Yerel Haberler
Eskişehir
12 Mart 2026 Perşembe - 16:36 Keresteli cinayet davasında müebbet hapis talebi Eskişehir’de geçtiğimiz yıl eylül ayında aralarında husumet bulunan Hasan Hüseyin Doğruk’u (60) sokak ortasında keresteyle darb ederek ölümüne neden olan tutuklu sanık Aydın Keskin (47) hakkında mütalaa verildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını ve herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti. Olay, geçtiğimiz yıl eylül ayında Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hasan Hüseyin Doğruk ile Aydın Keskin sokak üzerinde karşılaştı. İkili arasında daha önceden var olan husumet nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga esnasında eline geçirdiği keresteyle Doğruk’u darb eden Keskin, yaşlı adamın ağır yaralanmasına neden oldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Doğruk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Aydın Keskin, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay anı güvenlik kamerasında Vahşetin yaşandığı anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde; taraflar arasındaki kovalamaca, Hasan Hüseyin Doğruk’un yere yığılması ve sanık tarafından darb edildiği anlar yer aldı. Savcı indirim istemedi Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasına; tutuklu sanık Aydın Keskin, maktulün eşi Hatice Doğruk, oğlu İlker Doğruk ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanık Aydın Keskin’in "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Ayrıca mütalaada, sanık hakkında herhangi bir ceza indirimi veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması talep edildi. Mahkeme heyeti, sanık müdafilerinin savunma hazırlamak için süre talebini kabul ederek, karar duruşmasını 26 Mart tarihine erteledi.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:38 "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığını yalnızca iki öğrenci arasındaki bir sorun olarak değil, okul, aile ve öğrencilerin birlikte ele alması gereken bir sistem sorunu olarak değerlendirmek gerektiğini belirtti. "Okullarda Şiddet ve Akran Zorbalığı" konusunu ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, akran zorbalığında seyirci kalmanın çoğu zaman sessiz kalmak olmadığını, zorbalığın sürmesine katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Akran zorbalığının yalnızca iki öğrenci arasında yaşanan bireysel bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, zorbalığın tekrarlayıcı bir niteliğe sahip olduğunu ve taraflar arasında güç eşitsizliğinin bulunduğu durumlarda sistematik bir sorun haline geldiğini ifade etti. Zorbalıkla mücadelede yalnızca zorbayı cezalandırmaya ya da mağdura yönelik bireysel müdahalelere odaklanmanın yeterli olmayacağını vurgulayan Şahbudak, okul ortamı, aileler ve öğrencilerin dâhil olduğu bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Begüm Şahbudak, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Akran zorbalığı dediğimiz zaman aslında birebir bir çatışmadan ya da bir akran tartışmasından bahsetmiyoruz. Bu sürecin kronik olması, tekrarlayıcı zeminde olması önemli. Taraflar arasında güç eşitsizliğinin olması önemli ve sistematik bir hale geldiğinde akran zorbalığı diyoruz. Akran zorbalığı dediğimiz zaman müdahale sırasında sadece zorba ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden değil, aslında sisteme yönelik bir müdahaleden bahsetmek mümkün. Zorbanın okuldan uzaklaştırılması ya da sadece mağdura yönelik bir müdahaleden bahsetmiyoruz. Orada bir sorun var ve bu sorun aslında ailelerin de dahil edildiği bir sistem sorunu olarak görülür ve okul içerisinde ele alınırsa o zaman çözüm çok daha kolay oluyor. "Sessiz kalmak zorbaya yardım etmektir" Çözüm dediğimizde aslında öğrencilerin de içine dahil edildiği, öğretmenlerin ve ailelerin de içine dahil edildiği çözümden bahsediyoruz. Söylediğimiz şey aslında seyircilerin de ortamdaki zorbalığa müdahil olması. Çünkü seyirci kalmak demek aslında sessiz kalmak demek değil. Aslında