Yerel Haberler
Erzurum
Ezurum’da 1 Mayıs’ta işçiler meydanda 01 Mayıs 2026 Cuma - 11:57:57 Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çerçevesinde düzenlenen etkinlikte işçilere hitap ederek, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet ve işte güvence için meydanlardayız" dedi. Erzurum’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Havuzbaşı Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Kutlamalar kapsamında bir konuşma yapan Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, çalışma hayatının güncel sorunlarına ve sendikal taleplere dikkat çekti. "Refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" Konuşmasında ekonomik göstergeler ve çalışanların alım gücü üzerinde duran Başkan Çelik, tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunması gerektiğini vurgulayarak, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Vergi Sistemi Yeniden Yapılandırılmalı" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına dair eleştirilerini de dile getiren Çelik, daha demokratik ve katılımcı bir model çağrısında bulundu. Vergi sisteminde reform ihtiyacına işaret eden Çelik, "Aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Sendikal Haklar ve İş Güvencesi mesajı Çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların çözümünde işçi haklarının esas alınması gerektiğini belirten Erdoğan Çelik, şunları kaydetti: "Sendikal hakların güçlendirilmesini, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Toplu iş sözleşmesi yetki tespit sürecinin hızlı, şeffaf ve adil biçimde sonuçlandırılmasını talep ediyoruz. İşe iade davalarının ivedilikle sonuçlanması ve haksız yere işinden edilen emekçilerin işlerine dönmesi için yürütülen mücadeleyi selamlıyoruz." Konuşmasının sonunda vatan savunmasında can veren şehitleri ve görev başındayken hayatını kaybeden işçileri anan Çelik, "Ülkemizin huzuru için fedakârca görev yapan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyor; iş kazalarında yitirdiğimiz emekçi kardeşlerimizi saygıyla yad ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:38 Erzurum Polis Meslek Eğitim Müdürü Özdemir, Siirt Emniyet Müdürü oldu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Emniyet teşkilatında yapılan yeni atamalar kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 7 ilin emniyet müdürü değiştirildi. Bu kapsamda Siirt İl Emniyet Müdürlüğü görevine Erzurum Polis Meslek Eğitim’in Tecrübeli Müdürü Özdemir, Siirt Emniyet Müdürü oldu. Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yapan Mehmet Özdemir, 1972 yılında Konya’da doğdu. Çeltik ilçesine bağlı Küçükhasan Mahallesi’nde ikamet eden İdris Özdemir’in oğlu olan Mehmet Özdemir, Polis Koleji ve Polis Akademisi mezunu. Daha önce Ankara, Artvin, Konya ve Malatya illerinde görev yapan Mehmet Özdemir, 2022 yılı kararnamesi ile 1.Sınıf Emniyet Müdürü olarak Erzurum Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yaptı. 1. Sınıf Emniyet Müdürü Özdemir, görev yaptığı illerde bir çok başarılı operasyonlara da imza attı. Saha Tecrübesi İle Kritik Sorumluluklar Üstlendi Mehmet Özdemir, meslek hayatı boyunca Ankara, Artvin ve Konya gibi illerde asayiş, güvenlik ve idari şubelerde müdürlük ve müdür yardımcılığı görevlerini üstlendi. Bu görevleri sırasında yerel güvenlik dinamiklerini yönetme ve toplumsal huzuru tesis etme konularında derin uzmanlık kazandı. Özdemir, özellikle emniyet teşkilatının operasyonel kabiliyetini artıran ve idari mekanizmaları güçlendiren projelerde aktif rol aldı. 1. sınıf Emniyet Müdürü rütbesine yükseldikten sonra ise Polis Başmüfettişi sıfatıyla teşkilat içi denetim mekanizmalarında kritik sorumluluklar üstlendi. Özdemir Başarılı Bir Eğitim Müdürü Özdemir’in kariyerinin en belirgin özelliklerinden birini, geleceğin emniyet mensuplarını yetiştirmeye adadığı yıllar oluşturuyor. Malatya Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) bünyesinde müdür yardımcılığı yaparak başladığı eğitimcilik serüvenini, Sivas POMEM Müdürü olarak bir üst seviyeye taşıdı. Bu görev süresince yeni polis memurunun teşkilata kazandırılmasında bizzat pay sahibi oldu. Eğitimci kimliğiyle emniyet teşkilatının insan kaynağı kalitesini artırmayı hedefleyen Özdemir, disiplinli ve modern eğitim anlayışıyla bu alanda saygın bir yer edindi. Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir’in Pazartesi günü göreve başlayacağı ifade edildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:23 KUDAKAF’26, 60 bini aşkın katılımla tamamlandı Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26), iki gün süren yoğun programının ardından 60 bini aşkın katılımla sona erdi. Türkiye’nin en büyük kariyer organizasyonları arasında gösterilen fuar, kamu ve özel sektör temsilcileri ile öğrencileri aynı platformda buluşturdu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu iş birliğiyle ve bölge üniversitelerinin paydaşlığında gerçekleştirilen organizasyon, 29-30 Nisan 2026 tarihlerinde Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezinde düzenlendi. Atatürk Üniversitesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen etkinlik, 250’nin üzerinde kurum ve kuruluşun katılımıyla dikkat çekti. Gençler İçin Kariyer Kapıları Aralandı Fuar boyunca öğrenciler ve mezunlar, eğitim aldıkları alanlara yönelik sektör temsilcileriyle bire bir görüşme fırsatı buldu. İş ve staj imkanlarının yanı sıra mülakat simülasyonları, paneller ve kişisel gelişim etkinlikleri ile desteklenen program, katılımcılara çok yönlü bir kariyer deneyimi sundu. Özellikle staj imkânı arayan gençler için önemli fırsatlar sunan KUDAKAF’26, katılımcıların mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı bir şekilde hazırlanmalarına katkı sağladı. İki gün boyunca süren etkinlikte kurulan iletişim köprüleri, öğrenciler ile iş dünyası arasında güçlü bağların oluşmasına zemin hazırladı. "Bir Başarı Hikâyesi: Erzurumspor" Paneline Yoğun İlgi Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı kapsamında düzenlenen "Bir Başarı Hikâyesi: Erzurumspor" başlıklı panel, yoğun katılım ve büyük bir ilgiyle gerçekleştirildi. Erzurumspor’un başarı yolculuğunun ele alındığı panelde, sporun birleştirici gücü ile azim ve kararlılığın başarıya giden yoldaki belirleyici rolü vurgulandı. Katılımcı öğrenciler, şehrin önemli değerleriyle bir araya gelerek hem ufuk açan deneyimleri dinleme hem de kendi kariyer yolculuklarına ışık tutacak kazanımlar elde etme fırsatı buldu. Panelde söz alan konuşmacılara ve programa yoğun ilgi gösteren öğrencilere teşekkür edilirken, Erzurumspor’un ilham veren hikâyesinin gençlerin kendi başarı öykülerini yazmalarına katkı sunması temenni edildi. Moderatörlüğünü Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yaptığı programda; Erzurumspor’a verdikleri desteklerden dolayı Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Kulüp Başkanı Ahmet Dal, Teknik Direktör Serkan Özbalta ve takım kaptanı Mustafa Yumlu merak edilen soruları yanıtladı, program şampiyonluk marşının söylenmesiyle sona erdi. İkinci Gün Sahne Etkinliklerine Yoğun İlgi Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarının ikinci günü, farklı sektörlerden önemli kurum ve temsilcilerin yer aldığı zengin içerikli sahne programlarıyla dikkat çekti. Günün ilk etkinliklerinden biri olan "Kariyerinizde Yükselişe Geçin" programı, katılımcılara kariyer planlaması ve kurumsal gelişim süreçlerine dair önemli bilgiler sunuldu. Ardından Milli Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen "Şanlı Geçmiş, Şerefli Görev, Saygın Bir Gelecek" başlıklı programda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde pilot olma süreçleri, kariyer imkanları ve personel temin faaliyetleri kapsamlı şekilde ele alındı. Gün içerisinde ayrıca "Dünya Seninle Değişir" konulu söyleşi ile katılımcılar ilham veren başarı hikâyeleriyle buluşturuldu. Girişimcilik ve Teknoloji Odaklı Oturumlar Öne Çıktı İkinci gün programı, gençlerin kariyer yolculuklarına ışık tutan panellerle devam etti. Atatürk Üniversitesi mezunu girişimcilerin deneyimlerini paylaştığı "İlham Veren Kariyer Yolculukları" panelinde, girişimcilik ekosistemi ve başarıya giden süreçler ele alınırken, katılımcılar birebir tecrübe aktarımından faydalanma imkânı buldu. Günün dikkat çeken bir diğer oturumu ise "Elektrikli Geleceğe Yolculuk: Trugo ve Şarj Ekosistemi" başlıklı program oldu. Trugo odağında gerçekleştirilen söyleşide, elektrikli araç teknolojileri ve sürdürülebilir ulaşımın geleceği detaylı şekilde değerlendirildi. Yoğun katılımın gözlendiği tüm etkinlikler, fuarın ikinci gününde de ilginin ve etkileşimin üst düzeyde sürdüğünü