Yerel Haberler
Eskişehir
Türkiye’nin 4’üncü SMA Laboratuvarı Eskişehir’de açıldı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:00 Türkiye’nin 4’üncü SMA Laboratuvarı Eskişehir’de açıldı Vali Hüseyin Aksoy’un katılımlarıyla Türkiye’nin 4’üncü SMA Laboratuvarı Eskişehir’de, yoğun katılımla açıldı. Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde kurulan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi (Eskişehir Bölge SMA Laboratuvarı) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bölgedeki sağlık hizmetlerine büyük katkı sağlaması beklenen merkez sayesinde, genetik hastalıkların tanı süreçlerinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi bekleniyor. Vali Hüseyin Aksoy, açılışta merkezde incelemelerde bulunarak kurdele kesimini gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Vali Aksoy; "Arkadaşlarım, değerli kurum müdürleri, Sağlık Bakanlığımızın çok değerli çalışanları, basınımızın kıymetli mensupları, bugün Eskişehir’de bir bölge laboratuvarının açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Öncelikle bu laboratuvarımızın Eskişehir’imize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Benden önceki konuşmacıların da belirttiği gibi, SMA rahatsızlıklarıyla ilgili testlerin yapılabileceği dördüncü bölge laboratuvarını Eskişehir’e kazandırmanın memnuniyetini ve mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Hızlı bir şekilde test sonuçlarına ulaşılabilecek" Vali Aksoy, ilgililere teşekkürlerini ileterek; "Bu laboratuvarın burada kurulmasında başta Sağlık Bakanlığımız, Sağlık Bakanımız, Halk Sağlığı Genel Müdürümüz ve çalışanları olmak üzere, İl Sağlık Müdürlüğümüze ve ekibine teşekkür ediyorum. Bu laboratuvar sayesinde vatandaşlarımız testleri daha kolay yaptırabilecek ve başka bölgelere gitmek yerine hızlı bir şekilde test sonuçlarına ulaşma imkânı bulacak" şeklinde konuştu. "Erken ve hızlı analiz edebilecek sisteme sahip" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, özellikle SMA gibi erken tanı ve müdahale gerektiren hastalıkların tespitinde merkezin kritik bir rol üstleneceği vurgulayarak; "SMA laboratuvarı, hastalık sürecinde tanının erken konulması, tanı sürecinin hızlı yönetilmesi ve bölgemiz açısından analiz kapasitesinin artırılmasına ciddi katkılar sağlayacaktır. Ülkemizde ulusal tarama programı kapsamında SMA için alınan tüm numuneleri bu laboratuvar, erken ve hızlı bir şekilde analiz edebilecek teknik donanıma, personel deneyimine ve iş sistemine sahiptir" dedi. "Biz Sağlık Bakanlığı’yız, Hastalık Bakanlığı değiliz" Hastaların teşhis ve tedavilerinin en üst standartlarda ve ulaşılabilir seviyede sunduklarını söyleyen Türkiye SMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Soyer ise, "Bakanımızın her zaman dile getirdiği gibi, bizler sadece hastalık üzerine çalışan bir Hastalık Bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı’yız. Bu nedenle, hastalarımızın teşhis ve tedavilerini dünya standartlarında, en üst seviyede, en nitelikli, kaliteli, erişilebilir ve yaygın bir şekilde sunmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte, kişilerin hasta olmadan erken tanı almalarını sağlamak, hayatlarını engelsiz ve kronik hastalıklar olmadan sürdürebilmelerini temin etmek de bizim en önemli görevlerimizden biridir. Bu yüzden biz Sağlık Bakanlığı’yız, Hastalık Bakanlığı değiliz" diye ifade etti. SMA’nın görülme sıklığını azaltmak için yürütülen çalışmalar Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Erdoğan Öz ise SMA farkındalığı konusunda Eskişehir’de katkı sunan laboratuvar için mutluluğunu dile getirdi ve "Öncelikle, birçok insana umut olacak bu değerli iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Eskişehir merkezli Türkiye SMA Vakfı olarak, SMA’nın toplumda görülme sıklığını azaltmak için yürüttüğümüz birçok çalışmanın yanı sıra, ilimizi SMA konusunda gurur verici bir noktaya taşıyan bu laboratuvarın kurulmasına katkı sunabildiğimiz için çok mutluyuz." dedi. Açılış töreninde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Metin Ünlü de katılım gösterdi.
Esnaf hem uygun, hem de kaliteli
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 11:24 Esnaf hem uygun, hem de kaliteli Eskişehir’deki esnaflarda damatlık elbise satışları yaz aylarıyla birlikte artmaya başladı. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte düğün sezonu hız kazandı. Damatlık satışı yapan esnaf Nurcan Şen, kışa göre satışlarda artış görüldüğünü, ama önceki senelere göre duygunluk yaşandığını söyledi. Satış sorumlusu Nurcan Şen, alışveriş merkezleriyle kıyasla fiyat avantajına rağmen karar sürecinde tereddütlerin yaşandığını belirtti. Müşterilerin alışkanlıklarına ve damatlık fiyatlarına değinen Şen; "Kumaş tercihleri maddi duruma göre değişiyor. İyisini isteyen de var uygun fiyatlısını isteyen de var. Her mağazada içinde pahalı da ucuz da bulunuyor" dedi. "Önce markalara gidiyorlar sonra geri geliyorlar" Müşterilerin ilk etapta markalara yöneldiğini ancak fiyat dengesini fark edip geri döndüklerini anlatan Şen, "Fiyatlar 5 binden başlıyor 9 bine kadar damatlık elbiseler var. Bir alışveriş merkezine gittiğinizde 20 bin lira, aynı kumaş, kaliteleri aynı firmalar dikiyor. Satışları alışveriş merkezleri tabii ki etkiliyor. Takım için 8 bin lira dediğimizde, bu fiyata alışveriş merkezinden alırız gibi bir düşünce oluyor ama oraya gittiklerinde burasının daha uygun olduğunu fark ediyorlar. İlk etapta burayı gezen insan buradaki fiyatlarla oradaki fiyatların neredeyse bir olduğunu düşünüp hiç olmazsa markadan alalım diyorlar ama gezip geri gelenler var" diye belirtti. Damatlıklarda eksiksiz takım Damatlık setlerinin içeriği de oldukça zengin olduğunu söyleyen Nurcan Şen; "Takımlarda ceket, pantolon, yelek, gömlek, papyon, yaka çiçeği, kol düğmesi ve kuşağı dahil. Sadece ayakkabı dahil değil" ifade etti.
İHA’ya verdiği röportaj sonrası minik Zeynep’e ilk yardım elini Doç. Dr. Akdağ uzattı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:22 İHA’ya verdiği röportaj sonrası minik Zeynep’e ilk yardım elini Doç. Dr. Akdağ uzattı Eskişehir’de doğuştan iki kulağının kepçesi olmayan, ancak takılan cihazla çok az duyabilen minik Zeynep’e ilk yardım elini Konya Selçuk Üniversitesi (SÜ) Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Akdağ uzattı. Anne Nurten Demir, maliyeti 750 bin TL olan kulak kepçesinin birini Doç. Dr Akdağ’ın karşılama sözünü verdiğini, kulağın kanal yolu için de İstanbul’daki bir merkezle görüşüp kayda değer bir indirim aldıklarını anlatarak seslerini duyurdukları için İhlas Haber Ajansı’na teşekkür etti. Odunpazarı ilçesi Erenköy Mahallesinde yaşayan ve doğuştan kulak kepçeleri olmayan 7 yaşındaki Zeynep Demir’in annesi Nurten Demir, Erenköy Mahalle Muhtarı Sıdıkanur Karabulut aracılığıyla İhlas Haber Ajansı muhabirine ulaşmış, verdiği röportajda kızının tek kulağının tedavisi için en az 1 milyon 200 bin lira gerektiğini belirtmişti. Maddi durumlarının kötü olduğunu söyleyen anne Demir İHA’ya verdiği röportaj sonrası, bir televizyon programına katılmış, aileye ulaşan ve Türkiye’de bu ameliyatı yapabilen sayılı doktorlardan SÜ Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Akdağ, minik Zeynep’i muayene etmek için kliniğine davet ederken, ameliyatı konusunda yardımcı olabileceğini belirtmişti. Bir kulak kepçesi doktordan diğer kulak aileden Konya’ya gidip Doç. Dr. Osman Akdağ ile görüşen Nurten Demir ve kızı Zeynep, tek kulağın masrafları olan 750 bin TL’nin doktor tarafından karşılanacağı sözünü aldı. Aile diğer kulağın masraflarını karşılayacak. Öte yandan İstanbul’daki bir merkezde de kulağının kanal yolu açılacağı konusunda söz alan anne Demir, yapılan görüşmelerde de kayda değer bir indirim aldı. Yapılan haberler