Yerel Haberler
Eskişehir
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:14 Kazım Karabekir’in hatırası Anadolu Üniversitesi’nde yaşatıldı Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne konuk oldu ve Cumhuriyetin önemli isimlerinden olan babasını anlattı. Tarihi olayları her zaman ikincil kaynaklar ve arşivden öğrendiğini dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, etkinlikte Timsal Karabekir’in katılımı ile canlı dinlemenin büyük önem arz ettiğini belirterek, "Tarihî gerçekleri kitaplardan okumak birtakım ikincil kaynaklardan öğrenmeye çalışmak tabii ki pek çok tarihçinin en çok kullandığı yöntem ama bugün burada bir canlı tarih anlatısını hep birlikte yaşamış olacağız. O zor günlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ilk temel taşların oturduğu Rus Savaşı’nın yürütüldüğü toprakların tekrar geri kazanıldığı dönemlerin içinde yaşamış, canlı bir tanıdığından bu dönemleri dinlemek hepimiz için çok önemli olacak" ifadelerine yer verdi. "Toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar" Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır her Türk gencinin tarihini bilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayarak, "Tecrübe aktarımları önemlidir. Hem yaşarken kendi kahramanlarımızın kendi aktarımları hem de aileden dinlediklerimizi yazarak aktarmak önemlidir. Çünkü toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar. Eğer tecrübe aktarımlarını kesersek, hafıza için ciddi bir sıkıntı oluşur. Her nesil kendi tecrübesini kendi oluşturmaya kalktığında devamlı her nesil gidip duvara kendini vura vura o tecrübeyi elde etmeye çalışır. O açıdan bugün önemli bir gün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusunu, kurucularını burada ciddi rol oynayan kahramanları anmak, unutmamak önemli. Onların yaşantılarını dinlemek de önemli" dedi. "Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer" Babasının hayatını katılımcılarla paylaşan Timsal Karabekir kişinin kendi tarihini bilmesinin neden önem arz ettiğini şöyle anlattı: "Kars’ta Gazi Muhtar Paşa Konağı’nda bir levha gördüm. Diyordu ki ‘Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer.’ Dolayısıyla coğrafyamıza sahip çıkmak istiyorsak tarihimizi hepimiz en az bir tarihçi kadar bilmek zorundayız. Evvela Allah’a şükretmemiz lazım. Osmanlı’nın en güç zamanları; can kaybediyoruz, kan kaybediyoruz, toprak kaybediyoruz. Allah’ın lütfuna bakın ki başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o ilahi kadroyu dünyaya gönderiyor. O anda hepsinin beraberlikle can ve kan birliği olarak vatanı savunmaya gelmeleri şükretmemiz gereken çok büyük bir olay." "Karakalem portresi tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir" Timsal Karabekir, Kazım Karabekir’in "Doğu’nun Fatihi" ve "Yetimlerin Babası" unvanlarını almasını sağlayan olayları da şöyle anlattı: "Doğu Cephesi’nde sivil halkın maruz kaldığı akıl almaz zulümler karşısında sarf ettiği ‘Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin’ sözleri, yaşanan acıların boyutunu gözler önüne serdi. Ancak o, sadece sahipsiz kalan Türk evlatlarını değil, ortada kalan Ermeni çocuklarını da kurtarmış ve onları eğiterek meslek sahibi yapmıştır. Trabzon’daki Ermeni yetimlerinin, altını ‘Yetimler Babası Kahraman Kazım Karabekir Paşa Hazretleri’ diyerek imzaladıkları karakalem portresi, tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir." Kazım Karabekir’in çocukluğundan askerliğine ve sonrasında savaş maceralarına kadar birçok detayı ele alan Timsal Karabekir, babasının mücadeleci ruhunu ve nasıl bir insan olduğunu da dinleyicilere aktardı. Birçok fotoğraf ve hatıralarını babasını anlatan Timsal Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk ve diğer cumhuriyet kahramanlarının içinde bulunduğu arşiv fotoğraflarını ve belgeleri de katılımcılarla buluşturdu. Soru cevap kısmının ardından etkinlik sonunda Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Timsal Karabekir’e plaket takdim etti. Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Polat, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kazım Karabekir’in torunu Gülden Gazioğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:13 Gezeravcı, Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelecek Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştiren astronot Alper Gezeravcı, uzay yolculuğu deneyimlerini ve Türkiye’nin milli teknoloji vizyonunu paylaşmak üzere Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelecek. 6 Nisan Pazartesi günü Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirilecek etkinlikte astronot Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) görev sürecinde edindiği deneyimleri katılımcılarla paylaşacak. Türkiye’nin uzay alanındaki ilk insanlı misyonunun detaylarının ele alınacağı programda, uzayda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, görev sürecinde karşılaşılan deneyimler ve uluslararası iş birliklerinin önemi üzerinde durulacak. Etkinlikte ayrıca Türkiye’nin uzay ve teknoloji alanındaki uzun vadeli hedeflerine değinilerek, milli teknoloji hamlesi kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verilecek. Öğrencilerle etkileşimli bir ortamda gerçekleşmesi planlanan programda katılımcılar, uzay yolculuğu sürecine dair merak ettikleri soruları doğrudan yöneltme fırsatı bulacak. Etkinliğin öğrencilerin uzay bilimlerine olan ilgisini artırmasının yanı sıra kariyer planlamalarına da katkı sağlaması hedefleniyor. Astronot Alper Gezeravcı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan tarafından yürütülen "Uzay Turizmi" dersi kapsamında öğrencilerle bir araya gelecek. Bu buluşmanın bilim, teknoloji ve uzay alanında farkındalık oluşturması ve gençlerin geleceğin mesleklerine yönelik motivasyonlarını artırması bekleniyor.
Başkan Kesikbaş, "Eskişehir Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmaya devam edecektir"
17 Temmuz 2025 Perşembe - 12:50 Başkan Kesikbaş, "Eskişehir Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmaya devam edecektir" Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de faaliyet gösteren firmaların Haziran 2025’te 371,2 milyon dolar ihracat yaptığını söyledi. Eskişehir ihracatının yılın ilk altı ayında önemli bir artış yakaladığını belirten Kesikbaş, "Açıklanan verilere göre, Eskişehir ihracat rakamı ilk altı ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,1 oranında artarak 2,25 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kentimiz için değer oluşturan sanayicilerimizi ve tüm çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Üretim altyapısının desteklenmesi gerekiyor Açıklamasında ihracat artışının memnuniyet verici olduğunu belirten Başkan Kesikbaş, sanayi üretiminin ve ihracatın daha da güçlenmesi için üretim altyapısının desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. "İhracat başarımızın kalıcı hale gelmesi için imalat yatırımlarını artıracak mekanizmalar hızla devreye alınmalıdır. Özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı, uzun vadeli ve düşük maliyetli kredi imkânları genişletilmelidir" diyen Kesikbaş, yatırım ortamının iyileştirilmesinin, hem mevcut kapasitenin daha etkin kullanılmasını hem de yeni yatırımların önünü açacağını vurguladı. Üretim ve ihracatı merkezine alan politikalara ihtiyaç var Eskişehir sanayisinin nitelikli iş gücü, güçlü altyapısı ve yenilikçi firmalarıyla Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkı sağladığını ifade eden Kesikbaş, "Üretim ve ihracatı merkezine alan politikalarla, sanayicimizin önündeki engeller kaldırılmalı, teşvikler artırılmalı ve sürdürülebilir büyüme desteklenmelidir. Böylece Eskişehir’in küresel pazarlardaki rekabet gücü daha da artacak, Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmaya devam edecektir" açıklamasında bulundu.
Küçük kıza akran zorbalığı yapan 3 şüpheli mahkemeye çıkmadan tahliye oldu
17 Temmuz 2025 Perşembe - 11:31 Küçük kıza akran zorbalığı yapan 3 şüpheli mahkemeye çıkmadan tahliye oldu Eskişehir’de 13 yaşındaki kızı darp edip o anların videosunu sosyal medyada paylaşan yaşı küçük 3 şüpheli kız, savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından mahkemeye çıkarılmadan tahliye edildi. Darp edilen kızın Avukatı Buse Koçyiğit, "Müvekkilimi tehdit ediyorlar ve zorla uyuşturucu içirmeye çalışıyorlar, bunu istemediğinde ise dövüyorlar" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; S.N., S.Y. ve M.C. isimli yaşı küçük 3 kız, 13 yaşındaki Ş.N.A. isimli kıza akran zorbalığı yaptı. Yaşanan olayda Ş.N.A, dakikalarca darp edildi. Küçük kıza fiziksel şiddet uygulanan o anlar bir cep telefonu kamerası ile kayıt altına alınarak sosyal medyada paylaşıldı. Kamuoyunun büyük tepkisini toplayan olayla ilgili Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Ekiplerin çalışmaları sonucunda, olayla ilgili 3 şüpheli kız gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. "Kendisini tehdit ediyorlar ve zorla uyuşturucu içirmeye çalışıyorlar" Ş.N.A. isimli kızın Avukatı Buse Koçyiğit, olayla ilgili açıklamalarda bulundu. Dikkat çeken bilgiler paylaşan Koçyiğit, "Olay, benim müvekkilimin başına geldi. Kendisi 13 yaşında, küçük bir kız çocuğu. Millet Bahçesi’nde bu dönemlerde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Aslında uyuşturucu maddeyle ilgili daha büyük sıkıntılar söz konusu. Uyuşturucu ticareti ve kullanımı 12-13 yaşlarına kadar düştü. Eskişehir Millet Bahçesi’nde de maalesef bonzai ve metamfetamin, aynı zamanda bali satımı var. Müvekkilimin başına gelen olay da aslında şöyle başlıyor, kendisini tehdit ediyorlar ve zorla uyuşturucu içirmeye çalışıyorlar. Müvekkilim uyuşturucu içmek istemediğinde ise dövüyorlar. Videolar zaten sosyal medyaya düştü. Özür dilettiriyorlar. Videonun devamında da ayağıyla müvekkilimin kafasını eziyorlar. Biz, bu kızların da zaten uyuşturucu kullandığını düşünüyoruz. Adli sicil kayıtlarından da edindiğimiz bilgilere göre, bu tarz suçlara karışmış durumdalar. Ben kendi müvekkilimi kurtarırım; ancak istediğim, tüm çocukların kurtulması. Bu yaşlara bu illet bulaşmasın. Millet Bahçesi’nde çocuklarınızı yalnız bırakmayın, onların peşine düşün. Kamuoyuna vermek istediğim tek mesaj bu: Çocuklarınıza sahip çıkın. Çünkü bu durum genellikle arkadaş çevresi aracılığıyla bulaşıyor. Çok fazla satıcı ortaya çıkmaya başladı. Metamfetamin kullanımı, dediğim gibi, 12-13 yaşlara kadar indi ve bunun bir kurtuluşu yok. Maalesef, metamfetamin bağımlılığı ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Benim müvekkilime de 13 yaşında bunu içirmeye çalıştılar. İçmediği için darp edildi, kafası ayakla ezildi" şeklinde konuştu. "İnsanlar köpeklerini gezdirirken Millet Bahçesi’nde uyuşturucu satılıyor" Bu işin sonuna kadar peşinde olduklarını vurgulayan Avukat Koçyiğit, sözlerine şöyle devam etti: "Maalesef bu olayı gerçekleştirenlere tutuklama çıkmadı. İtiraz süremiz var, itiraz edeceğiz. Bizim derdimiz, tüm çocuklarımız ve tüm anneler adına. Kimsenin çocuğu bu bataklığa bulaşmasın. Bulaştıran kişiler de çevrede dolaşmasın. Tutuklansınlar, kimseye daha fazla zarar veremesinler. Bizim tek istediğimiz bu. Lütfen çocuklarınızın peşine düşün. Uyuşturucu satan insanlardan uzak tutun. Zaten bu kişilerin kim olduğu belli oluyor. Çocuklarınızı tek başına bir yerlere göndermeyin. Dediğim gibi, Eskişehir gibi bir yerde, insanlar köpeklerini gezdirirken Millet Bahçesi’nde uyuşturucu satılıyor. Tek isteğim şu, çocuklarınızın peşine düşün ve uyuşturucu satıcılarına devlet olarak da taviz vermeyelim. Tutuklama çıkmamış olabilir. Belki yaşları küçüktür. Ancak bu kişiler satmaya devam edecek. Belki şu anda bile orada satış yapıyorlar. O yüzden, tutuklanmaları için elimden geleni yapacağım. Müvekkilimin hakkını da sonuna kadar savunacağım. Diğer çocuklarımızı da koruyalım. Hem biz koruyalım hem de devletimiz korusun. Satışı ve kullanımı engellemek için hep birlikte elimizden geleni yapalım."
Akarbaşı Mahalle Muhtarı Cansever Çarşamba Pazarı’yla ilgili açıklama yaptı
17 Temmuz 2025 Perşembe - 10:50 Akarbaşı Mahalle Muhtarı Cansever Çarşamba Pazarı’yla ilgili açıklama yaptı Eskişehir’de tartışma konusu olan Çarşamba Pazarı (ÇARPA) ile ilgili açıklama yapan Akarbaşı Mahalle Muhtarı Mustafa Cansever, "Biz, meyve sebze satılan pazarın kaldırılmasını istemiyoruz. Bez gibi diğer malzemelerin satıldığı ÇARPA ile ilgili sorunlar yaşıyoruz" dedi. Akarbaşı Mahallesi’nde kurulan Çarşamba Pazarı, vatandaşlar arasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bazı esnafın davranışlarından ve oluşan gürültüden rahatsız olduğunu, ayrıca bir hasta olduğu zaman bölgeye ambulans giremediğini söyleyen mahalle sakinleri, pazar yerinin taşınmasını istiyor. Bu durumlar ilgili vatandaşların şikayetlerini ilettiği Akarbaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cansever, hem yaşanan sorunları anlattı hem de düşüncelerini dile getirdi. "ÇARPA’dan sadece Eskişehirliler değil, diğer iller de faydalanmaya çalışıyor" İlk olarak, pazarın taşınacağıyla ilgili iddialara değinen Muhtar Mustafa Cansever, "Hangi tarafa, nereye taşınacağını bilemiyorum. 71 Evler ve Emek Mahallesi deniliyor. Başka yerler de söyleniyor. Şu an bir kesinlik yok. Yeri bilemem ama burada bir rahatsızlığımız var mı? Var. Bu pazardan Eskişehir’in mahalle sakinleri değil, diğer iller de faydalanmaya çalışıyor. Herkes geliyor. Buna bağlı olarak araç trafiği yoğunlaşıyor. Atatürk Bulvarı ne kadar büyük olursa olsun 2’şer, 3’er sıra kapandığı oluyor. Trafik aksıyor. Burada yayaların geçişi fazla. Yaşanan durum da yoğun bir şekilde dur kalklara, trafik kazalarına sebebiyet veriyor" şeklinde konuştu. "Sorunlar oluyor ama muhatap bulamıyoruz" Esnafla ilgili yaşanan soruna değinen Muhtar Cansever, "Pazarcılarla sorunlarımız var mı? Evet, vardır. Çünkü tuvaletleri yok, ihtiyaçlarını gidermek için bir tuvalet bulamıyorlar. Bu vatandaşlar da gelen ihtiyaçlarını nereden de karşılayacak? İnsanların bahçesine giriyorlar, istenmeyen hallerde petlere dolduruyorlar. Bunu da bahçelere atıyorlar. Tellere, direklere ve ağaçlara fark etmeden zarar veriyorlar. Araçlarını kaldırımların üzerine bırakıyorlar. Kot farkından dolayı geçen bizim bir duvarımız göçtü. Sorunlar oluyor ama muhatap da bulamıyoruz. Herkes farklı bir şey söylüyor. Belediyeden de muhatap bulamıyorsun. Konuşabilsek bu sorun ortadan kalkacak ama bir türlü bu noktaya gelemedi" ifadelerini kullandı. "Biz meyve sebze satılan pazarın kaldırılmasını istemiyoruz" ÇARPA’nın mahalleye çok fazla getirisi olmadığına değinen Muhtar Cansever, sözlerine şöyle devam etti: "Çevre illerden ve ilçelerden gelen vatandaşlar bir bez parçası almak için ÇARPA’ya geliyor. Mahallede pazara ihtiyacımız var, biz meyve sebze satılan pazarın kaldırılmasını istemiyoruz. Bez gibi diğer malzemelerin satıldığı ÇARPA ile ilgili sorunlar yaşıyoruz. Diğer illerden gelen vatandaşlar ÇARPA için geliyor. Trafik yoğunluğunun asıl sebebi bu."
İHA’nın haberinden sonra yardımlar devam eden çocuğa KAFO cihazı alındı
17 Temmuz 2025 Perşembe - 09:27 İHA’nın haberinden sonra yardımlar devam eden çocuğa KAFO cihazı alındı Eskişehir’de sivrisinek ısırması sonrası bulaşan virüs nedeniyle 6 buçuk yıldır hareketsiz yatan 8 yaşındaki Mehmet Emir Özbakan’a İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) yaptığı haber sonrasında yardım toplanmıştı. 8 yaşındaki çocuğa bu yardımlar ile eklemlerinin eski haline gelebilmesi adına KAFO cihazı alındı. Eskişehir’de yaşayan 8 yaşındaki Mehmet Emir Özbakan, 6 buçuk yıl önce ailesi tarafından götürüldüğü Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde bir sivrisinek tarafından uyurken ısırılıp, henüz 1 buçuk yaşındayken yatağa bağımlı hale geldi. Bebeğin, tetkiklerinde Batı Nil virüsünü taşıyan sivrisinek tarafından ısırıldığı ve beynine enfeksiyon yaydığı için hareketsiz kaldığı tespit edildi. Sinek ısırmadan önce oldukça sağlıklı ve hareketli olan Mehmet Emir’in hikayesini gündeme getire İhlas İhlas Haber Ajansı’nın haberinde 8 yaşındaki çocuk için yardım toplanmıştı. eklemlerinin tekrardan eski haline dönebilmesi adına toplanan yardım ile KAFO cihazı sağlandı. "Şekil bozukluğuna uygun olacak şekilde düzenliyoruz" Mehmet Emin Özbakan’ın tedavi süreci hakkında konuşan protez işletmesinde çalışan Müzeyyen Beydeş açıklamasında şu kelimeleri kullandı: "Kontraktür, kasların esneme yeteneğini kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Şu şekilde, hastanın eklemleri istediği hareketi yapamayacak şekilde kısıtlı kalıyor ve bu kısıtlılık, hareketin sabit kalması süresince kaslarda kısalmaya yol açıyor. Örneğin dirseğimizi bu şekilde uzun bir süre tuttuğumuzda biceps tendonu ona adapte olacak ve kolumuzu açamayacak hale geleceğiz. Biz bu kontraktürün oluşmasını engellemek için eklemleri pozisyonluyoruz aslında, ortezle aynı şekilde alt ekstremitede de öyle eklemleri pozisyonlamak adına bir atel uygulaması yapıyoruz. Hastadan özel alçı ölçü alınıyor. Biz alçı ölçünün refktarikasyonunu yani pozitif modelin işlemesini yapıyoruz, deformiteye göre yani şekil bozukluğuna uygun olacak şekilde düzenliyoruz. Daha sora bir plastik çekme aşmamız. Çocuk olduğu için ona uygun desenler seçebiliyoruz. Daha sonra işte tasarımımıza uygun olarak atelimizi şekillendiriyoruz; eklemleri monteleniyor, vaporlar ekleniyor ve giyilip çıkarmaya uygun bir hale geliyor. Atel yani KAFO ve kontraktür ortezi, çocuğun büyümesiyle beraber etkisini yitirecek. Çünkü çocuk büyüme çağında ve bu ortezler maalesef ayarlanabilir ortezler değil. Aşamalı olarak zamanla değişim de gerektirecek. Fakat bu çocuğun büyümesiyle ilgili bir durum. Şu an gelişme sürecinde belki bir seneye belki de daha erken bir sürede değişim gerekebilir. Erkeklerde yaklaşık olarak 18-20 yaş arası büyümenin durduğu süre." "İhlas Haber Ajansı’na bir kez daha teşekkür ediyorum" Emek Mahalle Muhtarı Sibel Akıl ise yapılan yardımlar hakkında şu ifadeleri kullandı: "Şimdi tekrar ben bir teşekkürler başlayayım isterseniz biliyorsunuz ki 22 Mayıs gibi biz bu kampanyayı başlatmıştık. Pek çok şehirden, yurtdışından yine aynı şekilde mahallemizden destekler gelmişti. Yeteri kadarını aldık biz bu desteklerden ilk önce pusetimizi aldık daha sonra bu ortezlerimizi yaptırdık, sırf Mehmet Emir rahat etsin diye. Şuanda da bunlar takıldı. Tabi ilerleyen zamanlarda bir gelişim olacak gelişimden dolayı da haliyle bunlarda değişiklik yapılacak. İşte o anda ihtiyacımız olduğunda bize tekrar dönüş yapabilirsiniz. Değerli hayırseverlerimizi o konuda belki rahatsız edebileceğiz ama hepsine gerçekten canı gönülden teşekkür ediyorum. Allah sizden de razı olsun bizim sesimizi duyurdukları için bir kez daha teşekkür ediyorum İhlas Haber Ajansı’na. Şu an her şey yolunda en azından kaslarını biraz daha rahatlatmış olacağız gelişimi için güzel olacak. Yani kalan paramızı da bu şekilde değerlendirdik kullanmış olduk tekrar tekrar teşekkür ediyorum."
Portakal arabası 80 yıldır Eskişehir sokaklarında
17 Temmuz 2025 Perşembe - 09:21 Portakal arabası 80 yıldır Eskişehir sokaklarında Eskişehir’de sıcak havaların etkisini artırmasıyla birlikte vatandaşlar serinlemek için soğuk içeceklere yöneldi. Atilla Yıldız, 80 yıllık olan arabasında sifon limonata ve taze sıkma portakal suyu satarak bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Arabasını 22 yıldır işleten Atilla Yıldız, Eskişehir sokaklarında hem yerli halkın hem de turistlerin ilgisini çektiklerini belirtti. "Portakal arabası yıllardır Eskişehir’in yaz kış vazgeçilmezi oldu. Turistlerimiz de sağ olsunlar büyük ilgi gösteriyorlar," diyen Yıldız, sıcak havalarla birlikte portakal suyu ve sifon limonatanın satışlarında artış yaşandığını ancak Türkiye genelindeki don olayları ve ekonomik durumlar nedeniyle fiyatların yükseldiğini ifade etti. "Sifon limonata başka şehirlerde tutmadı" Bu mesleği başka şehirlere de taşımak istediğini, ancak Eskişehir’deki kadar ilgi göremediğini belirten Yıldız, "Birçok şehirde sifon limonata satmak için ekip ve araç gönderdim. Ama hiçbirinden olumlu dönüş alamadım. Sadece Adana’da birkaç yıl iş yapabildi, başka hiçbir şehirde Eskişehir’deki kadar tutmadı" dedi. "Zamanında Antalya’dan satın aldığımız portakal bahçesi sayesinde ayakta durabiliyoruz" Yıldız, "Biz fiyat artışını çok fazla değil, sadece yüzde 5 civarında yaptık. Portakalları Antalya’dan getiriyoruz. Buradan almaya kalksak fiyatlar 80-90 liradan başlıyor. Zamanında Antalya’dan satın aldığımız portakal bahçesi sayesinde bugün ayakta durabiliyoruz" dedi.