Yerel Haberler
Erzurum
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:07 Durmuş: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, ülkenin ve sosyal güvenlik sisteminin en önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdamın; çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesi olduğunu ifade etti. Kayıt dışı istihdamın aynı zamanda sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirildiğini vurgulayan Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır" dedi. Kayıt dışı istihdam vurgusu Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybını yaşamamaları adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiğinin tespit edildiğini hatırlatan Durmuş, "İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" şeklinde konuştu. "Rehberlik odaklı bir yaklaşım" Kayıt dışı istihdamın, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de kopardığını hatırlatan Durmuş, " Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartarda çalışmaya maruz kalmaktadır. Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, ortaya çıkardığı anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu manada işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. İşte başvuru yapılacak adresler Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte ortaya çıkardığı çok yönlü tahribatlar olduğunu anlatan Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürü Nizamettin Durmuş, , sözlerine şöyle devam etti, "Bu durumda haksız rekabet oluşur. Piyasa dengesi bozulur. İşverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır. İşyerinde verimlilik ve motivasyon düşer. Vergi ve prim kaybı oluşur. Sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur. Primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar. Gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır. Ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için: www.turkiye.gov.tr adresinden, PTT’den alınan e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabili. 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Sigortasız çalıştırıldığını ya da eksik ücret veya eksik gün bildirimi yapıldığını düşünen çalışanlar, ihbar ve şikâyetlerini: ALO 170 üzerinden, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezlerine doğrudan, CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden iletebilirler" "Ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılmalı" Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşıdığını dile getiren Durmuş, "Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:34 Hüma Hatun Dost Meclisi’nde şehit ve gazi anneleri ağırlandı TDED Erzurum Şubesi Kadın Komisyonu "Hüma Hatun Dost Meclisi" 10 Mayıs Anneler Günü münasebetiyle "Türk-İslam Medeniyetinde İz Bırakan Anneler/Kadınlar" isimli program düzenledi. EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip edilen programa Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Erzurum Şubesi Kadın Kolları Başkanı Zeliha Kazanç, şehit Murat Ellik’in, şehit Umut Öznürtepe’nin, şehit Sezai Ekşioğlu, şehit Kubilay Karaman’ın annesi de iştirak etti. TÜŞAV Erzurum Şubesi Kadın Kolları Başkanı Zeliha Kazanç; Türk milleti olarak dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerimizden aldığımız güç ve ilhamla, birlik ve beraberliğimizi koruyarak, vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkacaklarını ifade ederken konuya hassasiyetle yaklaştığı ve 10 Mayıs Anneler gününde hatırlandıkları için TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’a teşekkür etti. Programda TDED Erzurum Kadın Komisyonu üyelerince Fatih Sultan Mehmet’in annesi Alime Hüma Hatun, Cumhuriyet dönemi ilk Türk Kadın hekim Safiye Ali, ilk