Yerel Haberler
Eskişehir
BBP Genel Başkanı Destici: "Zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler" 14 Mart 2026 Cumartesi - 20:29:30 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bu zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler. Bu yine Müslüman Türklerin eliyle, kılıcıyla ve silahıyla olacak. Bu saldırıları lanetliyoruz" dedi. Eskişehir’e gelen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 71 Evler Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, çok sayıda partili ve vatandaşın da yer aldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından akşam ezanın okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. "Pek çok İslam toprağını işgal ettiler" Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Destici, "Siyonistler durmuyor, emperyalistler durmuyor. Gazze’den sonra Lübnan’ı bombaladılar, yerle bir ettiler. Suriye’yi bombaladılar, Afganistan’ı işgal ettiler, Irak’ı işgal ettiler. Pek çok İslam toprağını işgal ettiler. Milyonlarca Müslüman’ın kanına girdiler. Şimdi de hedefte İran var. İran’a saldırıyorlar. Tüm güçleriyle saldırıyorlar. Uçaklarıyla, bombalarıyla, füzeleriyle, gemileriyle tüm güçleriyle saldırıyorlar. Peki sebep ne? Efendim, ’İran nükleer silaha kavuşacakmış, İran uranyum zenginleştirmesi yapıyormuş.’ Peki sende var, sende var, İsrail’de var, Batı’nın bütün büyük devletlerinde var. İslam ülkelerinde olunca mı kabul görmüyor" ifadeleri kullandı. "Yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler" Dünya Atom Enerjisi Kurumu personelinin yüzde 70’inin bu savaş başlamadan önce İran’da çalıştığını belirten Başkan Destici, "Onlar, İran’ın hemen yakında bir uranyum zenginleştireceği, nükleer başlıklı silaha kavuşacağı noktasında böyle bir rapor ortaya koymuyorlar ama kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuş. Burada esas mesele ne? Burada esas mesele İsrail’in güvenliği. İsrail’in güvenliğini garantiye almak, garanti altına almak için terörist, siyonist, soykırımcı İsrail için kimi ya da hangi ülkeyi tehdit olarak görüyorlarsa oraya saldırıyorlar. Haksız, hukuksuz bir şekilde uluslararası hiçbir temeli yok, hiçbir uluslararası hukuka dayanmıyor. Ne Birleşmiş Milletler ne de başka bir kurumun bu konuda bir görüşü de yok, bir mutabakatı da yok. Ama buna rağmen saldırıyor. Neden? Çünkü haydut; geçmiş yüzyılların haydutları gibi kanun tanımıyor, yasa tanımıyor ve saldırıyor. Neden? Çünkü elinde güç var. Elindeki güce dayanıyor ve diyor ki ona kimse bir şey yapamayacak. Ama Allah büyük onların da sırası gelecek. Nasıl tarihte zulmedenlerin hepsinin sırası gelmişse Netanyahu’nun da Trump’ın da, velhasıl bu zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler. Bu yine Müslüman Türklerin eliyle, kılıcıyla ve silahıyla olacak. Bu saldırıları lanetliyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’yi kendileri için bir güç, bir tehdit olarak görüyorlar" İran’a müzakere sürecinde saldırı yapıldığına dikkat çeken Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güçlü olmak zorundayız; ülke olarak, devlet olarak güçlü olmak zorundayız, birlik olmak zorundayız. Savunma sanayimizi daha da güçlendirmeliyiz. Kendi İHA’larımızı, SİHA’larımızı yaptığımız gibi kendi muharip uçaklarımızı da şu anda yapım aşamasında, süratli bir şekilde tamamlamalıyız. Kendi tankımızı yaptık, seri üretimini hızlandırmalıyız; kendi balistik füzelerimizi yaptık, seri üretimlerini hızlandırmalıyız. Çünkü saldırının ne zaman nereden geleceği belli değil; bütün bu yaşananlar bize bunu göstermiştir. O yüzden özellikle ülkemiz son yıllarda savunma sanayinde inanılmaz bir yükseliştedir, büyük başarılara imza atmıştır. Çünkü Türkiye bunu tecrübe etmiştir. Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiğimiz harekatlarda bizim uçaklarımızın bombalarını bize paramızla da vermediler; o füzelerin akıllı bombalarını bize paramızla da vermediler. İHA’lar, SİHA’lar üretemezken paramızla vermediler. Bakın, 80’li yılların sonundan beri bize savaş uçağı satmıyorlar, paramızla satmıyorlar. Neden? Türkiye’yi kendileri için bir güç, bir tehdit olarak görüyorlar." "Nükleer dahil, Türkiye’nin de elinde olması için gece gündüz çalışmalıyız" Destici, konuşmasının devamında, "Türkiye saldırgan bir devlet değil ama kendisine saldırıldığında çok kavi bir mukavemet göstereceğini biliyorlar. Gazze’deki soykırıma sessiz kalmadığı için Türkiye’ye uçak vermiyorlar. Sudan’daki, Somali’deki bölünmelere, Libya’daki bölünmelere sessiz kalmadığı için Türkiye’ye uçak vermiyorlar, akıllı füze vermiyorlar, balistik füze vermiyorlar. Onun için kendimiz yapıyoruz ve inşallah kısa zamanda savaş uçağımızı da tamamlayacağız, balistik füzelerimizi de daha seri şekilde üreteceğiz. Ve kim ne derse desin; Amerika’nın, İsrail’in, Rusya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın elinde hangi silah varsa nükleer dahil, Türkiye’nin de elinde olması için gece gündüz çalışmalıyız" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:42 Eskişehir’de lise ve üniversite öğrencilerine yönelik iftar programı düzenlendi Eskişehir İl Müftülüğü tarafından lise ve üniversite öğrencilerine yönelik iftar programı düzenlendi. Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda bulunan salonda gerçekleştirilen program, Ramazan ayının manevi atmosferi içerisinde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine vesile oldu. Program, Cevat Ülger Uluslararası İmam-Hatip Lisesi İlahi Korosu tarafından icra edilen tasavvuf musiki dinletisi ile başladı. Programa; Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, İl Müftü Yardımcıları Sacit Ekerim ve Aytekin Akçin, Odunpazarı İlçe Müftüsü Hamdi Uzunharman, şube müdürleri, il ve ilçe gençlik koordinatörleri, milli eğitim çedes sorumlu öğretmenleri ile çok sayıda lise ve üniversite öğrencisi katıldı. Yaklaşık 400 kişinin iştirak ettiği programda gençler aynı sofrada buluşmanın sevincini yaşadı. Programda konuşan İl Müftüsü Muharrem Gül, Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Gençlerle aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Gül, bu tür buluşmaların gençler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini ve Ramazan’ın manevi ikliminin gençlerle birlikte daha anlamlı hâle geldiğini belirtti. İftarın ardından üniversite öğrenci kulüpleri adına söz alan ESTÜ Geçerken Kulübü Başkanı Enes Furkan Yalçın, üniversitelerde yürütülen kulüp faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği program, iftarın ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:39 Kuaförlerin bayram tıraşı mesaisi sahura kadar uzuyor Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Eskişehir’deki erkek kuaförlerinde "bayram tıraşı" hareketliliği başladı. Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi erkek kuaförlerinde yoğunluk tavan yaptı. Şirintepe Mahallesi’nde hizmet veren deneyimli kuaför, işlerinde yüzde 50’nin üzerinde bir artış yaşandığını ve bu oranın bayram arifesinde yüzde 100’e ulaşmasını beklediklerini söyledi. Çocukluğundan beri sektörün içinde olan berber Salih Yılmaz, taleplere yetişmek için mesaiyi sahura kadar uzattıklarını belirtirken, "Online randevu sistemimiz nedeniyle babam dahi gelse randevusuz araya alamam" dedi. "Talebe göre sahura kadar devam edeceğiz" Artan iş yoğunluğunu rakamlarla paylaşan Salih Yılmaz, "Ramazan Bayramı yoğunluğu yüzde 50’nin üzerinde bir artışlar başladı. Bayrama yakın bu yüzde 100’e ulaşacaktır. Normalde 10-15 kişi ağırlıyoruz. Şu an 20 ve üzerine çıkmaya başladık. Şimdi Ramazan Bayramı da yaklaştığından dolayı randevularımızda özellikle çok yoğunluk var. O yüzden şu an gece 12’ye kadar çalışıyoruz ama talebe göre sahura kadar da devam edeceğiz. Normalde mesaimiz 10 buçukta başlıyor, gece 12’ye kadar devam ediyor ama randevularımızın yoğunluğuna göre bu saatleri sahura kadar uzatabiliyoruz" şeklinde konuştu. "Gençler modern tıraşlar istiyor" Fiyat tarifesi ve tercih edilen modeller hakkında bilgi veren Yılmaz, "Şimdi bu yaş gruplarına göre değişiyor. Bayram tıraşlarında genellikle genç arkadaşlarımız Taper Fade, Mid Fade, Low Fade gibi daha modern tıraşlar istiyorlar. Biz de onların kafa yapısına, yüz yapısına göre yakışacak tıraşları yapıyoruz. Şu an saç kesimimiz 450, sakal tıraşımız ise 200 lira. Yıkama ve fön olduğunda fiyatlar buna göre değişiyor tabii ki. Komple bütün bakımlarını yaptıran bir kişi buradan 800 lira gibi bir fiyatla ayrılabiliyor. Bu arada Ramazan Bayramı sebebiyle de önümüzdeki hafta pazar günü normalde erkek kuaförleri açmıyor fakat biz bayram dolayısıyla mesai saatlerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Domino taşı etkisi yapıyor" Randevu disiplininin önemine dikkat çeken ve yaşadığı ilginç diyalogları aktaran Yılmaz, konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Online randevu sistemiyle çalıştığımız için araya hiç kimseyi alamıyoruz. Bu babam dahi olsa randevuyla gelmesi gerekiyor. ’Abi araya alamaz mısın?’, ’Araya sıkıştıramaz mısın?’, ’Bize de mi randevu?’, ’Ben de mi randevu alacağım?’, ’Abi iki dakikalık işim var’ diyorlar. Bazen iki dakikalık işi var diye alıyoruz, iş saç sakala dönüyor. Çok komik diyaloglar da yaşıyoruz. ’Araya alamaz mısın?’ Çünkü randevular dolduğu zaman araya alma gibi bir imkanım yok. Araya aldığım an domino taşı etkisi gibi bütün randevularım direkt aksamaya başlıyor. Hem kendi rahatlıkları için hem bizim rahatımız için. Yani vaktinde geldiklerinde direkt tıraşlarını zaten olabiliyorlar. Vaktinde geliyorlar, vaktinde gidiyorlar. Bu bayram yoğunluğundan kendileri de etkilenmiyor bu sebeple."
Aldığı ekmeğin içinden çıkan poşet parçası ile şok oldu
14 Kasım 2025 Cuma - 09:58 Aldığı ekmeğin içinden çıkan poşet parçası ile şok oldu Eskişehir’de birçok şubesi olan fırından aldığı ve evde böldüğü ekmeğin içinden çıkan poşet parçası ile adeta şok olan Yücel Aydın, "Bu bizim gözle gördüğümüz. Pasta ve tatlılarının içinde gözle göremediğimiz kim bilir neler var?" dedi. Odunpazarı ilçesi Gültepe Mahallesi’nde yaşayan Yücel Aydın, evinde giderken, akşam yemeği için Yenikent Mahallesinde bulunan bir fırından yemek için ekmek aldı. Kentte oldukça ünlü ve birçok şubesi olan fırından 2 ekmek alan Aydın, yemek için sofraya oturdu. Aldığı ekmeği eliyle bölen Yücel Aydın, kötü bir sürprizle karşılaştı. Ekmeğinden bir parça bölen vatandaş, bir naylon parça ile karşılaştı. Bir bütün olarak bulunan naylon parçasının hamurun içine karıştığı ve pişme esnasında ekmeğin içinde bulunduğu tahmin ediliyor. Gördüğü manzara karşısında midesinin bulandığını söyleyen Aydın, ekmeği yiyemediğini ve bir daha bahse konu fırından alışveriş yapmayacağını belirtti. Öte yandan Yücel Aydı daha önce, fırından ekmeğin yanı sıra kek ve pasta da aldığının altını çizdi. "Ekmekle beraber fırına girmiş, hamuruna karışmış"" Ekmeği geçtiğimiz akşam Yenikent Mahallesi’nde bulunan bir fırından aldığını söyleyen 51 yaşındaki Yücel Aydın, "Ekmeği aldım, eve geldim. Hanım yemeği hazırlamış. Malum, akşam yemeği aile arasında çok önemlidir. İştahlı bir şekilde sofraya oturdum, iştahsız hâlde kalktım. Ekmeği ilk böldüğümde böyle bir şeyle karşılaştım. İçinde plastik cisim vardı. Tatlı poşeti mi, yoksa plastik mi olduğunu tam anlamadım. Ne olduğunu da hiç incelemedim zaten. Görür görmez iştahım kaçtı, sofradan kalktım. Tekrar fırına gitmedim, gitme gereği duymadım çünkü akşam yorgundum. Hamuruna dikkat edilmemiş diye düşünüyorum, çünkü sonradan düşme olayı değil gibi gözüküyor. Ekmekle beraber fırına girmiş, hamuruna karışmış" dedi." dedi. "Ekmekle beraber fırına girmiş, hamuruna karışmış" Daha önce de oradan alışveriş yaptığını ifade eden Aydın, "Fırının pastaları ve tatlıları da var, normalde onları da alıyoruz. Hijyen şartlarına daha özen göstermeleri lazım. Burası sadece ekmekçi değil, Eskişehir’de bir sürü şubeleri ve çok çalışanları var. Tatlılarda olsun, pastalarda olsun daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bu bizim gözle gördüğümüz. Pasta ve tatlılarının içinde gözle göremediğimiz kim bilir neler var? Bu basit gibi gözüküyor. Bir daha oradan alışveriş yapmayı düşünmüyorum" diye konuştu.
