Yerel Haberler
Eskişehir
26 Mayıs 2026 Salı - 15:45 Rektör Adıgüzel, Buhara’da Anadolu Üniversitesi’nin küresel eğitim vizyonunu anlattı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Buhara’da katılmış olduğu programda, üniversitenin küresel eğitim vizyonuyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ’4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu’ iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu Forum programında, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov ile Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Özbekistan’dan 25 üniversite Rektörü, Türkiye’den ise 8 üniversite Rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Forumda ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği, akademik proje geliştirme süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları değerlendirildi. Forumun açılışında konuşan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Türkiye ile Özbekistan arasındaki köklü ilişkilerin yükseköğretim alanındaki iş birlikleriyle daha da güçlendiğini belirterek, iki ülke üniversiteleri arasında geliştirilecek ortak çalışmaların önemine dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme deneyimine dikkat çekildi Forum kapsamında düzenlenen ’Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İş Birliğinin Geliştirilmesi’ başlıklı oturumda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, yükseköğretim kurumları arasındaki stratejik ortaklıkların yalnızca akademik gelişime değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel üretim kapasitesine ve uluslararası rekabet gücüne de katkı sunduğunu ifade etti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitim alanındaki deneyimine dikkat çeken Rektör Adıgüzel, üniversitenin öğrenci sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesi olduğunu belirtti. Açıköğretim Fakültesi’nin 45 yıllık köklü geçmişe sahip olduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, değişen sektör ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını sürekli yenilediklerini ifade etti. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda bazı programların güncellendiğini ve çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bölümlerin açıldığını söyledi. Özbek öğrenciler teşvik edilmeli Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, Özbekistan’ın genç nüfus potansiyeline dikkat çekerek Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının artırılmasının önemine değindi. Prof. Dr. Adıgüzel, "Özbekistan dışında eğitim alan yaklaşık 160 bin öğrenci bulunuyor. Ancak Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısı yaklaşık 10 bin seviyesinde. Bu oranı artırmak için üniversiteler arasında daha fazla iş birliği yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi’nde 23 bin örgün öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Rektör Adıgüzel, bunların yaklaşık 3 binini uluslararası öğrencilerin oluşturduğunu söyledi. Üniversitede öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının ise yaklaşık 80 olduğunu ifade eden Rektör Adıgüzel, bu sayının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Türk Dili ve Kültürü Programı dil bariyerini kolayca aşmaya fırsat tanıyor Konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yalnızca uluslararası öğrencilere yönelik olarak açılan Türk Dili ve Kültürü Programı ile Türkçe hazırlık imkânlarının önemine işaret etti. Açıköğretim Fakültesi üzerinden dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin Türkçe öğrenebildiğini belirten Rektör Adıgüzel dil bariyerinin bu yöntemle daha kolay aşılabileceğini ifade etti. Türkçe’nin Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiren temel unsur olduğunu vurgulayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteler arasında ortak Türkçe yayın ağlarının kurulması, akademik dergilerin çıkarılması ve ortak kitap projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin ’AU Press’ adıyla yeni bir yayınevi kurduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, Türkiye ve Özbekistan’daki üniversitelerle ortak yayın projelerine açık olduklarını dile getirdi. İş birliği protokolleri imzalandı Forum süresince Rektör Adıgüzel tarafından Anadolu Üniversitesi ile çeşitli yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği protokolleri imzalanırken, üniversite ziyaretleri ve ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde ortak bilimsel projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile eğitim alanında yapılabilecek yeni iş birlikleri ele alındı.
