Yerel Haberler
Erzurum
ETÜ ortaklığında fotonik cihaz komponentlerine yönelik geliştirilen buluş faydalı model belgesi aldı 19 Nisan 2026 Pazar - 09:12:02 Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ortaklığında geliştirilen "Fotonik Cihaz veya Komponentler İçin Ölçüm İstasyonu" başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model belgesi almaya hak kazandı. Projenin ilk aşamalarında, ETÜ Kristal Girişimcilik Merkezi tarafından sağlanan destekle gelişim süreci başlatıldı. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Teknokent bünyesinde kurulan firmanın çatısı altında sürdürülen çalışmalar sonucunda cihazın geliştirilme süreci tamamlandı. Çalışmalar ise ETÜ Fen Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Duman’ın koordinasyonunda yürütüldü. Faydalı model sahipleri arasında ETÜ’nün yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur ve Oğuzhan Akar yer alırken, buluşu gerçekleştiren ekipte Prof. Dr. Songül Duman’ın yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur, Mehmet Salih Akıncı ve Oğuzhan Akar bulundu. Prof. Dr. Duman, geliştirilen sistemin teknik özelliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede Sistemde üç eksende step motor kontrollü otonom hareket mekanizması, ince uçlu yaylı prob yapısı, entegre aydınlatma birimi ve ölçüm yönetimine imkân tanıyan kullanıcı arayüzü yer alıyor. Cihazın öne çıkan özelliği ise kamera tabanlı görüntü işleme altyapısı sayesinde probun ölçüm yapılacak hedef noktaya otonom ve hassas şekilde konumlandırılabilmesidir. Kullanıcı arayüzü üzerinden belirlenen merkez noktaları koordinat bilgisine dönüştürülerek probun ilgili ölçüm alanına otomatik olarak yönlendirilmesi sağlanabiliyor" ifadelerini kullandı. Duman açıklamasının devamında, "Sistem tarafından elde edilen görüntüler, ölçüm doğruluğunu etkileyebilecek perspektif kaynaklı sapmaları gidermek amacıyla yazılım ortamında işlenerek geometrik düzeltmelere tabi tutuluyor. Böylece geliştirilen yapı sayesinde mevcut manuel sistemlere kıyasla ölçüm süresi kısalmakta, insan kaynaklı hata ihtimali azaltılmakta, probun hedef noktaya doğru ve kararlı şekilde temas etmesi sağlanmakta ve ölçüm sırasında numuneye zarar verme riski en aza indirilmektedir" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:11 Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan filografi sanatçısı Elanur Akkuş, aldığı ödüllerin ardından hayallerini bir adım ileri taşıyarak kendi atölyesini kurdu. Uluslararası Marka Vizyon Ödülleri’nde "Yılın Başarılı Filografi Sanatçısı" seçilen Akkuş, ardından Kadın Dergisi 2. Platin Melek Ödülleri’nde de aynı kategoride ödüle layık görüldü. Aldığı ödüllerle çalışmalarına daha da motive olan üç çocuk annesi Akkuş, daha önce evinin balkonunda sürdürdüğü filografi çalışmalarını artık profesyonel bir ortamda devam ettirecek. Oltu’da ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle yeni atölyesinin açılışı gerçekleştirildi. Kendi atölyesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Akkuş, burada sanata ilgi duyanlara eğitimler de vereceğini ifade etti. Erzurum’un yöresel kumaşı olan koyun yününden üretilen ehram ile filografi sanatını birleştiren sanatçının özgün tasarım ve tabloları ise büyük beğeni topluyor. Filografi sanatına dört yıl önce başladığını dile getiren Akkuş, "Başlangıçta evimde küçük bir alanda çalışıyordum. Zamanla kendimi geliştirdim ve şimdi kendi atölyemi kurdum. 2025-2026 yıllarında alanımda başarı ödülleri almak benim için tarif edilemez bir mutluluk. Allah’a şükürler olsun" dedi. Ödüllerin kendisine büyük bir özgüven kazandırdığını vurgulayan Akkuş, filografi sanatını daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediğini belirterek, "Atölyemizde sadece filografi değil; cam vitray, epoksi gibi farklı sanat dallarında da kurslar düzenleyeceğiz. Sanatseverleri burada buluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:11 Cezaevi yerleşkesine mescit açıldı Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü iş birliğiyle Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Aziziye Müftülüğüne bağlı Fazilet Gülhatun Mescidi’nin açılışı yapıldı. Program öncesinde konuşan Vali Aydın Baruş, kurum bünyesinde yürütülen çalışmaların yanı sıra hükümlülerin manevi dünyalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Manevi rehberlik ve eğitim faaliyetlerinin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda, hükümlülerin manevi gelişimlerine katkı sağlamak ve ibadet ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen Fazilet Gülhatun Mescidi, açılış merasimi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü’nün ortak çalışmaları neticesinde tamamlanan mescidin açılış programına; Vali Aydın Baruş, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, ceza infaz kurumu yetkilileri ve davetliler katıldı. Programda dua yapan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, "Bu mübarek mekanın burada bulunan kardeşlerimizin gönül dünyalarının aydınlanmasına ve manevi huzura vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımızdan ve hayırseverlerimizden Allah razı olsun" dedi. Açılışı gerçekleştirilen mescidin; ibadetlerin yerine getirilmesi ve manevi rehberlik hizmetlerinin etkin şekilde sunulması açısından önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini belirten Vali Baruş, mescit yapımını üstlenen hayırsever Muhammed İkbal Yazıcı ve emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlara vesile olmasını temenni etti.
