Yerel Haberler
Erzurum
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:43 Sağlıkta stratejik iş birliği: Bakan Yardımcısı Birinci’den Atatürk Üniversitesine ziyaret Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret ederek üniversitenin sağlık alanındaki mevcut çalışmaları ile geleceğe yönelik projelerini yerinde inceledi. Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, özellikle ilaç, aşı ve biyoteknoloji alanında yürütülen çalışmalar ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin bilimsel altyapısı ve yürütülen projeler hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Üniversite bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile İlaç Hammadde Üretim Merkezinin stratejik önemine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Üniversitemizin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu gururla ifade ediyorum. İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitümüz ile Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezimizin (DAYTAM) dijital altyapısının kesiştiği nokta, ilaç üretiminde ülkemizdeki önemli merkezlerinden biri olma hedefimizi ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, yerli ve millî üretim kapasitesini artıracak projeler geliştirmeye devam ediyoruz." Bakan Yardımcısı Birinci: "Bilimsel altyapı etkileyici ve umut verici" Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci ise Atatürk Üniversitesinin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve teknolojik altyapısından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversitenin özellikle ilaç ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalarının Türkiye’nin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirten Birinci, şunları kaydetti: "Atatürk Üniversitesinde yürütülen çalışmaların hem kapsamı hem de niteliği oldukça etkileyici. Özellikle yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçlerine yönelik çalışmalar, ülkemizin bu alandaki rekabet gücünü artıracak niteliktedir. Bakanlık olarak bu tür bilimsel girişimleri desteklemeye ve üniversitelerimizle iş birliği içinde çalışmaya büyük önem veriyoruz." DAYTAM’da incelemelerde bulunuldu Ziyaret kapsamında Bakan Yardımcısı Birinci, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini de (DAYTAM) ziyaret ederek burada yürütülen çalışmalar hakkında Merkez Müdürü Prof. Dr. Bilal Nişancı’dan bilgi aldı. Merkezin sahip olduğu ileri düzey teknolojik altyapı ve disiplinler arası araştırma kapasitesi hakkında detaylı sunum gerçekleştirilirken, özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ temelli projeler ön plana çıktı. Gerçekleştirilen ziyaret, Atatürk Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında sağlık teknolojileri alanında geliştirilecek iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Taraflar, özellikle ilaç geliştirme, aşı üretimi ve biyoteknoloji alanlarında yürütülecek ortak projelerle Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38 Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
MHP Erzurum İl Başkanlığı tarihi binada hizmet verecek
29 Ekim 2024 Salı - 17:40 MHP Erzurum İl Başkanlığı tarihi binada hizmet verecek Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl Başkanlığının yeni hizmet binası yapılan törenle açıldı. MHP Erzurum İl Başkanlığının yeni hizmet binası yapılan törenle açıldı. Açılışa MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ilçe belediye başkanları, MHP ve AK Parti ilçe yöneticileri, partililer ve vatandaşlar katıldı. Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül yeni il binasının 1902 yılında Osmanlı döneminde Hacı Bekirzade Efendi tarafından yapıldığını belirterek, “Bugün burada Milliyetçi Hareket’in kalbinde, bu kutlu binamızın açılışını yapmaktan gurur duyuyoruz. Bu bina, sıradan bir yapı değil; bu bina, Türk milletinin her bir ferdi için hizmet etmeye, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmaya adanmış bir yuvadır. Ülkücü hareketin Erzurum’daki sarsılmaz kalesidir. Bu binada milletimize hizmet aşkıyla yanan gönüller, davamıza olan inancımız ve Türk milletine olan sevdamız vardır. Bu çatı altında toplanan her bir dava arkadaşımız, milletimizin ve devletimizin yanında saf tutmuş; geleceğin güçlü, lider ülke Türkiye’si için canını dişine takmıştır” dedi. “Erzurum’a ve ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz” Arkaya bakmadan, korkmadan, yılmadan, milletin ve Erzurum’un sorunlarına çözüm aramaya, şehrin gençlerine, evlatlarına umut olmaya devam edeceklerini ifade eden Başkan Yurdagül, “Bu bina, Erzurum’un daima ayakta duran, hizmet için yanan bir meşalesi olacaktır. Bu çatı altında kardeşlik, azim, Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti vardır. Bizler, Türk milletinin geleceğini inşa etmek için gece gündüz demeden çalışacak, Allah’ın izniyle lider ülke Türkiye hedefiyle yolumuza devam edeceğiz. Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’in dediği gibi, ’Vatan sevgisi imandandır, bu sevgiyle hareket edenler Allah’ın izniyle daima başarılı olacaklardır.’ Bu inançla, Erzurum’un dadaşlarına, aziz milletimize hizmet yolunda liderimizin izinde yürüyeceğiz. Ülkücü hareket olarak bizler, milletimizin yanında saf tutmuş; onun onuru, güvenliği ve huzuru için her türlü fedakarlığı göze almış bir davanın neferleriyiz. Bu binamız, geçmişimizden geleceğimize köprü olan, milli şuurumuzu diri tutan bir merkez olacaktır. Biz, her türlü fitneye, fesada, ihanete karşı tek bir yürek olarak mücadelemize devam edeceğiz. Her bir dava arkadaşımız, milletimiz için bu kutlu yolda var gücümüzle çalışacak, Türk milletinin refahı, bağımsızlığı ve huzuru için gece gündüz demeden gayret edecektir. Ben bu vesileyle binamızın partimize kazandırılmasında bizlere olur veren Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli beyefendiye sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, baştan sona hizmet binamızda destekleriyle yanımızda olan, emekleri ile gece gündüz çalışan her bir yol arkadaşıma, kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Sağolsun varolsunlar. Yolumuz Hak, rehberimiz Kur’an, amacımız Türk milletinin refahı ve bağımsızlığıdır! Ne mutlu Türküm diyene” şeklinde konuştu. Konuşmanın sonrasında Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi. Daha sonra katılımcılar hep birlikte açılış kurdelesini kesti, yeni il başkanlığı binasını gezdi.
MHP Erzurum İl Başkanlığı tarihi binada hizmet verecek
29 Ekim 2024 Salı - 17:32 MHP Erzurum İl Başkanlığı tarihi binada hizmet verecek Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl Başkanlığının yeni hizmet binası yapılan törenle hizmete açıldı. Yeni hizmet binasının açılışına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ilçe belediye başkanları, MHP ve AK Parti ilçe yöneticileri, partililer ve vatandaşlar katıldı. Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül yeni il binasının 1902 yılında Osmanlı döneminde Hacı Bekirzade Efendi tarafından yapıldığını belirterek, “Bugün burada Milliyetçi Hareketin kalbinde, bu kutlu binamızın açılışını yapmaktan gurur duyuyoruz. Bu bina, sıradan bir yapı değil; bu bina, Türk milletinin her bir ferdi için hizmet etmeye, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmaya adanmış bir yuvadır. Ülkücü hareketin Erzurum’daki sarsılmaz kalesidir. Bu binada milletimize hizmet aşkıyla yanan gönüller, davamıza olan inancımız ve Türk milletine olan sevdamız vardır. Bu çatı altında toplanan her bir dava arkadaşımız, milletimizin ve devletimizin yanında saf tutmuş; geleceğin güçlü, lider ülke Türkiye’si için canını dişine takmıştır.” dedi. “Erzurum’a ve ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz” Arkaya bakmadan, korkmadan, yılmadan, milletin ve Erzurum’un sorunlarına çözüm aramaya, şehrin gençlerine, evlatlarına umut olmaya devam edeceklerini ifade eden Başkan Yurdagül, “Bu bina, Erzurum’un daima ayakta duran, hizmet için yanan bir meşalesi olacaktır. Bu çatı altında kardeşlik, azim, Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti vardır. Bizler, Türk milletinin geleceğini inşa etmek için gece gündüz demeden çalışacak, Allah’ın izniyle lider ülke Türkiye hedefiyle yolumuza devam edeceğiz. Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli Bey’in dediği gibi, “Vatan sevgisi imandandır, bu sevgiyle hareket edenler Allah’ın izniyle daima başarılı olacaklardır.” Bu inançla, Erzurum’un dadaşlarına, aziz milletimize hizmet yolunda liderimizin izinde yürüyeceğiz. Ülkücü hareket olarak bizler, milletimizin yanında saf tutmuş; onun onuru, güvenliği ve huzuru için her türlü fedakarlığı göze almış bir davanın neferleriyiz. Bu binamız, geçmişimizden geleceğimize köprü olan, milli şuurumuzu diri tutan bir merkez olacaktır. Biz, her türlü fitneye, fesada, ihanete karşı tek bir yürek olarak mücadelemize devam edeceğiz. Her bir dava arkadaşımız, milletimiz için bu kutlu yolda var gücümüzle çalışacak, Türk milletinin refahı, bağımsızlığı ve huzuru için gece gündüz demeden gayret edecektir. Ben bu vesileyle binamızın partimize kazandırılmasında bizlere olur veren Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli beyefendiye sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, baştan sonra hizmet binamızda destekleriyle yanımızda olan, emekleri ile gece gündüz çalışan her bir yol arkadaşıma, kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Sağolsun varolsunlar. Yolumuz Hak, rehberimiz Kur’an, amacımız Türk milletinin refahı ve bağımsızlığıdır! Ne mutlu Türküm diyene” şeklinde konuştu. Konuşmanın sonrasında Kuran-ı Kerin okundu ve dua edildi. Daha sonra katılımcılar hep birlikte açılış kurdelesini kesti, yeni il başkanlığını binası gezdi.
