Yerel Haberler
Eskişehir
13 Mart 2026 Cuma - 15:18 Çocuk ve ergenlerde uykunun önemi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan, çocuk ve ergenlerde uykunun, sağlıklı gelişim ve ruhsal iyi oluşun temel taşı olduğunu belirterek, "Aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları, uyku alışkanlıklarını takip ederek ve gerektiğinde destek sağlayarak çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunabilir" diye belirtti. ESOGÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde "13 Mart Dünya Uyku Günü" dolayısıyla Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan tarafından çocuk ve ergenlerde uykunun önemine dikkat çekmeyi amaçlayan bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe ESOGÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Canan Özdemir ile Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Kliniği’nde görev yapmakta olan ve aynı zamanda Tüm Uyku Tıbbı ve Araştırmaları Derneği (TUTDER) Başkanı olan Prof. Dr. Vural Fidan, TUTDER Başkan Yardımcısı Dr. Okay Erözgün ve TUTDER Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Tahtacı katılım sağladı. "Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri işler ve uzun süreli hafızaya aktarır" Prof. Dr. Saniye Tülin Fidan, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, uykunun çocuk ve ergenlerin bedensel, zihinsel ve duygusal sağlığı için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Yeterli ve kaliteli uykunun; öğrenme, hafıza, dikkat, problem çözme ve duygusal düzenleme gibi bilişsel işlevleri desteklediğini anlatan Fidan, "Uyku sırasında beyin, gün içinde edinilen bilgileri işler ve uzun süreli hafızaya aktarır. Çocuk ve ergenlerin büyüme ve gelişimi için uyku çok önemlidir. Uyku büyüme hormonlarının salgılanmasını destekler, kemik ve kas gelişimini güçlendirir, doku onarımını sağlar ve metabolizmayı düzenler. Ayrıca yeterli uyku, duygusal tepkilerin kontrolünü kolaylaştırır, stresle başa çıkmayı destekler ve sosyal ilişkilerin sağlıklı gelişmesine katkıda bulunur. Uyku eksikliği; kaygı, depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEHB) gibi ruhsal sağlık sorunlarını artırabilir. Uyku bozuklukları; davranışsal problemlere, sinirlilik ve öğrenme güçlüklerine yol açabilir. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda uyku sorunları daha sık görülür ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Günümüzde teknoloji ve ekran kullanımı, özellikle yatmadan önce uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uyku hijyenine dikkat etmek önemlidir. Düzenli uyku saatleri belirlemek, yatmadan önce ekran kullanımını sınırlamak, sessiz ve rahat bir uyku ortamı sağlamak uyku kalitesini artırır. Uyku sorunlarının giderilmesinde bilişsel davranışçı terapi ve mindfulness uygulamaları gibi yöntemler faydalıdır. Bu yaklaşımlar uykuya engel olan düşünce ve davranışları değiştirerek uyku kalitesini artırır, kaygıyı azaltır ve çocukların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar. Sonuç olarak, çocuk ve ergenlerde uyku sağlıklı gelişim ve ruhsal iyi oluşun temel taşıdır. Yeterli ve kaliteli uyku hem bedensel hem de zihinsel gelişimi destekler, davranış ve duygusal dengeyi güçlendirir. Aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları, uyku alışkanlıklarını takip ederek ve gerektiğinde destek sağlayarak çocukların sağlıklı bir şekilde büyümelerine katkıda bulunabilir" diye belirtti.
