Yerel Haberler
Eskişehir
27 Şubat 2026 Cuma - 11:22 Şüpheli şekilde ölen kadının camdan atlayan kocası: "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" Eskişehir’de evinde cansız bedeni bulunan kadının 7’nci kattan atlayarak hastanelik olan kocası Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Olay, Zafer Mahallesi Özaydın Sokak’ta meydana gelmişti. Mehmet K. (58), bu sabah saatlerinde henüz bilinmeyen bir sebeple 7’nci kattaki evden aşağıya atladı. Brandanın üstüne düşen ve yaralanan adamı gören komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri Mehmet K.’nın dairesine itfaiye ekiplerinin yardımıyla giriş yaptıktan sonra içeride eşi Sevim Ö.’nün (50) cansız bedenine rastladı. Yapılan inceleme sonucunda, birkaç gün önce hayatını kaybettiği belirlenen kadının ölümü şüpheli olarak değerlendirildi. Edinilen bilgilere göre, hastaneye sedye ile taşındığı esnada kendisine yöneltilen "Karın ölmüş bilgin var mı" sorusuna cevap veren Mehmet K.’nın, "Sahurda balık yiyip ayran içmiştik, ondan zehirlenmiş olabilir" dediği iddia edildi. Mehmet K.’nın kaldırıldığı Yunus Emre Hastanesi’nde ’kırmızı alan’da tedavi altına alındığı öğrenildi. "Adamın düşme sesine uyandık" Mehmet K.’nın komşusu Engin Sahur, olay anını anlatarak, "Gürültüye uyandık, bayağı bir yüksek gürültü geldi. Dedik herhalde çocuklar düştü. Çünkü apartmanda hep çocuklar var. Baktık hiçbir yerde bir şey yok. Arka tarafta bir sundurma var birinci katın. Onun üzerine düşmüş. Eşine haber verdiniz mi falan diye konuşuldu. Meğer eşi de ölmüş" ifadelerini kullandı.
Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:56 Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor Eskişehir Şairler Derneği’nin organizasyonuyla her hafta düzenli olarak buluşan şairler, dijitalleşen dünyanın kalabalığında kaybolmaya yüz tutan şiiri unutturmamak için çabalıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformların kullanımı gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Bunun sonucunda dünya genelinde kitap okuma oranlarının düştüğü bilinirken, şiire olan ilgi de azalıyor. Eskişehir’deki şairler ise, adeta unutulmaya yüz tutan ve eskisine kıyasla gücünü kaybeden şiirden hala vazgeçmiyor. İnsan yüreğinin son kalesi gibi gördükleri şiiri yaşatmaya çalışan şairler; her hafta düzenli olarak bir araya gelerek yazdıkları mısraları okuyor, yapay zekanın yaygınlaştığı günümüzde kalemleri ile insan duygularının derinliklerine iniyor. "Şiiri insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, "Eskişehir’de bir avuç diyebileceğimiz insan topluluğuyla şiiri yaşatmaya, şairi gündemde tutmaya çalışıyoruz. Şahsen, şiirin hayatın vazgeçilmezi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiir bir estetik, bir güzellik, bir söz sanatıdır. Bunun olmadığı yerde yavanlık, kuraklık ve kabalık olur. Şiir inceliktir, hassasiyettir, duygudur, düşüncedir; onların en güzel şekilde ifadesidir. Biz her ne kadar bir avuç kadar olsak da yüreklerimiz dünyayı kucaklıyor. Günümüzde şiire çok itibar olduğunu söyleyemem. Çağımızın en etkin uygulamalarından birisi de bu yapay zeka. Dijital platformlar, şiir ihtiyacını ortadan kaldırır noktaya geldi. Sözün inceliği, şiirin gücü bir şekilde dijital platformlarda kalabalığın içinde kaybolmaya yüz tuttu ama tamamen kaybolmadı. Biz de bunun mücadelesini veriyoruz. İnsanlara şiirler sunarak, dijital platformlarda şiirlerimizi yayınlayarak, bunu kurumsal olarak yapmaya çalışıyoruz. Bize temas eden insanlarla birlikte şiirin ufuk ve gönül açıcı, güzelliği yansıtıcı yönlerini mümkün olduğu kadar işlemeye çalışıyoruz. Buradaki şairlerin özelliği; yürek-fikir teri olan, duygularla ifade edebileceğim mısralar yazmaları. Bunu insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" dedi. "Bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şeydir şiir" Emekli edebiyat öğretmeni 65 yaşındaki Göktem Şensoy, "Şiir devam ettirilmesi gereken bir şey. Eskiden beri var olan, bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şey şiir. Bu nedenle buraya gelip okuyanların şiirlerini dinliyor, onunla mutlu oluyoruz. Edebiyatçı olduğumuz için bu mayamızda var. Geçmişten beri şiirle ilgileniyoruz, seviyoruz. Ancak gençlerin şiire ilgisi çok az. Onlar genellikle dijital platformlarda kendilerini oyalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Şairler, Türk milletinin sesi olmuşlardır" Dernek yetkililerinden Lutfi Kılıç ise, "Geçmişten bugüne şairler, ozanlar Türk milletinin dili, sesi, kulağı olmuşlardır. Onların dertlerini, kederlerini, elemlerini, sevinçlerini, aşklarını, sevdalarını dile getirmişler. Bundan sonra da getirmeye devam edilmektedir" diye belirtti.
Başkan Albayrak: "Şehirde sel varken, vatandaş evinde elini yıkayacak su bulamadı"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:03 Başkan Albayrak: "Şehirde sel varken, vatandaş evinde elini yıkayacak su bulamadı" ESKİ Genel Müdürlüğü’nün önünde açıklama yapan AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak, "Şehir sel görüntüleriyle boğuşurken, aynı saatlerde Eskişehirli evinde elini yıkayacak suyu bulamadı" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü, Porsuk Nehri su alma noktasında yaşanan seviye düşüklüğü nedeniyle yeterli su temin edilemediğini dün akşam duyurdu. Yapılan açıklamadan kısa bir sonra kentin çeşitli noktalarında su kesintisi yaşandı. Son zamanlarda benzer su kesintilerinin artması sebebiyle vatandaş mağduriyet yaşadı. "Şehirde sel varken, vatandaş evinde elini yıkayacak su bulamadı" ESKİ Genel Müdürlüğü’nün önünde bu konuyla ilgili açıklamada bulunan AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak, "Bugün burada bulunmamızın sebebi, Eskişehir’de aylardır yaşanan su krizinin artık bir yerel yönetim fiyaskosuna dönüşmüş olmasıdır. Yaşananlar münferit bir arıza değil; plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve liyakatsizliğin sonucudur. Son 1 ay içinde Eskişehir’de yaşananlar, açık bir yönetim zaafını gözler önüne sermiştir. Tepebaşı’nda günler süren kesintiler, haftalardır çözülemeyen Kalabak Suyu tedarik sorunu ve son olarak Pazar günü hiçbir hazırlık yapılmadan, hiçbir bilgilendirme yapılmadan şehrin büyük bölümünde suların kesilmesiyle ortaya çıkan tablo nettir: En ufak bir yağmurda sokaklarımız göle dönüyor, evlerimizde musluklardan su akmıyor. Dün akşam bunun en çarpıcı örneğini yaşadık, şehir sel görüntüleriyle boğuşurken aynı saatlerde Eskişehirli evinde elini yıkayacak suyu bulamadı. Bu çelişkinin adı şudur: Dışarıda yağmur var, evde yok ve bu, tam anlamıyla ’-mış gibi’ belediyeciliktir. Hizmet varmış gibi, plan varmış gibi, altyapı güçlüymüş gibi" ifadelerini kullandı. İstifa talebi Bu mağduriyete sebep olanların istifa etmesi ve haklarında soruşturma başlatılması yönünde çağrıda bulunan Başkan Albayrak, "ESKİ’nin bütçesi neden Eskişehir’in su güvenliği için kullanılmak yerine, belediyenin başka harcama kalemlerine aktarılmaktadır?" sorusunu ilgili kurum yetkililerine yöneltti.
Şeker fabrikasındaki kazada yaralanan işçilerden 5’i taburcu oldu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:51 Şeker fabrikasındaki kazada yaralanan işçilerden 5’i taburcu oldu Eskişehir’de şeker fabrikasındaki patlamada yaralanan 5 işçinin taburcu edildiği, 1 işçinin tedavisinin yanık ünitesinde devam ettiği bildirildi. Odunpazarı ilçesi Şeker Mahallesi Sivrihisar 2 Caddesi’ndeki Kazım Taşkent Eskişehir Şeker Fabrikası’nın Eskişehir Makine Fabrikası kısmında döküm yapıldığı sırada cüruf ismi verilen erimiş metalde patlama meydana gelmiş, yaralanan H.G., S.G., M.T., C.M., İ.U. ve O.I. isimli işçiler sağlık ekiplerince Eskişehir Şehir Hastanesi’ne sevk edilmişti. "Süreci sendika olarak yakından takip ediyoruz" Olayla ilgili açıklama yapan Şeker-İş Eskişehir Şube Başkanı Hamit Dokuzlar, bahse konu işçilerden 5’inin taburcu edildiğini 1 kişinin ise tedavisinin devam ettiğini belirtti. Dokuzlar, sürecin döküm aşamasında meydana geldiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: "Fabrikamızın döküm bölümünde, kalıp ayrılması sonrası cüruf olarak adlandırılan erimiş metalin etkisiyle 6 işçi arkadaşımız yaralandı. Yaralılarımız hastaneye kaldırıldı. 5 işçimiz taburcu edildi, 1 işçimizin ise yanık ünitesinde tedavisi sürüyor. Süreci sendika olarak yakından takip ediyoruz." Hamit Dokuzlar, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin öncelikli konu olduğunu vurgulayarak, olayın tüm yönleriyle incelenmesi ve benzer durumların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti.