Yerel Haberler
Erzurum
Erzurumspor FK şampiyonluk kupasını aldı 29 Nisan 2026 Çarşamba - 23:25:12 Trendyol 1. Lig’de bitime iki hafta kala Süper Lig’e yükselmeyi garantileyen Erzurumspor FK, şampiyonluk kupasını aldı. Erzurum Miting ve Etkinlik Alanı’nda düzenlenen kutlamada binlerce taraftar takımlarını yalnız bırakmadı. Mavi-beyazlı futbolcular, teknik heyet ve kulüp yöneticileri, kent merkezindeki turun ardından kutlama alanına üstü açık otobüsle taraftarların yoğun sevgi seli eşliğinde geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende; Atatürk Üniversitesi Özel Vakıf Okulları mehteran ve zeybek ekibi ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi bar ekibinin gösterileri büyük alkış topladı. Alanı dolduran binlerce mavi-beyazlı taraftar, "Bir dadaş gibi" ve "Nesilden nesile büyüyor sevdan" pankartlarıyla şampiyonluk coşkusunu zirveye taşıdı. Kutlama töreninde konuşan Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, Erzurum temsilcisinin özellikle ligin ikinci yarısındaki çıkışına dikkat çekerek, "Gösterilen başarılı performans ile şampiyonluğu anasının ak sütü gibi hak eden sizleri, takımınızı, malzemecisinden yönetimine kadar özellikle Ahmet Dal Başkanımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu şampiyonlukta emeği geçen, Türk futboluna destek veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu gardaştan da Dadaşlara selam olsun" dedi. Erzurumspor FK Onursal Başkanı Mehmet Sekmen ise konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Bugün burada sadece bir şampiyonluğu veya kupayı değil; bir şehrin, bir idealin özünü kutluyoruz. Biz yılmadık. Biliyoruz ki bu şehrin ruhunda birlik, heyecan ve başarı var. Hep beraber bu şehri tekrar ayağa kaldıracağız. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ruh ve azim bu şehirde var ve biz bu ideali yeniden ayağa kaldırmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Erzurumspor Kulüp Başkanı Ahmet Dal da başarının büyük bir sabır ve emeğin ürünü olduğunu vurgulayarak, "Zor zamanlardan geçtik, eleştirildik ama bu sevdaya hizmet etmekten hiç vazgeçmedik. Bu arma pes etmeyi bilmez, bu şehir diz çökmez. Bugün geldiğimiz nokta asla tesadüf değil. Bu başarı hepimizin ve bu daha başlangıç. Erzurumspor’umuzu layık olduğu yerlere taşımak için aynı inançla çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Protokol konuşmalarının ardından sahneye tek tek davet edilen teknik heyet ve futbolculara madalyaları takdim edildi ve şampiyonluk kupası gökyüzüne yükseldi. Futbolcular coşkusuna aileleri ve taraftarlar da katıldı. Havai fişek gösterileriyle görsel bir şölene dönüşen şampiyonluk kutlamaları, Merve Özbey’in verdiği konserle son buldu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:40 ETÜ paydaşlığında düzenlenen KUDAKAF’26 başladı Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Ardahan Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ve Kafkas Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) başladı. Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen KUDAKAF’26’nın açılış törenine, paydaş üniversitelerin rektörlerinin yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan ile şehrin idari ve mülki erkanı katılırken, "Kariyerine Güç Kat" sloganıyla düzenlenen fuar; öğrencileri, mezunları ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturarak bu yıl da istihdam, kariyer gelişimi ve girişimcilik alanlarında önemli fırsatlar sunmayı hedefliyor. KUDAKAF’26’da yerini alan ETÜ, fuar alanında kurduğu stantlarla katılımcıların yoğun ilgisini çekiyor. Üniversite standında Kristal Girişimcilik Merkezi, Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (YÜTAM) ile Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar ve projeler tanıtılırken, açılış programının ardından ETÜ standı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan ve beraberindeki protokol heyeti tarafından ziyaret edildi. Ziyarette ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, heyete eşlik ederek yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi verdi. Rektör Çakmak: Öğrenciler iş dünyasıyla doğrudan temas kuruyor Stantları ziyaret ederek öğrenciler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen Rektör Çakmak, KUDAKAF’26’nın gençlerin kariyer planlamaları açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, bu tür organizasyonların üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirdiğini ve öğrencilerin iş dünyasıyla doğrudan temas kurmasına imkân sağladığını ifade etti. Prof. Dr. Çakmak ayrıca, bölgesel kariyer fuarlarının yalnızca istihdam odaklı etkinlikler olmadığını, aynı zamanda ülkenin beşerî sermayesini güçlendiren ve gençlerin potansiyelini ortaya çıkaran stratejik organizasyonlar olduğunu vurguladı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:06 Palandöken Belediyesi’nden kariyer fuarında şampiyonluk coşkusu Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen kariyer fuarında Palandöken Belediyesi kursiyerleri, mavi-beyaz renklerle bezeli ve Erzurumspor logosunu taşıyan özel pasta hazırlayarak şampiyonluğu kutladı. Hazırlanan pasta, Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar’ın katılımıyla kesildi. Protokol üyeleri ve fuar ziyaretçileri, bu sürpriz karşısında büyük bir memnuniyet yaşarken, pasta katılımcılara ikram edildi. Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada Erzurumspor’un başarısının şehirde büyük bir heyecan oluşturduğunu belirterek, "Erzurumspor’umuzun şampiyonluğu şehrimize tarifsiz bir sevinç yaşattı. Kültür merkezlerimizde eğitim gören kursiyerlerimizin hazırladığı bu anlamlı sürpriz ise bizleri ayrıca gururlandırdı. Protokol üyelerimizle birlikte bu özel pastayı keserek katılımcılarımızla paylaştık. Meslek edinen kursiyerlerimizin ortaya koyduğu emek ve yetenek ile Erzurumspor sevgisiyle hazırlanan bu güzel jest her türlü takdiri hak ediyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kursiyerlerimizi gönülden tebrik ediyorum." dedi. Şampiyonluk coşkusunun fuar alanına taşındığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılanırken, ortaya çıkan görüntüler günün en dikkat çeken anları arasında yer aldı.
Atatürk üniversitesinin 11. Rektörü Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, düzenlenen sempozyumla anıldı
07 Aralık 2024 Cumartesi - 10:01 Atatürk üniversitesinin 11. Rektörü Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, düzenlenen sempozyumla anıldı Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde; Atatürk Üniversitesinin 11. Rektörü Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun doğumunun 100. yılı anısına "Liderlik, Bilim ve Miras" adlı sempozyum düzenlendi. Kültür Merkezi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonunda düzenlenen programa ev sahibi olarak katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra; İçişleri Eski Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay, Milli Eğitim Eski Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Cumhurbaşkanlığı Eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen, İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun oğulları Nadir ve Yusuf Bıyıkoğlu ile sempozyuma konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ömer Akbulut, Memiş Okuyucu, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ile dekanlar, birim yöneticileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda öğrenci yer aldı. Birçok Alanda Önemli Atılımların Altına İmza Attı Programın açılışında bir konuşma gerçekleştiren Memiş Okuyucu, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu ile ilgili araştırma ve çalışmalarını nasıl başlattığını anlatarak konuşmasına başladı. Özellikle Ankara’da, son 30 yıldır katıldığı birçok ortamda Atatürk Üniversitesi mezunlarıyla karşılaştığını ve bu sohbetlerde Kemal Bıyıkoğlu’nun adının sıkça geçtiğini belirten Okuyucu, bu süreçte; Bıyıkoğlu’na olan ilgisinin arttığını ve yapmış olduğu çalışmalara detaylı bir şekilde araştırmaya başladığını söyledi. Kemal Bıyıkoğlu’nun, Türkiye’nin fikir dünyasına önemli katkılar sunduğunu ve sadece kendi uzmanlık alanı olan hayvancılık değil, halıcılık ve İslami İlimler gibi farklı alanlarda da bölgesel kalkınmaya destek sağladığını vurgulan Okuyucu, Doğu Anadolu’da hayvancılık ıslahı gibi çalışmalarıyla bölgeye katkı sunduğunu, bu sayede sadece Erzurum’un değil, tüm Türkiye’nin gelişimine önemli bir rol model olduğunu ifade etti. Üniversitenin Gelişimine Büyük Katkılarda Bulundu Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Reyhan Keleş ise yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun doğumunun 100. yılı anısına düzenlenen bu sempozyumda, onun akademik ve bilimsel mirasını anmakla birlikte, Türk eğitimine, bilime ve liderliğine yaptığı katkıları derinlemesine ele alma fırsatı buluyoruz. Atatürk Üniversitesinin 11. Rektörü olarak görev yapan Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, bilimsel düşünceyi, araştırmayı ve inovasyonu teşvik ederek üniversitemizin gelişimine büyük katkılarda bulunmuş, insan odaklı liderlik anlayışıyla adalet ve eşitlik gibi değerlere öncülük etmiştir. Bu sempozyumda, onun bilimsel çalışmaları ve liderlik anlayışı üzerine konuşulacak, mirasının gelecekteki akademisyenlere ve liderlere nasıl aktarılabileceği tartışılacaktır. Etkinlik, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun değerlerinin geniş kitlelere ulaşmasına vesile olmayı amaçlamaktadır. Etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, özellikle düzenleme kuruluna, katkıda bulunan akademisyenlere ve yöneticilere teşekkürlerimi sunuyorum.” Siyasi Çalkantılara Rağmen Huzuru Sağlayarak Başarılı Bir Yönetim Sergiledi Atatürk Üniversitesinde derin izler bırakan, üniversitenin bugün elde ettiği birçok başarının mimarı olan Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun hatırasını yaşatmak ve yapmış olduğu çalışmaları yeni nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen programdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu konuşmasında: “Bugün, Atatürk Üniversitesinin 11. rektörü merhum Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun doğumunun 100. yılı anısına düzenlenen “Liderlik, Bilim ve Miras” sempozyumunda bir araya geldik. Prof. Dr. Bıyıkoğlu, 1969-1976 yılları arasında rektörlük yapmış, üniversitemizin büyüme ve gelişme sürecine öncülük etmiştir. Hazırladığı “Nihai Gelişme Planı” ile öğrenci sayısını artırmış, yeni fakülteler açmış ve kampüsü geliştirmek adına önemli adımlar atmıştır. Diş Hekimliği ve İslami İlimler Fakülteleri açılmış, Tıp Fakültesi Erzurum’a taşınmıştır” diye konuştu. Bilimsel ve Liderlik Mirasını Yeni Nesillere Aktarılacak Prof. Dr. Bıyıkoğlu’nun, üniversite içindeki siyasi çalkantılara rağmen huzuru sağlayarak başarılı bir yönetim sergilediğini, Anadolu’dan gelen öğrencilere öncelik tanıdığını ve meslek edindirme amacıyla Halıcılık ve El Sanatları Enstitüleri kurduğunu belirten Rektör Hacımüftüoğlu: “Ayrıca, üniversitemizde cami inşasına onay veren ilk rektördür. Dönemi, üniversitemizin tarihinde en verimli ve etkili dönemlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, 1986 yılında vefat etmiştir, ancak anısı etkinliklerle yaşatılmaktadır. Erzurum’da 6. Zootekni Bilim Kongresi onun anısına düzenlenmiş, Polatlı Belediyesi hayatını kitaplaştırmıştır. Ayrıca, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle üniversitemizin en büyük caddesine ve bu salona adı verilmiştir. Bu sempozyum, Bıyıkoğlu’nun bilimsel ve liderlik mirasını yeni nesillere aktarmayı amaçlamaktadır. Bu duygularla, üniversitemiz için önemli bir değer olan Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun yaşamını ve yaptığı dönüşümü ele alacak sempozyumun hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Cesareti ve Vizyonu İlham Kaynağına Dönüştü Açılış konuşmalarının ardından program birinci oturumla devam etti. Moderatörlüğünü İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun yaptığı oturumun ilk konuşmacısı İçişleri Eski Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay oldu. Sempozyumun, üniversitenin geçmişinin ve Prof. Dr. Bıyıkoğlu’nun katkılarının bir kez daha hatırlanmasına vesile olacağını söyleyen Atalay, Bıyıkoğlu’nun Atatürk Üniversitesi için taşıdığı anlamı vurgulayarak, 1970’lerde üniversitenin dönemin diğer üniversiteleriyle rekabet edebilecek kalitede olduğunu, özellikle güçlü akademik kadrosuyla öne çıktığını belirtti. Ayrıca, üniversiteye giriş sürecinde tanıdığı öğretim üyeleri ve hocalarını anarak, o dönemdeki eğitim ve akademik yapıya dair izlenimlerini paylaşan Prof. Dr. Atalay, 12 Mart dönemi ve siyasi değişimlerin üniversitenin yapısını nasıl etkilediğine değinilirken, özellikle meslek lisesi mezunlarının üniversiteye kabulü için yapılan düzenlemeler üzerinde durdu. Son olarak, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun liderlik özelliklerinin, cesaretinin ve vizyonunun kendilerine ilham kaynağı olduğunu belirten Atalay, onun yükseköğretim tarihindeki önemli yerinin ve Atatürk Üniversitesine olan katkılarının altı çizerek, Kemal Bıyıkoğlu’nun isminin akademik dünyada uzun süre hatırlanacağını ve bıraktığı mirasın devam edeceğini ifade etti. Geleceği Tasarlayan Bir Yönetim Anlayışını Benimsedi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun, Atatürk Üniversitesinin ilk yıllarındaki liderliğiyle hem üniversite hem de bölge için stratejik bir vizyon geliştirdiğini belirten Milli Eğitim Eski Bakanı Ömer Dinçer; Bıyıkoğlu’nun İslami İlimler Fakültesinin kuruluşunda, yabancı akademisyenlerin üniversiteye katkısında, yurtdışında doktora yapmış bilim insanlarının üniversiteye kazandırılmasında ve yerel kalkınmayı destekleyen tarımsal projeler gibi adımlarla eğitimde çığır açan çalışmalar yaptığını belirtti. Bıyıkoğlu’nun, iyi bir yöneticinin temel özelliklerini "doğru işi doğru yapmak" olarak ifade eden bir yaklaşımla hareket ettiğini belirten Dinçer; yönetimde geleceği tasarlamanın önemini vurgulayarak, stratejik bir lider olarak yalnızca üniversiteyi değil, bölgeyi de etkileyen projelere öncülük ettiğini, köylere yapılan tarım toplantıları ve akademisyenlerin yerel kalkınma projelerine aktif katılımının bunun en önemli örneklerini oluşturduğunu söyledi. Yetenekli Öğrencileri ve Akademisyenleri Üniversiteye Kazandırdı Cumhurbaşkanlığı Eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen ise yaptığı değerlendirmede, Atatürk Üniversitesinin tarihsel gelişimi, Türkiye’ye ve bölgeye yaptığı katkılar, Rektör Kemal Bıyıkoğlu’nun vizyonu ve çalışmaları üzerinde durdu. Erzurum’un seçilme süreci, şehrin tarih boyunca eğitim, ticaret ve askeri bir merkez olma özellikleriyle ilişkilendirildiğine işaret eden İsen, özellikle 1930’lu yıllarda başlayan üniversite kurma