Yerel Haberler
Erzurum
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:59 Erzurumspor’un başarı hikâyesi KUDAKAF’26’da gençlerle buluştu Erzurum’da düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında gerçekleştirilen "Bir Başarı Hikâyesi: Erzurumspor" paneli, mavi-beyazlı camianın temsilcileri ile genç yetenekleri bir araya getirdi. Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen KUDAKAF’26’nın son gününde spor dünyasından önemli isimler gençlerle buluştu. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun üstlendiği panele; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı ve Erzurumspor Onursal Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Teknik Direktör Serkan Özbalta ve Takım Kaptanı Mustafa Yumlu konuşmacı olarak katıldı. "Erzurumspor Sadece Bir Takım Değil, Bir Şehrin Markasıdır" Panelde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor’un başarısının arkasında inanç ve disiplinli bir çalışmanın yattığını vurgulayarak "Şehrimizin gururu Erzurumspor’un bu yolculuğu, sadece sportif bir başarı değil; emeğin, inancın ve mücadelenin hikâyesidir. Gençlerimize bu vizyonu aşılamak bizim için çok kıymetli, Biz yenile yenile yenmesini öğreneceğiz. 2 defa düştük ama şimdi düşmemenin çaresini, yollarını arayacağız. Buraya gelirken çok zorluk, sıkıntı yaşadık. Takımın kamp ve antrenman yapacak yeri yok. Biz doğal gazla yerden ısıtmalı sahalar yaptık. Bu başarının altında bu da var. Daha sıcak yere ihtiyacımız var dedik ve bu sene inşallah açılıp kapanabilen üstü şeffaf bir saha yapacağız" dedi. Kariyer yolculuğunda sporun etkisi Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, Erzurumspor mücadelesinden asla vazgeçmediğini vurgulayarak, "Aynı sabır ve kararlılıkla ayakta durmaya çalıştık.Herkes Erzurumspor’un başarısız olacağını düşünse bile oyuncularımız, teknik heyetimiz ve yönetim olarak bu takıma inancımızı hiç bir zaman yitirmedik. Bu başarı, bu gurur herkesin" diye konuştu. Teknik Direktör Serkan Özbalta, sporun liderlik ve takım ruhu üzerindeki etkilerine değinirken, "Bir kaç seçeneğimiz vardı ama eşimle buraya gelmeyi çok istedik. Güven duygusuyla gelmek günümüzde çok önemli. Bazı kurumlarda mali anlamda sıkıntılar yaşanabilir ama bunu onursal başkanımız ve kulüp başkanımız hiç hissettirmedi "şeklinde konuştu. Takım Kaptanı Mustafa Yumlu ise profesyonel kariyer yolculuğunda gençlere ilham verecek tecrübelerini paylaşırken, şöyle konuştu, "Bize çok güzel bir konfor alanı sağladılar. Burayı çok sevdik. Bu kulübe ve bu şehre hizmet etmekten çok mutluyum. Önde oynayan arkadaşlarımız gol atmak için bize çok iş bırakmadılar" Katılımcılar, sporun gençler için kariyer inşasındaki dönüştürücü etkisini ve bir şehrin ortak değerinin nasıl dünya çapında bir marka gücüne dönüştüğünü dinleme fırsatı buldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurumlu Bünyamin Korucu Usta’ya “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülü verdi
28 Kasım 2024 Perşembe - 12:41 Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurumlu Bünyamin Korucu Usta’ya “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülü verdi Erzurumlu tespih yapım ustası Bünyamin Korucu yaşayan insan hazineleri ödülüne layık görüldü. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet ve Kongre Merkezinde düzenlenen 2024 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreninde ödüller sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Anadolu’da saklı bulunan kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılması için canla başla çalışıyoruz. Bilhassa arkeoloji alanında tarihimizin en yoğun çalışmalarına imza attık” dedi. Ödül törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye’nin ve gönül coğrafyasının farklı köşelerinde sanatlarını icra eden, kültür ve medeniyet mirasını yarınlara taşıyan tüm sanatçılara ve ustalara teşekkür ederek yaptığı konuşmanın ardından Yaşayan İnsan Hazineleri Ödüllerini hak sahiplerine takdim etti. 25 Yaşayan İnsan Hazinesi ve 3 Sanat Kurumunun ödüllerine kavuştuğu törende Erzurumlu Tespih Ustası Bünyamin Korucu da Yaşayan İnsan Hazinesi ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet ve Kongre Merkezinde düzenlenen takdim törenine Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer de katılarak ödül alan Bünyamin Korucuyu bu anlamlı günde yalnız bırakmadı. İşte ödül alan sanatçılar Ödüle layık görülen diğer sanatçı ve ustalar ise şu şekilde yer aldı; Hat sanatçısı Mehmet Özçay, Minyatür ve tezhip sanatçısı Dürdane Ünver, Nakkaş Nilgün Gencer, İpek Hereke Dokuma Ustası Nuray Kıvanç, Çömlek Ustası Ahmet Taşhomcu, Buldan Bezi Dokuma Ustası Selahattin Kaçanoğlu, Sim Sırma Nakış İşleme Ustası Nur Dikilitaş, Ahşap Oyma Ustası Osman Nergiz, Geleneksel Kapı ve Kapı Süsleme Ustası Şerif Mehmet Akgün, Taş İşleme ve Model Yapım Ustası Dursun Köroğlu, Karagöz Ustası Recep Şinasi Çelikkol, Keçe Sanatçısı Celalettin Berberoğlu, Çini ve Seramik Sanatçısı Adil Can Güven, Geleneksel Müzik ve Delbek İcracısı Gülay Diri, Mahya Ustası Kahraman Yıldız, Sıcak Demir Ustası Yusuf Bayyiğit, Sedefkâr Altın Gümüş Kakma Ustası Mehmet Zeki Kuşoğlu, Tespih Yapım Ustası Bünyamin Korucu, Hadim Bezi Dokuma Ustası Müjgan Akdemir, Tulum İcrası Remzi Bekar, Geleneksel tığ ve şiş örme ustası Asime Koşal, Metal işçiliği ile geleneksel Kapı Süsleme Ustası Hüseyin Şahin Özdemir, Baston ustası Cumali Birol, Talika ustası Özcan Abacı,Kutnu dokuma ustası Abdulkadir Mekki. Erzurumlu Tespih Ustası Bünyamin Korucu Kimdir? 1956 yılında Erzurum’da doğan Bünyamin Korucu, ilk, orta, lise ve üniversite eğitimini bu şehirde tamamladı. Mezuniyetinden sonra öğretmenlik yapmaya başladı. Tespihle tanışıklığı da bu yıllara rastlıyor. O yıllarda tespih satmak için Erzurum’a gelip-giden Mahmut Özçay’la tanıştı. Öğretmenlik vazifesi fazla sürmedi ve bir yıl çalıştıktan sonra bu görevi bıraktı. Evinde amatörce oltutaşından tespihler yaptı. Mahmut Özçay; yine bir Erzurum seyahati sırasında İstanbul’da yaptıramadığı Oltutaşı tespihi, Bünyamin Usta’ya yapması için sipariş etti. Usta, özenerek Oltutaşından bir tespih yaptı. Bu tespih, ustanın meslek hayatında dönüm noktası oldu. Yaptığı tespih çok beğenildi, siparişler arttı. Usta, İstanbul’a gitmeye karar verirdi. 1983 yılında İstanbul’a gidip Kapalıçarşı esnaflarından Hacı Cemil ile tanışarak sipariş tespihler yaptı. İlk olarak eski tespihleri düzeltti Takdir gördükçe şevki arttı. Daha sonra fıldişi, kehribar ve kuka malzemelerden tespihler yaparak meslek hayatını devam ettirdi. Bütün sanatçılarda derin izler bırakanBünyamin Usta’yı İstanbul mezar taşlarıyla etkiler. Usta, Osmanlı mezar taşlarında gördüğü motiflerden ilham alarak bunları imamelere uyguladıç Ancak, İstanbul macerası kısa sürdü. Burada yaklaşık iki yıl kaldıktan sonra tekrar Erzurum’a döndü. 1986 yılında, tarihi Rüstem Paşa Çarşısında bir dükkân açar. İstanbul’dan gelen siparişleri burada yapmaya devam eder. Sürekli kendini geliştirir. Yaklaşık yirmi yıllık meslek hayatı boyunca hemen hemen her malzemeden, iki bin civarında tespih yaptı. Özellikle işlenmesi çok zor bir malzeme olan Oltutaşı tespihlerinin imamelerine bile işlemeler yaptı. En çok severek yaptığı tespihler, yapımında ve sonrasında özellikle güzel kokan ağaç tespihlerdir. Bünyamin Usta, tespih yapmayı kendi kendine öğrenmiş ve birçok tespih ustası tarafından takdir gördü.
