Yerel Haberler
Eskişehir
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:08 Diyetisyen Deniz Mutluer: "Lipödeme karşı Akdeniz tipi beslenin" Eskişehir Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Diyetisyeni Deniz Mutluer, "Lipodem, özellikle bacaklarda yağlanma ve ödemle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Akdeniz tipi ve ketojenik beslenme tedaviyi desteklerken, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır" dedi. Diyetisyen Deniz Mutluer, özellikle kadınlarda sık görülen lipodem hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Lipodemin genellikle bacaklarda belirgin yağlanma ve ödemle ortaya çıkan kronik inflamatuvar bir hastalık olduğunu belirten Diyetisyen Mutluer, beslenmenin hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını ifade etti. Hastalıkta temel hedefin vücuttaki inflamasyonu azaltmak olduğuna dikkat çeken Mutluer, doğru beslenme planının tedavi sürecini nasıl desteklediğini anlattı. "Doğru beslenme inflamasyonu azaltıyor" Akdeniz diyetinin lipodemli bireyler için önemli bir beslenme modeli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Deniz Mutluer, "Zeytinyağı, omega-3 yağ asitleri, taze sebze ve meyveler, kurubaklagiller ve lif açısından zengin olan Akdeniz tipi beslenme, inflamasyon belirteçlerinin azalmasına yardımcı olur. Ketojenik beslenme de düşük karbonhidrat ve yüksek sağlıklı yağ içeriği sayesinde vücutta ketozis sürecini başlatır. Bu durumun yağ yakımını destekler ve inflamatuvar sürecin azaltılmasında etkili olabilir" şeklinde konuştu. Bu besinlerden uzak durulmalı Lipodemi olan bireylerin özellikle rafine şeker, alkol, paketli ve işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketiminden kaçınması gerektiğini belirten Diyetisyen Mutluer, kişiye özel planlanan bir beslenme programının hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir destekleyici unsur olduğunu vurguladı. Mutluer, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı: "Lipodemin erken dönemde fark edilmesi, hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak açısından son derece önemli. Bu süreç yalnızca beslenmeyle değil; hekim, diyetisyen ve gerektiğinde fizyoterapist iş birliğiyle yürütülmelidir. Multidisipliner bir yaklaşımla inflamasyonun azaltılması, ödemin kontrol altına alınması ve kilo yönetiminin sağlanması mümkündür. Doğru planlama yapıldığında hastalarımızın ağrı şikâyetleri azalır, hareket kabiliyetleri artar ve günlük yaşam kalitelerinde belirgin bir iyileşme sağlanır."
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49 Rengarenk davulunu çalarak torununa ‘ışık’ olmak istiyor Eskişehir’de renkli ışıklarla süsleyip iterek çalıştırdığı motosikleti ve davuluyla insanları sahura kaldıran Dilek Kapkın, hem torununun kornea nakli için para biriktirip hem de ortaokula giden oğluyla kendi geçimini sağlamaya çalışıyor. Odunpazarı Göztepe Mahallesi’nde 5 yıl önce eşinden ayrılan ve küçük oğluyla birlikte yaşayan 4 çocuk annesi 45 yaşındaki Dilek Kapkın, karton toplayarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Hayat mücadelesi veren kadın aynı zamanda geçmişte bir trafik kazası sonrası sağ gözünün görme yetisini kaybeden 6 yaşındaki Tarık Can Özdemir’in kornea nakli olması için para biriktirmeye çalışıyor. Göztepe Mahalle Muhtarı Ahmet Sungur, fark ettiği azimli kadın için harekete geçti. Sungur, durumu Dede Mahallesi