Yerel Haberler
Erzurum
Vali Mustafa Çiftçi: "Erzurum huzur şehri"
09 Ekim 2024 Çarşamba - 12:50 Vali Mustafa Çiftçi: "Erzurum huzur şehri" Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, halkın huzur ve güvenliği için asayiş noktasında alınması gereken tüm tedbirlerin titizlikle uygulanmaya devam ettiğini belirtti. Aylık asayiş değerlendirmesinde toplantısında değerlendirmelerde bulunan Erzurum Valisi Çiftçi, güvenli bir il olan Erzurum’da ilgili kurumların alınan tedbirleri ve uygulamaları ile vatandaşa huzurlu bir ortam oluşturmak için var gücüyle sahada olduğunu anlattı. Düğünlerle ilgili genelge yolda Geçtiğimiz aylarda tarihi ve kültürel mirasın korunması maksadıyla, tabyaların korunmasıyla ilgili bir valilik genel emri yayınladığını hatırlatan Vali Çiftçi, "Bu genelgenin ardından yine kamuya açık alanlarda mesire alanlarında, tarihi ve kültürel tabyalarda, kale çevresinde, köprü altlarında bunun gibi kamuya açık olan yerlerde de açıkta ve başkalarını rahatsız edecek şekilde alkol alınmasına yönelik bir kısıtlama getirmiştik. Nasip olursa bu hafta içinde veya en geç önümüzdeki hafta da düğün konvoylarına düğünlerde gelişi güzel silah atılmasına yine başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle yönelik olarak bir valilik genel emri yayınlayacağız. Amacımız vatandaşımızın hem can ve mal güvenliğini temin etmek. Böylece ilimizin daha huzurlu ve daha yaşanabilir olmasını sağlamak ve kişisel özgürlükleri de teminat altına almak, yayımladığımız Valilik Genel Emirlerinin gayesi maksadı bu şekilde” diye konuştu. Bazı suçlarda önemli düşüşler var Asayiş olayları denildiği zaman, asayiş olaylarının alt başlıkları olduğunu anlatan Vali Çifçi, “Bunlar kişiler kişilere karşı işlenen suçlar, mal varlığına karşı işlenen suçlar. Devlete ve millete karşı işlenen topluma karşı işlenen suçlar ve takibi gereken olaylar başlığı altındaydı. Yani asayiş suçları dediğimiz zaman bu alt başlıkların anlaşılması gerekiyor. Bunların içerisinde en önemli olanları kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçlar. Bunlar çok önemli. Şimdi bu toplantımızda daha çok kişilere karşı işlenen suçlar ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda bir tespit yapacağım. Bunlarla ilgili detaylı bilgi vereceğim. Şimdi ilimizde kişilere karşı işlen on önemli suça kısaca bir göz atacak olursak; hakaret ve tehdit suçları hariç olmak üzere diğer sekiz tane suç türünde bir düşüş olduğunu memnuniyetle ifade edebilirim. Yani hakaret ve tehdit suçlarında bir artış var. Ama bunun dışında diğer sekiz önemli suç çeşidinde bir azalma var. Bir örnek vereyim. Mesela cinsel saldırı suçlarında yüzde kırk üçlük bir azalma var. Geçen senenin dokuz ayına göre. Bu senenin dokuz ayında cinsel saldırı suçlarında yüzde kırk üç, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarında yüzde kırk, konut dokunulmazlığını, ihlal suçlarında yüzde otuz iki oranında bir düşüş var. Bunlar kişilere karşı işlenen suçlardan memnuniyetle ifade edebilecek yine kişilere karşı işlenen on önemli suç tipinde geçen sene emniyetimizin ve jandarmamızın birlikte aydınlatma oranları ortalama olarak söylüyorum. Geçen seneki aydınlatma oranları yüzde doksan sekiz nokta yetmiş beşken, Bu sene aydınlatma oranlarımız yüzde doksan dokuz nokta yetmiş dokuz şeklinde. Yani geçen seneye göre bir nokta sıfır beşlik bir artış kaydetmişiz. Bunun bir başka ifadeyle söylemek gerekirse; yani neredeyse kişilere karşı işlenen tamamını emniyetimiz ve jandarmamız aydınlatmış gözüküyor. Bu da ilimiz açısından memnuniyet verici bir husus” dedi. Dolandırıcılık olayları azalmıyor, Hırsızlık olaylarında düşüş var Erzurum Valisi Çiftçi, mal varlığına karşı işlenen suçlarla ilgili olarak da yaptığı değerlendirmede, "Mal varlığına karşı işlenen suçlarda da dokuz önemli suç kiti var burada da. Bunların dolandırıcılık suçları hariç diğer sekizinde yine bir yüksek oranda düşüş olduğunu ifade edebilirim ilimiz açısından. Bu sene ilimizde hiç kapkaç olayı olmadı, suçu oluşmadı. Bunun yanında oto hırsızlığı da olmadı. Bu ikisi sıfır. Bu sene içerisinde dokuz aylık verileri ifade ediyorum. Bunun dışında mesela mal varlığına karşı işlenen suçlarda motosiklet hırsızlığı yüzde seksen altı oranında bir düşüş kaydetti. Evden hırsızlık yüzde yetmiş bir oranında azaldı. Şimdi dolandırıcılık suçlarını hariç tuttum. Senenin başında ilk yaptığım toplantıda bilgilendirme toplantısında Şubat ayında hatırlıyorum. Geçen seneye göre dolandırıcılık suçlarında yüzde yüz otuz yedilik bir artış olduğunu söylemiştim. İlk yaptığımız bilgilendirmede bugün itibariyle yani ilk dokuz aylık geçen senenin dokuz ayıyla bu seneyi karşılaştırdığımızda bu oran yine geçen sene göre yüzde yirmi altı oranında yüksek. Yani düşmüş, her ay geçtikçe düşüyor. Ama tamamen de önüne geçebilmiş değiliz. Şimdi mal varlığına karşı işlenen suçlarda da aydınlatma oranlarını ifade etmem gerekiyor. Dokuz önemli suçtan bahsetmiştim. Geçen sene aydınlatma oranımız emniyet ve jandarmayı ortak olarak veriyorum yine. Yüzde seksen dört nokta on dört iken bu sene yüzde doksan iki nokta kırk dörde yükselmiş. Neredeyse sekiz puanlık bir artış var. Geçen seneye göre mal varlığına karşı işlenen suçların aydınlatma oranı. Bu da Türkiye ortalamasının üzerinde bir rakam. Yani Erzurum’un suç aydınlatma oranı var, mal varlığına karşı işlenilen suçlarda aydınlatma oranları Türkiye ortalamasının üzerinde. Valilik olarak tabii öncelikli görevimiz idari kanunundan kaynaklanan görevimiz. Vatandaşımızın can ve mal güvenliğini temin etmek. En öncelikli görevimiz bu. Bunu da emniyet ve jandarmamız vasıtasıyla yerine getiriyoruz. Sahadaki personelimiz, emniyet müdürümüz, jandarma komutanımız bütün sıralı amirlerimiz sağ olsunlar fedakar bir çalışma yürütüyorlar. Yani ilimizin daha huzurlu, daha güvenli olması için ben bütün askerimize, polisimize, güvenlik korucularımıza, sıralı amirlerimize, emniyet müdürümüze, jandarma komutanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. İlimizin bu rakamları yakalamasında onların ciddi payları var. Aynı zamanda ilimizde kanunlara başkalarının hukukunu gözeten vatandaşlarımızın da hakkını korumak için çalışmalarımızı bundan sonra da titizlikle yürüteceğimizi yine sizlerin vasıtasıyla ben kamuoyuna deklare etmek istiyorum” şeklinde konuştu. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi başkanlığında gerçekleştirilen asayiş toplantısına Emniyet Müdürü Kadir Yırtar ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Doç. Dr. Engin Avcı da eşlik etti.
SGK İl Müdürü Durmuş; “Kayıt dışı istihdam ile mücadele önemli”
09 Ekim 2024 Çarşamba - 11:48 SGK İl Müdürü Durmuş; “Kayıt dışı istihdam ile mücadele önemli” Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nizamettin Durmuş, kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında il genelinde bir dizi çalışma içerisinde olduklarını belirtti. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında her yıl rehberlik ve bilgilendirme amaçlı faaliyetler gerçekleştirdiğini anlatan SGK İl Müdürü Nizamettin Durmuş, Kayıt dışı istihdamın çok yönlü bir sorun olmasından dolayı SGK tarafından ülke genelinde her yıl kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında rehberlik ve bilgilendirme amacıyla sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına ziyaretler yapıldığını söyledi. Ülkemizin ve sosyal güvenlik sisteminin en önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdam çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesi olduğunu anlatan SGK İl Müdürü Nizamettin Durmuş, şunları kaydetti; “Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir. Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte aynı zamanda hem çalışanlar hem de işverenler açısından bir zorunluluktur. Yani işverenlerin çalışanlarını sigortasız olarak çalıştırma hakları olmadığı gibi çalışan kişilerin de sigortasız çalışmayı istemek gibi bir hakları söz konusu değildir. Bu şekilde çalışmayı isteyen kişilerin sigortasız çalıştırıldığının tespiti halinde işverenlere yönelik yaptırımlar uygulanmakta işverenler kendilerince kötü niyetli olmamalarına rağmen mağdur olabilmektedirler. Özellikle emekli aylığı alan, dul ve yetim aylığı alan, sosyal yardım alan veya bakmakla yükümlü konumunda olan bazı kişilerin sigortasız çalışma konusunda daha istekli oldukları bilinmektedir. Bu kimselerin sigortasız çalışma konusundaki talepleri karşısında işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri tespiti halinde mağduriyet yaşamamaları amacıyla gerekli dikkati göstermeleri gerekmektedir. Kayıt dışı istihdamın toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde birçok olumsuz etkisi bulunmakta, ayrıca hem çalışanlar ve işverenler hem de devlet açısından birçok olumsuz etkiye yol açmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir işçinin emekli olma hakkı yoktur. Çalışamaz duruma geldiğinde malullük aylığından yararlanamaz. Hayatını kaybetmesi durumunda geride kalan eş ve çocukları ölüm aylığı hakkından yararlanamazlar. İşsizlik sigortasından faydalanamazlar. Genel sağlık sigortası primlerini kendileri ödemek zorunda kalabilir. İş kazası ve meslek hastalığına karşı alınması gereken önlemlerden yoksun olarak çalışmak zorunda kalırlar. Ücret ve diğer sosyal haklar konusunda Kanunların sağladığı korumadan yoksun olarak daha kötü şartlarda çalışırlar. İhbar ve kıdem tazminatından yoksun kalır ve yıllık izin, haftalık izin, doğum izni gibi haklardan yararlanamazlar. Yapılacak denetimler ve tespitler sonucunda kayıt dışı işçi çalıştıran işverene yüksek tutarlarda idari para cezası uygulanır. Bunun sonucunda işyerinin kapanması riski de vardır. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverene uygulanacak idari para cezası işverenden işverene ve tutmakla zorunlu oldukları belgeye göre çeşitlilik gösterir. Örneğin bir yıl bir işçiyi kayıt dışı çalıştırdığının denetim sonucu anlaşılması halinde idari yaptırımı 14 asgari ücrete kadar para cezasıdır. Ayrıca bu çalışmalara ait primler gecikme cezası ve faiziyle birlikte tahsil edilir. Bu işyerlerinin yararlanmakta olduğu sigorta prim teşvikleri durdurulur. Devlet ve özel sektör tarafından sağlanan teşvikler ile hibe ve kredi avantajlarından faydalanılamaz. Yaşanacak iş kazası ve meslek hastalıkları karşısında devlete ve işçilere karşı idari ve adli yükümlülükler doğar. Haksız rekabete neden olur ve piyasa dengesinin bozulmasına zemin hazırlar. İşverenlerin vergi avantajı sağlayan indirim ve gider yazma gibi avantajlardan yararlanma hakkı olmaz. İşyerinde çalışanların verimliliği ve motivasyonu azalır. Vergi ve prim kaybına sosyal güvenlik açığına neden olur. Sosyal güvenlik sisteminde çalışan/emekli dengesinin bozulmasına neden olur. Primsiz ödemelerin artmasına neden olur. Gelir dağılımının bozulmasına ve kaynak dağılımında etkinliğin bozulmasına neden olur. Ekonomik verilerin güvenirliliğine zarar verir ve ekonomik kararların öngörülen etkileri oluşturmasına engel olur.” Alo 170 7 gün 14 saat hizmet veriyor Çalışanların çalışmalarının işverenler tarafından bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebileceği birçok yol bulunduğunu söyleyen Durmuş, “Çalışanlar PTT’den alınan e-devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr adresinden sorgulama yapabilirler. Yine 7 gün 24 saat “ALO 170” Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezini arayabilirler. İl ve ilçelerde bulunun tüm Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri veya Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvurarak da sigortalı olarak bildirilip bildirilmediği ve hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Çalışanlar sigortasız çalıştırıldıklarını ya da ücretlerinin veya çalışma sürelerinin eksik bildirildiğini düşündüklerinde ihbar ve şikayetlerini ALO 170’e, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezine veya CİMER yani Cumhur Başkanlığı İletişim Merkezi üzerinden de iletebilirler” dedi. İşverenlerce çalıştırılacak kişi yabancı uyruklu ise önceden çalışma izni alınması gerektiğini anımsatan Durmuş açıklamasını şöyle sürdürdü; “Çalışma izni talep edilen işyerinde en az 5 Türkiye vatandaşı istihdamı aranmaktadır. Yabancı uyruklu çalışana ödenecek aylık ücret miktarının yabancı çalışanın görev ve yetkinliği ile bağdaşır seviyede olması zorunludur. Buna göre yabancı çalışana ödenecek ücretin en az başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret tutarı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenen seviyede olması gerekmektedir. Çalışma izni bulunmayan yabancı uyruklu kişiyi çalıştırırsanız her bir yabancı uyruklu kişi için ödeyeceğiniz idari para cezası tutarı 2024 yılı için 56.752 TL’dir. İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay ödenmek zorundadır. Kaçak yabancı işçi çalıştıran işveren, yabancı kişinin ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderleri ile ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını da karşılamak zorunda kalabilmektedir. Türkiye genelinde işveren tarafından çalıştırılan işçi sayısının 5 ve üzerinde olması halinde çalıştırılan işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin kanuni kesintileri düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla ödenmesi zorunludur. Bu ödemelerin banka aracılığıyla yapılmaması durumunda işverenlere 2024 yılı için her işçi ve her ay için 1.514 TL idari para cezası uygulanır.”