Yerel Haberler
Erzurum
19 Nisan 2026 Pazar - 15:09 Erzurum’da "İş Kadınları Platformu" kuruluyor Erzurum’da kadın iş insanları, yalnızca üretimin değil, karar mekanizmalarının da güçlü bir parçası olmak için harekete geçti. Yaklaşık 50 kadın girişimci, "İlhamdan Liderliğe Kadın İzi" sloganıyla Palandöken’in zirvesinde bir araya geldi. Buluşma, sıradan bir toplantının ötesine geçerek, Doğu’da yükselen kadın gücünün somut bir adımına dönüştü. Erzurum’da kadın iş insanlarının bir araya geldiği zirvede ihracattan sanayiye, KOBİ’lerden esnafa kadar pek çok sektörün sorunları ele alındı. Ancak konuşmalar ilerledikçe ortak bir gerçek daha net ortaya çıktı. Kadınlar artık tek tek değil, birlikte daha güçlü olmak istiyor. Bu nedenle toplantının en önemli çıktısı, Erzurum merkezli bir "İş Kadınları Platformu" kurma kararı oldu. Türkiye genelinde kadınların üretime katılım oranı artarken, Doğu Anadolu’da bu yükseliş artık daha görünür ve daha iddialı bir noktaya taşınıyor. Palandöken İnovasyon Kadın Girişimciler Üretim ve İşletme Kooperatifi (PAL-KOOP) ile Genç Finansçılar Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirve, farklı sektörlerden kadın patronları ilk kez bu ölçekte bir araya getirdi. Katılımcılar yalnızca birbirleriyle tanışmakla kalmadı iş birlikleri, ortak yatırımlar ve bölgesel kalkınma için somut adımları da masaya yatırdı. "Hakkımızı almaya geliyoruz" Zirvede söz alan PAL-KOOP Başkanı Işılay Çakır, konuşmasıyla salondaki kararlılığı adeta özetledi: "Amacımız kentte ticaret yapan kadın iş insanlarını bir araya getirip tanışmalarını sağlayarak ticaretlerine katkı sunmaktı. Ancak burada oluşan sinerji ve ortaya çıkan talepler, şehir ekonomisine yön veren kadınların artık güçlenmesi ve örgütlenmesi gerektiğini açıkça gösterdi. Bugün burada sadece mekanın aldığı kadar kadın iş insanını davet edebildik. Yaklaşık 50 iş kadını burada ama toplantıya katılamayan onlarca kadın iş insanı var. Açıkçası ben bu kadar çok olduğumuzu bilmiyordum. Artık bekleme değil, harekete geçme zamanı. Tüm kadın iş insanlarıyla birlikte İş Kadınları Platformu’nu kurmak için yola çıkıyoruz. Biz yok sayılamayacak kadar fazlayız. Siyasette de ticarette de hakkımızı almaya geliyoruz." "Bu zirve bir dönüm noktası" Zirvenin organizasyonunu üstlenen Genç Finansçılar Derneği Başkanı Meryem Bingöl ile Dernek Onursal Başkanı Doç. Dr. Fırat Altınkaynak da yaptıkları konuşmada bu buluşmanın önemine dikkat çekerek "Bugüne kadar birçok ekonomi zirvesi düzenledik. Ancak bu zirvenin yeri bizim için çok farklı. Erzurum’da kadınların, özellikle de iş dünyasında söz sahibi olan kadınların ayağa kalkması, şehir adına son derece kıymetli bir gelişme. Kadın elinin değdiği her şey değişir, gelişir ve güzelleşir. Bu nedenle ‘İşte kadın, işte hayat’ diyerek yola çıktık. Bu zirve bizim için en kıymetli buluşma" dedi. Hedef: Erzurum’dan yükselen bir güç Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de ve özellikle bölgede kadın odaklı güçlü bir ekonomik hareketin eksikliğine dikkat çekildi. Katılımcılar bu eksikliği gidermek için ilk adımın Erzurum’dan atılması gerektiği konusunda hemfikir oldu: "Madem güneş doğudan doğuyor, o halde bu hareket de doğudan başlamalı. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’dan kadınların ekonomik gücünü ortaya koyan bir platform kurmak istiyoruz. Biz artık sadece kendi işimizin patronu değiliz, aynı zamanda ekonomiye yön veren bir gücün temsilcileriyiz. Bu şehirden kadın oda başkanları, meclis başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları çıkarmak istiyoruz. Ekonomik gelişmeleri sadece izleyen değil, karar süreçlerinin tam merkezinde yer alan bir yapı olacağız." Platform Erzurum ile sınırlı kalmayacak Kadın iş insanları, kent ekonomisinin gelişimine katkı sunacak projelerde daha aktif rol almak, yatırım süreçlerinde söz sahibi olmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak adımların doğrudan parçası olmak istediklerini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda kurulacak platformun yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmayacağı, tüm Doğu Anadolu’yu kapsayan bir yapıya dönüşeceği ifade edildi. Zirvenin sonunda alınan en somut karar ise merkezi Erzurum’da olacak "İş Kadınları Platformu"nun kurulması oldu. Katılımcılar, bu yapının kısa sürede resmiyet kazanması ve daha geniş katılımlı yeni toplantılarla büyütülmesi konusunda görüş birliğine vardı. Bir sonraki buluşmanın tarihi de belirlenerek süreç resmen başlatıldı. Palandöken’in zirvesinde atılan bu adım, yalnızca bir organizasyonun başlangıcı değil; Erzurum’dan yükselen güçlü, kararlı ve örgütlü bir kadın hareketinin habercisi olarak görülüyor. Kadınlar artık sadece üretimde değil, yönetimde de söz sahibi olmak için sahneye çıkıyor.
Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden 8 Mart’ta anlamlı iftar
08 Mart 2025 Cumartesi - 12:29 Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden 8 Mart’ta anlamlı iftar Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ihtiyaç sahibi aileler için anlamlı bir dayanışma etkinliği düzenledi. Kadın Meclisi üyeleri, kendi aralarında topladıkları bağışlarla iftar etkinliğini organize ederek, 314 kişiye iftar yemeği verdi. Etkinlik, Ebru İshak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Diş Hekimi Mahmut Yılmaz’ın desteğiyle gerçekleştirildi. Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, programa katkı sağlayan tüm kadın meclisi üyelerine teşekkür ederek, "Dayanışmanın ve paylaşmanın en güzel örneğini sergiledik. Kendi imkanlarımızla böyle bir organizasyon düzenlemek bizler için gurur verici. 8 Mart’ta kadınların gücünü ve birliğini bir kez daha hissettik" dedi. Mahmut Yılmaz ise, vakıf olarak sosyal yardımlaşmaya büyük önem verdiklerini belirterek, "Bu özel günde, kadın meclisi üyelerinin özverili çabalarıyla ihtiyaç sahibi ailelerimize iftar verebilmek çok anlamlı. Dayanışma ve yardımlaşma ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Etkinlik sonunda, Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, desteklerinden dolayı Mahmut Yılmaz’a teşekkür plaketi takdim etti. Plaketi alan Yılmaz, "Böylesine anlamlı bir organizasyonda yer almak benim için büyük bir onur. Kadın Meclisi üyelerinin emeği ve dayanışması takdire şayan" diyerek teşekkür etti. Kadın Meclisi üyeleri, bu tür sosyal sorumluluk projelerinin devam edeceğini belirterek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün sadece kutlamalarla değil, toplumsal fayda sağlayan etkinliklerle anlam kazanması gerektiğini vurguladı. Meclis, önümüzdeki süreçte de kadınların ve ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
YÖK Başkanı ETÜ’lü öğrencilerle bir araya geldi
07 Mart 2025 Cuma - 22:37 YÖK Başkanı ETÜ’lü öğrencilerle bir araya geldi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ) düzenlenen söyleşi programında öğrencilere hitap etti. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Bölge Üniversiteleri Koordinasyon Toplantısı’na katılmak üzere Erzurum’da bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, koordinasyon toplantının ardından ETÜ’lü öğrencilerle söyleşi programında bir araya geldi. Merkezi Kütüphane Etkinlik Alanında düzenlenen programa YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın yanı sıra YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Haldun Göktaş, YÖK Yürütme kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Bölge üniversiteleri Rektörleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programda konuşan YÖK Başkanı Özvar, ETÜ’lü öğrencilerle bir arada olmaktan dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek: "ETÜ’ye ikinci ziyaretimizi gerçekleştirdik. İlk ziyaretimizin ardından geçen sürede üniversitemizin ciddi bir mesafe kat ettiğini yapmış olduğumuz görüşmelerde müşahede etme fırsatımız oldu. Kısa bir süreliğine de olsa sizlerle yüz yüze bir araya gelmek benim açımdan büyük bir kıvanç vesilesi. Ben üniversiteli öğrencilerimize müstakbel meslektaşım şeklinde hitap etmeyi tercih ediyorum. Gerçekten de öyle görüyorum. Karşımda on veya yirmi sene sonrasında kendi bulunduğumuz konumlarda görev yapacak arkadaşlarımızı görüyorum. Bu bizler açısından hem bir beklenti hem de bir güvence oluşturuyor. Bu bakımdan sizlerle bir arada olmak hepimiz için eşsiz bir fırsattır" dedi. Konuşmasının devamında YÖK’ün eğitim öğretim faaliyetlerini geliştirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalardan bahseden YÖK Başkanı Özvar, konuşmasını öğrencilere tavsiyelerde bulunarak sonlandırdı. Özvar’ın öğrencilerle bir süre sohbet etmesiyle devam eden program gençlerin hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
YÖK Başkanı Özvar ile 16 üniversitenin rektörü Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde bir araya geldi
07 Mart 2025 Cuma - 22:30 YÖK Başkanı Özvar ile 16 üniversitenin rektörü Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde bir araya geldi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum’daki temasları kapsamında Atatürk Üniversitesini ziyaret etti. YÖK Başkanı Özvar’a, YÖK Vekili Prof. Dr. H. Haldun Göktaş, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu eşlik ederken, ziyarete 16 üniversitenin rektörü katıldı. Toplantıda, bölgesel iş birliği, üniversiteler arası sinerji ve yükseköğretimin geleceği hakkında verimli görüş alışverişlerinde bulunuldu. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete; Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Çelik, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Tunceli Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alıcan, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir YÖK Bölge Üniversiteleri Koordinasyon Toplantısına katıldı. Havalimanından senato toplantısına Erzurum Havalimanında gerçekleşen karşılama sonrasında, YÖK Başkanı Özvar, Atatürk Üniversitesi Senato Toplantısına katılarak üniversitenin bölgede ve Türkiye’deki önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Üniversitenin gelişimi ve YÖK’ün stratejik planları hakkında detaylı bilgiler aktaran Özvar, Atatürk Üniversitesinin eğitim ve araştırma alanındaki güçlü altyapısına, ülke yükseköğretimi için taşıdığı anlama ve üstlendiği