Anadolu Üniversitesi’nde Seramik Çalıştayı
13 Kasım 2025 Perşembe - 15:55 Anadolu Üniversitesi’nde Seramik Çalıştayı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü tarafından seramik çalıştayı gerçekleştirildi. Etkinliğe, seramik sanatçısı İbrahim Yıldızbaş konuk olarak katıldı. "Zanaat’tan Sanata, Sanat’tan Piyasa’ya: Seramiğin Dönüşen Rolü" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya gelen Yıldızbaş, ardından Seramik Bölümü öğrencileriyle uygulamalı bir çalıştay gerçekleştirdi. Etkinlikte GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman, GSF öğretim elemanları Öğretim Görevlisi Özgür Kaptan, Araştırma Görevlisi İlyas Arapoğlu, Araş. Gör. Özge Tan ve öğrenciler yer aldı. "Seramiği sevdiğimi okuldan sonra fark ettim" Sunumunda eğitim ve mesleki yolculuğuna değinen İbrahim Yıldızbaş, üniversite döneminden stüdyo sürecine uzanan deneyimlerini paylaştı. Yıldızbaş, "Grafiğe geçmek için bu bölümü seçmiştim, okurken de hiç sevmedim. Askere gittiğimde bu işi sevdiğimi fark ettim ve yapmaya karar verdim. İki yıl hocamın atölyesinde çalıştım ve 2017’de kendi stüdyomu açmaya karar verdim" dedi. "Para kazanmak için seri üretim yaptım" Sosyal medyanın meslek hayatındaki önemine vurgu yapan Yıldızbaş, "İlk başta direkt seramik yapamadım. Taslak almak, çizim yapmak, iğne iplik yardımıyla dikiş yapmak gibi işlerle hayatımı idame ettirdim. Google’a reklam verdim ve bu sayede ilk işimi aldım. Kazandığım gelirle ilk fırınımı satın aldım. Sosyal medyayı iyi kullanırsanız fark edilir, iş alırsınız. Sosyal medya sayesinde çok fazla iş aldım." ifadelerini kullandı. Uygulamalı çalıştayda öğrencilerle bir araya geldi Sunumunun ardından Yıldızbaş, öğrencilerin sorularını yanıtlayarak malzeme ve ekipman seçimi, müşteri ilişkileri ve üretim süreçleri üzerine önerilerde bulundu. Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Döküm Atölyesi’nde uygulamalı seramik çalıştayıyla devam eden etkinlikte Yıldızbaş kendi üretim sürecini öğrencilere göstererek, teknik ipuçları ve sanatsal yaklaşımlarını paylaştı.