Erzurumlu ahşap ustasının eserleri göz kamaştırıyor
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:39 Erzurumlu ahşap ustasının eserleri göz kamaştırıyor Erzurum’da çocukluğunun özlemi ile 20 yıldır ahşap oyma ustalığı yaparak sanatını atölyesinde sürdüren Erzurumlu Erhan Murat Şener, bir birinden güzel ahşap eserlere imza atıyor. Erzurum’da özel bir kurumdan emekli olduktan sonra, çok sevdiği mesleğini yaşatarak ’ahşap oymacılık’ sanatını sürdüren Erhan Murat Şener, çocukluğundan beri sevdiği ahşap el sanatlarına yöneldi. İşinde ustalaşan Şener, birbirinden güzel ahşap eserlere imza atıyor. Ahşap Ustası Şener, atölyesinde çalışırken sohbet etmeyi, sanatını başkalarına öğretmeyi ve bu işe meraklı olanları ağırlamaktan mutlu olacağını ifade ederek, şunları söyledi; “Benim bu tarihi sanata başlangıç motivasyonum; çocukluktan başladı. Bu ilgim çocuklar ve çocukların mutluluğuydu. Mesleğin bana en çok kattığı durum bu oldu. Alın teri dökerek işimi yaparken onların yaşına iniyorum, o an dünyayı unutuyor ve onların fikirleri ile aynı fikirde oluyorsunuz. Bizim yaşlarımızda olan bir insan için bundan daha güzel bir şey yok. Ekonomik gider fiyatı yüksek olmasına rağmen ahşap sanatına olan sevgim, motivasyonum ile devam ettiriyorum. Ağaç yontma, oyma, işleme yapılarak bezeme ve kullanım eşyası haline dönüştürülmüştür ve bu ahşap sanatına ’Ahşap İşçiliği’, ’Ahşap Oymacılığı’ veya ’Ağaç Oymacılığı’ diyoruz. Ahşap oymacılığı mimari alanında da kullanılmıştır ve hala günümüzde kullanılmaktadır. Kerestecilerin elde ettiği ürünlerden faydalanarak yapıyorum. Zevk alarak, hoşlanarak yapıyorum, stres atıyorum. Bu beni rahatlatıyor. Bir yerde terapi olarak görüyorum. Ustalığımla birlikte bu onurlu meslek beni bugünlere kadar getirdi, bundan dolayı işimi severek yapıyorum. Sanatı severleri, gelecek nesillerimize kurs vermeyi arzu ediyorum.”
