Yerel Haberler
Eskişehir
Vali Yılmaz, görev başındaki polis ve jandarma ile bayramlaştı 20 Mart 2026 Cuma - 16:57:54 Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, görev başında olan polis ve jandarma ekipleri ile bir araya gelerek Ramazan Bayramı’nı kutladı. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Kütahya Yolu’nda bulunan polis kontrol noktası ile Seyitgazi Yolu’nda bulunan jandarma uygulama noktasını ziyaret etti. Ekipler ile bir araya gelen Vali Yılmaz, personelin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Ekipler ise, Yılmaz’a kolonya tutup şeker ikram etti. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, uygulama noktasında durdurulan araçların sürücüleri ve yolcuları ile de bayramlaştı. Vatandaşlara çiçek, çocuklara ise oyuncak armağan eden Vali Yılmaz, muhtemel trafik kazalarının yaşanmaması için uyarılarda bulundu. "Vatandaşlarımıza, ’Bayram sensiz olmaz’ diyoruz" Basın mensuplarına açıklamada bulunan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Bugün bayramın birinci günü; kurumlarımızla ve sahada görev yapan personelimizle bayramlaşıyoruz. Seyahate çıkan tüm hemşehrilerimize ve vatandaşlarımıza, ’Bayram sensiz olmaz’ diyor, trafik kurallarına mutlaka uymalarını rica ediyoruz. Bizler Eskişehir olarak emniyetimiz, jandarmamız ve tüm kurumlarımızla sahadayız. Emniyet teşkilatımız; 3 sabit, 43 şok kontrol noktası, 3 bin 55 personel, bin 710 trafik personeli, 926 araç (bunların 629’u genel hizmet, 297’si trafik aracı) ve 10 drone ile sahada etkin bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. İl Jandarma Komutanlığımız; bir sabit, 59 şok kontrol noktasında 1431 personel, 183 trafik, 459 araç, 100 trafik aracı ve 59 dronla sahada çalışmalarını sürdürüyor, 24 saat hizmet yapıyor. Tek amacımız ve hedefimiz, tüm hemşehrilerimizin huzur ve güven içinde bir bayram geçirmelerini sağlamaktır. Bu vesileyle bir kez daha tüm vatandaşlarımızın ve Türk-İslam aleminin bayramını kutluyor; yola çıkan herkese kazasız, belasız, hayırlı yolculuklar diliyorum. Hız, asla yapılmaması gereken, çok dikkat edilmesi gereken bir kural. Mutlaka emniyet kemerlerini takalım. Bayramımız zehir olmasın" dedi.
Eskişehir’de ’Amatör Spor Haftası’ açılış programı düzenlendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:16 Eskişehir’de ’Amatör Spor Haftası’ açılış programı düzenlendi Eskişehir’de düzenlenen ’Amatör Spor Haftası’ açılış programında konuşan Vali Hüseyin Aksoy, "Geçtiğimiz yıla göre lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda. İlimizde 273 amatör spor kulübü faaliyet göstermekte ve sporun her branşında başarı hedefiyle çalışmalar yürütülmektedir" dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu tarafından her yaşta insanın fiziksel aktivite ve hareketli yaşama özendirmek, yeni sporcular kazandırmak amacıyla Amatör Spor Haftası etkinlikleri düzenlendi. Haftanın açılış programı, Yenikent Şehit Anıl Gül Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Vali Hüseyin Aksoy, sporun toplum sağlığı için önemli olduğunu vurguladı. "Lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda" Amatör spor kulüplerinin önemli görevler üstlenerek gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sunduğunu belirten Vali Aksoy, "Eskişehir’de amatör sporların gelişmesi adına Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalar olumlu sonuçlar veriyor. Geçtiğimiz yıla göre lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda. İlimizde 273 amatör spor kulübü faaliyet göstermekte ve sporun her branşında başarı hedefiyle çalışmalar yürütülmektedir. Milli Eğitim Müdürlüğümüzle iş birliği içinde, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde en az bir spor, sanat ya da müzik dalıyla ilgilenmesini teşvik eden özel projeler uyguluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın destekleriyle ilimizde spor altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Okul bahçelerine halı saha, voleybol ve basketbol sahaları kazandırarak çocuklarımızın daha çok spor yapabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Ayrıca, amatör spor kulüplerimizin faaliyetlerini daha iyi şartlarda sürdürebilmeleri için yeni spor tesisleri yapım çalışmalarımız sürmektedir. Bu vesileyle Amatör Spor Haftası’nı kutluyor, tüm sporcularımıza ve antrenörlerimize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Vali Aksoy, uluslararası düzeyde müsabakalarda başarı sağlayan sporculara konuşmasının ardından plaket takdiminde bulundu. Artistik Cimnastik, Judo, Zumba ve Halk Oyunları gösterileri ile devam eden programda sporcular izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.