Muhtarı Meral Karayel’e anlatarak ne yapabileceklerini tartıştı. Dede Mahallesi Muhtarı Karayel, Dilek Kapkın’a Ramazan davulcusu olmayı teklif etti. Teklifi kabul eden Kapkın hazırlıklara başladı. Rengarenk davuluyla sokakları dolaşıyor Karton topladığı motosikletini ve davulunu renkli ışıklarla süsleyen Ramazan Ayı’nda vatandaşları sahura uyandırmaya başladı. Renkli ışıklarla süslediği ve iterek çalıştırdığı motosikleti ile Dede Mahallesi’ne gelen azimli kadın, yine ışıl ışıl olan davuluna, tokmağıyla vurmaya başlıyor. Soğuk havaya rağmen bütün sokakları davulunu çalarak dolaşan Kapkın, vatandaşları sahura uyandırıyor. Hem geçimi için hem de torunu için uğraşan Dilek Kapkın’ın azmi taktir topluyor. "Ona bir ışık olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum" Torununun kornea nakli için uğraştığını söyleyen Dilek Kapkın, "Benim bir torunum var, 6 yaşında. Aslında bütün mücadelem onun için. Kazadan dolayı sağ gözünü kaybetti ve kornea nakli olacak. Ona bir ışık olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Burada doktora daha gitmedik, daha önce Adana’da hastaneye gitmiştik, orada kornea nakline ihtiyaç olduğu söylenmişti. Şu anda Adana’dan bir haber bekliyoruz. Trafik kazasında gözü bu hale geldi torunumun gözü, şu anda 6 yaşında. Motorumla karton, plastik topluyorum. Motosikletimi 5 senedir kullanıyorum. Üçü evli, bir de 7’nci sınıfa giden olmak üzere 4 çocuğum var" dedi. "İnsanlar hem tedirgin olmasın hem de daha hoş olsun diye davulumu süsledim" Ramazan davulculuğunu nasıl yaptığını ve vatandaşın tepkilerinden bahseden Kapkın, şöyle devam etti: "Küçük bir mahalle, insanların yüreği büyük. Sonra vesileyle muhtarımla tanıştırdılar. Muhtarımın yanına geldim, çok güzel bir gönlü var Allah razı olsun. O da çok güzel bir şekilde destekledi. Daha güzel görünsün, insanlar hem tedirgin olmasın, daha hoş olsun diye motorumu ve davulumu ışıklarla süsledim. Sokağın başında motosikletimle duruyorum, sonra sokak boyunca yürüyerek davulumu çalıyorum. Orayı bitirdikten sonra tekrar motoruma binip diğer sokaklara geçiyorum. Kadın olduğum için biraz da tedirgin oluyorum, korkuyorum ama insanlarımız Allah razı olsun çıkıp balkonda el sallamaları bana özgüven veriyor. İlk çaldığımda biraz çok korktum ama Allah razı olsun muhtarımız da daha önce beni sosyal medyada ‘davulcumuz’ diye paylaştığı için rahatım. Balkonda bana bakmaları, el sallamaları oldu, selam veren oldu. İlk günü çok soğuktu, kar yağıyordu, biraz üşüdüm gerçekten. Saat 3’te çalmaya başlıyorum, saat 03.50’ye kadar yani bitiriyorum." "İlk başta ‘yapamaz mı’ diye aslında biraz korktum" Konuyla alakalı konuşan Dede Mahallesi Muhtarı Meral Karayel, "Göztepe Mahallesi muhtarımızın bana yönlendirmesiyle tanıştım. Kendisi Göztepe Mahallesi’nde ikamet ediyor. Yanıma gelip ihtiyacı olduğunu söyledi. ’Davulcumuz kadın olsun’ dedik ama ilk başta ‘yapamaz mı’ diye aslında biraz korktum. Ancak çok güzel yapıyor, herkes çok memnun. Ben zaten mahallemizin sosyal medya grubunda da paylaştım. Gece davul çalındığı zaman herkes çıkıp onun motorunu izliyor, ’bir bakalım’ düşüncesiyle takip ediyorlar" diye konuştu.