misyona dikkat çekti. Gençlik buluşması etkinliği Ziyaretin ikinci aşamasında, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile birlikte Atatürk Üniversitesi öğrencileriyle buluştu. Tarihi Müceldili Konağında düzenlenen Gençlik Buluşması etkinliğinde, öğrencilerle verimli sohbetler gerçekleştiren Başkan Özvar, gençlerin düşüncelerini dinleyerek onları geleceğe yönelik cesaretlendiren mesajlar verdi. Öğrencilerle sahur programında aynı sofrayı paylaşan Özvar, bu anın manevi huzurunu yaşadığını ifade etti. Bilim İletişimi Ofisi ve Yüksek Teknoloji Merkezleri Ziyareti Ziyaretin bir sonraki gününde, YÖK Başkanı Özvar, üniversitelerinin bilimsel gelişim sürecini yakından takip etti. İlk olarak, Atatürk Üniversitesinde kurulan Bilim İletişimi Ofisini ziyaret etti. Ofisin Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Bayraktar tarafından yapılan sunum eşliğinde, bilimsel çalışmaları halka ulaştırmak amacıyla başlatılan projeler hakkında detaylı bilgi aldı. YÖK Başkanı Özvar, bu tür bir uygulamanın YÖK’ün vizyonu ile örtüştüğünü belirterek, bu projelerin diğer üniversitelere örnek teşkil edeceğini söyledi. Özvar, "Bilimi halkla buluşturmak ve çocukların erken yaşta bilimle tanışmalarını sağlamak çok kıymetli. Atatürk Üniversitesi bu alanda öncü adımlar atmaktadır" dedi. Daha sonra Ata Buz Müzesi ve Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini (DAYTAM) ziyaret eden YÖK Başkanı Özvar, bu merkezlerdeki yüksek teknoloji laboratuvarlarında yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Ata Buz Müzesinde Buzdan Eserler sergisini gezen Özvar, burada yapılan sanatsal ve bilimsel çalışmalar hakkında birim koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Bulat’tan bilgi aldı. DAYTAM’da ise, Doç. Dr. Bilal Nişancı ve ekibiyle bir araya gelerek yüksek teknoloji bünyesinde barındıran laboratuvarların çalışma alanlarına ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Bölgesel Üniversiteler ile Ortak Çalışmalar Ziyaretin sonunda, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bölge üniversitelerinin rektörleriyle bir araya geldi. Atatürk Üniversitesi Senato Odasında gerçekleşen toplantıda, bölgesel kalkınma ve üniversiteler arası iş birliği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özvar, "Üniversitelerimiz arasında güçlü bir iş birliği kurarak, yükseköğretim sistemimizin daha verimli çalışmasını sağlayabiliriz," dedi. Üniversitelerin güçlü yönlerini birleştirerek ortak projeler geliştirmeleri gerektiğini ifade eden Özvar, bunun, bölgesel kalkınmaya ve üniversitelerin daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını belirtti. Vizyon Toplantıları ve Yükseköğretim Sistemi Toplantıda, geçtiğimiz yıl başlatılan ve şubat ayında İstanbul’da tamamlanan 2030 Vizyon Toplantılarına da değinen Başkan Özvar, bu toplantıların yükseköğretim sisteminin geleceği açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Özvar, YÖK olarak, üniversitelerin ihtiyaçlarını ve önerilerini dinleyerek yükseköğretim politikalarını daha verimli hale getirmeyi amaçladıklarını belirtti. Ayrıca, bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması programı ile üniversitelerin, bulundukları bölgelere daha fazla katkı sağlamasının sağlanacağını vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu: "YÖK Başkanımızın Bu Ziyareti, Üniversitemizin Bilimsel ve Teknolojik Vizyonunun Bir Kez Daha Pekişmesine Vesile Oldu" Ziyaretin ardından Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın üniversitelerine yaptığı ziyaretin hem üniversite hem de bölge üniversiteleri için büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu: "YÖK Başkanımızın bu ziyareti, üniversitemizin bilimsel ve teknolojik vizyonunun bir kez daha pekişmesine vesile oldu. YÖK’ün bu değerli destekleri ve liderliğiyle, üniversitemizin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve ulusal ölçekte çok daha güçlü adımlar atacağına olan inancımızı pekiştirdi. Sayın Başkanımızın olumlu yaklaşımı hem üniversitemizin hem de bölge üniversitelerinin gelişimine ivme kazandıracak bir motivasyon kaynağı olmuştur. Bu ziyaretin, yükseköğretim sistemimizdeki rekabetin daha verimli hale gelmesine ve iş birliğine dayalı yeni projelerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayacağına inanıyoruz. YÖK Başkanımızın bu güçlü destekleriyle, üniversitemizin gücünü daha da ileriye taşıyacak çalışmalarımıza hız vererek bilim, eğitim ve teknoloji alanlarında üniversitemizi bir adım daha ileriye götüreceğiz" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Ziyaretin Sonunda Temel Diş Hekimliği Bölümünün Açılışı Gerçekleşti YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ziyaretinin son aşamasında, Atatürk Üniversitesi Temel Diş Hekimliği Bilimleri Bölümünün açılışı yapıldı. Bu açılış, Türkiye yükseköğretiminde bir ilk olarak, diş hekimliği alanında önemli bir adım olarak kaydedildi. Özvar, Atatürk Üniversitesinin bu alandaki yenilikçi yaklaşımını takdir ederek: "Bu bölümü kurarak Atatürk Üniversitesi, sağlık bilimleri alanında önemli bir boşluğu doldurdu. Emeği geçenleri bir kez daha kutluyor, tüm öğrencilerimize başarı dolu bir eğitim hayatı diliyorum" dedi. Erzurum Teknik Üniversitesini (ETÜ) ziyaret eden YÖK Başkanı Özvar ile beraberindeki heyet üniversite kütüphanesinde öğrencilerle bir araya geldi. Burada öğrencilerle bir süre sohbet eden Başkan Özvar, Erzurum ziyaretini tamamladı.