Bayram yolculuğu başladı, bilet fiyatları geçen yılla aynı kaldı
26 Mayıs 2026 Salı - 10:05 Bayram yolculuğu başladı, bilet fiyatları geçen yılla aynı kaldı Eskişehir’de Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde büyük yolcu yoğunluğu yaşanırken, yetkililer korsan araçlara karşı dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu. Eskişehir’de bayram tatilini memleketlerinde geçirmek isteyen vatandaşlar otogarda büyük yoğunluk oluşturdu. Cuma gününden itibaren yollara düşen binlerce kişi nedeniyle tüm otobüs seferleri tam kapasiteye ulaştı. Yoğunluk sebebiyle firmalar ek seferler koyarken otobüs işletmecileri, vatandaşları bilet kesmeyen kaçak taşımacılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Güvenilir firmalardan bilet alınmasının önemine dikkat çeken yetkililer, aksi taktirde yolcuların önemli mağduriyetler yaşayabileceği uyarısında bulundu. Bayram döneminde ulaşım ücretlerinde herhangi bir artışa gidilmediğini dile getiren firma yetkilileri, tarifelerin geçen seneyle aynı seyrettiğini ifade etti. Eskişehir çıkışlı ve çok tercih edilen güzergahlar için güncel biletlerin bazıları ise Antalya için bin, Alanya için bin 200, İzmir için 750, Ankara için 550 ve Bursa için 450 lira olarak fiyatlandırıldı. "Tüm seferlerimiz dolu" Otobüs firması yetkilisi Gökhan Koşarer, cuma gününden bu yana seferlerin tamamen dolu olduğunu ve bazı illere giden yolcuların daha fazlalıkta olduğunu belirterek, "Şu anda seferlerde yoğunluk söz konusu. Yaklaşık cuma gününden itibaren bugüne kadar olan kısımlarda seferleri hep dolu gönderdik. Yetmeyen seferlerimize de ilave seferlerle yolcu mağduriyetini gidermeye çalıştık elimizden geldiğince. Bugüne kadar tüm seferlerimiz doluydu, bugün biraz daha yavaşlamaya başladık artık. Bayramlarda Akdeniz’e gitmek bizim vatandaşlarımıza daha adet oldu. En çok Antalya, Alanya ve İzmir bölgesine giden çok yolcumuz var. Eskişehir’e gelen yolcu çok değil, şu anda gidiş daha çok, gidiş ağırlıklı. Gelen yolcu sayısı, gelen otobüsleri de takip ediyoruz, geneli boş geliyor. Fakat buradan gidişlerin tamamı dolu diyebiliriz" diye konuştu. "Bilet kesebilen firmalardan bilet alın" Sektörde belgesiz taşımacılık yapan korsan araçların artmasına dikkat çeken Gökhan Koşarer, bayram yoğunluğundan yararlanmak isteyen kaçak taşımacılara karşı vatandaşlara uyarılarda bulunurken, güvenilir firmaların tercih edilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı; "Bizim sektörde de korsan olayı çok. Yetki belgesiz, taşıma belgesi olmayan, belgesi olmadan Eskişehir’e gelip yolcu almaya çalışan veyahut da herhangi bir şehire gidip yolcu almaya çalışan minibüs, yarım otobüs, otobüs tarzı kaçak işler oluyor. Ben vatandaşlarımızı ikaz ediyorum, lütfen güvenilir olan firmalardan, bilet kesebilen firmalardan bilet alsınlar. Bu tip kağıda yazılı veyahut da kağıtla size bir şey verilen firmalardan kesinlikle bilet almasınlar. Çünkü her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de korsan taşımacılık söz konusu. Bu hem bizi mağdur ediyor, Allah korusun yolda bir şey olduğunda da yolcuyu çok mağdur ediyor. Yasa gereği zaten yasak. En yakın bir trafik denetlemesinde arabayı bağlıyorlar, yolcu ortada kalıyor ve ilgilenen kimse olmuyor. Verdikleri para da, ayırdıkları zaman da boşa gidiyor. Ben herkese tekrar söyleyeyim; korsandan uzak dursunlar, bildikleri ve tanıdıkları firmadan alışveriş yapsınlar."
Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:02 Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı Eskişehir’de yaşayan adam, 2 yıl önce Sakarya’da ikamet ettiği dönemde koltuklarını temizlediği aracının içinde uyuduktan 1 gün sonra hastaneye kaldırıldı. Kimyasal ve toksik zehirlenme sonucu doktorların ‘yaşamaz’ dediği fakat hayata tutunduktan sonra yüzde 90 oranında görme yetisini kaybeden adam, tekrar çalışabileceği bir iş arıyor. Gaziantep’te yaşadığı dönemde 45 yaşındaki Yasin Kurt, 300 personeli yöneten pazarlama müdürü iken şirketinin iflas etmesi sonrası ailesiyle 2 yıl önce Sakarya’ya taşındı. 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’daki evinin önünde otomobilinin koltuklarını temizleyen Kurt, aniden bastıran yağmur nedeniyle aracın içinde beklemeye karar verdi. Temizlediği koltukların hızla kuruması için aracını çalıştırıp kaloriferi açan Kurt, kapalı ortamda yükselen kimyasal buharın etkisiyle uykuya daldı. Yaklaşık 2 saat boyunca çalışan araç içinde uyuyan talihsiz adam, o sırada vücudundaki mevcut kan düşüklüğünün de etkisiyle, kaloriferden yayılan kimyasal gazları ve eski model aracın içeri sızdırmış olması muhtemel egzoz gazını soludu. Uyandığında ilk etapta kötü bir durum hissetmeyen Kurt, evine dönüp rutin şekilde duşunu aldı. Ertesi gün sırtına saplanan şiddetli ağrıyla uyanan Yasin Kurt, hastaneye kaldırıldı. Durumu hızla kötüleşen adam entübe edildi. Doktorların "yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle uyanamaz" dediği Kurt, Sakarya’daki hastanede 2 günlük yoğun bakım sürecinin düşük ihtimale rağmen hayatta kaldı. Kurt, serviste uyandıktan sonra görme yetisini neredeyse tamamen kaybettiğini fark etti. Yapılan klinik incelemelerde, kapalı araç içerisinde yüksek ısıya maruz kalan temizlik kimyasallarının buharlaşması ve içeri sızan olası karbonmonoksit gazı neticesinde, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği, yani ağır bir "toksik zehirlenme" yaşandığı saptandı. Tedavi süreci devam ediyor Uğradığı ağır zehirlenmenin ardından hareket kabiliyeti kısıtlanan ve görme yetisini sıfırlayan Yasin Kurt, tedavisinin devamı için ailesiyle birlikte Eskişehir’e taşındı. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 10 gün boyunca yoğun bir kortizon tedavisi gören Kurt’un vücudundaki motor hareket yeteneği belli ölçüde geri kazandırıldı. Sıfıra inen görme seviyesi ise uzun uğraşlar neticesinde sol gözde yüzde 5, sağ gözde ise yüzde 2 oranına kadar yükselebildi. Yüzde 90 görme engelli 2 çocuk babası Kurt, 11 yaşından beri durmaksızın çalıştığını ve üretmekten asla vazgeçmediğini belirterek iş aradığını belirtti. "Kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi" Yasin Kurt, 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’da yaşanan olayın başlangıcını, araba içindeki o kritik iki saati ve hastanede ölüm kalım savaşı verdiği ilk anları şu sözlerle aktardı: "Olay 2024 yılının Kasım ayında gerçekleşti, neredeyse iki yıl olacak. Hava kapalıydı ve yağmur yağmak üzereydi. Ben de detaylı temizliği çok sevdiğim için kendi aracımın koltuklarını temizleme kimyasallarıyla silmeye başladım. Kadınlar evlerini nasıl titizlikle temizlerse, erkekler de arabalarına öyle detaylı temizlik yapar. Koltukları silmeyi bitirdiğim esnada yağmur başladı. Sitenin içine koşturup girmek yerine arabanın içinde kalmayı tercih ettim. Islak koltukların kuruması için de aracı çalıştırıp kaloriferi