Yerel Haberler
Erzurum
Erzurum’daki tarih konak sahaf oldu 05 Mayıs 2026 Salı - 16:26:36 Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin kültürel yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği sahafın açılışı törenle yapıldı. Erzurum Kalesi’nin alt kısmındaki tarih konakta gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, sıradan bir açılışın ötesinde, bir dirilişin, bir hatırlayışın, bir yeniden inşa edişin şahidi olmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, "Bu kapının eşiğinde dururken şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki; bizler yalnızca bir konağın kapısını aralamıyoruz. Bizler, zamanın tozlu raflarında bekleyen hatıraları gün yüzüne çıkarıyor, kelamın kıymetini yeniden hatırlatıyor, medeniyetimizin sessiz ama vakur yürüyüşüne bir adım daha ekliyoruz. Mazimizi inkâr etmeden, onu yük olarak görmeden, aksine bir hazine olarak kabul ederek geleceğe yürüyoruz" dedi. "Yalnızca kitaplar yok, bir neslin hatıraları var" Başkan Sekmen, açılışı yapılan sahafın bu yürüyüşün en anlamlı adımlarından birisi olduğunu anlatarak, "Burada yalnızca eski kitaplar sergilenmeyecek; burada geçmişin birikimi, geleceğin inşasına katkı sunacak. Bu mekânda dolaşan bir genç kardeşimiz, belki de yıllar önce yazılmış bir eserin satırlarında kendi yolunu bulacak. Belki bir çocuk, eline aldığı bir kitapla hayal kurmayı öğrenecek. Belki bir araştırmacı, burada bulduğu bir belgeyle yeni bir çalışmaya imza atacak. İşte bizim bütün gayemiz budur: Dokunmak, iz bırakmak, yön vermek. Bu sahafın bir başka yönü daha var ki, o da gönlümüzde ayrı bir yer tutuyor. Burada yalnızca kitaplar yok; burada bir neslin hatıraları var. Eski ders kitapları, defterler, belgeler. Bir zamanlar sınıflarda okunan, sıralarda paylaşılan, öğretmenlerin emek verdiği o kıymetli materyaller. Bunlar sadece birer eşya değil; bunlar bir milletin eğitim serüveninin sessiz tanıklarıdır" diye konuştu. "Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bir mekan" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Kalesi’nin surlarının hemen dibinde, taşların tarihe şahitlik ettiği bu köklü mekânda; geçmişle geleceği birbirine bağlayan bir köprünün, kadim medeniyetin izlerini yaşatacak bir hafıza merkezinin açılışını yaptıklarını vurgulayarak, "Sahaflar; kitabın ikinci hayatının başladığı, bir okuyucunun bıraktığı izi bir başkasının yeniden keşfettiği; tarihin, edebiyatın ve irfanın sessiz bekçisi olan nadir mekânlardır. Bir rafta sizi bekleyen kitap, belki onlarca yıl önce başka bir elin titizliğiyle okunmuştur. Belki üzerine not düşülmüş, belki bir sayfası özenle katlanmış, belki içine kurumuş bir çiçek bırakılmıştır. Bir kitabın sayfaları arasında unutulmuş bir mektup, kenarına düşülmüş bir not ya da asırlar öncesinden bugüne ulaşmış bir cilt; bizlere kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatır. Kitaplar istikbale gönderilen mektuplardır; sahaflar ise bu mektupların emin emanetçileridir. Erzurum bu anlamda böyle bir mekana fazlasıyla layık bir şehirdir. Medresesiyle, tekke ve zaviyeleriyle, yetiştirdiği âlim ve şairlerle asırlar boyunca Anadolu’nun entelektüel hafızasına derin katkılar sunmuş bu kadim şehir, tarihin her döneminde bir kültür merkezi olmuştur. Bugün bu sahaf, o köklü ilim geleneğinin mütevazı fakat onurlu bir halkası olarak Erzurum Kalesi’nin hemen gölgesinde, şehrimizin belleğini en yoğun taşıyan noktalardan birinde kuruluyor. Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bu mekân, daha ilk günden itibaren anlamlı bir buluşma noktası olacaktır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar hep birlikte açılış kurdelesini kesti ve tarih konaktaki sahafı gezdi.