Süt üreticileri mandıracıların tekeline tepki için bedava süt dağıttı
07 Mart 2025 Cuma - 16:31 Süt üreticileri mandıracıların tekeline tepki için bedava süt dağıttı Erzurum’da süt üreticileri artan maliyetlere rağmen mandıracıların tekelinde düşük fiyatlarla süt satmak zorunda kalınca kazan kaldırdı. Zararına çalışan üreticiler, hayvanlarını keseceğini söyleyerek ellerinde kalan sütü Cuma namazı sonrası vatandaşa bedava dağıttı. Süt üreticileri ile zabıta arasında gerginlik yaşandı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 17,15 TL çiğ süt tavsiye fiyatına rağmen, çiftçinin sütüne çökmeye çalışan mandıracılara isyan eden üreticiler, Ramazanın ruhuna uygun bir eylem yaptı. Cuma namazı sonrası Ulu Cami önünde cemaate iftarlık süt dağıtan üreticiler, seslerini yetkililere duyurmaya çalıştı. Ellerinde kalan litrelerce sütü vatandaşlara bedava dağıtan üreticiler, sorunun devam etmesi halinde mecburen hayvanlarını sattıp veya kesime göndereceklerini dile getirdiler. Artan maliyetlere rağmen düşük fiyatlarla ürünlerini satmak zorunda kalan süt üreticileri, zor bir süreçten geçiyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 17,15 TL olarak belirlediği çiğ süt tavsiye fiyatına rağmen, Erzurum’daki süt işletmeleri bu fiyatın çok altında üreticilerden ortalama 14 TL’ye süt alıyor. Artan yem, elektrik, mazot ve işçilik maliyetleri karşısında zorlanan üreticiler, Ulusal Süt Konseyi’nin fiyat belirleme sürecinin kendilerini zarar ettirdiğini savunuyor. Üreticiler, süt satışından elde ettikleri gelirle hayvanlarının bakımını ve işletmelerinin faaliyetlerini sürdüremediklerini, bu yüzden ineklerini satmayı veya kesime göndermeyi düşündüklerini dile getiriyor. Mandıracıların tekelinde kalan üreticiler, sorunlarına çözüm bulamayınca çareyi eylem yapmakta buldu. Ellerinde kalan litrelerce sütü vatandaşlara bedava dağıtmak için Ulu Camii önüne gelen üreticiler, hayvanlarını ise kesime göndereceğini söylediler. Burada Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin müdahalesiyle karşılaşan süt üreticileri ile zabıta arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Üreticilerin süt dağıtmasına izin vermeyen zabıta ekiplerine çevredeki vatandaşlar da tepki gösterdi. Ulu Camii önünde basın açıklaması yapan çiftçiler Nihat Değirmencioğlu ve Şahin Aydın, yetkililere seslerini duyurmaya çalıştı. Çiftçi Nihat Değirmencioğlu, "Biz sütü temiz insanlarız. Denetimden geçmiş süt. Sütlerimiz elimizde kaldı. İhtiyacı olan alsın. İftarlık veriyoruz Allah rızası için. Çöpe mi dökelim satamadığımız sütlerimizi. Milletin emeğidir. Sütçüne sahip çık Erzurum. Benim öz malım. Elimle sağdım getirdim. Dağıtamazsın diyemezsiniz" diyerek zabıta ekiplerine tepki gösterdi. Amaçlarının yetkililere demokratik şekilde seslerini duyurmak olduğunu söyleyen Değirmencioğlu, "Vatandaşına halkına hizmet edenin göreceği buysa bize helal olsun. Süt kimsenin umurunda değil. Mandıracılar bunu yapamıyorsa yeni işletmecilere kapımızın açık olduğunu süt tozu fabrikalarının yapılmasını bekliyoruz. Dadaşlarımızı büyüklerimizi rahatsız ettiysek özür dileriz. Sesimizi duyurmak istedik. Erzurum’un sütünü almıyor marketler. Dışarıdan gelenleri alıyorlar. Mandıracılarla bizim aramızdaki mesele. Peki biz ne yapacağız? Borcumuzu neyle ödeyeceğiz? Sütümün destek ödemesini de alamıyoruz" dedi.
Erzurum’da 8 Mart coşkusu
07 Mart 2025 Cuma - 16:24 Erzurum’da 8 Mart coşkusu Erzurum’da Aile Yılı kapsamında düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, "Kim Milyoner Olmak İster?" yarışmasının birincisi Rabia Birsen Göğercin’in konuk olduğu program gerçekleştirildi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programa geniş bir katılım gösterildi. Programda, kadınların toplumdaki rolü, emeği ve başarıları ön plana çıkarıldı. Etkinlik öncesinde çeşitli kurumların kadın konulu eserlerinin yer aldığı stantlar açıldı. Bu stantlarda, kadınların tarihi, sanatsal ve akademik başarılarını yansıtan eserler sergilendi. Programın onur konuğu olarak katılan Rabia Birsen Göğercin, azmi ve başarısıyla milyonlara ilham veren bir isim olarak yaşadığı hayat mücadelesini paylaştı. Elim bir kaza sonucu elini kaybettiğini ve bu durum onu yıldırmadığını belirten Göğercin, ‘’Öncelikle, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü gibi anlamlı bir günde burada olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Bugün burada, güçlü, azimli ve hayalleri peşinde koşan kadınlarla bir arada olmak benim için çok kıymetli. Hepimiz hayatın farklı alanlarında mücadele veriyoruz. Kimi zaman zorluklarla karşılaşıyoruz, kimi zaman pes etmeyi düşünüyoruz. Ama şunu hiç unutmamalıyız: Her kadının içinde büyük bir güç, büyük bir azim var. Ben de hayatım boyunca zorluklarla karşılaştım ama asla pes etmedim. Karşıma çıkan engelleri birer basamak olarak gördüm ve daha güçlü bir şekilde yoluma devam ettim. Kadınlar sadece bugün değil, her gün takdir edilmeli, desteklenmeli ve cesaretlendirilmelidir. Eğitimde, iş dünyasında, sanatta, sporda ve daha birçok alanda başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz. Çünkü bizler istersek her şeyi başarabiliriz. Bugün burada sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir mutluluk. Bu güzel organizasyonu düzenleyen Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne, emeği geçen herkese ve değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha güçlü yarınlar inşa etmek dileğiyle, Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun!" Program kapsamında ayrıca kadınların gücünü anlatan kısa film gösterimleri, müzik dinletileri ve "Yılın Kadını" ödül töreni düzenlendi. Bilim ve sağlık alanındaki katkılarıyla dikkat çeken Dr. Yasemin Erdoğan, "Yılın Kadını" seçildi. Müzik dinletisinde Dr. Derya Sahil Eroğlu ve kendisine kanunda eşlik eden İsmihan Erden sahne aldı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, ise kadınların eğitime, istihdama ve karar alma mekanizmalarına katılımının önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Kadın, ailenin ve toplumun temel taşıdır. Erzurum’daki Kadın Konukevi ve ŞÖNİM Müdürlükleriyle kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Ancak kadınların yalnızca destek mekanizmalarına ihtiyacı yoktur; onlar, hayatın her alanına yön veren güçlü bireylerdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı gibi, "Kadın, hayata değer katan, ailesinin ve toplumun temel direğidir." Bizler, güçlü kadınların güçlü toplumlar inşa ettiğine inanıyor, kadınların emekleriyle ülkemizin her alanda yükseldiğini görüyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın da belirttiği üzere, kadınların eğitime, istihdama ve karar alma mekanizmalarına aktif katılımı, ülkemizin gelişimi için kritik bir öneme sahiptir. Kadın demek, üretkenlik demektir. Kadın, ailesinin ve toplumunun geleceğini şekillendiren en büyük güçtür. Anneler, öğretmenler, bilim insanları, girişimciler, sanatçılar ve her meslekten kadınlar, büyük bir azim ve fedakârlıkla ülkemize katkı sunmaktadır. Bugün her alanda başarılarıyla göğsümüzü kabartan kadınları yürekten alkışlıyoruz. İl Müdürlüğümüzce, kadınların güçlenmesi için birçok önemli çalışmayı yürütmekteyiz. Erzurum’daki Kadın Konukevi ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), kadınların her türlü desteğe ulaşabilmesi için hizmet vermektedir. Ancak biz kadınların yalnızca destek mekanizmalarına ihtiyacı olmadığını, aksine hayatın her alanına varlıklarıyla yön verdiklerini biliyoruz. Büyük bir özveriyle çalışan, kalkınmada önemli rol oynayan tüm kadınlar ülkemizin geleceğini inşa eden güçlü bireylerdir. Kadınların azmi, çalışkanlığı ve fedakârlığı, Türkiye’nin en büyük gücüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi: "Şuna inanmak lâzımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir." Bugün aramızda bulunan, azmi ve başarısıyla tüm kadınlara ilham veren Kim Milyoner Olmak İster birincisi Rabia Birsen Göğercin ile gerçekleştireceğimiz söyleşinin sizlere değer katacağına inanıyor ve keyifli bir program diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, kadınların hayatımıza kattığı eşsiz değeri bir kez daha vurguluyor 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. " Program, plaket takdimleri ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, kadınların her alandaki başarılarını desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonunda düzenlene programa Programa, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Kent Konseyi Başkanı Tanfer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