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:45 Kamış kalemin sabırla imtihanı: Tek eser için aylarca emek veriliyor Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak gelecek nesillere hat sanatını aktarmak için çalışan hattat Serap Tepedelen, kamış kalemle yazdıkları her harfin altın orana bağlı olduğunu ve büyük eserleri yapmanın yaklaşık 4-5 ay emek istediğini söyledi. Sabır, ruh disiplini ve estetik anlayışın birleştiği çok derin bir dal olarak öne çıkan hat sanatı, Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde yaşatılıyor. Yaklaşık 9 yıldır enstitünün hat atölyesinde görev yapan ve 15 yıldır bu sanat ile uğraşan 53 yaşındaki Serap Tepedelen, İslam kültüründe de önemli yeri olan hat ile ilgili bazı bilinmeyen detayları anlattı. Enstitü olarak gençlere ulaşabilmek için gayret ettiklerini vurgulayan Tepedelen, hat sanatının oldukça gayret gerektirdiğini ve bazı eserleri tamamlamak için aylarca emek verildiğini dile getirdi. "Hat sanatını gençlerimize duyurmak istiyoruz" Enstitüde yürütülen çalışmalara değinen Tepedelen, "Farklı projelerde, sergilerde enstitümüz olarak çalışmalarımız devam ediyor. Hem genel ve karma sergilerimiz var hem de ulusal boyutta olan çalışmalarımız var. Aynı zamanda hat sanatını gençlere duyurabilmek, onlara öğretebilmek adına gayretlerimiz var. Çünkü geleneksel sanatlarımız en ufak bir açığı maalesef kaldırmıyor. Dolayısıyla bu sanatı ne kadar aktarabilirsek bizim için o kadar iyi. 15-20 tane talebemiz olsa ama 1 tanesini kazanabilsek o çok büyük kazançtır" dedi. "Bu sanata başladığınız zaman aşkı içinize düşer" Tepedelen, sözlerinin devamında, "Geleneksel sanatlarımız aslında bizler için hiçbir zaman ölmez. Biz her zaman, ’Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez’ deriz. Burada en büyük amacımız; geleneksel sanatlarımızı ileriye taşımak, en güzel hallerini icra edebilmek, bunları sunabilmek ve aynı zamanda gençlerimize tanıtabilmek. Onlara bizden en ufak bir heves kırıntısı dahi geçse, bizim için ne ala. Çünkü her zaman için bunun devamı geliyor. Hat sanatı için üstadlarımız şöyle bir tabir kullanır: ’Aşk olmadan meşk olmaz.’ Biz derslerimize meşk deriz. Gerçekten buna başladığınız zaman aşkı içinize düşer. 1-2 sene yazamamış olsanız dahi siz gönlünüzü verdiğiniz zaman o kalem mutlaka gelir, bir yerde sizi bulur" ifadelerini kullandı. "Bazı eserler yaklaşık 4-5 ay gibi bir zaman alabiliyor" Hat sanatının inceliklerine değinen Tepedelen, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Her harf altın orana ve ölçülere bağlı olduğu için gözümüze bu kadar hoş, bu kadar güzel geliyor. Eserlerimizi oluştururken ilk olarak nasıl yapacağımızı, hangi yazı çeşidiyle yazacağımızı aklımızda tasavvur ediyoruz. Onu belirledikten sonra istif aşaması var. Bu aşama yazının büyüklüğüne veya içeriğinin genişliğine göre 1-2 hafta sürebiliyor. İstif aşaması çok önemli. Bu aşama tamamlandıktan sonra yazıyı yazmaya başlıyoruz. O da epeyce sürüyor. Kimi yazılarımız 1-2 haftada bitiyor, kimi 1 ay bile sürüyor ama Hilye-i Şerif gibi büyük bir eser ile uğraşıyorsak yaklaşık 4-5 ay gibi bir zaman alabiliyor." "Hat sanatçıları olarak sayımız artmaya başladı" Kendisi gibi kadın hat sanatçı sayısının az olduğunu da dile getiren Serap Tepedelen, "Eskiye göre sayımız artmaya başladı. Üstadlarımızın Anadolu’ya açılmalarının bu noktada etkisi var. Şu anda çok daha eskilere nazaran düşünürsek hem erkek hem de kadın hattatlarımızda merak ve istek çok fazla artmaya başladı. Bir ara maalesef bir kısır döngü içine girmiştik. Hem tezhip hem de ebru alanında sayılarımız arttığı için şükrediyoruz" diye konuştu.
