Yerel Haberler
Eskişehir
13 Mart 2026 Cuma - 15:18 Çocuk ve ergenlerde uykunun önemi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan, çocuk ve ergenlerde uykunun, sağlıklı gelişim ve ruhsal iyi oluşun temel taşı olduğunu belirterek, "Aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları, uyku alışkanlıklarını takip ederek ve gerektiğinde destek sağlayarak çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunabilir" diye belirtti. ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde "13 Mart Dünya Uyku Günü" dolayısıyla Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan tarafından çocuk ve ergenlerde uykunun önemine dikkat çekmeyi amaçlayan bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe ESOGÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Canan Özdemir ile Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Kliniği’nde görev yapmakta olan ve aynı zamanda Tüm Uyku Tıbbı ve Araştırmaları Derneği (TUTDER) Başkanı olan Prof. Dr. Vural Fidan, TUTDER Başkan Yardımcısı Dr. Okay Erözgün ve TUTDER Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Tahtacı katılım sağladı. "Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri işler ve uzun süreli hafızaya aktarır" Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, uykunun çocuk ve ergenlerin bedensel, zihinsel ve duygusal sağlığı için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Yeterli ve kaliteli uykunun; öğrenme, hafıza, dikkat, problem çözme ve duygusal düzenleme gibi bilişsel işlevleri desteklediğini anlatan Fidan, "Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri işler ve uzun süreli hafızaya aktarır. Çocuk ve ergenlerin büyüme ve gelişimi için uyku çok önemlidir. Uyku büyüme hormonlarının salgılanmasını destekler, kemik ve kas gelişimini güçlendirir, doku onarımını sağlar ve metabolizmayı düzenler. Ayrıca yeterli uyku, duygusal tepkilerin kontrolünü kolaylaştırır, stresle başa çıkmayı destekler ve sosyal ilişkilerin sağlıklı gelişmesine katkıda bulunur. Uyku eksikliği; kaygı, depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEHB) gibi ruhsal sağlık sorunlarını artırabilir. Uyku bozuklukları; davranışsal problemlere, sinirlilik ve öğrenme güçlüklerine yol açabilir. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda uyku sorunları daha sık görülür ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Günümüzde teknoloji ve ekran kullanımı, özellikle yatmadan önce uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uyku hijyenine dikkat etmek önemlidir. Düzenli uyku saatleri belirlemek, yatmadan önce ekran kullanımını sınırlamak, sessiz ve rahat bir uyku ortamı sağlamak uyku kalitesini artırır. Uyku sorunlarının giderilmesinde bilişsel davranışçı terapi ve mindfulness uygulamaları gibi yöntemler faydalıdır. Bu yaklaşımlar uykuya engel olan düşünce ve davranışları değiştirerek uyku kalitesini artırır, kaygıyı azaltır ve çocukların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar. Sonuç olarak, çocuk ve ergenlerde uyku sağlıklı gelişim ve ruhsal iyi oluşun temel taşıdır. Yeterli ve kaliteli uyku hem bedensel hem de zihinsel gelişimi destekler, davranış ve duygusal dengeyi güçlendirir. Aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları, uyku alışkanlıklarını takip ederek ve gerektiğinde destek sağlayarak çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunabilir" diye belirtti.
Anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:02 Anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada Eskişehir’de 23 yaşındaki kuryenin bakkala girerken kontak anahtarı üzerinde bıraktığı motosikletin 2 dakika içinde çalınma anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Polis ekiplerince 4 günde bulunan motosikletin benzinin bitirildiği ve 100 kilometre yol yapıldığı tespit edilirken, şüpheli gözaltına alındı. Eskişehir’de kurye olarak çalışan 23 yaşındaki Hüseyin Yalçıntaş, geçtiğimiz günlerde Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta 26 ALC 861 plakalı motosikletinin kontak anahtarını üzerinde bırakarak bakkala girdi. O sırada B.K. isimli şüpheli kontak anahtarı üzerinde olan motosikleti çalarak uzaklaştı. O anlar güvenlik kamarasına anbean yansırken Hüseyin Yalçıntaş durumu polise bildirdi. Polis 4 günde buldu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatıldı. Çalındıktan 4 gün sonra Tepebaşı ilçesi Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan motosiklet sahibine teslim edilirken şüpheli B.K. ise işlemleri için karakola götürüldü. Şüphelinin motosikletle yaklaşık 100 kilometre gezdiği ve benzinini bitirdiği görüldü. "Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun" Motosikleti bulunduğu için ekiplere teşekkür eden Hüseyin Yalçıntaş, "17 Kasım 2025 tarihinde, saat 18.30 sıralarında Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta motosikletim çalındı. Motosikleti kaldırımda bırakmıştım, 2 dakika bakkala kadar uğrayıp alışveriş yaptım. Döndüğümde motosikletim yoktu. Kontağı üzerinde bırakmıştım. Ondan sonra 155’i aradım, haber verdim. Ardından, Çarşı Polis Karakolu’na giderek müracaat ettim. Bana motosikletimin bulunacağını söylediler. Bekledim ve aradılar, mutlu oldum. Şu an motosikletimde görünen bir şey yok, çalan kişi sadece plakalığını sökmüş. Emniyet güçlerimize, Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerine teşekkür ederim. Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun. Daha önce böyle bir şey başıma gelmemişti. Bundan sonra önlem alacağım. Şu an motosikletimin satış fiyatı 90 bin TL. Yeni aldım sayılır, 8 ay oldu" dedi.
Kontak anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:50 Kontak anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada Eskişehir’de 23 yaşındaki kuryenin bakkala girerken kontak anahtarı üzerinde bıraktığı motosikletin 2 dakika içinde çalınma anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Polis ekiplerince 4 gün içinde bulunan motosikletin benzinin bitirildiği ve 100 kilometre yol yapıldığı tespit edilirken, şüpheli gözaltına alındı. Eskişehir’de kurye olarak çalışan 23 yaşındaki Hüseyin Yalçıntaş, geçtiğimiz günlerde bakkala girmek için Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta 26 ALC 861 plakalı motosikletinin kontak anahtarını üzerinde bırakarak park etti. O sırada motosikletin kontak anahtarının üzerinde olduğunu fark eden B.K. isimli şüpheli motosiklete binip oradan uzaklaşıyor. Hırsızlık anı güvenlik kamarasına anbean yansıdı. Yaşanan hırsızlık anları bir güvenlik kamerasına anbean yansıdı. 8 ay önce 90 bin TL’ye motosikletini alan Hüseyin Yalçıntaş çaresiz bir şekilde polise durumu bildirdi. Polis 4 günde içinde buldu Olay ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatıldı. Çalındıktan 4 gün sonra Tepebaşı ilçesi Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan motosiklet sahibine teslim edilirken şüpheli B.K. ise işlemleri karakola götürüldü. Şüphelinin motosikletle yaklaşık 100 kilometre gezdiği ve benzinini bitirdiği görüldü. Yalçıntaş, motosikleti bulunduğu için oldukça mutlu olurken, ekiplere teşekkür etti. "Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun" Konuyla alakalı konuşan Hüseyin Yalçıntaş, "17 Kasım 2025 tarihinde, saat 18.30 sıralarında Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta motosikletim çalındı. Motosikleti kaldırımda bırakmıştım, 2 dakika bakkala kadar uğrayıp alışveriş yaptım. Döndüğümde motosikletim yoktu. Kontağı üzerinde bırakmıştım. Ondan sonra 155’i aradım, haber verdim. Ardından, Çarşı Polis Karakolu’na giderek müracaat ettim. Bana motosikletimin bulunacağını söylediler. Bekledim ve aradılar, mutlu oldum. Şu an motosikletimde görünen bir şey yok, çalan kişi sadece plakalığını sökmüş. Emniyet güçlerimize, Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerine teşekkür ederim. Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun. Daha önce böyle bir şey başıma gelmemişti. Bundan sonra önlem alacağım. Şu an motosikletimin satış fiyatı 90 bin TL. Yeni aldım sayılır, 8 ay oldu" dedi. (BT-Y)
SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30 SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde (SBF) Sosyal Hizmette Kariyer Günü etkinlikleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde (EBB) görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Derya Yavlar tarafından ‘Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet: Bir Uzman Olarak Kariyerim’ başlıklı seminer düzenlendi. Seminere SBF Dekanı ve Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aliye Mavili ile çok sayıda öğrenci katıldı. Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü mezunu olan Yavlar, kendi bölümünde öğrenimlerine devam eden birinci sınıf öğrencileriyle mesleki deneyimlerini ve kariyer yolculuğunu paylaştı. Sosyal hizmetin büyük bir disiplin ve titizlik gerektirdiğini vurgulayan Yavlar, sahada karşılaşılan her bilginin ve detayın büyük önem taşıdığını ifade etti. "Mezun olduğunuzda kendinizi yetersiz görmeyin" Üniversitede teorik eğitimin ağırlıklı olduğunu, sahaya çıkıldığında bu bilgilerin ne kadar değerli olduğunun anlaşıldığını belirten Yavlar şunları söyledi: "Burada aldığım teorik eğitimin önemini mezun olduğumda çok daha iyi gördüm. Hepsini kitaplarda göreceksiniz ve sahada bu bilgilerle mutlaka karşılaşacaksınız. Deneyim kazandıkça her şey daha iyi oturuyor. Yeni mezun olduğum dönemde kendimi biraz özgüvensiz hissediyordum. Ancak buradan mezun olduğunuzda bir sosyal hizmet uzmanı olarak yeterli olacaksınız. Kendinizi küçük görmeyin, ‘Deneyimim yok, başvurmayayım’ demenize hiç gerek yok." "Sosyal hizmet merkezinde staj yapmak beni hazırladı" Staj ve saha deneyimlerinden de söz eden Yavlar, sosyal hizmet merkezinde yaptığı stajın kendisi için çok hazırlayıcı olduğundan bahsederek şunları söyledi: "Sosyal inceleme hazırlamak, farklı türde vakalar görmek önemli bir deneyimdi. Engelli bireyler, çocuklar ve yaşlılarla çalıştım. Daha çok kadınlar üzerinden destek alan ailelerle görüşmeler gerçekleştirdim. Zamanla sosyal inceleme raporlarını önce üstlerimizle birlikte, sonra tamamen kendimiz yazmaya başladık. Sosyal inceleme raporu sosyal hizmetin en kilit noktası. Çünkü bizim alanımızda sosyologlar, çocuk gelişimcileri, belki yeni eğitim almış kişiler ile karşılaşacaksınız. Sizi bir sosyal hizmet uzmanı olarak ayrıştıran en temel nokta, sosyal bu raporlarda gösterdiğiniz hassasiyettir." Seminer, soru-cevap bölümüyle devam etti. Program, SBF Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili’nin Derya Yavlar’a teşekkür belgesi ve hediye takdimiyle sona erdi.
