Yerel Haberler
Eskişehir
Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi 25 Mart 2026 Çarşamba - 16:27:11 Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, İBAN dolandırıcılığıyla ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Son zamanlarda artan dolandırıcılık olaylarında kullanılan hesap kiralama yöntemi ile özellikle gençler olmak üzere birçok vatandaş mağdur edilirken, banka hesaplarını kiralayanlar ve kullandıranlar ağır cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Bu kapsamda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vatandaşların bilinçlendirilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla farkındalık çalışması başlatıldı. İlki Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde (ESTÜ) gerçekleşen panelin ikincisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yapıldı. "Ciddi sonuçları var" ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde bulunan Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Karakülah, "Bu süreçte dikkat çekmek istediğimiz konulardan biri ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanmasıdır" dedi. "Bu durum telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır" Özellikle gençelerin ve üniversite öğrencilerinin kolay kazanç vaadiyle ya da farkında olmadan banka hesaplarını kullandırdıklarını vurgulayan Başsavcı Karakülah, "Bilinmelidir ki bu tür davranışlar sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile, suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmektedir. Bu durum da telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır. Sevgili öğrenciler, hiçbir maddi kazanç vaadi, geleceğinizi riske atmaya değmez. Banka hesapları kişiye özeldir ve hukuken sorumluluğu da tamamen hesap sahibine aittir. ‘Sadece hesabını kullanacağız’, ‘Kısa süreliğine lazım’, ‘Hiçbir sorumluluğun olmayacak’ gibi ifadeler çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemlerdir" şeklinde konuştu. Öğrencilerle soru-cevap yapıldı Konuşmanın ardından gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile birlikte Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen, panele katılan öğrencilere bilişim suçları ve banka hesaplarının kullandırılmasının sonuçları ile ilgili bilgiler aktardılar. Katılımın yoğun olduğu panel, öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplanarak sonlandı. Programa; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ın yanı sıra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Cumhuriyet Savcıları ile birlikte çok sayıda akademisyen ve üniversite öğrencisi katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:22 TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından başlatılan ‘İktisat Buluşmaları’ etkinliğinin ilki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Akçay konuşmasında, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" dedi. ‘Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Enflasyonla Mücadele: Türkiye’den Dersler’ konulu seminerde konuşan Dr. Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele konusuna değinerek, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün, alışılagelmişin dışında, daha teknik ama bir o kadar da güncel veriler üzerinden Türkiye ekonomisinin rotasını ve enflasyon görünümünü konuşmak istiyorum. Biz göreve geldiğimizde enflasyon nasıldı, şimdi nasıl? Buna bu şekilde bakmalıyız. İki yıl on aylık süreçte 12 puanlık bir düşüş sağladık. Ancak ‘Bu kadar mı yaptınız?’ demek de ayrı bir problemdir. İkinci problem ise aktarım mekanizmasıdır. Merkez bankasının faiz politikası sonrasında bu aktarımın ekonomiye, diğer faizlere, toplam talebe ve buradan enflasyona nasıl yansıdığını ifade eden mekanizmanın, biz göreve geldiğimizde işleyebilmesi için gerekli olan bütün bağlantıları kopuktu" dedi. "Bankanın sisteme ihtiyacı yoksa, yukarı çekilen faizin karşılığı olmuyor" Akçay, sözlerinin devamında, "Bizden önceki dönemlerde şirketlerin, sürreal faizlerle kendilerini fonlayarak nakit biriktirmiş olmaları, bankacılık sistemine ihtiyaç duymadıklarının göstergesidir. Eğer siz politika faizini çok yüksek bir seviyeye çekerseniz, normal şartlarda diğer tüm faizler de buna paralel olarak yükselir. Sistemde kendini fonlama ihtiyacı olan şirketler, bu yüksek maliyetler nedeniyle zorlanır. Ancak bankacılık sistemine ihtiyaç yoksa, yukarı çekilen faizin bir karşılığı olmaz" ifadelerini kullandı. Bu tür konferansların devam etmesi planlanıyor TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve seminer sona erdi. Kamu ve üniversite çevrelerini bir araya getirmeyi hedefleyen seminer dizisinin ilk buluşmasında Türkiye ekonomisi ve enflasyon konuları ele alındı. Düzenli olarak devam etmesi planlanan bu konferanslar zinciriyle ekonomi dünyasından önemli isimlerin akademiyle buluşturulması hedefleniyor. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Halil Cem Sayın, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Kutlu, öğretim elemanları ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:52 Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Rektör Prof. Dr. Çolak, "30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutluyoruz"
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:38 Rektör Prof. Dr. Çolak, "30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutluyoruz" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Türk tarihinin altın sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutladıklarını belirtti. 30 Ağustos Zafer Bayramı sebebi ile bir mesaj yayınlayan Prof. Dr. Çolak, "Türk milleti olarak, vatanımızı işgal etmeye çalışan düşmanlara karşı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiğimiz mücadele sonucunda kazandığımız 30 Ağustos Zaferi’nin 103. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Bundan bir asır önce büyük Türk milletini ebedi yurdu Anadolu’dan söküp atmayı deneyen emperyalist devletler ve maşaları istilacı Yunan ordusu, 30 Ağustos 1922’de milletimizden aldığı yenilgi ile büyük bir darbe almış ve Anadolu’nun sonsuza kadar Türk ve İslam yurdu olarak kalacağı bir kez daha ispat edilmiştir. Bugün bizlere düşen ise tarihimizin altın sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’ni gururla kutlarken, çocuklarımıza; bu toprakların bin yıldır şehit kanlarıyla sulanarak Türk yurdu kaldığını, iç ve dış düşmanların vatanımıza yönelik hedeflerinden hiç vazgeçmediğini ve saldırmak için bugün dahi hala fırsat kolladıklarını öğretmektir. Bu düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, eşsiz fedakârlıklarıyla milletimizin kalbinde ölümsüzleşen aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. " diye kaydetti.
Eskişehir’de öğrencilerin konut talebi artmaya başladı
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:28 Eskişehir’de öğrencilerin konut talebi artmaya başladı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından Eskişehir’deki üniversiteleri kazanan öğrencilerin yurt ve ev arayışı hız kazandı. Emlak Danışmanları Birliği Eskişehir İl Başkanı Erkan Büyükarslan; Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanması, Eskişehir’deki öğrencilerin barınma arayışını hareketlendirdiğini söyledi. Büyükarslan, şehre üniversite eğitimi için gelecek öğrencilerin öncelikle yurtlara yöneldiğini, buralarda yer bulamayanların ise arkadaşlarıyla birleşerek kiralık daire arayışına girdiğini belirterek taleplerin önümüzdeki haftalarda daha da artmasını beklediklerini söyledi. "Gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor" Büyükarslan, "YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanması ile gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Üniversitenin etrafındaki evlerde ve yurtlarda talep artışı hemen hissediliyor. Önümüzdeki hafta bu hareketliliğin daha da hızlanacağını tahmin ediyoruz." dedi. "Öğrenciler önce yurtlara yöneliyor" Öğrencilerin tercihlerine ilişkin konuşan Büyükarslan, "Öncelik yurtlara gidiyor. Yurtlarda yerleşemeyen arkadaşlar ise iki ya da üç kişi birleşerek daireler tutuyor." ifadelerini kullandı. "Kiralar 10 bin liradan başlıyor" Kira fiyatları hakkında da bilgi veren Büyükarslan, "Üniversite etrafında 1+1 daire minimum 10 bin liradan başlıyor. Geçen sene bu rakamlar 7-8 bin lira civarındaydı. Fiyatlar ortalama olarak geçen seneye yakın seyrediyor." diye konuştu. "Bütçesi olan aileler ev almaya yöneliyor" Konut satışlarına da değinen Büyükarslan, "Bütçesi olan aileler çocukları için ev alıyor. Öğrenci mezun olduktan sonra daireyi satıp gidiyorlar. Ayrıca kira geliri için 1+1 daire alan yatırımcılar da her zaman var." dedi.
30 Ağustos kutlamaları için Eskişehir’de trafik düzenlemesi
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:13 30 Ağustos kutlamaları için Eskişehir’de trafik düzenlemesi 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları için Eskişehir’de önemli bir trafik düzenlemesi yapılacak. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, 29 Ağustos Cuma günü saat 21.00 itibarıyla başlayacak olan kısıtlamalarla birlikte, 30 Ağustos Cumartesi günü Atatürk Bulvarı ve çevresindeki bazı yolların araç trafiğine kapatılacağını duyurdu. Bu süreçte sürücüler için alternatif güzergahlar belirlenirken, park yasağına uyulması konusunda da uyarı yapıldı. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında kent merkezinde bazı yolların araç trafiğine kapatılacağını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, 30 Ağustos 2025 Cumartesi günü saat 08.00 ile 12.00 arasında Atatürk Bulvarı üzerinde gerçekleştirilecek törenler nedeniyle trafik akışında geçici değişiklikler yapılacak. Bu kapsamda, Atatürk Bulvarı’nın Şehit Yzb. Tuncer Güngör Caddesi (Akarbaşı) Kavşağı ile Vali Ali Fuat Güven Caddesi arasında kalan bölümü araç trafiğine kapatılacak. Aynı zamanda bu güzergâha çıkan Kayhan, Sarmaşık ve Çolpan Sokak da trafik akışına kapalı olacak. Güvenlik tedbirleri nedeniyle bu alanda bulunan araçların güvenlik gerekçesiyle yerinden kaldırılacağı veya muhafaza altına alınacağı belirtildi. Trafiğe kapatılan yolları kullanmak isteyen sürücüler için alternatif güzergâhlar belirlendi. Vatandaşlar, Mustafa Kemal Atatürk Caddesi, Porsuk Bulvarı, Ali Fuat Güven Caddesi ve Atatürk Bulvarı’nın açık olan kısımlarını kullanabilecekler. Bir diğer alternatif rota ise Atatürk Bulvarı, Gençlik Bulvarı, Şehit Yzb. Tuncer Güngör Caddesi, Mustafa Kemal Atatürk Caddesi ve Cumhuriyet Bulvarı olarak açıklandı. Yetkililer, 29 Ağustos 2025 Cuma günü saat 21.00 itibarıyla kutlamaların yapılacağı güzergâhlarda park yasağı uygulanacağını ve sürücülerin trafik işaret ve görevlilerinin yönlendirmelerine uymaları gerektiğini önemle vurguladı.
