Yerel Haberler
Erzurum
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:16 Üniversiteli Gizem, Rektör Çakmak’ın bir günlük mesaisine eşlik etti Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın bir günlük mesaisine eşlik etti, farklı deneyimler yaşadı. ETÜ bünyesindeki Kalite Kulübü faaliyetleri kapsamında "Rektörün Bir Günü" etkinliği planlandı. İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın bir gün içinde gerçekleştirdiği tüm kurumsal faaliyetlere katıldı. ETÜ tarafından yapılan açıklamada, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın öğrencilerle bir araya geldiği bu tip etkinliklerin, kampüs yaşamını güçlendirmek, talepleri doğrudan dinlemek ve iletişimi artırmak amacıyla düzenlenen aktif buluşmalar olduğu vurgulandı. "Öğrencilerimizin yönetim süreçlerini anlaması kıymetli" ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, yaptıkları benzeri paylaşım ve etkinliklerin öğrencilerin yönetim süreçlerini anlaması, taleplerin aktarılması ve bunların sonucunda gerekli iyileştirmelerin yapılabilmesi için fırsat doğurduğunu vurgulayarak, "Bu programlar kapsamında sabahleyin öncelikli olarak üst yönetim toplantımızda Gizem’le birlikte toplantımıza katıldık. Rektör yardımcılarımız, genel sekreterimizle birlikte gündemi tartıştık. Gündemdeki konularımızdan bir tanesi de bahar şenliği düzenleme konusu vardı. İsabetti oldu, öğrencimizin de katılmış olmasından dolayı onun fikrini de almak suretiyle bahar şenliğinin içeriğinin nasıl olacağı konusunda istişare toplantısı gerçekleştirmiş olduk. Dolayısıyla bahar şenliği gibi programlar öğrencilerimiz için gerçekleştirdiğimiz programlar olduğundan onların fikirleri de programın şekillenmesinde, zenginleştirilmesinde faydalı oldu. Bu anlamda böyle güzel bir tecrübe de birlikte öğrencimizle yaşamış olduk. Bununla birlikte kurumsal akreditasyonla ilgili toplantılarda da öğrencimiz bize eşlik etti ve kurumsal akreditasyon süreçlerinde öğrencilerimizin beklentileri neler olabileceği konusunda da kendisiyle fikir teatisinde bulunduk. Ve akşamüzeri de sizlerle birlikte öğrencimizle gün içerisinde gerçekleştirdiğimiz etkinlikler konusunda söyleşi gerçekleştirmiş oluyoruz" dedi. "Çizginin bu tarafını görmek çok başka bir duygu" "Rektörün Bir Günü" etkinliğine katılan İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, kendisi için heyecan dolu bir gün olduğunu belirterek, "Biz öğrenciyiz, hep çizginin bu tarafını görüyoruz; ders çalışmak, kendimize bir şeyler katmak, bulunduğumuz çevreye bir şeyler katmak ve benzeri üzerine çok fazla haşır neşir oluyoruz. Fakat çizginin bu tarafını görmek çok çok başka bir duygu, kesinlikle çok heyecan vericiydi. Arka planda derin bir vizyon oluşturma, öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilme ve çok büyük bir çaba söz konusu. Arka planda çok takdir ettim ve çok yoğun bir gündü ki bu sadece bir gün; Rektör hocamızın sadece bir günü. Eminim ki bu genele vurulduğunda çok daha stresli vakitlerle devam ediyordur süreç. Biz sabah 08:00’den bu yana birçok toplantıya katıldık Rektör hocamızla beraber. "Hayırlı olsun"lara gittik, sempozyumlara katıldık vesaire. Ve çok paha biçilemez bir andı benim için. Ben zaten akademisyenlik düşünen birisiyim. Araştırmayı çok seviyorum, öğrenmeyi çok seviyorum. Fakat işin bu tarafında görmek, yöneticilik boyutunda görmek açıkçası çok büyük bir cesaret verdi bana, özellikle bir kadın olarak. Çalışmalarıma bu yönde devam etmek istiyorum. Bakalım, son sınıf öğrencisiyim zaten. Normalde üniversitelerde yaygın bir görüştür hocalara ulaşımı sağlayamamak ya da Rektörle iletişime geçememek vesaire. Ben bugün Rektör hocamızla bir gün geçirmiş oldum ve benim için çok kıymetli bir andı açıkçası. Geri dönüp baktığımda, mezun olduğumda benim için unutulmaz bir an olacak" şeklinde konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada haksızlıkların, insanlık dışı uygulamaların karşısında bir ses, önemli merkez haline geldi"
15 Mart 2025 Cumartesi - 18:09 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada haksızlıkların, insanlık dışı uygulamaların karşısında bir ses, önemli merkez haline geldi" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada süregelen mazlum toplulukların, haksızlıkların, ortaya konulan insanlık dışı uygulamaların karşısında bir ses, önemli merkez haline gelmiştir. Altaylardan Akdeniz’e Avrupa’dan Çin sınırlarına kadar gittiğiniz o büyük coğrafyada bu mazlum hakların ortaya konulan bu karşı duruşun merkezinde de Türkiye olmaktadır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Erzurum’da esnaf ziyaretinde bulundu, teşkilat mensuplarıyla parti il binasında bir araya geldi. Zorlu, yaptığı konuşmada, "Dünya yeni bir dönemeçte bir düzene oturtulmaya gayret edilirken, Türkiye de kadim tarihimizden gelen gücümüzle Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu dirayetli, kararlı politika ve duruşla birlikte bölgesinde çok önemli bir noktaya geldi. Ve bu süreç içerisinde bir zamanlar hayal olarak ifade edilen çok önemli bir bütünleşme projesi ivmelenerek bugün dünyanın karşısında artık en azından bölgesel bir güç olarak konuşlandı. Türk dünyasının her alanda iş birliğini gözeten bu büyük aile geldiği nokta artık tüm dünyanın dikkatini çeken, hani bazı bu konulara uzak arkadaşlar, Türkiye masa kuramıyor, masaya oturamıyor diyorlar ya ben buradan Erzurum’dan onlara seslenmek istiyorum; tabii ki siz Türkiye’nin nerede, nasıl bir masa kurduğunu bilemezsiniz. Çünkü biz o masanın tam ortasına pergeli oturtmuş ve dünyanın her yerini dolaşan bir Cumhurbaşkanıyla bir liderle çalışıyoruz" dedi. "Bugün hamdolsun dört nokta 7 trilyon dolar gayrisafi hasılaya sahip bir Türk dünyasından bahsediyoruz. 4 buçuk milyon kilometrekare toprağa, yüz ölçümüne sahip. 200 milyona yaklaşan nüfusuyla artık dünyadaki on üçüncü büyük birliktelik olarak dünyadaki yerini alan bir Türk dünyası. Ve 2021 yılında daha önce adı Türk Devletleri iş birliği konseyi olan Türk Konseyi olarak devam eden bu birlikteliğin adı Türk Devletleri Teşkilatı olarak değişti. Ve burada Türk dünyası 2040 vizyon belgesi kabul edildi. Vizyon nedir? Geleceğe bizi taşıyan, ufkumuzu açan, nesillere yol ve yöntem gösteren belgedir. Ve bütün bunlar nerede gerçekleşti değerli arkadaşlar? Bunlar Recep Tayyip Erdoğan’a ev sahipliği yaptığı Türkiye Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığı. Bu bakımdan AK Partimiz bünyesinde kurulan bu başkanlık Türk dış politikasının çok yönlülük ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak yerine almış durumdadır. Çok şükür bu kısa süreçte bile Türk dünyasının her noktasından bu konuda bizlerle iş birliği yapmak isteyen, çalışmak isteyen çok değişik bir girişimler, başvurular birtakım teklifler gelmektedir. İnşallah bunları etap etap önümüzdeki süreçte milletimizle paylaşacağız ve bu birlikteliğin bütün alt unsurlarının gerçekleşebilmesinin yolunu arayacağız. Şimdi bu yeni dünya düzeninde özellikle geçtiğimiz yüz yılı hesap ettiğimizde Türkiye sadece bölgesinde değil tüm dünyada süregelen mazlum toplulukların, haksızlıkların ortaya konulan insanlık dışı uygulamaların karşısında bir ses, bir önemli merkez haline gelmiştir. Altaylardan Akdeniz’e Avrupa’dan Çin sınırlarına kadar gittiğiniz o büyük coğrafyada bu mazlum hakların ortaya konulan bu karşı duruşun merkezinde de Türkiye olmaktadır. Çünkü uzun süre Bu tutarlı anlayışla devam eden duruş her bir coğrafyada kendisini hissettirmeye devam etmektedir" diye konuştu. Türk dünyasının her alanda iş birliğini ortaya koyacak çalışmaları yürütmeyi amaçladıklarını anlatan Zorlu, "Bu başkanlığımız bünyesinde Erzurum’da da inşallah birimlerimiz oluşturulacak önümüzdeki süreç içerisinde. Sizlerden bu başkanlığımıza büyük bir dikkat ve özenle desteklerinizi, iş birliği çalışmalarınızı yürekten bekliyorum. Çünkü Erzurum bu kadim Türk kültürünün ve tarihinin en önemli kavşak noktalarından bir tanesi. Burada yapacağımız çalışmalar gün yüzüne çıkaracağımız birçok faaliyetle hem milletimizin sosyo kültürel dinamiklerine katkı sağlayacağız. Hem de siyaseten Cumhurbaşkanımızın bize verdiği o sorumluluğu yerine getirmenin gayreti içerisinde olacağız" şeklinde konuştu.
Dünya Tüketiciler Günü’nde Erzurum’da farkındalık etkinliği
15 Mart 2025 Cumartesi - 15:36 Dünya Tüketiciler Günü’nde Erzurum’da farkındalık etkinliği 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü kapsamında, Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Erzurum Şubesi tarafından bilinçlendirme etkinliği düzenlendi. Vatandaşların tüketici hakları konusunda bilgilendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, broşür dağıtımı ve basın açıklaması yapıldı. TÜKODER Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, etkinlikte yaptığı açıklamada tüketici haklarının yalnızca bir gün değil, yılın her günü korunması gerektiğini vurguladı. İspirli, "Günümüzde bilinçli bir tüketici olmak, hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımızın, alışveriş yaparken haklarını bilmeleri ve gerektiğinde yasal yollara başvurmaları gerekmektedir. Haksız uygulamalara karşı mücadelede tüketicilerin bilinçli olması en büyük güvencemizdir" dedi. Başkan İspirli, Erzurum’da geçmiş yıllara göre tüketici bilincinin arttığını belirterek, bilinçli tüketimin kaliteli üretimi teşvik ettiğini ifade etti. TÜKODER Erzurum Şubesi’nin bu konudaki çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran İspirli, tüketici haklarıyla ilgili eğitim programlarının önemine de değindi. Dünya Tüketiciler Günü’nün Önemi Her yıl 15 Mart’ta kutlanan Dünya Tüketiciler Günü, tüketici haklarının korunmasına yönelik küresel farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenmektedir. Bu özel günün temeli, 15 Mart 1962’de ABD Başkanı John F. Kennedy’nin Kongre’de yaptığı konuşmaya dayanmaktadır. Kennedy, tüketicilerin güvenlik, bilgi edinme, seçme ve temsil edilme haklarına sahip olduğunu vurgulamış ve bu hakların korunması gerektiğini ifade etmiştir. Bu konuşma, tüketici hakları bilincinin küresel çapta yayılmasına öncülük etmiş ve 1983 yılında Uluslararası Tüketiciler Birliği (Consumers International) tarafından 15 Mart, Dünya Tüketiciler Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’de ise 15-21 Mart tarihleri arasında Tüketiciyi Koruma Haftası kutlanmakta ve bu süreçte tüketici hakları konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir. Erzurum’da gerçekleştirilen etkinlik de bu kapsamda düzenlenmiş olup, vatandaşların haklarını bilmeleri ve bilinçli tüketici olmaları adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. TÜKODER Erzurum Şubesi, önümüzdeki dönemde tüketici hakları konusunda eğitim programlarına devam edeceğini ve bilinçli tüketimin artırılması için çalışmalarını sürdüreceğini duyurdu.