Baro Başkanı Öner’den 29 Ekim mesajı; “Cumhuriyet bölünmez bütünlüğümüzün teminatıdır”
29 Ekim 2024 Salı - 15:06 Baro Başkanı Öner’den 29 Ekim mesajı; “Cumhuriyet bölünmez bütünlüğümüzün teminatıdır” Erzurum Baro Başkanı Av. Mesut Öner, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101’nci yıl dönümü nedeniyle kutlama mesajı yayımladı. Başkan Öner, ’Erzurum Barosu olarak Cumhuriyet değerlerini sonsuza dek savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet bölünmez bütünlüğümüzün teminatıdır’ dedi. Başkan Öner: mesajında şu ifadelere yer verdi: “Kahramanlıklarla dolu büyük bir mücadele sonucu canla, başla, şanla ve şerefle 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilen ve geleceğimizin teminatı ile dirilişin sembolü olan Cumhuriyetimizin 101’nci yılına kavuşmanın, gururunu ve coşkusunu milletçe hep birlikte yaşıyoruz. Dünya tarihine altın harflerle yazılan ve destansı bir kurtuluş mücadelesi sonucunda kurulan devletimizin cumhuriyetle taçlandırılışının 101’nci yılını kutlamanın onur ve gururunu yaşıyoruz. Cumhuriyet; Devletimizin ve necip milletimizin dili, bayrağı, marşı, başkenti, temel nitelikleri ile ülkesi ve milletiyle bölünemez bütünlüğümüzün teminatıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101’nci yılında; “yurtta barış, dünyada barış” felsefesinin yaşama geçtiği; bütün yurttaşların hukuk karşısında eşit olduğu ve bütün çocukların aklın ve bilimin ışığında eğitim alabildiği bağımsız bir vatan hayali kuran vizyonu ve bu hayali gerçekleştirmek için canları uğruna mücadele etmeyi göze alan onurlu duruşu saygıyla selamlıyoruz. Erzurum Barosu olarak tüm meslektaşlarımızı ve yurttaşlarımızı bu bilinçle el ele vermeye, ortak paydamız olan adalet duygusunda kenetlenmeye ve hukuk devletinin şemsiyesi altında, insan hak ve özgürlüklerinin temel alanda “demokratik laik sosyal hukuk devleti” ilkelerini sürdürmek. ’Cumhuriyet yüce Türk Milletine verilmiş en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.’ Hukukun üstünlüğünü, adaletin vazgeçilmezliğini, hayatın tüm alanlarında ihtiyaç duyduğumuz eşitliği sağlamak için gereken çözüm yollarını, Erzurum Baromuzun öncülüğünde hep beraber bulacağımıza inanıyoruz. Cumhuriyet yüce Türk Milletine verilmiş en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.Milli ve manevi değerlerimizden beslenen gençlerimizin inanç, gayret ve çalışkanlığıyla ülkemiz, daha müreffeh, daha üretken hale gelecektir. Al bayrağımızın gölgesinde coşku ve heyecanla kutladığımız anlamlı gün vesilesiyle 101’nci yılda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı bir kez daha kutluyorum. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’da Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, 23 Temmuz 1919’da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Erzurum Kongresi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasını temin etti. Erzurum Barosu olarak Cumhuriyet değerlerini sonsuza dek savunmaya devam edeceğiz. TBMM’nin ilk başkanı ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere milletimizi hürriyetine kavuşturup devletimizi bağımsızlaştıran kahraman silah arkadaşlarını, aziz şehit ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyorum.”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın: "MHP, siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır"
29 Ekim 2024 Salı - 14:48 MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın: "MHP, siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır" Milliyetçi Hareket Partisi’nin düzenlediği "Bir ve Birlikte Hilale Doğru Türkiye" istişare toplantısının ilki Erzurum’da gerçekleştirildi. Cemal Gürsel Kapalı Spor Salonu’nda yapılan Erzurum, Ağrı ve Muş illerinin katılımı ile gerçekleştirilen istişare toplantısına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, MHP MYK üyesi Prof. Dr. M. Hanifi Macit, Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, çevre illerin il başkanları ve yöneticileri katıldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, toplantının açılış bölümünde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerek Türkiye, gerek bölge, gerekse yeryüzünün; zorlu bir tarih cenderesinden geçtiğini ifade eden Yalçın, "İnsanoğlu, belki de görebileceği en büyük küresel imtihanlardan biriyle sınanmaktadır. Fırtınalı bir iklimin hâkim olduğu günümüz dünyasında; bölgesel ve uluslararası zemin oldukça kaygan ve muhataralıdır. Konjonktür kurşun gibi ağır, hava hayli bulanık ve puslu, siyasi görüş mesafesi oldukça düşüktür. Önümüzü görmekte, istikametimizi tayin etmekte zorlanmaktayız. Ahir zaman, baş döndürücü bir hızla gözlerimizin önünden akıp gitmekte; hayat, avuçlarımızın arasından kayarken âdeta bir meçhule kanat çırpmaktadır" dedi. Semih Yalçın, dünyayı saran kaos ve belirsizlikten, tereddüt ve tereddiden bilistifade, yeni bir sömürü düzeni tesis etmeye soyunan küresel aktörlerin, hiç olmadığı kadar yoğun mesai sarf ettiğini belirterek, "Eskinin kirli defterleri raflarından indirilmiş, yarım kalmış hesapları yeniden görmek için en kahpe mizanlar, en kalleş ittifaklar kurulmuştur. Doymak ve durmak