ETÜ’nün otomotiv sektörüne yönelik geliştirdiği proje desteklendi
13 Mart 2025 Perşembe - 13:40 ETÜ’nün otomotiv sektörüne yönelik geliştirdiği proje desteklendi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Ali Ünlütürk’ün yürütücülüğünü yaptığı ve Arş. Gör. Tuğrulhan Akgül’ün Araştırmacı olarak yer aldığı "Farklı Yol Profillerine Uyum Sağlayabilen Aktif Süspansiyon Sistemi için Makine Öğrenme ve Optimizasyon Tabanlı Anahtarlamalı Lineer Kuadratik Regülatör Denetleyici Tasarımı ve Uygulaması" başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Geliştirilen projeye ilişkin detayları paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Ünlütürk ve Arş. Gör. Akgül, otomotiv endüstrisinin her geçen yıl büyüdüğüne dikkat çekerek: "Otomobil ve taşımacılık sektöründe kullanılan taşıtların performans, konfor ve güvenlik beklentileri giderek artıyor. Özellikle araçlarda bulunan Aktif Süspansiyon Sistemleri arzu edilen performans, konfor ve güvenlik noktasında en önemli unsurlardan biridir. Önerdiğimiz proje ile farklı yol sınıfı profilleri için Makine Öğrenmesi tabanlı sınıflandırma yapılarak Aktif Süspansiyon Sisteminine sahip araçlara bulundukları yol sınıfı bilgisinin aktarılması hedefliyoruz" dedi. Yol sınıfına özgü en uygun denetleyici parametreleri optimizasyon algoritmaları ile elde edeceklerini belirten proje ekibi, şu ifadeleri kullandı: "Aktif Süspansiyon Sistemi’ne gelen yol sınıfı bilgisinin algılanarak en uygun denetleyici paramatresinin uygulanması aşaması ise özgün bir adaptasyon mekanizması ile gerçekleştirilecek. Tasarlanacak ve uygulanacak olan Makine Öğrenmesi ve Optimizasyon tabanlı anahtarlama mekanizmasına sahip denetleyicinin, Aktif Süspansiyon Sistemi’ne sahip akıllı araçların sürüş ve güvenlik performanslarına olumlu katkılar sağlamasını ön görmekteyiz"
İlahiyat Fakültesinin 54. kuruluş yıl dönümü, düzenlenen panel ile kutlandı
13 Mart 2025 Perşembe - 12:45 İlahiyat Fakültesinin 54. kuruluş yıl dönümü, düzenlenen panel ile kutlandı Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 54. kuruluş yıl dönümü, "İlahiyat Fakültesinin Kuruluşu Erzurum’un Kurtuluşu" başlıklı panel ile kutlandı. Program, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümüyle aynı güne denk gelerek tarihi ve kültürel anlam taşıyan bir buluşmaya sahne oldu. İlahiyat Fakültesinin kuruluş yıllarındaki fotoğraflarından oluşan serginin gezilmesiyle başlayan panele; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi eski öğretim üyelerinden, İslam ilimleri alanında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakcı ile eşi Prof. Dr. Gülseren Gülhan Kavakcı, kızları eski büyükelçi ve eski milletvekili Merve Kavakcı ile Ravza Kavakcı Kan ve torunlarının yanı sıra, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Reyhan Keleş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. "İlim ve Tarihin Kesiştiği Anlamlı Bir Gün" Programın açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammed Kızılgeçit, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 54. kuruluş yıl dönümünü ve Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümünü birlikte kutlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Fakültenin, kurulduğu günden bu yana akademiye ve topluma önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Kızılgeçit, geçmişi anarken geleceğe daha güçlü adımlarla ilerleme sorumluluğu taşıdıklarını belirtti. "İlim ve İrfan Geleneğini Sürdürmek En Büyük Vazifemiz" Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise konuşmasında, fakültenin 12 Mart 1971’de İslami İlimler Fakültesi olarak kurulduğunu, 1982 yılında Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsü ile birleştirilerek Atatürk Üniversitesine bağlı İlahiyat Fakültesi adını aldığını hatırlattı. Fakültenin, ilim ve irfan geleneğini yaşatarak, kültürel ve akademik çalışmalarla topluma ışık tutmaya devam ettiğini belirten Rektör Hacımüftüoğlu, Erzurum’un kurtuluşunun da aynı gün anılmasının tarihi bir anlam taşıdığını ifade etti. "Erzurum, İlim ve Kültür Merkezi Olma Özelliğini Yüzyıllardır Korumaktadır" Konuşmasında, Erzurum’un