hedefinin uzun araştırmalar sonucu Erzurum’da hayata geçirildiği ifade etti. Rektör Kemal Bıyıkoğlu’nun 7 yıl süren rektörlük döneminde, üniversitenin akademik kalitesini artıran ve Türkiye’ye nitelikli kadrolar yetiştiren bir vizyon sunduğu beliren Prof. Dr. İsen; Bıyıkoğlu’nun, fırsat eşitliği sağlayarak yetenekli öğrencileri ve akademisyenleri üniversiteye kazandırdığı, şehirle üniversite arasındaki uyumu artırdığı ve yönetim anlayışını daha verimli hale getirdiği vurguladı. Bu dönemden itibaren üniversitenin akademik kalitesinin ve toplumsal etkisinin yükseldiği aktaran ve Atatürk Üniversitesinin Türkiye’nin muhafazakâr iktidarlarının ve bürokrasisinin önemli kadrolarını yetiştirdiği, ayrıca bölgesel ve ulusal düzeyde kalkınmaya katkı sağladığı ifade eden İsen, Atatürk Üniversitenin Ziraat ve Tıp Fakülteleri gibi önemli birimlerinin bölge ve ülke için sağladığı katkılar örneklerle anlatarak, özellikle bölgeye yönelik bilimsel ve ekonomik desteklerinin altı çizildi. Son olarak, Kemal Bıyıkoğlu’nun, üniversitenin şehre eklemlenen bir vagon değil, lokomotif rolünde olduğunu ortaya koyduğu, bu vizyonun halen devam ettiği belirten İsen, Bıyıkoğlu’nun liderliğinde sağlanan bu güçlü temel, üniversitenin bugün de Türkiye’nin önemli bir akademik merkezi olarak varlığını sürdürmesini sağladığını ifade ederek konuşmasını tamamladı. Eğitim Alanında Gerçekleştirdiği Çalışmalarla Saygıyla Anılmaya Devam Ediyor Birinci oturumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren İslâm Âlimleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu ise Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun hayatına ve dönemine ilişkin yaptığı konuşmada, Atatürk Üniversitesinin unutulmaz rektörlerinden Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun, vizyoner liderliği ve eğitim alanındaki reformlarıyla Erzurum’da iz bırakan bir bilim insanı olarak anıldığını söyledi. Özellikle üniversite kampüsü içerisinde cami inşasını destekleyen ilk rektörlerden biri olarak bilinen Bıyıkoğlu’nun, bu konuda büyük mücadeleler verdiğini ve dönemin zorlu koşullarında dahi projelerini hayata geçirmeyi başardığını aktaran Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, 1971 yılında yaşanan siyasi çalkantılar ve askeri müdahaleler döneminde dahi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun liderliğinde Atatürk Üniversitesinde İslami İlimler Fakültesinin kurulduğuna dikkat çekti. Fakülte, hadis ve tefsir gibi önemli bölümleriyle kapsamlı bir eğitim sunmayı hedeflediğini, ancak sabit bir binası olmadığı için çeşitli mekanlarda faaliyet gösterdiğini belirten Hacımüftüoğlu, sonunda işletme fakültesinin üst katlarına taşınarak eğitim hayatına daha düzenli bir şekilde devam ettiğini dile getirdi. Fakültenin kuruluş sürecinde, dönemin zorluklarına rağmen büyük bir azimle çalışan Bıyıkoğlu’nun, hem üniversitenin hem de bölgenin eğitim altyapısına önemli katkılarda bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, bu süreçte kendisiyle çalışan birçok akademisyen ve öğrencinin, onun ilham veren liderliği ve vizyoner bakış açısını örnek aldığını aktararak, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’nun, Erzurum ve Türkiye genelinde eğitim alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla, bugün de saygıyla anılmaya devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, Çeşitli Sunumlarla Gelecek Nesillere Anlatıldı Prof. Dr. Selçuk Coşkun’un İkinci Oturumun Başkanlığını yaptığı sempozyum, Memiş Okuyucu ve Adem Kaplan’ın “Kemal Bıyıkoğlu’nun Kronolojik Hayatı” başlıklı sunumu, Nadir Bıyıkoğlu’nun “Aile Reisi Kemal Bıyıkoğlu” başlıklı sunumu, Prof. Dr. Ömer Akbulut’un “Bilim