Yerel Haberler
Eskişehir
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:27 Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, İBAN dolandırıcılığıyla ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Son zamanlarda artan dolandırıcılık olaylarında kullanılan hesap kiralama yöntemi ile özellikle gençler olmak üzere birçok vatandaş mağdur edilirken, banka hesaplarını kiralayanlar ve kullandıranlar ağır cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Bu kapsamda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vatandaşların bilinçlendirilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla farkındalık çalışması başlatıldı. İlki Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde (ESTÜ) gerçekleşen panelin ikincisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yapıldı. "Ciddi sonuçları var" ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde bulunan Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Karakülah, "Bu süreçte dikkat çekmek istediğimiz konulardan biri ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanmasıdır" dedi. "Bu durum telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır" Özellikle gençelerin ve üniversite öğrencilerinin kolay kazanç vaadiyle ya da farkında olmadan banka hesaplarını kullandırdıklarını vurgulayan Başsavcı Karakülah, "Bilinmelidir ki bu tür davranışlar sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile, suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmektedir. Bu durum da telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır. Sevgili öğrenciler, hiçbir maddi kazanç vaadi, geleceğinizi riske atmaya değmez. Banka hesapları kişiye özeldir ve hukuken sorumluluğu da tamamen hesap sahibine aittir. ‘Sadece hesabını kullanacağız’, ‘Kısa süreliğine lazım’, ‘Hiçbir sorumluluğun olmayacak’ gibi ifadeler çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemlerdir" şeklinde konuştu. Öğrencilerle soru-cevap yapıldı Konuşmanın ardından gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile birlikte Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen, panele katılan öğrencilere bilişim suçları ve banka hesaplarının kullandırılmasının sonuçları ile ilgili bilgiler aktardılar. Katılımın yoğun olduğu panel, öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplanarak sonlandı. Programa; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ın yanı sıra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Cumhuriyet Savcıları ile birlikte çok sayıda akademisyen ve üniversite öğrencisi katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:22 TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından başlatılan ‘İktisat Buluşmaları’ etkinliğinin ilki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Akçay konuşmasında, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" dedi. ‘Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Enflasyonla Mücadele: Türkiye’den Dersler’ konulu seminerde konuşan Dr. Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele konusuna değinerek, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün, alışılagelmişin dışında, daha teknik ama bir o kadar da güncel veriler üzerinden Türkiye ekonomisinin rotasını ve enflasyon görünümünü konuşmak istiyorum. Biz göreve geldiğimizde enflasyon nasıldı, şimdi nasıl? Buna bu şekilde bakmalıyız. İki yıl on aylık süreçte 12 puanlık bir düşüş sağladık. Ancak ‘Bu kadar mı yaptınız?’ demek de ayrı bir problemdir. İkinci problem ise aktarım mekanizmasıdır. Merkez bankasının faiz politikası sonrasında bu aktarımın ekonomiye, diğer faizlere, toplam talebe ve buradan enflasyona nasıl yansıdığını ifade eden mekanizmanın, biz göreve geldiğimizde işleyebilmesi için gerekli olan bütün bağlantıları kopuktu" dedi. "Bankanın sisteme ihtiyacı yoksa, yukarı çekilen faizin karşılığı olmuyor" Akçay, sözlerinin devamında, "Bizden önceki dönemlerde şirketlerin, sürreal faizlerle kendilerini fonlayarak nakit biriktirmiş olmaları, bankacılık sistemine ihtiyaç duymadıklarının göstergesidir. Eğer siz politika faizini çok yüksek bir seviyeye çekerseniz, normal şartlarda diğer tüm faizler de buna paralel olarak yükselir. Sistemde kendini fonlama ihtiyacı olan şirketler, bu yüksek maliyetler nedeniyle zorlanır. Ancak bankacılık sistemine ihtiyaç yoksa, yukarı çekilen faizin bir karşılığı olmaz" ifadelerini kullandı. Bu tür konferansların devam etmesi planlanıyor TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve seminer sona erdi. Kamu ve üniversite çevrelerini bir araya getirmeyi hedefleyen seminer dizisinin ilk buluşmasında Türkiye ekonomisi ve enflasyon konuları ele alındı. Düzenli olarak devam etmesi planlanan bu konferanslar zinciriyle ekonomi dünyasından önemli isimlerin akademiyle buluşturulması hedefleniyor. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Halil Cem Sayın, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Kutlu, öğretim elemanları ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:52 Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Klimaların düzenli bakımı hem cihaz ömrü hem de insan sağlığı açısından çok önemli
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:52 Klimaların düzenli bakımı hem cihaz ömrü hem de insan sağlığı açısından çok önemli Araçlarda özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan klima sistemlerinin düzenli bakımı, hem cihaz ömrü hem de insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Klima ustası Ersin Zor, "Kompresörün bozulmaması için her yıl bakım şart" diye belirtti. Yaz sıcaklarında klima kullanımının neredeyse zorunlu hale geldiğini belirten Zor, soğutsa da 2-3 senede klimanın yıllık bakımının yapılması gerektiğini anlattı. Ersin Zor, "Kendi sağlığımız için içerisindeki polen filtresinin her yıl değiştirilmesi gerekirken soğuk kısmın da kullanıma bağlı olarak 2-3 ayda bir kontrol edilmesi şart" ifadelerini kullandı. Yaz ve kış aylarının bakım sıklıklarından bahseden Zor, "Özellikle yazın insanlar tatile gittiğinden dolayı araçlarını daha fazla kullanıyor. Kışın ise okulların açılmasıyla birlikte araç kullanımı düştüğünden dolayı uzun süre bakım yapılmayan klimalarda daha fazla arıza meydana geliyor" dedi. "Kompresörün bozulmaması için her yıl bakım şart" Yılda bir kez yapılması gereken klima bakımlarının ihmal edilmesi durumunda, klima kompresörü yağının bozulduğunu söyleyen Zor, "Kompresörün zarar görmemesi için 2-3 yılda bir değil, her yıl bakım yapılması şart" ifadelerini kulandı. "Yüksek devirdeyken klimalar açılıp kapatılmamalı" Araç klimasının doğru kullanımı hakkında da bilgiler veren Zor, yüksek devirdeyken klimanın açılıp kapatılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Gazdan ayağımızı çekip motor rölantiye düştükten sonra klimayı açmak, ön taraftaki kavramanın zarar görmesini önlediğinden dolayı klimanın ömrünü uzatır" dedi. Araç içerisindeki hava için ozon uygulaması ve dezenfekte işlemlerinin de önemli olduğuna dikkat çeken Zor, "Eğer klimanızdan kötü koku geliyorsa, bizi ziyaret ederek hem bilgi alabilir hem de dezenfekte işlemini yaptırabilirsiniz. Bunun için özel ilaçlarımız mevcut" şeklinde konuştu. "Yılbaşından sonra fiyatlar güncellenmiş oluyor" Fiyatlarla ilgili de bilgi veren Zor, "Senelik sabit fiyat çıkardığımızdan dolayı ocaktan aralık ayına kadar fiyatlar değişmiyor. Ancak yılbaşı geçtikten sonra her şeye zam geldiğinden dolayı fiyatlar güncellenmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Güneş altında kalan araçların klima çalıştırılmadan önce camları açılıp havalandırılmalı" Cam açıkken klima kullanımının bir zararı olmadığını belirten Zor, güneş altında kalan araçlarda klima çalıştırılmadan önce camların açılarak içerinin havalandırılması gerektiğini söyledi. Son olarak vatandaşlara uyarıda bulunan Zor, "Klimalarımızın zamanında bakımını yaptıralım" diyerek sözlerini tamamladı.
Mağaraları görebilmek için yüzlerce basamak çıkıyorlar
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:42 Mağaraları görebilmek için yüzlerce basamak çıkıyorlar Eskişehir’de bulunan İnönü Mağaraları’na turistik amaçlı gelen vatandaşlar, zor da olsa bu doğal güzellikleri görebilmek için yüzlerce basamak çıkmayı göze alıyor. İnönü İlçesi’nde bulunan İnönü Mağaraları ilçeye turistlik amaçlı gelen vatandaşların ziyaret noktalarından biri oluyor. İnönü Belediyesi tarafından yapılan merdivenler sayesinde gelen turistler bu doğal güzellikleri görebiliyorlar. Gezi amaçlı mağaraya çıkmak isteyen turistler yapılan merdivenleri kullanarak yüzlerce basamak çıkıyorlar. Öte yandan ise bu mağaralar sadece turistik amaçlı değil yer yer televizyon dizilerinde de sahne olarak da kullanılıyor. "Misafirlerimi gezdirmeye geldim" Gezi amaçlı ilçeye gelen misafirlerini mağarayı göstermek isteyen Nermin Kısıkkaya, "Eskişehir’de oturuyorum. Misafirlerimi gezdirmeye geldim. İnönü’nün turist çeken bir yerimiz, mağaralar. Zaten şu gördüğünüz merdivenler falan belediye başkanı tarafından yeni yapıldı. Eskiden kırık dökük beton merdivenler vardı. Çıkması zordu sanırım. Evet. Sıkıntıyı sıkıntı yaşıyorduk. Şu an çok iyi oldu. Gelen giden de bildiğimiz kadarıyla ziyarete çok fazla var. Okuldan öğrenciler falan da geliyor. Gezmeye geliyorlar. Gezme geliyorlar tabii. Güzel. Burada ayrıca televizyon dizisinin bir bölümü de burada çekilmişti" şeklinde konuştu.
Çocuk Üniversitesi’nde minikler seramikle hayal güçlerini geliştirdi
21 Ağustos 2025 Perşembe - 15:04 Çocuk Üniversitesi’nde minikler seramikle hayal güçlerini geliştirdi Anadolu Üniversitesi Çocuk eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, çocuklara seramik sanatını deneyimleme ve hayal güçlerini geliştirme fırsatı sundu. Anadolu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, çocukların estetik algılarını geliştirmeyi, hayal güçlerini beslemeyi ve el becerilerini güçlendirmek amacıyla atölye çalışması düzenledi. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Dekor Atölyesi’nde düzenlenen Seramik Şekillendirme Atölyesi, 7-12 yaş aralığındaki çocukların yoğun katılımı ve çalışmalarıyla başarıyla tamamlandı. Beş gün boyunca seramikle tanıştılar 13-19 ağustos tarihleri arasında gerçekleşen beş günlük programda çocuklar, seramik sanatının temel aşamalarını birebir deneyimledi. Hayvan figürlerinden fincan ve kaselere kadar farklı objeler tasarlayan minik katılımcılar, yüzey dekorlarını mühür tekniğiyle süsledi. Bisküvi pişirimi, dekorlama ve sır pişirimi gibi süreçlerde de aktif rol aldı. Sanat eğitimine akademik dokunuş Atölye, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Duygu Kahraman ve Seramik Bölümü’nden Arş. Gör. Esra Öztürk Razi yürütücülüğünde sınırlı kontenjanla gerçekleştirildi. Çocukların üretim süreçlerine doğrudan katılımını hedefleyen program, sanatsal ifade becerilerinin yanı sıra problem çözme ve yenilikçi düşünme yeteneklerine de katkı sağladı. Hayal gücü seramiğe yansıdı Sanatla tanışmanın, erken yaşta üretici potansiyeli açığa çıkarmanın ve üretme sürecinden keyif almanın önemini bir kez daha vurgulayan Seramik Şekillendirme Atölyesi; çocukların hayal gücünü seramiğin şekillendirici diliyle buluşturdu. Etkinlik sonunda ortaya çıkan özgün eserler, minik katılımcıların büyük hayallerini ve sanata olan tutkularını gözler önüne serdi.