medeniyet tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Rektör Hacımüftüoğlu, "Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami, Yakutiye Medresesi ve Lala Paşa Cami gibi tarihi yapılar, şehrimizin ilim ve kültür merkezi olma özelliğini yüzyıllardır korumaktadır. İlahiyat Fakülteleri, sadece akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda irfanın ve hikmetin merkezi olan ilim yuvalarıdır. Fakültemiz de bu misyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir" dedi. Ayrıca, Erzurum’un kurtuluşunun Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, "Bu vesileyle, şehrimizin bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve bu fakültenin gelişimine katkı sunan değerli akademisyenlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum" diye konuştu. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin taşıdığı öneme vurgu yaparak konuşmasına başlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen: "Erzurum, tarihi boyunca ilmin, irfanın ve kahramanlığın merkezi olmuştur. Bugün, şehrimizin kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutlarken, aynı zamanda ilim dünyamıza büyük katkılar sunan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin 54. kuruluş yıl dönümünü de anıyoruz. Bu fakülte, yalnızca akademik bir kurum olmanın ötesinde, milletimizin manevi değerlerini yaşatan, kültürel mirasını gelecek nesillere aktaran önemli bir ilim yuvasıdır. Şehrimizin köklü medeniyet birikimiyle harmanlanan bu fakültenin başarılarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve öğrencilerimize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Bilim Dünyasının Önde Gelen İsimleri Panelde Buluştu Panelin oturum başkanlığını İslam Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu üstlenirken, konuşmacılar arasında Atatürk Üniversitesinin emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakcı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Lütfullah Cebeci Prof. Dr. Mustafa Ağırman yer aldı. Panelde, fakültenin geçmişten günümüze uzanan akademik serüveni, dinî ilimler alanındaki çalışmaları ve geleceğe yönelik vizyonu ele alındı. Program sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edilirken, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin akademik ve kültürel çalışmalarına dair önemli mesajlar verildi. Panel, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Erzurum’da kadın istihdamına dair önemli buluşma
13 Mart 2025 Perşembe - 12:37 Erzurum’da kadın istihdamına dair önemli buluşma 2025 Aile Yılı Söyleşileri kapsamında düzenlenen "Kadın İstihdamı ve İş Hayatındaki Yeri" konulu seminer, Erzurum’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünü güçlendirmeye yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinlikte, istihdam olanakları, karşılaşılan zorluklar ve çözüm yolları ele alındı. Seminerin açılışında konuşan Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, kadınların toplumun temel yapı taşı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; ‘Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü şekilde yer almaları, ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır. Güçlü Türkiye, güçlü kadınlarla mümkün olacaktır.’ Bizler de Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak, kadınların ekonomik ve sosyal hayat içerisinde daha fazla yer alabilmeleri için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz." İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Mahire Olgun, kadınların iş gücüne katılımının sadece ekonomik bağımsızlık açısından değil, aynı zamanda aile huzuru, toplumsal refah ve sosyal adalet açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın kadın istihdamına yönelik mesajlarına da yer verilen etkinlikte, kadınların iş hayatına katılımını artırmak için yapılan projeler ve destek programları tanıtıldı. Program sonunda, katkılarından dolayı Mahire Olgun’a teşekkür belgesi takdim edildi. Katılımcılar, kadınların iş gücündeki yerinin güçlendirilmesi adına bu tür etkinliklerin artırılması gerektiğini vurgulayarak seminerden memnuniyetle ayrıldı.