bilmeyen küresel emperyalizm; harita değişimi, siyasi kadastro ve işgal için tutup her türlü alet ve edevatla, silah ve teçhizatla donattığı vekil ve taşeronlarını sahaya sürmüştür. Kaybetmekte olduğu evren jandarmalığını elinde tutmak için keçeyi suya atan baş emperyalist ABD, bütün riskleri göze almış görünmektedir. ABD ve arkasından sürüklediği Batılı ikincil sömürgeci artıkları, av köpekleri gibi sahaya saldıkları taşeron ve vekillerini kör bir iştiha ve arzuyla desteklemektedir. Kimi devlet görünümünde, kimi de müttefik adı altında yapılandırılıp teşkilatlandırılmış olan taşeron ve vekiller; ağababalarının koruması ve gölgesi altında, büyük bir serbesti içinde kıyım ve katliamlar sahneye koymakta, kanlı terör eylemleri düzenlemektedir. Küresel canavarlar; emellerine nail olmak için her insanlık dışı yolu mubah, her cinayeti meşru, her yağma ve talanı helal addetmektedir. Taşeron ve vekiller de, dizginlerini tutanların verdiği cesaretle her türlü kötülüğü irtikap etmekte; insanlığın bütün erdemlerini, bütün birikim ve kazanımlarını ambar fareleri gibi yiyip tüketmektedir. Böyle badireli zamanlarda ihtiyacımız olan ilk şey; pusula olup yön ve rehberlik edip yol gösteren, aklıselim sahibi, bilge bir liderin varlığıdır. Milletimizi selamete çıkarmanın, devletimizi hedefe kazasız belasız ulaştırmanın yolu; lidere ittiba etmekten, aksakallı bir rehberin söz ve nasihatlerine uymaktan geçmektedir. İkincisiyse bir olmak, iri olmak, diri olmaktır. Birbirimize sıkı sıkıya sarılmaktır. Toplumsal barışa tutunmak, bin yıllık kardeşlik hukukuna dayanmaktır. Birlik ve beraberlik; bizi belirsizliklere, fırtınalı havalara, dış etkenlere, haricî ve dâhilî tehlikelere karşı mukavemetli kılacaktır" diye konuştu. MHP Genel Başkan Bahçeli’nin tarihi çağrısı Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin bölgede giderek genişleyen ve dünyayı sarmakta olan yangın karşısında bilge lider hususiyeti ve devlet adamı tecrübesiyle siyasi tarih açısından dönüm noktası oluşturan bir çağrı yaptığını söyleyen Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Sayın Devlet Bahçeli, doğrudan Türkiye’nin bekasına, milletimizin egemenliğine dönük emperyalist tehdidi savuşturmak üzere herkesi, her kesimi gönül seferberliğine, birlik ve beraberliğe davet etmiştir. Bu davet; içeriye olduğu kadar dışarıya da dönük mesaj taşımaktadır. Bu davet, yerel siyasi aktörler kadar uluslararası güç odaklarına da yönelik bir hamledir. Genel Başkanımızın daveti, ABD başta olmak üzere millî bütünlüğümüzü hedef alan küresel aktörlerin bölgeye dönük planlarını buruşturup çöpe atmıştır. Kirli hesapları boşa çıkarmıştır. Oyun kökünden değişmiş, tuzaklar bozulmuştur. Coğrafyamızda sözün ve egemenliğin sahibinin kim olduğu; millet vicdanını yansıtan, varlık refleksini temsil eden en kararlı siyasi partinin liderinin ağzından duyurulmuş, hatırlatılmıştır. Her ne kadar kelam ve tavır Devlet Bahçeli’ninse de, söz; hâkimiyetin sahibi olan milletindir. Sayın Devlet Bahçeli, milletin hissiyat ve kararını, devlet aklını temsil etmektedir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, söz konusu çağrısıyla milletimizin bu coğrafyada hangi şuurla egemen olduğunun dersini de vermiştir. Bu, iktidar olma hırsından ve siyasi basiretsizliklerinden ötürü ülkenin gerçeklerini görmeyenler için bir nevi ikazdır. Yaklaşan küresel tehdidi algılamayanları uyarmayı, uyandırmayı amaçlayan, ’köprüden önceki son çıkış’ hatırlatmasıdır. Sayın Genel Başkanımızın siyasi paradigma değişikliği niteliğindeki hamlesi; ’MHP’nin genel mutabakat gerektiren nazik konularda çözümün önünde engel olduğu’ şeklindeki yanlış algıyı, önyargıyı da kırmıştır. Yakın siyasi tarihimiz iyi araştırılırsa görülecektir ki Sayın Genel Başkanımızın çıkışı; MHP’nin 55 yıllık geleneksel sorumlu, yapıcı ve uzlaşmacı politikalarının devamı ve son numunesidir. MHP daima Türk siyasetinin yolunu tıkayan değil, bilakis önünü açan siyasi parti olmuştur. MHP; milletimizin güvenlik, esenlik ve refahı neyi icap ettiriyorsa, devletimizin çıkarları neyi gerektiriyorsa siyasetini ona göre belirlemiştir. MHP; siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır. Şurası bir hakikattir ki büyük hamleleri, büyük çıkışları, büyük liderler ve büyük siyasi partiler yapar. Siyaset, korkakların işi değildir. O bakımdan onlar, siyaseten risk alır, cesur davranırlar. MHP Lideri de öyle yapmıştır. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, bütün siyasi riskleri göze alarak yaptığı çağrının ne kadar yerinde ve anlamlı olduğu, bölücü terör örgütü PKK’nın TUSAŞ’a yaptığı alçakça saldırıyla ortaya çıkmıştır. Malum çağrının; çok önemli temellere, sağlam gerekçelere ve liderlik ferasetine dayandığı hemen anlaşılmıştır. Sayın Genel Başkanımızın tarihî daveti kamuoyunda ciddiyetle değerlendirilirken ve bu hususta geniş bir konsensus hasıl olmaya başlamışken; küresel emperyalizm, başlamakta olan müspet iç süreci sabote etmek üzere düğmeye basmıştır. Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 101. yıl dönümünü idrak ettiğimiz şu günde, bu tür hainane saldırıların, ülkemizi, ’21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye’ hedefinden döndüremeyeceğini buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Bu neviden terör eylemlerinin, yılgınlığa ve korkuya kapılmak şöyle dursun; aksine bizim azmimizi tetiklediğini, varlık irademizi bilediğini, egemenlik yolunda kararlılığımızı ziyadesiyle arttırdığını tekraren duyuruyoruz. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyoruz. Ailelerine ve aziz milletimize sabrı cemil temenni ediyoruz. Savunma sanayi alanında lokomotif işlevi gören TUSAŞ’a dönük saldırı, bir mesaj içermektedir. Küresel canavarlar, taşeronları üzerinden iç kamuoyunda güvensizlik algısı oluşturmak istemiştir. Hain terör saldırısının zamanlaması kadar belli bir mekân ve tesisin seçilmesi tesadüf değildir. Zira saldırıya uğrayan kurum, Türkiye’yi yeni yüzyılda tam bağımsızlık hedefine götürecek devasa bir savunma sanayisi tesisidir. Silah ambargolarıyla, aba altından sopa gösterme seanslarıyla terbiye edilmek istenen Türkiye’nin; savunma sanayiinde kendi yağıyla kavrulmaya başlaması, düşmanlarımızın çirkin kozlarını ellerinden almıştır. Bu terör eylemi, aynı zamanda devlet aklının çalışmasını ve iç uyum barışın sağlanmasını, millî mutabakatın takviyesini engelleme girişimidir. Taşeronları yönlendiren emperyalistler, ileride daha şuursuzca, daha şaşkın, daha telaşlı eylemler planlayıp üzerimize gelmek isteyebilirler. Ancak neye kalkışsalar, hangi tezgâhlara başvursalar başaramayacaklardır." "MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur" "Türkiye; maruz kaldığı meydan okumalara cevap verebilecek, tehlikeleri bertaraf edebilecek, tehditlerin üstesinden gelebilecek güce ve iradeye sahiptir" diyen Yalçın, "Düşmanlarını caydırabilecek imkânlara ve birikime maliktir. Toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyip milletimizi güvensizlik ve ümitsizliğe sevk etmeye, partimizin başlattığı birlik beraberlik sürecini sabote etmeye dönük çabalar akamete uğratılacaktır. Manipülasyona, spekülasyona, içeride kaos üretme çabalarına izin verilmeyecektir. Her türlü asimetrik terör saldırısına rağmen Türkiye; sükûnetini, vakarını koruyacaktır. Türkiye, her zamankinden daha büyük bir cesaret, celadet ve kararlılıkla tam bağımsızlık yolunda ilerleyecektir. MHP ve Cumhur İttifakı olarak, iç ve dış tehlikelere karşı her anlamda hazırlıklı, müteyakkız ve kararlı olmayı önemsiyoruz. Ünlü yazar Tolstoy’un şöyle bir sözü vardır: ’İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.’ MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur. MHP olarak, başlattığımız 21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye yürüyüşü sırasında, sırtımızda hiçbir suni yük olsun istemiyoruz. İster ucu içeride olsun ister dışarıda, hiçbir muhataralı angajmanı kabul etmiyoruz. Hiçbir vesayet, hiçbir vekâlet istemiyoruz. Türkiye’nin geleceğini küresel aktörlerin, yabancı çıkarlarının belirlemesine kalıcı olarak son vermek azmindeyiz" şeklinde konuştu. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın;  “MHP, siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır”
29 Ekim 2024 Salı - 14:36 MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın; “MHP, siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır” Milliyetçi Hareket Partisince düzenlenen “Bir ve Birlikte Hilale Doğru Türkiye “ istişare toplantısının ilki Erzurum’da gerçekleştirildi. Cemal Gürsel kapalı spor salonunda yapılan Erzurum, Ağrı ve Muş illerinin katılımı ile gerçekleştirilen istişare toplantısına Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Milliyetçi Hareket Partisi MYK üyesi Prof. Dr. M. Hanifi Macit, Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, çevre illerin il başkanları ve yöneticileri katıldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Semih Yalçın, toplantının açılış bölümünde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerek Türkiye, gerek bölgemiz, gerekse yeryüzünün; zorlu bir tarih cenderesinden geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Semih Yalçın, “İnsanoğlu, belki de görebileceği en büyük küresel imtihanlardan biriyle sınanmaktadır. Fırtınalı bir iklimin hâkim olduğu günümüz dünyasında; bölgesel ve uluslararası zemin oldukça kaygan ve muhataralıdır. Konjonktür kurşun gibi ağır, hava hayli bulanık ve puslu, siyasi görüş mesafesi oldukça düşüktür. Önümüzü görmekte, istikametimizi tayin etmekte zorlanmaktayız. Ahir zaman, baş döndürücü bir hızla gözlerimizin önünden akıp gitmekte; hayat, avuçlarımızın arasından kayarken âdeta bir meçhule kanat çırpmaktadır” dedi,. Prof. Dr. Semih Yalçın, dünyamızı saran kaos ve belirsizlikten, tereddüt ve tereddiden bilistifade, yeni bir sömürü düzeni tesis etmeye soyunan küresel aktörlerin, hiç olmadığı kadar yoğun mesai sarf ettiğini belirterek, “Eskinin kirli defterleri raflarından indirilmiş, yarım kalmış hesapları yeniden görmek için en kahpe mizanlar, en kalleş ittifaklar kurulmuştur. Doymak ve durmak bilmeyen küresel emperyalizm; harita değişimi, siyasi kadastro ve işgal için tutup her türlü alet ve edevatla, silah ve teçhizatla donattığı vekil ve