Yerel Haberler
Eskişehir
Ünlü keman virtüözü Aşkın, Anadolu Üniversitesi’nde sanatın dönüştürücü gücü hakkında konuştu
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:54 Ünlü keman virtüözü Aşkın, Anadolu Üniversitesi’nde sanatın dönüştürücü gücü hakkında konuştu Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi’ne gelen ünlü keman virtüözü Prof. Dr. Cihat Aşkın; sanatın dönüştürücü yönünü, müziğin birleştirici dilini ve gençlere duyduğu inancı AnaHaber için anlattı. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Anasanat Dalı tarafından ‘5. Uluslararası Piyano Günleri’ düzenlendi. Kapanış konserinde, Türk müziğinin yaşayan efsanelerinden biri olan keman virtüözü Prof. Dr. Cihat Aşkın yer aldı. Salonun sıcak atmosferi ve Aşkın’ın içtenliğiyle sanatın insan ruhuna dokunan derin gücü, izleyicilere unutulmaz bir an yaşattı. "Ailemin desteği müzik yolculuğumda çok önemliydi" Ünlü virtüöz, kökleri Anadolu’nun ezgilerine uzanan bir müzik yolculuğunun hikâyesini, bireyin iç dünyasından toplumun kültürel hafızasına uzanan etkilerini anlattı. Kendisini kemana ve müziğe yönlendiren en güçlü etkene değinerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Cihat Aşkın, "Kendi sevgim ve isteğim, beni müziğe genç yaşta yönlendiren en önemli etkendi. Müziği küçük yaşlarımdan itibaren içimde kuvvetli bir sevgi olarak hissettim. Elbette ailemin desteği de bu süreçte büyük bir rol oynadı" dedi. "Anadolu, iki dünyanın doğal birleşim noktasıdır" Prof. Dr. Aşkın, Anadolu’nun melodilerini klasik müzikle buluşturarak kendisine özgü bir tarz oluşturma fikrinin nasıl ortaya çıktığı ve ne anlam ifade ettiğiyle ilgili soruya, "Gerek halk müziği gerek klasik Türk müziği, gerekse halkın içinde yaşayan herhangi bir kültürel unsur benim için son derece değerlidir. Tıpkı Batı’daki sanatçıların kendi eserlerinde yerel kaynaklardan yararlanmaları gibi, ben de bu öğeleri eserlerimde özgürce kullanıyorum. Ancak ‘sentez’ kelimesine çok katılmıyorum. Çünkü sentez, 2 zıt unsuru yapay bir şekilde birleştirmek anlamına gelir. Oysa ben, bu coğrafyada doğu ve batının zaten doğal bir bütünlük içinde var olduğuna inanıyorum. Jeopolitik konumumuz gereği Türkiye hem doğunun hem batının birleştiği noktada yer alıyor ve bu da dünyayı etkileyen büyük bir kültürel zenginlik oluşturuyor. Yeni dünya kültürü, doğum yerini Anadolu toprakları üzerinde konumlandırmıştır. Eski dünya kültürüne baktığımızda da Mezopotamya uygarlıklarının temellerini Anadolu kültürü ve toprakları üzerine kurduklarını görürüz. Dolayısıyla biz, bu coğrafyada her türlü zengin kültürün içinde yaşıyoruz. Bu nedenle içine doğduğumuz topraklar bize bir sentez değil, 2 dünyanın da doğal bir bütünlük içinde oluşumunu sunuyor. Ben buna ‘kök zaman’ diyorum. Bu kültür içinde doğan herkesin, bu zenginliği işleyebilme potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum" diye cevap verdi. "Sanat, bireyin bakış açısını değiştirir" Sözlerinin devamında sanatın ve müziğin gençlerin dünyaya bakışını nasıl değiştirebileceği hakkında konuşan Prof. Dr. Aşkın, şunları söyledi: "Sanat, insanın kişisel gelişimini olumlu yönde etkileyen bireysel düzeyde başlar. Çünkü sanat, insanın bakış açısını değiştirir. Bir insanın bakışı değiştiğinde bu, önce kendisine, ardından yakın çevresine ve zamanla geniş topluluklara yansır. Sanatla etkileşen bireyler ortak bir kültürü, dili, geleneği ve göreneği paylaştıkları için sanatın etkisi toplumsal hafızada da olumlu gelişmelere yol açar. Eğer sanat olmasaydı, insanlar ve toplumlar kendilerini farklı yollarla ifade ederdi. Ancak özellikle günümüz gençliğinin zararlı alışkanlıklardan uzak durabilmesi, doğaya ve insana sevgiyle yaklaşabilmesi için sanatın kazandırdığı bakış açısına büyük ihtiyaç vardır. Sanatla, sporla ve bilimle uğraşan bir gençlik; ileriki yaşamında hem kendisine hem ailesine hem de toplumuna önemli katkılar sağlayan bireyler hâline gelir." "Halk kültürü mutlaka yaşatılmalı" En sevdiği türkülerden birisi olarak işaret ettiği ‘Bahçada Yeşil Çınar’ isimli parçanın kendisi için ne anlam ifade ettiğiyle ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Cihat Aşkın, "Bu