Yerel Haberler
Eskişehir
Topraktan gözünü ayırmadan ’dolaman’ avı: "Altın bulsam bu kadar sevinmem"
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:15 Topraktan gözünü ayırmadan ’dolaman’ avı: "Altın bulsam bu kadar sevinmem" Eskişehir’de ilkbahar yağmurlarının ardından özellikle kırsal alanlarda toprak altında yetişen ve kilogram fiyatı bin 500 TL’den alıcı bulan dolaman isimli mantarı bulmak için vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden hava kararana kadar arayışlarına devam ediyor. Odunpazarı ilçesinin kırsal bölgelerinde vatandaşlar tarafından aranan ve bir mantar çeşidi olan dolaman isimli mantar çeşidini aramak isteyen vatandaşlar, uzun süreler boyunca uğraş veriyorlar. Trüf mantarların bir çeşidi olan ve toprak altında yetişen dolamanı bulmak için ucu sivri demir çubuklardan yararlanılıyor. Genellikle ilkbahar yağmurlarından sonra toprak altında yetişen mantarın kilogram fiyatı ise bin 500 ile 2 bin TL arasında değişiyor. Eskişehir’de vatandaşlar günün erken saatlerinde arayışlarına başlayıp günde yaklaşık 3 kilogram bahse konu mantarı topladıktan sonra, evlerinin yolunu tutuyor. Kimi esnaf sabah saatlerinde dükkanlarını açmadan dolaman avına başlıyor. Tadı kuzu etine benzetilen mantarın en çok közlemesi ve sote şeklinde pişirilmesi tercih ediliyor. "Güneş açtığında başlayıp hava kararana kadar toplamaya devam ediyoruz" Eskişehir’de sanayi esnafı olan 43 yaşındaki Alaattin Çetin, "Dolaman mantarı aslında Konya’da daha çok oluyor. Babalarımızdan, dedelerimizden gördüğümüz için onlardan öğrendik dolaman mantarını ve toplamasını. Diğer mantarlardan farklı olarak dolaman mantarının proteini daha yüksek, etten bile yüksek proteini var. Tabii fazla tüketimi de tansiyonu yükseltiyor. Tadı kuzu etine benziyor, ekmeksiz bile yeseniz değişik doyurucu bir tadı var. Bu mantar közde yapılır, fırında, tereyağında kavurarak, yumurtayla yapılabiliyor. Sabah güneş açtığında toplamaya başlayıp hava kararana kadar toplamaya devam ediyoruz. Sadece öğlen yemek yemeye oturuyoruz. Onun dışında durmadan bütün gün topluyoruz" dedi. "Altın bulsam bu kadar sevinmem" Yaklaşık 30 yıldır dolaman arayan Fevzi Tek, "Ben 50 yaşımdayım, yaklaşık 20 yaşımdan beri topluyorum dolaman mantarını. Tadını kuzu etine benzetiyoruz ama kuzu etinden de tatlı. Kırsal bölgelerde çıkıyor çoğunlukla. Yağmur yağdıkça sayısı artıyor. Biz satmıyoruz ama arkadaşlar satarken az önce şahit oldum, kilogramını bin 500 TL’ye sattıklarına şahit oldum. Dolaman mantarını toplaması da çok zor. Mesela akşama kadar dolaşsak 3 kilo falan ancak toplanıyor. Eğer eylül-ekimde yeterince yağmur yağarsa nisanın sonundan mayısın sonuna kadar toplanıyor. Dolaman mantarını bulduğumda çok seviniyorum. Bence altından bile daha değerli. Altın bulsam bu kadar sevinmem. Doğada sessiz sakin bir şekilde toplaması da çok zevkli" diye konuştu.
ESMİAD öncülüğündeki buluşmada hukuk, devlet ve uzmanlar aynı sahnede yer aldı
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:12 ESMİAD öncülüğündeki buluşmada hukuk, devlet ve uzmanlar aynı sahnede yer aldı Eskişehir Müteşebbis İş Adamları Derneği (ESMİAD) tarafından düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele" panelinde hukukçular, kamu temsilcileri ve uzmanlar bir araya gelerek şiddete karşı yol haritasını açıkladı. 6284 sayılı kanundan psikolojik destek süreçlerine kadar birçok konunun ele alındığı programda, "Şiddetle mücadele bir gün değil, her günün meselesidir" mesajı verildi. Eskişehir’de 2 Mayıs tarihinde ESMİAD tarafından düzenlenen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele" etkinliği, geniş katılımı ve verdiği mesajlarla kamuoyunda dikkat çekti. Kadına karşı şiddetle mücadelede farkındalık oluşturmak, kadınların haklarını bilinçli şekilde kullanmalarını sağlamak ve devlet mekanizmalarını doğrudan anlatmak amacıyla gerçekleştirilen programda; hukukçular, kamu temsilcileri ve uzman isimler aynı sahnede buluştu. 6284 sayılı kanun ve kadının korunması Moderatörlüğünü gazeteci Aybüke İnce’nin üstlendiği panelin ilk konuşmacısı olan Av. Prof. Dr. Hakan Karakehya, kadına yönelik şiddet durumunda izlenmesi gereken hukuki süreçleri anlattı. Özellikle 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma tedbirleri, uzaklaştırma kararları ve kolluk sürecinde yapılması gerekenler hakkında bilgiler paylaştı. Kadınların haklarını zamanında ve doğru şekilde kullanmalarının hayati önem taşıdığını vurgulayan Karakehya, şikâyet sürecinin bilinçli yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Savcılık Makamı: Devletin koruyucu gücü Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ayhan Gökalp, savcılık makamının kadına yönelik şiddetle mücadeledeki rolünü anlattı. Şiddet vakalarında hızlı müdahalenin önemine dikkat çeken Gökalp, Eskişehir’de uygulanan pilot çalışmalar ve etkin koruma mekanizmaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Devletin bu konuda kararlı bir duruş sergilediğini belirten Gökalp, kadınların hukuki süreçlerde yalnız olmadığını ifade etti. ŞÖNİM desteği: Devletin sahadaki eli Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Nurten Verim Bal, şiddete maruz kalan kadınlara devlet tarafından sağlanan destekleri anlattı. Sığınma evleri, sosyal destek mekanizmaları ve şiddet sonrası yürütülen süreçler hakkında bilgiler paylaşan Bal, kadınların bu hizmetlerden çekinmeden yararlanması gerektiğini vurguladı. Psikolojik boyut: Şiddet sonrası iyileşme süreci Programın son konuşmacısı Psikolog Tuba Öz, şiddetin birey üzerindeki psikolojik etkilerini ve bu süreçte izlenmesi gereken yolları ele aldı. Fiziksel ve psikolojik şiddetin uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Öz, kadınların psikolojik destek almaktan kaçınmamaları gerektiğini ifade etti. Katılım ödülleri takdim edildi Programın sonunda konuşmacılara katılım ödülleri takdim edildi. ESMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Sinlenmez, sahneye davet edilerek etkinliğe katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti ve ödüllerini takdim etti. "Bu mücadele bir gün değil, her günün meselesidir" ESMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Sinlenmez, yaptığı değerlendirmede kadına yönelik şiddetin yalnızca belirli günlerde değil, her gün mücadele edilmesi gereken bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı. Sinlenmez, "Kadınlarımızın kendilerini güvende hissettiği, haklarını bildiği ve güçlü durduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:25 Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.