açtım. Normalde uyku problemi olmayan biri olmama rağmen, o gün aracın içinde yaklaşık bir iki saat uyumuşum. O dönemde hemoroide bağlı olarak kan değerlerimde de ciddi bir düşüklük vardı. Uyandıktan sonra eve çıkıp duşumu aldım, her şey rutin görünüyordu. Ancak ertesi gün sırtımda, sanki iki tane hançer saplanmış gibi çok şiddetli bir acı hissettim. Eşime hemen hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Kendimde ne olduğunu, ne yaşadığımı o an hiç tahmin edemedim. Hastaneye ulaştığımızda beni çok acil bir şekilde entübasyona aldılar çünkü artık nefes alamaz hale gelmiştim. Yapılan ilk teşhiste, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi." "‘Yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler" Doktorların yaşama ihtimaline yüzde 1 dediği Kurt hastane süreciyle alakalı, "Sakarya Araştırma Hastanesi’nde iki gün boyunca entübe olarak kaldım. Doktorlar aileme, ‘Bu adam yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler. Ancak Allah’ın hikmetiyle, Rabbim beni iki evladıma bağışladı. O ‘ol’ derse her şey oluyor. Uyandığımda ilk etapta her yeri bembeyaz görüyordum. Gözlerimde ciddi bir sıkıntı vardı ve vücudumun her yerinde eşek arısı sokuyormuş gibi büyük bir acı hissediyordum, hareket kabiliyetim son derece sınırlıydı. Kırk yaşıma kadar hastane ortamına hiç alışmadığım için orada daha fazla kalamadım ve evimize döndük" dedi. "Aktif olup üretebilirsem çok daha hızlı iyileşeceğim" Eskişehir’deki kortizon tedavisi sonrasındaki mevcut durumuna, engel oranına ve iş hayatına geri dönme arzusuna değinen Kurt, "Daha sonra tedavi sürecine Eskişehir’de devam etmek amacıyla annemle birlikte buraya geldik. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde on gün boyunca yoğun bakımda kortizon tedavisi gördüm. Bu tedavi, vücudumdaki hareket kabiliyetini belli bir ölçüde artırdı ancak görme kaybım o dönemde tamamen sıfıra inmişti, hiçbir yeri göremiyordum. Kortizon tedavisinin tamamlanmasının ardından görme yetim yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Şu an sol gözümde yüzde 5, sağ gözümde ise yüzde 2 oranında bir görme kapasitesine sahibim. Bu süreç ileriye dönük olarak daha iyiye gitme eğilimi gösteriyor. Netice itibarıyla şu an yüzde 90 görme engelliyim. Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte çalışamadım, maluliyet emekliliği gibi belli durumlar gündeme gelse de ben henüz 45 yaşındayım. Kendimi 45 yaşından çok daha verimli ve dinamik hissediyorum. Ben çalışmayı, üretmeyi seven bir adamım. Ekonomik olarak çalışıp, emeğimin karşılığını hak ederek kazanmayı, aileme destek olmayı ve kendi adıma bir şeyler başarmayı istiyorum, hayatımı pasif şekilde sürdürmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada tedavisel boyut tamamlandığı için ağırlıklı olarak vitamin destekli bir tedavi alıyorum. Vücudumun kendini yenilediğini hissedebiliyorum ve her geçen gün daha iyiye gittiğimi biliyorum. Eğer evde oturmak ya da dışarıda amaçsızca gezinmek yerine aktif bir şekilde çalışıp üretebilirsem, psikolojik olarak bu durumun iyileşme sürecimi çok daha fazla hızlandıracağına inanıyorum. Elhamdülillah, bugün dünden daha iyiyim ve gelecekte çok daha iyi olacağımı biliyorum. Tıbbın da cevap veremediği, yanıldığı birçok durum olabiliyor. İnsanların fiziksel yapıları ve dirençleri çok farklıdır, ben de güçlü bir yapıya sahibim, iyileşiyorum ve gittikçe daha da iyi olacağıma inancım tamdır" diye konuştu.
Gürhan Albayrak: "Aşevindeki yetim lokmasına çökenlerden hukuk önünde tek tek hesap sorulacaktır"
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41 Gürhan Albayrak: "Aşevindeki yetim lokmasına çökenlerden hukuk önünde tek tek hesap sorulacaktır" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi Nihal İsmail Akçura Aşevi önünde yaptığı açıklamada, "Vatandaşın hayrına bağışladığı o mübarek lokmaları, paravan şirketler üzerinden belediyeye sanki dışarıdan hizmet satın alınmış gibi kat kat şişirilmiş faturalarla ’satmış’ göstererek kamu kaynaklarını yağmalamışlar" dedi. Tepebaşı Belediyesine yönelik yapılan operasyonlar, Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırmıştı. Olayla ilgili Tepebaşı Belediyesi Nihal İsmail Akçura Aşevi önünde açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Vatandaşın hayrına bağışladığı o mübarek lokmaları, paravan şirketler üzerinden belediyeye sanki dışarıdan hizmet satın alınmış gibi kat kat şişirilmiş faturalarla ‘satmış’ göstererek kamu kaynaklarını yağmalamışlar" iddiasında bulundu. Bugün bahse konu aşevini kurban bağışı yapmak için aradığını fakat telefonlarının açılmadığını da öne süren Albayrak, "Bugün burada sadece bir siyasi partinin temsilcileri olarak değil, Eskişehir’in vicdanını, yetimin hakkını ve yardımlaşma kültürümüzü savunan evlatları olarak bir aradayız. Tepebaşı Belediyesi’nde yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar hepimizin vicdanını derinden yaralamış, Eskişehir’imiz adına büyük bir utanç vesilesi olmuştur" ifadelerini kullandı. "Kamu kaynaklarını yağmalamışlar" Tepebaşı Belediyesi operasyonundaki ’aşevi’ konusuna da değinin Başkan Albayrak, "Özellikle ’aşevi vurgunu’ olarak hafızalara kazınan o kirli çarkı bir kez daha yüksek sesle hatırlatmak istiyoruz. Dosyadaki somut belgelere ve itirafçı beyanlarına göre sizlerin, hayırsever hemşehrilerimizin bağışlarıyla ihtiyaç sahipleri için pişen aşevi yemeklerine bile göz dikmişler. Vatandaşın hayrına bağışladığı o mübarek lokmaları, paravan şirketler üzerinden belediyeye sanki dışarıdan hizmet satın alınmış gibi kat kat şişirilmiş faturalarla ’satmış’ göstererek kamu kaynaklarını yağmalamışlar. Garibanın kursağından geçecek rızkı, milyonlarca liralık elden nakit trafiğiyle yönetici yakınlarına dağıtan bu zihniyet, insanlığın da ahlakın da bittiği yerdir. Ancak burada çok önemli bir ayrımı Eskişehir kamuoyuna ilan etmek istiyoruz. Bizim mücadelemiz bu şehrin ortak değeri olan aşeviyle değil, o aşevine el uzatan, oradaki tencereye haram katan doymak bilmez zihniyetledir. 3-5 kişinin yaptığı bu organize rezilliğin bedelini yoksul vatandaşlarımız ödememeli, Eskişehir’in o asil ve temiz vicdanı bu kirli ellerle lekelenmemelidir" dedi. "Aşevindeki yetim lokmasına çökenlerden hukuk önünde tek tek hesap sorulacaktır" Albayrak, sözlerine şöyle devam etti: "Biliyoruz ki önümüz Kurban Bayramı. Eskişehir halkı merhametlidir, komşusu açken tok yatmayan insanların şehridir burası. Ancak biliyoruz ki yaşanan bu yolsuzluklar sonrası vatandaşlarımızın zihninde ’Acaba bağışımız doğru yere gider mi?’ şeklinde haklı bir tereddüt oluştu. Tam da bu yüzden, bu tereddütlerin ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sofrasını eksiltmesine izin vermeyeceğiz. Eskişehir’in evlatları olarak bu bayram kurban bağışımızı aşevine yapacağız. Bu destek, aşevine ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sahip çıkma iradesidir. Buradan şu mesajı net veriyoruz: ‘Bu kurumlar sahipsiz değildir. Hemşehrilerimizin hakkını kimseye yedirmeyiz.’ Biz aşevinin zarar görmesini değil, içindeki o kirli yapıdan arınarak asıl sahiplerine, yani halka dönmesini istiyoruz. Bağışlarımız aşevimize emanettir, ancak bilin ki gözümüz ve devletimizin nefesi de bu sürecin üzerindedir. Milyonluk villalarda sefa sürüp bahçe altına gizli kripto odaları kuranlardan da, aşevindeki yetim lokmasına çökenlerden de hukuk önünde tek tek hesap sorulacaktır."
Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonda tutuklanan yöneticilerin ifadeleri ortaya çıktı
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:07 Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonda tutuklanan yöneticilerin ifadeleri ortaya çıktı Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk operasyonunda tutuklanan belediye başkan yardımcısı ve özel kalem müdürü hakkındaki iddiaların dosyada belgelendiği öğrenildi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda başlatılan soruşturmada tutuklanan Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı S.Y. ile Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın Özel Kalem Müdürü Ö.E.’nin ifadelerine ulaşıldı. Operasyonda tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı S.Y. ifadesinde, belediyedeki görev süreci boyunca ihale işlemlerinin hazırlık aşamasında yer almadığını öne sürdü. Evrakların ilgili personel tarafından hazırlandığını belirten S.Y., "Belgeler hazırlandıktan sonra önüme gelirdi, ben imzalardım" dedi. S.Y., soruşturmada adı geçen düğün salonu işletmecisi olan ve soruşturma kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan D.A.’nın, belediye aşevinde hazırlanan yemeklerin kendi firması tarafından hazırlanmış gibi faturalandırıldığı ve bazı ödemelerin elden çeşitli kişilere ulaştırıldığı yönündeki iddialarının iftira olduğunu iddia etti. Kentteki bir düğün salonunda düzenlenen bazı organizasyonlarda belediye aşevinden yemek gönderildiğini ise kabul eden S.Y, buna karşın bu yemeklerin firma tarafından satılmış gibi gösterilmediğini savundu. Belediyenin organizasyon hizmet alımlarına ilişkin süreçlerde teknik detayların hazırlanmasının kendi görev alanında olmadığını ileri süren S.Y, evrak tanzim işlemlerinin görevlilerce takip edildiğini ifade etti. Şüphelilerin belediyenin aşevinde bağışçıların desteğiyle hazırlanıp ihtiyaç sahiplerine dağıtılan yemekleri, anlaştıkları şirketlerden temin etmiş gibi göstererek fatura kestiği ve şirketlere ödeme yaptıkları, şirketlerin de fatura ücretlerini tahsil ettikten sonra nakit olarak belediye yöneticilerine verildiği iddiaları hakkında da konuşan S.Y., "Yemek bazı zamanlar aş evinden hazırlanıp düğün salonuna götürüldü bazı zamanlarda firma kendisi hazırladı. Sayı olarak tam bir rakam veremem. Aşevinden giden yemekler için firma kendisi hazırlamış gibi fatura tanzim etmedi" yanıtını verdi. Soruşturma dosyasında yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında, belediyeden organizasyon firmalarına gönderilen ödemelerin ardından nakit çekim işlemleri yapıldığı ve bazı kişilerin hesaplarına para yatırıldığı yönündeki tespitlerin sorulması üzerine S.Y. şunları kaydetti: "Oğlum adına olan firma kafe işletiyordu onun gelirini kullanıyorduk. Para yatırma çekmeler günlük hayattaki kullanımlarım ve dükkandan gelen paraların yatırılması içindir. Oğlumun işletmesi ile alakalı olarak aramızdaki para alışverişlerine ait işlemler olduğunu düşünüyorum." Hesap hareketlerinde para transferlerinin oğluna ait işletmenin gelirleri ve günlük ticari faaliyetlerle ilgili olduğunu öne süren S.Y., D.A.’dan herhangi bir para almadığını belirtti. Dosyada yer alan bazı banka hareketleri ve HTS kayıtlarına ilişkin sorular üzerine S.Y., birçok işlemi hatırlamadığını ifade ederek, hesabına yatırılan paraların D.A.’dan gelen ödemeler olmadığını savundu. Öte yandan soruşturma kapsamında alınan bazı tanık ifadelerinde, belediye aşevinde hazırlanan yemeklerin organizasyonlarda kullanıldığı yönünde beyanlar yer aldı. Tepebaşı Belediyesi Özel Kalem Müdürü Ö.E. ise ifadesinde, belediyedeki görevi süresince ihale süreçlerinde yer almadığını öne sürerek, "Belediyenin hiçbir ihalesinde görev almadım. Sadece doğrudan temin alımlarında gerçekleştirme görevlisi olarak görev alırdım" ifadelerini kullandı. Düğün salonunun eski işletmecisi D.A.’nın para alışverişi ve usulsüzlük iddialarını reddeden Ö.E. banka hesap hareketlerine dair şunları söyledi: "Bahse konu para çekilme ve yatırılma işlemlerinin tamamı tesadüftür. Benim hesabım yatırılan paranın, Belediyenin, D.A. isimli şahsın hesabına yatırılıp çekilen para ile alakası yoktur, ben hiçbir zaman D.A. isimli şahıstan para almadım. D.A. ile S.Y. arasındaki konuşmadan bilgim yoktur, para alış verişleri ile ilgili bilgim ve görgüm yoktur. Bahse konu yatırdığım parayı tam olarak hatırlamıyorum ancak kendi bireysel birikimimdir, bu parayı kredi kartı ödemesi gibi işler için yatırmışımdır. Zaten D.A. isimli şahsın anlattığı gibi usulsüz bir işlem yapsam aldığım nakit parayı giderek resmi yoldan bankaya yatırmazdım." Aylık yaklaşık 110 bin lira maaş aldığını belirten Ö.E., bunun dışında evinde kurduğu kripto para sistemi üzerinden gelir elde ettiğini söyledi. Ö.E., konuyla ilgili olarak, "LTC ve DOGE isimli coin üretimi yapan sistemden yaklaşık aylık 2 bin dolar gelir elde ediyordum. Bazı dönemlerde bu rakam 7-8 bin dolara kadar çıkıyordu" dedi. Soruşturma dosyasında yer alan iddialarda, işletmeci D.A.’nın belediyeden aldığı ödemeler sonrası nakit para çektiği, ardından S.Y., T.M.Y. ve Ö.E.’nin hesaplarına nakit para yatırıldığı öne sürüldü. Vergi tekniği raporlarında yer alan banka hareketleriyle ilgili soruları yanıtlayan Ö.E., söz konusu para girişlerinin kendi birikimleri olduğunu iddia ederek, "Bahse konu para çekilme ve yatırılma işlemlerinin tamamı tesadüftür. Ben hiçbir zaman D.A. isimli şahıstan para almadım. Hesabıma yatırılan para kendi bireysel birikimimdir" şeklinde konuştu. D.A.’nın kendisi ve kardeşi Ö.E.’nin para verdiği yönündeki beyanlarını da reddeden Ö.E., "D.A. ile belediyede görüştükten sonra bana mesaj yoluyla ’sana para verdim, kardeşine para verdim’ şeklinde asılsız iftiralar attı. Ben de kendisini engelledim" ifadelerini kullandı. D.A.’nın aşevinden çıkan yemeklerin organizasyon firması üzerinden belediyeye fatura edildiği yönündeki iddialarıyla ilgili bilgisinin olmadığını belirten Ö.E, "Aşevinden yemek gelmesi ve belediyeye fatura edilmesi gibi hususlarda hiçbir bilgim veya görgüm yoktur" yanıtını verdi. MASAK raporlarında belediye çalışanlarına para transferleri yaptığı yönündeki tespitlere ilişkin de açıklamada bulunan Ö.E, gönderilen paraların kişisel harcamalar ve alışveriş ödemeleri kapsamında olduğunu belirterek, "Belediye çalışanlarına gönderdiğim paralar kendi hesabımdan, kendi alışverişlerim için gönderdiğim paralardır" savunmasını yaptı.