05 Mayıs 2026 Salı - 16:01 Erzurum’daki tarih konak sahaf oldu Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin kültürel yaşamına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği sahafın açılışı törenle yapıldı. Erzurum Kalesi’nin alt kısmında bulunan sahafın açılışı için bir program yapıldı. Yoğun katılımlı gerçekleşen açılış töreninde konuşan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, sıradan bir açılışın ötesinde, bir dirilişin, bir hatırlayışın, bir yeniden inşa edişin şahidi olmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, "Bu kapının eşiğinde dururken şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki; bizler yalnızca bir konağın kapısını aralamıyoruz. Bizler, zamanın tozlu raflarında bekleyen hatıraları gün yüzüne çıkarıyor, kelamın kıymetini yeniden hatırlatıyor, medeniyetimizin sessiz ama vakur yürüyüşüne bir adım daha ekliyoruz. Mazimizi inkâr etmeden, onu yük olarak görmeden, aksine bir hazine olarak kabul ederek geleceğe yürüyoruz" dedi. "Yalnızca kitaplar yok, bir neslin hatıraları var" Başkan Sekmen, açılışı yapılan sahafın bu yürüyüşün en anlamlı adımlarından birisi olduğunu anlatarak, " Burada yalnızca eski kitaplar sergilenmeyecek; burada geçmişin birikimi, geleceğin inşasına katkı sunacak. Bu mekânda dolaşan bir genç kardeşimiz, belki de yıllar önce yazılmış bir eserin satırlarında kendi yolunu bulacak. Belki bir çocuk, eline aldığı bir kitapla hayal kurmayı öğrenecek. Belki bir araştırmacı, burada bulduğu bir belgeyle yeni bir çalışmaya imza atacak. İşte bizim bütün gayemiz budur: dokunmak, iz bırakmak, yön vermek. Bu sahafın bir başka yönü daha var ki, o da gönlümüzde ayrı bir yer tutuyor. Burada yalnızca kitaplar yok; burada bir neslin hatıraları var. Eski ders kitapları, defterler, belgeler. Bir zamanlar sınıflarda okunan, sıralarda paylaşılan, öğretmenlerin emek verdiği o kıymetli materyaller. Bunlar sadece birer eşya değil; bunlar bir milletin eğitim serüveninin sessiz tanıklarıdır" diye konuştu. "Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bir mekan" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Kalesi’nin surlarının hemen dibinde, taşların tarihe şahitlik ettiği bu köklü mekânda; geçmişle geleceği birbirine bağlayan bir köprünün, kadim medeniyetin izlerini yaşatacak bir hafıza merkezinin açılışını yaptıklarını vurgulayarak, "Sahaflar; kitabın ikinci hayatının başladığı, bir okuyucunun bıraktığı izi bir başkasının yeniden keşfettiği; tarihin, edebiyatın ve irfanın sessiz bekçisi olan nadir mekânlardır. Bir rafta sizi bekleyen kitap, belki onlarca yıl önce başka bir elin titizliğiyle okunmuştur. Belki üzerine not düşülmüş, belki bir sayfası özenle katlanmış, belki içine kurumuş bir çiçek bırakılmıştır. Bir kitabın sayfaları arasında unutulmuş bir mektup, kenarına düşülmüş bir not ya da asırlar öncesinden bugüne ulaşmış bir cilt; bizlere kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi hatırlatır. Kitaplar istikbale gönderilen mektuplardır; sahaflar ise bu mektupların emin emanetçileridir. Erzurum bu anlamda böyle bir mekana fazlasıyla layık bir şehirdir. Medresesiyle, tekke ve zaviyeleriyle, yetiştirdiği âlim ve şairlerle asırlar boyunca Anadolu’nun entelektüel hafızasına derin katkılar sunmuş bu kadim şehir, tarihin her döneminde bir kültür merkezi olmuştur. Bugün bu sahaf, o köklü ilim geleneğinin mütevazı fakat onurlu bir halkası olarak Erzurum Kalesi’nin hemen gölgesinde, şehrimizin belleğini en yoğun taşıyan noktalardan birinde kuruluyor. Taşın tarihe, kelimenin geleceğe tanıklık ettiği bu mekân, daha ilk günden itibaren anlamlı bir buluşma noktası olacaktır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar hep birlikte açılış kurdelesini kesti ve tarih konaktaki sahafı gezdi.