Rektör Hacımüftüoğlu, Özel vakıf okulları tarafından düzenlenen iftar programına katıldı
15 Mart 2025 Cumartesi - 12:57 Rektör Hacımüftüoğlu, Özel vakıf okulları tarafından düzenlenen iftar programına katıldı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi Özel Vakıf Okulları tarafından Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak amacıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Rektör Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra eşi Prof. Dr. Esra Hacımüftüoğlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Prof. Dr. Hasan Türkez, Prof. Dr. Hasan Yılmaz, Prof. Dr. Reyhan Keleş ile Prof. Dr. Yüksel Göktaş ve Genel Sekreter Doç. Dr. Ufuk Okkay ile aileleri, Özel Vakıf Okulları Genel Müdürü Erdal Karagülle, okul idarecileri, öğretmenler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, öğrencilerin sunduğu semazen gösterileriyle devam etti. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren bu anlamlı organizasyonda konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşlik duygularının en güzel şekilde yaşandığı bir zaman dilimidir. Bugün burada, Atatürk Üniversitesi Özel Vakıf Okulları ailesi olarak bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Üniversitemiz, akademik başarılarının yanı sıra toplumsal değerlere verdiği önemle de ön plana çıkan bir kurumdur. Bu tür organizasyonlar, bizleri sadece bir araya getirmekle kalmaz, aynı zamanda ortak değerlerimizi pekiştirir ve geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlememizi sağlar. Öğrencilerimizin sergilediği güzel etkinlikler, onlara verilen eğitimin sadece akademik bilgiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültürel ve manevi gelişimlerine de katkı sağladığını gösteriyor. Bu vesileyle, iftar programında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Ramazan ayının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum." Program, yapılan duaların ardından sona ererken katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde geçen bu anlamlı buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
İletişim Fakültesinde "Bilişim çağında dezenformasyon" söyleşisi
15 Mart 2025 Cumartesi - 12:49 İletişim Fakültesinde "Bilişim çağında dezenformasyon" söyleşisi Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi, günümüzün en büyük bilgi kirliliği sorunlarından biri olan dezenformasyon konusuna dikkat çekmek amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş’ın konuşmacı olarak katıldığı "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konulu söyleşi, İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra İletişim Başkanlığı Erzurum Bölge Müdürü Recep Küçükece, Basın İlan Kurumu (BİK) Erzurum Şube Müdürü Tahsin Şahin, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi. "Gerçek ile Yalanın İç İçe Geçtiği Bir Çağdayız" Söyleşinin açılış konuşmasını yapan İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Başkanı Doç. Dr. Aslı Köseoğlu, günümüzde bilginin hızla yayılmasının yanı sıra bilgi kirliliğinin de büyük bir tehdit unsuru haline geldiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği, manipülatif bilgilerin hızla yayıldığı bir dönemdeyiz. Dezenformasyon, yalnızca bireyleri değil; toplumu, demokrasiyi ve ulusal güvenliği de tehdit eden bir olgu haline gelmiştir. Bu nedenle doğru bilgiye ulaşma konusunda bilinçli bireyler yetiştirmek hepimizin sorumluluğudur." Köseoğlu, İletişim Fakültesi bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Kulübünün bu konudaki çalışmalarını anlatarak, kulübün medya okuryazarlığını teşvik eden, doğru bilgiye ulaşmayı hedefleyen bir öğrenci topluluğu olarak faaliyet gösterdiğini belirtti. "Dezenformasyonla Mücadelede Akademinin Rolü" İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşcıoğlu, dezenformasyonun günümüz iletişim ortamında ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Dijitalleşmenin hız kazandığı bir çağda, bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşmış durumda. Ancak bu durum, yanlış bilgilerin de hızla yayılmasına neden oluyor. Dezenformasyon, bireylerin algılarını manipüle ederek toplumsal huzursuzluklara ve bilgi kirliliğine yol açıyor. Bu nedenle, özellikle iletişim fakülteleri olarak öğrencilerimizi medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirmek, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek ve doğru bilgiye ulaşma yollarını öğretmek en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Dezenformasyonla mücadelede akademik çalışmaların ve bilinçlendirme etkinliklerinin büyük bir öneme sahip olduğuna inanıyor, bu alanda yapılan her türlü girişimi destekliyoruz." "Bilgiye Erişim Kolaylaştı, Dezenformasyon da Arttı" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da yaptığı konuşmada dezenformasyonun bireyler ve toplum üzerindeki etkilerine değinerek şunları söyledi: "Günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolay. Ancak bu kolaylık, beraberinde ciddi bir sorun olan dezenformasyonu da getirdi. Dezenformasyon, kişilerin ya da grupların kasıtlı olarak