Yerel Haberler
Eskişehir
Ahilik Haftası etkinlikleri dua ve ikramlarla başladı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 13:57 Ahilik Haftası etkinlikleri dua ve ikramlarla başladı Eskişehir’de Bereket Duası ile başlayan Ahilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde Vali Hüseyin Aksoy, katılımcılara irmik helvası ikram etti. Ahilik geleneğinin unutulmaması için her yıl Ahilik Haftası etkinlikleri düzenleniyor. Bu çerçevede, Eskişehir’de de etkinlikler organize edildi. Haftanın ilk etkinliği, Çarşı Camii’nde gerçekleştirildi. İlk olarak İl Müftüsü Muharrem Gül tarafından Bereket Duası okundu. Duanın ardından Vali Hüseyin Aksoy, vatandaşlara irmik helvası ikramında bulundu. "Geleneklerimizi geleceğe taşımak için böyle organizasyonlar önemli" Etkinlikte konuşma yapan Vali Aksoy, "Ahilik, asırlardır esnafımızın ortaya koyduğu çalışma anlayışını ve değerlerini açıklayan çok önemli bir kültürdür. Bu kültürün yaşatılması adına, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğimizin koordinasyonunda ve Ticaret İl Müdürlüğümüzün destekleriyle çeşitli çalışmalar ve organizasyonlar gerçekleştirilmektedir. Geleneklerimizi kaybetmeden geleceğe taşımak açısından bu organizasyonlar büyük bir önem taşımaktadır. Bu vesileyle Ahilik Haftası’nı kutluyor, tüm esnafımıza bereketli kazançlar diliyor, sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum." dedi. Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen, Yönetim Kurulu Üyeleri, Ahi Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, esnaflar ve vatandaşlar etkinliğe katıldı.
ESOGÜ’den 21 öğretim üyesi alanlarında yüzde 2’lik dilime girdi
22 Eylül 2025 Pazartesi - 11:57 ESOGÜ’den 21 öğretim üyesi alanlarında yüzde 2’lik dilime girdi Stanford Üniversitesi’nden John P.A. Ioannidis tarafından gerçekleştirilen ve bilim insanlarının sahip olduğu çalışmalara aldığı atıfların ölçüt olarak kullanıldığı araştırmaya göre, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nden 16 öğretim üyesi 2025 yılı için, 13 öğretim üyesi ise kariyer hayatı boyunca kategorisinde dünyada "Alanlarında yüzde 2’lik Dilime Giren" bilim insanları arasında yer aldı. Elsevier Ağustos 2025 verilerine göre, 2025 yılı için yüzde 2’lik dilimde yer alarak ESOGÜ’yü temsil eden öğretim üyeleri; Prof. Dr. İlker Bekir Topçu (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Muammer Kaya (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Doç. Dr. Uğur Moralı (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. İdiris Dağ (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Doç. Dr. Gökhan Kılıç (Fen Fakültesi), Prof. Dr. Bülent Görenek (Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Hakan Çevikalp (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Cemal Cingi (Tıp Fakültesi), Doç. Dr. M. Alper Sofuoğlu (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Doç. Dr. Erkan İlik (Fen Fakültesi), Prof. Dr. Ener Çağrı Dinleyici (Tıp Fakültesi), Prof. Dr. İ. Şevki Bayrakdar (Diş Hekimliği Fakültesi), Prof. Dr. Mahmut Yavuz (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Alaettin Ünsal (Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Melih İphar (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi) ve Prof. Dr. Haldun Kurama (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi) oldu. Alanlarında kariyer hayatı boyunca yüzde 2’lik dilime girenler kategorisinde ESOGÜ’yü temsil eden öğretim üyeleri ise; Prof. Dr. İlker Bekir Topçu (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. İdiris Dağ (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Selim Gürgen (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Vural Bütün (Fen Fakültesi), Prof. Dr. Hakan Çevikalp (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Mustafa Anık (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Cemal Cingi (Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Muammer Kaya (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Sevgi Şensöz (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi), Prof. Dr. Ener Çağrı Dinleyici (Tıp Fakültesi), Prof. Dr. Sibel Akar (Fen Fakültesi), Prof. Dr. Mahmut Yavuz (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi) ve Prof. Dr. Haldun Kurama (Mühendislik-Mimarlık Fakültesi) oldu.
Mevsim geçişinde sağlıklı kalmanın yolu doğal ürünlerden geçiyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:34 Mevsim geçişinde sağlıklı kalmanın yolu doğal ürünlerden geçiyor Aktar Koray Özkılıç, mevsim geçişlerinde hastalıklara karşı doğal ürünlerin önemini vurgulayarak; alıç, bitki çayları ve propolisin bağışıklığı güçlendirdiğini, yapay katkılı gıdalardan ise uzak durulması gerektiğini söyledi. Eskişehir’de aktar olarak hizmet veren Koray Özkılıç, mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunmanın en etkili yolunun doğal ürünlerden geçtiğini söyledi. Yapay madde içeren ve uzun süre saklanabilen gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurgulayan Özkılıç, özellikle doğada kendiliğinden yetişen alıçın bağışıklığı güçlendirdiğini belirtti. Kış aylarına yaklaşırken bitki çaylarının da ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. "Alıç bağışıklığı artırır, damarları yumuşatır" Alıç meyvesinin faydalarından bahseden Aktar Koray Özkılıç, "Şu an doğal olarak çıkan alıç, zirai madde kalıntısı olmadan yetişiyor. Ne kadar fazla alıç tüketirsen vücudun savunması artar, antioksidan özelliği yükselir, damarları yumuşatır ve damar sertliğine iyi gelir. Yani bir taşla beş kuş vurursun" dedi. "Kışa yaklaşırken bitki çayları fayda sağlar" Bağışıklığın bitki çayları ve propolis ile desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özkılıç, "Kışa yaklaşırken karanfilli, tarçınlı, alıç yapraklı, ıhlamurlu ve hibiskuslu çayların tüketilmesi daha faydalı olur. Bunun dışında arının kovanını korumak için ürettiği propolis de bağışıklığı güçlendirir ve dezenfekte edici etki sağlar" diye konuştu. Günlük alışkanlıklara dikkat edilmeli Sağlıklı yaşam için günlük alışkanlıklara da dikkat edilmesi gerektiğini belirten aktar Özkılıç, "Alkol ve sigaradan uzak durmak, mevsim şartlarına uygun giyinmek ve mevsimsel gıda tüketmek vücut direncini artırır. Örneğin kış çayı paketinin fiyatı 150 lira, alıcın kilosu 200 lira, propolis ise damlalıklı olarak 300 lira. Her gün suya beş damla damlatılarak kullanılabilir" ifadelerini kullandı.
Vatandaşların yetişkin bezlerine talepi artıyor
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:32 Vatandaşların yetişkin bezlerine talepi artıyor Esnaf Cengiz Kurutepe, son dönemde yetişkin bezi satışlarının arttığını belirterek fiyat farkları ve vatandaşların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Eskişehir’de temizlik, kozmetik ve ambalaj ürünleri satan iş yeri sahibi Cengiz Kurutepe, yetişkin bezlerine olan ihtiyacın giderek arttığını belirtti. Günlük ortalama 10 paket satış yaptıklarını ifade eden Kurutepe, özellikle yaşlı nüfus ve sağlık sorunları nedeniyle ürünlere olan talebin yükseldiğini dile getirdi. "Talep yalnızca yaşlı nüfustan değil, hastalıklardan da kaynaklanıyor" Esnaf Cengiz Kurutepe, "Günde ortalama 10 paket yetişkin bezi satıyoruz. Talebin artmasının nedeni yalnızca yaşlı nüfus değil, aynı zamanda hastalıklar ve bakım gerektiren durumlar. İnsanlarımız hem yaşlı hem de sağlık sorunlarıyla uğraşıyor. Çoğu kişi anne ya da babasına bakıyor ve düzenli olarak bu ürünleri almak zorunda kalıyor. Gelen müşterilerden sık sık ‘Emekli maaşım gelsin de öyle alayım’ sözlerini duyuyoruz. İnsanlar zorlanıyor, ama ihtiyaç temel bir ihtiyaç olduğu için almak zorundalar" dedi. "Fiyat farkı vatandaşın işini zorlaştırıyor" Kurutepe, fiyat farkına da dikkat çekerek, "Eczanelerde yetişkin bezleri genelde 700 liradan başlıyor. Vatandaşlar bu fiyatlardan şikâyet ediyor, çünkü gelirleriyle karşılamakta zorlanıyorlar. Bizde ise farklı çeşitleri 460-480 lira arasında bulunabiliyor. Bu farkın sebebi medikal sisteme bağlı olarak eczanelerin daha yüksek fiyat uygulaması. Bu durum vatandaşların işini daha da güçleştiriyor" diye konuştu.