taşeronlarını sahaya sürmüştür. Kaybetmekte olduğu evren jandarmalığını elinde tutmak için keçeyi suya atan baş emperyalist ABD, bütün riskleri göze almış görünmektedir. ABD ve arkasından sürüklediği Batılı ikincil sömürgeci artıkları, av köpekleri gibi sahaya saldıkları taşeron ve vekillerini kör bir iştiha ve arzuyla desteklemektedir. Kimi devlet görünümünde, kimi de müttefik adı altında yapılandırılıp teşkilatlandırılmış olan taşeron ve vekiller; ağababalarının koruması ve gölgesi altında, büyük bir serbesti içinde kıyım ve katliamlar sahneye koymakta, kanlı terör eylemleri düzenlemektedir. Küresel canavarlar; emellerine nail olmak için her insanlık dışı yolu mubah, her cinayeti meşru, her yağma ve talanı helal addetmektedir. Taşeron ve vekiller de, dizginlerini tutanların verdiği cesaretle her türlü kötülüğü irtikap etmekte; insanlığın bütün erdemlerini, bütün birikim ve kazanımlarını ambar fareleri gibi yiyip tüketmektedir. Böyle badireli zamanlarda ihtiyacımız olan ilk şey; pusula olup yön ve rehberlik edip yol gösteren, aklıselim sahibi, bilge bir liderin varlığıdır. Milletimizi selamete çıkarmanın, devletimizi hedefe kazasız belasız ulaştırmanın yolu; lidere ittiba etmekten, aksakallı bir rehberin söz ve nasihatlerine uymaktan geçmektedir. İkincisiyse bir olmak, iri olmak, diri olmaktır. Birbirimize sıkı sıkıya sarılmaktır. Toplumsal barışa tutunmak, bin yıllık kardeşlik hukukuna dayanmaktır. Birlik ve beraberlik; bizi belirsizliklere, fırtınalı havalara, dış etkenlere, haricî ve dâhilî tehlikelere karşı mukavemetli kılacaktır” diye konuştu. MHP Genel Başkan Bahçeli’nin tarihi çağrısı Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin bölgede giderek genişleyen ve dünyayı sarmakta olan yangın karşısında bilge lider hususiyeti ve devlet adamı tecrübesiyle siyasi tarihimiz açısından dönüm noktası oluşturan bir çağrı yaptığını söyleyen Prof. Dr. Semih Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Sayın Devlet Bahçeli, doğrudan Türkiye’nin bekasına, milletimizin egemenliğine dönük emperyalist tehdidi savuşturmak üzere herkesi, her kesimi gönül seferberliğine, birlik ve beraberliğe davet etmiştir. Bu davet; içeriye olduğu kadar dışarıya da dönük mesaj taşımaktadır. Bu davet, yerel siyasi aktörler kadar uluslararası güç odaklarına da yönelik bir hamledir. Genel başkanımızın daveti, ABD başta olmak üzere millî bütünlüğümüzü hedef alan küresel aktörlerin bölgeye dönük planlarını buruşturup çöpe atmıştır. Kirli hesapları boşa çıkarmıştır. Oyun kökünden değişmiş, tuzaklar bozulmuştur. Coğrafyamızda sözün ve egemenliğin sahibinin kim olduğu; millet vicdanını yansıtan, varlık refleksini temsil eden en kararlı siyasi partinin liderinin ağzından duyurulmuş, hatırlatılmıştır. Her ne kadar kelam ve tavır Devlet Bahçeli’ninse de, söz; hâkimiyetin sahibi olan milletindir. Sayın Devlet Bahçeli, milletin hissiyat ve kararını, devlet aklını temsil etmektedir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, söz konusu çağrısıyla milletimizin bu coğrafyada hangi şuurla egemen olduğunun dersini de vermiştir. Bu, iktidar olma hırsından ve siyasi basiretsizliklerinden ötürü ülkenin gerçeklerini görmeyenler için bir nevi ikazdır. Yaklaşan küresel tehdidi algılamayanları uyarmayı, uyandırmayı amaçlayan, “köprüden önceki son çıkış” hatırlatmasıdır. Sayın Genel Başkanımızın siyasi paradigma değişikliği niteliğindeki hamlesi; “MHP’nin genel mutabakat gerektiren nazik konularda çözümün önünde engel olduğu” şeklindeki yanlış algıyı, önyargıyı da kırmıştır. Yakın siyasi tarihimiz iyi araştırılırsa görülecektir ki Sayın Genel Başkanımızın çıkışı; MHP’nin 55 yıllık geleneksel sorumlu, yapıcı ve uzlaşmacı politikalarının devamı ve son numunesidir. MHP daima Türk siyasetinin yolunu tıkayan değil, bilakis önünü açan siyasi parti olmuştur. MHP; milletimizin güvenlik, esenlik ve refahı neyi icap ettiriyorsa, devletimizin çıkarları neyi gerektiriyorsa siyasetini ona göre belirlemiştir. MHP; siyasi hayatı boyunca oyun kurmuş, oyun bozmuş ama oyun oynamamıştır. Şurası bir hakikattir ki büyük hamleleri, büyük çıkışları, büyük liderler ve büyük siyasi partiler yapar. Siyaset, korkakların işi değildir. O bakımdan onlar, siyaseten risk alır, cesur davranırlar. MHP Lideri de öyle yapmıştır. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, bütün siyasi riskleri göze alarak yaptığı çağrının ne kadar yerinde ve anlamlı olduğu, bölücü terör örgütü PKK’nın TUSAŞ’a yaptığı alçakça saldırıyla ortaya çıkmıştır. Malum çağrının; çok önemli temellere, sağlam gerekçelere ve liderlik ferasetine dayandığı hemen anlaşılmıştır. Sayın Genel Başkanımızın tarihî daveti kamuoyunda ciddiyetle değerlendirilirken ve bu hususta geniş bir konsensus hasıl olmaya başlamışken; küresel emperyalizm, başlamakta olan müspet iç süreci sabote etmek üzere düğmeye basmıştır. Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 101. yıldönümünü idrak ettiğimiz şu günde, bu tür hainane saldırıların, ülkemizi, “21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye” hedefinden döndüremeyeceğini buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Bu neviden terör eylemlerinin, yılgınlığa ve korkuya kapılmak şöyle dursun; aksine bizim azmimizi tetiklediğini, varlık irademizi bilediğini, egemenlik yolunda kararlılığımızı ziyadesiyle arttırdığını tekraren duyuruyoruz. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar diliyoruz. Ailelerine ve aziz milletimize sabrı cemil temenni ediyoruz. Savunma sanayi alanında lokomotif işlevi gören TUSAŞ’a dönük saldırı, bir mesaj içermektedir. Küresel canavarlar, taşeronları üzerinden iç kamuoyunda güvensizlik algısı oluşturmak istemiştir. Hain terör saldırısının zamanlaması kadar belli bir mekân ve tesisin seçilmesi tesadüf değildir. Zira saldırıya uğrayan kurum, Türkiye’yi yeni yüzyılda tam bağımsızlık hedefine götürecek devasa bir savunma sanayisi tesisidir. Silah ambargolarıyla, aba altından sopa gösterme seanslarıyla terbiye edilmek istenen Türkiye’nin; savunma sanayiinde kendi yağıyla kavrulmaya başlaması, düşmanlarımızın çirkin kozlarını ellerinden almıştır. Bu terör eylemi, aynı zamanda devlet aklının çalışmasını ve iç uyum barışın sağlanmasını, millî mutabakatın takviyesini engelleme girişimidir. Taşeronları yönlendiren emperyalistler, ileride daha şuursuzca, daha şaşkın, daha telaşlı eylemler planlayıp üzerimize gelmek isteyebilirler. Ancak neye kalkışsalar, hangi tezgâhlara başvursalar başaramayacaklardır.” MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur “Türkiye; maruz kaldığı meydan okumalara cevap verebilecek, tehlikeleri bertaraf edebilecek, tehditlerin üstesinden gelebilecek güce ve iradeye sahiptir” diyen Prof. Dr. Semih Yalçın, “Düşmanlarını caydırabilecek imkânlara ve birikime maliktir. Toplum psikolojisini olumsuz yönde etkileyip milletimizi güvensizlik ve ümitsizliğe sevk etmeye, partimizin başlattığı birlik beraberlik sürecini sabote etmeye dönük çabalar akamete uğratılacaktır. Manipülasyona, spekülasyona, içeride kaos üretme çabalarına izin verilmeyecektir Her türlü asimetrik terör saldırısına rağmen Türkiye; sükûnetini, vakarını koruyacaktır. Türkiye, her zamankinden daha büyük bir cesaret, celadet ve kararlılıkla tam bağımsızlık yolunda ilerleyecektir. MHP ve Cumhur İttifakı olarak, iç ve dış tehlikelere karşı her anlamda hazırlıklı, müteyakkız ve kararlı olmayı önemsiyoruz. Ünlü yazar Tolstoy’un şöyle bir sözü vardır: “İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır.” MHP’yi güçlü, etkin ve farklı kılan husus da siyasetteki sarsılmaz duruşudur. MHP olarak, başlattığımız 21. Yüzyılda Lider Ülke Türkiye yürüyüşü sırasında, sırtımızda hiçbir suni yük olsun istemiyoruz. İster ucu içeride olsun ister dışarıda, hiçbir muhataralı angajmanı kabul etmiyoruz. Hiçbir vesayet, hiçbir vekâlet istemiyoruz. Türkiye’nin geleceğini küresel aktörlerin, yabancı çıkarlarının belirlemesine kalıcı olarak son vermek azmindeyiz” şeklinde konuştu. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.
Minik seyirci halk oyunları ekibine eşlik ederek izleyenleri gülümsetti
29 Ekim 2024 Salı - 13:59 Minik seyirci halk oyunları ekibine eşlik ederek izleyenleri gülümsetti 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in kuruluşunun 101. yıl dönümü Erzurum’un Aşkale ilçesinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Törende seyirciler arasında bulunan bir miniğin halk oyunları ekibine eşlik etmeye çalışması izleyenleri tebessüm ettirdi. Kutlama programı 28 Ekim’de Aşkale Kaymakamlığı önünde bulunan Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk sunumuyla başladı. Kutlamalar daha sonra Kaymakamlık makamında İlçe Kaymakamı Emre Oğuztürk’ün, tebrikleri kabulü ile devam etti. Daha sonra kutlamaların yapılacağı Hükümet Konağı önündeki alana geçildi. Burada gerçekleşen törene ilçe Kaymakamı Emre Oğuztürk, Belediye Başkanı Şenol Polat, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, askeri ve mülki erkân, şehit yakınları, gaziler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. İlçe Kaymakamı Oğuztürk ve Belediye Başkanı Polat halkı selamlayıp bayramlarını kutladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bir konuşma yapan Kaymakam Emre Oğuztürk, “Cumhuriyet’in ilanının 101’inci yıl dönümünü birlikte kutlamanın mutluluğu, coşkusu ve heyecanı içerisindeyiz” dedi. Tören öğrencilerin şiirleriyle devam etti. İlkokul öğrencileri Atabarı oyunu oynadı. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde yapılan çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Cumhuriyet Bayramı koşusu sonrasında derece alan öğrencilere madalya verilmesi ardından resmi geçit töreni ile kutlamalar son buldu. Minik seyirci tebessüm ettirdi Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde Aşkale’de yapılan törenlerde minik bir seyircinin halk oyunlarına gelip katılması başta protokolde oturanlar olmak üzere izleyenleri güldürdü. İlkokul öğrencilerinin törende Atabarı folklor gösterisi esnasında annesinin elinden kaçan minik, oyun oynayanların yanına gelerek onlara eşlik etti, birçok figürde başarılı olarak oynadı ve yer yer oyun düzenini etkilese de gönlünce eğlendi. Minik çocuk daha sonra ablası tarafından oyundan alındı.