ortaya koydu. KUDAKAF’26, Gençlerin Geleceğine Açılan Güçlü Bir Köprü Oldu Atatürk Üniversitesi Rektörü Ahmet Hacımüftüoğlu, Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı’nın ardından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, KUDAKAF’26’nın yalnızca bir kariyer etkinliği olmanın ötesine geçerek gençlerin geleceğini şekillendiren güçlü bir platform haline geldiğini vurguladı. Hacımüftüoğlu, "Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz bu büyük organizasyonu 60 binin üzerinde katılımla tamamlamış olmanın gururunu yaşıyoruz. Fuar süresince öğrencilerimiz, mezunlarımız ve sektör temsilcileri arasında kurulan etkileşimin her geçen saat daha da güçlendiğine memnuniyetle şahit olduk. Bu tablo, üniversite-sanayi iş birliğinin somut çıktılar ürettiğini açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. "Fuar, Fırsat Eşitliğinin Sağlanmasına Katkı Sunuyor" Fuarın en önemli kazanımlarından birinin, öğrencilerin iş ve staj imkânlarına doğrudan ve kolay bir şekilde ulaşabilmesi olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, fırsat eşitliğinin sağlanmasına sunduğu katkıya da dikkat çekti. "KUDAKAF, farklı üniversitelerden ve disiplinlerden gelen gençlerimizin, kamu ve özel sektör temsilcileriyle aynı çatı altında buluşmasını sağlayarak önemli bir fırsat eşitliği zemini oluşturmuştur. Öğrencilerimizin kariyer yolculuklarında ihtiyaç duydukları bilgiye, rehberliğe ve fırsatlara doğrudan erişim sağlamaları, bu organizasyonun en kıymetli çıktılarından biridir. Bu yönüyle fuarımız, gençlerimizin potansiyellerini keşfetmelerine ve doğru yönlendirmelerle kariyer planlarını şekillendirmelerine önemli katkılar sunmuştur" dedi. "Öğrenci ve Mezunlarımızın Doğru Kariyer Adımları Atması En Önemli Önceliğimizdir" Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine de vurgu yapan Hacımüftüoğlu, KUDAKAF’ın bu süreçte üstlendiği role dikkat çekerek değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında en kritik unsurlardan biri, donanımlı ve yetkin bireylerin iş hayatına kazandırılmasıdır. KUDAKAF’26, gençlerimizin sektör beklentilerini yakından tanımasına, kendilerini geliştirmesine ve doğru kariyer adımları atmasına imkân tanıyarak bu sürece önemli bir katkı sağlamıştır. Fuarımıza değer katan tüm paydaşlarımıza, katılımcı kurum ve kuruluşlarımıza, akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor; bu güçlü iş birliğinin artarak devam etmesini ve yeni fırsatlara kapı aralamasını temenni ediyorum."
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:57 Erzurum coğrafi işarette yarışı bırakmıyor Erzurum, Türkiye genelinde en fazla tescilli ürüne sahip iller arasında Gaziantep, Konya ve Hatay ile zirve yarışını sürdürüyor. Tarihi ve zengin mutfak kültürüyle Türkiye’nin gastronomi kalelerinden biri olan Erzurum’da, yöresel lezzetlerin koruma altına alınması için başlatılan coğrafi işaret seferberliği hız kesmeden devam ediyor. Kentte tescilli ürün sayısı 61’e yükselirken, 25 yeni ürün için tescil süreci heyecanı yaşanıyor. Erzurum, yöresel değerlerini ekonomik kazanca dönüştürmek ve asırlık tarifleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla coğrafi işaret tescil çalışmalarına büyük ağırlık verdi. Erzurum Ticaret Borsası başta olmak üzere, belediyeler ve STK’ların girişimleriyle yürütülen çalışmalarda, kentin dört bir yanından gelen eşsiz lezzetler dünya vitrinine çıkmaya hazırlanıyor. Zirve yarışında Erzurum rüzgarı Son verilere göre kentin tescilli ürün sayısı 61’e ulaşırken, Türk Patent ve Marka Kurumu’nda 25 ürünün daha değerlendirme süreci devam ediyor. Bu başvuruların sonuçlanmasıyla birlikte Erzurum’un Türkiye sıralamasında yeniden üst sıralara tırmanması hedefleniyor. 25 ürün daha sırada bekliyor Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde inceleme aşamasında olan liste, şehrin gastronomi ve el sanatlarındaki çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Tescil bekleyen ürünler arasında şunlar dikkat çekiyor. Lezzetlerde; Erzurum Enişte Tatlısı, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Fasulye Kavurması, Etli Pazı Dolması, İspir Gobdini ve Erzurum Göğermiş Peynirli Pide. Doğal ürünlerde; Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması ve Hınıs Kekik Balı. El sanatlarında ,ise Erzurum Bakırı ve Erzurum Sinisi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “2025 yılı içerisinde 300 bin öğretmenimiz ‘Başöğretmen’ ünvanı alacak”