Hobi olarak başladı, 2 bin eserlik müze açtı
22 Eylül 2025 Pazartesi - 10:30 Hobi olarak başladı, 2 bin eserlik müze açtı Eskişehirli sanatçı Arzu Özer, 15 yıldır hobi olarak sürdürdüğü bez bebek yapım sanatını, 2 bin eserin yer aldığı bir müzeye dönüştürdü. Yıllar içinde farklı dönemlerde ürettiği eserlerden oluşan müze, hem folklorik hem de fantastik bebeklere ve büyük kompozisyonlara ev sahipliği yapıyor. Eşinin de destek olduğu müze, Özer’in emeğinin ve sanatının bir yansıması olarak ücretsiz bir şekilde ziyarete açık. Koleksiyon, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor ve bölgenin en çok ziyaret edilen müzeleri arasında yer alıyor. "İlk günden itibaren yaptığım bütün eserlerden örnekler yer alıyor" Bebeklerin sahnelendiği platformların dekorlarında eşi ile birlikte yaptıklarını anlatan Arzu Özer, "15 yıl önce hobi amacıyla başladığım bez bebek yapım sanatında 2 bin bebeklik bir müzeye kavuşmanın sevincini yaşıyorum. Müzedeki eserler, 15 yıl boyunca yaptığım ve çeşitli dönemlere ait eserlerden oluşuyor. Müze de başladığım ilk günden itibaren yaptığım bütün eserlerden örnekler yer alıyor. Bu, benim için bir gurur kaynağı. Yıllardır yaptığım bu emeği, hem gelecek nesillere, hem de çocuklarıma bırakmanın gururunu yaşıyorum. Müze de sadece bez bebek yok. Her teknikten yapılmış bebekler var. Belli masallara ait bebekler olduğu gibi fantastik bebekler de yer alıyor. Ayrıca bu bebekler arasında büyük kompozisyonlar da var. O kompozisyonlarda yer alan dekorların yapımında da eşim yardımcı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi. "Kendi masalımın kahramanlarını oluşturuyorum" Dünyada bilinen bir sanat olduğuna dikkat çeken usta sanatçı Özer, "Müze de yer alan bebekler aslında bebek kavramında olmalarına rağmen bunlar aslında dünya da doll art, sanat bebekleri diye bilinen bir sanat dalına ait ürünler. Ben zaten folklorik ya da yöresel bebekler pek yapmıyorum. Benim yaptığım bebekler, tasarım bebekler, hayal dünyamın eserleri. Aslında ben kendi masalımın kahramanlarını oluşturuyorum" diye belirtti. "Her gün müzeyi ilk günkü gibi ziyaret ediyorum" Müzenin kendisi için büyük bir anlam ifade ettiğini söyleyen sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Müzenin açılışı her ne kadar da 2025 Mart olsa da 15 yıl önce oluşturulmaya başlandı diyebilirim. Çok duygulandım. Müzenin açılışını benim için büyük bir gurur kaynağı. O gün çok duygulanmıştım. Her gün ilk defa geziyormuş gibi gidip ziyaret ediyorum. Bebeklerim yoğun bir ilgi görüyor. Ücretsiz olarak ziyarete açık ve bölgedeki müzeler için de en çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alması beni çok mutlu ediyor. Bundan da çok memnunum. Ayrıca ziyaretçilerimizi bu kadar çeşitli üretimi bir kişinin yapabilmiş olması çok şaşırtıyor. Bazı bebeklerin çok gerçekçi olmaları onların çok ilgisini çekiyor. Ara sırada bebek korkusu olan müzeseverler geliyor çok gerçekçi olduğu için korkanlar da var. Ama korku da bir duygudur. Onların korkmaları da hoşuma gidiyor."