Trafik kazasında 13 yaşındaki kızını kaybeden baba şaşkın
21 Kasım 2025 Cuma - 11:54 Trafik kazasında 13 yaşındaki kızını kaybeden baba şaşkın Eskişehir’de önceki gün meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 13 yaşındaki Öykü Şahin’in babası Hüseyin Şahin, araçta bulunan şahısların 27 ve 35 yaşlarında olduğunu belirterek, "Benim kızım gibi bu yaştaki çocuklarla bu şahısların bir arada bulunması çok mümkün bir şey değil. İnsanın aklına gelmeyecek şeyler. Nasıl oldu, bilmiyorum" dedi. Kaza, 22 Ekim günü gece Kızılinler Mahallesi Sarıcabayır mevkiinde meydana gelmiş 13 yaşındaki Öykü Şahin’in idaresinde olduğu iddia edilen 26 AIC 470 plakalı SUV otomobil, henüz bilinmeyen sebeple sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole uçmuş, olayda Emre K. (28), Hamdi D. (37) ile 13 yaşlarındaki A.D ve A.S. yaralanmış, Öykü Şahin ise olay yerinde hayatını kaybetmişti. Yapılan inceleme ve soruşturma sonucu çocuklarla akrabalıkları olmayan şahıslardan Emre K. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. "Şahısları tanımıyorum" Kazada kızını kaybeden baba Hüseyin Şahin, olay karşısında yaşadığı şaşkınlığı ifade etti. Şahin, "Kızım saat 6-7 gibi, ’Parka gidiyorum’ diye evden çıkıyor. Telefonla görüştüğüm zaman, 11.00’de tekrar yanıma geleceğini söyledi. Oradan Abdullah isimli bir şahıs tarafından 2 kişiye yönlendirilmiş. O araçta 3 kız, 2 erkek gitmişler. Kızılinler yolunda kaza yapmışlar. Ben bu şahısları hiçbir şekilde tanımıyorum. Abdullah denen şahıs, bunlar gibi daha 10-15 tane kız çocuğuna yardımcı olduğunu söylüyor. Bunlar hakkında da herhangi bir bilgi vermiyor. Yani nasıl, ne şekilde yardımcı olduğunu da bilmiyorum. Şu anda sadece Emre adında bir şahıs tutuklandı. Diğer şahıslar tutuklanmadı. Şu anda onların da tutuklanmasını istiyorum. Şahsın 27 yaşında olduğunu biliyorum, evli olup olmadığını tam bilmiyorum. Onları daha önce kızımın yanında görmedim. Bu kişilerin gözaltına alınmasını istiyorum, çünkü dışarıda başka insanlara da zarar verebilirler. Bunu göz önünde bulundurmalarını istiyorum. Benim çocuğum öldü ama başka çocukların başına bir şey gelmesin. Birisi 27, birisi 35 yaşlarında. Kızım 13 yaşında maalesef. Bu yaştaki çocuklarla bu şahısların bir arada bile bulunması çok muhtemel bir şey değil. İnsanın aklına gelmeyecek şeyler. Nasıl oldu, bilmiyorum. Diğer kızlar da aynı, 13 yaşındalar. Kızımla hiçbir iletişim problemimiz yok, ama son zamanlar biraz asiydi, çıkıyordu, geliyordu. Ergenlik gibi düşünüyorduk. Bu iş bizim başımıza geldi, inşallah başkalarının başına gelmez. Telefon kayıtlarında da her şeyin açığa çıkacağını düşünüyorum, ama maalesef süreç uzun olacak. O yüzden biraz tedirginim. Çocuklara uyuşturucu madde içeren bir hap verdikleri söylendi. Kızlar tarafından kullanılmış" dedi.
Eskişehir’in ilk modern haritası