Tiyatro Anadolu yeni sezonda üç oyunla seyirci karşısına çıkıyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 15:39 Tiyatro Anadolu yeni sezonda üç oyunla seyirci karşısına çıkıyor Türkiye’nin tek profesyonel tiyatro topluluğu Anadolu Üniversitesi Tiyatro Anadolu, yeni sezonda seyircisiyle buluşmanın heyecanını yaşıyor. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in destekleriyle başlatılan yeni yapılanma süreci kapsamında Tiyatro Anadolu, artık kendi sahnesinde gösterimlerini gerçekleştirmeye başladı. Yeni sezonda Tiyatro Anadolu, geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören oyunlarını sürdürürken, sezonu yeni oyunlarla zenginleştiriyor. Eugne Ionesco’nun yazdığı ve Berk Kırlak’ın yönettiği "İki Kişilik Hezeyan" oyunu ile sezonu açan Tiyatro Anadolu, geçen sezondan sahnelenmeye devam eden "Maskeliler" ve "Aşk Neyledi: Yunus" oyunlarıyla toplam üç farklı oyunu seyirciyle buluşturuyor. Oyun Yunus Emre’yi daha iyi anlama imkânı sunuyor Yunus Emre’yi anmak ve anlatmak için hazırlanan "Aşk Neyledi Yunus" oyunun yönetmenliğini ve oyunculuğunu Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Karaahmet, Proje Koordinatörlüğünü ise Öğr. Gör. Engin Kılıçatan üstleniyor. "Aşk Neyledi Yunus" oyunu Yunus Emre’nin dervişliğe giden yolundan, düşüncelerinin şekillenişinden ve öğretilerinden bahsederek Yunus Emre’yi daha iyi anlama imkânı sunuyor. "Maskeliler", Türkiye’de ve dünyada birçok tiyatro tarafından sergileniyor Maskeliler oyununun yönetmenliğini Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı Dr. Öğretim Üyesi Süleyman Karaahmet, Proje Koordinatörlüğünü de Öğr. Gör. Engin Kılıçatan üstleniyor. Maskelilerin oyuncu kadrosunda ise Öğr. Gör. Berk Kırlak, Ozan Karaahmet ve Ali Burak Asil yer alıyor. İlk olarak Amerika’da ardından Avrupa’da sahnelenen ve büyük yankı uyandıran Maskeliler oyunu evrensel bir konuya değiniyor. İsrailli yazar İlan Hatsor tarafından yazılan, Türkiye’de ve dünyada birçok tiyatronun sahnelediği ve sahnelemeye de devam ettiği Maskeliler oyunu, Filistinli üç erkek kardeşin, savaşın gölgesinde birbirleriyle yüzleşmelerini anlatıyor. Hikâye, yıllar sonra bir araya gelen bu üç kardeşin geçmiş hesaplaşmaları, ideolojik farklılıkları ve ihanet suçlamaları etrafında şekilleniyor. Bu üç karakter arasında geçen sert diyaloglar hem aile bağlarını hem de savaşın bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. "İki Kişilik Hezeyan" zıtlıkları sahneliyor Oyuncu kadrosunda Ozan Karaahmet ve Birsen Karacan Doğan yer aldığı, Rumen Yazar Eugene Ionesco tarafından kaleme aldığı "İki Kişilik Hezeyan" oyununun yönetmenliğini Öğr. Gör. Berk Kırlak üstleniyor. "İki Kişilik Hezeyan" savaşın beraberinde getirdiği bilinmezlikler sonucunda hayatları tekdüzeleşen ve saçma bir hal alan amaçsız, yalnız, bitkin, iletişimsizlik ve uyumsuzluk içerisinde yaşayan iki kişinin içinde bulundukları trajik durumları komedi ile buluşturup anlatan bir zıtlıklar oyunu olarak tanımlanıyor. "Tiyatro Anadolu sanatı erişilebilir kılıyor" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Tiyatro Anadolu’nun üniversite kültürüne ve toplumsal hayata katkısına dikkat çekerek, "Tiyatro Anadolu, öğrencilerimiz ve kentimiz için sanatı erişilebilir kılıyor. Her sezon yeni oyunlarla sahnede olmayı sürdürmesi, sanatın birleştirici gücünü somut bir şekilde gösteriyor." ifadelerini kullandı. Tiyatro Anadolu, her sezon yeni bir oyunla perdelerini açma ilkesini sürdürerek, üniversite ve Eskişehir kültür yaşamına renk katmaya devam ediyor. Seyircilerin ilgisiyle geçen sezon çoğu gösterim kapalı gişe ile tamamlanmıştı. Tiyatro Anadolu yeni sahnesinde 2000’e yakın tiyatrosevere ulaştığı başarı grafiğini bu sezon da sürdürmeyi hedefliyor.