çiftçiye bilgilendirme yapıldı" Büyük Ova Koruma Alanı belirleme işlemlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ve Şube Müdürlüğüm teknik personelleri tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Kenger, "Bu kapsamda; 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ülkemizde 141 adet ova, Büyük Ova Koruma Alanı olarak ilan edilmiş olup Erzurum Ovası ve Pasinler Ovası koruma alanı olarak ilan edilen yerlerdendir. Ayrıca; 11.11.2022 tarih ve 32010 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hınıs ve Horasan Ovası, 2024/9141 tarih/sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ünlükaya Ovası Büyük Ova Koruma Alanı olarak ilan edilmiştir. Genel eğitim ve yayım çalışmalarında 20 ilçede farklı konularda 375 faaliyet düzenlenerek 5 bin 509 üreticiye ulaşıldı. Cuma Buluşmaları kapsamında yıl boyunca bin 188 mahallede 21 bin 502 çiftçiye bilgilendirme yapıldı. Genel Tarım Sayımı çalışmaları kapsamında ilimizde tarımsal faaliyet gösteren 71 bin 559 işletmenin 63 bin 575’inde yani yüzde 89’unda anket çalışmaları tamamlanmış olup çalışmalara devam edilmektedir" şeklinde konuştu.
ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap
23 Ocak 2026 Cuma - 17:37 ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un, Taberistan Melikleri Bâvendîler ile Herât merkezli Kert Hanedanı’nı konu alan iki kapsamlı akademik çalışması yayımlandı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un Ortaçağ İran coğrafyasındaki yerel hanedanlıkları ele alan iki yeni kitabı okuyucuyla buluştu. Çalışmalar, siyasî tarih kadar sosyal, ekonomik ve kültürel unsurları da merkeze alarak dönemin çok boyutlu bir analizini sunuyor. "Taberistan Melikleri Bâvendîler (44-749 / 665-1349)" adlı eserde, coğrafî yapısı nedeniyle merkezi otoritenin nüfuz etmekte zorlandığı Taberistan bölgesinin tarihsel serüveni ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bâvendîler’in Sâsânîler’den başlayarak Selçuklular ve Moğollar dönemine uzanan uzun hâkimiyet süreci; askerî stratejiler, diplomatik ilişkiler ve pragmatik siyaset anlayışı çerçevesinde değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Fârim, Sârî ve Âmül gibi şehirlerin ilim, ticaret ve şehircilik açısından bölgesel merkezler hâline geliş süreci de inceleniyor. Coşkun’un ikinci eseri "Herât’tan Yükselen Işık: Kert Hanedanı (643-791 / 1245-1389)" ise Herât merkezli Kert Hanedanı’nın tarih sahnesindeki rolüne odaklanıyor. Gurîler döneminden Moğol hâkimiyetine uzanan süreçte Kert meliklerinin siyasî mücadeleleri, İlhanlılar ve Çağataylılar arasındaki denge politikaları ve bağımsızlık girişimleri kitapta ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Eserde, Herât’ın yalnızca bir idare merkezi değil, aynı zamanda kültür ve imar faaliyetleriyle öne çıkan bir şehir hâline gelmesinde Kertler’in katkıları da vurgulanıyor. Her iki kitapta da klasik tarih anlatısının ötesine geçilerek, bölgesel güçlerin uzun süre ayakta kalmasını sağlayan sosyal yapı, ekonomik dinamikler ve kültürel üretim süreçleri değerlendiriliyor. Çalışmalar, Ortaçağ İran tarihi ve İslam dünyasındaki yerel hanedanlıklar üzerine çalışan araştırmacılar için önemli birer başvuru kaynağı niteliği taşıyor.