21 Kasım 2025 Cuma - 11:41 Eskişehir’in ilk modern haritası Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından başlatılan yarışmaya "Türkiye’nin İlk Modern Haritası: 1896 Eskişehir Planı" başlığı ile katılan Eskişehir Murat Atılgan Ortaokulu öğrencileri, aralarında 1896 yılında yapılan Eskişehir’in ilk modern haritasının da yer aldığı eserleri farklı kurumlardan toplayıp sergiledi. Bir AVM’de düzenlenen sergide, Eskişehir haritasının gelişim süreci fotoğraflar ile aktarıldı. Ayrıca sergide, Türk Tarih Kurumu arşivindeki tarihî Eskişehir fotoğrafları da yer aldı. Aileler ve öğrenciler harita okuma farkındalığı, bilimsel mirasa saygı ve ulusal bilim tarihine yönelik bilinç kazandırılması amaçlanan serginin açılışına, okul yönetimi ve veliler dışında Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu’da katılım gösterdi. "Üç tane 11 yaşındaki öğrencimizin projesi bu" Sergi açılışında konuşan Sosyal Bilgiler Öğretmeni ve proje sorumlu öğretmeni Kevser Ün, "Sergimiz TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Yarışmasıyla alakalı. Türkiye’nin ilk modern haritasını çalışıyoruz. Tarih ana alanı. Haritamız, Türkiye’de çizilen ilk modern harita ve Eskişehir haritasıdır. Geçen yıl Mayıs ayından beri çalışmaktayız. Üç tane 11 yaşındaki öğrencimizin projesi bu. Ben onların danışman öğretmeniyim. Şu anda 30 tane şövalyemiz var. Bu 30 şövalyeden yaklaşık 17 tanesi kronolojik olarak Türkiye’de haritacılık tarihini anlatmakta. Geri kalan tablolarımız ise Türk Tarih Kurumu arşivlerinde bulunan, Eskişehir’in 19. yüzyıldaki fotoğraflarıdır" dedi. "Dünya haritalarını insanlara anlatmaya çalışıyoruz" Murat Atılgan Ortaokulu 6’ncı sınıf öğrencisi Ayşe Eda Uz ise "Biz öncelikle danışmanımızla birlikte TÜBİTAK’a katıldık ve konumuzu belirledik. Konumuzun adı "Türkiye’nin İlk Modern Haritası: 1896 Eskişehir Planı" oldu. Daha sonra Ankara’ya gezi düzenledik. Harita Genel Komutanlığı’na ve Türk Tarih Kurumu’na gittik. TUBİTAK projesi Eskişehir’de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’ne de gittik. Ardından sergi açmaya karar verdik. Burada Türkiye’nin ilk modern haritası olan Eskişehir’i ve kronolojik sıraya göre sıralanmış dünya haritalarını insanlara anlatmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz bilim dünyasına sunmaktan büyük bir sorumluluk ve gurur duyuyoruz" Hazırladıkları sergi hakkında Öğrenci Elif Naz Yalçın, "Bu sergileme sayesinde bilim iletişimi temasının somut bir çıktısını elde ettik. Bu sergide elde ettiğimiz verileri projemizin raporlar kısmında belirteceğiz. Türkiye’nin ilk modern haritası olan Eskişehir planı, bugüne kadar hiçbir makaleye konu olmamış, hiçbir araştırmada doğrudan incelenmemiş özgün bir konudur. Bu konuyu TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projesi olarak çalışmaktan ve ülkemiz bilim dünyasına sunmaktan büyük bir sorumluluk ve gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu sergiyi hazırlamamız bir-iki hafta sürdü" Serginin sürecinden bahseden Öğrenci Büşra Helvacı, "Bu sergiyi hazırlamamız bir-iki hafta sürdü ve bu süre içinde sergi tamamen hazır hale geldi. Burada kronolojik sıraya göre sıralanan ilk haritalar, asıl projemizin haritası ve Eskişehir’in 19. yüzyıldaki görüntüleri yer alıyor" kelimelerini kullandı. "Ne kadar gurur duysalar azdır" Son olarak sergiye katılım gösteren Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, "Genç kardeşlerimize bakınca açıkçası bu ülkenin geleceğine dair büyük bir ümit duyuyoruz. Onlardaki şevki, azmi, sevgiyi ve emeği görmek; bunu medeni cesaretleriyle bizimle paylaşmaları çok kıymetli. Burada aileleri de varsa, ne kadar gurur duysalar azdır" diye konuştu.