kadın romancı Fatma Aliye ve fedakârlığı dünyaca bilinen Gülsüm Kabadayı (Gülsüm Anne) hakkında bilgiler verilirken, Necip Fazıl Kısakürek’in "Anneciğim", Murat Ertaş’ın "Güzel Kadınlar", Ümit Yaşar Oğuzcan’ın "Anacığım", Mesut Sütçü’nün "Anne Sızlayan Türkçem", Deniz İnan’ın "Karşı Evin Annesi" ve Didem Madak’ın "Annem" şiirleri okundu. Konuşmaların ve şiirlerin ardından şehit ve gazi anneleri evlâtlarının hikâyelerini anlattı, programa iştirak eden kadınlar duygu dolu anlar yaşadı. Başkan Filiz Günderen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan ettiğini söyleyerek "Bir annenin dizinin dibinde öğrenilen bin kütüphaneye bedeldir." sözlerini ve bu yıl da aile ile ilgili milletçe bir hassasiyet oluşturma çabalarını hatırlattı. Eğitim, doğruluk, iyi ahlak ve güzel olan her şeyin ilk olarak ailede anne eliyle başladığını, millî ve manevi değerlerimizin, kadim dilimizin geleceğe aktarılmasının ve yaşatılmasının anneler sayesinde gerçekleştiğini söyleyen Filiz Günderen sözlerine şöyle devam etti: "Kültürel dokumuzda annelik karşılıksız sevginin ve sabrın timsalidir. Annelik dünyada varılacak en mukaddes hislerden olup, en kutsal mesleklerdendir. Bilhassa Batı medeniyetinin aksine tarih boyunca Türk İslam medeniyetinde anne-kadın, annelik gibi mukaddes bir mesleği icra ederken asırlardır Türk anneleri yönetimden bilime, vakıf kültüründen tasavvufa kadar hayatın her alanında aktif rol almıştır. Ailenin mimarı olarak hem evde hem de meşru dairede kamuda hizmet eden kadın devletin temelini güçlendirmiş, toplumsal yapıya yön vermiştir. Medeniyetimizde kadın sosyal hayatın mühim bir parçası olmuş, vakıflaşma, dernekleşme, hayır hasenat, ticaret gibi işlerle yakından alâkadar olmuştur." dedi. Başkan Günderen konuşmasını şehit ve gazi annelerine bir millet olarak şükran ve minnet borcu olduklarını hatırlatıp programa katılan herkese teşekkür ederek tamamladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:12 Memleketi Narman’dan İbrahim Erkal’a vefa Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden, doğum yeri Narman olan Erzurumlu merhum sanatçı İbrahim Erkal’ı ölüm yıl dönümünde hazırladığı özel video ile andı. Yaklaşık 200 öğrencinin katkı sunduğu belgesel tadındaki anma videosunda, sanatçının hafızalara kazınan eserlerine ve hayatından anlamlı kesitlere yer verildi. Duygu yüklü görüntülerin yer aldığı çalışma, izleyenlere zaman zaman hüzünlü anlar yaşattı. Narman İlçe Milli Eğitim Müdürü Engin Tan, İbrahim Erkal’ın doğup büyüdüğü topraklar için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, sanatçının hatırasını yaşatmanın kendileri için anlamlı bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Tan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türk müziğine unutulmaz eserler kazandıran hemşehrimiz merhum İbrahim Erkal, sadece sesiyle değil; mütevazı kişiliği, sanata olan bağlılığı ve gönüllerde bıraktığı izlerle de milletimizin hafızasında özel bir yere sahiptir. Doğum yeri olan Narman’da, yaklaşık 200 öğrencimizin katkılarıyla hazırlanan belgesel tadındaki bu anlamlı video ile hem sanatçımızı rahmetle anmak hem de genç nesillerimize onun değerini aktarmak istedik. İbrahim Erkal’ın hatırası, eserleriyle ve sevenlerinin gönlünde yaşamaya devam edecektir." Narman’ın yetiştirdiği önemli sanatçılardan biri olan İbrahim Erkal’ın müziği, duruşu ve gönüllerde bıraktığı izlerin vurgulandığı videoda, öğrencilerin samimi katkıları dikkat çekti. Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan anma çalışması, İbrahim Erkal’a duyulan vefanın ve doğup büyüdüğü topraklarda sanatçısına sahip çıkma hassasiyetinin güzel bir örneği olarak değerlendirildi.