07 Mart 2025 Cuma - 16:02 Kent Konseyi Başkanı Tanfer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kadın meclisi üyelerinin başarılı çalışmalarından büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Tanfer yaptığı açıklamada şunları kaydetti; "Erzurum Kent Konseyi çatısı altında güçlü bir Kadın Meclisimiz var. Türkiye’ye örnek çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Kendileri ile gurur duyuyoruz. Kadınlarımızın her biri aslında birer emekçidir. Çalışan kadınlardan evinde anne olan kadınlara kadar. Biz kadınlarımızı önce annemiz olarak tanıdık. Varlıkları ile bize çok şey kattılar. Daha sonra eşlerimizle beraber kadının gücünü tanıma fırsatımız oldu. Kendileri ile hayatımızı paylaştık. Hepimiz bu hayatın birer parçasıyız. Bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Kuran-ı Kerim’inde de böyle ifade ediyor. Değişime ve dönüşüme öncülük eden emektar tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten tebrik ediyorum." ’Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın toplumdaki temel taşlarıdır’ Tanfer açıklamasında şunları kaydetti; "Fedakarlıkları emekleri, sevgileri ve mücadeleleriyle geleceğimizin şekillendirilmesinde hayati role sahip olan, insanlığın ilk öğretmeni ve hayatımızın her alanında varlıklarını hissettiğimiz kadınlarımızın yaşamımızdaki yeri ve önemi kelimelere dökemeyeceğimiz kadar büyük ve anlamlıdır. Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın toplumdaki temel taşlarıdır. Bizler, cenneti annelerin ayağının altına seren bir dinin mensupları, hem yönetimde hem de aile içerisindeki vakur duruşuyla örnek teşkil eden Hayme Anaların, yeri geldiğinde İstiklal Mücadelemizde eşsiz Kahramanlıklar gösteren Nene Hatunların ve Kara Fatmaların torunlarıyız. Türk kadınının kahramanlık simgesi Nene Hatun, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşmuştur. Milli Mücadele’nin kadın kahramanı Kara Fatma, asker eşiyle cepheden cepheye koşmuş, askerlere yemek pişirmiş ve onların yaralarını sarmıştır. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da kadınlarımız ülkenin kalkınması, gelişmesi ve savunmasında geçmişten günümüze çok önemli görevler üstlenerek kendilerini kanıtlamışlardır. Şefkatli yürekleriyle en değerli varlıklarımızdır Kadınlar yaşamımızın her anında yanımızda olan, bizleri dünyaya getiren, büyüten, yetiştiren, eğiten, sevgisi ile kuşatan ve şefkatli yürekleriyle bir an olsun bile bizleri yalnız bırakmayan, en değerli varlıklarımızdır. Her alanda emekleri ve başarıları ile ön plana çıkmış, çalışkanlığı ve mücadelesi ile yorulmadan yeni nesiller yetiştirmiş olan kadınlarımız; tarihe imza atan Anadolu kadınlarımız ile aynı ruhu taşımaktadır. Toplumun yapı taşı aile kurumunun anneleri olan kadınlarımız, son yıllarda giderek artan bir şekilde sosyal, ekonomik ve siyasal alanlarda yer alarak toplumsal hayatta daha aktif rol oynamaya başlamıştır. Başta siyaset, ekonomi ve eğitim olmak üzere toplum hayatında kadını dışlayan bir anlayış benimsenmesi, kuşkusuz sadece kadınlar için değil, bütün toplum için büyük eksikliktir. Kadına yönelik şiddet ve baskı sadece ülkemizin değil, tüm dünya kadınlarının sorunudur. Uğradığı haksızlıklar, adaletsizlikler, ayrımcılıklar karşısında kadının yanında yer almak, insan olan herkesin görevidir. Bu günlere gelmemizde hayatlarını hiçe sayan ve büyük fedakarlıklar gösteren tüm kahraman kadınlarımızı da rahmetle anıyorum. Erzurum Kent Konseyi Kurulu adına bu duygu ve düşüncelerle tüm emekçi kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, aileleri, evlatları ile birlikte sağlıklı huzurlu ömürler diliyoruz."
Seyri Alem Erzurum’a yoğun ilgi
07 Mart 2025 Cuma - 15:54 Seyri Alem Erzurum’a yoğun ilgi Erzurum’da Ramazan gecelerinin en neşe kaynağı Seyri Alem Erzurum adlı tiyatro oyunu oldu. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığının destekleriyle İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezi’nde sahnelenen Seyri Alem Erzurum adlı tiyatro oyunu izleyicilerin beğenisini kazandı. Erzurum Şehir Tiyatrosu’nun (EŞT) yazdığı oyunun Yönetmenliğini Cumhur Seval Semih Yatimoğlu yaptı. Sanat Yönetmenliğini Ercan Seval’in üstlendiği oyunda Yakup Çağlayan, Ahmet Ayık ve Feridun Korukçu gibi şehrin tanınmış tiyatro sanatçıları yer aldı. Dadaşlar diyarı Erzurum’un seyirlik oyunlarını konu alan oyunda Halk Ozanı Rahim Sağlam da sazı ve sözü ile geceye renk kattı. Erzurum Şehir Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Semih Yetimoğlu, Ramazan ayının en güzel şekilde idrak edildiği kentlerden biri olan Erzurum’da seyirlik oyunları sahnelediklerini belirterek, "Ramazan’ın manevi atmosferini kah tebessümle kah derin bir düşünceyle yaşatan "Seyri Alem Erzurum" tiyatro gösterisi, izleyicilerimize unutulmaz bir gece yaşattı. Erzurum’un kültürel mirasını mizah ve gelenekle harmanlayan bu özel oyun, Ramazan gecelerine ayrı bir anlam kattı. Başta oyuncularımız olmak üzere emeği geçen herkese ve bizleri yalnız bırakmayan tüm izleyicilerimize teşekkür ederiz. Ramazan’ın ruhunu sanatla buluşturmaya devam edeceğiz!" şeklinde konuştu. Oyunun bitişi ile birlikte sahneye çıkan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, birbirinden usta tiyatro sanatçılarını tebrik etti. Seyri Alem Erzurum Adlı oyun, önümüzdeki günlerde İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezinde bir kez daha izleyicileriyle buluşacak.
