Yerel Haberler
Eskişehir
Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler 15 Mart 2026 Pazar - 14:00:23 Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
Atatürk ölümünün 87’nci yılında anılıyor
09 Kasım 2025 Pazar - 20:09 Atatürk ölümünün 87’nci yılında anılıyor Eskişehir’de Atatürk’ün ölümünün 87’nci ölüm yıl dönümü nedeniyle anma mesajları yayımlandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 87’nci ölüm yıl dönümünde anılıyor. 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü nedeniyle Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Kamil Çolak birer mesaj yayımladı. "Atatürk, başarılarıyla tüm mazlum milletlere ilham kaynağı olmuş eşsiz bir liderdir" Vali Aksoy yayımladığı mesajda, "Cumhuriyetimizin banisi, Kurtuluş Savaşımızın başkomutanı, büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Milletine adadığı bir ömürle, askeri dehası ve sarsılmaz vizyonuyla, sadece vatanımızın bağımsızlığını değil, aynı zamanda milletimizin makûs talihini de değiştiren Atatürk, başarılarıyla tüm mazlum milletlere ilham kaynağı olmuş eşsiz bir liderdir. 10 Kasım, bir matem günü olmaktan ziyade onun ’En büyük eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti’ne ve bizlere miras bıraktığı yüksek ideallere sahip çıkma kararlılığımızı tazelediğimiz bir gündür. Bizlere düşen en asli görev, onun gösterdiği ’muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma’ hedefine sarsılmaz bir iradeyle yürümek, birlik ve beraberlik içinde çalışarak ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımaktır. Atatürk’ün fikirleri ve ilkeleri, yolumuzu aydınlatan bir meşale olmaya daima devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle vefatının yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatanımız uğruna canlarını feda etmiş aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla yâd ediyorum" dedi. "Gazi Mustafa Kemal, bizlere yol göstermeye devam etmektedir" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak ise mesajında şu ifadeleri kullandı: "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete irtihâlinin 87’nci yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum. Milletimizin bağımsızlık mücadelesine liderlik eden, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan Gazi Mustafa Kemal; azmi, vizyonu ve millet sevgisiyle bizlere yol göstermeye devam etmektedir. AK Parti olarak Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü bir Eskişehir ve daha müreffeh bir Türkiye için Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Bu anlamlı günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şâd, emanetleri ebediyen payidar olsun." "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, fikirleri ile bugün de bize yol göstermekte ve ışık tutmaktadır" Rektör Çolak da mesajında, "Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve milli mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayatını ülkesine, milletine ve ideallerine adamış, vatanımızın düşman işgalinden kurtarılmasına önderlik ederek milletimizi ayağa kaldırmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tüm mazlum milletlere örnek olurken, aynı zamanda bu vatanı emanet ettiği Türk gençliği için de eşsiz bir ilham kaynağı olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük hedefi, ülkemizin dünyada hak ettiği yere gelmesi ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması olmuştur. Bu hedefler doğrultusunda Türk milleti, Atatürk’ün fikirlerinden aldığı ilhamla birlik ve beraberlik içerisinde ilerlemesini sürdürmektedir. Cumhuriyetimizin mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, fikirleri ile bugün de bize yol göstermekte ve ışık tutmaktadır. Bu nedenle 10 Kasımlar onun düşüncelerini daha iyi anlamak ve anlatmak için bir fırsat olarak görülmelidir. Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Başkan Albayrak imar sorunu hakkında konuştu
09 Kasım 2025 Pazar - 16:05 Başkan Albayrak imar sorunu hakkında konuştu AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir’de bazı mahallelerdeki imar sorunu hakkında konuştu. Yeşiltepe Mahallesi’nde gerçekleştirilecek olan kentsel dönüşüm projesinde imar sorunları ortaya çıkmaya başladı. Bu konuda ise AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak açıklama yaptı. Ayrıca AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Grup Başkan Vekili Ahmet Sivri de mahalle içerisinde yapılan konuşmaya katıldı. "Tepebaşı Belediyesi ’ben yaptım oldu’ anlayışıyla haraket etti" Oluşan bu imar sorunu hakkında konuşan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Bu minvalde özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Bakın, bu konu belki yirmi, yirmi beş yıldır bekleyen bir konu. Tepebaşı Belediyesi her dönem geliyor, söz veriyor, ancak bugüne kadar somut bir adım atılmadı. Bu dönemde ise ne yaptılar? Sizlere bilgi vermeden, sizleri bilgilendirmeden ’ben yaptım oldu’ anlayışıyla hareket ettiler. Sizler de haklı olarak geldiniz ’biz böyle bir düzenleme istemiyoruz’ dediniz ve haklısınız. Çünkü belediyeler, halkın istemediği bir işi yapmamalı, halkın taleplerine göre hareket etmelidir. Ama şunu özellikle bilmenizi isterim: Yirmi beş yıldır bu işi yapmayanlar, bugün de ’ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket etmeye çalışıyorlar. Biz ise sizlerle beraberiz, sizlerin yanındayız. Siz ne derseniz, biz de o doğrultuda hareket edeceğiz. Bugün buraya da bunun için geldik. Sizlerle beraber yürüyüp, bu işi halkın isteği doğrultusunda sonlandırmak istiyoruz" dedi. "25 yıllık yönetimde elle tutulur bir proje yok" Albayrak konuşmasına şöyle devam etti: "Ayrıca rica ediyorum, bu konuyu kendi aranızda konuşurken, hanımlar kendi arasında, beyler kahvede veya camide sohbet ederken anlatsınlar. Bakın, yirmi beş yıldır yönetimdeler ama ortada elle tutulur bir proje yok. Çünkü yapmak istemiyorlar. Neden? Çünkü onların derdi halka hizmet değil. Halkla birlikte olmak da değil. Kendi çevreleriyle, kendi gruplarıyla hareket ediyorlar ve süreci bu şekilde yönetiyorlar. Biz ise her zaman halkın içindeyiz ve öyle olmaya devam edeceğiz. Sizin sorunlarınız bizim sorunlarımız. Mecliste alınması gereken kararları birlikte alma konusunda çaba göstereceğiz. Aklınıza takılan sorular varsa sorun; bildiklerimizi cevaplayalım, bilmediklerimiz için de en kısa sürede sizlere bilgi verelim. Harun Bey ve ekibi bu konuda yoğun çalışıyor, bu da bizi gerçekten mutlu ediyor. Aslında buraya Tepebaşı Belediyesi’nin gelip açıklama yapması gerekirdi. Başkan buraya gelip, süreci tane tane anlatmalıydı. İstenmeyen noktaları düzeltmeliydi ama bunu yapmadılar, muhtemelen yine yapmayacaklar. Üç-beş kişiyle oturup kalkıyorlar, sonra da ’halk böyle istiyor’ diyerek hareket ediyorlar. Bu doğru bir yaklaşım değil." "Bize, ’biz karışmıyoruz, siz devletsiniz’ diyorlar" Gürhan Albayrak konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Bakın, özellikle altını çizmek istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bu ülkede şu ana kadar 1 milyon 800 bin konut yapıldı. Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) öncülüğünde gerçekleştirildi bu projeler. Şimdi de 500 bin yeni konut daha yapılacak. Eskişehir’de ise 6 bin 26 konutun süreci başladı. Biz, belediyelere dedik ki; ’eğer rezerv alanınız varsa bize bildirin, biz buralara konut yapalım.’ Ama cevap vermediler. Sonra da ’bize sormadan iş yapıyorlar’ diye eleştiriyorlar. Oysa sorduğumuzda ’biz karışmıyoruz, siz devletsiniz, her şeyi yapabilirsiniz’ diyorlar. Gerçekten anlam veremediğimiz bir durum var ortada."
"İletişim Buluşmaları" Tolga Karaçelik ve Ethem Onur Bilgiç ile devam ediyor
09 Kasım 2025 Pazar - 14:29 "İletişim Buluşmaları" Tolga Karaçelik ve Ethem Onur Bilgiç ile devam ediyor Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) tarafından üçüncüsü düzenlenen "İletişim Buluşmaları" etkinliği kapsamında "Oyun, Animasyon, Sinema ve Yapay Zekâ Üzerine Muhabbetler" başlıklı söyleşi yapıldı. Etkinlik, Şener Şen Kültür Salonu’nda gerçekleşirken; Senarist ve Yönetmen Tolga Karaçelik ile Grafik Tasarımcısı ve İllüstratör Ethem Onur Bilgiç, belgelerle bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sırrı Serhat Serter’in de katılımı sağlandı. "Yapay zekâdan destek almanın uygun olduğunu düşünüyorum" Sinema alanındaki çalışmalarının yanı sıra oyun sektörüne de ilgi duyduğunu belirten senarist ve yönetmen Tolga Karaçelik, sinema üretim sürecinin yüksek maliyetlerinden bahsederek şunları söyledi: "Sinema, bütçe açısından oldukça zorlayıcı olabiliyor ve milyonlarca lira harcanabiliyor. Bu nedenle yeni nesil bir yapım şirketi kurduk, adı da Sinecera Studio. Film, reklam, animasyon ve oyun üretebileceğimiz bir ekip oluşturduk. Yapay zekâ ve algoritmalar üzerine uzun zamandır düşünüyorum; ancak bir yandan da ürkütücü geliyor. Hikâye anlatımı açısından çok büyük bir etkisi olduğunu düşünmüyorum ama bazı işleri hızlandırdığı da bir gerçek. Ben set kökenli biri olduğum için tam olarak entegre olamasam da yapay zekâdan destek almanın uygun olduğunu düşünüyorum. Bugün burada olmamızın bir diğer nedeni de hocalarımla birlikte üzerinde çalıştığımız yeni bir uzun metraj animasyon senaryosu. Eğer üniversite ile iş birliği sağlayabilirsek, bu projeyi sizlerle birlikte hayata geçirebiliriz." "Sevdiğim iş neyse onu yapmaya çalıştım" Kendi üretim sürecinden ve çalışma prensiplerinden bahseden grafik tasarımcı ve illüstratör Ethem Onur Bilgiç, yapay zekâ ile olan ilişkisini şöyle anlattı: "Animasyonların hazırlık aşamasını kendim yapıp yapay zekâdan destek almamaya çalışıyorum; çünkü kendi tarzımın dışına çıkmak istemiyorum. Fakat prompt kullanarak animasyonu hareketlendirme aşamasında bazen yapay zekâdan yararlanıyorum. Bu işin en başında sevdiğiniz şeyin peşinden gitmek gerek. Ben hep sevdiğim işi yapmaya çalıştım. Okurken çizimler yaptım, çizimler yaparken animasyonlar ürettim ve yarışmalara katıldım. ‘Şu kariyer yolunda ilerleyeceğim’ demeden, kendime sınır koymadan çalıştım." Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşinin sonunda, Karaçelik ve Bilgiç öğrencilerden gelen soruları yanıtlayarak; oyun geliştirme, sinema ve kodlama bilgisiyle yapay zekânın daha etkili kullanılabileceğine dair önerilerde bulundu. Etkinlik, konuşmacılara Prof. Dr. Barış Kılınç tarafından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.