eseri, Diyarbakır’daki bir konserimde seslendirmiştim. Anadolu türkülerinin hepsini çok severim; her biri kültürümüzün birer yansımasıdır. Binlerce yıllık kültürün damıtılarak günümüze ulaşması son derece kıymetlidir. Bu yüzden her konserde mutlaka bir türküyü seslendiririm. Halk kültürü mutlaka yaşatılmalıdır. Türkülerimizi hem otantik biçimleriyle hem de farklı sanatçıların özgün yorumlarıyla yaşatabilmeliyiz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "CAKA projesi ile genç müzisyenlere ilham veriyoruz" Yakın zamandaki projeleri hususunda bilgi paylaşan Prof. Dr. Aşkın, "İlk sıralarda Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları (CAKA) projesinin yer aldığı pek çok projem var. Bu proje, özellikle küçük müzik öğrencileri açısından büyük önem taşıyor. Her yaz ve kış, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde kamplar düzenliyoruz. Bunun yanı sıra hem Türkiye’de hem de dünyanın farklı bölgelerinde konser projelerimiz devam ediyor. Ayrıca kayıt çalışmaları da gündemimde, ocak veya şubat aylarında bu kayıtların tamamlanmasını planlıyorum" şeklinde konuştu. "Sanat sevgisi olmadan bu yük taşınamaz" Anadolu Üniversitesi’nde eğitim alan genç sanatçı adaylarına da tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Aşkın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Sanat yolculuğuna başlayan öğrenciler bu yola büyük bir sevgiyle adım atıyorlar. Çünkü içlerinde o sevgi olmasa bu yükümlülüğü taşıyamazlar. Ancak bu sevginin bilimle beslenmesi ve gelişmesi gerekir. Bu da ancak iyi bir eğitim ve doğru rehberlerle mümkündür. Anadolu Üniversitesi bu anlamda Türkiye’nin en önde gelen kurumlarından biridir. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı kurulduğu yıllardan beri ilgiyle takip ediyorum. Üniversite, Türkiye’ye yeni bir nefes ve gelişim çizgisi kazandırmıştır; yetiştirdiği dünya çapındaki sanatçılar bunun göstergesidir. Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca müzisyen yetiştirmekle kalmayıp, sanatı ve müziği toplumun geniş kesimlerine ulaştırma konusunda da öncü bir rol üstlendiğini düşünüyorum. Bu vesileyle Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere, Anadolu Üniversitesi’nin tüm çalışanlarını ve öğretim üyelerini kutluyorum. Öğrencilerin gelecekte de en iyi yerlerde bayrağımızı dalgalandıracaklarına inanıyorum."
Öğrenciler için ’Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliği düzenlendi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 15:38 Öğrenciler için ’Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliği düzenlendi Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nce Batıkent Ticaret Borsası İlkokulu’nda ’Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ isimli kapsamlı ve eğitici bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlik, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından yürütülen program çerçevesinde düzenlendi. Diyetisyenler, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve acil sağlık ekipleri öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Sağlıklı beslenme, hijyen, temel ilk yardım, fiziksel aktivite, ağız ve diş sağlığı, aile hekimliği ve bulaşıcı hastalıklar gibi konular öğrencilere detaylıca anlatıldı. Hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim Program boyunca öğrenciler, interaktif sunumlar ve uygulamalı gösterimler aracılığıyla sağlıklı yaşam alışkanlıklarını öğrenme fırsatı buldu. Okul önünde açılan bilgilendirme stantlarında farklı konularda farkındalık çalışmaları yürütülerek, çocukların soruları yanıtlandı ve sağlık bilinci desteklendi. Öğrenciler, sağlık ekipleriyle birebir iletişim kurarak hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim yaşadı. İl Sağlık Müdürlüğü, bu tür çalışmalarını sürdürecek Etkinliğin çocukların sağlık farkındalığını artırmak, sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek ve doğru alışkanlıkları kazandırmak amacıyla düzenlendiği belirtildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, geleceğin teminatı olan çocukların fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için farkındalık çalışmalarının kararlılıkla devam ettiğini açıkladı.