TDED Erzurum’dan bir neslin mimarlarına vefa
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:37 TDED Erzurum’dan bir neslin mimarlarına vefa Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle Palandöken Belediyesi’nin desteğiyle Palandöken Belediyesi Millet Konağında düzenlenen "Bir Neslin Mimarları" adlı programda mesleğinde 50 yılı tamamlamış ve emekli olmuş öğretmenlerle genç öğretmenleri buluşturdu. Program kapsamında uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olan öğretmenler deneyimlerini ve hatıralarını paylaştı. Programda konuşan emekli öğretmen Havva Kanca "İlk atamam bir köy okuluna çıktı. İlçe merkezine 18 km uzaklıkta olan köyden çoğu zaman yürüyerek ilçeye giderdik. Kara tahtanın boyası gittiğinde yumurta ile baca isinden bulamaç yaparak kendimiz yenilerdik." dedi. Yine emekli öğretmenlerden Yücel Şenol “Öğretmen okullarında sadece akademik bilgiyle değil, hayatın her alanıyla ilgili yetiştirildik. Öğretmen cemiyette her şeyi en iyi bilendi o vakitler. Yetiştirdiğiniz talebelerinizin belli bir makama geldiğini görmek en gurur ve mutluluk verici olaydır." ifadelerini kullandı. Öğretmenlik mesleğinin en önemli yönlerinden biri fedakârlık olduğunu söyleyen emekli öğretmen ve eğitim müfettişi Avni Aksakal "Halk devleti öğretmenle tanırdı. Öğretmen her anlamda devlet ve fedakârlık demektir." dedi. Emekli öğretmen İclal Tuna ise öğretmenlik mesleğinin bir saygınlık ifadesi olduğunu belirterek; "Bizim dönemimizde özellikle köy okullarında öğretmene çok saygı gösterilirdi. Kız istemelerde, düğünlerde cenazelerde ve muhtemel gerginliklerde öğretmenin hep ön planda olması istenir, güzel şeylerde ön ayak olması beklenirdi." diyerek duygularını dile getirdi. Emekli öğretmen Müslüm Çağlar ise okulu bitirdikten sonra ilk olarak mahallesinde bulunan 50. Yıl Ortaokulu’na atandığını bunun kendisini hem çok mutlu ettiğini hem de duygulandırdığını söyledi. Çağlar uzun süre halk eğitim merkezlerinde görev yaptığını burada Erzurum kültürüne elinden geldikçe katkı sunmaya çalıştığını söyledi. Programda son olarak bir konuşma yapan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı ve aynı zamanda eğitimci Murat Ertaş ise öğretmenliğin öğrenmeyle ve tecrübeyle sürekli kendisini yenileyen dinamik bir meslek, bir peygamber mesleği olduğunu belirttiği konuşmasında öğretmenin her şeyden evvel entelektüel, bilgili, donanımlı, nezaket sahibi, kültürlü, disiplinli, sevgi ve şefkatli bir toplum önderi olduğuna dikkat çekti. Şehit öğretmenlerin de anıldığı programda programa katılan diğer eğitimciler de tecrübelerini paylaştı. Genç öğretmenlerden Elif Pınar Kuzu ile Selma Uygur’un sunduğu program, emektar öğretmenlere şükran plaketi ve çiçek takdimiyle son buldu. Erzurum’un yerel sanat adamlarından Yakup Aktaş da türküleriyle programa renk kattı.
Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ETÜ’de düzenlenen sempozyumla anıldı
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:26 Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ETÜ’de düzenlenen sempozyumla anıldı Türk düşünce tarihine önemli izler bırakan Ord. Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, vefatının 50. Yılında Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ) düzenlenen sempozyumla anıldı. ETÜ, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Gelişim Erzurum Dergisi iş birliği ile Sosyolog, akademisyen ve fikir adamı Ord. Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nu anmak, hayatını, eserlerini ve düşünce yapısını konuşmak amacıyla “Vefatının 50. Yılında Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Sempozyumu” düzenlendi. ETÜ ev sahipliğinde düzenlenen sempozyuma ETÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, Prof. Dr. Naim, Ürkmez, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Akbulut, EBB Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin, Gelişim Erzurum Dergisi İmtiyaz Sahibi Lokman Lokmacı ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Sempozyumun açılış programında konuşan Dekan Akbulut Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun memleket kalkınması yolunda oldukça değerli çalışmalara imza attığına dikkat çekerek, sempozyumunun bir vefa örneği olarak düzenlendiğini dile getirdi. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun oğlu Müzisyen Emin Fındıkoğlu’nun konuşmasıyla devam eden sempozyumda farklı üniversitelerden bilim insanları Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ve düşünceleri hakkında bildiriler sundu. Çok sayıda akademisyen, davetli ve öğrenci tarafından ilgiyle takip edilen sempozyumda, Erzurum’un yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri olan Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun hayatı ve eserleri, ilmi şahsiyeti, sosyolojisi, metodolojisi, felsefî ve edebî düşünceleri, teşkilatçılığı, bölgesel ve ulusal kalkınma yolunda hizmetleri, kültür, dil, eğitim ve milliyet meselesi üzerine düşünceleri, memleket sevgisi, doğu gözlemleri ve intibaları ile Erzurum hatıralarına ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.