05 Mayıs 2026 Salı - 16:01 Erzurum’da ‘Zirvede kadın var’ programı düzenlendi Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde çalışmalarını sürdüren TOBB Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu ev sahipliğinde, "Zirvede kadın var-Erzurum’da buluşuyoruz" başlığıyla ETSO Meclis Salonu’nda gerçekleşti. "Üreten kadın, güçlü gelecek demektir" Programda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Erzurum Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Kübra Alioğulları, Erzurum’un sert ikliminde yetişen kadınların gerçekten mert olduğunu ifade ederek, "Sadece kırsalda değil; şehirde, bürokraside, girişimcilikte, akademide ve siyasette kadınlarımız her alanda var ve farkını ortaya koyuyor. Tarihten bugüne başarıya ortak olmuş, bugün de üretmeye devam eden çok güçlü bir kadın potansiyeline sahibiz. Yaklaşık 2.5 yıldır Kadın Girişimciler Kurulu’nda aktif olarak çalışıyorum. Bu süreçte en büyük motivasyonum, bu güçlü kadınların hikâyelerine dokunabilmek ve onların yolculuğuna küçük de olsa katkı sağlayabilmek oldu. Çünkü biz şuna inanıyoruz: Üreten kadın, güçlü gelecek demektir. Üreten bir kadın sadece kendi hayatını değil; bir aileyi, bir toplumu ve hatta bir ülkenin geleceğini değiştirebilir. Kadın istihdamı arttıkça refahın artacağını, kadın girişimciliği güçlendikçe yarının daha sağlam kurulacağını çok iyi biliyoruz" dedi. "Kadınların güçlü öyküleri var" Zirvede Kadın Platformu Kurucusu ve Proje Lideri Seyhan Koçak ise yaptığı konuşmada, "İyi ki birlikteyiz, iyi ki ben de bugün buraya gelebildim ve sizlerle birlikte olabildim. Birbirimize dokunduğumuz ve dayanışma içerisinde yol alabildiğimiz sürece kadının emeğini, gücünü ve görünürlüğünü daha ileriye taşıyabiliriz. Yereldeki kadının mücadele hikâyesinin çok daha anlamlı olduğunu düşünerek bu platformu kurmak istedim. Çünkü bambaşka hikâyeler, bambaşka hayatlar var. Farklı coğrafyalarda farklı kadınların güçlü öyküleri var. Bugün bu hikâyelere kulak kabartacağım" diye konuştu. "Birbirimize vizyon katacak programlarda bir araya gelmek çok kıymetli" Erzurum Vali Yardımcısı Didem Dinç Özay da konuşmasında, "Birbirimize vizyon katacak programlarda bir araya gelmek çok kıymetli. Bu ortamlarda samimi olabilmek, dertleşebilmek, birbirimize artımızla eksimizle, mutluluklarımızla ve zorluklarımızla yaklaşabilmek çok önemli. Çünkü bugün ‘kadın’ her yerde konuşulan bir kavram haline geldi. İş hayatında, ev hayatında İnternette aradığınızda binlerce makale bulabilirsiniz. Ama belki de atladığımız bir nokta var: Bizler kadın kadına, kadınlığı konuşmayı unutuyoruz" ifadelerini kullandı. Program, katılımcıların başarı hikâyelerini anlatmasıyla sona erdi.