sonrasında kızının tedavisi için ülkenin 4 bir yanından yardım, telefon alan ve son olarak tedavisi için gerekli yerlerden indirim sözleri alan anne Nurten Demir İhlas Haber Ajansı’na seslerini duyurdukları için teşekkür ediyor. "Zeynep’in kulağı açılabilir artık büyümüş’ dediler" Kulağı yapılacağı için oldukça heyecanlı olan 7 yaşındaki Zeynep Demir, "Annemi çok seviyorum, çok mutluyum kulağım açılacağı için. Vapura bindik sonra doktora gittik, babaanneme gittik, Hilal ablama gittim. ‘Zeynep’in kulağı açılabilir artık büyümüş’ dedi" ifadeleri ile heyecanını paylaştı. "1 milyon 500 TL harcayacağımıza 750 bin harcayacağız" Konuyla alakalı konuşan Zeynep Demir annesi Nurten Demir, "Sizlerin sayesinde Konya’ya gittik Osman hocayla görüştük. Sağ olsun Osman hocamız da çok güzel ilgilendi bizimle tek kulağının sözünü verdi. Ameliyat çok maliyetli zaten, hocamız ‘Benim sizin için yapabileceğim bu, tek kulağı bende olacak tek kulağını siz kendiniz yaptırırsınız’ dedi. Çünkü hastane masrafları da var, ben ameliyatın sözünü size veriyorum dedi. Şu an fiyat 750 bin diye biliyorum, benim sorduğum zaman öyleydi şu anki fiyatı bilmiyorum. 1 milyon 500 TL harcayacağımıza 750 bin harcayacağız, sadece kepçesi için. İstanbul’a gittik kanal yolu için orada Serkan hocamız var onla görüştük" dedi. "Tek kulağı için başta 750 bin dediler" Kulağın kanal yolu açılması için İstanbul’daki bir merkezden indirim sözü aldığını belirten anne Demir, "Daha önceden de görüşmüştük zaten uygun bulmuştu kanal yolu açılımına. Çünkü Zeynep cihazsız da yüksek sesleri duyabiliyor. Benim çabam o yüzden zaten öyle bir şansı var, biz de o yolları deniyoruz. Doktorumuzun da gayet başarılı olduğunu biliyorum. Tekrar randevu aldık gittik, sağ kulağı daha uygun olduğu için ameliyat gününü Ağustos’un 5’ine aldık. Zeynep çünkü bir kere ameliyat olmayacak dört kere ameliyat olacak toplamda belki daha fazla sürecek. Şimdi kanal yolu olacak, bir sene sonra diğer kanal yolunu olacak ondan sonra tekrar Osman hocayla yollarımız devam edecek. Orda da kaburgadan kıkırdak alınacak. Bizim için oradaki 1 lira bile çok önemli olduğu için dedik in çık Zeynep hiç önemli değil kızım biz senin için bu yoldayız. Çıktık oradan ‘Anne kulağınla duymak nasıl bir duygu’ dedi. ‘Kızım biz buradan çıkacağız bir ay sonra Allah’ın izniyle o duyguyu alacaksın.’ Çünkü ben bir ay sonra Zeynep’in tek kulağıyla da belli bir seviyede duyabileceğine inanıyorum. ‘Ben heyecanlıyım anne de sen neden bu kadar heyecanlısın kulağı açılacak olan benim’ diyor. ‘Ben senin için çabalıyorum onun için heyecanlıyım bu kadar’ dedim. Oradan çıktıktan sonra İstanbul’u fethettik. Suyu çok seviyor, ameliyattan sonra bir sene suya girmesi yasak olacak. O yüzden biraz daha yaz dönemi geçsin diye Ağustos’un 5’ine aldık. Hoca da ‘Bir ayda iyileşme sürecini tamamlar okuluna gidebilir sıkıntı olmaz’ dedi" ifadelerini kullandı. "Sesimizi duyurduk sayenizde güzel şeyler oluyor" Son olarak herkese teşekkür eden Nurten Demir şöyle konuştu: "Herkese çok teşekkür ediyorum. Bizim destekçimiz çok maddi olarak, manevi olarak o kadar çok insan bizim arkamızda ki Zeynep’in arkasında ama biz yine de çok yetersiz kalıyoruz. İnanın destek olmak isteyen insanlar küçümsemesin bizlere yapacağı şeyleri, biz bu yolda onlar sayesinde belli bir yerlere gelebildik yoksa bizim için o hastane hayal gibi bir şeydi. Gerçekten fazla lüks bir yer ama doktorumuz çok başarılı onun için de yapacak bir şeyimiz yok. Çok teşekkür ediyorum Sıdıka hanıma, Osman abiye, sizi buraya getirmeye vesile olanlara, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sesimizi duyurduk sayenizde güzel şeyler oluyor."
Kavurucu sıcaklarda uzmanından kritik uyarı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:22 Kavurucu sıcaklarda uzmanından kritik uyarı Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların etkili olduğu bu günlerde vatandaşları uyaran Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, su tüketimine dikkat çekti. Yaz aylarının gelmesi ile birlikte hava sıcaklıkları hissedilir bir biçimde yükselmeye başladı. Kimi zaman mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar, insanların günlük hayatını da olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle güneşin en tepede olduğu öğle saatlerinde vatandaşlar serinlemenin yolunu arıyor. Ülkemizin birçok bölgesinde oldukça sıcak geçen yaz mevsiminde özellikle kronik rahatsızlıkları olanların ve çocukların dikkat etmesi gerekenler hakkında Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer önemli bilgiler verdi. Su tüketiminin oldukça önemli olduğuna değinen Sayer, güneşin en tepede olduğu zamanlarda dışarı çıkılmaması gerektiğine vurgu yaptı. "Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen göstermeliyiz" Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, "Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla vücudumuzda sıvı kaybı da doğru orantılı olarak artıyor. Bu durum baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve tansiyon dengesizliklerine yol açabiliyor. Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken en temel nokta bol su tüketimi. Her zaman vurguladığımız gibi, günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen göstermeliyiz. Suyun yanı sıra şekersiz kompostolar, maden suyu, ayran ya da bunların karışımları; örneğin maden suyuyla ayran, taze naneli veya fesleğenli limonlu sular hem ferahlatıcı olur hem de sıvı tüketimini destekler. Ayrıca sıvı kaybına bağlı elektrolit dengesizliklerinin düzelmesine de yardımcı olur. Bu dönemde ağır, yağlı ve kızartma türü yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Sıcak havalarda bu tür yiyeceklerin sindirimi daha zor hale gelir. Bunun yerine sebze, lif ve protein ağırlıklı, dengeli tabaklara yönelmek çok daha iyi olur" dedi. "Çay ve kahve fazla tüketiyorsanız su tüketimini artırmalısınız" Ferahlamak için soğuk çay ve kahve tüketiminin yaz aylarında oldukça arttığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Sayer; " Ancak bu durum, kafein ve şeker alımını artırabilir. Şekersiz soğuk kahve veya çaylar tercih edilebilir. Kafein, diüretik etkisiyle vücuttan ekstra su atımına neden olur. Bu nedenle, kafeinli içecekler fazla tüketildiğinde su daha fazla içilmelidir." dedi. "Çocuklara su içmelerini hatırlatmalısınız" Yaz döneminde, güneşin en tepede olduğu 11:00-15:00 saatleri arasında, özellikle çocukların dışarıda fazla vakit geçirmemesini öneren Diyetisyen Sayer sözlerine şöyle devam etti; "Çocuklar su içmeyi bazen unutabiliyor. Yetişkinler kendilerine hatırlatmalar yapabilir, ancak çocuklar dışarıda oynarken su içmeyi sıkça atlayabiliyor. Bu nedenle ebeveynlerin bu konuda daha bilinçli olmaları ve sürekli hatırlatma yapmaları gerekiyor". Diyetisyen Sayer, kronik rahatsızlığı olanların bu sıcak günlerde kendilerine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerken; "Örneğin böbrek yetmezliği olan hastalar, bu dönemde daha dikkatli olmalı. Çünkü bu hastalarda hem sıvı hem de sebze-meyve kısıtlaması söz konusu. Bu kişiler için yaz aylarında daha özenli davranılmasını önemle tavsiye ediyoruz. Su tüketimi önerileri kişiye göre değişir. Genel olarak, kilo başına günde 30-35 ml su tüketimini tavsiye ediyoruz. Ancak ağır antrenman yapanlar veya sporcularda elektrolit dengesizlikleri oluşabiliyor. Bu durumda ev yapımı sporcu içecekleri tercih edilebilir. Örneğin, maden suyu, elma suyu, bal ya da pekmez karıştırılarak hazırlanmış sporcu içecekleri kullanılabilir." diye konuştu. "Meyve porsiyonlarına dikkat etmek gerekiyor" Son olarak sıcak havalarda dengeli beslenmenin önemine de değinen Sayer, "Dengeli beslenme çok önemli. Mevsiminde sebze ve meyve tüketimi, hem sporcularda hem de sağlıklı bireylerde büyük önem taşıyor. Yaz aylarında bu konuda şanslıyız; su oranı yüksek domates, salatalık, semizotu, çilek, kiraz, karpuz gibi sebze ve meyvelerin tüketimini artırabiliriz. Yazın ferahlatıcı meyveler cazip gelse de porsiyon kontrolü çok önemli. Özellikle diyabet ya da insülin direnci gibi bir rahatsızlığınız varsa, meyve porsiyonları kısıtlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Minik Zeynep’e ilk yardım elini Doç. Dr. Akdağ uzattı
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:07 Minik Zeynep’e ilk yardım elini Doç. Dr. Akdağ uzattı Eskişehir’de doğuştan iki kulağının kepçesi olmayan, ancak takılan cihazla çok az duyabilen minik Zeynep’e ilk yardım elini Konya Selçuk Üniversitesi (SÜ) Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Akdağ uzattı. Anne Nurten Demir, maliyeti 750 bin TL olan kulak kepçesinin birini Doç. Dr Akdağ’ın karşılama sözünü verdiğini, kulağın kanal yolu için de İstanbul’daki bir merkezle görüşüp kayda değer bir indirim aldıklarını anlatarak seslerini duyurdukları için İhlas Haber Ajansı’na teşekkür etti. Odunpazarı ilçesi Erenköy Mahallesinde yaşayan ve doğuştan kulak kepçeleri olmayan 7 yaşındaki Zeynep Demir annesi Nurten Demir, Erenköy Mahalle Muhtarı Sıdıkanur Karabulut vesilesiyle İhlas Haber Ajansı muhabirine ulaşmış, verdiği röportajda kızının tek kulağının tedavisi için en az 1 milyon 200 bin lira gerektiğini belirtmişti. Maddi durumlarının kötü olduğunu söyleyen anne Demir’in İHA muhabirine verdiği röportaj sonrası, bir televizyon programına katılmış, aileye ulaşan ve Türkiye’de bu ameliyatı yapabilen sayılı doktorlardan olan SÜ Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Akdağ, minik Zeynep’i muayene etmek için kliniğine davet ederken, ameliyatı konusunda yardımcı olabileceğini belirtmişti. Bir kulak kepçesi doktordan diğer kulak aileden Konya’ya gidip Doç. Dr. Osman Akdağ ile görüşen Nurten Demir ve kızı Zeynep, tek kulağın masrafları olan 750 bin TL’nin doktor tarafından karşılanacağı sözünü aldı. Aile diğer kulağın masraflarını karşılayacak. Öte yandan İstanbul’daki bir merkezde de kulağının kanal yolu açılacağı konusunda söz alan anne Demir, yapılan görüşmelerde de kayda değer bir indirim aldı. Yapılan haberler sonrasında kızının tedavisi için ülkenin 4 bir yanından yardım, telefon alan ve son olarak tedavisi için gerekli yerlerden indirim sözleri alan anne Nurten Demir İhlas Haber Ajansı’na seslerini duyurdukları için teşekkür ediyor. "Zeynep’in kulağı açılabilir artık büyümüş’ dediler" Kulağı yapılacağı için oldukça heyecanlı olan 7 yaşındaki Zeynep Demir, "Annemi çok seviyorum, çok mutluyum kulağım açılacağı için. Vapura bindik sonra doktora gittik, babaanneme gittik, Hilal ablama gittim. ‘Zeynep’in kulağı açılabilir artık büyümüş’ dedi" ifadeleri ile heyecanını paylaştı. "1 milyon 500 TL harcayacağımıza 750 bin harcayacağız" Konuyla alakalı konuşan Zeynep Demir annesi Nurten Demir, "Sizlerin sayesinde Konya’ya gittik Osman hocayla görüştük. Sağ olsun Osman hocamız da çok güzel ilgilendi bizimle tek kulağının sözünü verdi. Ameliyat çok maliyetli zaten, hocamız ‘Benim sizin için yapabileceğim bu, tek kulağı bende olacak tek kulağını siz kendiniz yaptırırsınız’ dedi. Çünkü hastane masrafları da var, ben ameliyatın sözünü size veriyorum dedi. Şu an fiyat 750 bin diye biliyorum, benim sorduğum zaman öyleydi şu anki fiyatı bilmiyorum. 1 milyon 500 TL harcayacağımıza 750 bin harcayacağız, sadece kepçesi için. İstanbul’a gittik kanal yolu için orada Serkan hocamız var onla görüştük" dedi. "Tek kulağı için başta 750 bin dediler" Kulağın kanal yolu açılması için İstanbul’daki bir merkezden indirim sözü aldığını belirten anne Demir, "Daha önceden de görüşmüştük zaten uygun bulmuştu kanal yolu açılımına. Çünkü Zeynep cihazsız da yüksek sesleri duyabiliyor. Benim çabam o yüzden zaten öyle bir şansı var, bizde o yolları deniyoruz. Doktorumuzun da gayet başarılı olduğunu biliyorum. Tekrar randevu aldık gittik, sağ kulağı daha uygun olduğu için ameliyat gününü Ağustos’un 5’ine aldık. Baya maliyetli bir hastane, önümüzde bir aylık bir süreç var. Tek kulağı için başta 750 bin dediler. Kanal yolu için sonra indirim yaptılar 330 bine indi. Yatışı 3 günden 1 güne düşürdük benim gücümün yetmeyeceğini söyleyince 295 bine düşürdüler son fiyat bu dediler eğer bir ay sonra gittiğimde bir aksilik bir terslik olmazsa şuan için böyle biliyorum. Tek kulağı bir sene sonra açılacak, bir sene sonra fiyat ne olursa. Zaten doktor söyleyince 290 bine inildi tekrar yoksa 450 bin dediler ne yapılabileceğine bakıldı, yatıştan düşürüldü. Üç kere falan bu fiyat birimi in çık üç tur falan attık, ne yapabilirlerse bizim için diye. Çünkü çok zorlu bir süreç bizim için. Zeynep çünkü bir kere ameliyat olmayacak dört kere ameliyat olacak toplamda belki daha fazla sürecek. Şimdi kanal yolu olacak, bir sene sonra diğer kanal yolunu olacak ondan sonra tekrar Osman hocayla yollarımız devam edecek. Orda da kaburgadan kıkırdak alınacak. Bizim için oradaki 1 lira bile çok önemli olduğu için dedik in çık Zeynep hiç önemli değil kızım biz senin için bu yoldayız. Çıktık oradan ‘Anne kulağınla duymak nasıl bir duygu’ dedi. ‘Kızım biz buradan çıkacağız bir ay sonra Allah’ın izniyle o duyguyu alacaksın.’ Çünkü ben bir ay sonra Zeynep’in tek kulağıyla da belli bir seviyede duyabileceğine inanıyorum. ‘Ben heyecanlıyım anne de sen neden bu kadar heyecanlısın kulağı açılacak olan benim’ diyor. ‘Ben senin için çabalıyorum onun için heyecanlıyım bu kadar’ dedim. Oradan çıktıktan sonra İstanbul’u fethettik. Suyu çok seviyor, ameliyattan sonra bir sene suya girmesi yasak olacak. O yüzden biraz daha yaz dönemi geçsin diye Ağustos’un 5’ine aldık. Hoca da ‘Bir ayda iyileşme sürecini tamamlar okuluna gidebilir sıkıntı olmaz’ dedi" ifadelerini kullandı. "Sesimizi duyurduk sayenizde güzel şeyler oluyor" Son olarak herkese teşekkür eden Nurten Demir şöyle konuştu; "Herkese çok teşekkür ediyorum bizim destekçimiz çok hani maddi olarak, manevi olarak o kadar çok insan bizim arkamızda ki Zeynep’in arkasında ama biz yine de çok yetersiz kalıyoruz. İnanın destek olmak isteyen insanlar küçümsemesin bizlere yapacağı şeyleri, biz bu yolda onlar sayesinde belli bir yerlere gelebildik yoksa bizim için o hastane hayal gibi bir şeydi. Gerçekten fazla lüks bir yer ama doktorumuz çok başarılı onun için de yapacak bir şeyimiz yok. Çok teşekkür ediyorum Sıdıka hanıma, Osman abiye, sizi buraya getirmeye vesile olanlara, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sesimizi duyurduk sayenizde güzel şeyler oluyor. Orda da bir cihazımız iki parça oldu yine, cihazımız derken bant parkta oynarken bir dehşete düştü zaten yine o korkuyu yaşadık biz. Kırılma değildi çok şükür cihazın takıp çıkarılabiliyormuş bandı, o da inince çekmiş çekince birden çıkmış. Bir dehşete düştü ağladı tekrar bozuldu diye, Ramazan’ın ortasında biz cihaz bozulumu yaşayınca o korkuyu hep yaşıyor şuan. Artık biz de kurtulmak istiyoruz."
Sebep olduğu kazanın ardından hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:04 Sebep olduğu kazanın ardından hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti Eskişehir’de yasaklı yerde U atarak bir motosikletlinin yere düşmesine sebep olan otomobilin hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ettiği anlar kameraya yansıdı. Olayın yaşandığı Atatürk Caddesi’ndeki esnaf, bölgede devamlı yapılan kural ihlalleri nedeniyle sıkça kazalar olduğunu belirterek çözüm üretilmesini istedi. Olay, bu sabah saat 08.44’te İstiklal Mahallesi Atatürk Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; henüz plakası belirlenemeyen bir otomobil, caddede yasak olmasına rağmen U dönüşü yaptı. Sağdaki şeritten aniden dönen otomobilin arkasından gelen bir motosikletli panikleyerek gidon hakimiyetini kaybetti. Yanlamasına yere düşen motosikletli ayağa kalkamazken, otomobil sürücüsü hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Tepki çeken o anlar güvenlik kamerası ile saniye saniye kayıt altına alındı. Atatürk Caddesi’nde sürekli yaşanan kazalar için çözüm üsteniyor Geçtiğimiz gün yine aynı yerde meydana gelen kazada, bir otomobilin yasak olmasına rağmen Atatürk Caddesi’nden Taşköprü Caddesi’ne doğru dönmeye çalıştığı sırada çarpıştığı motosikletli kurye yaralandı. Neredeyse her gün benzer kazaların yaşandığı çevredeki esnaf, konuyla ilgili şikayetlerini ve çözüm önerilerini dile getirdi. Caddedeki kazaların azalmasını isteyen esnaf; sürücülerin trafik kurallarına daha duyarlı olmasını, yetkililerin ise bazı ağaç dalları nedeniyle görünmeyen levhalarla ilgili çalışma yapmasını istedi. "Levhalar ağaçların arkasında kaldığı için gözükmüyor" Çevre esnaflarından Adem Balta, konuyla ilgili olarak, "Her gün bir kaza yaşanıyor, şahit oluyoruz. İnsanlar kurallara uymadığı, sabırsız olduğu için bir motosiklet kazası oluyor. Genelde taşıtlar, motosikletlilere çarpıyor. Hem ortaya maddi hasar çıkıyor hem de bazı insanlar sağlık sorunu yaşıyor. Geçenlerde otomobil çarpmaşı nedeniyle bir arkadaşın kolu kırıldı. Levhalar ağaçların arkasında kaldığı için gözükmüyor. İnsanlar da bazen levhaları göremiyor olabilir. Levhayı göremedikleri için de buradaki trafik kuralını bilmiyorlar ve bu durum kazaya sebep olabiliyor. İnsanlar sabırlı ve sakin, sinirlerine hakim olsunlar. Kurallara uysunlar. Evet, caddemiz dar" dedi. "Dönüş olmayan yerlerden U atmaya çalışıyorlar" Hem motosiklet sürücüsü hem de çevre esnafı olan Buğra Erdoğan ise, şunları söyledi: "Atatürk Caddesi’nde park eden araçlar yüzünden motosikletliler olarak yoldan geçerken zorlanıyoruz. Motosikletimizi rahatça süremiyoruz, araçlar tarafından çok sıkıştırılıyoruz. Özellikle sinyal vermeyen, dörtlü yakıp kendilerine istediği yerde durma özgürlüğünü sağlayan ve sağa sinyal verip sola dönen araçlar yüzünden problem yaşıyoruz. Bir motosikletli olarak araçlardan çok şikayetçiyim. Özellikle, Atatürk Caddesi’nde dönüş olmayan yerlerden U atmaya çalışıyorlar. Sola dönülmeyecek yerlerde sola dönüyorlar. Onlar sadece kendilerini motorlu taşıt olarak görüyorlar ama motosiklet de bir motorlu taşıttır. Araç sürücülerinin daha dikkatli olmasını istiyoruz.
Safra yolları ve pankreas hastalıklarına ameliyatsız çözüm
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:29 Safra yolları ve pankreas hastalıklarına ameliyatsız çözüm Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Abdullatif Şirin, safra yolları ve pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde büyük önem taşıyan Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi (ERCP) yöntemi hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Şirin, bu ileri endoskopik işlemin, özellikle safra kanallarında taş, darlık ve tümör kaynaklı tıkanıklıkların giderilmesinde etkin bir şekilde kullanıldığını belirtti. "ERCP, hem tanı koyma hem de tedavi etme amacıyla kullanılan özel bir işlemdir" diyen Dr. Şirin, bu yöntemin, açık cerrahiye gerek kalmadan birçok hastalığın çözümüne imkan tanıdığını vurgulayarak şu bilgileri verdi: "İşlem sırasında, özel olarak tasarlanmış yan görüşlü bir endoskop ile hastanın ağız yoluyla giriş yapılır, yemek borusu ve mide geçilerek 12 parmak bağırsağına ulaşılır. Burada safra ve pankreas kanalının ortak açıldığı bölgeye erişilerek kontrast madde yardımıyla bu kanallar görüntülenir. Görüntüleme sonucunda taş, tümör veya darlık tespit edilirse, aynı seansta müdahale de gerçekleştirilebilir." Cerrahiye alternatif, konforlu bir yöntem Dr. Şirin, özellikle safra kesesinden ana safra kanalına düşen taşların çıkarılmasında ERCP’nin cerrahiye kıyasla daha az riskli ve iyileşme süreci açısından konforlu olduğunu ifade etti. Ayrıca, tümör nedeniyle safra kanallarında meydana gelen tıkanıklıklarda stent yerleştirme işleminin de ERCP aracılığıyla yapılabildiğini aktaran Dr. Şirin, "Bu sayede hastalarda oluşan sarılık, kaşıntı ve enfeksiyon gibi ciddi semptomlar etkili bir şekilde giderilebiliyor" şeklinde konuştu. Giderek yaygınlaşıyor Günümüzde giderek daha yaygın kullanılan bu yöntem sayesinde hastaların, genel anestezi altında, konforlu bir şekilde tedavi edilebildiğini belirten Gastreontroloji Uzmanı Dr. Abdullatif Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşlem sonrası hastanede kalış süresi genellikle kısa olmakla birlikte, komplikasyon oranı da oldukça düşüktür. Gastroenteroloji pratiğinde ERCP, hem hayat kurtarıcı olabiliyor hem de hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Bu nedenle safra kanalı ve pankreas hastalıklarında erken tanı ve doğru yönlendirme büyük önem taşıyor."