Eğitim Fakültesi’nde ’Öğrenci Motivasyonu Arttırma Teknikleri’ semineri düzenlendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:15 Eğitim Fakültesi’nde ’Öğrenci Motivasyonu Arttırma Teknikleri’ semineri düzenlendi Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen ’Öğrenci Motivasyonunu Artırma Teknikleri’ seminerinde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, "Önemli olan, içsel ve dışsal motivasyonun her ikisinin de var olmasıdır. Ancak esas olan, içsel motivasyonu gerçekleştirebilmektir" dedi. Seminer, Eğitim Fakültesi A Blok 315 No’lu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, seminerde konuşmacı olarak yer aldı. Yoğun ilgi gösterilen etkinliğe çok sayıda öğrenci katılım sağladı. "Motivasyon bir lokomotiftir" Seminerde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, "Motivasyon bir lokomotiftir ve onu başlatan şey güdülenmedir. Bugün eğitimci olarak bu konuları inceleyeceğiz. Motivasyon kaynaklarını içsel ve dışsal olarak ayırabiliriz. Dışsal motivasyonda kontrol bireyin çevresindeyken, içsel motivasyonda kontrol bireyin kendisindedir. Önemli olan, içsel ve dışsal motivasyonun her ikisinin de var olmasıdır. Ancak esas olan, içsel motivasyonu gerçekleştirebilmektir. Motivasyonu düşüren etmenler arasında yetersizlik duygusu da yer alır. Örneğin bir öğrenci beklenmedik bir soru sorduğunda, öğretmene karşı güvensizlik ve yetersizlik algısı oluşabilir. Bu nedenle alan bilgisi eğitimciler için oldukça önemlidir. Bir diğer etken ise saldırganlık davranışlarıdır" ifadelerini kullandı. "Ders içeriklerinin öğrencilerin ilgi alanlarına göre düzenlenmesi öğrenme isteğini artırır" Motivasyonu artırmanın yollarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Serpil, sözlerine şöyle devam etti: "Birkaç önemli faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar arasında hedef belirleme, öğrencinin öğrenmesini etkileşimli hâle getirme, öğrenciye geri bildirim sağlama, olumlu ortam oluşturma, öğrenci ilgi alanlarını dikkate alarak ders içeriğini şekillendirme, büyüme zihniyetini derse entegre etme ve özdeğerlendirme alışkanlığını teşvik etme gibi unsurlar yer alır. Sürekli ve yapıcı geri bildirim, olumlu pekiştirme ve akran desteğiyle birlikte motivasyonu güçlendirir. Öğrencilerin çabalarının takdir edilmesi, öğrenme sürecine bağlılıklarını artırır." Seminerin sonunda Prof. Dr. Meral Güven, Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil’e adına hazırlanan Darüşşafaka Bağışı Belgesi ile teşekkür belgesi takdim etti.
Sahtekârlar lüle taşına da el attı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:09 Sahtekârlar lüle taşına da el attı Eskişehir’de lüle taşı ustası Abdurezzak Seyfi Aktaş, gerçek lüle taşının işlenmesinden çıkan toz ve kırıntıların kimyasallarla birleştirilerek sahte ürün yapıldığını belirterek, sektördeki sahtekârlık tehlikesine dikkat çekti. Eskişehir’in beyaz hazinesi lüle taşında ustalar sahte ürün tuzağına karşı uyarıyor. Çocukluğundan beri lüle taşından çeşitli hediyelik eşyalar, süslemeler ve dekoratif parçalar üreten, babadan oğula geçen bu zanaatın az sayıda kalmış temsilcilerinden biri olan Abdurezzak Seyfi Aktaş, sahte lüle taşı ile ilgili bilgiler verdi. "Gerçek lüle taşı gibi satıyorlar" Bu taşın sahtesini yapmanın zor ama imkansız olmadığına dikkat çeken Aktaş, "Biz ustalar taşı işlerken taştan toz ve kırıntılar çıkar. Normalde işlerken oluşan taşın bu tozunu ve kırıntılarını imha ederiz. Sahtesini yapmak isteyen kişiler maalesef bazı ustalardan temin edip, bu tozları sıkıştırarak, presleyerek daha sonrasında birtakım kimyasallarla kullanıma hazır hale getiriyorlarmış. Sonrasında tekrardan işlenip lüle taşı diye satışa çıkartıyorlar" dedi. "Sahte lüle taşından yapılan pipolar çatlayabiliyor" Yapılanların sahtekârlık olduğuna dikkat çeken lüle taşı ustası, "Gerçek lüle taşından neredeyse bir farkı olmuyor. Aynı gerçeği gibi gözüküyor. Ama şunu söyleyebilirim: Eğer sahtesinden bir pipo yapılmışsa içiminden sahtesi ve gerçeği ayırt edilebiliyor. Gerçek lüle taşından yapılan pipolar asla çatlamaz, dağılmaz ya da erimez. Ama sahtesinden yapılan pipolar çatlayabiliyor, dağılabiliyor veya eriyebiliyor. Bunun dışında usta olmayan bir kişinin figür olarak üretilen sahte lüle taşlarını ayırt etmesi imkansızdır. Zira ustaların bile ayırt etmesi çok zordur" ifadelerini kullandı.