Ters yönden gelen eksik evraklı sürücüden polise ilginç tepki
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:32 Ters yönden gelen eksik evraklı sürücüden polise ilginç tepki Eskişehir’de ters yönden gelerek trafik denetimine takılan ve 52 bin 665 TL para cezası kesilen sürücü, "Senin görevin bu değil abi. Senin görevin insana tuzak kurmak değil, sen burada tuzak kuruyorsun" diyerek polis ekiplerine tepki gösterdi. Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, kent merkezinde yapılan rutin denetimler Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla sıklaştırıldı. Kentin farklı bölgelerinde olduğu gibi Cumhuriyet Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde ekipler tarafından trafik denetimi gerçekleştirildi. Denetimler esnasında O.Ö.S. idaresindeki 34 NUA 746 plakalı panelvan araç, İşbulma Sokak üzerinde ters yönde seyrederek denetim noktasına çıktı. Ekiplerce durdurulan araç sürücüsüne yapılan kontrollerde, SRC belgesi, psikoteknik belgesi, yetki belgesi eksikliği ve ters yönden dolayı sürücüye toplamda 52 bin 665 TL idari para cezası kesildi. "Sen burada tuzak kuruyorsun" O.Ö.S. isimli sürücü yapılan işleme tepki göstererek, "Senin görevin bu değil abi. Senin görevin insana tuzak kurmak değil, hiçbir zaman. Sen burada tuzak kuruyorsun" dedi. Son olarak ceza makbuzunu almak istemeyen sürücü, "Allah’ınızdan bulun" diyerek polis ekiplerine tepki gösterdi. Öte yandan, kısa bir süre sonra aynı sokaktan T.Y. isimli 34 FBC 414 plakalı araç ters yönden gelerek denetim noktasında polis ekiplerince durduruldu. T.Y. isimli sürücüye ters yönden geldiği için 10 bin TL idari para cezası kesildi.
Nostaljik bir hediye almak isteyenler kasetleri tercih ediyor
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:54 Nostaljik bir hediye almak isteyenler kasetleri tercih ediyor Eskişehir’de esnaflık yapan Devran Gökay, hediyelik ürün arayan vatandaşların kasetleri tercih ettiklerini belirterek, "Kaset zamanla bir nostalji hediye aracına dönüştü" dedi. 70’ler, 80’ler ve 90’larda müzik dinlemenin en yaygın yöntemi olan kasetler, teknolojinin gelişmesi ve dijital platformların yükselmesiyle birlikte zaman içerisinde nostalji ürünü haline geldi. Eski günleri yâd etmek isteyenlerin günümüzde de talep gösterdiği kaset, yeni bir hediye aracına dönüştü. Bu tür ürünlerin satışını yapan esnaf Devran Gökay, son dönemlerde hediyelik kaset alışverişlerinin arttığını söyledi. "Kaset fiyatları 20 TL’den başlıyor" Gökay, konuyla ilgili açıklamasında, "Bir dönem özellikle dinlemek isteyen insanlar, tekrar kaset nostaljisini yaşamak isteyen insanlar alışveriş yapıyorlardı. Fakat piyasada yeteri kadar kaset çalar yok. Bu da zamanla bir nostalji hediye aracına da dönüştü. Sadece bir süs eşyası olarak da gençler, orta yaşlılar ya da nostaljiyi tekrar yaşamak isteyen insanlar, sevdikleri sanatçıların ellerinde somut bir eşyası olsun diye albümleri satın almaya ve gerekirse de eşlerine dostlarına hediye etmeye başladılar. Fiyatları çok değişken ama yüksek değil. 20 TL’den başlıyor, özel kasetler bin TL’nin üzerine kadar çıkabiliyor. Günümüzde genellikle 50-400 TL arasında birçok sanatçının bir kaseti alınabilir. Kaset çalar ise bulması kolay değil. Çalışan bir kaset çaların fiyatı ise minimum bin TL’den başlar, 3-4 bin TL’ye kadar çıkar. Tabii ki özel makineler de fiyatlar daha da yükselebilir" dedi.