YÖK Tematik Meslek Yüksekokulları destekleyecek
07 Mart 2025 Cuma - 15:44 YÖK Tematik Meslek Yüksekokulları destekleyecek Bölge Üniversiteleri Koordinasyon Toplantısı Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar ve bölgedeki üniversite rektörlerinin katılımıyla Atatürk Üniversitesinde gerçekleştirildi. Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nde düzenlenen toplantının açılış bölümünde konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, günümüz dünyasında yükseköğretim alanının, pek çok ekonomik ve stratejik zorlukla karşı karşıya olduğu belirterek, "Bunların başında finansal problemler ve sürdürülebilirlik konuları gelmektedir. Üniversiteler gerek öğrenci hizmetleri gerekse araştırma faaliyetlerini devam ettirebilmek için ciddi mali kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Ancak kamu kaynaklarının yetersizliği ve özel sektör desteklerinin her ülkede eşit düzeyde sağlanamaması, üniversitelerin mali sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir" dedi. Özellikle Covid-19 pandemisi sonrası dönemde uluslararası öğrenci hareketliliğinde gözle görülür bir azalma yaşandığını ifade eden Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bu durum, yükseköğretim kurumlarını daha fazla burs ve teşvik vermeye, stratejik iş birlikleri geliştirmeye zorlamaktadır. Ancak, rekabetin yoğun olduğu küresel yükseköğretim piyasasında, tüm üniversitelerin bu değişimlere ayak uydurabilmesi fevkalade zor bir mesele haline gelmiştir. Yükseköğretimde artan rekabet, kaliteyi ve inovasyonu teşvik ederken aynı zamanda kaynak dağılımındaki adaletsizlik sorununu da beraberinde getirmektedir. Bazı ülkeler, yükseköğretim sistemlerini güçlendirerek dünya sıralamalarında yükselmeyi başarırken, daha az kaynağa sahip üniversiteler bu yarışın dışında kalma riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum, ülkeler arasındaki eşitsizliği derinleştir mekte ve yükseköğretimde küresel bir kutuplaşmayı beraberinde getirmektedir. Tüm bu zorluklar, üniversiteleri sadece kısa vadeli finansal sorunlara değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerine de odaklanmaya zorlamaktadır. Üniversiteler, gelir kaynaklarını çeşitlendirmenin yanı sıra, araştırma ve inovasyon kapasitesini artıracak ortaklıklar kurmak suretiyle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Türk yükseköğretim sisteminin küresel çaptaki bu tür sınamalara ne şekilde cevap vereceği bizim öncelikli meselelerimizden biridir. Yükseköğretimin bütün paydaşları olarak mevcut sorunlara karşı birlikte hareket etmemiz ve daha dirençli bir sistem oluşturmamız önem arz etmektedir. Kaynakların daha etkin kullanımı ve sürdürülebilir bir yükseköğretim için üniversitelerimiz arasındaki iş birliğini geliştirmemiz gerektiği açıktır" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, üniversitelerin bölgesel olarak bir araya gelerek iş birliği ve güç birliği yapmasının yükseköğretim sistemine yeni imkanlar sağlayacağına inandığını belirterek, "Bölge üniversitelerimiz ortak dersler, müfredatlar ve programlar oluşturmayı ciddi bir şekilde değerlendirmelidir. Her bir üniversitemiz diğer üniversitelerimizin tecrübelerinden faydalanmalıdır. Akademisyenlerimiz halihazırda bir araya gelerek ortak projeler ve araştırmalar yürütüyor. Ancak bunu daha sistematik bir iş birliğine dönüştürebileceğimizi düşünüyorum. Özellikle ortak araştırma merkezlerinin kurulması ve ortak proje sayısının artırılması gibi uygulamalar sahip olduğumuz insan gücü ve teknik kapasitenin en verimli şekilde kullanılmasına imkan sağlayacaktır. Her üniversitemiz güçlü olduğu alanlarda sahip olduğu kapasiteyi diğer üniversitelerin istifadesine sunabilir. Üniversitelerimizin ortak araştırma merkezleri kurabilmesi için yasal mevzuat uygundur. Ankara’da Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve ODTÜ iş birliğiyle kurulan NÖROM bunun bir örneğidir. Benzer ortak araştırma merkezlerini, Doğu Anadolu Bölgesindeki üniversitelerimiz de bir araya gelmek suretiyle kurabilir. Bunun için üniversitelerimizin vakit geçirmeden aralarında istişarelere başlamalarının ve gerekli adımları atmalarının fevkalade faydalı olacağına inanıyorum. Yükseköğretim Kurulu olarak biz de üniversitelerimize her türlü desteği vereceğiz." Son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik değişimler, otomasyon ve yapay zekâya dayalı yeni çözümler, bazı geleneksel mesleklerin önemini yitirmesine neden olduğunu anlatan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, açıklamasını şöyle sürdürdü; "Bu değişim, bir yandan mezunları farklı ve yeni beceriler edinmeye zorlamakta, diğer yandan eğitim kurumlarını işgücü piyasasında değişen beceri beklentilerine uyum sağlamaya yönlendirmektedir. Eğitim ile sektör ihtiyaçları arasında ortaya çıkabilecek uyumsuzluğu önlemek amacıyla Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda çeşitli önlemleri hayata geçirdik. Bu önlemlerden ilki, program müfredatlarını sektör temsilcileriyle iş birliği içinde güncellemeleri için teşvik edilmesidir. Böylece, yeni ortaya çıkan ve talep gören yetkinliklerin öğrencilere kazandırılması amaçlanmıştır. Aldığımız bir diğer önemli önlem, işgücü piyasasında istihdamı kolaylaştırmak amacıyla üniversitelerde sunulan staj ve iş yeri uygulama imkanlarının çeşitlendirilmesi ve sürelerinin artırılmasıdır. Organize Sanayi Bölgelerinde Meslek Yüksekokulu uygulamaları bu alandaki başarılı örnekler arasında sayılabilir. Ayrıca, sektörün beklentilerini karşılamak üzere tematik Meslek Yüksekokulların desteklenmesi de uygulamaya alınan bir diğer modeldir. Önümüzdeki günlerde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile çok önemli bir protokol imzalayacağımız bilgisini sizlerle paylaşmak isterim. Bu protokolle, Türkiye’nin farklı illerindeki meslek yüksekokulları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı oda ve borsalar arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Böylece, üniversitelerimiz iş dünyasının taleplerini yakından takip edecek, sektörel beklentilere uygun eğitim programları geliştirilecek ve öğrencilerimiz iş dünyasına daha donanımlı bir şekilde hazırlanacaktır. Meslek Yüksekokullarına yönelik izlediğimiz politikaların son derece stratejik ve derinlikli olduğunun altını önemle çizmek isterim. Yükseköğretimde geleneksel kalıpların dışına çıkarak daha dinamik, daha uygulanabilir ve sektörle iç içe bir yükseköğretim anlayışını yerleştirmek istiyoruz. Üniversitelerimizin özellikle meslek yüksekokulları aracılığıyla sanayi, teknoloji, sağlık, tarım ve hizmet sektörleri ile daha güçlü bir bağ kurmasını ve ülkemizin istihdam dinamiklerine katkıda bulunmasını hedefliyoruz. Bu anlamda önemli bir yapısal dönüşüm gerçekleştirdiğimizi ifade etmek isterim. Kısa bir süre önce, Sağlık Bakanlığı yetkilileri, akademisyenler, sivil toplum ve sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla "Sağlıkta Dijitalleşme" başlıklı bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştayın başlıca hedefi, Sağlık Bakanlığıyla iş birliği içinde sağlık eğitiminde dijitalleşmeyi sağlama, istihdama duyarlı ve sektörle uyumlu bir eğitim modelini ortaya çıkarma yönünde bir yol haritası belirlemekti. Yine geçtiğimiz ay Tarımda Dijital Teknolojiler Çalıştayını gerçekleştirdik. Bu çalıştayda tarım sektöründe dijital dönüşüm sürecini destekleyecek eğitim modellerinin oluşturulmasını ve istihdam dostu programların nasıl yaygınlaştırılabileceğini tartıştık. Tarım eğitiminin; dijital yetkinlikleri artıran, veri temelli karar alma becerilerini güçlendiren ve teknolojiyi etkin kullanabilen insan kaynağı yetiştirmeye odaklanan bir yapıya kavuşturulmasını önemli görüyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak, tarımda dijital teknolojilere dayalı lisans ve ön lisans programlarının oluşturulmasını, mevcut programların revize edilmesini ve sektörle iş birliklerinin derinleştirilmesini teşvik ederek, ülkemizin tarımsal üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Uzun süredir gündemimizde öncelikli şekilde yer alan bir diğer konu da yapay zeka ve bilişim temelli programlardır. Günümüzde yazılım ve yapay zekâ tabanlı dijital meslekler, en fazla talep gören kariyerler arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda, geçtiğimiz yıl yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalar sonucunda 20 üniversitede 72 yeni ön lisans ve lisans programı açılmıştır. Söz konusu programlar, tam doluluk oranıyla eğitim vermeye başlamış olup ülkemizin dijital beceri açığının kapatılmasında önemli rol oynayacaktır. Yaklaşık bir ay önce, geçtiğimiz yıl yapay zekâ ve bilişim tabanlı programlar açan 20 üniversitenin rektörleri ve gelecek yıl benzer programlar açmayı planlayan 50’den fazla üniversitenin rektörleriyle bir araya geldik. Bu toplantıda, mevcut programların durumunu ve açılması planlanan programlara ilişkin önerileri değerlendirdik. Bu programların sayısını, kalite standartlarından ödün vermeden önümüzdeki yıllarda artırmayı hedefliyoruz." Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, konuşmasının son bölümünde rektörlere hitaben ise "Yükseköğretim Kurulu olarak, üniversitelerimizin kendi bulundukları bölgelere daha fazla katkı sağlamalarını, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan hizmet etmelerini önemsiyor ve bunu destekleyici adımlar atıyoruz. Bu bakımdan Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması Programını çok kıymetli görüyoruz. Üniversitelerimizin güçlü yönlerini ön plana çıkararak, bilimsel araştırmalarının ve akademik faaliyetlerinin bölgesel ihtiyaçlarla daha fazla örtüşmesini sağlamak istiyoruz. Bu program kapsamında yer alan üniversitelerimiz, bilimsel çalışmalarının yanında bulundukları bölgelerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz. Doğu Anadolu Bölgesi çok zengin doğal kaynaklara, tarım ve hayvancılık potansiyeline ve kültürel mirasa sahiptir. Bu büyük potansiyelin en verimli şekilde kullanılması, bölgemize ve ülkemize daha fazla katma değer üretilmesi fevkalade önemlidir. Bu bakımdan, özellikle Misyon Farklılaşması Programına dahil olan üniversitelerimizden daha fazla proje ve somut çıktı bekliyoruz. Bu konuda atılacak her türlü faydalı adımı Yükseköğretim Kurulu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edeceğimizi belirtmek isterim" dedi.