ESOGÜ Gündem, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini ele aldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:43 ESOGÜ Gündem, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini ele aldı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Gündem’de konuşan Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, "Uluslararası toplum için uygulaması zor ancak etkili bir yöntem söz konusu. BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla kolektif bir kuvvet kullanma hareketi kararı alınması önemli bir adım olabilir" dedi. ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Medya Birimi tarafından hazırlanan ’ESOGÜ Gündem’ isimli video içeriğinde bu hafta Sumud Filosu ele alındı. ESOGÜ Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini uluslararası hukuk bakımından değerlendirdi. Filonun amacının İsrail’in yıllardır Gazze’ye uyguladığı ablukanın kırılması ve insani yardımın buraya ulaştırılması olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, bu müdahalenin hem Uluslararası Deniz Hukuku’na hem de Uluslararası İnsan Hakları’na aykırı olduğunu anlattı. "İsrail’in açık sularda yaptığı bu müdahale uluslararası hukuka aykırıdır" 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre uluslararası sularda her devletin seyir hakkı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, bayrak devleti dışında hiçbir devletin başka bir devletin gemisine el koyma gibi bir hakkının bulunmadığının altını çizdi. Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, "Askeri bir teçhizat taşımayan sivil bir hareket olan Sumud Filosu’na İsrail’in açık sularda yaptığı bu müdahale uluslararası hukuka aykırıdır. Kaldı ki, kara sularında dahi diğer devletlerin zararsız geçiş hakkı bulunmaktadır. Kıyı devletlerinin barış ve güvenliğine aykırı bir durum söz konusu değilse geçiş zararsız sayılacaktır. Nitekim İsrail’in burada Kıyı Devleti gibi bir yetkisinin de olmadığını açıkça söyleyebiliriz. İsrail’in Sumud Filosu’ndaki gemilere ağır teçhizatlı silahlarla çıktığını, kimyasal sular sıktığını görüyoruz" dedi. "Güvenlik Konseyi’nin birçok kararı, insani yardımların engellenmemesini talep eder" Bunun uluslararası insancıl hukukta temel nitelikli bir prensip olan orantılılık ilkesiyle de bağdaşmadığına dikkat çeken Tabanlı, sözlerine şöyle devam etti: "İsrail’in sivil, asker gözetmeksizin yaptığı saldırılar, sivillerin zorla yerlerinden edilmesi, insani yardıma ulaşma hakkının elinden alınması yalnızca Deniz Hukuku açısından değil, Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve temelde 1949 Cenevre Sözleşmeleriyle düzenlenen Uluslararası İnsancıl Hukuku ile de örtüşmemektedir. İsrail’in pek çok evrensel nitelikteki uluslararası sözleşmenin maddelerinin işgal altındaki topraklara uygulanamayacağını belirtmesi bu tür evrensel nitelikli normları işlevsiz hale getirmektedir. Birleşmiş Milletler de İsrail’in yaptığı müdahaleleri sürekli olarak takip etmiştir. Güvenlik Konseyi’nin birçok kararı insani yardımların engellenmemesi, ablukanın kaldırılması ve sınır kapılarının açılmasını talep eder." Bu tür hareketlerin başarıya ulaşmasını temenni etti Uluslararası toplum için uygulaması zor ancak etkili bir yöntemin söz konusu olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, İsrail’in eylemlerinin meşru müdafaa kapsamına sokulamayacak eylemler olduğunu, Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 7’nci bölümü çerçevesinde Güvenlik Konseyi aracılığıyla kolektif bir kuvvet kullanma hareketi kararının alınmasının önemli bir adım olabileceğini kaydetti. Ayrıca, Sumud Filosu’nun insani yardım amacının da ötesine geçerek uyuyan uluslararası toplumun uyanmasına vesile olduğunu ifade etti. Bu filonun ardından Özgürlük Filosu, Vicdan Gemisi gibi hareketlerin gelmeye devam ettiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, insanlığın bu utançtan kurtulana kadar benzer hareketlerin devam etmesi ve başarıya ulaşması temennisi ile konuşmasını sonlandırdı.