yaydığı yanlış bilgilerdir. Bu durum toplumsal huzursuzluklara neden olabileceği gibi, bireylerin yanlış yönlendirilmesine, hatta ulusal güvenlik tehditlerine dahi yol açabilir. Dolayısıyla hepimizin bu konuda duyarlı olması gerekiyor." Hacımüftüoğlu, üniversitelerin ve iletişim fakültelerinin dezenformasyonla mücadelede önemli bir misyon üstlendiğini belirterek, medya okuryazarlığını artırmanın ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Dezenformasyonun Tehlikelerine Dikkat Çekildi Söyleşide konuşan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü İdris Kardaş, dezenformasyonun nasıl yayıldığını, kimler tarafından ve hangi amaçlarla kullanıldığını detaylı bir şekilde ele aldı. Bilişim çağında yanlış bilgilerin sosyal medya platformları aracılığıyla çok hızlı bir şekilde yayıldığını belirten Kardaş, şunları söyledi: "Bugün dezenformasyon, yalnızca bireyleri değil, toplumları yönlendirmek ve ülkeleri etkilemek amacıyla da kullanılabilen bir güç haline gelmiştir. Bilhassa sosyal medyada hızla yayılan yanlış haberler, bireylerin algılarını şekillendirerek toplumsal kutuplaşmalara neden olabilmektedir. Bu nedenle, medya okuryazarlığını geliştirmek, bilgiyi doğrulama alışkanlığı kazanmak ve manipülatif içeriklere karşı bilinçlenmek büyük önem taşımaktadır." Konferansın sonunda katılımcılar, dezenformasyonun önlenmesine yönelik atılması gereken adımları tartışarak konuya ilişkin sorularını yöneltti. Program, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dezenformasyonla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Atatürk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı coşkusu, Akademisyen ve öğrencilere önlük giydirildi
14 Mart 2025 Cuma - 19:06 Atatürk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı coşkusu, Akademisyen ve öğrencilere önlük giydirildi Atatürk Üniversitesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında akademisyenler ve öğrenciler için anlamlı bir törene ev sahipliği yaptı. Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programa; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez ile Prof. Dr. Reyhan Keleş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Genel Sekreter Doç. Dr. Ufuk Okkay, BAP Koordinatörü Prof. Dr. Erol Akpınar ile akademisyenler, hekimler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Geleneksel olarak düzenlenen program kapsamında, mesleklerinde 35 ile 40 yılını dolduran hekimlere plaket takdim edilirken, akademik unvanlarında yükselen bilim insanlarına ise cüppeleri giydirildi. Ardından, tıp fakültesi 1. sınıf öğrencileri için düzenlenen önlük giyme töreni ile geleceğin hekimleri mesleğe ilk adımlarını attı. "Tıp Yalnızca Bir Meslek Değil, İnsan Ruhuna Dokunan Kutsal Bir Uğraştır" Törende konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 14 Mart Tıp Bayramının yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda tıp mesleğinin sorumluluklarını ve bilimsel gelişmelere olan bağlılığını hatırlatan önemli bir gün olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu, akademisyenler için düzenlenen önlük giyme töreninin, tıbbın evrensel değerlerine, etik ilkelere ve bilimsel arayışa duyulan bağlılığı temsil ettiğini belirterek şunları söyledi: "Tıp yalnızca bir meslek değil, insan ruhuna dokunan, bilimsel gelişmelerle sürekli yenilenen kutsal bir uğraştır. Akademik camiamızın her üyesi, insanlık hizmetinde yükselerek bilimin ve vicdanın izinde yürümeye devam edecektir. Bugün burada akademik onurunuzu tescilleyen önlüklerinizi giyerken, yalnızca bilgiyi değil, etik sorumluluğu da taşıdığınızı unutmayın." "Beyaz Önlük Bilime Adanmışlığın Bir Simgesidir" Programın ikinci bölümünde gerçekleşen öğrenci önlük giyme töreninde ise 280 Tıp Fakültesi 1. sınıf öğrencisi, hekimlik mesleğine ilk adımını attı. Rektör Hacımüftüoğlu, öğrencilere seslenerek, beyaz önlüğün sadece bir kıyafet olmadığını, aynı zamanda sorumluluk, etik değerler ve bilime adanmışlığın simgesi olduğunu belirtti. "Bugün üzerinize giydiğiniz beyaz önlük, yalnızca bilgiyle değil, insan sevgisi ve etik sorumlulukla yoğrulmalıdır. Tıp eğitimi boyunca sadece klinik pratiği değil, temel bilimlerde de araştırma yapmayı, sorgulamayı ve öğrenmeyi asla bırakmayın. Tıp, insan hayatıyla doğrudan ilgili olması nedeniyle hiçbir aşamasında hatayı kabul etmez. Bu bilinçle, bilime ve insanlığa hizmet yolunda başarılar diliyorum." Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu da törende yaptığı konuşmada, hekimliğin fedakârlık, bilgi ve insan sevgisi gerektiren kutsal bir meslek olduğunu vurguladı. Öğrencilere, tıp eğitiminin sadece derslerden ibaret olmadığını, araştırmalar ve uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini hatırlattı. Atatürk Üniversitesi’nin bu anlamda öğrencilerine geniş bilimsel olanaklar sunduğunu belirten Melikoğlu, tüm öğrencilere başarılar diledi. Önlük giyme töreni, öğrencilerin ve akademisyenlerin heyecanını yansıtan anlarla sona erdi. Programın ardından katılımcılar, hatıra fotoğrafları çektirerek bu anlamlı günü ölümsüzleştirdi.