05 Mayıs 2026 Salı - 15:46 İlaç firmaları Atatürk Üniversitesinde bir araya geldi; Hedef: İlaçta Ar-Ge ve yerli üretim ile sağlıkta tam bağımsız Türkiye Atatürk Üniversitesi, Kuzeydoğu Anadolu Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) kapsamında Türkiye’nin ilaç sektörüne yön veren önemli temsilcilerini bir araya getiren kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. "İlaçta Vizyon: Kamu, Sektör ve Bilim Zirvesi" başlığıyla gerçekleştirilen toplantı; sağlıkta yerli ve milli üretim hedefleri doğrultusunda atılan stratejik adımlar açısından dikkat çekti. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ev sahipliğini yaptığı zirveye, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar başkanlığında; Humanis, Berko, Bilim, Deva, Sanovel, İlko, Sanofi, World Medicine, Roche, Eczacıbaşı ve GSK gibi sektörün öncü firmalarının üst düzey yöneticileri ve temsilcileri katıldı. Kamu, özel sektör ve akademiyi buluşturan toplantıda; ilaçta Ar-Ge, yerli üretim kapasitesinin artırılması, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası rekabet gücü gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, sektör ve akademi aynı masa etrafında buluştu; İlaçta yerli üretim ve stratejik iş birlikleri masaya yatırıldı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, zirveye ilişkin yaptığı değerlendirmede, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp, ülkenin stratejik alanlarında yol gösterici bir rol üstlendiğini vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Kamu, sektör ve bilimi aynı çatı altında buluşturan bu tür organizasyonlar; ülkemizin sağlık alanındaki bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında kritik öneme sahiptir. Atatürk Üniversitesi olarak ilaç ve biyoteknoloji alanında güçlü bir vizyon ortaya koyuyor, paydaşlarımızla birlikte somut çıktılar üretmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Zirvede yapılan görüşmelerde, Türkiye’nin ilaç sektöründe dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejiler, üniversite-sanayi iş birliklerinin artırılması ve yenilikçi üretim modellerinin geliştirilmesi ön plana çıktı. Katılımcılar, özellikle son yıllarda hız kazanan yerli ilaç üretimi ve biyoteknolojik yatırımların, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracağı konusunda görüş birliğine vardı. Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşma; yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de sağlık politikalarına yön verebilecek nitelikte bir platform olarak değerlendirildi. Zirvenin, sürdürülebilir iş birliklerinin temelini oluşturması ve Türkiye’nin sağlıkta bağımsızlık vizyonuna katkı sağlaması bekleniyor.
Kamuda kalite yönetim sistemi duyarlılığı
24 Ekim 2024 Perşembe - 12:27 Kamuda kalite yönetim sistemi duyarlılığı Erzurum Valiliği tarafından Yönetim Sistemleri Eğitimleri kapsamında düzenlenen “TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti ve Müşteri Şikayetleri Yönetimi Eğitimleri” 112 Acil Çağrı Merkezi Eğitim Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Erzurum’daki resmî kurum temsilcilerinin katılımıyla 5 gün boyunca sürecek olan eğitim; temel eğitim, iç tetkik ve çalıştaydan oluşuyor. Eğitimin üçüncü gününde uygulamalı derslere başlayan katılımcılar, Türk Standartları Enstitüsü Marmara Eğitim Müdürlüğü Uzmanı Fuat Özkök’ten eğitim aldı. Eğitim programı hakkında katılımcıları bilgilendiren Eğitim Uzmanı Özkök, “TS ISO 10002 Yönetim Sistemi, müşteri memnuniyeti ve kuruluşlarda müşteri şikayetlerinin ele alınmasına yönelik bir standart. Bu sistem kuruluşlarda vatandaş etkileşimi, memnuniyeti ve vatandaşlardan gelen istek, öneri, tavsiye, takdir etme gibi geri beslemeler de dahil olmak üzere vatandaş şikâyet ve taleplerini alan, bunları anlayan, çözümleyen, genel olarak yönetmeyi sağlayan bir standart. Temel anlamda vatandaş memnuniyetini sağlamaya ve sürdürmeye odaklanan bir standart. Dolayısıyla Valilik ve bağlı kuruluşlarla vatandaş etkileşimli bütün kurumlarda geçerli bir standart diyebiliriz.” dedi. ISO 10002 Standardı Nedir? ISO 10002, kurum ve kuruluşlardaki müşteri şikayetleri ile ilgilenen müşteri memnuniyeti kalite yönetim sistemidir. Müşteri şikayetlerinin incelenmesine ilişkin yönergeler içeren ISO 10002, organizasyon içindeki ürün ve hizmetlerle ilgili şikayetlerin işlenme sürecine rehberlik eder. Bu sürece planlama, tasarım, işletme, bakım ve iyileştirme gibi aşamalar da dahildir.