ER-VAK Başkanı Güzel’den ’Mustafa Kemal’in Erzurum Günleri’ konferansı
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 11:45 ER-VAK Başkanı Güzel’den ’Mustafa Kemal’in Erzurum Günleri’ konferansı Erzurum Kültür Yolu Festivali Proğramı Kapsamında Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı Erdal Güzel, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Tarihi Erzurum Kongre Merkezi’nde ’Mustafa Kemal’in Erzurum Günleri’ konulu konferans verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Erzurum’daki çekilen slayt gösterim fotoğrafları ile ’Erzurum’daki Günlerini’ anlatan Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı Erdal Güzel, ’Gazi Mustafa Kemal Atatük, Erzurum’da ’“Ben faniyim ama Cumhuriyetimiz ebediyen yaşayacaktır” mesajını vermiştir’ dedi. ’Atatürk’ün Erzurum’daki Günleri’ Güzel, 1924 yılında meydana gelen Pasinler depreminde çekilen o müthiş fotoğrafın öyküsünü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a geldiğinde kaldığı evi, Erzurum’un simgesi olan caddeye “Cumhuriyet” isminin nasıl verildiğini detayları ile aktardı. Güzel, “Dadaşlar Mustafa Kemal’i bağırlarına bastılar. Cumhuriyetimiz çok yaşasın” dedi. ’Mustafa Kemal Erzurum’da 57 gün kaldı’ 1924 yılında meydana gelen Pasinler depreminde çekilen o fotoğrafın öyküsünü anlatan Güzel, “Mustafa Kemal’in Erzurum’la ilgili hatıraları bir hayli fazla. Mustafa Kemal’in hayatında Erzurum çok önemli bir yer tutar. 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a gelmişlerdi, Erzurum kongresini yapmışlardı. Cumhuriyet fikrini Erzurum’da ifade etmişlerdi. 57 gün kaldıkları Erzurum’dan memnuniyet duyguları içerisinde ayrılıp gitmişlerdi. Dadaşlar, Mustafa Kemal Paşamızı bağrına basmıştır’ Daha sonra 1924 yılında Erzurum’da bir deprem meydana geldi. Mustafa Kemal ve eşi Latife Hanım o sırada Trabzon’dalardı. Deprem olduğunu duydukları zaman buraya gelmeye karar vermişler ve 6 buçuk günlük bir seyahatin ardından Erzurum’a teşrif etmişlerdi. Tabi o günün şartlarında yollar müsait olmadığı için Samsun üzerinden günleri aşan bir yolculuk sonrası anca Erzurum’a varabildiler. Geldikleri zaman Erzurum bayağı hırpalanmış bir şekildeydi, evler yıkılmış yaralılar var, bölgede sıkıntılar hakim. Mustafa Kemal ve arkadaşları meşhur Erzurum Lisesi ziyaretini bu arada yaptılar. ’Cumhuriyet yazı ile anlatılamaz, yaşanarak ifade edilir’ ’Daha sonra Hasankale’ye gittiler, orada kalabalık bir gurup tarafından karşılandılar. Onların dertlerini dinlediler, çözüm önerilerini sıraladılar. Burada çok güzel bir anekdot düşüldü. O sırada Cumhuriyet ilan edilmiş fakat vatandaşın çoğunun haberi yok. Çünkü iletişimde yaşanan sıkıntılar var. Orada vatandaşımızın biri Gazi’ye “Padişahım” diye hitap ediyor. Gazi Paşa da diyor ki Cumhuriyeti ilan ettik, artık padişah vs. yok. O sırada Gazi, Kaymakama dönerek, siz vatandaşlara Cumhuriyeti anlatmadınız mı? O da diyor ki efendim yazı yazdık gerekli yerlere, Cumhuriyetin ilan edildiğini bildirdik. Gazi de diyor ki, hayır Cumhuriyet yazı ile anlatılamaz, yaşanarak ifade edilir, yaşanarak anlatılır. İşte o fotoğrafın öyküsü bu şekilde “ diye konuştu. ’Kemal Atatürk, ’Cumhuriyet Caddesi’ ismini verdi’ Erzurum’un simgelerinden olan Cumhuriyet Caddesi’nin isminin nasıl koyulduğunu anlatan Erdal Güzel, “Pasinlerde 13 Eylül 1924 günü meydana gelen büyük deprem sonrası Trabzon’dan Erzurum’a yola çıkan ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ve eşi Latife Hanım Ilıcada karşılandı. Karşılama töreni ve cadde açılışı dönemin gazetelerine şöyle yansıdı; Gazi, Ilıca‘dan Erzurum’a uzanan yolun iki tarafına sıralanan atlı-yaya halk, cemiyetler ve askerlerin sevgi gösterileri tezahüratları top atışları ve kesilen kurbanlar arasında İstanbul kapıya geldi. Burada kendisi için hazırlanan özel arabaya binerek iki tarafında sıralanan atlılarla birlikte hükümet konağı önüne geçti. Kısa bir süre dinlenen Mustafa Kemal Paşa daha sonra yeni yapılmış olan caddenin açılış törenine katıldı. Caddeye Gazi Mustafa Kemal Paşa isminin verilmesini halkın arzusu üzerine dile getiren ve bunu kendisine teklif eden belediye başkanına şu cevabı verdi; “Ben faniyim ama Cumhuriyetimiz ebediyen yaşayacaktır” caddeye ‘Cumhuriyet’ adının verilmesi daha uygun olur. Böylece Türkiye’de ilk cumhuriyet caddesi açılmış oldu.’ ’Atatürk’ün evi Atatürk Müzesi olsun’ “Mustafa Kemal Erzurum’a geldiği zaman 57 gün kaldı. İlk geldiğinde 7 gün kaldığı bir ev var. Bugün Cumhuriyet Caddesi’nde Cimcime Hatun dediğimiz kümbetin karşısında. Mustafa Kemal’in hayatında ki ilklerden birçoğu burada yaşanmış. Örneğin ilk sivil hayata o evde dönmüş. Kazım Karabekir’in “Kolordum ve ben emrinizdeyim” sözüne de yine o ev tanıklık etmiş. O evin biz 100. Yıla restore edilmesini talep etmiştik fakat, şu anda yetişmesi mümkün değil.100. Yıl ile taçlanamadı ama umudumuzu yitirmiş değiliz. Kültür Yolu Projesi içerisinde yine bu isteğimizi tekrarlıyoruz, restore edilmesini istiyoruz. O evin bir an evvel Atatürk Müzesi haline getirilmesini talep ediyoruz. Erzurum’a da çok yakışır diye düşünüyoruz” diye konuştu. ’Cumhuriyet çok yaşasın’ “Cumhuriyet insana saygıdır, Cumhuriyet büyük bir kazanımdır. Hele Türkiye Cumhuriyeti kavramı yüreklere su serpen bir kavramdır. Cumhuriyet bugün Türk dünyasının göz bebeğidir. Cumhuriyetimiz Türk dünyasının ağabeysi, İslam coğrafyasının yüz akı ve mazlumların umudu olmuştur. İlelebet ve payidar olarak yaşayacaktır. Eşit vatandaşlık ilkesinin insanlara yansıtıldığı, özellikle kadınlara tüm haklarının verildiği, egemenliğin kayıtsız şartsız millete teslim edildiği Cumhuriyet çok yaşasın” ifadelerini kullandı.’ ER-VAK Başkanı Güzel’in sunumunun ardından ER-VAK Üyesi Halk Ozanı Fuat Çerkezoğlu ise, ’Atatürk ve Cumhuriyet’ şiirini okudu.
Rektör Hacımüftüoğlu’nun konuğu Başkonsolos Ebrahimi oldu
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 11:16 Rektör Hacımüftüoğlu’nun konuğu Başkonsolos Ebrahimi oldu İran İslam Cumhuriyeti Erzurum Başkonsolosu Mohammad Ebrahimi, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü görevine yeni atanan Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Atatürk Üniversitesi Rektörlük makamında gerçekleşen bu anlamlı buluşma, Türkiye ve İran arasındaki dostane ilişkilerin eğitim ve kültürel iş birliği alanlarında daha da güçlendirilmesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret sırasında Başkonsolos Ebrahimi, Prof. Dr. Hacımüftüoğlu’nu tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi. Ebrahimi, İran ve Türkiye arasındaki tarihî ve kültürel bağların her iki ülkenin de akademik alanlarda yapacağı ortak çalışmalarla daha da pekişeceğine olan inancını dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda güçlenmesi adına, başta eğitim, kültür ve bilimsel araştırmalar olmak üzere çeşitli projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ebrahimi, Erzurum’da görev yaptığı süre boyunca bu tür iş birliklerine öncülük edeceklerini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Atatürk Üniversitesinin sadece ulusal değil, uluslararası alanda da önemli projelere imza attığını ve bu projelerin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağladığını söyledi. Üniversitenin, uluslararası iş birlikleri kapsamında gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerin artarak devam edeceğini belirten Hacımüftüoğlu, İran üniversiteleri ile ortak yürütülecek projelerin iki ülke halkları arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı. Öğrenci ve akademisyen değişim programları gibi alanlarda yapılabilecek iş birliklerinin de gündeme geldiği görüşme, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından sona erdi.
Başkan Sekmen’den Rektör Hacımüftüoğlu’na hayırlı olsun ziyareti
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 11:14 Başkan Sekmen’den Rektör Hacımüftüoğlu’na hayırlı olsun ziyareti Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Sayıştay Uzman Denetçi Mehmet Bedel, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü görevine yeni atanan Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu makamında ziyaret ederek, hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Ziyaret sırasında, şehir ile üniversite arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi ve Erzurum’un geleceğine yönelik vizyonların paylaşılması gibi konular ele alındı. Başkan Mehmet Sekmen, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu tebrik ederek, yeni görevinde başarılar diledi. Sekmen: “Atatürk Üniversitesi, sadece Erzurum’un değil, tüm Türkiye’nin en önemli eğitim kurumlarından biridir. Sizlerin bu göreve gelmiş olması, üniversitemizin geleceği adına bizleri oldukça umutlandırıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak, üniversitemizle her zaman iş birliği içinde olmaktan memnuniyet duyacağız” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise Başkan Sekmen’in nazik ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Atatürk Üniversitesinin Erzurum’un gelişiminde üstleneceği rol hakkında görüşlerini paylaştı. Hacımüftüoğlu: “Atatürk Üniversitesi olarak, bilimin ışığında şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, Büyükşehir Belediyemizle yapılacak iş birliği bizim için büyük bir önem taşıyor. Üniversitemizi, topluma daha faydalı hale getirmek için yerel yönetimlerle güçlü ilişkiler kurmayı sürdüreceğiz” dedi. Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversitemizin Üzerine Düşen Görevi En İyi Şekilde Yerine Getireceğinden Kimsenin Şüphesi Olmasın” Görüşme esnasında Başkan Sekmen ve Rektör Hacımüftüoğlu, şehir ve üniversite arasındaki bağları daha da güçlendirecek projeler üzerinde durdular. Özellikle, öğrencilerin şehirdeki yaşam kalitesini artıracak ve üniversiteyle halk arasındaki etkileşimi geliştirecek çalışmaların öneminin vurgulandığı ziyaret kapsamında Başkan Sekmen, Erzurum’un ve üniversitenin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirecek projelere imza atmak istediklerini belirterek: “Şehrimizi daha ileriye taşımak için üniversitemizin bilgi birikiminden ve genç beyinlerin enerjisinden faydalanarak birlikte yapacağımız çalışmalarla Erzurum’u bir cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Rektör Hacımüftüoğlu ise üniversitenin bu süreçte üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getireceğini ifade ederek, ülke yükseköğretiminin kendilerinden beklediği bilimsel çalışmaları, ortak hedef doğrultusunda el birliği ile hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
Vali Çiftçi, Rektör Çakmak ile bir araya geldi
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 11:11 Vali Çiftçi, Rektör Çakmak ile bir araya geldi Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 2024-2025 Akademik Yılı öncesinde hazırlıklarına hız kesmeden devam eden Erzurum Teknik Üniversitesi’ni (ETÜ) ziyaret etti. Yeni akademik yılda öğrencilerine daha nitelikli bir eğitim sunmak amacıyla bilimsel faaliyetlerinin yanı sıra altyapı ve üstyapı çalışmalarına ara vermeden devam ETÜ’yü ziyaret eden Vali Çiftçi, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak ile bir araya gelerek devam eden projeler ve hazırlıklar hakkında bilgi aldı. ETÜ’nün yeni dönem planlaması hakkında Vali Çifti’ye bilgi veren Rektör Çakmak, daha sonra konuğunu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde üniversite sanayi iş birliği ile kurulan ve geçtiğimiz günlerde açılışı gerçekleştirilen Tarımsan Mühendislik Ar-Ge Laboratuvarına götürerek biyoteknolojik yöntemlerle bitki veriminin artırılması ve bitki hastalıklarına karşı dayanıklılığın geliştirilmesi üzerine yürütülecek yenilikçi projeler hakkında bilgi verdi. ETÜ’nün ülke yükseköğretimi için çok kıymetli bir değer olduğunu belirten Vali Çiftçi, yürütülen çalışmaların memnuniyet verici olduğunu ifade ederek yeni dönem öncesinde Rektör Çakmak’a başarı dileklerini iletti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Çakmak ise kurumlar arasında gerçekleştirilebilecek ortak projelerin büyük önem taşıdığını ifade ederek, yapılacak iş birliklerinin bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayabileceğine vurgu yaptı.
Ejder deresinin kumları şifa dağıtıyor
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:19 Ejder deresinin kumları şifa dağıtıyor Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan Ejder deresinin kumları şifa dağıtıyor. Vatandaşlar hastalıklarından kurtulmak için kum banyosu yapıyorlar. Oltu ilçesine bağlı Ejder deresinin kumlarını değerlendiren Oltulular, yıl da 3-4 kez bu kuma girmenin kış hastalıklarından koruduğunu öne sürüyorlar. Oltulu Dr. İbrahim Hakkı Ekinci, hastalarına 4-5 seans kumda banyo yapmalarını tavsiye ediyor. Özellikle mineral, demir ve magnezit açısından çok zengin olan kumların çeşitli hastalıkları tedavi edici düzenleyici etkisinin yanı sıra sağlığa da çok ciddi katkıları var. Öte yandan, kum banyosu iltihaplı romatizma, kalp rahatsızlığı, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye edilmiyor. Takiben 10 yıldır düzenli olarak kum banyosu yaptığını belirten Oltulu Pratisyen Doktor, aynı zamanda (fito terapist) İbrahim Hakkı Ekinci, “Kum banyosunun mevsimi oluyor özellikle kumun sıcak olması gerekiyor. Erzurum’da özellikle Ağustos ayı sıcak oluyor. Kum banyosu vücuda destek de oluyor. Tedavi edici de olabiliyor. Bazı riskli hastalara tavsiye etmiyorum. Örneğin iltihaplı romatizmalarda, kalp rahatsızlığı olanlara, yüksek tansiyon hastalarına tavsiye etmiyorum, Eklem kireçlenmelerinde müthiş tedavisi var. Yani vücudu yeniliyor her sezon üç dört kez kum banyosu yapıyorum. Bu sene belki daha fazla yapabilirim. Geçtiğimiz yıllarda kum banyosunu bazı hastalarıma ve yakın çevreme de yaptırıyordum. Bir sezonda yüz kişi civarında oluyordu bu sene sanırım beş yüz civarında olacak gibi. Şu anki kum yaptığımız yer özel bir yatak. Özellikle volkanik dağ olan Kırdağ’ın eteğindeki Söğütlü dere. Buradaki kumlara mıknatısı tuttuk mu müthiş derecede metal toplanıyor, demir toplanıyor. O yüzden bu dereyi öneriyorum kum banyosu için yani sağlık sorunlarına çözüm arayan herkese öneriyorum” şeklinde konuştu.
Vali Çiftçi’den Rektör’e Hacımüftüoğlu’na iade-i ziyaret
23 Ağustos 2024 Cuma - 17:07 Vali Çiftçi’den Rektör’e Hacımüftüoğlu’na iade-i ziyaret Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’na iade-i ziyarette bulundu. Vali Mustafa Çiftçi, Rektör Hacımüftüoğlu’na yeni görevinde başarılar dileyerek, Atatürk Üniversitesinin Erzurum için taşıdığı önemi bir kez daha vurguladı. Vali Çiftçi: "Atatürk Üniversitesi, şehrimizin en değerli kurumlarından biri olarak sadece akademik başarılara imza atmakla kalmıyor, aynı zamanda Erzurum’un sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine de büyük katkı sağlıyor. Bu sorumluluğu üstlenmiş olmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Valilik olarak, üniversitemizin her zaman yanında olacağız ve birlikte güzel projelere imza atacağız" dedi. Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise Vali Çiftçi’nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Atatürk Üniversitesinin gelecekteki vizyonu ve hedefleri hakkında bilgiler verdi. Hacımüftüoğlu: "Üniversitemizin öncelikli amacı hem ulusal hem de uluslararası düzeyde bilimsel çalışmalarla adından söz ettirirken, aynı zamanda şehrimizle bütünleşmiş bir yapıya sahip olmaktır. Bu doğrultuda, valiliğimizle olan iş birliğimiz bizim için büyük bir değer taşıyor. Erzurum’u bir bilim, kültür ve eğitim merkezi haline getirmek için el birliğiyle çalışacağız" şeklinde konuştu. “Erzurum’un Potansiyelini En İyi Şekilde Değerlendireceğiz” Görüşme sırasında Vali Çiftçi ve Rektör Hacımüftüoğlu; Erzurum’un sosyo-kültürel gelişimi, eğitimdeki kaliteyi artırma ve üniversite-şehir ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi konularında fikir alışverişinde bulundu. Özellikle, üniversitenin şehre katkılarını artırmak amacıyla planlanan projeler üzerinde durulan ziyarette; öğrencilerin sosyal hayatını zenginleştirecek, kültürel ve sanatsal etkinliklerin desteklenmesi, aynı zamanda üniversitenin bölge ekonomisine sağlayacağı katkıların artırılması konularında ortak çalışmalar yapılabileceği kaydedildi. Ziyaretin sonunda Vali Mustafa Çiftçi, Atatürk Üniversitesi ile valilik arasındaki güçlü iş birliğinin devam edeceğini belirterek: "Şehrimizin ve ülkemizin kalkınması için üniversitemizle omuz omuza vererek çalışmaya devam edecek, Erzurum’un potansiyelini en iyi şekilde değerlendireceğiz" dedi. Rektör Hacımüftüoğlu ise kurumların oluşturacağı sinerjinin şehre olumlu yönde yansıyacağını ifade ederek iç ve dış tüm paydaşlar ile iş birliği içerisinde çalışacaklarını dile getirdi. Ziyaret, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin Erzurum tarihini bilimsel açıdan ele almak adına getirmiş olduğu örnek yayınları Rektör Hacımüftüoğlu ile paylaşması ve bu eserler üzerine fikir alışverişinde bulunulmasıyla sona erdi.
Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, başarılı öğrencileri misafir etti
23 Ağustos 2024 Cuma - 13:05 Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, başarılı öğrencileri misafir etti Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, Furkan Güneş ile Ömer Faruk Aydın, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret etti. Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, başarılı öğrencilerin Atatürk Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı akademisyenleriyle birlikte geliştirdiği "Pupill Health: Akıllı İlaç Takip Sistemi" projesi ele alındı. Bu yenilikçi proje, TÜBİTAK’tan birincilik ödülü almasının yanı sıra girişimcilik desteğiyle de büyük bir başarı elde etti. Projenin danışmaları arasında yer alan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun da yakından takip ettiği sistem, ilaç kullanımını kolaylaştıran ve hastaların tedavi süreçlerini daha güvenli hale getiren bir mobil uygulama olarak dikkat çekiyor. Proje geliştiricisi Güneş ile proje yöneticisi Aydın, projeyle ilgili yaptıkları açıklamada, dünya genelinde ilaç kullanımında ciddi problemler yaşandığını ve kullanılan ilaçların yaklaşık yüzde 50’sinin yanlış kullanıldığını ifade ettiler. Başarı öğrenciler verdikleri bilgide: “Her 10 hastadan biri, ilaçların yanlış kullanımı nedeniyle hastanelere başvurmak zorunda kalıyor. Pupill Health sistemi, bu sorunu çözmeye yönelik önemli bir adım olacak” dediler. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise öğrencilerinin böyle yenilikçi ve topluma faydalı projelerde yer almasının gurur verici olduğunu belirterek: “Atatürk Üniversitesi olarak, sadece akademik başarı değil, aynı zamanda toplumsal problemlere çözüm üretebilecek girişimci gençler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Furkan Güneş ve ekibini, bu önemli başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Projelerinin, sağlık alanında dikkat çekeceğine ve mevcut soruna çözüm olacağına inanıyorum” dedi. Ziyaret, Pupill Health sisteminin gelecekteki geliştirme aşamaları ve potansiyel iş birlikleri üzerine yapılan görüş alışverişiyle sona erdi. Güneş ve Aydın, projeye sağladığı destek ve yakın ilgisi için Rektör Hacımüftüoğlu’na teşekkür ettiler.