Erzurum’da Cumhuriyet Bayramı coşkusu
29 Ekim 2024 Salı - 13:47 Erzurum’da Cumhuriyet Bayramı coşkusu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101’inci yıldönümü, Erzurum’da törenlerle kutlandı. Valilikte Vali Mustafa Çiftçi’nin tebrikleri kabul etmesiyle başlayan program, Hastaneler Caddesi’nde vatandaşların katıldığı törenle devam etti. Buradaki tören Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Sekmen’in askeri tören aracı ile vatandaşları selamlamasıyla başladı. Törene MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın ve protokol üyeleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kutlama mesajı okundu. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi törende yaptığı konuşmada, Cumhuriyetin 101. yılına kavuşmanın haklı gururunu ve coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirterek, “Cumhuriyetin ilanının 101. yıl dönümünü kutladığımız bugün millet olarak bizim iftihar günümüzdür. Aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Bu anlamlı gün vesilesiyle düzenlediğimiz törenimizi teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor sizleri en kalbi duygu hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Hakkın, hakikatin her daim üstün tutulduğu tarihimiz şanlı zaferlerle doludur. Küresel belirsizliklerin arttığı şu dönemde devletimiz ve hükümetimiz bölgemizde barışı, istikrarı ve adaleti tesise yönelik gayretlerini sürdürmektedir. Gözünü Türkiye’ye dikmiş Ümidini memleketimize meyanda mazlumların duası ile bugün bizi biz yapan değerlerimizi daha da yüceltmeli İstiklal Mücadelesi’nde olduğu gibi tek ses ve tek yürek olmalıyız. Cumhuriyetimizi Türkiye yüzyılında daha müreffeh yarınlara ulaştırmak hedefiyle geleceğimizin teminatı olan gençlere en güzel şekilde teslim etmek için var gücümüzle çalışmalıyız” dedi. Daha sonra öğrenciler tarafından şiirler okundu, Büyükşehir Belediyesi mehteran ekibi ve 9’uncu Kolordu Komutanlığı Bando ekiplerinin hazırladığı gösteriler ise izleyenlerce ayakta alkışlandı. Erzurum Halk Oyunları ekibinin gösterisi ile devam eden program, geçit töreni ile son buldu.
Pasinler’de Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlandı
29 Ekim 2024 Salı - 13:30 Pasinler’de Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlandı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının 101. yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi Erzurum’un Pasinler ilçesinde coşkuyla kutlandı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının 101. yıl dönümü törenleri ilçe kaymakamı Yunus Emre Temel’in sabah kaymakamlık makamında tebrikleri kabul ederek başladı. Tören alanına geçen Kaymakam Yunus Emre Temel, öğrencilerin ve vatandaşların bayramını kutladılar. Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan ilçe kaymakamı Yunus Emre Temel, "Bugün şan ve şeref dolu yüce Türk milletin işgale karşı göğsünü siper edip, istiklal mücadelesi verilişinin, yeniden devlet olma azmini gösterip, modern Cumhuriyetin kuruluşunun 101. yıl dönümüdür. Bugün cumhuriyetin ilan edildiği, egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu ifade eden devlet sisteminin kabul edildiği gündür. Bu anlamlı günde Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Savaşı kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum" dedi. Kaymakam Temel, törene katılan öğrencilere ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz” sözünü hatırlatarak cumhuriyete sahip çıkmalarını istedi. Şehit İshak Çelik Kent Meydanında yapılan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinde İlçe Halk Eğitim Merkezi Folklor ekibi gösterilerinin ardından öğrenciler tarafından günün anlam ve önemine binaen şiirler okundu. Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla dereceye giren öğrencilere Kaymakam Yunus Emre Temel ve kurum amirleri tarafından ödüller verildi. 29 Ekim kutlama törenleri yapılan resmigeçit töreni ile son buldu.
Vali Çiftçi’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı
29 Ekim 2024 Salı - 09:56 Vali Çiftçi’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Vali Mustafa Çiftçi mesajında şöyle dedi,” Zaferle taçlanan Milli Mücadele’nin ardından aziz milletimizin sesini tüm dünyaya haykırış menkıbesi olarak 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetimizin 101. yıl dönümünü kutluyoruz. Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı kadim şehrimiz Erzurum’dan bayram sevincinin heyecanını ve gururunu tüm vatandaşlarımızla yürekten paylaşıyoruz. Aziz milletimize ve tüm Erzurumlulara kutlu olsun. Selçuklular’dan Cihan Devleti Osmanlı’ya devrolan zengin birikim ve 2 bin yıllık devlet geleneğimiz ile emperyalist devletlere boyun eğmeyerek bu topraklarda ilelebet payidar kalacak olan Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Uğradığı işgallere karşı vatan savunmasında azim, inanç ve kararlılıkla mücadele gösteren, vatanın bölünmez bütünlüğü için her daim devletin yanında olan Dadaşlar; Cumhuriyet’e giden yolda çok önemli kararların alındığı Kongre’ye ev sahipliği yapmıştır. Türk milletinin tarihi misyonunda Anadolu’nun kilidi olma özelliğini her zaman koruyan Erzurum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Zaferden sonra hükümet şekli Cumhuriyet olacaktır." hükmünün kaleme alınarak Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atıldığı kadim şehirdir. Bugün bizlere düşen, maziden aldığımız kuvvetle gerçekleştirdiğimiz önemli atılımları Cumhuriyetimizin ikinci asrında daha müreffeh hale kavuşturarak güçlü yarınlarımızı inşa etmektir. Bunun için genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle her daim okumalı, araştırmalı, üretmeli, ülkemizin gücüne güç katmalıyız. Milli birliğimizi, vatanımızın bölünmez bütünlüğünü, kutsal değerlerimizi koruyacak gençler yetiştirmeli ve Türk milletinin karakterine en uygun yönetim şekli olan Cumhuriyet ile gelişme yolunda emin adımlarla yürümeliyiz. Bu duygularla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklâl Savaşımızın bütün komutanlarını, devletimizin kuruluşunda emeği olan devlet ve siyaset adamlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilik unvanıyla Hakk’ın rahmetine kavuşan tüm kahramanlarımızı bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin ebed-müddet olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”