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde çalışmalarda sona gelindi
15 Şubat 2026 Pazar - 18:19 Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde çalışmalarda sona gelindi Eskişehir’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla tadilatı yapılan Odunpazarı Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ne 10 bin kök bitki dikilirken, peyzaj çalışmalarında sona gelindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) marifetiyle Eskişehir’de yapımı gerçekleştirilen Odunpazarı Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi, şubat ayı itibari ile Emlak Yönetim A.Ş.’ye devredildi. 52 bin 520 metrekare alana sahip Millet Bahçesi’nde peyzaj çalışmalarında sona yaklaşılırken, 10 bin kök bitkinin dikimi gerçekleştirildi. Bahçenin altında 15 bin 324 metrekarelik alana sahip 24’ü engelli olmak üzere toplam 459 araç kapasitesine sahip yer altı otoparkında da tadilat çalışmalarında sona gelindi. Otoparka elektrikli araçlar için entegre edilen şarj istasyonları ise faal hale getirildi. Otoparkta vatandaşların araçlarını yıkatabileceği oto yıkma alanının da hizmete girmesi için çalışma başlatıldı. Ayrıca alana ATM noktaları, vitamin bar, kahve mobil büfe, restoran, gençlik merkezi planlamaları eklenirken, bahçenin güvenliğinin 24 saat aralıksız şekilde güvenlik görevlilerince sağlanacağı aktırıldı. "Peyzaj çalışmaları konusuyla alakalı da hummalı bir çalışma var" Çalışmaları yerinde inceleyen AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un talimatları doğrultusunda gerçekten burada yaklaşık bir buçuk ay önce artık Emlak Yönetim Genel Müdürlüğümüzün uhdesine artık Millet Bahçemiz geçmiş oldu. Ve burada kapsamlı bir çalışma yapılmaya başlandı devamında. Hem güvenlik açısından hem çalışanlar açısından buraya şu an 20’nin üzerinde arkadaşımız işe alınmış oldu. Özellikle peyzaj çalışmaları konusuyla alakalı da hummalı bir çalışma var. Allah nasip ederse yarın TOKİ’miz burada 6 bin 55 konutumuzun kura çekimini yapacak. Ondan sonra da inşallah burada ilk etaplık açılışımızı yapmış olacağız. Bu konuyla alakalı tabii ki Emlak Yardım Genel Müdür Kenan Bey de burada. Teknik olarak da bu konuda neler yaptığıyla alakalı da inşallah kamuoyumuza bir bilgi vermiş olsun diyoruz. Ama tabii ki Millet Bahçemiz bu sene çok aktif bir şekilde milletimizi daha temiz, daha yaşanabilir bir nokta haline gelmiş olacak. Her yönüyle de sayın Bakanlığımıza, çalışanlarımıza, Çevre Emlak Yönetim Genel Müdürümüze, bakanımıza biz Eskişehir olarak, Eskişehirliler olarak çok çok teşekkür ediyoruz" dedi. "10 bin kök bitki dikimine başladık" Çalışımların büyük bir bölümünün bitme aşamasına geldiğini söyleyen Emlak Yönetim A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Kenan Apaydın, "Sayın başkanımızın da söylediği gibi keresi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum bakanımızı talimatlarıyla şu an bu arazideyiz. Talimattan sonra burada yaklaşık 10 bin kök bitki dikimine başladık. Alanda gördüğümüz eksikler burası şehrin merkezinde olması hasebiyle vatandaşın yoğun ilgisi var ama onların ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak ve alanı daha kullanışlı hale getirmek için ATM noktaları belirledik. Arka tarafta mobil büfeler yerleştirdik. Vatandaşlarımız, gençlerimiz burayı daha güzel faydalansınlar diye alanı mümkün olduğu kadar aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Tuvaletlerimiz vardı, tuvaletlerimizi ücretsiz hale getirdik. Otoparklarımızı tamamen bakımını yaptık ve oradaki abonelik işlemlerini tekrar düzenledik. Vatandaşlarımız inşallah bundan sonraki günlerde alanı layığıyla, hak ettiği haliyle daha güzel kullanacaklar inşallah. Elektrikli şarj istasyonları varmış, devreye alınmamış. Onların devreye alınmasıyla ilgili işlemlerimizi başlattık. Oto yıkama alanını devreye almaya başladık. Çalışmalarımız yarın itibarıyla bitme noktasına gelecek ve bir hafta içerisinde bütün her şey tamamen bitmiş olacak" diye konuştu.