Adamı Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu” başlıklı sunumu ve Cumali Ünaldı’nın “Geleceğin İnşası ve Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu” başlıklı sunumu ile devam etti. Prof. Dr. Hasan Seçen’in son oturumu yönettiği sempozyum, Yakup Çelik’in “Polatlılının Medarı İftiharı Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu” sunumu, Prof. Dr. Selçuk Coşkun’un “Erzurum’da Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Algısı” sunumu, Memiş Okuyucu’nun “Akademi Dünyasında Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Vizyonu” sunumu, Prof. Dr. Adem Tatlı’nın Anadolu Gençliğine Hüsn-ü Misal, Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu” konulu sunumuyla tamamlandı. Program plaket takdimi ve hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yılmaz: "Konser değil, seçim kampanyasındaki masrafları finanse ediyorlar"
06 Aralık 2024 Cuma - 13:39 AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yılmaz: "Konser değil, seçim kampanyasındaki masrafları finanse ediyorlar" AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Erzurum’da yaptığı değerlendirmede, "Biz belediyeciliği devletin millete ulaşmış şefkat eli olarak görürüz. Onlar siyasi geleceklerini, siyasetlerinin kendilerine yansıtacağı yeni makam ve görevlerin omuzlarına dikilecek olan rütbelerin ne olacağıyla meşguller ve bunun yüzünden de birbirlerinin yüzünü tırmalamakla meşguller” dedi. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra büyükşehir ve il belediyelerini ziyaret ettiklerini ifade ederek, “Oralarda seçim sonuçları üzerinde değerlendirmeleri yapıyoruz ve gelecek planlamalarımızı yapıyoruz. Milletimize hizmet yarışında gecikmemek, milletimizin ihtiyaç duyduğu hizmetleri eksiksiz yerine getirebilmek için, adeta sınırlı olan kaynakları nasıl daha iyi yönetiriz, nasıl daha iyi planlarız, programlarız. Onun çabası ve gayreti içerisinde arkadaşlarımızla her planda, her ortamda istişarelerde bulunuyoruz” diye konuştu. “Hizmetin merkezine insanı koyuyoruz” AK Parti belediyeciliğinin zamanı, mekanı, finansı ve insanı değerlerle yoğurarak, insan hayatını iyileştirmeye dönük bir siyasi hareket olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Biz belediyeciliği, belediyeleri devletin millete ulaşmış şefkat eli olarak görürüz. Belediye başkanlarımız bu şefkat elini insanımızın omzuna koyarken hep samimiyeti, tevazuyu, alçak gönüllülüğü ve onun hayır duasını almayı en önemli amaç ve hedef olarak görürler ve bu doğrultuda çalışırlar. Zaten AK Parti belediyeciliğinin farkı da, AK Parti belediyeciliğini de başarıya götüren şey budur. AK Parti belediyelerinde daha doğrusu AK Parti hizmet anlayışında belediyeler bizim hizmet kervanımızın adeta amiral gemisidir. Yani biz belediyelerle insanımıza erişmeyi ve insanımızın hizmetini daha kısa sürede yerine getirmeyi belediyelerimizin sinerjisini kullanarak yaparız. Belediyelerimiz o bakımdan AK Parti’nin kurulduğu 2002’den bu yana Türkiye’den marka haline gelmiştir. Hizmetin merkezine insanı koyarız. İnsan merkezliyizdir. İnsanı öncelikleriz. İnsanın duasını almayı hedefleriz. İnsanın duasını aldığımız zaman Allah’ın rızasının da beraberinde geleceğini düşünürüz. O bakımdan bizim için insan çok önemlidir ve insanın hayatına sağlayacağımız o konfor bizi o dua sayesinde başarıdan başarıya götürür diye düşünürüz” şeklinde konuştu. "Onların felsefesinde kul hakkı yok" "Bizim bu bakış açımızın yanında siyasi muhaliflerimizin yönettiği belediyelerde hangi anlayışların olduğunu, hangi felsefi dayanakla ilişki içerisinde beldelerine, şehirlerine hizmet ettiklerini vatandaşlarımızın izanına bırakıyorum" diyen AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, "Oturdukları