zorbaya yardım etmek demektir. Ve zorbanın okuldan uzaklaştırılması çoğu zaman bir çözüm olmuyor. Aksine bir sistem sorunu olarak ele alırsak eğer bir süre sonra mağdurun da zorlu olabileceğini düşünmemiz gerekiyor ve bunu bu şekilde ele alırsak aslında hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Bir zorbayı cezalandırmaktansa hem akan zorbalığı yapan kişinin hem de mağdurun ruhsal olarak güçlendirilmesi ve değerlendirilmesi, mutlaka sisteme ailelerin de dahil edilmesi ve ailelerin de bu konuda sorumluluk alması önemli. Aslında öğrencilerin kendisine de adalet duygusunu sağlamak üzere bir sorumluluk verilmesi önemli. Seyirci kalmıyoruz. O sırada akran zorluğuna uğrayan kişiye hemen müdahale edemesek bile sonradan müdahale etme şansımız var ve bunu özellikle değerlendirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Bunu bir sistem sorunu olarak ele alırsak çözüme ulaşmak çok daha kolay. Çünkü orada birebir bir zorbayı cezalandırdığımızda aslında sistemin çarkları dönmeye devam ediyor. "Hem zorba, hem mağdur için ruhsal yardım mümkün" Ergenlik döneminde akran ilişkileri oldukça önemli. Bu akran grubunda kabul görmek, dışlanmama ihtiyacı aslında kişiliğin de belirleyici yanlarından biri oluyor. Kimlik gelişiminde bunlar da önemli. Hem zorba için hem mağdur için aslında bir ruhsal etkilenme varsa yardım arayışında olmak sadece okul ikliminde çözülebilen sorunlardan bahsetmiyoruz. Aileler de bu konuda sorumluluk alarak ruhsal yardım ihtiyaçlarını görmezden gelmemeli ve bununla ilgili destek almalı. Hem zorba hem mağdur için ruhsal yardım mümkün ve aslında bu çocukların her birini suça sürüklenen çocuk ya da zorba çocuk olarak etiketlemeden önce onlar, bizlerin çocukları ve mutlaka yardımla değiştirebileceğimiz şeyler var. Bu umudu aşılayarak bitirmek istiyorum. Çünkü özellikle yardım alırsak değiştirebileceğimiz çok fazla şey var."
Çocuklar geleceğin robotik hayvanlarını resimledi
02 Aralık 2025 Salı - 10:27 Çocuklar geleceğin robotik hayvanlarını resimledi Eskişehir Özel Ümit Hastaneleri tarafından her yıl düzenlenen resim yarışmasının 13’üncüsünde bu yıl ’Geleceğin Robotik Hayvan Dostları’ konulu eserler yarıştı. Resim yarışmasında dereceye girenler Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde gerçekleşen törenle ödüllerini aldı. Yarışmacı öğrenciler, öğretmenler ve veliler törene katılım sağladı katıldı. Program, Halkla İlişkiler Müdürü Gülay Özler’in açılış konuşması ile başladı. "Pırıl pırıl çocuklarımızdan harika eserler aldık" Yarışmaya katılan çocuklara teşekkür eden Özler, "Adı yarışma olsa da çocuklarımızı yarıştırmayı değil, onları geliştirmeyi ve onları sosyalleştirmeyi amaçlıyoruz. Pırıl pırıl çocuklarımızdan harika eserler aldık. Tüm çocuklarımızı kutluyorum" dedi. "Resimler yeni yıl takvimini süsleyecek" Hastanenin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Bozoğlu ise, "Bugün dereceye giren öğrencilerimizi tebrik ediyoruz ama şunu unutmadan söylemek istiyorum: Burada bulunan her öğrencimiz bu yarışmanın gerçek kazananıdır. Çünkü bir hayali kâğıda dökebilmek, bir fikri cesaretle paylaşabilmek her şeyin başlangıcıdır. Hem öğrencilerimize hem de organizasyonda emeği geçen tüm öğretmenlere, jüriye ve velilere teşekkür ediyorum. Bilimle, sanatla ve hayallerinizle dolu bir gelecek diliyorum" diye konuştu. Öğrencilere birbirinden güzel ödüller Yarışmada 1’inci Nil Candemir, 2’nci Nurseli Emirler, 3’üncü Elif Ada Özcan oldu. Mansiyon ödüllerinin sahipleri ise İnci Kasap, Öykü Yerlikaya ve Duru Özkardeş oldu. Törende 1’inciye tablet, 2’nciye akıllı saat, 3’üncüye ise fotoğraf makinesi hediye edildi. Mansiyon 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı yarışmacılara ise 2 bin 500 TL değerinde alışveriş çeki verildi. Yarışmaya katılan ve sergilenmeye değer görülen tüm eserlerin 2 hafta boyunca hastanede sergilenmeye devam edeceği belirtildi. Bu resimlerin aynı zamanda Özel Ümit Hastaneleri’nin yeni yıl takviminde de yer alacağı ifade edildi.
Vali Aksoy: "Engelsiz bir gelecek için hep birlikte çalışma kararlılığımızı yineliyorum"
02 Aralık 2025 Salı - 10:26 Vali Aksoy: "Engelsiz bir gelecek için hep birlikte çalışma kararlılığımızı yineliyorum" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, engelliliğin bir insanlık meselesi olduğunu vurgulayarak, "Asıl engel, fiziki farklılıklarda değil, kalplerimizdeki ve zihinlerimizdeki önyargılardadır" diye kaydetti. Vali Aksoy, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, konuyla ilgili tüm vatandaşları ortak sorumluluğa davet etti. Engelliliğin sadece bu durumu yaşayan bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğunun altını çizen Vali Aksoy, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, aslında hepimizin ortak sorumluluğunu hatırlatan bir farkındalık günüdür. Unutmamalıyız ki engellilik, yalnızca bu durumu yaşayan bireylerin ve ailelerinin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Asıl engel, fiziki farklılıklarda değil, kalplerimizdeki ve zihinlerimizdeki önyargılardadır. Bize düşen en yüce görev, bu görünmez engelleri kaldırmak ve aramızdaki gönül köprülerini sağlamlaştırmaktır. Devletimiz, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayatın her alanında engel tanımadan, eşit ve onurlu bir şekilde yer alabilmeleri için tüm imkânlarını seferber etmektedir. Eğitimden sağlığa, istihdamdan erişilebilirliğe kadar her alanda onların hayatlarını kolaylaştırmak ve potansiyellerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak öncelikli hedefimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, azim ve kararlılıklarıyla hepimize ilham veren engelli vatandaşlarımızın ve onların fedakâr ailelerinin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü tebrik ediyor; engelsiz bir gelecek için hep birlikte çalışma kararlılığımızı bir kez daha yineliyorum."
Keskin Barajı’nın 2 yıl süreyle çekilen görüntüleri kuraklığı gözler önüne serdi
02 Aralık 2025 Salı - 10:18 Keskin Barajı’nın 2 yıl süreyle çekilen görüntüleri kuraklığı gözler önüne serdi Eskişehir’deki Keskin Barajı’nın 2 yıl arayla çekilen dron görüntüleri kuraklık sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Keskin Barajı’nda 2023 yılında yaşanan yüzde 8 artış, İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından havadan dron ile görüntülenmişti. 2025 yılında ise yeniden görüntülenen baraj, dünya genelinde etkisini gösteren kuraklık sorununu bir kez daha gözler önüne serdi. Geçtiğimiz senelerde yol kenarlarına kadar uzanan barajın su seviyesinin düşmesi ile kurak topraklar görüntülenmeye başladı. Normalde çevredeki çiftçilere tarımsal sulamada destek verilmesi amacıyla açılan baraj, üst üste 2 senenin kurak geçmesiyle kapalı kaldı. Öte yandan oluşan bu kuraklık çevredeki çiftçileri tedirgin ederken, o bölgede yetiştirilen tarım ürünlerinin de fiyatlarını etkiledi. "Her açıdan susuzluk tehlikesi bekliyoruz" Keskin Barajı’nda oluşan kuraklık hakkında konuşan Yukarısöğütönü Mahalleleri Sulama Kooperatifi Başkanı Azmi Caz, "Geçen yıl bildiğiniz üzere çok kurak bir yıl geçirdik. Barajı hiç açmadık. Bu yıl da yağışlar doluluk oranlarını yükseltmiş değil. İyi bir kış bekliyoruz. Allah’ın yardımıyla inşallah olması dileğiyle. Her açıdan susuzluk tehlikesi bekliyoruz. Hem evsel hem tarımsal açıdan susuzluk kapıda. Su kısıtlaması geçen yıl vermedik zaten. Olmayan bir şeyi vermemiz mümkün değildi. Yeni su arayışına gitmemiz de mantık dışı. Var olanı bitirmek değil amacımız. İklim şartlarını iyiye götürmek. Bunun için de geçici olarak kuru tarıma yönelmemiz gerekiyor. Tabii her yokluk bir arz talep meselesidir. Talep olunca arzı karşılayamadığınız zaman bu da fiyatlarda yükseliş demektir. Ne kadar az su tüketse de susuz hiçbir canlı yaşamını idame ettiremiyor. Kuyu suları da çekilmiş durumda. Her geçen yıl daha derinlere gitmekte. Kuyu sularınında bitme tehlikesi var. Bu arada A’dan Z’ye bütün paydaşlar suyun verimli kullanılmasını amaç edinmeli. Suyu boşa harcamamalı" dedi.
Eskişehir’de acil sağlık ekiplerinin vakalara ulaşma süresi 5.7 dakikaya indi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:42 Eskişehir’de acil sağlık ekiplerinin vakalara ulaşma süresi 5.7 dakikaya indi Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimliği ekiplerini şehir içinde vakalara ortalama 5.7 dakikada ulaşıldığı bilgisi aktarıldı. Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un katılmalarıyla İl Ambulans Servisi Başhekimliğinde bir program gerçekleştirildi. Düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı’nın açılış konuşmasıyla devam etti. "5,7 dakikada vakalara ulaşıyor, müdahale ediyor ve nakletmeye başlıyoruz" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise yaptığı konuşmada "Hepimiz hastanelerin sadece acillerini biliyoruz. Oysaki acillerin ötesinde bir de hastane öncesi acil sağlık hizmetleri konsepti var. İşte bu hastane öncesi, acil, sağlık hizmetleri konsept inin personeli burada huzurlarınızda bulunuyor. Eskişehir yaklaşık 44 tane acil sağlık hizmeti istasyonu 68 tane ambulansı 750 civarında çalışanıyla hastane öncesi acil sağlık hizmetlerini koordine ediyor. Bu hizmetlerde iki tane çok önemli parametre var. Hizmetlerimizin performans parametresi. Birisi şehir için ulaşıma 10 dakikada ne kadar vakaya ulaşabiliyoruz, şehir dışı kırsalda da 30 dakikada ne kadar süre ulaşıyoruz. Eskişehir ili dünden bugüne kadar bu bağlamda olağanüstü iyi performans göstermiştir. Şehir içinde vakaların yüzde 96’sına ilk 10 dakikada şehir dışına yaklaşık yüzde 93 vakaya ilk 30 