Kızgın kumda kahveyi faklı aromalarla sunuyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:48 Kızgın kumda kahveyi faklı aromalarla sunuyor Kumda kahve geleneğini sürdüren Ersin Kortan, 13 farklı aromasıyla müşterilerine yeni tatlar sunuyor. Eskişehir’in en gözde bölgelerinden biri olan tarihi Odunpazarı Evleri’ndeki kahve ustası Ersin Kortan, kızgın kumda pişirdiği kahveleri özel sunumuyla müşterilerine ikram ediyor. Birinci nesil kahveci olduğunu belirten Kortan, kahvelerini kendine özgü pişirme yöntemiyle hazırladığını belirterek, "Biz kendi kahvemizi kendimiz öğütüyoruz. Orta kavrulmuş, ince çekilmiş kahvelerimiz taze olarak hazırlanırken, kumda 96-98 derece sıcaklıkta bakır cezvenin her yerine nüfuz eden ısı sayesinde kahve daha kaliteli bir kıvam almış olduğundan dolayı kahvenin kavrulması ve öğütülmesi en ideal şekilde gerçekleşiyor" dedi. "Kumda pişirme tekniği daha hijyenik" Osmanlı döneminde sokak kahvecilerinin közde kahve yaptığını hatırlatan Kortan, "Artık günümüzde hijyen açısından tercih edilmediğinden onun yerine kumda pişirme tekniğini uyguluyoruz. Tazelik bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. "13 çeşit aromayla kahvelerimizi zenginleştiriyoruz" Kortan, kahvelerini sadece kendi dükkanında değil, aynı zamanda paketli olarak Eskişehir ve farklı illerdeki marketlerde de satışa sunduklarını belirterek, "13 çeşit aromalı kahve hazırlıyoruz, gelen müşterilerimiz farklı tatlar denemek istediğinden biz de çilekli, portakallı, karamelli, narlı gibi aromalarla kahvemizi zenginleştiriyoruz" dedi. "Türk kahvesini en özgün haliyle yaşatıyoruz" Kortan, "Dünya üzerinde pişirilerek yapılan tek kahve Türk kahvesidir. Diğer kahve çeşitleri demleme veya damlatma yöntemiyle hazırlanır, ama biz bu geleneği sürdürerek Türk kahvesini en özgün haliyle yaşatıyoruz" diye konuştu.
(ÖZEL) Eskişehir’deki arkeoloji çalışmalarına 3 yıldır gönüllü olarak katılıyor
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:47 (ÖZEL) Eskişehir’deki arkeoloji çalışmalarına 3 yıldır gönüllü olarak katılıyor Fethiye’de yaşayan Sevil Mert ve Özgür Uzun çifti, Eskişehir’de Küllüoba Höyüğü’nde gerçekleştirilen arkeoloji çalışmalarına yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak katılarak tarihi keşiflere yerinde tanıklık ediyor. Seyahat yazarı olan Sevil Mert Uzun ve emekli eşi Özgür Uzun, yaklaşık 5200 yıl önce insanların yaşadığı değerlendirilen Küllüoba Höyüğü’nde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda görev alıyor. Yeni keşiflere kendi gözleriyle şahitlik etmek isteyen Uzun çifti, Fethiye’de yaşamalarına rağmen çalışmalara katılabilmek için 3 yıldır düzenli olarak binlerce kilometrelerce yol kat edip Eskişehir’e geliyor. Tamamen gönüllülük esasıyla ve maddi hiçbir beklentileri olmadan çalışmalara katkı sağlamaya gayret eden çift, binlerce yıl önce yaşayan insanların kullandığı objelere dokunmanın kendilerini heyecanlandırdığını belirtiyor. "Gün içinde malalarımız, kazmalarımız ve küreklerimizi elimizden ayırmıyoruz" Küllüoba Höyüğü’nde eşi ile birlikte neler yaptıklarını anlatan Seyahat yazarı Sevil Mert Uzun, "İlk olarak 2 haftayla başlamıştım. Bu sene 4 hafta boyunca burada gönüllü olarak çalışacağım. Fethiye’den geldik. Burada 1 günümüz nasıl geçiyor, kısaca ondan bahsedeyim. Çok sıcakta çalışmamak için güne sabahın erken saatlerinde başlıyoruz. Sabah 06.00 gibi kalkıyoruz, 06.30’da kahvaltımızı yapıyoruz ve 07.00 gibi alana gelmiş oluyoruz. Arada küçük bir çay molamız oluyor. Sonrasında 12.00’da alandan kazı evimizin olduğu noktaya, öğle yemeğine gidiyoruz. Buraya tekrar geri gelip 16.00’a kadar çalışmaya devam ediyoruz ve günümüzü bitiriyoruz. Kazı evine döndüğümüzde de o gün bir şeyler bulduysak onların temizlenmesi, arşivlenmesi ve raporlanması gibi çalışmalar yapılıyor. Yani burada sabah 06.00’dan akşam 18.00’a kadar bir çalışma süreci oluyor. Gün içinde malalarımız, kazmalarımız ve küreklerimizi elimizden ayırmıyoruz. Burası bir höyük olduğu için bol bol toprak çıkarıyoruz. Herhangi bir şey bulduğumuzda artık ince çalışmalara geçiyoruz. Fırçalarla, daha küçük aletlerle o bulduklarımızı sorunsuz ve sağlam bir şekilde toprak yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. "Herhangi bir maddi beklentimiz olmadan sadece tarihi keşfetmek için için buradayız" Tamamen gönüllü olarak çalışmalara katıldıklarından bahseden Sevil Mert Uzun, "Biz buraya tamamen gönüllü olarak geliyoruz. Arkeoloji benim zaten hobimdi ve bir arkeolojik kazıda bulunmayı çok istiyordum. Kazı başkanımız sağ olsun, bizi kabul etti. Biz karı-koca geliyoruz. Eşim de 3 yıldır benimle birlikte burada. Herhangi bir maddi beklentimiz olmadan sadece tarihi keşfetmek için için buradayız. Bulduğumuz şeyler büyük küçük olmadan hepsinden ben çok heyecan duyuyorum. Aslında 5000 yıl önce bir insanın kullandığı bir malzemeye dokunuyoruz. 5000 yıldır toprak altında ve sürpriz bir şekilde bizimle karşılaşıyor. İşin en heyecanlı kısmı o. Bir tane kap, küçük bir boncuk bile olsa hepsinden tek tek heyecan duyuyorum" şeklinde konuştu. "Hiç kırılmamış bir maşrapa bulmuştuk ve o bizi çok heyecanlandırmıştı" Sevil Mert Uzun’un eşi Özgür Uzun ise, yaklaşık 2 sene önce özel bir şirketten emekli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yaklaşık da 2 buçuk yıldır Küllüoba kazılarına gönüllü olarak eşimle birlikte katılıyoruz. Buradaki arkeolog ve sanat tarihi öğrencisi arkadaşlarla birlikte günlük olarak rutin bazı işlerimiz var. Onlar ne yapıyorsa biz de gönüllü olarak birebir aynısını birlikte yapmaya çalışıyoruz. Sabah erken kalkıyoruz, kazı yerine geliyoruz. Bir gün önceden planlanan bütün işleri öğlene kadar yapıyoruz. Havanın da müsait olduğu zamanlara göre bu işlerimizi öğleden sonraya kadar tamamlayıp kazı evine geçiyoruz. Kazı evinde de bazı işlerimiz var. Onları da tamamladıktan sonra günümüzü böyle bitirmiş oluyoruz. Aslında biz biraz daha uzmanlık gerektirmeyen işleri gönüllü olarak yapıyoruz. Bazen denk geldiğimiz küçük objeler oluyor. Onları bulduğumuz zaman biz pek dokunmuyoruz, uzman hocalarımıza söylüyoruz. Onlar bu bulgulara hemen müdahale ediyorlar. Geçen sene eşim ve Yusuf hocamızla birlikte bir maşrapa bulduk. Hiç kırılmamıştı ve o bizi çok heyecanlandırmıştı. Normalde biz Fethiye’de yaşıyoruz. Fethiye-Eskişehir arası araçla yaklaşık 7 saat. Biz hiç çekinmeden aracımıza atlayıp eşimle birlikte her sene bu arkadaşlarımıza yardım için geliyoruz. Bu kazıda bulunmaktan çok mutlu oluyoruz. Mayıs ortası veya sonu gibi başlıyoruz, ekim ayında sona eriyor. Bu sadece yaz sezonunda yapılabilen bir iş. Hocalarımız bizden vazgeçmediği sürece bu işi devam ettirmeye niyetliyiz."
Sosyal medyadaki aşılarla ilgili yanlış bilgilere inanmayın
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:35 Sosyal medyadaki aşılarla ilgili yanlış bilgilere inanmayın Özel Ümit Batıkent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kübra Erkilet, çocukluk çağı aşılarının önemine dikkat çekerek, "Aşılar çocuklarımızı kızamık, kabakulak, boğmaca, difteri, tetanoz, menenjit ve çocuk felci gibi ciddi ve ölümcül olabilen hastalıklardan korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir, ağır hastalık geçirme riskini azaltır, hastane yatışlarını önler" dedi. Sosyal medyada aşılarla ilgili ortaya atılan yanlış bilgilere de değinen Dr. Erkilet, 2025’te Danimarka’da yayınlanan 1 milyon 255 bin çocuk üzerinde yapılmış dev bir araştırmayı örnek gösterdi. Araştırmanın, çocukluk çağı aşılarının içerdiği alüminyumun otoimmün hastalıklar, alerjiler, otizm veya nörogelişimsel bozukluklarla hiçbir bağlantısının olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Erkilet, "Bilimsel veriler, aşıların güvenilirliğini net şekilde gösteriyor. Anne babalar çocuklarına gönül rahatlığıyla aşı yaptırabilir." diye konuştu. Meningokok menenjitine dikkat! Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Kübra Erkilet, Sağlık Bakanlığı aşı takviminde bulunmayan, fakat çocukların korunması açısından önemli olan ek aşılar hakkında da bilgi verdi. Son yıllarda meningokok menenjitine bağlı ölümler görüldüğüne dikkat çekerek, meningokok A, C, W, Y ve B serotiplerine karşı koruyucu aşıların bebeklik döneminde yapılmasını önerdi. Ayrıca rotavirüs aşısının da ishal nedeniyle gelişen ağır hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu belirtti. HPV aşısı da ihmal edilmemeli HPV aşısının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Erkilet, "HPV aşısı 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocuklarına uygulanabilir. Gelecekte kanser riskini azaltan en önemli koruyucu sağlık adımlarından biridir." dedi.
Anadolu Üniversitesi YKS 2025 tercihlerinde Kontenjanlarını doldurdu
28 Ağustos 2025 Perşembe - 17:15 Anadolu Üniversitesi YKS 2025 tercihlerinde Kontenjanlarını doldurdu Anadolu Üniversitesi, YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre kontenjanlarını aşan doluluk oranıyla dikkat çekti. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2025 yerleştirme sonuçları, Anadolu Üniversitesi’nin aday öğrenciler arasındaki güçlü konumunu ortaya koydu. Hem yüksek başarı sıralamasındaki öğrencilerin tercihlerinde öne çıkan hem de kontenjanlarını aşan doluluk oranıyla üniversite, Türkiye’nin en çok tercih edilen yükseköğretim kurumları arasında yer aldı. İlk tercihlerde yer aldı YKS 2025 sonuçlarına göre, ilk 20 bin başarı sıralamasındaki 600 öğrenci Anadolu Üniversitesi’ni tercih etti. 1.651 öğrenci üniversiteyi ilk 5 tercihine, 1.113 öğrenci ise ilk 3 tercihine yazdı. Bu veriler, üniversitenin öğrencilerin öncelikli tercihleri arasında güçlü bir şekilde yer aldığını gösterdi. Kontenjan doluluk oranı yüzde 102’yi aştı Örgün lisans ve önlisans programlarında 2.938 kontenjana karşılık 2.967 öğrenci, Açıköğretim programlarında ise 50.800 kontenjana karşılık 51.985 öğrenci yerleşti. Böylelikle Anadolu Üniversitesi, toplamda yüzde 102,3’lük doluluk oranına ulaştı. EDEV bursu kazanan isimler belli oldu Anadolu Üniversitesi, başarı gösteren öğrencilerini burslarla desteklemeye devam ediyor. Eğitimi Destekleme Vakfı (EDEV) kapsamında verilen karşılıksız başarı burslarını kazanan öğrenciler belli oldu. YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre; 9316’ncı sırayla Eczacılık Fakültesi’ne yerleşen A. K., 2427’nci sırayla Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’na yerleşen S. B. D., 2497’nci sırayla Hukuk Fakültesi’ne giren E. Ö., 621’inci sırayla Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Programı’na yerleşen İ. D., 689’uncu sırayla aynı fakülteye giren K. Ö. ve 4952’nci sırayla Hukuk Fakültesi’ne yerleşen D. S. burs almaya hak kazandı. Üniversite yönetimi, YKS ve özel yetenek sınavlarında üstün başarı gösteren öğrencilere verilen EDEV burslarının, maddi ve sosyal açıdan kapsamlı destek imkânı sunduğunu belirtti. Özel Yetenek Sınavlarına göre başarı bursu kazanan öğrenciler ise önümüzdeki günlerde açıklanacak. "Öğrencilerin öncelikli tercihi olmak gurur verici" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, tercih sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Üniversitemizin öğrenciler tarafından ilk sıralarda tercih edilmesi, akademik kalitemizin, çağdaş eğitim anlayışımızın ve güçlü kampüs yaşamımızın en somut göstergesidir. Yeni öğrencilerimizi donanımlı bir geleceğe hazırlamanın heyecanını yaşıyoruz" dedi.
Bakan Göktaş: "Türkiye’de 29 bin 615 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor"
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:57 Bakan Göktaş: "Türkiye’de 29 bin 615 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor" Eskişehir’de huzurevi açılışına katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün, Türkiye’de 464 kamu ve özel huzurevinde 29 bin 615 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Özellikle belirtmek isterim ki, huzurevlerimizde kalan ihtiyaç sahibi yaşlılarımızın tamamı bu hizmetten ücretsiz yararlanıyor" dedi. Bakan Göktaş, Orhangazi mahallesinde Fethi Yılmaz Sezer Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Program, saygı duruşu yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından, sırasıyla bağışçı Fethi Yılmaz Sezer, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş konuşma yaptı. Konuşmalardan sonra İl Müftüsü Muharrem Gül tarafından dua okunması ve kurdele kesimi ile devam eden programın ardından Bakan Göktaş, protokol eşliğinde huzurevi dolaştı. Bir vatandaşın Eskişehirspor atkısı hediye ettiği Bakan Göktaş, huzurevindeki yaşlıların elini öpüp onlarla sohbet etti. "Büyüklerimize ihtiyaç duydukları güveni ve huzuru hissettirmek vazifemizdir" Fethi Yılmaz Sezer Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin 203 kişilik kapasitesiyle Eskişehir’e sunulan önemli sosyal hizmet yatırımlarından birisi olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Bu kuruluşu şehrimize kazandıran hayırseverimiz Fethi Yılmaz Sezer’e, ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle kıymetli büyüklerimize sevgi dolu bir yaşam alanı sunacak bu merkezin hayırlı olmasını diliyorum. Kıymetli Misafirler, Bizim medeniyetimiz, insanı yalnız bırakmayan, ihtiyacı olana el uzatan bir anlayış üzerine kuruludur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda yürüttüğümüz tüm politikalarımızın temeli olan ’sosyal devlet’ dediğimiz anlayış, tam bu noktada hayat bulur. Sosyal devlet, ’İnsanı yaşat ki toplum yaşasın’ diyen bir hikmetin bugünkü karşılığıdır ve bu yüzden sosyal devlet, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir medeniyet çağrısıdır. Bu medeniyetin taşıyıcıları, bugünlere gelmesini sağlayanlar ise kıymetli büyüklerimizdir. Onlar, dünümüzün emekçileri, bugünümüzün rehberleri, yarınımızın duasıdır. Bu anlamda, büyüklerimize ihtiyaç duydukları güveni ve huzuru hissettirmek vazifemizdir" şeklinde konuştu. "Türkiye’de 29 bin 615 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor" Ulusal Vefa Programı ile 81 ilde yaşlılara kendi evlerinde, gündelik ihtiyaç desteği hizmeti sunduklarını ifade eden Bakan Göktaş, "Bu çerçevede, Eskişehir’de 57 personelimizle bin 80 vatandaşımıza vefa hizmeti sunuyoruz. Ayrıca Yaşlı Destek Programı ile yaşlılarımızın hizmetlerimize daha kolay erişmesini sağlıyoruz. Öte yandan, Evde Bakım Yardımı’yla bakıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza önemli bir destek sağlıyoruz. Bu sayede, ailelerinin yanında bakım hizmeti almalarını mümkün kılıyoruz. Eskişehir’de bu ay 3 bin 704 kişi bu hizmetimizden faydalandı. Bunun yanı sıra gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezimizde yaşlılarımıza ve ailelerine; rehberlik, danışmanlık, psiko-sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Bugün, Türkiye’de 464 kamu ve özel huzurevinde 29 bin 615 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Özellikle belirtmek isterim ki, huzurevlerimizde kalan, ihtiyaç sahibi yaşlılarımızın tamamı bu hizmetten ücretsiz yararlanıyor. Ayrıca, Eskişehir’de de 10 huzurevi ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde 595 yaşlımıza sıcak bir yuva sunuyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu huzurevimiz ile birlikte yatak kapasitemizi genişleteceğiz" ifadelerini kullandı. "Eskişehir yüzde 38.2 ortanca yaş ortalaması ile daha yaşlı bir nüfusa sahiptir" Türkiye’nin yaşlı nüfusunun arttığına dikkat çeken Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ise, şunları söyledi: "Bizler, ’Büyüklerine hürmet etmeyen, küçüklerine merhamet göstermeyen bizden değildir’ diyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Yaşlılarımız, geçmişimizle geleceğimiz arasında en sağlam köprüleri kuran, milli ve manevi değerlerimizi yarınlara taşıyan, bilgelikleriyle yolumuzu aydınlatan en kıymetli hazinelerimizdir. Onların hayat tecrübeleri, bizler için en değerli rehberdir. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, sadece ekonomik göstergelerle değil, aynı zamanda yaşlılarına ve bakıma muhtaç vatandaşlarına gösterdiği şefkat ve sunduğu imkânlarla ölçülür. Bu anlayışla, devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın öncülüğünde yaşlılarımızın hayat kalitesini artırmak, onlara hak ettikleri değeri göstermek ve kimseye muhtaç olmadan, huzur ve güven içinde bir hayat sürmelerini sağlamak için var gücüyle çalışmaktadır. Ülkemizin yaşlı nüfusu artmakta ve bu oran toplam nüfusumuz içinde yüzde 10’u aşmış bulunmaktadır. Türkiye ortanca yaş ortalaması yüzde 34.4 iken, Eskişehir yüzde 38.2 ortanca yaş ortalaması ile daha yaşlı bir nüfusa sahiptir. Bu demografik dönüşüm, bizlere yaşlı bakım hizmetlerinin ve sosyal altyapımızın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bu doğrultuda hazırlanan "Yaşlanma Vizyon Belgesi" ile hedefimiz, sadece barınma imkânı sunmak değil, aktif ve sağlıklı yaşlanma anlayışını hayata geçirerek, büyüklerimizin sosyal hayata katılımlarını teşvik etmek, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmektir." Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, AK Parti milletvekilleri Nebi Hatipoğlu, Fatih Dönmez ile Ayşen Gürcan, Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, MHP İl Başkanı İsmail Candemir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve İl Müftüsü Muharrem Gül katılım sağladı.
Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6 seviyesine ulaştı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:30 Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6 seviyesine ulaştı Eskişehir’de düzenlenen Yaşlılık Çalıştayı’nda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Geldiğimiz noktada Türkiye’de yaşlı nüfus oranı artık yüzde 10,6 seviyesine ulaşmış durumda. Tahminlere göre yaşlı nüfus oranının 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor. Etkili tedbirler alınmazsa 2100 yılına gelindiğinde ortanca yaşın 60’a çıkacağı belirtiliyor" dedi. Bir dizi programa katılım sağlamak üzere Eskişehir’e gelen Bakan Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde düzenlenen Yaşlılık Çalıştayı’na katıldı. Bakan Göktaş’ı Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak, diğer protokol mensupları ve il müdürlüğü personeli karşıladı. Programda açıklamalarda bulunan Bakan Göktaş, Türkiye’de güncel olarak yaşlı nüfus oranının yüzde 10,6 seviyesine ulaştığını belirtti. "Doğurganlık oranlarının düşmesiyle beraber yaş ortalamamız giderek artıyor" Bakanlık koordinasyonunda 81 ilde çalıştay düzenlediklerini söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de nüfus yapısının hızla değiştiğini ifade etti. Bakan Göktaş, "Yaşlı nüfus oranımız yıldan yıla artmaya devam ediyor. Doğurganlık oranlarının düşmesiyle beraber yaş ortalamamız giderek artıyor. Eskişehir de doğurganlık hızının en düşük olduğu şehirlerden biri. Bu demografik dönüşüm, ülkemiz için bir sosyal politika seferberliği anlamına geliyor. Geldiğimiz noktada Türkiye’de yaşlı nüfus oranı artık yüzde 10,6 seviyesine ulaşmış durumda. Tahminlere göre yaşlı nüfus oranının 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor. Etkili tedbirler alınmazsa 2100 yılına gelindiğinde ortanca yaşın 60’a çıkacağı belirtiliyor ve bu demografik dönüşüm yeni politikalar geliştirmemizi zorunlu kılıyor. Sağlıktan sosyal destek mekanizmalarına, emeklilik ve bakım hizmetlerinden şehir planlamasına kadar pek çok alanda yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor ve bu mesele hepimize önemli sorumluluklar yüklüyor. Yaşlılarımıza sunulan hizmetlerin sayısını ve niteliğini artırmak, farklı ihtiyaçlara göre çeşitliliğini artırmamız gerekiyor. Mesela, evde bakım hizmetlerinden gündüz yaşam merkezlerine, geriatri sağlığı altyapısından ulaşım ve barınma düzenlemelerine dek geniş bir yelpazede çalışmalara ihtiyaç var. Yaptığımız Yaşlı Profili Araştırması’nda yaşlıların yüzde 64,4’ünün kendilerini en çok mutlu eden şeyin ’aileleri’ olduğunu belirtmişlerdi. Yine araştırma ile Türkiye’de 1,6 milyon yaşlının tek başına yaşadığını ve yaşlıların yüzde 86,6’sı evde yalnızken kendini güvende hissettiğini belirttiklerini tespit etmiştik. Bu nedenle yaşlılarımızın kurum bakımı yerine evde aileleriyle ve yakın çevreleriyle beraber yaşamalarını öncelyen hizmetlerimizi güçlendiriyoruz. Bu alandaki hizmet ve politikaları da ancak, merkezi ve yerel düzeyde bütüncül bir anlayışla ortaya koyacağımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Aileyi güçlendirmek istiyorsak, önce aile büyüklerimize sahip çıkmalıyız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 2025’in ’Aile Yılı’ ilan edilmesinin anlamlı bir adım olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, "Bu özel yıl kapsamında, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik birçok proje ve etkinlik hayata geçiriyoruz. Yaşlılık politikalarını uzun vadeli ve daha bütüncül bir bakış açısıyla ele almamızın bir yansıması olan yaşlılık şurası bu çalışmalardan sadece biridir. Aile Yılı’nın yaşlılık politikalarıyla ilişkisi son derece güçlü. Yaşlılarımız, ailenin kuşaklar arası hafızası ve toplumsal değerlerin taşıyıcısıdır. Aile, sadece anne, baba ve çocuklardan oluşmaz. Dede ve ninelerin varlığı, anıları, nasihatleri ve tecrübeleri bizlere her daim yol gösteriyor. Dolayısıyla aileyi güçlendirmek istiyorsak, önce aile büyüklerimize sahip çıkmalı, onları aile hayatının merkezinde tutmalıyız. Büyüklerine hürmet eden, onları baş tacı yapan bir aile yapısı, genç nesillere en güzel örnektir. Bu nedenle 2025 Aile Yılında, ailemizi koruyup güçlendirirken, büyüklerimizin rolünü de yüceltmek durumundayız" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’in ortanca yaşı yüzde 38,2" Türkiye’de yaşlılıkla ilgili çalışmalara altyapı oluşturma bakımından Eskişehir’deki bu çalıştayın da önemli katkılar sunacağına inandığını dile getiren Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ise, şunları söyledi: "Türkiye’ye baktığımızda yüzde 34,4 ile ortanca yaş ortalaması varken, Eskişehir’in ortanca yaşı yüzde 38,2. Biraz önce sayın bakanımızın, milletvekilimizin de ifade ettiği gibi Türkiye ortalamasının üzerinde bir yaşa sahibiz. Önümüzdeki süreçte de bununla ilgili politikaların belirlenmesinde bu çalıştayın önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Çalıştayın hayırlı olmasını diliyorum." Program, Bakan Göktaş’a kadınların el emeği ile yaptığı bir tablonun hediye edilmesi ve toplu fotoğraf çekilmesi ile sona erdi.
Seyitgazi’de yanan ormanların yerine yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapılacak
28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:18 Seyitgazi’de yanan ormanların yerine yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapılacak Seyitgazi ilçesinde yanan ormanların yerine, hazırlanacak projeler ve yapılacak çalışmalar sonucunda yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapılacak. Yanan orman alanlarında yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapmak için Eskişehir’de bulunan 4 sivil toplum kuruluşunu (STK) temsilen; Hace Derneği Başkanı Necmettin Başkut, Kızılelma Turan Derneği Başkanı Ahmet Hızlan, ESVAK Eskişehir Şube Başkanı Metin Çalışır ve Mahmudiyeliler Dernek Başkanı Vehap Çimenler ve Yönetim Kurulu üyeleri Eskişehir Orman Bölge Müdürü İsmail Çetin’in makamında bir araya geldi. Yanan ormanların yerine tekrar ağaçlandırmak için yapılacak çalışmalar ve projeler konusunda fikir alışverişi gerçekleştirildi. Bu çalışmalar ve projeler konusunda, 4 sivil toplum kuruşu her yönden tam destek verdi. Platform sözcüsü Necmettin Başkurt, ‘’Bizler Eskişehir’de faaliyet gösteren 4 sivil toplum kuruluşu olarak 10 şehidimizin anısına, yanan ciğerlerimizin yeniden yapılandırılması için yapılacak çalışma ve projelerde Orman Bölge Müdürlüğü ile birlikte hareket etmek için ziyaretimizi gerçekleştirdik. Bu fikri ortaya atan bir özel çocuk annesidir. Bizleri tetikleyen, harekete geçiren anneye de şükranlarımızı arz ederiz’’ dedi. Eskişehir Orman Bölge Müdürü, İsmail Çetin ise, "Maalesef küresel iklim değişikliği ve insan odaklı sebeplerden dolayı ülkemizin birçok noktasında içimizi acıtan orman yangınları sebebiyle hektarlarca alan kül oldu. Yapılan çalışmalar ve projeler sonucunda yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapılacaktır. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve insanımız bu faaliyetlerde bizlerle birlikte çalışmak için müracaat etti. Sizlerin katkısı da bizlere güç ve kuvvet verecektir. Birlikte güzel işler başaracağız, hayatını kaybeden arkadaşlar şehitlerimizdir. Allah rahmet eylesin, mekânları cennet olsun’’ dedi. Program sonunda: Dernek Başkanı Ahmet Hızlan tarafından Eskişehir Orman Bölge Müdürü, İsmail Çetin’e plâket takdim edildi.
Anadolu Üniversitesi akademik yayıncılıkta küresel hedeflerini duyurdu
28 Ağustos 2025 Perşembe - 12:08 Anadolu Üniversitesi akademik yayıncılıkta küresel hedeflerini duyurdu Anadolu Üniversitesi, yeni markası "Anadolu Üniversitesi Press" ile dünya çapında akademik yayıncılıkta söz sahibi olmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi, akademik üretimi dünya çapında görünür kılmak amacıyla yeni yayıncılık markası ‘Anadolu Üniversitesi Press’in tanıtımını yaptı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin yalnızca eğitimde değil, akademik yayıncılıkta da küresel ölçekte etkili olmayı hedeflediğini vurguladı. "Amacımız, Anadolu Üniversitesi’ni bir dünya markası haline getirmektir" Üniversitenin sosyal sorumluluk vizyonuna dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Üniversite olarak hedefimiz yalnızca eğitim vermek değil, aynı zamanda bulunduğu ilden başlayarak ülkeye ve dünyaya sosyal sorumluluk kapsamında katkılar sunmaktır. Bugün açılışını yaptığımız Anadolu Üniversitesi Press, sadece üniversitemiz akademisyenlerinin değil, dünyanın dört bir yanındaki bilim insanlarının kaliteli yayınlarını akademik bir çatıda buluşturmayı amaçlıyor. Burada bir yayın tanıtımı değil, kalıcı bir akademik değer üretim süreci başlatıyoruz. Amacımız, Anadolu Üniversitesi’ni akademik yayıncılıkta da bir dünya markası haline getirmek" dedi. "Akademik çalışmalarımızın yüzde 78’i Q1 ve Q2 indeksli dergilerde" Akademik yayınların niteliğine vurgu yapan Adıgüzel ayrıca, "Akademisyenlerimizin uluslararası indekslerdeki başarısı, disiplinler arası üretim gücümüzün en önemli göstergesidir. 2024 yılında üretilen akademik çalışmamızın yüzde 78’i Q1 ve Q2 indeksli dergilerde yer aldı. Bu kaliteyi Anadolu Üniversitesi Press çatısı altında büyüterek hem ülkemizin hem de dünya akademisinin hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Bu adım, yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin de bilimsel üretim gücünü destekleyecek" ifadelerini kullandı. "Kitaplara yalnızca basılı değil, dijital olarak da ulaşılabilecek" Akademik yayınların erişilebilirliğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu ise, "Türkiye’de uluslararası standartlarda yayın yapan yayın evi sayısı oldukça az. Biz artık kendi markamızla bilimsel kitapları, hakemli dergileri, çevirileri ve nitelikli eserleri yayımlayacağız. Kitaplarımız yalnızca basılı değil, dijital formatlarda da ulaşılabilir olacak. Amacımız, uluslararası indekslerde güçlü bir yayıncı kimliği kazanmak ve Anadolu Üniversitesi markasını dünya akademisine taşımaktır" diye konuştu.