hiçbir ortamda, hiçbir platformda hizmetten bahsettiklerini duymadık. Onların kafasında; şehirlerin değişimi, dönüşümü, şehirlerin gelecekle ilgili temel beklentileri, şehirlerdeki mevcut gelişmelerin gelecekte ortaya koyacağı ihtiyaçlardan ziyade onlar siyasi geleceklerini, siyasetlerinin kendilerine yansıtacağı yeni makam ve görevlerin omuzlarına dikilecek olan rütbelerin ne olacağıyla meşguller ve bunun yüzünden de birbirlerinin yüzünü tırmalamakla meşguller. Onu çok net bir şekilde görüyoruz. Ve başka bir şeyi daha görüyoruz. Seçimden önce söyledikleri söz verdikleri şehirlerde konuştuklarını hatırlıyoruz. İsraf yapmayacağız diyorlardı. Ve hizmeti öncelikli yapacağız diyorlardı. Ve gecemiz gündüzümüz olmayacak ve sizlere daha iyi hizmetler yapacağız diyorlardı. Hatta asla işçi kıyımı yapmayacağız diyorlardı. Ama bir bakıyoruz İstanbul Belediyesi şu geçtiğimiz 5 sene içerisinde 3500’e yakın insanı işten atmış ve onun yerine de 9000 insanı almış, kim olduğu belli değil. Onların da bakılması lazım, araştırılması lazım. Yani zavallı işinde gücünde meşgul olan İstanbul’daki 3500’e yakın insanı işten atmışlar. Peki bu işçi kıyımı değil midir? Bu zavallı insanların ekmeğini evine götürmekten başka hiçbir amacı olmayan bu garip insanların ekmeğine mani olmak kul hakkı değil midir? İşte tabii onların felsefesinde böyle kul hakkı olmadığı için biz belki öyle düşünüyoruz. O bakımdan bunun iyi bilinmesini istiyor, daha doğrusu milletimize şikayet ediyorum onları” dedi. “Konser işlerine 2 milyar harcamışlar” Konser işinin bir kültür hareketi olduğunu, kültüre, kültür etkinliklerine önem verdiklerini vurgulayan AK Parti Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Ama kültür hareketi ve kültür hizmeti başlığı altında eğer siz tutup da organize ettiğiniz konserlerde sanatçıya, bir sanat adamı olan sanatçıya verilen parayla hiç alakası olmayan oranda başka yerlere sahne kurma için harcadık diyorlar. İşte o organizasyon için organizasyon firmasına o paraları harcadık diyorlar. Bir bakıyoruz o organizasyon firmalarına, bunların seçimlerini organize eden seçim organizasyon firmaları olduğuna bakıyoruz. Demek ki konserleri sanat hareketi, kültür hareketi değil de yaptıkları seçim kampanyasındaki masraflarını finanse etmek için, siyaseti finanse etmek için kullandıkları bir amaca döndürdüklerini görüyoruz. İstanbul Belediyesi 2019 bu yana 13 milyar TL konser işlerine para harcamış. Bir başka ifadeyle bugünkü parayla 13 milyar yine bugünkü parayla, bugünkü kuru üzerinden 382 milyon 709 bin dolar para harcamışlar. Ankara Büyükşehir Belediyesi de 61 milyon 691 bin dolar harcamışlar konser organizasyonuna. Bunun bugünkü Türk parası karşılığı, 2 milyar TL’yi aşkın bir parayı konser organizasyonlarına harcamışlar.” “Bunları milletimize şikayet ediyorum” Yılmaz, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir taraftan garibi gurebayı işinden ediyorsunuz. Bir taraftan siyasetinizi finanse etmek için veya siyasetinizi organizasyonda, seçim organizasyonlarında kullandığınız firmalara borcunuz olan paraları ödemek için bunları yapıyorsunuz. Bir taraftan da devlete olan borcunuz sigorta primlerini ödemekten kaçınıyorsunuz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Sigortalar Kurumu’na 8,4 milyar TL borcu var. En borçlu belediye de İzmir Belediyesi. İzmir Belediyesi’nin sigorta primi ödemek diye bir sorumluluğu yok demek ki. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 9,6 milyar borcu var. İstanbul Belediyesi’nin 5,9 milyar TL. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 4,2 milyar TL. Bunları bir kez daha milletimize şikayet ediyorum bunları.”