dakika içinde ulaşma becerisine, organizasyonuna ve kapasitesine sahip. İl içinde biz ortalama şehir içinde ortalama 5,7- 5,8 dakikada vakalara ulaşıyor, müdahale ediyor ve nakletmeye başlıyoruz. Aslında bu rakamlar çok kıymetli, ATT, paramedik ve hekim arkadaşlarımız olarak çok hayati ve çok kritik süreçler yönetiyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye ortalamasının üzerinde bir durumda bu hizmetleri veriyoruz" Etkinlikte konuşan Vali Hüseyin Aksoy ise konuşmasında, "Gerek daire başkanımız gerekse sağlık müdürümüz Eskişehir ilimizdeki 112 Acil Sağlık hizmetleriyle ilgili sunulan kapasitemizi, yapılan çalışmaları sizlerle paylaştı. O rakamlara tekrar girerek vaktinizi almak istemiyorum. 112 Acil Sağlık Hizmetleri 112’den başlayan vatandaşımızın ihbarda bulunduğu çağrı merkezimize gelen ihbarlar sonucu hemen komuta kontrol merkezinden ilgili birimlere bu aktarılarak talep edilen noktaya en seri şekilde ulaşılarak müdahalelere başlanılıyor. Eskişehir ili olarak Türkiye ortalamasının belirlenen durumdan çok daha iyi bir noktada bu çalışmalarımızı ortaya koyuyoruz. Gerek şehir içerisinde gerekse kırsal kesim yapılan müdahalelerde Türkiye ortalamasının üzerinde bir durumda bu hizmetleri veriyoruz. İlk müdahale oldukça önemli, en hızlı şekilde müdahale oldukça önemli. Ve bu müdahale de bazen 1 dakika bazen 3 dakika bazen 5 dakika belki o kişinin yaşamla mücadelesinde çok önemli bir süre. O bakımdan erken intikal etmek, hemen müdahalede bulunmak ve daha ileri müdahale imkanlarının oluşacağı acil servislere bu hastalarımızı aktarmak oldukça önemli. Birçok doğal afetle karşılaşıyoruz, depremle karşılaşıyoruz. Farklı durumlarda 112 Acil ihtiyacı, acil hizmetlerine büyük bir ihtiyaç ortaya çıkıyor. 7 gün, 24 saat durmadan, hizmet veren bir birimimiz. Bunun hafta sonu yok, gecesi yok, bayram tatili yok. Arkadaşlarımız kendi aile yaşamından, özel yaşamından fedakârlık yaparak vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu bu noktalarda onlara hizmet vermek için özveriyle çalışıyor. Ben bu boyutuyla bu Acil Sağlık Hizmetlerinde çalışan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Karda, kışta, yağmurda, çamurda, gece, gündüz, hafta sonu, hafta işi demeden bu hizmetleri büyük bir özveriyle veriyorlar. Burada da ifade edildi özellikle toplumun duyarlı olması, başına bir durum geldiğinde ona nasıl müdahale edebileceği ilk yardım bilgisine sahip olunması bakımından da birçok çalışma koyuyoruz" dedi. "Eskişehir ili olarak çok büyük bir ambulans filosuna da sahibiz" İl Ambulans Servisi Başhekimi ve vekaleten Acil Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Erkan Duman, "Bizler sahada çok zor görevlerde bulunuyoruz. Her türlü afette, kazada ve medikal olsun tüm vakalara anında müdahale etmek için çıkıyoruz. Eskişehir ili olarak vakalara ortalama 5.7 dakika gibi bir sürede ulaşıyoruz. Kırsalda 30 dakika altında ulaşma oranlarımız yüzde 95’lerin üzerindedir. Acil Sağlık Hizmetleri kapsamında, Eskişehir ili olarak çok büyük bir ambulans filosuna da sahibiz" dedi. Programın sonunda Vali Aksoy, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, Başkan Yardımcısı Dr. Umut Aktaş, İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman ve beraberindekiler hafta sebebiyle hazırlanan resim sergisini gezdi. Acil Sağlık Hizmetleri Haftası Açılış Kutlama Programı’na; Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Vali Yardımcısı Yakup Güney, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, Başkan Yardımcısı Dr. Umut Aktaş, İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman ile diğer başkanlar, birim sorumluları ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı.