Yerel Haberler
Eskişehir
19 Mart 2026 Perşembe - 15:41 Eskişehir esnafının yoğunluğu hızlandı Eskişehir’de Ramazan Bayramı öncesindeki son gün olan bugün çarşı ve pazarda alışveriş yoğunluğu zirveye ulaştı. Ramazan ayı boyunca yaşanan durgunluk, yerini adım atacak yer kalmayan sokaklara ve esnafın yoğun mesaisine bıraktı. ? On bir ayın sultanı Ramazan ayının son gününde Eskişehir sokakları bayram telaşıyla hareketlendi. Vatandaşların bayram hazırlıklarını son güne bırakmasıyla birlikte özellikle temizlik malzemeleri, ambalaj ve ikramlık ürünleri satan esnafın işleri katlandı. Eskişehir’de dükkan işleten Cengiz Kurutepe, bekledikleri o yoğun günün geldiğini belirterek, bayram öncesinin bereketiyle geldiğini ifade etti. "Bayram günü öncesi satışlar patladı" Ramazan ayı içerisindeki sakinliğin bugün dağıldığını belirten Cengiz Kurutepe, "Ramazan ayında biraz etkilenmiştik, genel olarak alışverişler düşmüştü. Poşet ve temizlik ürünleri satışlarımızda bir durgunluk vardı çünkü insanlar gündüzleri evlerinde dinlenmeyi tercih ediyordu. Ancak bugün bayram öncesi ve beklediğimiz o hareketlilik başladı. Sokaklardaki bu kalabalık doğrudan satış rakamlarımıza yansıyor" dedi. "İşlere yetişmekte zorlanıyoruz" Bayramın kapıya dayanmasıyla vatandaşların eksiklerini tamamlamak için dükkanlara akın ettiğini söyleyen Kurutepe, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın bayram hazırlığı çarşıyı iyice hareketlendirdi. Şu an bayramdan bir gün öncesi olması sebebiyle yoğunluk zirve yapmış durumda. İnsanlar son hazırlıklarını tamamlıyor, temizlikler yapılıyor, bayram ikramları hazırlanıyor. Bu da bizim işlerimize büyük bir ivme kazandırdı. Her sene olduğu gibi yine bayrama bir gün kala işler açıldı. Şu an o kadar yoğun bir talep var ki, neredeyse gelen müşterilere ve işlere yetişemiyoruz. Esnafımız bu yoğunluktan dolayı yorulsa da bayrama mutlu ve huzurlu girecek."
19 Mart 2026 Perşembe - 15:32 Eskişehir Valiliği bayramlaşma programında birlik mesajı Eskişehir Valiliği tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma töreninde il protokolü ve vatandaşlar bir araya geldi. Vali Erdinç Yılmaz, bayram sevincinin acıya dönüşmemesi için yola çıkacak sürücülere seslenerek, "Bayram Sensiz Olmaz; kurallara uyun, emniyet kemerinizi ihmal etmeyin" dedi. Ramazan Bayramı arifesinde düzenlenen programa; Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra çeşitli protokol üyeleri katılım gösterdi. Bayramın birleştirici gücüne vurgu yapılan törende, Vali Yılmaz, "Kazasız, belasız, huzur dolu nice bayramlar diliyorum" diyerek tüm vatandaslarin bayramını kutladı. "Amacımız vatandaşlarımızın huzur içinde bir bayram geçirmesi" Törende konuşan Vali Erdinç Yılmaz, bayramların kırgınlıkların giderildiği ve kardeşlik ruhunun en üst seviyeye çıktığı günler olduğunu belirtti. Tüm hemşehrilerinin bayramını kutlayan Vali Yılmaz, "Allah bizi birlik, beraberlik, kardeşlik, huzur ve sağlık içinde nice bayramlara kavuştursun. Hemşehrilerimizin huzur, sağlık ve güven içinde bayramlarını yapabilmeleri için jandarmamız ve emniyetimiz sahada olacak. Bayram boyunca çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam edecek" ifadelerini kullandı. "Yağışlı havaya ve trafik kurallarına dikkat" Bayram tatili nedeniyle artan trafik yoğunluğuna ve hava şartlarına dikkat çeken Vali Yılmaz, sürücülere hayati uyarılarda bulundu. Bayramın acıya dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu: "Yola çıkacak hemşehrilerimize trafik kurallarına uymanın ve emniyet kemeri takmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bayram boyunca hava şartlarının yağışlı olacağını göz önüne aldığımızda, çok daha dikkatli olmamız gerekmektedir. Kara yollarımızdaki standartlar her geçen yıl artsa da asıl önemli olan bizim kurallara uymamızdır. Gereğinden fazla hız yapılıyorsa kaza maalesef kaçınılmaz oluyor. Kazasız, belasız, huzur dolu nice bayramlar diliyorum." Protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleşen bayramlaşma töreni, yapılan dualar ve iyi dileklerin ardından sona erdi.
Prof. Dr. Metintaş: "Akciğer kanserine karşı sigaradan uzak durun, çevrenize dikkat edin"
14 Ekim 2025 Salı - 18:25 Prof. Dr. Metintaş: "Akciğer kanserine karşı sigaradan uzak durun, çevrenize dikkat edin" Acıbadem Eskişehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, "Akciğer kanserinden korunmak için, akciğerlerimizle açık temas oluşturan özellikle sigara olmak üzere kanserojen maddelerden uzak durmak gerekir" dedi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, dünya genelinde erkeklerde en sık görülen kanser türü olan akciğer kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. Akciğer kanserinin kadınlarda meme kanseri sonrası 2’nci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Metintaş, aynı zamanda yaklaşık 20 milyon kanser hastasının yüzde 10’luk kesiminden fazlasını etkilediğini ifade etti. Ayrıca, akciğer kanserinin ortaya çıkış ve gelişim itibarıyla kompleks bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metintaş, "Bir insanda akciğer kanserinin ortaya çıkması için 2 gereklilik yerine gelmiş olmalıdır. İlki, insanın genetik taşınma olarak kanser yapıcı hücrelere dönüşmeye eğilimli hücrelere sahip olması. İkincisi, çevresel/dış ortam kaynaklı kanserojen maddelerle nefes yoluyla temas" dedi. "Normalden farklı hücreler kansere kaynaklık oluşturabilirler" Akciğer kanseri olmak için öncelikle genetik yapıda, dış ortamdaki çeşitli kanser yapma-kanser başlatma yeteneğine sahip maddelerle temas edildiğinde mutasyon/değişime uğrayacak hücreler taşıyor olmak gerektiğini, sonra da yaşanılan ortamda kanser yapıcı (kanserojen) maddelerle temas etmek gerektiğini belirten Prof. Dr. Metintaş "Bu maddeler, konu ettiğimiz hücreler ile temas ettiklerinde onların üzerinde mutasyon yaparak, onları değiştirip, farklılaştırırlar, onlar da atipik hücreler haline dönüşürler, yapıları ve bölünme/çoğalma hızları değişir, nihayet ortaya çıkarak çoğalan atipik, normalden farklı hücreler kansere kaynaklık oluşturabilirler" diye konuştu. "Alınabilecek tek önlem çevresel faktörleri azaltmak" Yaklaşık 20 yıl sürebilen bu seyre ’gen-çevre etkileşimi’ denildiğini aktaran Prof. Dr. Metintaş, genetik faktörler değiştirilemeyeceği için alınabilecek en ciddi önlemin çevresel faktörleri ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti. Alınabilecek önlemlere değinen Prof. Dr. Metintaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kanserojen maddelerden uzak durmak gerekir. Örneğin, sigaradan mutlaka uzak durulmalıdır. Bazı kişiler, ’Babam 70 sene içti, 90 yaşında öldü’ diyorlar. Doğru, yukarıda anlattığım gen-çevre etkileşimi sigara içenlerin yüzde 15’inde akciğer kanseri gelişmesine yol açar ama bu yüksek bir oran değil mi? Ayrıca, iş yerlerinde de kanserojen madde teması muhtemel ise, iş güvenliği önlemlerine çok dikkat etmek gerekir. Çünkü iş yerlerinde kanserojen teması akciğer kanserinin ikinci önemli nedenidir." "Hava kirliliği de önemli bir etken" Yaşanılan kentin hava kirliliği seviyesinin de akciğer kanseri için dikkate alınması gereken bir diğer husus olduğunun altını çizen Prof. Dr. Metintaş, havada esas kirliliğe yol açan ve akciğerlerimizin uç noktalarına kadar girebilen partiküllerin içinde asbest lifleri tespit edildiğini anlattı. Bu partiküllerin diğer kanserojenleri de taşıyabildiğini belirterek akciğer kanserinin sigaradan bağımsız olarak tüm kanserler içinde 7’nci sıraya yükseldiğini kaydetti. Ayrıca, nedensellik ilişkisi ortadan kaldırılabilirse akciğer kanserinin büyük oranda önemini kaybedeceğini ve aslında ’önlenebilir bir kanser’ olduğunu dile getirdi. "Akciğer kanserinde radikal tedaviler mümkün" Günümüz tıp teknolojileriyle teşhis sürecinin hızlı, kolay ve detaylı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metintaş, "Tedavide de yapılacak çok çok iş var. Artık akciğer kanserinde birçok hastada radikal tedavi mümkün. Hastanelerimizde bu imkanların tamamı var. Cerrahi yeni uygulamalar, artan radyoterapi seçenekleri, yan etkileri kontrol edilmiş kemoterapi, hedefe yönelik tedavi ilaçları (akıllı ilaçlar) ve immünoterapi. Dahası yeni lokal tedavi seçenekleri ve ömrü uzatan destek tedaviler mevcut. Tedavilerin yan etkilerini önleyen, azaltan tedavi seçenekleri de var" diye belirtti.
Anadolu Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsü arasında iş birliği protokolü imzalandı
14 Ekim 2025 Salı - 18:13 Anadolu Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsü arasında iş birliği protokolü imzalandı Anadolu Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü arasında, Türk dili ve kültürünü dünyada yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar kapsamında iş birliği protokolü imzalandığı açıklandı. Protokol imza töreni, Anadolu Üniversitesi Senato Odası’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, imzalanan protokolün önemine değinerek şunları söyledi, "Yunus Emre Enstitüsü ile daha önce imzaladığımız protokolün kapsamını genişleterek yeni bir ek protokol hayata geçirdik. Türk dili ve kültürünün tüm dünyada daha etkili biçimde yaygınlaşması için yeni adımlar atıyoruz. Yunus Emre Enstitüsü, Türk dili ve kültürünün öğretilmesi ve uygulanması noktasında dünya çapında çok başarılı çalışmalar yürütüyor. Biz de bu iş birliğiyle Açıköğretim Sistemimizi kullanarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde Türk kültürünün, dilinin, gelenek ve göreneklerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacağız. Protokolümüzün hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Türk dilini, kültürünü ve mirasını tüm dünyada tanıtmayı sürdüreceğiz" Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy ise, protokolün içeriği ve hedefleri hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: "Ülkemiz ve kültürümüz adına uzun vadede önemli başarılara imza atacağımıza inanıyoruz. Anadolu Üniversitesi ile daha önce yaptığımız iş birliğimiz başarıyla devam ediyor ve bugün imzaladığımız ek protokol ile bu iş birliğini daha da güçlendirdik. Amacımız Türk dilini, kültürünü ve mirasını doğru bir şekilde tüm dünyaya tanıtmak. Bu hedef doğrultusunda 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyoruz. Anadolu Üniversitesi ile Avrupa’nın önemli merkezlerinden birinde bu amaç doğrultusunda güçlü bir yapı oluşturduk. İş birliğimizin yeni alanlara da yayılacağına inanıyorum." Konuşmaların ardından Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Prof. Dr. Abdurrahman Aliy arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Tedaviyle dünyanın renklerini ilk defa gören 2 kardeş, başka hastalara da umut oldu
14 Ekim 2025 Salı - 13:07 Tedaviyle dünyanın renklerini ilk defa gören 2 kardeş, başka hastalara da umut oldu Eskişehir’de hayırseverlerin desteğiyle tedavi edilerek gözleri açılan 2 kardeş, evlerinin önünde kendi başlarına oyunlar oynamaya başladı. Futbolcu olmayı hayal eden ve artık topuyla hünerlerini sergileyen çocuk, davet edildiği Galatasaray ve Eskişehirspor maçları için heyecanlı olduğunu söyledi. ’Peters Anomalisi’ olarak adlandırılan hastalık sebebiyle doğuştan görme engelli olan 10 yaşındaki Hamit Özbek ve 1 buçuk yaşındaki kardeşi Muhammet Özbek, hayırseverlerin vesilesiyle 8 Ekim 2025 tarihinde ameliyat ettirildi. Başarılı geçen operasyon sayesinde gözleri açılan 2 kardeş, annelerinin yüzünü ve dünyanın renklerini ilk defa gördü. İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından haberleştirilen yüreklere dokunan hikaye, kamuoyunda geniş yer buldu. Hamit, hem Galatasaray’ın hem de Eskişehirspor’un maçlarına davet edildi Haber, birçok hayırseverin ve iş adamı Dinçer Azaphan’ın da dikkatini çekti. Azaphan, büyüyünce futbolcu olup forvet pozisyonunda oynamak isteyen Galatasaray taraftarı Hamit Özbek’i, İstanbul’da maça davet ederek aileye destek olacaklarını açıkladı. Ayrıca, Eskişehirspor’un da Özbek’i maçlara davet ettiği öğrenildi. Gideceği maçlar için heyecanlı olan Özbek, kendisine desteklerini esirgemeyen herkese teşekkürlerini iletti. Yüreklere dokunan hikayeleriyle başka hastalara da umut oldular Bir daha hiç göremeyecekleri söylenmesine rağmen gözleri açılan kardeşlerin tedavi süreci, benzer rahatsızlığa sahip başka hastalara da umut kaynağı oldu. Görme problemi yaşayan birçok vatandaş, kardeşlere destek olan hayırseverlere ulaşarak tedavi süreciyle ilgili bilgi aldı. Kardeşlerin son durumu, pes eden bazı hastaların tekrardan tedavi yolları aramaya başlamasını sağladı. Futbolcu olmayı hayal eden Hamit, evinin önünde antrenmanlara başladı Daha birkaç gün önce görme kabiliyetini kazanan kardeşler, yeni hayatlarına şimdiden adapte oldu. Birlikte dışarıya çıkıp dolaşabilen ve oyunlar oynayabilen kardeşler, rahatça görebilmenin tadını çıkarttı. İlk defa görmesine rağmen gayet güzel bir şekilde top koşturan Hamit Özbek, evinin önünde hünerlerini sergilemeye başladı. Görmenin çok güzel bir şey olduğunu belirten Özbek, kendisiyle benzer rahatsızlığı yaşayanlara da Allah’tan şifa diledi. "Bizim için en büyük mutluluk, onların görmüş olması" Haberlerin kamuoyunda yer bulması sonrası olumlu geri dönüşler aldıklarını anlatan hayırsever Ayşegül Bozbaş, "Selma Ebru Kaya kardeşimiz, ’Abla, biz bu çocukları araştırsak, acaba ameliyat ettirsek gözleri görür mü ki?’ diye bir öneride bulundu. Bu fikri kendisi verdi, araştırma yaptı ve Ankara’daki doktorumuza ulaştı. Sağ olsun, doktorumuzun sayesinde yeni bir umut doğdu. Önce Muhammet’imiz ameliyat oldu. Muhammet’in ameliyatı başarılı geçtikten sonra, Hamit için ameliyat olma kararı verdiler. Bu güzel haberi sizlerle paylaştıktan sonra kamuoyunda çok duyuldu. Çok güzel, olumlu sonuçlar aldık. Bizim için en büyük mutluluk; çocukların görmüş olması, en azından bundan sonraki hayatlarını daha aydınlık bir şekilde sürdürebilecek olmalarıydı" dedi. "Hamit, gideceği Galatasaray ve Eskişehirspor maçları için heyecanlı" Bozbaş, sözlerinin devamında, "İş adamı Dinçer Azaphan tarafımıza ulaştı. Çocuğumuzun hayalini gerçekleştireceğini, en azından Galatasaray maçlarına götüreceğini ve ailenin bundan sonraki ihtiyaçlarını karşılayacağını bildirdi. Ayrıca, geri dönüşlerden birisi de Eskişehirspor’dan geldi. Çocuklarımızı maça davet ettiler. Hamit bu konuda çok heyecanlı. Kendisi, Galatasaray sporcularıyla tanışmak, Eskişehirspor maçlarına gitmek ve imzalı formalar almak istiyor" ifadelerini kullandı. "İnşallah bundan sonraki hayatları daha aydınlık olur" Tedavi sürecinde kendilerine destek veren kişilere teşekkürlerini ileten Bozbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu zorlu yolculukta bizlere maddi manevi destek veren öncelikle Selma Ebru Kaya kardeşime, Özlem Dokuzlar’a ve değerli babası Cengiz Ünder abimize çok teşekkür ediyorum. Ankara’da konaklama, terminalden hastaneye nakil ve geri dönüşleriyle ilgili bizlere çok destek oldular. Ayrıca, Dr. Ayşe Burcu hanımefendiye de çok teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonraki süreçlerinde daha aydınlık olurlar diye düşünüyorum. Bizlere bu konuda destek veren, dualarını esirgemeyen, maddi ve manevi destek sağlayan herkese sonsuz teşekkür ederim." "Benim gibi görmeyenlere de Allah’tan şifa diliyorum" Duygularını dile getiren Hamit Özbek ise "Çok mutluyum. Ayşegül ve Ebru ablaya çok teşekkür ederim. Galatasaray ve Eskişehirspor maçına davet edildim. Bunun için çok heyecanlıyım. Dinçer Azaphan ağabeye teşekkür ederim. Kendisi, benim hayalimi gerçekleştireceğini söyledi. Görmek gerçekten çok güzel bir şeymiş. Benim gibi görmeyenlere de Allah’tan şifa diliyorum. Onlar da inşallah bizim gibi tedavi olurlar" diye konuştu.
Selam verdiği eski patronunun saldırısına uğradığını iddia eden genç dava açtı
14 Ekim 2025 Salı - 11:54 Selam verdiği eski patronunun saldırısına uğradığını iddia eden genç dava açtı Eskişehir’de önceden çalıştığı işletmenin önünden geçerken selam verdiği gerekçesiyle hakarete ve saldırıya uğradığını iddia eden genç adam, eski patronundan şikayetçi oldu. Eskişehir’de yaşayan 25 yaşındaki Cemal Kalkan, Odunpazarı ilçesinde bulunan ve geçmişte kurye olarak çalıştığı bir yemek işletmesinin önünden geçerken selam vermek istedi. Fakat Kalkan’ın iddiasına göre, işletmede beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Kendisine işletme sahibi tarafından küfürler ve hakaretler edildiğini söyleyen genç adam, şaşırdığını ve duruma anlam veremediğini aktardı. Kalkan daha sonra ise kendisine sopayla saldırıldığını ve darp edildiğini iddia etti. Yaşanan durumdan dolayı oldukça üzülen Kalkan, eski patronundan davacı olduğunu bildirdi. "Sopayla bana vuracaktı" Konuyla alakalı konuşan Cemal Kalkan, "Kuryelik yapıyorum, 3 ay kadar beraber çalıştık ve sonra ayrıldık. Ben eski iş yerimin önünden geçerken selam vereyim dedim. Selamımı almadı. Yanındaki çalışan arkadaşımı sordum. Ondan sonra birden bana tepki gösterdi. Bana ‘işte kör müsün, görmüyor musun burada yok’ dedi. Ondan sonra küfürler etmeye başladı. Benim yanımda kız arkadaşım vardı. Kız arkadaşımın yanında gururuma dokundu. Ben birkaç kere uyardım, ‘Abla küfür etme’ dedim. Sonra aramızda birkaç tartışma oldu. Ben çıktım gittim. Ondan sonra eşi geldi, eşi bana bağırdı. Ben de geri döndüm. Ondan sonra ‘Sen benim eşime nasıl küfür edersin, nasıl bağırırsın’ diye bana bağırdı. Ben de dedim ki ‘Abi kamera kaydın var kamera kayıtlarına bak, ondan sonra gel bana’ dedim. Senin eşin benim kız arkadaşımın yanında bana küfür etti. Ondan sonra omzuma vurdu. Ondan sonra eşi de sopayı aldı. Sopayla bana vuracaktı. Allah’tan halk vardı ayırdılar yoksa kadın kafama sopayla vuracaktı. Bana kadına şiddet davası açtı. Kesinlikle hiçbir şiddet yoktur. Hiçbir şekilde temas da yoktur. Sözlü tartışmada benim üzerime yürüyor. Beni dövmek için ifadesi veriyor. Bu bir yalan gerçekten. Rapor almadım, şikâyetçi olduğundan haberim yoktu. Sonra zaten emniyetten aradılar beni. Ben emniyete gidip ifademi verdim. Ondan sonra zaten mahkeme sürecimiz var. Mahkeme sürecimizde de yalancı şahit getirdi. Yalancı şahit de ben kabul etmeyeceğim mahkeme sürecinde. Bu şekilde gelişti olay. Şahit orada değildi. Belli ki ona arkadaşları anlatmışlar. Şimdi şöyle söyleyeyim. Tartışılan eşinin bana vurduğu mesafe ile kişinin dükkanı belki 200 metre mesafe var oradan duyması imkansız. Konuşulanları görmesi, duyması imkansız. Arkadaşıdır kendisi esnaf karşı karşıya rica etmiş ona da olayı anlatmış. Gelip yalancı şahitlik yapıyor. ‘Ben de oradaydım’ diyor. Kesinlikle hiçbir şekilde orada değildi. Sadece benim kız arkadaşım vardı. Bir de birkaç tane halk oradan çıktı bizi ayırmak için. Eşi bana vurunca tabi. Kadın eşi. Ondan sonra zaten kadın sopayla geldi. Sopayı kafama vuracaktı. Benim kız arkadaşım, ‘Cemal sopayla vuracak’ diye bağırınca zaten kız arkadaşımın kendisi sopayı aldı. Mahkeme sürecinde zaten şahitlik yapacak. Dava süreci uzayacak şikâyetçiyim kendisinden. Beni suçlu duruma düşürdü, haklıyken haksız duruma düşürdü. Ben bu davanın peşini bırakmayacağım" dedi.
’13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’ paneli düzenlendi
14 Ekim 2025 Salı - 11:51 ’13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’ paneli düzenlendi Eskişehir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nce (AFAD) ’13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’ çerçevesinde düzenlenen panelde, şehrin jeolojik yapısı ve afetlere karşı alınabilecek önlemler değerlendirildi. Panel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda; afet risklerinin azaltılması, risk yönetimi ve toplumsal dirençliliğin artırılması konuları ele alındı. Eskişehir’in afet risk profili ve İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) çerçevesinde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Eskişehir’in jeolojik yapısı konuşuldu Alüvyon ve kil açısından zengin toprak yapısı, şehirden geçen Kuzey Anadolu Fayı’nın batı uzantıları, Eskişehir-Sivrihisar Fayı ve Mihalıççık Fayı ile Eskişehir’in deprem riski açısından özel bir konumda bulunduğu panelde anlatıldı. Bu jeolojik yapının afet risklerinin yönetimi ve yerel düzeyde planlama ihtiyacını ortaya koyduğu vurgulandı. Dirençli bir Eskişehir hedefiyle çalışmalar sürüyor Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve AFAD gönüllülerinin yoğun ilgi gösterdiği panel, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve farkındalığı artırmak açısından önemli bir fırsat sundu. AFAD İl Müdürlüğü yetkilileri, afetlere karşı dirençli bir Eskişehir hedefiyle tüm paydaşlar ile iş birliği içinde çalışmalarına devam ettiklerini açıkladı. Panele, Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl AFAD Müdürü Aslan Mehmet Coşkun, ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haldun Kurama, AFAD İl Müdür Yardımcısı Zekai Aydın, MMF Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Kamil Bekir Afacan, ESTÜ Sismik İzolatör Test Laboratuvarı Sorumlu Doç. Dr. Ali Bozer ve AFAD Şube Müdürü Hakan Sarıbacak katıldı.