Erzurum’da 300 okul yöneticisine "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" anlatılıyor
24 Ekim 2024 Perşembe - 10:09 Erzurum’da 300 okul yöneticisine "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" anlatılıyor Erzurum’da 81 ilden gelen 300 okul yöneticisine "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde eğitim veriliyor. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ve öğrencilerin 21. yüzyıl becerileri ile donatılmasını hedefleyen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında, "Okul Yöneticilerine Güncellenen Öğretim Programlarının Tanıtılması ve Program Liderliği Becerilerinin Kazandırılması Projesi" kapsamında Öğretim Liderliği Eğitici Eğitimi Kursu"nun açılışı Erzurum Aziziye Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü’nde gerçekleştirildi. Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Araştırma Geliştirme ve Projeler Daire Başkanı Ercan Yıldız ve Erzurum İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız , Prof. Dr. Adnan Taşgın, Prof. Dr. İsmail Seçer, eğitim görevlileri ve 81 ilden gelen okul yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirilen açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız’ın açılış konuşmalarının ardından, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ercan Yıldız’ın konuşmaları ile devam eden programın açılışı hatıra fotoğrafı ve eğitimle devam etti. 21-25 Ekim 2024 tarihleri arasında devam edecek olan eğitici eğitim kursunda; 81 il genelinden katılan 300 okul yöneticisine otuzar saatlik eğitici eğitimi verilmesi hedefleniyor. Eğitici eğitimi kursu sonrasında; kursu tamamlayan 300 okul yöneticisi tarafından kendi illerindeki okul yöneticilerine mahalli eğitimlerin düzenlenmesi planlanıyor.
Atatürk Üniversitesi’nde bilimsel teşvik töreni ağustos ve eylül ayı ile devam ediyor
24 Ekim 2024 Perşembe - 09:23 Atatürk Üniversitesi’nde bilimsel teşvik töreni ağustos ve eylül ayı ile devam ediyor Atatürk Üniversitesi, ulusal ve uluslararası bilim camiasında adından söz ettiren akademisyenlerini ödüllendirmek amacıyla düzenlediği Bilimsel Teşvik Törenlerine bir yenisini daha ekledi. Üniversitenin akademik başarılarını teşvik etme ve bilimsel çalışmaları destekleme misyonuyla gerçekleştirilen törenle, Ağustos ve Eylül aylarında başvuru yapan öğretim üyelerine ödüllerini takdim edildi. “Köklü Üniversite, Güçlü Bilim, Parlak Gelecek” misyonu çerçevesinde bilimsel araştırmalara verilen önemi bir kez daha vurgulayan Atatürk Üniversitesi, her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği bilimsel teşvik ödülleriyle akademik kadrosunu desteklemeyi sürdürüyor. Bu çerçevede hazırlanan ödüller; bilimsel yayınlar, patentler, projeler ve üniversitenin katkılarıyla ön plana çıkan akademisyenlere verildi. Rektör Hacımüftüoğlu: “Yapılan çalışmalar bizleri gururlandırıyor” Tören, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlendi. Akademisyenlerin üstün gayretlerini ödüllendiren ve onları bilimsel çalışmalara teşvik eden Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, törende yaptığı konuşmada akademisyenleri tebrik ederek şunları dile getirdi: “Üniversite yönetimi olarak, akademik çalışmaların ve araştırmaların her türlü destekle arkasında duruyoruz. Bilim insanlarımızın değerli çalışmalarıyla sadece üniversitemizi değil, ülkemizi de bilim dünyasında gururla temsil ettiklerini görmek bizleri mutlu ediyor. Yaz tatili Ağustos ayı ödüllerini de birlikte verdiğimiz bu törende, öğretim üyelerimizin başarılarını kutlamaktan ve onları teşvik etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.” Rektör Hacımüftüoğlu, ayrıca üniversitenin bilimsel araştırmalara verdiği desteğin süreceğini ve uluslararası alandaki iş birliklerinin daha da güçlendirileceğini belirtti. Eğitim kalitesini artırma, bilimsel çalışmalara olan desteği yaygınlaştırma ve üniversiteyi uluslararası alanda daha yüksek bir noktaya taşıma hedeflerinin bir arada yürütüldüğünü vurguladı. Üniversitenin bilimsel üretkenliğine katkı sunan akademisyenler ödüllendiriliyor Bilimsel teşvik ödüllerine layık görülen akademisyenler, gerçekleştirdikleri projeler, aldıkları patentler ve uluslararası düzeydeki yayınlarıyla ön plana çıktılar. Üniversitenin bilimsel üretkenliğine büyük katkı sağlayan bu isimler, ödüllerini Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun elinden aldılar. Tören boyunca akademik camianın ortak başarıları kutlanırken, gelecekteki projeler için de moral ve motivasyon kazandırılmış oldu. Törenin sonunda ödül alan akademisyenler, Rektör Hacımüftüoğlu ve diğer katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirerek anı ölümsüzleştirdi. Bu tür törenlerin devam edeceğini belirten üniversite yönetimi, bilimsel teşvikle birlikte geleceğin başarılı projelerine ışık tutmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Canan öğretmenin gururu
23 Ekim 2024 Çarşamba - 13:02 Canan öğretmenin gururu Başarılı eğitimcilerden biri olan Canan Bağır Ulukurt, 24 Kasım öğretmenler günü sebebiyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kutlama programında Erzurum’u temsil edecek. Yakutiye Celal Akın İlkokulu öğretmenlerinden Canan Bağır Ulukurt, bugünlerde büyük bir gurur yaşıyor. Başarılı eğitimci, MEB tarafından düzenlenecek olan 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlama programında Dadaşlar diyarını temsil edecek. Deneyimli eğitimci şimdiden büyük bir heyecan içerisinde 24 Kasım tarihini bekliyor. Canan öğretmenin başarısı başta Okul Müdürü Orhan Çakıcı olmak üzere mesai arkadaşlarını, milli eğitim camiasını, öğrenci ve velileri sevince boğdu. Mutluyum gururluyum Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) gelen müjdeli haberle morali tavan yapan Erzurumlu eğitimci, sosyal medya hesaplarından gurur anlarını paylaştı. Celal Akın İlkokulu öğretmenlerinden Canan Bağır Ulukurt, “Mutluyum, gururluyum” başlığı ile MEB’den gelen müjdeli haberi sevenleriyle paylaştı. Canan Öğretmen paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Yapılan başvuruların değerlendirilmesi sonucu ilde en yüksek puanı alarak 24 Kasım öğretmenler günü sebebiyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kutlama programına Erzurum’u temsil etmek üzere yılın öğretmeni olarak seçilmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum. Erzurum’u, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü, Celal Akın İlkokulu’nu ve Erzurum’da görev yapan kıymetli öğretmen arkadaşlarımı temsil edecek olmaktan dolayı çok mutluyum.” Bana destek olan herkese teşekkürler Başvuru sırasında desteklerini esirgemeyen Celal Akın İlkokulu Müdürü Orhan Çakıcı, Müdür Yardımcıları Tahsin Okumuşoğlu ve Erkan Çelik’e müteşekkir olduğunu belirten Canan Öğretmen, “MEB’den şahsım adına gelen bu müjdeli habere benim kadar sevinen kıymetli arkadaşlarıma, her yaptığım işte yanımda olan sevgili eşim Cemil Ulukurt’a, projeler sırasında onları ihmal etsem de anlayış gösteren çocuklarıma , benimle her zaman gurur duyan babama, anneme ve kardeşime, bu başarının en önemli destekçileri olan sevgili öğrencilerime ve değerli velilerime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.