Yerel Haberler
Eskişehir
Murano’dan Eskişehir’e gelen camlar, burada birer sanat eserine dönüşüyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:37 Murano’dan Eskişehir’e gelen camlar, burada birer sanat eserine dönüşüyor Almanya’dan Eskişehir’e uzanan 20 yıllık serüveninde Venedik’in meşhur Murano camlarını alevle harmanlayan Cem Kılıç, sabrı sanatın temeline koyarak Odunpazarı’ndaki atölyesinde hem eşsiz eserler üretiyor, hem de workshop eğitimleriyle yediden yetmişe sanatseverleri cam sanatıyla buluşturuyor. Eskişehir’in tarihi Odunpazarı ilçesinde bulunan atölyesinde çeşitli takı, biblo ve heykeller üreten cam sanatçısı Cem Kılıç, sanat yolculuğunu ve işin inceliklerini anlattı. Almanya doğumlu olduğunu ve meslekle ilk olarak orada gittiği meslek okulu sayesinde tanıştığını belirten Kılıç, "Bu işi kendi ülkemde yapmak istediğime karar verdim ve Türkiye’ye dönerek çalışmaya başladım. Burada Anadolu Üniversitesi bünyesinde Türkiye’nin tek cam bölümünün olması Eskişehir için büyük bir şans. Biz de atölyemizde üniversite öğrencilerine workshop tarzında hızlı deneme imkânları sunuyor ve devamlı eğitimler veriyoruz" dedi. "En önemli temel kural sabırdır" Cam sanatıyla uğraşmak isteyenlerin sahip olması gereken özelliklere değinen Kılıç, sabrın bu meslekteki en kritik unsur olduğunu vurgulayarak, "Herkes ortaya bir şeyler çıkarabilir. Renk bilginiz varsa farklı, anatomi biliyorsanız daha farklı işler üretirsiniz. Ancak bu işin en temeli sanırım sabır. Malzemeyi öğrenmesi de, yapması da, hatta bazen izlemesi bile çok büyük sabır istiyor. Bir ürünün ortaya çıkma süreci ise çok değişken; bir dakikadan kısa sürede biten ürünlerimiz de var, tamamlanması günler hatta haftalar süren işlerimiz de var" ifadelerini kullandı. "Malzemeler Venedik’ten, şekli alevden" Kullandığı teknik ve malzemeler hakkında bilgi veren Cem Kılıç, şu sözlere yer verdi: "Çalışmalarımda cam çubuklar kullanıyorum. Bu camlar bize Venedik’in Murano Adası’ndan geliyor. Biz bu cam çubukları şalamadan çıkan alevde eriterek şekillendiriyoruz. Her dokunuşta camın alevle buluştuğu o an, sanatın ortaya çıktığı andır."
"Hürmüz krizi alüminyum ve PVC sektörünü sarstı"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:32 "Hürmüz krizi alüminyum ve PVC sektörünü sarstı" Eskişehir Müteşebbis İş Adamları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Sercan Bayrak, Orta Doğu’daki gerilimin ve Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin alüminyum ile PVC sektöründe maliyet artışlarına ve tedarik sıkıntılarına yol açtığını belirterek, piyasada fiyatlarını üretimden ziyade risk faktörünün belirlediğini söyledi. Orta Doğu’da İran merkezli gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda oluşan riskin küresel ticaretin en kritik hatlarından birini tehdit ettiğini, bu gelişmelerin etkisinin Türkiye’de alüminyum ve PVC sektöründe doğrudan hissedilmeye başladığını söyleyen sektör temsilcisi Sercan Bayrak, yaşanan sürecin yalnızca enerji piyasalarını değil, inşaat sektörünün temel girdilerini de ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. "Bu süreçte sadece fiyat artışı değil, aynı zamanda tedarik tarafında da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır" Bayrak, alüminyum fiyatlarının İran gerilimi sonrası hızla yükseldiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı kaynaklı arz riski, özellikle Körfez bölgesinden yapılan sevkiyatlarda ciddi belirsizlik oluşturdu. Bu durum alüminyum fiyatlarını yukarı yönlü baskıladı. Her ne kadar son haftalarda sınırlı geri çekilmeler yaşansa da piyasa halen yüksek risk primi ile işlem görüyor. PVC üretimi doğrudan petrol türevlerine bağlıdır. Petrol fiyatındaki artış; etilen ve diğer ara hammaddeler üzerinden PVC maliyetlerini ciddi şekilde yukarı çekmiştir. Bu süreçte sadece fiyat artışı değil, aynı zamanda tedarik tarafında da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Tam sezon başında gelen bu maliyet artışları, müteahhitlerin fiyatlama yapmasını zorlaştırıyor. Teklif süreleri kısalıyor, maliyet hesapları sürekli güncellenmek zorunda kalıyor. Bu da sektörde belirsizliği artırıyor. Bugün piyasada fiyatları belirleyen ana unsur üretim maliyetlerinden ziyade risk faktörüdür. Bu nedenle kısa vadede kalıcı bir istikrar beklemek gerçekçi değildir. Sektör olarak bu yeni düzene adapte olmak zorundayız."
Eskişehir’in tarihi Kuyucak mahallesinde Hıdırellez Şenliği
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:23 Eskişehir’in tarihi Kuyucak mahallesinde Hıdırellez Şenliği Eskişehir Odunpazarı ilçesi Kuyucak mahallesi düzenlenen Hıdırellez Şenliğinde katılanlar, hem Osmanlı’dan kalma tarihi mekânları görme hem de Yörük kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Kuyucak Mahalle Muhtarlığı ve Kuyucak Derneği tarafından organize edilen etkinliğe katılan misafirler, ilk olarak Osmanlı Padişahı 2. Abdulhamit Han döneminde yapılan Kuyucak Köyü Camii’nde bir araya geldi. İmam hatip Murat Oykun tarafından okunan mevlidin ardından şenlik alanında Eskişehir Hacı Havva Camii imam hatibi Murat Oykun tarafından yağmur ve şükür duası yapıldı. Ardından mahalle sakinlerinin katkısıyla hazırlanan ’Şifalı Osmanlı Aşı’ olarak bilinen bulgur pilavı, etli çorba, et ve yöresel irmik helvası ile doğal Osmanlı şerbeti misafirlere ikram edildi. Yöresel müziklerin eşliğinde katılımcılar halaylar çekti, zeybek oyunu oynadı. Uzun bir aradan sonra bir araya gelen çoğu Yörük kökenli katılımcılar, doyasıya eğlendi. Çocukların kaşıkla yumurta taşıma, çuval oyunu ve büyüklerin halat çekme yarışmaları etkinlikte renkli anlara sahne oldu. Kuyucak Mahallesi Muhtarı Veli Fidan; "Köyümüz Hacıbekir Sıttık Bey’in kurduğu, Osmanlı Karakeçi aşiretinden kurduğu bir köydür. Beyimiz 1945 yılında Gandamış’ta doğmuştur. Oradan buraya gelmiştir. Abdülhamit Han’la birebir istişare kurmuş bir beydir. Onun için genel olarak da kenar köylerden asker çıkarıp liyakat nişanı almış bir beydir. Köyümüz Eskişehir 30 kilometre uzaklıkta. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan şehre dayalı nüfusu vardır. Şehirdeki arkadaşlarımızla ulaşımla uğraşıyorlardır. Servisçilik yapıyorlardır. Köyümüzün genel durumu dağlık, ormanlık bir köydür" dedi. Kuyucak Köyü Dernek Başkanı Burhan Özbek de ’’Bir yıl önce bu görevi devraldım. Gerçekten gurur verici bir görev ama zor bir görev, stresli bir görev. Bizim köyümüz çok güzel bir köy. Ormanlarıyla, güzelliğiyle, insanlarıyla bağlı bir köy. Şenlik yapıyoruz, etkinlik yapıyoruz. Köyümüzün sponsora ihtiyacı yok. Kuyucak köyü kendi başına bir sponsor. Yardım eden herkesten Allah razı olsun. İnsanlar birlik beraberlik içinde. Her şey insan gücüyle oluyor. Maddiyatı bir şekilde çözüyoruz, ama insan gücü gerçekten çok önemli. Köyümüzün gençlerine de buradan çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
’Filistin Vicdan Buluşması’ etkinliği düzenlendi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:54 ’Filistin Vicdan Buluşması’ etkinliği düzenlendi Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) ile AK Parti Gençlik Kolları iş birliğinde düzenlenen "Filistin Vicdan Buluşması", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı kesimlerinden siyasetçileri, akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren program, Filistin konusunda son dönemde Anadolu’da gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak dikkat çekti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda salonu dolduran yüzlerce katılımcı, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken konuşmaları uzun süre alkışladı. Panel boyunca Gazze’deki insan hakları ihlalleri, uluslararası kuruluşların sessizliği, ümmet bilinci, boykotun etkisi ve Filistin halkının geleceği gibi başlıklar ele alındı. "Yalnızca Filistin’de değil, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde gözyaşı ve zulüm vardır" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren YUDER Başkanı Sadık Çetinkaya, yalnızca Filistin’de değil, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde zulüm yaşandığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün yalnızca Filistin’de değil, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde gözyaşı ve zulüm vardır. Sudan’da, Suriye’de, Doğu Türkistan’da, Lübnan’da ve daha pek çok yerde masum insanlar büyük acılar yaşamaktadır. Bizlere düşen görev; millet, mezhep ve coğrafya ayrımı yapmadan mazlumun yanında durmak, adaleti, merhameti ve insan onurunu savunmaktır." "Sessiz kalmak bazen tarafsızlık değil, zulmün yanında durmaktır" Selamlama konuşmalarında söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu da, "Sessiz kalmak bazen tarafsızlık değil, zulmün yanında durmaktır. Bu yüzden konuşacağız, anlatacağız ve bu yaşananları unutturmayacağız. Çünkü bir gün tarih insanların ne kadar güçlü olduğuna değil, kimin insan kalabildiğine bakacaktır" dedi. "Filistin’de yaşananlara karşı sessiz kalmaqk mümkün değildir" Programda konuşan Prof. Dr. Kamil Çolak ise üniversitelerin Filistin konusunda sessiz kalmasının mümkün olmadığını belirterek, akademinin ve gençliğin insanlık vicdanını temsil etmek zorunda olduğunu söyledi. Çolak, "Üniversiteler sadece bilim üreten kurumlar değildir; aynı zamanda vicdanın ve insanlığın da sesidir. Filistin’de yaşananlara karşı sessiz kalmaqk mümkün değildir. Herkes gücünün yettiğince bu davaya sahip çıkmalıdır" ifadelerini kullandı. Program kapsamında YUDER Başkan Yardımcısı Hakkı Kabal tarafından, Gazze’de kurulması planlanan ve 100 çadırdan oluşacak "Gazze - Eskişehir Çadırkent" projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Projede yalnızca çadırların değil; çocuk oyun alanları, eğitim sınıfları, cami, banyo ve sosyal yaşam alanlarının da yer alacağı ifade edildi. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören proje sunumu sırasında salonda duygusal anlar yaşandı. Program sonunda tüm konuşmacılara "Filistin için bir cümleyle ne söylersiniz?" sorusu yöneltilirken, salondan uzun süre alkış yükseldi. Etkinlik sonrası YUDER tarafından alana getirilen Minia Kudüs Tırı ziyaret edildi, Filistin tatlısı ikram edildi ve hatıra fotoğrafları çekildi. Programa TBMM İdari Amiri Hasan Turan, Lübnan Komisyon Başkanı Mehmet Sait Yaz, Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, oyuncu Burak Haktanır, gazeteci-yazar Özlem Doğan, Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zahir Elbeik, Boykot Dedektifi yöneticisi Erdem Özveren ve gazeteci Ayçin Kantoğlu katıldı. Programın moderatörlüğünü Özlem Doğan üstlendi.
Anadolu Üniversitesi ’Uzay Turizmi’ dersi ile geleceğin rehberlerini gökyüzüne hazırlıyor
12 Mayıs 2026 Salı - 16:53 Anadolu Üniversitesi ’Uzay Turizmi’ dersi ile geleceğin rehberlerini gökyüzüne hazırlıyor Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, Türkiye’de ilk kez açılan ’Uzay Turizmi’ dersinin öğrencilere yalnızca yeni bir ders içeriği sunmadığını, aynı zamanda yeni bir bakış açısı kazandırdığını söyledi. Uzay turizmi günümüzde yalnızca bilim kurgu anlatılarının ötesine geçerek turizm sektöründe yeni bir uzmanlık alanı olarak öne çıkıyor. Üniversitelerde açılan dersler ise öğrencileri bu yeni alanlara hazırlarken aynı zamanda farklı bakış açıları kazandırmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümünde verilen ’Uzay Turizmi’ dersi de bu kapsamda dikkat çekiyor. Türkiye’de ilk uzay turizmi dersi Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, Türkiye’de ilk kez açılan ’Uzay Turizmi’ dersinin öğrencilere yalnızca yeni bir ders içeriği sunmadığını, aynı zamanda yeni bir bakış açısı kazandırdığını ve dersin ortaya çıkış sürecinde dünyadaki gelişmeleri yakından takip etme isteğinin belirleyici olduğunu ifade ediyor. Dersin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, "Bu, dünyada ilk açılan ders değil Türkiye’de ilk açılan ders. Anadolu Üniversitesinde bu ders içeriklerinden faydalandık ancak kendimize özgü şekilde yorumlayarak ve Anadolu Üniversitesinin ihtiyaçlarına göre geliştirerek 2020 yılında hayata geçirdik" dedi. ’Yeni uzay’ bakış açısı: Sadece gökyüzü değil yeni bir turizm alanı Dersin temel amacının öğrencilere ’yeni uzay’ bakış açısı kazandırmak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu yaklaşımın yalnızca uzaya gitmekle sınırlı olmadığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan "Hem dünyayı yakalamak hem de öğrencilerimizin gözünü gökyüzüne çevirmek istiyoruz." ifadelerini kullanarak uzay turizminin astrofotoğrafçılık, göktaşı yağmuru izleme etkinlikleri gibi geniş bir alanı kapsadığını dile getirdi. Uzay turizminin artık geleceğin değil bugünün konusu haline geldiğini belirten Turizm Fakültesi öğretim üyesi Seyhan, bu alanın turizm sektöründe yeni meslekler doğurduğunu ifade etti. 52 ülkeden gençlerin katıldığı bir araştırmaya da değinen Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, uzay turu rehberliğinin geleceğin meslekleri arasında öne çıktığını söyledi. Uygulamalı eğitim ve öğrenci projeleri Ders kapsamında öğrencilerin önce uzayın temel kavramlarını öğrendiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan ardından öğrencilerin gerçek verilere dayalı hayali uzay turları tasarladığını aktardı. Öğrenciler bu turları afiş, video ve sunumlarla anlatarak yenilikçi üretim süreçlerine dahil oluyor. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu çalışmaların öğrencilerin farklı disiplinlerle bağlantı kurmasını sağladığını ve yapay zekâ kullanımının da teşvik edildiğini belirterek öğrencilerin derse ilgisinin yüksek olduğunu söyledi. Disiplinlerarası yaklaşım ve yeni meslek alanları Türkiye’nin uzay turizmi alanında ilerleyebilmesi için disiplinlerarası çalışmanın önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan uzay hukuku, gastronomi, rehberlik ve iletişim gibi alanların birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Uzay turizmini yalnızca uzaya gitmek değil, sürecin tüm aşamalarına katkı sunmak olarak değerlendirdiklerini belirtirken bu dersi alan öğrencilerin gelecekte uzay gözlem noktaları, gökyüzü olayları ve tematik rotalar gibi alanlarda yeni kariyer fırsatları elde edebileceğini söyledi. Motivasyon kaynağı: Alper Gezeravcı buluşması Ders kapsamında gerçekleştirilen önemli etkinliklerden birinin de Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın geçtiğimiz aylarda öğrencilerle buluşması olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu buluşmanın öğrenciler için güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederken benzer etkinliklerin uygun takvimler doğrultusunda devam etmesinin planlandığını da sözlerine ekledi.
Esan’dan bentonit işletmesine ilişkin açıklama
12 Mayıs 2026 Salı - 14:43 Esan’dan bentonit işletmesine ilişkin açıklama Odunpazarı ilçesinde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin Esan’dan yapılan açıklamada, ’’Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir’’ denildi. Esan, 3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmemizde, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından pasa depolama alanının bir bölümünde stabilite kaybı meydana gelmiştir. Söz konusu pasa, maden üretimi sırasında zorunlu olarak çıkarılan doğal kaya ve toprak malzemesinden oluşmaktadır. Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir. Şirketimiz sahada gerekli kontrol, izleme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Bölge halkının ve kamuoyunun konuya ilişkin hassasiyetini anlıyor; değerlendirmelerin bilimsel veriler ve teknik incelemeler doğrultusunda sağlıklı şekilde yapılmasını önemsiyoruz. Şirketimiz, faaliyetlerini çevre ve iş güvenliği mevzuatına uygun şekilde sürdürmekte olup, sürece ilişkin gelişmeleri ilgili kurumlarla şeffaf biçimde paylaşmaya devam edecektir.’’