Fırat; "12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilmelidir"
13 Mart 2025 Perşembe - 12:24 Fırat; "12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilmelidir" Demokrat Eğitimciler Sendikası Hukuk İşleri Sekreteri Veysel Fırat, eğitim sisteminde görülen aksaklıkları anlatarak bakanlığa yönelik eleştiri ve önerilerde bulundu. Fırat eğitim sisteminin her kademesinde hatalar verdiğini ancak bakanlığın sadece seyrettiğini belirterek "İktidarının bir türlü standarda ulaştıramadığı eğitim sistemi hata üzerine hata veriyor. Adeta deneme tahtası gibi modelden modele geçerek karmaşıklıklar içinde bir nesli yutuyor. Aynı parti iktidarında, aynı cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanlar değiştikçe, yeni bakan geçmişin üzerine sünger çekerek yeni uygulamalara geçiyor. Eğitim sorunlarına çare aramaktan çok, popülist yaklaşımlarla günü kurtarma politikaları geliştiriliyor. Nitelikli eğitim çıktısı hedefleneceğine istatistiki veriler hedefleniyor. Geliştirilen politikalar, tabela ve birey sayısına indirgenecek kadar düzeysizleştirildiği için nihayetinde vasıfsız, elinden iş gelmeyen, iş beğenmeyen, istatistiki veriler için kullanılan diplomalı niteliksizlerle geleceğimizi katlediyoruz" dedi. 12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilmelidir "12 yıllık zorunlu eğitim kuşaklar arasında meslek birikimi aktarılmasını engellediği için usta yetişememektedir" diyen Fırat açıklamasına şöyle devam etti: "On iki yıllık zorunlu eğitim çırak ve usta yetişmesini engellediği için toplum hayatını idame edemeyecek hale gelecektir. On iki yıl dayatmasından vazgeçilmezse yakın gelecekte yaşanması çok zor olan bir ülkeye dönüşeceğiz. Çocuklarımızı düz bir eğitim sisteminde 12 yıl boyunca tutup, 18 yaşında toplumun içine saldığımız zaman; çocuklarımız sudan çıkmış balık gibi ne yapacağını bilemiyorlar. Hele bir de üniversite eğitimine devam ederlerse, iş görebilme kabiliyetlerini de ellerinden almış oluyoruz. Ne iş beğeniyorlar ne de çalıştığı işte iyi bir iş gören oluyorlar. Diplomalı, vasıfsız eğitimliler, KPSS kurslarında ter dökerken; ülkemin asıl ihtiyacı olan beden işçisi ve meslek erbapları çırak bulunamıyor." Lise eğitimi zorunlu olmaktan çıkartılmalıdır Lisenin zorunlu eğitim kapsamından çıkartılması gerektiğini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası Hukuk İşleri Sekreteri Veysel Fırat açıklamalarına şöyle devam etti: "Herkes okumak zorunda değildir. Temel eğitimini alan her fert eğitim alma ya da almama özgürlüğüne sahip olmalıdır. Eğitimi sisteminin amacı, insanları diploma sahibi yapmak değil bilgi, beceri ve meslek sahibi yapmak olmalıdır. Lise eğitimi kesinlikle zorunlu olmaktan çıkartılmalı, Zorunlu eğitim 5+3 olmalıdır. 5. Sınıftan itibaren yönlendirme yapılmalı, 3 yıl süreli ortaokul öğrencilerine, çıraklık eğitim merkezlerinde zorunlu eğitimlerini tamamlayabilme imkânı verilmelidir. Akademik eğitimine devam etmek isteyenlere sınav engeli konulmamalı, herkes istediği okula kayıt yaptırabilmeli öğrenci de hak etmeden mezun olamayacağını bilmelidir. Şimdi olduğu gibi elini kolunu sallayan sınıf geçmemeli, mezun olmak için okula kayıt yaptırmak yeterli olmamalıdır. Herkesin sınıf geçebildiği anlayıştan vazgeçersek LGS gibi sınavların anlamı kalmayacak, mezun olamayacağı okula kimse kayıt yaptırmayacaktır. Disiplin sorunu yaşayan çocukları eğitim sistemi içinde tutma çabalarından vazgeçilmeli bu çocukları mesleki eğitimlere yönlendirilmelidir. Disiplin suçları okuldan atılma sebebi olmalıdır." Fırat, Demokrat Eğitimciler Sendikası olarak önerilerini ise şöyle aktardı; "Milli Eğitim Bakanlığı’nın, belirttiğimiz bu hususlar üzerinde çalışmasını, özellikle yönlendirme ve meslek edindirmeye yönelik politikalar geliştirmesini şiddetle öneriyoruz. Herkesi diploma sahibi yapma politikasından vaz geçip nitelikli insan yetiştirme politikasına dönülmesini ülkemiz için elzem görüyoruz"