Yerel Haberler
Erzurum
Otizmli iki çocuğunu tek başına büyüten annenin Anneler Günü yine buruk geçiyor 10 Mayıs 2026 Pazar - 18:10:20 Erzurum’da yaşayan 48 yaşındaki Dilek Eraçıkar, doğuştan otizmli iki çocuğunu yıllardır tek başına büyütmenin mücadelesini veriyor. Şiddet gördüğü eşinden 5 yıl önce boşanan Eraçıkar, hem sağlık sorunları hem de geçim sıkıntısıyla mücadele ederken, Anneler Günü’nü yine buruk geçiyor. Kirada yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle çalışamadığını belirten Dilek Eraçıkar, yıllardır çocuklarının eğitimi ve yaşamı için tek başına çaba gösterdiğini söyledi. 20 yaşındaki Melek Merve ile 18 yaşındaki Melik Emre Kulan’ın doğuştan otizmli olduğunu ifade eden anne Eraçıkar, çocuklarının bir işe girerek kendi hayatlarını kurmasını istediğini dile getirdi. Ev sahibiyle sorun yaşadığını ve evsiz kalma korkusu yaşadığını belirten Eraçıkar, tek isteğinin çocuklarının geleceğinin güvence altına alınması olduğunu söyledi. "Bugün Anneler Günü ama ben hiç mutlu olamadım" Dilek Eraçıkar, evliliğinin çok kötü geçtiğini ifade ederek, "Eşimden dayak, hakaret ve işkence gördüm. Çok huzursuz bir evlilikti. 5 yıl önce eşimden boşandım. Bu evlilikte biri kız, biri erkek iki özel gereksinimli çocuğum oldu. Kızım 20 yaşında, oğlum 18 yaşında. İkisi de otizmli. Hayat mücadelesi veriyorum. Tek başımayım. Çocuklarımı devlet okuluna gönderiyorum. Devletimiz özel eğitim konusunda destek oluyor Allah razı olsun ama ben çok yoruldum, çok çaresizim. Mesela bugün Anneler Günü. Ben de isterdim çocuklarım bana bir hediye alsın, Anneler Günü’nü kutlasın. Bu üzüntüyü yaşıyorum ama yapacak bir şey yok. Evim kirada. Çalışamıyorum, rahatsızım. Fıtığım var, yürüyemiyorum. İlaçlarla çocuklara bakmaya çalışıyorum. Ev sahibi yaza kadar çıkmamızı istedi. Hiçbir destekçim yok. Çocuklarıma iş arıyorum. Büyük kızımı okuttum, diplomasını aldım. EKPSS’ye de girdi ama işe giremedi. İşe girmesini çok istiyorum. Kendi düzenlerini kursunlar, sosyal hayata girsinler, hayatlarını yaşasınlar istiyorum. Bir özel çocuk annesi olarak tek duam çocuklarımın kendi hayatlarını sürdürebileceği bir düzenlerinin olmasıdır" dedi. "Başımızı sokacak bir ev istiyorum" Eraçıkar, eğer imkan olursa başlarını sokacak bir ev istediğini belirterek, "Çünkü çok çaresizim. Ev sahibiyle avukatlık sürecine girdik. Eşyalarım toplu halde duruyor. İmkanım yok, çocukları evden çıkaramıyorum. Allah büyüktür. Belki bir yerde bir imkan olur, çocuklarıma iş hakkı verilirse çok dua ederim. Tek isteğim çocuklarımın işe girmesi ve başımızı sokacak bir evimizin olması. Hasta ve rahatsızım. Tek başımayım, kimsem yok. İki çocuğumla yaşam mücadelesi veriyoruz. Bir anne olarak 20 yıldır mücadele ediyorum" diye konuştu. "Annem için bir hediye alamadığım için üzgünüm" Otizmli Melek Merve Kulan ise annesine Anneler Günü’nde hediye alamadığı için üzgün olduğunu söyleyerek, "Anneler Günü’nde anneme bir şey alamadığım için çok üzgünüm. Annem bize tek başına baktı, bizi büyüttü. Bütün zorluklara rağmen bizi bugünlere getirdi. Keşke kiramızı ödeyebilsek, kardeşimle birlikte anneme destek olabilsek. Onun yanında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak isterdim. Çok güzel bir hayatımız olurdu" ifadelerini kullandı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:13 Erzurum’da Anneler Günü’nde duygu dolu vefa ziyareti Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi, Anneler Günü dolayısıyla şehit ve gazi ailelerine yönelik anlamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu ve beraberindeki heyet, Anneler Günü kapsamında şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe ile Erzurum’da 21 yıldır polis gazisi oğluna büyük bir fedakârlıkla bakan anne Olcay Özonur’u ziyaret etti. Ziyaretlerde ailelere, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’in selamları iletildi. Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri olduğunu belirterek, Anneler Günü’nde bu ailelerin yanında olmanın kendileri için büyük bir sorumluluk ve vefa görevi olduğunu ifade etti. Ziyaretlerde duygu dolu anlar yaşandı. Kadın Meclisi heyeti, şehit ailesi ve gazi ailesiyle yakından ilgilenerek Anneler Günü’nü kutladı. Ailelere çeşitli hediyeler takdim eden heyet, vatan uğruna canını feda eden şehitlerin yakınlarının ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri arasında olduğunu vurguladı. Programın en duygusal anlarından biri ise gazi polis memuruna Türk bayrağı takdim edilmesi sırasında yaşandı. Kendisine hediye edilen bayrağı gören gazi polis memuru, duygularına hâkim olamayarak gözyaşlarına boğuldu. Ziyarette bulunanlar da bu anlamlı an karşısında büyük duygu yaşadı. Şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe’ye de Kadın Meclisi adına hediye takdim edildi. Heyet, şehit ailelerinin emaneti olan yakınlarının her zaman baş tacı olduğunu ifade etti. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, Anneler Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; fedakârlığın, vefanın ve minnetin hatırlandığı özel bir gün olduğunu belirtti. Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin hiçbir zaman unutulmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Bu topraklarda huzur içinde yaşıyorsak, bunu şehitlerimize, gazilerimize ve onların fedakâr ailelerine borçluyuz. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in ve Erzurum Kent Konseyi Başkanımız Sayın Hüseyin Tanfer’in selamlarını ailelerimize ilettik. Anneler Günü vesilesiyle şehit ailelerimizi ve gazilerimizi ziyaret ederek yanlarında olduğumuzu göstermek istedik. Vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz bizim için çok kıymetlidir. Onlara olan vefa borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz ancak bu ziyaretlerle gönül bağımızı diri tutmaya gayret ediyoruz." Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe, Anneler Günü’nde hatırlanmanın kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, "Böylesi özel günlerde yanımızda olunması bizlere güç veriyor. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkılması, ailelerimizin unutulmaması bizim için çok kıymetli. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum." dedi. Polis gazisi oğluna 21 yıldır büyük bir sevgi ve sabırla bakan anne Olcay Özonur ise ziyaretin kendilerini duygulandırdığını ifade ederek, "Bugün bizleri yalnız bırakmadılar. Anneler Günü’nde kapımızın çalınması, hatırlanmak ve değer görmek bizler için çok anlamlı. Evladım için gösterilen bu vefa ve verilen bayrak bizi çok duygulandırdı. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun." diye konuştu. Gazi polis memuru ise kendisine takdim edilen Türk bayrağı karşısında büyük duygu yaşadı. Kısa bir teşekkürde bulunan gazi polis memuru, "Unutulmadığımızı görmek çok güzel. Teşekkür ederim." ifadelerini kullandı. Kadın Meclisi üyeleri, ziyaretlerde ailelerle bir süre sohbet ederek şehit yakınları ve gazilerin toplumun ortak değeri olduğunu belirtti. Anneler Günü kapsamında gerçekleştirilen ziyaretler, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 17:09 Engelliler Haftası’nda hak temelli yaklaşım vurgusu Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şubesi tarafından Engelliler Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Dernek binası önünde gerçekleştirilen açıklamada, engelli bireylerin yaşadığı temel sorunlara dikkat çekilerek, sosyal politikalarda yardım temelli değil, hak temelli yaklaşımın esas alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe tarafından yapılan açıklamada, engelli bireylerin toplumun eşit ve hak sahibi yurttaşları olduğu ifade edildi. Efe, engelli bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları ortez, protez, tekerlekli sandalye, akülü sandalye, işitme cihazı ve diğer tıbbi malzemelerin lüks değil, hayati gereklilik olduğunu belirtti. Engelli bireylerin mevcut haklarının korunması gerektiğine dikkat çeken Efe, emeklilik haklarına erişimde yaşanan güçlükler, ÖTV muafiyetindeki kısıtlamalar, 2022 sayılı yasa kapsamındaki desteklerin yetersizliği ve evde bakım hizmetlerinde yapılan değişikliklerin engelli bireyleri olumsuz etkilediğini dile getirdi. Açıklamada, sosyal devlet ilkesinin engelli bireyleri yardıma muhtaç hale getirmek değil, bağımsız ve eşit bireyler olarak güçlendirmek olduğu vurgulandı. Efe, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerin eksiksiz uygulanması, kazanılmış haklara yönelik geriye gidişlerin durdurulması ve tıbbi malzemelere erişimin tam ve sürdürülebilir şekilde sağlanması çağrısında bulundu. "Yardım temelli değil, hak temelli sosyal politikalara ulaşmak dileğiyle" ifadelerine yer verilen açıklamada, sorunun engelli bireylerde değil, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıracak şartların yeterince oluşturulmamasında olduğu kaydedildi. Program, engelli bireylerin haklarına yönelik farkındalık oluşturulması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi çağrısıyla sona erdi.
Kent Konseyi Başkanı Tanfer’den, 30 Ağustos mesajı
30 Ağustos 2024 Cuma - 13:04 Kent Konseyi Başkanı Tanfer’den, 30 Ağustos mesajı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Tanfer, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesinin dünya tarihinin görmüş olduğu en büyük meydan muharebelerinden biri olduğunu kaydetti. 30 Ağustos’un zorlu bir savaştan sonra tükenme noktasına gelen milletimizin küllerinden yeniden doğduğu bir zafer olduğunu kaydeden Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi; “1071 Malazgirt’le milletimize açılan Anadolu kapısını kapatmak ve Türkleri Anadolu’dan sürmek için var güçleri ile saldıran işgalcilere, 30 Ağustos’ta büyük bir ders verilmiş, ecdadımızın kanları ile yoğrulmuş Anadolu topraklarını kimseye yar etmeyeceğimiz dost-düşman tüm dünyaya duyurulmuştur. Kahraman ordumuz; sarsılmaz imanı, güçlü iradesi ve engin kararlılığı ile şanlı bir zafere daha imza atmıştır. Büyük taarruz sayesinde, vatan toprakları düşmandan arındırılmış ve istiklal mücadelemiz hak ettiği büyük zaferle taçlanmıştır. Ülkemizin düşman işgalinden kurtuluşunu, ulusumuzun bağımsızlığını müjdeleyen 30 Ağustos Zaferi’nin 102.yıldönümünü milletçe birlik ve beraberlik içerisinde büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. ‘Ya istiklal, ya izmihlal’ söylemi ile girdiği kutlu savaştan alnının akı ile çıkan şanlı ecdadımız, bu zaferle boyunduruk altındaki birçok mazlum millete de örnek olmuştur. 30 Ağustos; ırkı, mezhebi, düşüncesi ne olursa olsun vatan savunması için canını ve malını feda edenlerin kazandırdığı kutlu bir zaferdir. Bizler, o günün zor şartlarında inanılmaz bir destan yazan ecdadımızın emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılmak için var gücümüzle çalışacağız. İşgalcilerin o gün başaramadığını bugün çeşitli terör örgütleri eliyle, 15 Temmuz darbe girişimiyle, ekonomik operasyonlarla başarmaya çalışanlar olduğunu biliyoruz. Milletimiz tek yürek olarak tüm oyunlarını bozacak; ülkemizin 2053 hedefine emin adımlarla ilerleyecektir. ’Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’ Bizler bir oldukça, iri oldukça ve diri oldukça hiçbir güç bizi yıldıramaz. Bu vesileyle milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için canlarını gözünü kırpmadan feda eden tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.”
Geleneksel Erzurumevleri’nde tandırevi
30 Ağustos 2024 Cuma - 11:37 Geleneksel Erzurumevleri’nde tandırevi Yasemin Şimşek, İbrahim Numan ve Mine Topçubaşı tarafından yapılan “Geleneksel Erzurum Evlerinde Yaşam Alanı: Tandırevi” araştırmasında ilginç tespitler yapıldı. Türklerin yayıldıkları coğrafyalarda yaşadıkları evlerin yüzyıllar boyu; yerel yapı malzemeleri ve yapım teknikleri, iklim özellikleri, gelenek görenekler ve hayat anlayışları ile şekillendiği ifade edilen araştırmada, “Fiziksel özellikleri farklılıklar gösterse de karakteristik özellikleri itibarıyla büyük benzerlikler taşımaktadır. Türk evi barınma işlevinin yanında, toplumun yaşama biçimi, alışkanlıkları, kültürel, ekonomik, sosyolojik ve politik yapısının fiziki mekâna dönüşmüş hâlidir. Halk kültürünün ayrılmaz bir parçası bu mekân, kent içerisinde fiziksel, kullanıcı faktörüyle birlikte toplumsal bir olgu olarak değerlendirilebilir.” denildi. “Erzurumevi önemli bir öğe” Bir yandan şehrin özellikleriyle, diğer yandan da halkın kültürüyle şekillenen Türk evi türlerinden birinin de Geleneksel Erzurum evi olduğu belirtilerek, ”Erzurum kenti, İpekyolu üzerinde bulunması nedeniyle tarih boyunca Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü görevi üstlenmiştir. Tarihi MÖ 4000’li yıllara dayanan Erzurum, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, göç yolları üzerinde olması dolayısıyla, kültürel etkileşimlere açık olmuştur. Binlerce yıl süren bu kültürel birikim ve etkileşim neticesinde; Geleneksel Türk evi mefhumu içerisinde kendine has biçimi ve malzeme özellikleri itibarıyla farklı bir yeri olan Geleneksel Erzurum evi meydana gelmiştir. Geleneksel Erzurum evinin en karakteristik öğesi ise ev yaşamının çoğunun geçtiği alan olan tandırevidir.” ifadesi kullanıldı. “Erzurumevleri’nde sofa” Geleneksel Türk evi olarak tanımlanan ev biçiminin, çok geniş bir coğrafyaya yayıldığı vurgulanan araştırmada şu ifadeler kullanıldı, “Bu alan içerisinde farklı iklim koşulları, malzeme imkanları, sosyal yaşam, dini inanç gibi kriterler sebebiyle evlerin kullanım biçimleri farklılık göstermektedir. Türk evinde yaşam alanı çoğunlukla sofadır, bölgelere göre açık/kapalı, iç/dış örnekleri vardır. Bunlardan farklı olarak, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşam alanı avludur. Doğu Karadeniz bölgesinde ise evin şekillendirici unsuru aşhane ve önünde bulunan açık ya da kapalı hayattır. Erzurum evlerinde ise sofa iklim koşulları itibariyle genel Türk evi kullanım işlevini yitirmiş odalar arası bir geçiş alanı olarak kullanılmaktadır. Girişte bulunan kapalı avlu ise yazları kullanılmakla birlikte kışları yine sadece bir geçiş alanı olarak işlevlenmiştir.” “Erzurumevi ve tandır” İklim koşulları, malzeme imkânları, dini inanç, sosyokültürel hayat, ev ve ev dışındaki hayat ayrımında, evin hâkimi kadının kullanım tercihleri gibi kriterlerle göre tandırevinin şekillendiği anlatılan araştırmada, “Erzurum evinin yaşam alanı içerisinde yemek pişirilmesi, yemek yenmesi, çamaşır yıkanması, oturulması hatta sekilerde yatılması gibi birçok işlevi barındıran yer tandırevidir. Tandırevi biçimsel olarak olmasa da fiziksel ve imgesel olarak evin merkezi ve aynı zamanda yaşam alanıdır.” denildi.
Uzmanlar; “Astım hastaları sigaradan kaçsın”
30 Ağustos 2024 Cuma - 11:12 Uzmanlar; “Astım hastaları sigaradan kaçsın” Astımın, hava yollarının ataklar (krizler) halinde gelen tıkanmaları ile kendini gösteren bir hastalık olduğunu ifade eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Eda Çelik, “Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hisseder.” dedi. Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap olduğunu ve bu nedenle hava yolu duvarının şiş ve ödemli olduğunu anlatan Doktor Eda Çelik, “Bu durum akciğerlerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku gibi uyaranlar ile hemen öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkar. Astım her yaştan bireyi etkileyebilen ve kontrol altına alınamadığında günlük aktiviteleri ciddi olarak sınırlayabilen kronik bir hastalıktır. Astım tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur.” dedi. “Belirtiler mevsimsel değişiklik gösterebilir” Astımın ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde ve her 100 çocuktan 13-15’inde görüldüğünü ifade eden Doktor Eda Çelik, “Öksürük nefes darlığı, göğüste baskı hissi ve hırıltılı solunum gibi belirtiler olur. Belirtiler tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelir. Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkar. Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelir. Bireye göre değişen bazı nedenler belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Belirtiler mevsimsel değişiklik gösterebilir. Astım hastalığını ortaya çıkarabilecek bir kan tahlili yoktur. Röntgen bulguları genellikle normaldir. Solunum fonksiyonu cihazları ile nefes ölçümleri (ilaçlı-ilaçsız) yapılarak tanı koyulur.” diye konuştu. “Allerjisi olduğu şeylere maruziyetten kaçınmalıdır” Astım tedavisinin amacının hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihabın ilerlemesinin engellenmesi ve iyileştirilmesi olduğunu hatırlatan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Eda Çelik, Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Bülten’inde kaleme aldığı yazıda, “Bu hedeflere ulaşabilmek için tedavinin bileşenlerini şu şekilde oluşturur. Hasta/hekim iş birliğinin geliştirilmesi. Risk faktörlerine maruziyetin tanımlanması ve azaltılması. Astımın değerlendirilmesi ve tedavisi, eşlik eden hastalıkların ortaya konması ve tedavisi, tıbbi tedavinin izlenmesi. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların hemen tümü nefesle alınan ilaçlardır. Bu şekilde ilaç akciğerlere daha hızlı, istenilen dozda ulaşır ve yan etkilerinden kaçınılmış olur. Astım belirtilerini tetikleyen risk faktörleri bireylere özgü olarak tanımlanmalı ve bu faktörlere maruz kalmaktan kaçınarak ya da en azından maruziyeti azaltarak astım belirtileri ve ataklarının gelişmesini engellemeye yönelik önlemler mümkün olduğunca her yerde yaşama geçirilmelidir. Hasta eğer varsa allerjisi olduğu şeylere maruziyetten kaçınmalıdır. Astımlı hasta sigara içmemeli veya pasif etkileniminden de kaçınmalıdır. Her hasta güncel tedavi planı, bu tedaviye uyum ve astım kontrol düzeyinin belirlenmesi açısından düzenli olarak değerlendirilmelidir. Muayene ve değerlendirmelerin sıklığı astımın başlangıçtaki şiddetine göre değişir. Tipik olarak hastalar ilk tedavi başlandıktan sonra 1-3 ay arasında ve daha sonra her 3-4 ayda bir değerlendirilmelidir.”
Bedir’den 30 Ağustos mesajı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 17:43 Bedir’den 30 Ağustos mesajı Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Erzurum Şubesi Başkanı Fehmi Bedir, 30 Ağustos Zaferi’nin 102. Yıldönümü nedeni ile bir mesaj yayınladı. ADD Erzurum Şube Başkanı bedir mesajında, “30Ağustos Zaferi Türk Milletinin yabancı işgalcilere karşı bağımsızlık mücadelesinin en önemli zaferlerinden birisidir. Bu mücadele Türk Milletinin ulusal onurunu, bağımsızlığını ve özgürlüğünü koruma iradesinin bir eseridir” dedi. Bedir, mesajında şu ifadeler yer verdi; “Bugün, 30 Ağustos Zaferi’nin 102.Yıldönümü. Bütün Milletimize kutlu olsun. 30 Ağustos Zaferi Türk Milletinin yabancı işgalcilere karşı bağımsızlık mücadelesinin en önemli zaferlerinden birisidir. Bu mücadele Türk Milletinin ulusal onurunu, bağımsızlığını ve özgürlüğünü koruma iradesinin bir eseridir. Yurdumuzun işgal edilme başlangıcı Osmanlı Devleti’nin müttefikleri ile girdiği 1.Dünya Savaşı’nın yenilgisiyle sonuçlanması ve imzalanan Mondros Ateşkesi Antlaşmasıdır. Bu antlaşma ile Türk orduları dağıtılmış, silahlarına el konulmuş, donanma esir alınmış, Boğazlar ve diğer stratejik bölgeler işgal edilmiş, böylece Türk Milletinin eli kolu bağlanmıştır. Bu antlaşmanın hükümleriyle yetinmeyen emperyalist güçler, vatanımızı dört bir taraftan işgale başlamışlardır. Vatanın bütünlüğü, Milletin varlığı ve geleceği büyük tehlike altına girmişti. Bu büyük tehlike karşısında padişah ve İstanbul Hükümeti, milleti başsız bırakmış, işgalcilerin merhametine sığınarak varlıklarını korumaya çalışmışlardır. Böyle bir kara tehlike karşısında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Milletimiz ayağa kalkmış, “Milletin geleceğini yine Milletin azmi ve kararı kurtaracaktır” şiarıyla mücadeleye atılmıştır. Uzun ve kanlı mücadele sonunda Doğuda Ermenilere, Güneyde Fransızlara ve İtalyanlara, Pontus çetelerine ve iç düşmanlara karşı zaferler kazanılmıştır. En son olarak ta emperyalist ülkelerin para ve silahlarla donatıp vatanımızın bağrına bir hançer gibi soktukları Yunan ordusuna karşı Büyük Zafer kazanılmış, 9 Eylülde de Yunan ordusu denize dökülmüştür. Mustafa kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılmış bu eşsiz zafer, dünyada emperyalist işgalcilere karşı kazanılmış ilk zaferdir. Bu zafer aynı zamanda, dünyada emperyalizmin zulmü ve sömürgeciliği altındaki mazlum milletlerine kurtuluş ışığı yakmıştır Bu zaferle yurdumuzun tamamı işgalcilerden temizlenmiş, Türk Milletinin kayıtsız şartsız egemenliğine dayanan bağımsız Türk Devletinin temelleri atılmıştır.”
Başkan Oral’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
29 Ağustos 2024 Perşembe - 15:54 Başkan Oral’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 102.’inci yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Başkan Oral mesajında, Ağustos ayının Türk tarihi için ‘zaferler ayı’ olarak anıldığını hatırlatarak, “Yaşadığımız bu toprakların Türk yurdu yapıldığı 26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferiyle başlayan şanlı tarihimiz, yine bir 26 Ağustos günü başlayan ve 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz, milletimizin bu topraklarda ebediyen yaşayacağını tüm dünyaya göstermiştir” dedi. Başkan Oral “Aziz milletimizin, istiklal ve istikbali uğruna verdiği destansı mücadelenin son halkalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi; Atatürk, silah arkadaşları ve büyük Türk milletinin kadınıyla, erkeğiyle, canı pahasına kazandığı, kahramanlıklar ve fedakârlıklarla dolu Kurtuluş Savaşı’nın zafer tacıdır. Tarihi şanlı zaferlerle dolu milletimizi bölmek isteyen iç ve dış düşmanlar, her zaman karşısında bu asil milletin dik duruşunu, azmini, kararlılığını bulacak ve milletimiz bu topraklar üzerinde hain emelleri olanlara her zaman gerekli cevabı verecektir. 30 Ağustos Zaferi’nin 102.’inci Yıldönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.” dedi.
Haydi çocuklar anaokuluna
29 Ağustos 2024 Perşembe - 15:43 Haydi çocuklar anaokuluna Yakutiye Kent Meydanı’nda "Okul öncesi etkinlikleri" programı düzenlendi. Millî Eğitim Bakanlığınca okul öncesi eğitimin çocuğun hayatındaki önemine vurgu yapmak, toplumun okul öncesi eğitime yönelik farkındalığını artırmak, aile, çocuk ve okul iş birliğini güçlendirmek amacıyla Yakutiye Kent Meydanı’nda düzenlenen "Okul Öncesi Etkinlikleri" İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Millî Eğitim Müdürleri, okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrencilerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Yakutiye Kent Meydanı’nda festival havasında gerçekleştirilen etkinliklerde; çocukların zihinsel, sosyal, duygusal ve dil gelişimlerini desteklemek amacıyla farklı atölye çalışmaları yapıldı. Çocukların geleneksel ve evrensel sanat türü ve tekniklerini tanımalarına, kendi özgün uygulamalarını yapabilmelerine fırsat tanıyan sanat atölyeleri, çocukların merak duygularını besleyen ve keşfetmelerini sağlayan çeşitli bilim atölyelerinin kurulduğu Yakutiye Kent Meydanı’nda veli seminerleri ile de velilere, çocukların bu dönemdeki eğitimlerinin önemi ve nasıl destek olabilecekleri konusunda bilgiler sunuldu. Etkinlikte konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Yakup Yıldız: ’’Okul öncesi eğitim, evlatlarımızın gelecekteki başarılarının temel taşını oluşturan, kritik bir öneme sahip bir dönemdir. Çocuklarımızı ne kadar erken yaşta eğitim sistemimize dahil edersek, o kadar sağlam adımlarla geleceğe yürümelerini sağlayabiliriz. Her bir çocuğumuzun, potansiyelini en üst düzeye çıkarabilmesi için bu ilk adımlar hayati önemdedir. Eğitimde sağlam bir temel atmanın, ülkemizin geleceği için de ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bugün burada atılan her adım, gelecekte filizlenecek başarıların habercisidir. Bu nedenle, okul öncesi eğitim programlarımızı güçlendirmek ve yaygınlaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın aydınlık yarınları, bugünkü adımlarımızla şekillenecektir.’’ ifadelerini kullandı.