Yerel Haberler
Eskişehir
26 Mayıs 2026 Salı - 15:45 Rektör Adıgüzel, Buhara’da Anadolu Üniversitesi’nin küresel eğitim vizyonunu anlattı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Buhara’da katılmış olduğu programda, üniversitenin küresel eğitim vizyonuyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ’4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu’ iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu Forum programında, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov ile Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Özbekistan’dan 25 üniversite Rektörü, Türkiye’den ise 8 üniversite Rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Forumda ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği, akademik proje geliştirme süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları değerlendirildi. Forumun açılışında konuşan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Türkiye ile Özbekistan arasındaki köklü ilişkilerin yükseköğretim alanındaki iş birlikleriyle daha da güçlendiğini belirterek, iki ülke üniversiteleri arasında geliştirilecek ortak çalışmaların önemine dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme deneyimine dikkat çekildi Forum kapsamında düzenlenen ’Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İş Birliğinin Geliştirilmesi’ başlıklı oturumda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, yükseköğretim kurumları arasındaki stratejik ortaklıkların yalnızca akademik gelişime değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel üretim kapasitesine ve uluslararası rekabet gücüne de katkı sunduğunu ifade etti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitim alanındaki deneyimine dikkat çeken Rektör Adıgüzel, üniversitenin öğrenci sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesi olduğunu belirtti. Açıköğretim Fakültesi’nin 45 yıllık köklü geçmişe sahip olduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, değişen sektör ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını sürekli yenilediklerini ifade etti. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda bazı programların güncellendiğini ve çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bölümlerin açıldığını söyledi. Özbek öğrenciler teşvik edilmeli Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, Özbekistan’ın genç nüfus potansiyeline dikkat çekerek Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının artırılmasının önemine değindi. Prof. Dr. Adıgüzel, "Özbekistan dışında eğitim alan yaklaşık 160 bin öğrenci bulunuyor. Ancak Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısı yaklaşık 10 bin seviyesinde. Bu oranı artırmak için üniversiteler arasında daha fazla iş birliği yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi’nde 23 bin örgün öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Rektör Adıgüzel, bunların yaklaşık 3 binini uluslararası öğrencilerin oluşturduğunu söyledi. Üniversitede öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının ise yaklaşık 80 olduğunu ifade eden Rektör Adıgüzel, bu sayının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Türk Dili ve Kültürü Programı dil bariyerini kolayca aşmaya fırsat tanıyor Konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yalnızca uluslararası öğrencilere yönelik olarak açılan Türk Dili ve Kültürü Programı ile Türkçe hazırlık imkânlarının önemine işaret etti. Açıköğretim Fakültesi üzerinden dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin Türkçe öğrenebildiğini belirten Rektör Adıgüzel dil bariyerinin bu yöntemle daha kolay aşılabileceğini ifade etti. Türkçe’nin Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiren temel unsur olduğunu vurgulayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteler arasında ortak Türkçe yayın ağlarının kurulması, akademik dergilerin çıkarılması ve ortak kitap projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin ’AU Press’ adıyla yeni bir yayınevi kurduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, Türkiye ve Özbekistan’daki üniversitelerle ortak yayın projelerine açık olduklarını dile getirdi. İş birliği protokolleri imzalandı Forum süresince Rektör Adıgüzel tarafından Anadolu Üniversitesi ile çeşitli yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği protokolleri imzalanırken, üniversite ziyaretleri ve ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde ortak bilimsel projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile eğitim alanında yapılabilecek yeni iş birlikleri ele alındı.
Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nde tiyatro ve geleneksel el sanatları ilgi odağı oldu
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:11 Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nde tiyatro ve geleneksel el sanatları ilgi odağı oldu Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci gününde sahnelenen "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun izleyicilerden yoğun ilgi görürken, geleneksel bez bebek yapım atölyesi de katılımcıları Anadolu’nun köklü el sanatlarıyla buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Eskişehir Kültür Yolu Festivali, sekizinci gününde de tiyatro ve geleneksel el sanatları etkinlikleriyle sanatseverlerden tam not aldı. Festival kapsamında sahne alan "Sen de Gitme Triyandafilis" adlı müzikli oyun, izleyicilere duygu yüklü bir anlatı sundu. Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan, R. Emre Basalak’ın ise oyunlaştırıp yönettiği yapım; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini sahneye taşıdı. 1930’lu yıllardan yüzyılın son çeyreğine uzanan bir zaman dilimini ele alan oyun, bir Rum ailenin çocuk ruhunu koruyan kızı Triyandafilis’in öyküsünü müzik ve dramatik bir dille izleyiciye aktardı. Hatay’ın kültürel hafızasına ve insan hikayelerine odaklanan eser, festival konuklarının büyük beğenisini topladı. Bez bebek geleneği atölyede yaşatıldı Festivalin geleneksel sanatlar ayağında ise "Bebek Yapım Atölyesi" düzenlendi. Atölyede eğitmen Saliha Demiral, Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yer alan bez bebek yapımının inceliklerini katılımcılarla paylaştı. Kumaş, iplik ve doğal dolgu malzemeleri kullanılarak hazırlanan bez bebeklerin, yalnızca bir oyuncak olmadığı; aynı zamanda yerel kimliği, geleneksel giyim kültürünü ve toplumsal değerleri yansıtan önemli bir kültürel miras unsuru olduğu vurgulandı. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, geleneksel bez bebek yapım tekniklerini yakından tanıyarak üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu.
Eskişehir Valiliği Kurban Bayramı tedbirlerini açıkladı
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:08 Eskişehir Valiliği Kurban Bayramı tedbirlerini açıkladı Eskişehir Valiliği, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur ve güven ortamı içerisinde geçirmelerini sağlamak amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından il genelinde uygulanacak resmi tedbirleri duyurdu. Eskişehir Valiliği tarafından yayımlanan bildiride, güvenlik, sağlık, ulaşım, belediye hizmetleri, altyapı ve gıda denetimleri gibi kurumların görev alanına giren hususlarda bayram süresince yürütülecek çalışmaların detayları paylaşıldı. İl genelinde asayiş, trafik ve çevre düzeninin korunması amacıyla ilgili tüm birimlerin koordinasyon içinde görev yapacağı belirtildi. Kurban kesim alanlarında alınan önlemler ve görevlendirilen personel sayısı açıklandı Belediyeler tarafından belirlenen resmi kurban kesim yerlerinin dışındaki yol kenarları, park, bahçe ve dere yatakları gibi alanlarda kesim yapılmasının engellenmesi amacıyla denetimler gerçekleştirilecek. Çevre ve görüntü kirliliğinin önlenmesine yönelik tedbirler kapsamında, ilçe müftülükleri tarafından 20 din görevlisi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ise 49 veteriner hekim ile 5 veteriner sağlık teknisyeni kesim noktalarında hazır bulundurulacak. Kesim alanlarında trafik düzeninin sağlanması amacıyla uygunsuz araç park edilmesine izin verilmeyecek. Trafik denetimlerinde kullanılacak yöntemler ve personel verileri paylaşıldı Bayram süresince trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla emniyet ve jandarma teşkilatları tarafından yürütülecek çalışmaların personel ve araç sayıları açıklandı. İl Emniyet Müdürlüğü, 3 sabit ve 68 şok kontrol noktasında, bin 645’i trafik personeli olmak üzere toplam 12 bin 720 personel, 2 bin 725 araç ve 18 drone ile görev yapacak. İl Jandarma Komutanlığı ise 1 sabit ve 59 şok kontrol noktasında, 393’ü trafik personeli olmak üzere 2 bin 898 personel, 892 araç ve 14 dron ile denetim gerçekleştirecek. Kontrollerde radarla hız tespiti, emniyet kemeri kullanımı, kask kontrolü ve tescilsiz motosiklet kullanımının önlenmesine ağırlık verilecek. Kara yollarında Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) ile ortalama hız ölçümü yapılırken, şehirlerarası otobüslerde sivil personeller görevlendirilerek denetim sağlanacak. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameraları ise 24 saat esasına göre kural ihlallerini takip edecek. Çarşı pazarlarda ve hayvan satış noktalarında güvenlik uygulamaları gerçekleştirilecek Bayram öncesi dönemde vatandaşların yoğun olarak bulunduğu alışveriş merkezleri, çarşı ve pazarlarda hırsızlık, yankesicilik ve kapkaç gibi olayların önlenmesi amacıyla resmi ve sivil ekipler görevlendirildi. Canlı hayvan satışı yapılan alanlarda sahte para kullanımına karşı önlemler alınırken, 6136 Sayılı Kanun hükümleri gereğince bayram süresince ateşli silah ve bıçak kullanımına müsaade edilmeyecek, yasağa uymayanlar hakkında adli ve idari tahkikat yürütülecek. Ticari işletmelerde hijyen ve fiyat denetimleri yapılacak İl genelinde faaliyet gösteren fırın, pastane ve lokanta gibi gıda maddesi üreten ve satan iş yerleri, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İl Ticaret Müdürlüğü ve belediye zabıta ekipleri tarafından ortaklaşa denetlenecek. Yapılacak kontrollerde işletmelerin hijyen şartları ile fiyat tarifeleri incelenecek. Güvenlik güçleri ile zabıta ekipleri, vatandaşların alışverişlerini huzurla yapabilmesi adına bayram öncesindeki denetim faaliyetlerini artıracak. Altyapı ve ulaşım hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Karayolları 46. Şube Şefliği sorumluluk alanlarındaki yolları trafiğe açık tutmak adına acil müdahale ekipleri oluşturdu. Bayram süresince, zorunlu haller dışında yol yapım, bakım ve onarım çalışması yapılmayacak. Altyapı hizmetlerinde aksama yaşanmaması adına OEDAŞ elektrik şebekesinde, Türk Telekom haberleşme altyapısında, ESKİ Genel Müdürlüğü ise içme suyu ve kanalizasyon hatlarında nöbetçi personel sayılarını takviye ederek tedbir aldı. Belediye başkanlıkları da yangın, su ve kanalizasyon arızalarına karşı mevcut planlarını gözden geçirerek ekiplerini hazır hale getirdi. Sağlık birimlerinde personel planlaması ve iletişim İl Sağlık Müdürlüğü, hastanelerin acil servis hizmetleri başta olmak üzere nöbet hizmetlerinin aksamaması adına personel planlamasını tamamladı. 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü ile 112 Ambulans Başhekimliğinde personel takviyesi yapılarak kesintisiz hizmet sunulması kararlaştırıldı. Vatandaşların istek ve şikayetlerini iletebilecekleri kurum telefon numaraları, yazılı ve görsel medya organları vasıtasıyla kamuoyuna duyurulacak.
Prof. Dr. Demirköz: "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak"
24 Mayıs 2026 Pazar - 11:41 Prof. Dr. Demirköz: "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak" Eskişehir Türk Ocağı’nda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü, BM Yapay Zeka Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, Eskişehir Türk Ocağı’nda konuştu. Uzay, yapay zeka ve astropolitika alanındaki kritik gelişmelere değinen Prof. Dr. Demirköz, yapay zeka üzerinde bir kavram kargaşası olduğunu belirtti. Demirköz, yapay zekanın kendi başına bir niyeti ve aklı olmadığını, tüm modellerin eğiticilerin ona öğrenmesi gereken verileri vermesiyle ve yönlendirmesiyle şekillendiğini söyledi. "Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz" Doğal dil modellerinin ücretsiz gibi görünse de aslında kullanıcının sorduğu soruları, ilgilendiği alanları ve paylaştığı bilgileri işleyerek başta pazarlama ve reklam şirketlerine olmak üzere satıldığını hatırlatan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz. Siz bu modellerle konuşurken; kim olduğunuz, sağlık bilgileriniz, hayat görüşünüz analiz edilerek bunları merak eden kurumlara pazarlanıyor" şeklinde konuştu. Yapay zekanın sınırları ve gelecekteki gelişmeler Soru-cevap bölümünde büyük dil modellerinin veri sınırına ulaştığı iddiasını değerlendiren Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Veri tükendiğine dair söylemler yalnızca büyük dil modelleri için geçerli. Yapay zekanın asıl bilmediği şey, fizik, kimya ve biyoloji; yani sorunu gerçek dünyayı anlayamamak. Halk arasında yapay zeka olarak adlandırılan şey, çok limitli bir sınıf olan büyük dil modelleri ve bu dil modelleri sadece insanın kelimelere döktüğü olgular üzerinden eğitildiği için şu an tüm dünyayı dilin anlattığı olarak görüyor. Onun için fiziksel dünyadaki sebep-sonuç ilişkisini anlamada ve öngörmede çok zayıf. Önümüzdeki 5 yılın en büyük gelişmesi, makinenin dünyayı bizim gibi algılamasını sağlayacak ’dünya modelleri’ olacak." Yapay zekanın sağlık verilerini işlemesi Kişisel sağlık verilerinin, büyük dil modellerinin işlemesi için verilmesi konusunda da uyarılarda bulunan Demirköz, bireysel veri paylaşımına karşı çıkarken, devlet eliyle yürütülen anonimleştirilmiş sistemlere yeşil ışık yakarak, "Bu veriyi Sağlık Bakanlığı kapalı devre, kimliksiz ve anonim biçimde işlerse; örneğin bulaşıcı bir hastalığın yükselişini tespit etmek ve önlem geliştirmek amacıyla kullanırsa, bu halk sağlığı için faydalı olabilir" ifadelerini kullandı. "Uzaydaki varlıkların yüzde 50’si tek bir insana ait" Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, uzay alanının ve astropolitika ile ilgili olarak, "Kırılma noktası olarak, Eylül 2023’ten beri uzaydaki varlıkların yüzde 50’si tek bir insana ait. Bu oran artmaya devam ediyor. Kendisinde uzaydaki trafiği yönetme yetkisini görmeye başladı ve bunu empoze etmeye çalışıyor. Uzayda özellikle insansız bilimsel görevler için, yapay zeka ile kontrol edilen robotların kullanımının anlamlı. Mars’ta insansız helikopterin yapay zeka ile uçurulmasını insanlık tarihinin dönüm noktalarından biri. Bu Apollo 11 kadar önemli bir adım. Uzayı keşfetmekte yapay zekasız hareket alanı pek mümkün değil. Mars ile Dünya arasındaki iletişimin ışık hızından ötürü gecikmesi iki gezegenin yörüngelerinde nerede olduğuna bağlı olarak, 3 ila 20 dakika arasında bir süre. Komut beklersen, helikopter çoktan düşmüş olabilirdi. Onun için uzaydaki gezegenleri anlama serüvenimizde yapay zekayı kullanmak faydalı" dedi. "Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek" Uzay madenciliği konusundaki soruya yanıt veren Prof. Dr. Demirköz, genel beklentinin aksine denizaltı madenciliğine yönelimin arttığını belirterek şu bilgileri paylaştı: "Örneğin göktaşlarından ve diğer gezegen ve uydularından madenleri geri getirmek büyük problem. Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek. Dünyanın yüzeyinin yüzde 71’i sularla kaplı olduğu için, yeraltı varlıklarının çoğu da deniz altında. Bu açıdan da ’Mavi Vatan’ çok önemli. Şimdilik deniz madenciliği sadece doğalgaz, petrol ve elmas için yapılmakta ancak özellikle polimetalik nodüllerin madenciliği konusunda yarış hızlanıyor." Türkiye’nin uzay çalışmaları Demirköz, ODTÜ İVMER ekibinin Türkiye’de gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili olarak ise şöyle konuştu: "Uluslararası Uzay İstasyonu’nun üzerindeki Alfa Manyetik Spektrometresi deneyi ile karanlık madde odaklı kozmik ışın analizi yapay zeka modelleri kullanılarak geliştirildi. Pek çok ulusal uydu programı için, uzayda alacakları radyasyon hesaplamaları ve radyasyon testleri gerçekleştirildi. Ankara’da TENMAK tesislerinin içinde kurulan ODTÜ-Saçılmalı Demet Hattı laboratuvarında bugüne dek protonlarla 138 test tamamlandı ve nötronlarla test kapasitesi de geliştirildi. Uzay için radyasyon sayaçları geliştirildi ve Roketsan’ın Sinop’tan yaptığı sonda uçuşlarında ve astronotumuz Tuva Cihangir Atasever’in uçtuğu Virgin-Galactic uçuşunda bilimsel veriler toplandı ve analiz edildi. Uzay radyasyonunun atmosfere girişkenliğini anlamak üzere 9 kez stratosferik uçuş programı düzenlendi ve bilimsel veriler toplandı. Uzay radyasyonuna karşı birçok farklı radyasyon soğurucu malzeme geliştirildi ve Ay için şimdi yenilikçi yapı malzemeleri geliştirilmekte. Bilişim alanı için kuantum rassal ve kaotik rassal sayı üreteçleri geliştirildi. Fotonik kuantum kapılar ve yenilikçi kuantum hesaplama teknikleri de geliştirilmekte. İVMER ekibinde aynı zamanda uzay alanında teorik fizik çalışmaları da yapılmakta. Kütle çekimi dalgaları ve kozmoloji çalışan bir ekip de mevcut." Dinleyicilerin ilgiyle dinlediği konuşmanın ardından Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz’e şükran beratı ve hediye takdim etti.
Hobi olarak başladı, şimdi el emeği takı sergiliyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:55 Hobi olarak başladı, şimdi el emeği takı sergiliyor Eskişehir’de 2012 yılından bu yana el emeği takı sanatıyla uğraşan Nurgül Bozkurt, hobi olarak başladığı bu tutkusunu ticarete dönüştürdü. Kristal ve çelik takıların yoğun ilgi gördüğünü belirten Bozkurt, "Ürünlerimiz genellikle özel günlerde hediyelik olarak tercih ediliyor" dedi. Eskişehir’de el sanatlarına olan ilgi her geçen gün artarken, kadın girişimciler de ürettikleri eserlerle hem sanata katkıda bulunuyor hem de ekonomiye can veriyor. Yaklaşık 14 yıldır takı tasarımı yapan 53 yaşındaki Nurgül Bozkurt, açtığı stantta el emeği göz nuru takılarını vatandaşların beğenisine sunuyor. "Boncuklarla başlayan serüven işe dönüştü" Takı tasarımına başlama hikayesini anlatan Bozkurt, "2012 yılında sadece vakit geçirmek için hobi amaçlı başladım. İlk başlarda evdeki boncuklarla ufak tefek takılar yapıyordum, daha sonra kendimi geliştirerek işleri renklendirdim ve farklı tasarımlar ortaya çıkardım" ifadelerini kullandı. Kristal ve çelik takılar revaçta Ürün yelpazesinin oldukça geniş olduğunu vurgulayan Nurgül Bozkurt, tasarımlarında kullandığı malzemeler hakkında şu bilgileri verdi: "Standımızda çelik, kristal ve çiçek takılarımız bulunuyor. Ayrıca normal boncuklarla yaptığım özel işlerim de var. Bunların hepsi tamamen benim kendi el emeğimdir". "Hediyelik eşya olarak çok tercih ediliyor" Takıların fiyatları ve müşteri tercihlerine de değinen Bozkurt, "Ürün fiyatlarımız 100 liradan başlıyor, emeğine ve malzemesine göre 200-250 liraya kadar çıkabiliyor. Genellikle kristal ve çiçek takılarımız daha çok rağbet görüyor. İnsanlar genelde sevdiklerine hediye almak için bizi tercih ediyorlar" dedi. Nurgül Bozkurt, Eskişehirlileri ve şehri ziyarete gelen turistleri, el emeği takıların sergilendiği stantlara davet etti.