İskenderun’dan gelen lezzet
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:15 İskenderun’dan gelen lezzet Eskişehir’e İskenderun’dan getirilen yılan balığı, restoranlara ve özel müşterile satılıyor. Geçen senenin aksine, bu yıl hamsi, istavrit ve sardalya türlerinde ciddi bir bolluk yaşandığını belirten Erkan Aslanbenzer, ayrıca, Mersin ve İskenderun’dan özel olarak getirdikleri ve genelde lüks restoranlar ile özel müşterilerin tercih ettiği yılan balığına olan ilginin de devam ettiğini aktardı. Balıkçı Aslanbenzer, yılan balığı ve ıstakozun pişirme yöntemleri ve kilosu 4 bin doları bulan havyar hakkındaki detayları da paylaştı. "Bu sene hamsi, istavrit ve sardalya bol" Yılan balığının Eskişehir’e gelişi ve diğer balıklar hakkında bilgiler veren Aslanbenzer, "Yılan balığı Mersin İskenderun’a özel bir balıktır. Ekstra oradan çıkar. Buraya oradan otobüslerle, soğutucu arabalarla gelmektedir. Bu sene hamsi bol, hâlâ bitmedi. Geçen sene palamut boldu. Bu sene maşallah hamsi 200, sardalya 150, istavrit ise 200 TL. Geçen sene palamut ve çinekop boldu. Bu sene palamut, çinekop yok. Bu sene hamsi, istavrit ve sardalya bol" dedi. "Yılan balığını restoran ve özel müşterilerimiz çok tercih ediyor" Eskişehirlilerin yılan balığına karşı bakışını değerlendiren Erkan, "Yılan balığını bulan, getiriyor. Eskişehir balıkçı esnafından İskenderun ile çalışan bizim dışımızda pek balıkçı yok. Dolayısıyla yılan balığını Eskişehir’de görmek pek mümkün değil. Fazla tüketilen, tercih edilen bir balık değil. Restorantlar ve özel müşterilerimiz alıyor. Istakoz balığımız mürekkebiyle beraber geldi. Marmara’dan, Karadeniz’den, her yerden çıkabiliyor ama çok az çıkan bir balık. Bu sefer 100 kilo yılan balığı getirdik. Şu an 15 kilo kaldı. Birkaç gün içinde kalanları da satacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Havyarın kilosu 4 bin dolar civarında" Yılan balığı ve ıstakozun en güzel nasıl yapılacağından bahseden Erkan Aslanbenzer, "Yılan balığının en güzeli tava da olur. Bunları palamut gibi ince ince dilim yapıyoruz. Mısıra bulayıp tava da yapınca tadı çok güzel oluyor. Istakoza gelince, ıstakozumuz canlı canlı suya atılıp pişiriliyor. Sonra çıkarıp tereyağında fırında yapılıyor. Havyarı alınıyor, ayrı bir yere koyuluyor. Havyarı ölmeden, canlı canlı alıyoruz. Sonra kaynar suda kaynatıp, en son fırına tereyağına yatırıyoruz. Havyarın kilosu ortalama 4 bin dolar civarında. Siyah havyar pek bulunmuyor. Bunu bu şekliyle havyarıyla birlikte 4 bin lira civarında satabiliriz. Havyarını alırsak 2 bin liraya satabiliriz" diye anlatı.
Kış mevsiminin etkisi göstermemesi bot satışlarını olumsuz etkiledi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:06 Kış mevsiminin etkisi göstermemesi bot satışlarını olumsuz etkiledi Eskişehir’de kış aylarının etkisini hala ciddi oranda göstermemesi bot satışı yapan esnafların işlerini olumsuz olarak etkiledi. Mevsim dengelerinin sarsılması sebebiyle kış ayları etkilerini göstermemeye başladı. Bu durum ise kış aylarında bot satan ayakkabı esnafını olumsuz etkiledi. Eskişehirli ayakkabı esnafının bazıları, bu sene bot getirmeyip geçen seneden ellerinde kalan ürünlerin satışına devam ettiğini aktardı. Ayakkabı esnafı Sami Yusuf Baçcı, ellerinde hali hazırda bot olan vatandaşların ise yenisini almak yerine eski ayakkabılarını tamir ettirdiğini belirtti. Ayakkabı piyasası hakkında konuşan esnaf Sami Yusuf Başcı, "Kışlık ayakkabı satışlarında çok bir hareket yok. Panduf ve terlik yine satıyor, ama ayakkabılarda baktığımızda öyle bir hareket yok yani. Kışlık bir hareket yok. Geçen seneye göre yine şükür, iyi ama hareket yok. Her geçen sene biraz daha durağanlaşıyoruz. Özellikle botlarda, alımdan ziyade tamir daha çok tercih ediliyor. Çünkü bir bot şu anda bin 500 lira civarında satıyoruz. Biraz daha markalı, orijinal bir yerden almaya kalksanız daha da pahalı. Onun için tamir şu an biraz daha rağbet görüyor" dedi. "En çok 100-200 lira arası modellerimiz satılıyor" Kışlık bot yerine panduf ve terlik gibi ürünlerin satıldığını aktaran Başcı, "Panduf ve terliklerde satışlar dediğimiz gibi devam ediyor. Biz de fiyatlarımızı piyasaya göre uygun tutmaya çalışıyoruz. Fiyatlarımız 100 liradan başlayıp 200 lira bandında değişiyor. Tabii daha pahalıları da var ama en çok 100-200 lira arası modellerimiz satılıyor. " şeklinde konuştu. "Bu yıl getirmedik, getirmeyi de düşünmüyoruz" Öte yandan bu sene bot tarzı ürünler getirmeyeceğini anlatan esnaf Başcı, "Geçen sene bot getirmiştik, ama hiç satmadık, satışından memnun kalmadık. Bu yıl getirmedik, getirmeyi de düşünmüyoruz. Artık kışlar eskisi gibi geçmediği için herhalde insanlar tercih etmiyor. Yani dediğiniz gibi kış, kar yok, yağmur yok. Yağmurda da millet tamire yöneldiği için çok kar yağmadığı sürece yeni bot almıyorlar. Şu an da öyle bir kış yok zaten. Onun için biz de getirmiyoruz, çünkü çok rağbet görmüyor" ifadelerini kullandı.
Anadolu Üniversitesi’nden Şam’a açıköğretim köprüsü
25 Kasım 2025 Salı - 17:43 Anadolu Üniversitesi’nden Şam’a açıköğretim köprüsü Şam Üniversitesi’nde düzenlenen tanıtım ve iş birliği etkinliğine katılan Anadolu Üniversitesi heyeti, Açıköğretim Programları ile Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı’nı tanıttı. Etkinlik; Suriye’deki üniversitelerin rektörleri, bakanlar, bakan yardımcıları ve yükseköğretim temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Uçar ve Genel Sekreter Ecevit Öksüz de etkinliğe katılım gösterdi. Bahse konu etkinliğin 2 ülke arasında açık ve uzaktan eğitim alanındaki iş birliği çalışmalarına önemli bir zemin oluşturduğu belirtildi. Türkiye ile Suriye arasında geliştirilebilecek çalışmalar değerlendirildi Rektör Adıgüzel, program kapsamında ilk olarak Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Dr. Merwan el-Halebi ile bir araya geldi. Görüşmede, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi uluslararası öğrencilere yönelik sunduğu imkânlar ve yürütülen akademik faaliyetler hakkında kapsamlı bilgi verildi. Bakan el-Halebi, Türkiye ile Suriye arasında yükseköğretim alanında geliştirilebilecek ortak çalışmalara olumlu yaklaştığını ifade etti. Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı tanıtıldı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel daha sonra, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede, Açık ve uzaktan öğretim faaliyetleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu ve özellikle Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı detaylı şekilde tanıtıldı. Programın, Suriyeli öğrenciler için kültürel ve akademik açıdan önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Açık ve uzaktan eğitim alanındaki iş birliği potansiyeli görüşüldü Ziyaret kapsamında, Suriye Sanal Üniversitesi Rektörü Dr. Obada Muhammad Al-Tamer ile de bir toplantı gerçekleştirildi. Bu görüşmede, 2 ülke arasında açık ve uzaktan eğitim alanındaki iş birliği potansiyeli ele alındı. Ortak programlar, akademik değişim imkanları ve dijital eğitim altyapılarının geliştirilmesi gibi konular da toplantıda masaya yatırıldı. Gerçekleştirilen uluslararası temasların Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitimdeki uluslararası iş birliği ağını genişletmeyi amaçladığı ifade edildi.