Trafik kazasında 13 yaşındaki kızını kaybeden baba şaşkın
21 Kasım 2025 Cuma - 11:31 Trafik kazasında 13 yaşındaki kızını kaybeden baba şaşkın Eskişehir’de önceki gün meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 13 yaşındaki Öykü Şahin’in babası Hüseyin Şahin, araçta bulunan şahısların 27 ve 35 yaşlarında olduğunu belirterek, "Benim kızım gibi bu yaştaki çocuklarla bu şahısların bir arada bulunması çok mümkün bir şey değil. İnsanın aklına gelmeyecek şeyler. Nasıl oldu, bilmiyorum" dedi. Kaza, 22 Ekim günü gece Kızılinler Mahallesi Sarıcabayır mevkiinde meydana gelmiş 13 yaşındaki Öykü Şahin’in idaresinde olduğu iddia edilen 26 AIC 470 plakalı SUV otomobil, henüz bilinmeyen sebeple sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole uçmuş, olayda Emre K. (28), Hamdi D. (37) ile 13 yaşlarındaki A.D ve A.S. yaralanmış, Öykü Şahin ise olay yerinde hayatını kaybetmişti. Yapılan inceleme ve soruşturma sonucu çocuklarla akrabalıkları olmayan şahıslardan Emre K. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. "Şahısları tanımıyorum" Kazada kızını kaybeden baba Hüseyin Şahin, olay karşısından şaşkınlığını ifade etti. Şahin, "Kızım saat 6-7 gibi, ’Parka gidiyorum’ diye evden çıkıyor. Telefonla görüştüğüm zaman, 11.00’de tekrar yanıma geleceğini söyledi. Oradan Abdullah isimli bir şahıs tarafından 2 kişiye yönlendirilmiş. O araçta 3 kız, 2 erkek gitmişler. Kızılinler yolunda kaza yapmışlar. Ben bu şahısları hiçbir şekilde tanımıyorum. Abdullah denen şahıs, bunlar gibi daha 10-15 tane kız çocuğuna yardımcı olduğunu söylüyor. Bunlar hakkında da herhangi bir bilgi vermiyor. Yani nasıl, ne şekilde yardımcı olduğunu da bilmiyorum. Şu anda sadece Emre adında bir şahıs tutuklandı. Diğer şahıslar tutuklanmadı. Şu anda onların da tutuklanmasını istiyorum. Şahsın 27 yaşında olduğunu biliyorum, evli olup olmadığını tam bilmiyorum. Onları daha önce kızımın yanında görmedim. Bu kişilerin gözaltına alınmasını istiyorum, çünkü dışarıda başka insanlara da zarar verebilirler. Bunu göz önünde bulundurmalarını istiyorum. Benim çocuğum öldü ama başka çocukların başına bir şey gelmesin. Birisi 27, birisi 35 yaşlarında. Kızım 13 yaşında maalesef. Bu yaştaki çocuklarla bu şahısların bir arada bile bulunması çok muhtemel bir şey değil. İnsanın aklına gelmeyecek şeyler. Nasıl oldu, bilmiyorum. Diğer kızlar da aynı, 13 yaşındalar. Kızımla hiçbir iletişim problemimiz yok, ama son zamanlar biraz asiydi, çıkıyordu, geliyordu. Ergenlik gibi düşünüyorduk. Bu iş bizim başımıza geldi, inşallah başkalarının başına gelmez. Telefon kayıtlarında da her şeyin açığa çıkacağını düşünüyorum, ama maalesef süreç uzun olacak. O yüzden biraz tedirginim. Çocuklara uyuşturucu madde içeren bir hap verdikleri söylendi. Kızlar tarafından kullanılmış" dedi.
YEMYO’da "Waldorf Eğitimi" konuşuldu
21 Kasım 2025 Cuma - 11:19 YEMYO’da "Waldorf Eğitimi" konuşuldu Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Waldorf Eğitimi" semineri, Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa, alternatif eğitim yaklaşımları üzerine çalışan psikolog ve eğitimci Bengü Biricik konuşmacı olarak katıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği seminerde Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (YEMYO) Çocuk Gelişimi Programı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Füsun Kurt Gökçeli, öğretim üyeleri ve öğrenciler yer aldı. "Waldorf çocuğun ritmine saygı duyan bir eğitim yaklaşımı" Psikolog ve eğitimci Bengü Biricik, Waldorf eğitim anlayışının çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değindiği konuşmasında şunları söyledi: "Waldorf pedagojisinin çocuğa yaklaşımını değerlendirmeyi ve aslında biraz araştırmayı çok değerli buluyorum. Çocuğun kendi ritmine saygı duyan, onun merakını ve yenilikciliğini besleyen bu yaklaşımın özellikle erken çocukluk döneminde çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bu anlayışa ilgi duyan bir toplulukla bir arada olmak da benim için gerçekten çok güzeldi; çünkü farklı deneyimlerin ve paylaşımların insanın ufkunu genişlettiğine inanıyorum. Elbette ‘tek doğru yol budur’ gibi bir iddiam yok. Ancak Waldorf pedagojisinin belirli yönlerinin meraklısı için hem ilham verici hem de üzerinde düşünmeye değer olduğunu düşünüyorum." Etkinlik, soru-cevap kısmının ardından Çocuk Gelişimi Programı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Füsun Kurt Gökçeli’nin Psikolog Bengü Biricik’e teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.
Eğitim Fakültesi’nde "Çocuk Haklarına İlişkin Güncel Gelişmeler" konuşuldu
21 Kasım 2025 Cuma - 11:18 Eğitim Fakültesi’nde "Çocuk Haklarına İlişkin Güncel Gelişmeler" konuşuldu Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen "Çocuk Haklarına İlişkin Güncel Gelişmeler" semineri, Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Eskişehir Barosu’ndan UNICEF Çocuk Hakları Savunucusu ve Anadolu Üniversitesi Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Seher Kaşıkara ile Av. Serhat Kaşıkara’nın konuşmacı olarak yer aldığı seminere, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Kreş ve Gündüz Bakımevi Müdürü Doç. Dr. Aslı Yıldırım, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. "Bugün aslında bir harekete geçme çağrısı" Seminerin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ne dikkat çekerek şunları söyledi: "20 Kasım, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin yıl dönümünü işaret eder. Bugün aslında sadece bir anma değil, bir eylem; harekete geçme çağrısıdır. Günümüzde her çocuk dezavantajlıdır çünkü çocuklar kendi başına karar verme ve hareket etme yetilerini birilerine bağımlı olarak gerçekleştirirler. Çocukluk dönemi başkasına bağımlı olunan, siz geleceğin öğretmenlerinin uzmanlığına her anlamda ihtiyaç duyulan bir dönem ve bu nedenle çok kıymetlidir." "Zorbalık artık her yerde" Akran zorbalığı ve zorbalık türleri hakkında bilgilendirmede bulunan UNICEF Çocuk Hakları Savunucusu ve Anadolu Üniversitesi Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Seher Kaşıkara, konunun yalnızca çocuklarla sınırlı olmadığını şu sözlerle ifade etti: "Geleneksel anlamda akran zorbalığı, okullarda karşılaştığımız bir kavramdı. Akran zorbalığı artık okulun dışında, sokakta, her yerde var. Sadece çocuklar değil, biz yetişkinler de kendi aramızda zorbalığa uğruyoruz. Bu nedenle akran zorbalığı çok önemli bir kavram." "Dijital dünyada hiçbir şey silinmiyor" UNICEF Çocuk Hakları Savunucusu Av. Serhat Kaşıkara ise son dönemde suç kapsamında değerlendirilen dijital eylemler hakkında bilgi verdi. Dijital ayak izinin önemini vurgulayan Kaşıkara, internette hiçbir şeyin silinmediğini şöyle belirtti: "Dijital dünyada hiçbir şey silinmiyor. Yeni nesil bir insan hakkı var: Unutulma hakkı. Bir bireyin ‘Bunu artık sil, ben başka bir hayat yaşıyorum.’ deme hakkı olmasına rağmen bu izler silinemiyor. Çünkü bu durum, ortamın kendine özgü yapısından kaynaklanıyor. Bu yüzden dijital ayak izleri çok önemli. Bu konu çocuklarda ise çok daha önemli çünkü çocuklar bu bilince sahip değil" dedi. Dinleyicilerin sorularının da yanıtlandığı seminer, konuşmacılar Öğr. Gör. Seher Kaşıkara ve Av. Serhat Kaşıkara ile seminerin organizasyonunda rol alan Doç. Dr. Aslı Yıldırım’a teşekkür belgelerinin verilmesiyle sona erdi.
Rektör Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’ni ziyaret etti
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:28 Rektör Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’ni ziyaret etti Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliğini ziyaret ederek atölye çalışmalarını yerinde inceledi. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği kapsamında gerçekleştirilen çalıştaylar tüm hızıyla devam ediyor. Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinlik çerçevesinde, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nde uygulamalı çalıştay gerçekleştirildi. Uluslararası sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh ve Natalia Toropitsyna, çalıştayda öğrencilerle bir araya geldi. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceledi Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gün boyu süren ve üretim sürecine öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği çalıştayı ziyaret etti. Ziyarette, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Duygu Kahraman ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz de yer aldı. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek öğrencilerle sohbet etti, yürütülen üretim süreçlerine ilişkin bilgi aldı. Sadeghzadeh ve Toropitsyna ile de bir araya gelen Rektör Adıgüzel, sanatçıların çalıştay kapsamındaki üretimlerini inceleyerek Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası sanat etkinliklerine verdiği önemin altını çizdi.