26 Kasım 2024 Salı - 12:30 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “2025 yılı içerisinde 300 bin öğretmenimiz ‘Başöğretmen’ ünvanı alacak” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Yakutiye Medresesi’nde “Öğretmenler Odası Buluşması” çerçevesinde öğretmenlerle bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da “Maarif Kongresi” düzenleyeceklerini ifade ederek, “Bu yıl ilk defa sahadaki öğretmen arkadaşlarımızın uygulamalarını paylaşabileceği, bu uygulamaları da bilimsel bir formata kavuşturup, bir hakem incelemesinden geçerek paylaşabildiği bir sempozyuma dönüştürdük. Bir kongre havasında yapacağız. Bu vesileyle tekrar hepinizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Sağlık, sıhhat, mutluluk ve içerisinde nice öğretmenler gününü hep birlikte yaşarız inşallah. Bugün buradaki konuşmamız veya toplantımız biz başladığımız gün yani 2023 Haziran ayından itibaren, gittiğimiz her ilde öğretmenlerle sohbet etmeyi, öğretmen arkadaşlarımızla sohbet etmeyi bir disiplin haline getirmiştik. Sonra bunu rutinleştirdik. Öğretmenler Odası başlığıyla oturup sohbet etmek, istişare etmek, uyguladığımız, uygulamaya çalıştığımız programların politikalarının, yeniliklerin sahada nasıl karşılandığını, eksikliklerinin giderilebilmesi, daha sağlıklı yürümesi için neler yapılması gerektiğini, öğretmen arkadaşlarımızla sohbet ediyoruz.” şeklinde konuştu. “300 bin öğretmenimiz yeni unvan alacak” ‘Öğretmenler Odası Buluşmaları’nın sahada kendilerinin de fark edemedikleri eksiklikler varsa onları da tespit etmek noktasında faydasını gördüklerini vurgulayan Bakan Tekin, “Bu eksikleri öğretmen arkadaşlarımızdan duymak, onları da hayata geçirecek şekilde bir çabanın içerisindeyiz. Birçok örneği var bunun. Mesela en somut olanı; daha önceki bakanımız döneminde yürürlüğe konulan Öğretmenlik Meslek Kanununda, oradaki ifadeyle 20 yıl öğretmenlik yapan ve 20 yılın sonunda uzman öğretmen unvanını alan arkadaşımızın, başöğretmen olmak için bir on yıl daha beklemesi. Yani 30 yılda başöğretmen oluyordunuz. Gittiğimiz öğretmenler odası toplantılarının tamamında öğretmen arkadaşlarımız buradaki düzenlemenin yanlış anlaşıldığını ve düzeltilmesinin iyi olacağını söylemişlerdi. Biz de onu yeni kanuna koyduk. Öğretmenlik Mesleğe Kanununa. Bunun da savunucusu olduk. Israrcı olduk orada. Öğretmenler odasındaki öğretmen arkadaşlarımızın yoğun istekleri neticesinde, bizim de ısrarcısı olduğumuz bir konuydu. Bunun sonucunda da 2025 yılı içerisinde, yani 1 Ocak’tan itibaren yıl içerisinde yaklaşık olarak 300 bin civarında öğretmenimiz unvan almış olacak. Bunların hepsi Öğretmenler Odasında konuştuğumuz, yaptığımız sohbetler devamı niteliğindeki konulardır Buradan besleniyoruz biz.” dedi. “Yetim Öğrenciler Projesi’nin deprem bölgesinde uyguluyoruz” Öğretmenlerin bu buluşmalarda zaman zaman bakanlığa ulaştırmak istediği özel projelerini de dile getirdiğini vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bazı projeleri Türkiye geneline yaymamızı istedikleri oluyor. Mesela İstanbul’da bir öğretmen arkadaşımız yetim projesi, yetim öğrencileriyle ilgili bir proje yapıyordu. “Onu Türkiye çapında yayabilir miyiz” dedi. Deprem bölgesiyle başladık. 11 ilde arkadaşımız yürütüyor projeyi şimdi. Bunun gibi öğretmen arkadaşlarımızın kendi ürettikleri projeleri paylaştıkları bir ortam oluyor burası. Aynı zamanda da kişisel problemleri, resmi uygulamalar, resmi mevzuat içerisinde veya resmi başvuru ortamında anlaşılamayan, fark edilemeyen özel problemleri bizimle paylaşıyorlar ve biz o problemlere çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bireysel problemlere. Bizim açımızdan bakanlığın uygulamaları açısından da çok faydalı oluyor. Şu an aranızda sadece ben yokum. Aranıza serpilmiş durumda. Bakanlıktan bir muhabir arkadaşlarımız var. Bakan yardımcılarımız. Genel müdürlerimiz, danışmanlarımız burada Ben öğretmenler odası toplantılarımızın bizim açımızdan bir görüntünün ötesinde çok işlevsel bir amacı olduğunu biliyorum ve o yüzden de çok önemsiyorum. Bugünkü Erzurum ziyaretimizde de İl Milli Eğitim Müdürümüz ve Valimiz burayı uygun buldular” diye konuştu.
Türk bilim insanından umut veren çalışma
26 Kasım 2024 Salı - 09:41 Türk bilim insanından umut veren çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Alper, 2015 yılında başlattığı çalışmalar sonucu meme enfeksiyonu hastalığında tıp dünyasında heyecan uyandıran sonuçlara ulaştı. 9 senelik tecrübenin sonucunda sadece meme içerisine steroid vererek bazen krem desteği ile 5-10 seans arası tedavi ile hastalarda tam kür sağlandığını ifade eden Alper, "Atatürk Üniversitesi radyoloji bölümünde uyguladığımız tedavi protokolüyle hastalarda hem başarılı sonuçlar aldık hem de sıfıra yakın yan etki ile ameliyata gerek kalmadan çözümler ürettik" dedi. Prof. Dr. Fatih Alper, idiyopatik granülomatöz mastitin kronik bir meme enfeksiyonu olduğunu belirterek, “Bu dünyada nadir olan ancak toplumumuzda sık görülen bir hastalıktır. Memede kızarıklık, şişlik, ısı artışı, meme içerisinde sertlikler, meme cildinde delinmeler, akıntılar ve açık yaralarla seyreden kötü bir hastalıktır. Başlangıcında kanser ile karışan bulguları mevcuttur. Özellikle orta yaş grubu annelerde daha sık görülmektedir. Bu hastalar antibiyotiğe cevap vermeyen ve doktor doktor dolaşan hasta grubudur. Mevcut hastalığını çevresine anlatamamakta ve aylarca yıllarca hastalıkla yaşamaktadır. Halk arasında süründüren denen bir durumdur” dedi. “Sıfıra yakın yan etkiyle ameliyata gerek kalmıyor” 21 Eylül’de İzmir’de yapılan IGM’ye ait tedavi çalıştayına katıldığını söyleyen Prof. Dr. Alper, “Oraya pek çok merkez katılmıştı. Tedavide meme içerisine steroid (lokal perilezyonel, intralezyonel), krem şeklinde (topikal), ağızdan (oral yüksek doz düşük doz steroid), romatizma ilaçları (metotreksat), bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (imuran), antibiyotikler, antitüberküloz ilaçlar ve meme ameliyatları gibi pek çok uygulama yapıldığı anlatıldı. Tedavi yaklaşımında Türkiye ve dünyada bir fikir birliği olmayıp kaos mevcuttur. Çalışmakta olduğumuz Atatürk Üniversitesi radyoloji bölümünde uyguladığımız tedavi protokolüyle hastalarda hem başarılı sonuçlar aldık hem de sıfıra yakın yan etki ile ameliyata gerek kalmadan çözümler ürettik” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Alper, yaşadığı tecrübeleri ve yaptığı çalışmaları Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilere de detaylarıyla aktarıyor. “Ameliyat veya diğer komplike tedavilere gerek kalmıyor” 9 senelik tecrübenin sonucunda sadece meme içerisine steroid vererek bazen krem desteği ile 5-10 seans arası tedavi ile hastalarda tam kür sağlandığını ifade eden Prof. Dr. Alper, “Tedavi sürecinde hastalara uygulanan toplam steroid dozu 400 mg ile 800 mg civarındadır (oral steroid dozu 0.8 mg/kg olup 100 kg hastada 1 günlük oral doz 80 mg iken biz bu dozu haftalık seansta vermekteyiz). Diğer merkezlerde oral steroidin ve diğer ilaçların pek çok yan etkilerinin yaşandığı ifade edilmektedir. Bu yöntemle ameliyat veya diğer komplike tedavilere gerek kalmadan kür sağlanarak yaklaşık 650 hastayı tedavi ettik. Tüm hastalar tedavi sonrası mutlu bir şekilde ve iyi dileklerini ileterek ayrıldılar. Bu yöntemin etkili olduğunun bilinmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Literatürde ilk benim bulduğum ve kullandığıma dair meme içi steroid uygulaması, oral ve meme içi uygulamayı karşılaştırdığımız, literatürdeki ilk ultrasonik evreleme yaptığımız ve 40 mg ve 80 mg dozların karşılaştırdığımız makaleler uluslararası dergilerde yayınlandı. Bu yayınlar tıp dünyasında oldukça fazla ilgi gördü. Bizler de mutlu olduk” dedi. “Ameliyat yapılmadan da iyi sonuçlar alabilmekteyiz” Hastalığın Erzurum ve Doğu Anadolu’da daha yaygın görüldüğünü anlatan Prof. Dr. Fatih Alper, “Ülkemizde de sıkça rastlanan bir rahatsızlık. Önceden nadir diye düşünürken yaklaşık 8-9 senelik süre içinde 650 vakaya ulaştığımızı görüyoruz. Erzurum, Iğdır, Kars ve Diyarbakır, Trabzon gibi pek çok şehrimizden bize hasta geliyor. Nahçıvan’dan bile takip ettiğimiz ve tedavi verdiğimiz hastalar var. Yine İzmir’den, Bilecik, İstanbul’dan gelen hastalarımız var. Türk Radyoloji Derneği Meme Grubunda bu hastalıkla ilgili yardımcı olacağımızı ifade ettim. Benzer şekilde Rize’den ve İzmir’den hocalarımızla bağlantı halindeyim. Yaptığımız çalışmalarda özellikle yıllar içerisinde her gün 1-2 saat ayırdığım için yaklaşık 5 binden fazla ultrasona baktım ve yaptığım pek çok bakıda şunu fark ettim: Literatüre iki yeni bulgu ortaya koyacağım. Bununla alakalı çalışmalarım son aşamada ve bulgulardan birisine ’Fatih’ diğerine ise ’Alper’ bulgusu ismini koyacağım. Bu hastalığı taşıyan hastalar şunu bilmeli ki ağır tedaviler (ağızdan tedaviler steroid, metotreksat, kolşisin, v.s ) ve ameliyat yapılmadan da iyi sonuçlar alabilmekteyiz” diye konuştu.
Erzurum Barosu’dan “Kadına yönelik şiddet” vurgusu
26 Kasım 2024 Salı - 09:34 Erzurum Barosu’dan “Kadına yönelik şiddet” vurgusu Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner, Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir yazılı mesaj yayımladı. Erzurum Barosu Yönetim Kurulu adına konuşan Başkan Öner,” Kadına şiddet politikası ülkemiz açısından ciddi bir sorun olmaya devam etmekte, kadın cinayetleri ve kadına yönelik her türlü şiddetin katlanarak artmasına neden olmaktadır. Kadına yönelik şiddet bireysel kadın hakları ihlali olarak kabul edilmelidir.’ dedi. Başkan Öner, kadına yönelik her türlü şiddeti kınadıklarını, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kamu kurum ve kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü ifade ederek şu ifadeleri kullandı, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar, dünyanın her yerinde; yaşamın her alanında karşılaştıkları ayrımcılığın, sömürünün, cinsiyet eşitsizliğinin, ev içi şiddetin, toplumsal şiddetin önlenmesi için toplumu, ilgili kurum ve kuruluşları görevlerini yapmaya yasaları uygulamaya çağırmaktayız. Kadına yönelik şiddetin çarpıcı olarak artış gösterdiği ülkemizde; kadınlar fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta ve hatta yaşam hakları vahşice ellerinden alınmaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesinde, mevcut yasal düzenlemelerin ve uluslararası mevzuatın eksiksiz ve tutarlılıkla uygulanmasının öneminin farkındayız. Uygulamadaki eksiklikler ve kadına yönelik şiddet konusundaki cezasızlık politikası ülkemiz açısından ciddi bir sorun olmaya devam etmekte, kadın cinayetleri ve kadına yönelik her türlü şiddetin katlanarak artmasına neden olmaktadır.” “Çok yönlü ve bütüncül politikalar üretilmeli” Türkiye’de kadınların hukuki kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik yürütülen sistematik çalışmalar sonucunda, kadına yönelik şiddetin giderek arttığına dikkat çeken Öner, “En temel insan hakkı olan yaşam hakkı dahi vahşice ihlal edilmektedir. İstanbul Sözleşmesinden hukuka aykırı bir şekilde çekinilmesi, Türk Medeni Kanunuyla ve 6284 sayılı Yasa ve Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kadın hakları kazanımlarını ortadan kaldıracak düzenlemelerinin yapılacağının kamuoyunda sürekli gündemde tutulması, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı açıklamaların desteklenmesi, kadını özgür bir birey olarak görmeyip, sadece aile içinde bir birey olarak sınırlandıran zihniyetin oluşmasına yol açan politik uygulamalar vb nedenlerle kadınlar daha fazla şiddete açık hale getirilmektedir. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal mevzuatın yanında, toplumsal zihniyetin değiştirilmesi de çok önem arz etmektedir. Bu bağlamda, devletin çok yönlü ve bütüncül politikalar üretmesinin yanında ,bu mücadelenin toplumsal düzeyde genele yayılarak etkin ve kararlı yürütülmesi gerekmektedir.” dedi. “İnsan hakları ön planda yer almalı” Kadına yönelik şiddetle mücadelenin karar alma sürecinde tüm paydaşların rol oynamasının sağlanması gerektiğini vurgulayan Erzurum Baro Başkanı Av. Mesut Öner, “Türkiye Barolar Birliği’nin, baroların ve kadın alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin karar alma sürecine katılımı mutlaka sağlanmalı, kadın örgütlerine danışılmalı, dinlenmeli ve destek olunmalıdır. Karar alma sürecinde insan hakları ön planda yer almalı, kadına yönelik şiddet bireysel kadın hakları ihlali olarak kabul edilmelidir. TÜBAKKOM olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, her gün olduğu gibi, kadınların Cumhuriyetimizle, Anayasa’mız, yasalarımız ve Uluslararası sözleşmelerle elde ettiği kazanımları ihlal edecek veya ortadan kaldıracak düzenleme ve değişikliklerin karşısında olmaya ve İstanbul Sözleşmesinin yeniden yürürlüğe sokulması için talepkâr olmaya devam edeceğimizi, yasaların eksiksiz olarak uygulanması konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uygulamalarını takip edeceğimizi, kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelemizi dayanışma ruhuyla sürdüreceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz." diye konuştu.
Türk bilim adamından umut veren çalışma
26 Kasım 2024 Salı - 09:25 Türk bilim adamından umut veren çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Alper, 2015 yılında başlattığı çalışmalar sonucu “Meme Enfeksiyonu” hastalığında tıp dünyasında heyecan uyandıran sonuçlara ulaştı. Prof. Dr. Fatih Alper, idiyopatik granülomatöz mastitin kronik bir meme enfeksiyonu olduğunu belirterek, “Bu dünyada nadir olan ancak toplumumuzda sık görülen bir hastalıktır. Memede kızarıklık, şişlik, ısı artışı, meme içerisinde sertlikler, meme cildinde delinmeler, akıntılar ve açık yaralarla seyreden kötü bir hastalıktır. Başlangıcında kanser ile karışan bulguları mevcuttur. Özellikle orta yaş grubu annelerde daha sık görülmektedir. Bu hastalar antibiyotiğe cevap vermeyen ve doktor doktor dolaşan hasta grubudur. Mevcut hastalığını çevresine anlatamamakta ve aylarca yıllarca hastalıkla yaşamaktadır. Halk arasında süründüren denen bir durumdur.” dedi. “Sıfıra yakın yan etkiyle ameliyata gerek kalmıyor” 21 Eylülde İzmir’de yapılan IGM’ye ait tedavi çalıştayına katıldığını söyleyen Prof. Dr. Fatih Alper, “Oraya pek çok merkez katılmıştı. Tedavide meme içerisine steroid (lokal perilezyonel, intralezyonel), krem şeklinde (topikal), ağızdan (Oral yüksek doz düşük doz steroid ) , romatizma ilaçları (metotreksat), bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (imuran), antibiyotikler, antitüberküloz ilaçlar ve meme ameliyatları gibi pek çok uygulama yapıldığı anlatıldı. Tedavi yaklaşımında Türkiye ve dünyada bir fikir birliği olmayıp kaos mevcuttur. Çalışmakta olduğumuz Atatürk Üniversitesi radyoloji bölümünde uyguladığımız tedavi protokolüyle hastalarda hem başarılı sonuçlar aldık hem de sıfıra yakın yan etki ile ameliyata gerek kalmadan çözümler ürettik.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Fatih Alper, yaşadığı tecrübeleri ve yaptığı çalışmaları Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilere de detaylarıyla aktarıyor. “Ameliyat veya diğer komplike tedavilere gerek kalmıyor” 9 senelik tecrübenin sonucunda sadece meme içerisine steroid vererek bazen krem desteği ile 5-10 seans arası tedavi ile hastalarda tam kür sağlandığını ifade eden Prof. Dr. Fatih Alper, “ Tedavi sürecinde hastalara uygulanan toplam steroid dozu 400 mg ile 800 mg civarındadır (Oral steroid dozu 0.8 mg/kg olup 100 kg hastada 1 günlük oral doz 80 mg iken biz bu dozu haftalık seansta vermekteyiz ). Diğer merkezlerde oral steroidin ve diğer ilaçların pek çok yan etkilerinin yaşandığı ifade edilmektedir. Bu yöntemle ameliyat veya diğer komplike tedavilere gerek kalmadan kür sağlanarak yaklaşık 650 hastayı tedavi ettik. Tüm hastalar tedavi sonrası mutlu bir şekilde ve iyi dileklerini ileterek ayrıldılar. Bu yöntemin etkili olduğunun bilinmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Literatürde ilk benim bulduğum ve kullandığıma dair meme içi steroid uygulaması, oral ve meme içi uygulamayı karşılaştırdığımız, literatürdeki ilk ultrasonik evreleme yaptığımız ve 40 mg ve 80 mg dozların karşılaştırdığımız makaleler uluslarası dergilerde yayınlandı. Bu yayınlar tıp dünyasında oldukça fazla ilgi gördü. Bizlerde mutlu olduk. ” dedi. “Ameliyat yapılmadan da iyi sonuçlar alabilmekteyiz” Söz konusu hastalığın Erzurum ve Doğu Anadolu’da daha fazla olduğunu anlatan Prof. Dr. Fatih Alper, “Ülkemizde de sıkça rastlanan bir rahatsızlık. Önceden nadir diye düşünürken yaklaşık 8-9 senelik süre içinde 650 vakaya ulaştığımızı görüyoruz. Erzurum, Iğdır, Kars ve Diyarbakır, Trabzon gibi pek çok şehrimizden bize hasta geliyor. Nahçıvan’dan bile takip ettiğimiz ve tedavi verdiğimiz hastalar var. Yine İzmir’den, Bilecik, İstanbul’dan gelen hastalarımız var. Türk Radyoloji Derneği Meme Grubunda bu hastalıkla ilgili tedaviyle ilgili yardımcı olacağımız ifade ettim. Benzer şekilde Rize’den ve İzmir’den hocalarımızla bağlantı halindeyim. Yaptığımız çalışmalarda özellikle yıllar içerisinde her gün 1-2 saat ayırdığım için yaklaşık 5 binden fazla ultrasona baktım ve yaptığım pek çok bakıda şunu fark ettim. Literatüre iki yeni bulgu ortaya koyacağım. Bununla alakalı çalışmalarım son aşamada ve bulgulardan birisine “Fatih” diğerine ise “Alper” bulgusu ismini koyacağım. Bu hastalığı taşıyan hastalar şunu bilmeli ki ağır tedaviler (ağızdan tedaviler steroid, metotreksat, kolşisin, v.s ) ve ameliyat yapılmadan da iyi sonuçlar alabilmekteyiz.” diye konuştu. (MEK-NK) Görüntü Dökümü;
Uzundere’de son 40 yılın en yoğun kar yağışı: Hayat felç oldu
26 Kasım 2024 Salı - 09:09 Uzundere’de son 40 yılın en yoğun kar yağışı: Hayat felç oldu Erzurum’un Uzundere ilçesi sakinleri, sabah saatlerinde son 40 yılın en yoğun kar yağışıyla uyandı. Kar kalınlığı 50 cm’yi aşarken, ilçe merkezi ve köy yolları kapandı.Akşam saatlerinde başlayan ve sabaha kadar aralıksız süren yoğun kar yağışı, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Çatılardan düşen kar kütleleri ilçe merkezinde park halindeki 4 araca zarar verdi. İlçe sakinleri, kapanan yollar nedeniyle ulaşımda büyük zorluklar yaşadı. Köylerde yaşayan vatandaşlar ilçe merkezine ulaşamazken, ilçe merkezindekiler de yolların açılmamasına tepki gösterdi.Elektrik kesintisi 24 saatten uzun sürdüKar yağışı, beraberinde elektrik kesintilerini de getirdi. Gece saatlerinde başlayan kesinti ertesi gün akşam saatlerine kadar sürdü. Elektrik ekipleri, sorunun kaynağını kar nedeniyle devrilen ağaçların elektrik direklerine ve tellerine zarar vermesi olarak tespit etti. Henüz yapraklarını dökmemiş olan ağaçlarda biriken kar kütleleri, ağaçların devrilmesine neden oldu.Çalışmalar sürüyorKarayolları ve belediye ekipleri, yolları açmak ve hasar tespit çalışmalarını tamamlamak için yoğun mesai harcıyor. İlçede günlük yaşamın normale dönmesi için ekiplerin çalışmalarına hız verdiği bildirildi.Uzundere sakinleri, uzun yıllardır bu denli yoğun bir kar yağışı görmediklerini ifade ederek yetkililerden bir an önce çözüm bekliyor.Yoğun yağış sonrası telefon şebekelerinde de problemler yaşanmaya başlandı vatandaşlar iletişim kurmakta zorlandı. İnternet altyapısı çöktü