Eskişehir Türk Ocağı’nda Vefa Günü
27 Ekim 2025 Pazartesi - 15:14 Eskişehir Türk Ocağı’nda Vefa Günü Eskişehir Türk Ocağı, kuruluşundan bugüne Ocağa hizmet etmiş merhum başkanlarını, kurucularını, yönetim kurulu ve üyelerini manevi bir etkinlikle andı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Vefa Gününde mevlit okutuldu, hatim duası yapıldı ve takiben ikramlarda bulunuldu. Eskişehir Türk Ocağı, sadece fikrî ve kültürel çalışmalarla değil, aynı zamanda köklü bir vefa bilinciyle de öne çıkıyor. Türk Ocağı Yönetim Kurulu’nun düzenlediği "Vefa Günü" etkinliği, Ocağın kuruluşundan bu yana Hakk’a yürüyen bütün büyüklerine ithaf edildi. Etkinlikte, Ocağın merhum başkanlarından Merhum Orhan Keskin ve Sedat Yurtsever başta olmak üzere, kuruluşunda emeği geçen ve hizmet eden çok sayıda değerli ismin ruhuna Mevlid-i Şerif ve Hatim Duası okundu. Camide toplanan Türk Ocağı üyeleri ve Eskişehirli vatandaşlar, bu kıymetli isimlerin manevi huzurunda hep birlikte dualar ederek, Ocağın kuruluş felsefesine olan bağlılıklarını bir kez daha gösterdi. Mevlid-i Şerif ve Hatim Duasının ardından, etkinliğe katılan bütün davetlilere geleneksel bir vefa örneği sergilendi. Takiben Türk Ocağı Sivrioğlu Konağı’nda ikramlar yapıldı. Eskişehir Türk Ocağı Yönetim Kurulu, vefa borçlarını ödemek ve yeni nesillere bu değerli isimleri tanıtmak amacıyla düzenledikleri etkinliğin, Ocağın kültürel ve manevi takviminde önemli bir yer tutacağını belirtti. Bu anlamlı gün, vefanın sadece bir kelime değil, aynı zamanda yaşatılması gereken bir gelenek olduğunu bütün Eskişehir’e bir kez daha hatırlattı. Vefa gününe Hak’ka yürüyenlerin aileleri, yakınları, Türk Ocağı Üyeleri ve gençler katıldı.
Çocuklar Dünya mutfaklarında lezzetli bir yolculuğa çıktı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:17 Çocuklar Dünya mutfaklarında lezzetli bir yolculuğa çıktı Anadolu Üniversitesi Çocuk Üniversitesi tarafından düzenlenen "Dünya Mutfakları" temalı aşçılık etkinliği, 8-12 yaş aralığındaki çocukların katılımıyla başladı. Etkinlik, Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümünden Öğr. Gör. Şafak Yüksel Vural’ın yöneticiliğinde beş hafta sürecek. Bu süreçte çocuklar, her hafta farklı ülkelerin lezzetlerini keşfedecek. Etkinliğin ilk haftasında çocuklar, kendi elleriyle hamburger yapımı deneyimi yaşadı. "Bu sadece bir atölye değil, sürekliliği olan bir öğrenme süreci" Öğr. Gör. Şafak Yüksel Vural, etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: "8-12 yaş aralığındaki çocuklara yönelik olarak hazırladığımız bu etkinliğin teması Dünya Mutfakları. Her hafta farklı bir ülkenin mutfağını tanıtarak çocukların hem eğlenmesini hem de el becerilerini geliştirmesini hedefliyoruz. Bu haftaki konumuz hamburger yapımı. Çocuklar hem kendi hamburgerlerini hazırlayacak hem de hijyen, beslenme ve mutfak düzeni konusunda temel bilgiler öğrenecekler. Bizim için önemli olan, onların mutfakta keyifli zaman geçirmeleri ve üretmenin mutluluğunu yaşamaları. Etkinliği Aşçılık Bölümü 1. ve 2. sınıf öğrencilerimizin desteğiyle yürütüyoruz. Onlar hem eğitmen yardımcısı hem de rehber olarak çocuklara eşlik ediyorlar. Tamamen çocuklara odaklı, samimi ve uygulamalı bir program tasarladık. Bu sadece bir atölye değil, aslında sürekliliği olan bir öğrenme süreci. Beş hafta boyunca her cumartesi farklı ülkelerin mutfaklarını işleyeceğiz. Bahar ve yaz dönemlerinde de bu tür uygulamalı etkinliklerimizi düzenli olarak sürdürüyoruz."