ESMİAD mobil uygulamasını lansmanla tanıtıldı
15 Şubat 2026 Pazar - 14:23 ESMİAD mobil uygulamasını lansmanla tanıtıldı ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD), dijital dönüşüm vizyonunun en önemli adımlarından biri olan mobil uygulamasını düzenlediği özel bir geceyle kamuoyuna tanıttı. Eskişehir iş dünyasının önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan ESMİAD, kurumsal kimliğini ve üyeler arası iletişimi güçlendirecek olan mobil uygulamasının lansmanını gerçekleştirdi. Düzenlenen programda, uygulamanın dijital markette yayınlanmasıyla birlikte dernek faaliyetlerinin artık dijital platformda da aktif olarak sürdürüleceği ifade edildi. Lansman gecesinde ayrıca ESMİAD’ın son dönemde hayata geçirdiği projeler ve gelecek hedefleri katılımcılarla paylaşıldı. "ESMİAD’ın geleceği dijitalde" Programda konuşan ESMİAD Başkanı Oğuz Sinlenmez, dijitalleşmenin iş dünyası için bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "ESMİAD olarak yalnızca bugünü değil, yarını da planlıyoruz. Üyelerimizin birbirleriyle daha hızlı iletişim kurabileceği, etkinliklerden anlık haberdar olabileceği ve iş ağını güçlendirebileceği bir dijital altyapıyı hayata geçirdik. Bu uygulama, derneğimizin kurumsal hafızasını ve etkileşim gücünü artıracaktır." Sinlenmez ayrıca, uygulamanın sadece bir mobil yazılım olmadığını, aynı zamanda derneğin vizyonunun dijital yansıması olduğunu belirtti. ESMİAD’dan dijital kolaylık mesajı Lansmanda paylaşılan bilgilere göre, ESMİAD Mobil Uygulaması ile üyeler arası iletişim ve iş ağının güçleneceği bildirildi. Dernek, uygulama sayesinde etkinlik ve toplantı duyurularının anlık olarak iletileceğini, üyelik işlemleri ile başvuruların daha hızlı yapılabileceğini açıkladı. Platformun ayrıca dernek faaliyetlerinin takibini kolaylaştıracağı ve kurumsal iş birlikleri ile indirimleri tek bir merkezde toplayacağı kaydedildi.
Yeşiltepe Muhtarı’ndan tepkiler hakkında açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 11:04 Yeşiltepe Muhtarı’ndan tepkiler hakkında açıklama Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi için hazırlanan imar değişikliği planına muhtarlık önünde gösteren tepki vatandaşlar hakkında konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Ben bu projenin yanındayım ama benim imza yetkim yok. Protestodaki 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi" dedi. Geçtiğimiz hafta pazar günü Yeşiltepe Mahallesi Muhtarlığı önünde toplanan bir grup vatandaş, Tepebaşı Belediyesi’nce hazırlanıp Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan imar değişikliği planına tepki gösterdi. Slogan atan grup, ada bazlı plana karşı Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz’e tepki gösterdiler. Yapılan protestolar hakkında konuşan Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Açıkgöz, durumla alakalı kendisinin bir yetkisinin olmadığına dikkat çekti. "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" Konuyla alakalı konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Pazar günü muhtarlığın önünde eylem yapmak istemişler. Muhalif bile demek istemiyorum, utanıyorum; aynı mahallede muhaliflik olmaz. Mahalle sakinlerinin bir kısmı telefon ederek, ‘Muhtarım, toplantı yapıyormuşsunuz, konunun aslı nedir’ diye sordu. Benim böyle bir etkinliğim veya toplantım olmadığını, ancak benim de geleceğimi söyledim. Olaya bu şekilde dâhil oldum ve durumdan bu şekilde haberim oldu. Oraya gittiğimde gördüm ki; vatandaşın kanuni hakkıdır, özgürlük ve demokrasi vardır. Elbette isteklerini ve dileklerini dile getirecekler ancak o toplantının yeri burası