Yerel Haberler
Eskişehir
BBP Genel Başkanı Destici: "Zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler" 14 Mart 2026 Cumartesi - 20:29:30 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bu zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler. Bu yine Müslüman Türklerin eliyle, kılıcıyla ve silahıyla olacak. Bu saldırıları lanetliyoruz" dedi. Eskişehir’e gelen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 71 Evler Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, çok sayıda partili ve vatandaşın da yer aldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından akşam ezanın okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. "Pek çok İslam toprağını işgal ettiler" Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Destici, "Siyonistler durmuyor, emperyalistler durmuyor. Gazze’den sonra Lübnan’ı bombaladılar, yerle bir ettiler. Suriye’yi bombaladılar, Afganistan’ı işgal ettiler, Irak’ı işgal ettiler. Pek çok İslam toprağını işgal ettiler. Milyonlarca Müslüman’ın kanına girdiler. Şimdi de hedefte İran var. İran’a saldırıyorlar. Tüm güçleriyle saldırıyorlar. Uçaklarıyla, bombalarıyla, füzeleriyle, gemileriyle tüm güçleriyle saldırıyorlar. Peki sebep ne? Efendim, ’İran nükleer silaha kavuşacakmış, İran uranyum zenginleştirmesi yapıyormuş.’ Peki sende var, sende var, İsrail’de var, Batı’nın bütün büyük devletlerinde var. İslam ülkelerinde olunca mı kabul görmüyor" ifadeleri kullandı. "Yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler" Dünya Atom Enerjisi Kurumu personelinin yüzde 70’inin bu savaş başlamadan önce İran’da çalıştığını belirten Başkan Destici, "Onlar, İran’ın hemen yakında bir uranyum zenginleştireceği, nükleer başlıklı silaha kavuşacağı noktasında böyle bir rapor ortaya koymuyorlar ama kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuş. Burada esas mesele ne? Burada esas mesele İsrail’in güvenliği. İsrail’in güvenliğini garantiye almak, garanti altına almak için terörist, siyonist, soykırımcı İsrail için kimi ya da hangi ülkeyi tehdit olarak görüyorlarsa oraya saldırıyorlar. Haksız, hukuksuz bir şekilde uluslararası hiçbir temeli yok, hiçbir uluslararası hukuka dayanmıyor. Ne Birleşmiş Milletler ne de başka bir kurumun bu konuda bir görüşü de yok, bir mutabakatı da yok. Ama buna rağmen saldırıyor. Neden? Çünkü haydut; geçmiş yüzyılların haydutları gibi kanun tanımıyor, yasa tanımıyor ve saldırıyor. Neden? Çünkü elinde güç var. Elindeki güce dayanıyor ve diyor ki ona kimse bir şey yapamayacak. Ama Allah büyük onların da sırası gelecek. Nasıl tarihte zulmedenlerin hepsinin sırası gelmişse Netanyahu’nun da Trump’ın da, velhasıl bu zalimlerin de sırası gelecek ve yaptıkları zulümlerin hesabını tek tek ödeyecekler. Bu yine Müslüman Türklerin eliyle, kılıcıyla ve silahıyla olacak. Bu saldırıları lanetliyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’yi kendileri için bir güç, bir tehdit olarak görüyorlar" İran’a müzakere sürecinde saldırı yapıldığına dikkat çeken Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güçlü olmak zorundayız; ülke olarak, devlet olarak güçlü olmak zorundayız, birlik olmak zorundayız. Savunma sanayimizi daha da güçlendirmeliyiz. Kendi İHA’larımızı, SİHA’larımızı yaptığımız gibi kendi muharip uçaklarımızı da şu anda yapım aşamasında, süratli bir şekilde tamamlamalıyız. Kendi tankımızı yaptık, seri üretimini hızlandırmalıyız; kendi balistik füzelerimizi yaptık, seri üretimlerini hızlandırmalıyız. Çünkü saldırının ne zaman nereden geleceği belli değil; bütün bu yaşananlar bize bunu göstermiştir. O yüzden özellikle ülkemiz son yıllarda savunma sanayinde inanılmaz bir yükseliştedir, büyük başarılara imza atmıştır. Çünkü Türkiye bunu tecrübe etmiştir. Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiğimiz harekatlarda bizim uçaklarımızın bombalarını bize paramızla da vermediler; o füzelerin akıllı bombalarını bize paramızla da vermediler. İHA’lar, SİHA’lar üretemezken paramızla vermediler. Bakın, 80’li yılların sonundan beri bize savaş uçağı satmıyorlar, paramızla satmıyorlar. Neden? Türkiye’yi kendileri için bir güç, bir tehdit olarak görüyorlar." "Nükleer dahil, Türkiye’nin de elinde olması için gece gündüz çalışmalıyız" Destici, konuşmasının devamında, "Türkiye saldırgan bir devlet değil ama kendisine saldırıldığında çok kavi bir mukavemet göstereceğini biliyorlar. Gazze’deki soykırıma sessiz kalmadığı için Türkiye’ye uçak vermiyorlar. Sudan’daki, Somali’deki bölünmelere, Libya’daki bölünmelere sessiz kalmadığı için Türkiye’ye uçak vermiyorlar, akıllı füze vermiyorlar, balistik füze vermiyorlar. Onun için kendimiz yapıyoruz ve inşallah kısa zamanda savaş uçağımızı da tamamlayacağız, balistik füzelerimizi de daha seri şekilde üreteceğiz. Ve kim ne derse desin; Amerika’nın, İsrail’in, Rusya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın elinde hangi silah varsa nükleer dahil, Türkiye’nin de elinde olması için gece gündüz çalışmalıyız" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:42 Eskişehir’de lise ve üniversite öğrencilerine yönelik iftar programı düzenlendi Eskişehir İl Müftülüğü tarafından lise ve üniversite öğrencilerine yönelik iftar programı düzenlendi. Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda bulunan salonda gerçekleştirilen program, Ramazan ayının manevi atmosferi içerisinde birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine vesile oldu. Program, Cevat Ülger Uluslararası İmam-Hatip Lisesi İlahi Korosu tarafından icra edilen tasavvuf musiki dinletisi ile başladı. Programa; Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, İl Müftü Yardımcıları Sacit Ekerim ve Aytekin Akçin, Odunpazarı İlçe Müftüsü Hamdi Uzunharman, şube müdürleri, il ve ilçe gençlik koordinatörleri, milli eğitim çedes sorumlu öğretmenleri ile çok sayıda lise ve üniversite öğrencisi katıldı. Yaklaşık 400 kişinin iştirak ettiği programda gençler aynı sofrada buluşmanın sevincini yaşadı. Programda konuşan İl Müftüsü Muharrem Gül, Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Gençlerle aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Gül, bu tür buluşmaların gençler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini ve Ramazan’ın manevi ikliminin gençlerle birlikte daha anlamlı hâle geldiğini belirtti. İftarın ardından üniversite öğrenci kulüpleri adına söz alan ESTÜ Geçerken Kulübü Başkanı Enes Furkan Yalçın, üniversitelerde yürütülen kulüp faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği program, iftarın ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:39 Kuaförlerin bayram tıraşı mesaisi sahura kadar uzuyor Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Eskişehir’deki erkek kuaförlerinde "bayram tıraşı" hareketliliği başladı. Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi erkek kuaförlerinde yoğunluk tavan yaptı. Şirintepe Mahallesi’nde hizmet veren deneyimli kuaför, işlerinde yüzde 50’nin üzerinde bir artış yaşandığını ve bu oranın bayram arifesinde yüzde 100’e ulaşmasını beklediklerini söyledi. Çocukluğundan beri sektörün içinde olan berber Salih Yılmaz, taleplere yetişmek için mesaiyi sahura kadar uzattıklarını belirtirken, "Online randevu sistemimiz nedeniyle babam dahi gelse randevusuz araya alamam" dedi. "Talebe göre sahura kadar devam edeceğiz" Artan iş yoğunluğunu rakamlarla paylaşan Salih Yılmaz, "Ramazan Bayramı yoğunluğu yüzde 50’nin üzerinde bir artışlar başladı. Bayrama yakın bu yüzde 100’e ulaşacaktır. Normalde 10-15 kişi ağırlıyoruz. Şu an 20 ve üzerine çıkmaya başladık. Şimdi Ramazan Bayramı da yaklaştığından dolayı randevularımızda özellikle çok yoğunluk var. O yüzden şu an gece 12’ye kadar çalışıyoruz ama talebe göre sahura kadar da devam edeceğiz. Normalde mesaimiz 10 buçukta başlıyor, gece 12’ye kadar devam ediyor ama randevularımızın yoğunluğuna göre bu saatleri sahura kadar uzatabiliyoruz" şeklinde konuştu. "Gençler modern tıraşlar istiyor" Fiyat tarifesi ve tercih edilen modeller hakkında bilgi veren Yılmaz, "Şimdi bu yaş gruplarına göre değişiyor. Bayram tıraşlarında genellikle genç arkadaşlarımız Taper Fade, Mid Fade, Low Fade gibi daha modern tıraşlar istiyorlar. Biz de onların kafa yapısına, yüz yapısına göre yakışacak tıraşları yapıyoruz. Şu an saç kesimimiz 450, sakal tıraşımız ise 200 lira. Yıkama ve fön olduğunda fiyatlar buna göre değişiyor tabii ki. Komple bütün bakımlarını yaptıran bir kişi buradan 800 lira gibi bir fiyatla ayrılabiliyor. Bu arada Ramazan Bayramı sebebiyle de önümüzdeki hafta pazar günü normalde erkek kuaförleri açmıyor fakat biz bayram dolayısıyla mesai saatlerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Domino taşı etkisi yapıyor" Randevu disiplininin önemine dikkat çeken ve yaşadığı ilginç diyalogları aktaran Yılmaz, konuşmasını şöyle sonlandırdı: "Online randevu sistemiyle çalıştığımız için araya hiç kimseyi alamıyoruz. Bu babam dahi olsa randevuyla gelmesi gerekiyor. ’Abi araya alamaz mısın?’, ’Araya sıkıştıramaz mısın?’, ’Bize de mi randevu?’, ’Ben de mi randevu alacağım?’, ’Abi iki dakikalık işim var’ diyorlar. Bazen iki dakikalık işi var diye alıyoruz, iş saç sakala dönüyor. Çok komik diyaloglar da yaşıyoruz. ’Araya alamaz mısın?’ Çünkü randevular dolduğu zaman araya alma gibi bir imkanım yok. Araya aldığım an domino taşı etkisi gibi bütün randevularım direkt aksamaya başlıyor. Hem kendi rahatlıkları için hem bizim rahatımız için. Yani vaktinde geldiklerinde direkt tıraşlarını zaten olabiliyorlar. Vaktinde geliyorlar, vaktinde gidiyorlar. Bu bayram yoğunluğundan kendileri de etkilenmiyor bu sebeple."
ESOGÜ’de ’Sürdürülebilirlik ve Rekabet Hukuku Sempozyumu’ gerçekleşti
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:58 ESOGÜ’de ’Sürdürülebilirlik ve Rekabet Hukuku Sempozyumu’ gerçekleşti Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından düzenlenen "Sürdürülebilirlik Hedeflerinin Teşebbüslere Etkisi: Rekabet Hukuku ve Uyum Bakımından İncelemeler Sempozyumu" gerçekleşti. Yürütücülüğünü ESOGÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Burcu İrge Erdoğan’ın üstlendiği ve Hukuk Fakültesinin ilk TÜBİTAK projesi olan ve ESOGÜ Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda 11 Kasım tarihinde gerçekleşen "Çevresel Sürdürülebilirliğin Teşebbüslerin Rekabet Politikalarına Etkisi: Türk Mevzuatı ve Avrupa Birliği Müktesebatı ile Güncel Uygulamalar Kapsamında Disiplinlerarası Bir Yaklaşımla Değerlendirme ve Öneriler" başlıklı projenin bir çıktısı ve kapanış etkinliği olarak düzenlenen sempozyumda akademisyenler, uygulamacılar ve öğrenciler bir araya geldi. ESOGÜ Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Emine Gümüşoy’un açılış konuşmasıyla başlayan ve üç oturumda gerçekleşen sempozyuma Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Çağ Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi’nden alanında uzman akademisyenler konuşmacı olarak katıldı. Sempozyumda, şirketlerin sürdürülebilirlik faaliyetlerinin ticaret hukuku, iş hukuku ve yatırım hukuku boyutlarıyla ulusal ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde ele alınmasının önemine vurgu yapıldı. Ayrıca çevre duyarlılığının hem ulusal hem de uluslararası düzeyde şirketlerin kurumsal sürdürülebilirlik faaliyetlerinde başat rol üstlendiğini ve bu faaliyetlerin rekabet hukuku ile uyum içerisinde yürütülmesinin kritik olduğu vurgulandı.
Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi 7/24 öğrencilerin yanında
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:57 Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi 7/24 öğrencilerin yanında Sınav haftasında en yoğun günlerini yaşayan Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi, 7/24 hizmet vererek öğrencilerin ders çalışma sürecine destek olurken, çay, kahve ve çorba ikramıyla da öğrencilere sıcak bir mola ortamı sağlıyor. 400 bine yakın basılı kitap ile Türkiye’nin en büyük üniversite kütüphanelerinden biri olarak yarım asrı aşkın süredir hizmet veren Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi modern okuma salonları, dijital erişim alanları ve bin kişilik oturma kapasitesiyle öğrencilere ve araştırmacılara kapılarını açıyor. Öğrencilere sessiz ve rahat bir ortam sunuyor Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi, öğrencilerin yoğun çalışma dönemlerinde derslerine odaklanabilmeleri için konforlu, sessiz ve rahat bir ortam sunuyor. Bu dönemde öğrencilerin motivasyonunu artırmak amacıyla çay, kahve ve çorba ikramı da gerçekleştiriliyor. Öğrenciler hem akademik başarılarına odaklanabiliyor hem de Anadolu Üniversitesi’nin öğrenci dostu yaklaşımından dolayı duydukları memnuniyeti sadece sınav haftasında değil her zaman ifade ediyor. Aynı zamanda toplumsal sorumluluk misyonunu da unutmayan Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi, halka açık etkinlikler, dijital arşiv projeleri ve bilimsel farkındalık çalışmalarıyla kent yaşamının da önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Anadolu Üniversitesi, bilgiye erişimde öncülük etmeye, geleceğin araştırmacılarına yön vermeye ve Türkiye’nin akademik hafızasını güçlendirmeye devam ediyor. Çağdaş teknolojiyle donatılmış bir bilgi üssü "Çağdaş teknoloji imkanlarını en verimli şekilde kullanarak, kurumun adına yakışır bilgi hizmetlerini sunmak" vizyonuyla hareket eden Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi, yalnızca bir kütüphane değil; aynı zamanda bir araştırma, öğrenme ve keşif merkezi. Misyonu, üniversite mensuplarının yanı sıra kent, bölge, ülke ve dünya insanının yaşam kalitesini artırmaya yönelik bilimsel, sanatsal ve teknolojik gelişmeleri destekleyecek güçlü bir bilgi altyapısı sunmak. Bugün 12 bin 330 metrekarelik kapalı alanı, bin kişilik oturma kapasitesi, modern okuma salonları, dijital kaynak erişim alanları ve sessiz çalışma odalarıyla Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı; öğrencilerden akademisyenlere, araştırmacılardan kent halkına kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hizmet veriyor. Basılıdan dijitale geniş koleksiyon herkesin hizmetinde Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi, sayısal ve fiziksel koleksiyon zenginliğiyle Türkiye’nin en kapsamlı akademik kütüphanelerinden biri konumunda. 400 bine yakın basılı kitap, 415 bini aşkın e-kitap, 70 bine yakın e-dergi, 74 akademik veri tabanı, 250 bini aşkın dijital materyal, 41 bin ciltli dergi, 9 bine yakın tez, 8 bine yakın müzik notası ve binlerce mikrofiş, CD, DVD, ses kaydı ile video kaset kütüphane arşivinde yer alıyor. Bu zengin içerik, Anadolu Üniversitesi’nin "bilgiye her an, her yerden erişim" anlayışını somutlaştırıyor. Kütüphane, güçlü altyapısıyla araştırmacıların en güncel bilgilere saniyeler içinde ulaşmasını sağlarken, aynı zamanda Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna da katkı sunuyor.
Eskişehir’de ’Kişisel Verileri Koruma’ toplantısı düzenlendi
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:20 Eskişehir’de ’Kişisel Verileri Koruma’ toplantısı düzenlendi Eskişehir’de ’Kişisel Verileri Koruma’ toplantısında konuşan Vali Hüseyin Aksoy, "Bireylerin mahremiyeti yeni tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Kişisel verilerin korunması dijital geleceğimizi güvenle inşa etmenin temel şartıdır" dedi. Kişisel Verileri Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in de katılım sağladığı program, saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Vali Hüseyin Aksoy, "Öncelikle dün meydana gelen uçak kazasında şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Bugün, çağımızın en önemli meselelerinden biri olan kişisel verilerin korunması konusunu ele almak üzere bir aradayız. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bilgiye erişim kolaylaşırken, bireylerin mahremiyeti de yeni tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Artık kişisel verilerimiz, kimlik bilgilerimizden sağlık ve mali verilerimize kadar dijital dünyada kimliğimizin bir parçası haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Kişisel verilerin korunması dijital geleceğimizi güvenle inşa etmenin temel şartıdır" Devletin görevinin vatandaşlarının sadece can ve mal güvenliğini değil, aynı zamanda özel hayatın gizliliğini de korumak olduğunu vurgulayan Vali Aksoy, "Bu doğrultuda yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, bireylere kendi verileri üzerinde söz hakkı tanıyan ve veri işleyen kişi ve kurumlara açık sorumluluklar yükleyen çağdaş bir düzenlemedir. Bu kanunun etkin şekilde uygulanmasında, Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve Kurulu kritik bir rol üstlenmektedir. Kurul sadece ihlalleri denetleyen bir merci değil, aynı zamanda kamu kurumlarına ve özel sektöre rehberlik eden, vatandaşların hak arama yollarını güçlendiren bir güvence mekanizmasıdır. Eskişehir Valiliği olarak, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın KVKK’ya tam uyum sağlaması öncelikli hedefimizdir. Vatandaşımıza hizmet sunarken kişisel verilerinin güvenliğini korumak, bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Aynı şekilde özel sektörün de veri güvenliğini bir yasal yükümlülükten öte, itibar ve güven unsuru olarak görmesi gerekmektedir. Kişisel verilerin korunması; hukuki bir zorunluluktan çok, dijital geleceğimizi güvenle inşa etmenin temel şartıdır" şeklinde konuştu. Katılımcılar kişisel veri güvenliği hakkında bilgilendirildi Kişisel Verileri Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, bu toplantının Eskişehir’de yapılması için kendilerini davet eden Vali Hüseyin Aksoy’a teşekkür ederek kurumun çalışmaları ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında konuştu. KVKK Daire Başkanı Tuba Kendir Tunalı, ’6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Amaç, Kapsam, Genel İlkeler ve Veri İşleme Şartları’; KVKK daire Başkanı Meryem Tatlıer Baş, ’6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişinin Hakları ve Veri Sorumlusunun Yükümlülükleri’; KVKK Daire Başkanı Ersin Can ise, Kişisel Veri Güvenliği (Teknik ve İdari Tedbirler) konularında katılımcılarla bilgi paylaştı.
17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği başlıyor
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:51 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği başlıyor Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü, köklü kültürel birikimiyle evrensel kültür mirasına katkı sunmak amacıyla 2009 yılından bu yana sürdürdüğü Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliğinin bu yıl 17’ncisini düzenlemeye hazırlanıyor. Öğrencilerin sanatsal bakış açılarını zenginleştirmeyi amaçlıyor Önceki yıllarda gerçekleştirilen etkinliklerle farklı ülkelerden birçok sanatçıyı ağırlayan Grafik Sanatlar Bölümü, konferans, çalıştay ve sergiler aracılığıyla hem Anadolu Üniversitesi öğrencilerine hem de diğer üniversitelerden katılımcılara önemli bir sanatsal deneyim ortamı sunuyor. Bu etkinlikler, öğrencilerin sanatsal bakış açılarını zenginleştirmeyi ve sanatçı duyarlılıklarını geliştirmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıllarda kesintisiz olarak sürdürülen etkinlik, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir ve Türkiye Cumhuriyeti adına kaligrafi ve tipografi alanında uluslararası düzeyde kendini kanıtlamış; dünyada önde gelen 100 etkinlik arasında yer alan bir organizasyona dönüştü. Açılış 17 Kasım Pazartesi günü Sinema Anadolu’da olacak 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği kapsamında Çiğdem Demir, Einoddin Sadeghzadeh, Seyed Mohsen Moosavi, Merve Ersan, Natalia Toropitsyna ve Umut Süldüak, 17 Kasım Pazartesi günü Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu’da gerçekleştirilecek olan konferansta bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Yine aynı isimler 18-21 Kasım tarihleri arasında Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümünde düzenlenecek çalıştaylarla uygulamalı eğitimler verecek. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Sergisine ev sahipliği yapacak Geleneksel olarak düzenlenen "Yunus Emre Sergisi" de etkinlik kapsamında sanatseverlerle buluşacak. Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesinde 17 Kasım Pazartesi günü açılacak olan sergi, özünde evrensel bir hümanizm ve sevgi anlayışı taşıyan Yunus Emre felsefesini ele alarak, özgün grafik eserler aracılığıyla yorumlamayı amaçlıyor. Etkinlik kapsamında üretilen bu eserler, her yıl olduğu gibi özel bir katalogda toplanarak kalıcı hale getirilecek.