ESOGÜ’lü genç diş hekimi adayları beyaz önlüklerini giydi
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:19 ESOGÜ’lü genç diş hekimi adayları beyaz önlüklerini giydi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Diş Hekimliği Fakültesi 1’inci sınıf öğrencileri, önlüklerini giyerek mesleğe ilk adımlarını attılar. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı tarafından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde ’2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni’ gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Batu Can Yaman, öğrencilere önemli mesajlar verdi. Açılışın ardından genç diş hekimi adaylarına beyaz önlükleri yöneticiler ve öğretim üyeleri tarafından giydirildi. "Çağın şartlarına uygun ve yetkin diş hekimleri yetiştirmeyi amaçlıyoruz" Prof. Dr. Batu Can Yaman, her yıl 22 Kasım’da Diş Hekimleri Günü ve Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası’nın kutlandığını belirterek, fakülte olarak bu önemli tarihlerde 13’üncü dönem 1’inci sınıf öğrencilerinin Beyaz Önlük Töreni düzenlediklerini söyledi. Öğrencilerin tercihlerde tüm devlet üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alan ESOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi ailesine katılmasının heyecan ve gururunu yaşadıklarını ifade eden Prof. Dr. Yaman, genç diş hekimi adaylarının 5 sene sürecek olan eğitim hayatlarının sonunda; alanlarında tecrübeli, bilim ve teknolojiyi yakından takip ederek bilime ve topluma katkı sağlayan, sürekli kendilerini yenileyen, yaptıkları çalışmalarla ulusal ve uluslararası alanda önemli başarılar elde eden ve her biri birer değer olan fakülte akademik kadrosuyla onları çağın şartlarına uygun ve yetkin birer diş hekimi olarak yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Gençlere diş hekimliği eğitimi ve mesleğinin çağın gereklerine ve teknolojik gelişmelere göre kendini yenilemeyi, güncel ve dinamik bir bilgi birikimine sahip olmayı zorunlu kılan bir öğrencilik süreci olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yaman, diş hekimlerinin görevinin; toplumu ağız ve diş sağlığının önemini bilen, aynı zamanda bu sağlığını korumak noktasında gerçekten çaba harcayan bireylere dönüştürmek ve topluma yol göstermek olduğunu hatırlattı. "Kendini yenileyen diş hekimlerine gelecekte ihtiyaç duyulacağını öngörüyoruz" Yılların kendilerine verdiği tecrübelerle, dünyamızın önümüzdeki zaman dilimi içerisinde bugünlere göre her zamankinden daha çok cesur, kendine güvenen, çağdaş ve kendini yenileyen diş hekimlerine ihtiyaç duyacağını öngördüklerini belirten Prof. Dr. Yaman, bunun sonucu olarak da sağlık dünyasının gelişme süreci ve rekabet hızının, geleceği görerek kendini yetiştirmiş olan diş hekimlerin ön plana çıkmasına neden olacağını ifade etti. Salonda bulunan öğrenci ailelerine de seslenen Prof. Dr. Yaman, evlatlarının onların bugüne kadar yapmış olduğu fedakarlıklar ve verdikleri emeklerin sonucu olarak bugün beyaz önlüklerini giyerek meslek eğitimlerine ilk adımlarını atmakta olduklarını belirtti ve çocuklarıyla gurur duymalarını istedi. "Yeni yuvanıza hoş geldiniz" Prof. Dr. Batu Can Yaman konuşmasının sonunda genç diş hekimi adaylarına, "Sevgili genç meslektaş adaylarımız, ESOGÜ Diş hekimliği ailesi adına aramıza, her anını dolu dolu yaşayacağız ve birçok hatıralar biriktireceğiniz yeni yaşantınıza, yeni yuvanıza hoş geldiniz" sözleriyle seslenerek eğitim hayatlarında başarılar diledi. Törene ESOGÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Hakan Demiral, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Batu Can Yaman ile öğretim üyeleri ve aileler katıldı.