değildi. Ben bu mahallede 62-63 yıldır yaşıyorum ve mahallenin yenilenmeye ihtiyacı var. 12 yıldır da muhtarlık görevindeyim; imar için verdiğim mücadeleye herkes şahittir. Malum, zor bir dönemden geçiyoruz ve deprem riskini her gün hissediyoruz. Balıkesir’de meydana gelen bir deprem bile Eskişehir’i etkiliyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yatay mimari ve ayrık nizam vurgusu yapıldı. Belediye de mahalle adına bu doğrultuda çok güzel bir çalışma yaptı. Bu çalışma, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" dedi. "Peki, benim imza yetkim mi var?" Projede imza yetkisi olmadığını belirten Açıkgöz, "Ben bu projenin yanında mıyım? Evet, yanındayım. Peki, benim imza yetkim mi var? Benim talimat verme veya ‘hayır, şöyle olsun’ deme yetkim mi var? Yapılan proje kesinlikle mahallemin geleceği için çok uygun bir projedir. Aldığım tepkiler de herhalde bu desteğimden kaynaklanıyor ancak bu tepkiler benim için değil, mahallemiz için bir önem arz etmeli. Gelecek nesil için tarih yazacak bir mahalle olacağını düşünüyorum, bu anlamda projenin arkasındayım. Elbette muhalefet olacak, muhalefet olmazsa güzellikler, iyilikler ve yapılan hizmetler anlaşılmaz. Onlar da kendi şartlarında muhalefet yapıyorlar. Tek üzüldüğüm nokta, mahalle üzerinden siyaset yapılmasıdır. Çünkü bu mahallede hep birlikte yaşayacağız. Siyaseti karıştırmadan oturup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunsaydık, eminim ki çok daha uygun ve düzgün projelere de imza atabilirdik. Kendi çıkarını ve menfaatini düşünerek mahalleyi yok sayanların karşısındayım. Pazar günü ben kişi saymadım ancak bir basın mensubu arkadaşımız, 120 kişinin olduğunu ve kendisinin saydığını belirtti. Buna kesinlikle saygı duyuyorum ama herkes şundan adı gibi emin olsun, artık duruma çok daha objektif bakıyorum" ifadelerini kullandı. "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi" Eylem yapanlardan önemli bir kısmının mahalleden olmadığına değinen Muhtar Açıkgöz, "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi. Sosyal medyada, ‘herkes gelirken yanında 10 kişi getirsin, nereden geldiği önemli değil’ şeklinde paylaşımlar yapılmış. Burada yaşamayan insanların mahallem üzerinde söz hakkı yoktur. Kimse sırf gruplaşmak uğruna mahallemin ve çocuklarımın geleceğiyle oynamasın. Aslında onlara teşekkür ediyorum; böyle bir durum yaşanmasaydı bu mahallenin kıymeti ve değeri bu kadar artmazdı. Yüreklerine sağlık. Yeşiltepe’nin adını sadece Eskişehir’de değil, tüm Türkiye’de duyurmama vesile oldular. Kendi çaplarında istemeseler de Yeşiltepe için bir hizmet yapmış oldular ve güzellikler ortaya çıktı. Belediyelere, meclis üyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yürekten teşekkür ediyorum. Yeşiltepe, Eskişehir’de tarih yazacak. ‘Bu planı muhtar yaptı’ diyerek ‘Muhtar istifa’ diye bağırdılar ve beni hedef gösterdiler. Bende imza yetkisi ne gezer? Benim çok büyük hayallerim var. Bir dönem, ‘kanalı temizleyin, buradan gondollar geçsin’ demiştim. Madem her dediğim yapılıyor, bu neden yapılmadı? Eğer bu imar planını ben istediğim için, benim hatırıma yaptılarsa buradan sesleniyorum, 12 yıldır yalvarıyorum; bu kanal adeta bir ölüm kanalıdır. Kapatamıyorsak bile lütfen temizleyelim. Benim çocuklarım deniz görmüyor, 12 yıldır oradan gondollar geçsin diye yalvarıyorum. Onu yapmadılar da imarı mı yaptılar? Üstelik bu plan, ben istediğim için değil, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, depremde can kaybı yaşanmasın diye yatay mimari esasına göre yapıldı. Keşke böyle bir yetkim olsaydı, bunu ben de isterdim" diye konuştu.
Yeşiltepe muhtarından tepkiler hakkında açıklama
15 Şubat 2026 Pazar - 10:54 Yeşiltepe muhtarından tepkiler hakkında açıklama Eskişehir’in Yeşiltepe Mahallesi için hazırlanan imar değişikliği planına muhtarlık önünde gösteren tepki vatandaşlar hakkında konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Ben bu projenin yanındayım ama benim imza yetkim yok. Protestodaki 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi" dedi. Geçtiğimiz hafta Pazar günü Yeşiltepe Mahallesi Muhtarlığı önünde toplanan bir grup vatandaş, Tepebaşı Belediyesi’nce hazırlayıp Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan imar değişikliği planına tepki gösterdi. Slogan atan grup, ada bazlı plana karşı Muhtar Meryem Kuş ’a tepki gösterdiler. Yapılan protestolar hakkında konuşan Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz, durumla alakalı kendisinin bir yetkisinin olmadığına dikkat çekti. "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" Konuyla alakalı konuşan Muhtar Meryem Kuş Açıkgöz, "Pazar günü muhtarlığın önünde eylem yapmak istemişler. Muhalif bile demek istemiyorum, utanıyorum; aynı mahallede muhaliflik olmaz. Mahalle sakinlerinin bir kısmı telefon ederek, ‘Muhtarım, toplantı yapıyormuşsunuz, konunun aslı nedir?’ diye sordu. Benim böyle bir etkinliğim veya toplantım olmadığını, ancak benim de geleceğimi söyledim. Olaya bu şekilde dâhil oldum ve durumdan bu şekilde haberim oldu. Oraya gittiğimde gördüm ki; vatandaşın kanuni hakkıdır, özgürlük ve demokrasi vardır. Elbette isteklerini ve dileklerini dile getirecekler ancak o toplantının yeri burası değildi. Ben bu mahallede 62-63 yıldır yaşıyorum ve mahallenin yenilenmeye ihtiyacı var. 12 yıldır da muhtarlık görevindeyim; imar için verdiğim mücadeleye herkes şahittir. Malum, zor bir dönemden geçiyoruz ve deprem riskini her gün hissediyoruz. Balıkesir’de meydana gelen bir deprem bile Eskişehir’i etkiliyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yatay mimari ve ayrık nizam vurgusu yapıldı. Belediye de mahalle adına bu doğrultuda çok güzel bir çalışma yaptı. Bu çalışma, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de oy birliğiyle geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da projeyi onayladı" dedi. "Peki, Benim imza yetkim mi var?" Projede imza yetkisi olmadığını belirten Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz; "Ben bu projenin yanında mıyım? Evet, yanındayım. Peki, benim imza yetkim mi var? Benim talimat verme veya ‘Hayır, şöyle olsun’ deme yetkim mi var? Yapılan proje kesinlikle mahallemin geleceği için çok uygun bir projedir. Aldığım tepkiler de herhalde bu desteğimden kaynaklanıyor ancak bu tepkiler benim için değil, mahallemiz için bir önem arz etmeli. Gelecek nesil için tarih yazacak bir mahalle olacağını düşünüyorum, bu anlamda projenin arkasındayım. Elbette muhalefet olacak, muhalefet olmazsa güzellikler, iyilikler ve yapılan hizmetler anlaşılmaz. Onlar da kendi şartlarında muhalefet yapıyorlar. Tek üzüldüğüm nokta, mahalle üzerinden siyaset yapılmasıdır. Çünkü bu mahallede hep birlikte yaşayacağız. Siyaseti karıştırmadan oturup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunsaydık, eminim ki çok daha uygun ve düzgün projelere de imza atabilirdik. Kendi çıkarını ve menfaatini düşünerek mahalleyi yok sayanların karşısındayım. Pazar günü ben kişi saymadım ancak bir basın mensubu arkadaşımız, 120 kişinin olduğunu ve kendisinin saydığını belirtti. Buna kesinlikle saygı duyuyorum ama herkes şundan adı gibi emin olsun, artık duruma çok daha objektif bakıyorum." "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi" Eylem yapanlardan önemli bir kısmının mahalleden olmadığına değinen Muhtar Açıkgöz, "O 120 kişinin en az 50’si benim mahallemden değildi, dışarıdan taşımalı olarak getirilmişlerdi. Sosyal medyada, ‘Herkes gelirken yanında 10 kişi getirsin, nereden geldiği önemli değil’ şeklinde paylaşımlar yapılmış. Burada yaşamayan insanların mahallem üzerinde söz hakkı yoktur. Kimse sırf gruplaşmak uğruna mahallemin ve çocuklarımın geleceğiyle oynamasın. Aslında onlara teşekkür ediyorum; böyle bir durum yaşanmasaydı bu mahallenin kıymeti ve değeri bu kadar artmazdı. Yüreklerine sağlık. Yeşiltepe’nin adını sadece Eskişehir’de değil, tüm Türkiye’de duyurmama vesile oldular. Kendi çaplarında istemeseler de Yeşiltepe için bir hizmet yapmış oldular ve güzellikler ortaya çıktı. Belediyelere, meclis üyelerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yürekten teşekkür ediyorum. Yeşiltepe, Eskişehir’de tarih yazacak. ‘Bu planı muhtar yaptı’ diyerek ‘Muhtar istifa!’ diye bağırdılar ve beni hedef gösterdiler. Bende imza yetkisi ne gezer? Benim çok büyük hayallerim var. Bir dönem, ‘Kanalı temizleyin, buradan gondollar geçsin’ demiştim. Madem her dediğim yapılıyor, bu neden yapılmadı? Eğer bu imar planını ben istediğim için, benim hatırıma yaptılarsa buradan sesleniyorum, 12 yıldır yalvarıyorum; bu kanal adeta bir ölüm kanalıdır. Kapatamıyorsak bile lütfen temizleyelim. Benim çocuklarım deniz görmüyor, 12 yıldır oradan gondollar geçsin diye yalvarıyorum. Onu yapmadılar da imarı mı yaptılar? Üstelik bu plan, ben istediğim için değil, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, depremde can kaybı yaşanmasın diye yatay mimari esasına göre yapıldı. Keşke böyle bir yetkim olsaydı, bunu ben de isterdim" diye konuştu.
Eskişehir’de her ay 5 ila 7 çocuğa kanser tanısı konuluyor
15 Şubat 2026 Pazar - 10:03 Eskişehir’de her ay 5 ila 7 çocuğa kanser tanısı konuluyor Eskişehir Şehir Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji alanında görevli Doç. Dr. Ersin Töret, Eskişehir’de her ay 5 ila 7 arasında çocuğun kanser tanısı aldığını belirterek, "Erken tanı yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır" dedi. Doç. Dr. Ersin Töret, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü kapsamında bilgilendirmede bulundu. İstatistiklere göre her 100 hastadan birinin kanser olduğunu söyleyen Dr. Töret, bu vakalar arasında çocukluk çağı kanserinin de görüldüğünü ifade etti. Eskişehir’de her ay 5 ila 7 arasında çocuğun kanser tanısı aldığını belirten Töret; bu vakaların büyük bölümünü lösemi olarak bilinen kan kanserinin oluşturduğunu, ikinci sırada beyin tümörleri ve üçüncü sırada ise lenf bezi kanserlerinin yer aldığını dile getirdi. "Erken tanı yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Doç. Dr. Ersin Töret, "Bu kanserlerde genelde ailelerimiz açısından farkındalık oluşturmak önemli. Erken tanı hastalığın tedavi sürecinin daha kısa sürede tamamlanmasını sağlarken, yaşamda kalma şansını daha da artırmaktadır. Hastalarımızda özellikle 3 günden daha süren uzun ateş olması, kemik eklem ağrıları olması, ailenin çocuklarına banyo yaptırırken veya kıyafetlerini değiştirirken ellerine sert kitleler gelmesi dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. Ayrıca keyifsizlikleri, oyun oynamaya karşı isteksizlikleri varsa, çocuk rutin olarak ilgilendiği uğraşlarını yapamıyorsa doktor tarafından değerlendirilmesinde fayda var" şeklinde konuştu. "Özellikle ilk 5 yaşta görülüyor" Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hem hastalığın tanısı için gerekli tetkiklerin hem cerrahi işlemlerin yapıldığını vurgulayan Dr. Töret, "Pek çok kanseri burada hastanemiz çatısı altında tedavi edebilmekteyiz. Çocukluk çağı kanseri de buna dahil. Çocukluk çağı kanserleri genellikle biraz kötü piyango gibidir. Özellikle ilk 5 yaşta görülüyor. Kökeni erken dönem hücresel gelişime dayanan bazı lösemi türleri ilk 5 yaşta daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı.