Yerel Haberler
Eskişehir
10 Nisan 2026 Cuma - 18:09 Başkan Albayrak: "ESKİ’de nepotizim zirve yaptı" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde (ESKİ) yaşanan olaylara değinerek, "Bu durum nepotizmin zirveye çıkmış olmasının bir sonucudur. Eskide kayının çocuğu, bacanağın oğlu, baldız, gün arkadaşı yönetici olursa sonuç bu olur" dedi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ile AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan basın mensupları ile bir araya geldi. "Meclis yok sayıldı, evrakta sahtecilik yapıldı" Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Kurulu’nda alınan kararların dışına çıkıldığını iddia eden Albayrak, "Bugün bir suç duyurusunda bulunduk. Meclis’te alınmış bir kararı yok sayarak, kendi dünyalarında evrakta değişiklik yapmışlar. Takriben halkımızdan yüzde 48,5’lik bir fazla bedel alınma durumu söz konusu olmuş. Meclis üyesi arkadaşlarımızın tespitiyle biz de incelemelerimizi yaptık. Meclis’ten geçen tarife cetvelini yok hükmünde görüp, sahte bir evrak düzenlemesiyle yol yürümüşler. Süreç artık yargıdadır. Bir hukukçu olan, hakimlik yapmış bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın o evrakı imza atabilmesi düşündürücüdür" diye konuştu. "Nepotizmin zirveye çıktığı yer: ESKİ" Belediyedeki kadrolaşma ve yönetim zafiyetine dikkat çeken Albayrak, ESKİ’deki liyakat sorununa değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bu durum nepotizmin zirveye çıkmış olmasının bir sonucudur. Eskide kaynın çocuğu, bacanağın oğlu, baldız, gün arkadaşı yönetici olursa sonuç bu olur. Tepebaşı bölgesinde 10 saatte biteceği planlanan bir vana değişimini 4 günde bitiremeyen bir anlayış var. Bu iş bilmezlik ve beceriksizliktir." "Yıkım yapmayı dahi beceremeyen bir anlayış var" Deliklitaş Mahallesi’nde geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ve bir dükkanın duvarının delinmesiyle sonuçlanan yıkım çalışmalarını da eleştiren Gürhan Albayrak, bölgedeki mağduriyetleri yerinde incelediğini söyledi. Albayrak, "Bugün Deliklitaş’taydım, mağdur olan esnafın yanındaydım. 8 katlı binanın yıkımında teknik altyapı yok, emniyet yok. Kat kat, yavaş yavaş yıkılması gereken binayı deprem bölgesindeki gibi yıkarak etrafa zarar verdiler. Bazı insanların evleri, dükkanları zarar gördü. Bunu dahi beceremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız" dedi. "Halkın hizmeti için gelen paralar kavgaya gidiyor" CHP içerisindeki tartışmaların halkın hizmet almasını engellediğini savunan Albayrak, "Sivrihisar’da patlak veren danışman krizleri ve içerideki gelecek kaygıları çok büyük bir sıkıntının olduğunu gösteriyor. Biz CHP’nin içiyle ilgilenmiyoruz ama devletin belediyelere halka yatırım yapması için gönderdiği paralar, birilerinin istikbal kavgası için harcanıyor. Biz Eskişehir halkının menfaati olan konuları işlemeye ve bu iş bilmezliğe karşı durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Çevreyolu bizim için elzem" Öte yandan Eskişehir’e yapılması planlanan çevreyolu hakkında konuşan AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Çünkü ben haftanın en az iki günü bu yolu kullanıyorum ve biliyorsunuz o yolda da kaza yaptım, ekim ayında kötü bir kaza yaptım. Çevre yolu bizim için elzem. Bu noktada da geldiğimiz günden beri bununla ilgili planlamalar yapılıyor. Tabii bu planlamalarda Eskişehir’in siyasetçisi olarak biz müdahil oluyoruz. Yapıcıları biraz önce söylediği gibi Devletin Karayolları Genel Müdürlüğü. Bu noktada hesaplamalar yapıyor, planlama yapıyor. Süreç içine girdi. Biz Cumhurbaşkanımızla görüştük, Cumhurbaşkanı Yardımcımızla İl Başkanımla gittik görüştük. Strateji Başkanımızla Nabi Başkanım görüştü. Yani Fatih Bey işin içinde, hepimiz işin içindeyiz. Bu noktada en kısa zamanda da sonuç alacağımızı düşünüyorum çünkü son aşamaya gelindi. Fizibilite çalışmaları bitmeden bir proje devlette başlanılması mümkün değildi. O fizibilite çalışması da geçti. Her yerin yeniden incelenmesi, tetkik edilmesi, mühendisler tarafından projelendirilmesi gerekiyor. Bu noktada süreç halindeyiz. Ben kendi adıma istiyorum. Ben kendi adıma istiyorum, bu şehirde yaşayan biri olarak istiyorum ve bunu da gittiğimiz her yerde de söylüyoruz. Her ne kadar şehrin iç trafiğini çok değiştirmeyeceğine inansam da bir çevre yolu güzel olur Eskişehir’e. En azından batıdan doğuya gidenler için transit geçecekleri, şehrin o şeyine girmeyecekleri, şehrin trafiğine girmeyecekleri bir çevre yolu güzel olur."
Devlet Konservatuvarı öğrencileri mezun oldu
21 Haziran 2025 Cumartesi - 17:51 Devlet Konservatuvarı öğrencileri mezun oldu Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzik ve Bale Ortaokulu ve Müzik ve Sahne Sanatları Lisesi Mezuniyet Töreni gerçekleştirildi. Koral Çalgan Salonu’nda yapılan törende, mezun olan öğrencilerin sevincine ortak olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, "Öğrencilerimiz emek ve özverili bir süreç sonucunda mezun olmaya hak kazandılar ve onları yeni bir başlangıca uğurluyoruz. Bu süreçte emeği geçen hocalarımıza, yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. Öğrencilerimiz sadece birer sanatçı adayı değil, aynı zamanda ülkemizin kültürel zenginliklerinin birer taşıyıcısı olacaklar. Bu anlamda onlara önemli görevler düşüyor. Öğrencilerimizin sonraki yaşamlarında başarılar diliyorum, yoları açık olsun, hepinizi saygı ve sevgilerimizle selamlıyorum" dedi. "Mezuniyet sanatla örülü yolculuğunuza önemli bir geçiş noktasıdır" Bu yılın yalnızca eğitim açısından değil, başarılar açısından da oldukça parlak bir yıl olduğuna değinen Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz, "Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı ailesi olarak sanatla yoğrulmuş bir yolculuğun sonunda aynı zamanda yeni bir başlangıcın eşiğinde sizlerle birlikte olmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Enstrüman eğitimi öyle bir yolculuktur ki sabır ister, emek ister. Zaman zaman zorlayıcıdır ama yolculuğun sonunda sahneye adımınızı attığınızda ya da eseri çaldığınızda her şeyin buna değdiğini anlarsınız. Bugün uğurladığımız sevgili öğrencilerimiz sizler bu özel yolculuğun en kıymetli yolcularısınız. Mezuniyet sizin için bir son değil sanatla örülü yolculuğunuza önemli bir geçiş noktasıdır. Yanlınca mezun olmuyorsunuz, kendisini ifade edebilen sanatçılar olarak bir üst aşamaya adım atıyorsunuz. Her biriniz bu zorlu ve azimli yolculukla yalızca bizleri değil, Anadolu Üniversitesini de gururlandırdınız. Bu yıl bizim için yalnızca eğitim açısından değil başarılar açısından da oldukça parlak bir yıl oldu. Konservatuar 12. Sınıf öğrencilerimizden Mine Kapanoğlu Avrupa’da seçkin bir sanat okuluna kabul edildi. Orta ve lise devresi 11 öğrencimizin uluslararası yarışmalarda kazandığı 22 ödül, konservatuarımızın sanat eğitiminde ulaştığı kaliteyi ve evrensel düzeydeki başarısını açıkça ortaya koydu. Bu başarılar sadece sahnede değil, eğitimle, öğretimde ve uluslararası görünürlüğümüzde ve konservatuarımızın zirveye emin adımlarla yürüdüğünün göstergesi oldu. Sevgili öğrenciler, bugün burada alkışlarla uğurlandığınız bu tören, büyük sahnelere açılan bir kapıdır. Yol zorlu olabilir, bazen engeller de olabilir ancak azminiz ve inancınızla her zorluğun üzerinden geleceksiniz" şeklinde konuştu. "Sanat yolculuğu dik duruşla ve öğrenmeye olan sonsuz inançla yürütülür" Devlet Konservatuarı Kurum Müdürü Öğr. Gör. Yusuf Arıcı ise, şunları söyledi: "Bugün yılların emeğini, alın terini ve başarı öyküsünün son durağındayız. Mezuniyet sadece bir bitiş değil aynı zamanda yeni bir başlangıcın habercisidir. Sevgili öğrencilerimiz sizler yalnızca birer öğrenci değil, sanat yolculuğuna ilk adımlarını atmış gerçek birer sanatçı adayısınız. Okulda geçirdiğiniz yıllar boyunca yalnızca notalarla, gamlarla ya da teknik bilgilerle değil; disiplinle, sabırla, ekip ruhuyla ve en önemlisi de sanatın insan ruhunu besleyen gücüyle büyüdünüz. Lise yılları hayatınızın en önemli dönemlerinden biridir, bu dönemde hem akademik hem de sosyal anlamda birçok deneyim yaşadınız, arkadaşlık bağlarınızı güçlenirdiniz ve birlikte büyüdünüz. Her biriniz gerek ulusal gerek uluslararası platformlarda gösterdiğiniz başarılarla okulumuza ve ülkemize büyük gurur yaşatınız. Sanat yolculuğu yalnızca yetenekle değil kararlılıkla, dik duruşla ve öğrenmeye olan sonsuz inançla yürütülür. Bundan sonraki hayatınızda da bu değerlerle ilerleyeceğinize insancım tam. Unutmayın siz sadece müzik inşa etmiyorsunuz aynı zamanda duyguları, düşünceleri, umutları ve insanlığın ortak mirasını taşıyorsunuz. Bugün mezun olurken her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Azminiz, emeğimiz ve sanata olan sevginiz için yolunuz açık olsun." "Bu okulun bana kattığı her şey için teşekkür ediyorum" Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik ve Sahne Sanatları Lisesi birincisi Ayşe Bahar Turunç, "Okul birincisi olmanın gururunu çok derinlerde yaşıyorum, konservatuar benim yuvam. Burada çok güzel hatıralarım oldu, gençleştik, büyüdük, olgunlaştık, birlik olmayı, destek olmayı ve arkadaş olmayı öğrendik. Ben bu okulun bana kattığı her şey için teşekkür ediyorum. İhtiyacım olan her an yanımda olan eşsiz öğretmenlerim, aldığım nefesten ruh halimi anlayıp desteğini ve sevgisini her an hissettiren annem, her an yanımda olan canım ailem, kemancılığımı ilmek ilmek işleyen sayın Prof. Saliha Özlem Sümer, bana her an inandığınız ve her düştüğümde elimden tuttuğunuz için teşekkür ederim. Okul Müdürümüz Yusuf Arıcı başta olmak üzere emek veren bütün öğretmenlerime minnettarım" ifadelerini kullandı. Müzik ve Bale Ortaokulu birincisi Başak Karakurt ise duygularını, "Dört yıl önce büyük bir heyecanla Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarında rüya gibi bir müzik yolculuğuna başladım. Benden desteğini esirgemeyen aileme, canım öğretmenim Prof. Sabriye Özkan iyi ki benim öğretmenimsiniz. Üzerimde büyük emekleri olan başta okul müdürümüz Yusuf Arıcı olmak üzere bütün öğretmenlere teşekkürü bir borç bilirim ve canım arkadaşlarımla 4 yıl boyunca güzel hatıralar biriktirdik, önümüzdeki yıllarda da güzel hatıralar biriktirmeye devam edeceğiz sizleri çok seviyorum" dedi. Öğrenciler ödüllerini rektör yardımcılarından aldı Mezuniyet töreninde Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar tarafından 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Ortaokul Birincisi Başak Karakurt ve Lise Birincisi Ayşe Bahar Turunç’a ve Almanya Hochschule Für Musik Freiburg Okuluna kabul alan 12’nci sınıf öğrencisi Mine Kapanoğlu’na hediyeleri takdim edildi. Yine 2024-2025 yılı içerisinde ulusal ve uluslararası yarışmalarda başarı gösteren öğrencilere teşekkür belgeleri ve hediyeleri Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir tarafından takdim edildi. Keplerini sahnede fırlattılar Belge ve hediye takdiminin ardından, 12’nci sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan dans gösterisi, Dr. Öğr. Üyesi Ebru Kemalbay Eren’in yönetimindeki Çok Sesli Çocuk Korosu, 12’nci sınıf öğrencisi Ekin Özlü’nün Rodrigo’nun Zapateado isimli gitar konseri gerçekleştirildi. Konser ve dans gösterinin ardından Müzik ve Bale Ortaokulu ile Müzik ve Sahne Sanatları Lisesi’nde üstün başarı gösteren ve sınıflarında 1’inci olan öğrencilere ödülleri öğretmenleri tarafından takdim edildi. Mezuniyet programının devamında ise, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Hüseyin Bülent Akdeniz ve Kurum Müdürü Öğr. Gör. Yusuf Arıcı tarafından öğrencilere mezuniyet belgeleri verildi. Mezuniyet töreni, öğrencilerin keplerini havaya atması ile son buldu. Törene, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Hüseyin Bülent Akdeniz, Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Erdal Uludağ ve Doç. Elif Özbek, Devlet Konservatuarı Kurum Müdürü Öğr. Gör. Yusuf Arıcı başta olmak üzere akademisyenler, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katılım gösterdi
Embriyo transferi ile verim artacak
21 Haziran 2025 Cumartesi - 14:01 Embriyo transferi ile verim artacak Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce ’Üreme Ürünlerinin Üretimi, İthalat ve İhracatı ile Piyasaya Arzına Dair Yönetmelik’ çerçevesinde, embriyo üretimi ve transferi uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla toplantı düzenledi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşma yapan Şube Müdürü Mehmet Yurt; embriyo transferinin hayvancılıkta kaliteyi artıracağını, genetik açıdan üstün ve hastalıklara dirençli hayvanların yetiştirilebileceğini, Eskişehir’de Türkiye’de tek olma özelliğine sahip Embriyo Üretim Merkezi’nin bulunmasının çok önemli olduğunu ifade etti. Katılımcılara, yeni yönetmelik çerçevesinde sahip oldukları haklar detaylı şekilde anlatılırken, embriyo transferinin hayvancılık sektörüne sağlayacağı bilimsel ve ekonomik katkılar örneklerle açıklandı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, embriyo transferi konusunda bilgi ve bilinç düzeyini artırmak, uygulamaları sahada yaygınlaştırmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceğini belirtti. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Kemal Çevik ile Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Yurt’un katılım sağladığı etkinliğin sabah oturumuna Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimleri Odası aracılığıyla serbest veteriner hekimler, öğleden sonraki oturumuna ise Eskişehir’deki ari işletme sertifikasına sahip hayvancılık işletmelerinin sahipleri katıldı.
Kapılar kapatıldıktan 10 dakika sonra gelen aday YKS’ye giremedi
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:54 Kapılar kapatıldıktan 10 dakika sonra gelen aday YKS’ye giremedi Eskişehir’de Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) kapılar kapatıldıktan yaklaşık 10 dakika sonra gelen kadın aday geç kalması nedeniyle sınava alınmadı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından uygulanan YKS bugün gerçekleştiriliyor. İstedikleri üniversiteye gitmek için yurt genelinde YKS’ye giren milyonlarca aday, günün erken saatlerinden itibaren sınav salonlarının önünde toplandı. En az adaylar kadar heyecanlı olan yakınları da salonların çevresinde yoğunluk oluşturdu. Saat 10.15’te Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile başlayan ve 165 dakika sürecek ilk oturum için saatin 10.00 olması ile kapılar kapatıldı. Kapılar kapatıldıktan 10 dakika sonra geldi, sınava giremedi Bazı adaylar koşarak sınava son anda yetişirken, Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi’nde oturumu olan bir kadın aday kimliğini unutması nedeniyle görevliler tarafından içeriye alınmadı. Sınava dakikalar kala kimliğini almak için giden aday, kapılar kapatıldıktan yaklaşık 10 dakika sonra sınav salonuna geri döndü. Geç kalan aday sınava alınmayınca yakınları görevlilerle konuşmayı denedi ancak çabaları başarısız oldu. Sınava alınmayan aday ve yakınlarının büyük üzüntü yaşadığı görüldü. İkinci oturum yarın Alan Yeterlilik Testi (AYT), 22 Haziran 2025 Pazar günü yapılacak. Sınav, 10.15’te başlayacak ve 180 dakika sürecek. YDT, ise 15.45’te başlayacak ve 120 dakika sürecek. ÖSYM sınav takvimine göre, YKS sonuçları 22 Temmuz 2025 tarihinde erişime açılacak.
Sarıcakaya Kaymakamı kolları sıvayıp hasat için tarlaya girdi
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:02 Sarıcakaya Kaymakamı kolları sıvayıp hasat için tarlaya girdi Eskişehir’in en bereketli topraklarına sahip Sarıcakaya ilçesinin Kaymakamı Tarık Orhan, tarladaki çiftçileri ziyaret edip hasada yardım etti. İlçenin tarımsal üretim potansiyeli hakkında da konuşan Orhan, "Sarıcakaya’da 5 bin 500 ton roka üretiyoruz. İstanbul’un roka tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u ilçemizden, yani vadimizden karşılanıyor" dedi. Eskişehir’in Akdeniz’i olarak bilinen ve tarım açsından önemli bir nokta olan Sarıcakaya ilçesinin Kaymakamı Tarık Orhan, tarlada çalışan vatandaşlarla bir araya gelip hasatlara yardım etti. Eline orak alıp maydanoz demeti kesen Kaymakam Orhan, daha sonra ise üzüm yaprağı toplayan kadınlara yardım etti. Gittiği tarım arazilerinde çiftçilerden bilgi alan ve varsa sorunlarını dinleyen Tarık Orhan, mutlaka hükümet konağına çay içmeye beklediğini söyleyerek, vatandaşları makamına iadeyi ziyaret yapmaya davet etti. Rokadan domatese, üzümden zeytine birçok yetişen ürünün, İstanbul pazarlarının tezgâhlarında kendilerine yer bulduğuna değinen Sarıcakaya Kaymakamı Tarık Orhan, ilçenin tarım potansiyeli hakkında bilgi verdi. "İlçemizde 700 dekarlık alanda maydanoz ekimi yapılıyor" Maydanoz hasadı sırasında üretim verileri hakkında konuşan Kaymakam Orhan, "Gönül Teyzemiz ve Kadir Abimizle bir aradayız. Yaklaşık 50 yılı aşkın süredir devam eden bir evlilikleri var. Hem hayat tecrübeleri hem de samimiyetleriyle bize çok değerli mesajlar veriyorlar. Mikro klima ikliminin hâkim olduğu, bizim "saklı cennet" dediğimiz ilçemize hoş geldiniz diyoruz. Şu an maydanoz hasadındayız. Bununla ilgili kısa bilgiler verecek olursak, ilçemizde 700 dekarlık alanda maydanoz ekimi yapılıyor. Tek seferde yaklaşık 2 bin 500 ton hasat elde ediyoruz ve kendi topraklarımızda bunu yıl içinde 7 kez gerçekleştirebiliyoruz" dedi. "İstanbul’un roka tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u ilçemizden, yani vadimizden karşılanıyor" Sarıcakaya ilçesinde üretilen rokaların İstanbul’daki tezgâhların yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğuna değinen Tarık Orhan, "İlçemizin bereketli topraklarında yaklaşık 22.000 ton domates üretimi yapılıyor. Örtü altı dediğimiz sera üretimimiz de oldukça büyük bir potansiyele sahip. Roka üretimimiz ise oldukça yüksek; yaklaşık 5 bin 500 ton roka üretiyoruz. Malumunuz, İstanbul’un roka tüketiminin yaklaşık yüzde 30’u ilçemizden, yani vadimizden karşılanıyor. Bu anlamda çalışmalarımız ve desteklerimiz devam ediyor. Özellikle eğitim çalışmaları, fide ve gübre destekleriyle çiftçilerimize katkılarımız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleri mevcut. Valiliğimizin himayesinde sera naylonu, fide ve gübre destekleri sağlanıyor. Eğitim çalışmalarımız büyük fayda sağlıyor. Özellikle kadın kursiyerlerimiz ve genç çiftçilerimiz bu desteklerden önemli ölçüde yararlanıyor" ifadelerini kullandı.
ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde mezuniyet heyecanı
20 Haziran 2025 Cuma - 15:04 ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde mezuniyet heyecanı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü, kurulduğu 1993 yılından bu yana ilk defa mezuniyet töreni düzenleyerek lisansüstü öğrenimlerini tamamlayan doktora ve yüksek lisans öğrencilerine mezuniyet belgelerini verdi. Törende konuşan ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Şafak Ağdeniz, 1993 yılında kurulan enstitü bünyesinde halen 18 ana bilim dalı altında yürütülen 12’si doktora, 26’sı tezli yüksek lisans ve 9’u ikinci öğretim tezsiz yüksek lisans programı olmak üzere toplam 47 lisansüstü program ile bin 262 öğrenci bulunduğunu söyledi. Bu programlardan ikisinin disiplinler arası nitelikte ve günümüz beklentilerini karşılayabilecek, farklı perspektifler ele alabilecek uzmanlar yetiştirmeyi hedeflemekte olduğunu belirten Doç. Dr. Ağdeniz, enstitü akademik programlarının bilimsel üretim kadar toplumsal faydayı da öncelikli gören bir vizyonla yürütülmekte olduğunu kaydetti. ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’ sözü doğrultusunda bilimin yol göstericiliğinde, disiplinler arası düşünmeyi teşvik eden, eleştirel sorgulamayı destekleyen ve evrensel bilgi üretimine katkı sunan bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Doç. Dr. Ağdeniz, enstitü mezunlarının da bu vizyonun önemli birer temsilcisi olarak, gittikleri her yerde bilimsel üretimin taşıyıcıları olacaklarını söyledi. "Hepinize saygılarımı sunuyorum" Doç. Dr. Şafak Ağdeniz tüm mezunları, "Sizleri, üniversitemizin gurur tablosuna adını yazdırmış bireyler olarak bir kez daha kutluyor, hepinize saygılarımı sunuyorum" sözleri ile uğurladı. "Bir dönüm noktasına tanıklık ediyoruz" ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise törende yaptığı konuşmada, "ESOGÜ 55 yıldır sahip olduğu tüm imkânlarla Eskişehir başta olmak üzere tüm ülkemize hizmet ederek bugünlere gelmiştir. Üniversitemiz sahip olduğu fakülteler, yüksekokullar, meslek yüksekokulları, enstitüler ve bilimsel araştırma merkezlerinde eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütürken aynı zamanda bünyesinde yer alan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile bölgesel sağlık hizmeti de vermektedir. 1993 yılında kurulan Sosyal Bilimler Enstitümüz lisansüstü düzeyde nitelikli bilim insanları ve uzmanlar yetiştirme hedefiyle yürüttüğü faaliyetlerine uzun yıllardır devam etmektedir. Enstitümüz bugüne kadar 305 doktora, 16 sanatta yeterlik, bin 311 tezli yüksek lisans, 726 tezsiz yüksek lisans ve 1951 tezsiz yüksek lisans ikinci öğretim mezunu vermiştir. Bugün ise ESOGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü tarihinde anlamlı bir dönüm noktasına tanıklık ediyor ve ilk defa bir mezuniyet töreni düzenliyoruz" dedi. "Sizler geleceğin bilim insanlar olarak ülkemize değer katacak bireylersiniz" Aralarında olan yüksek lisans ve doktora mezunlarının yalnızca bireysel başarılarıyla değil, aynı zamanda ülkenin bilgi toplumu olma yolundaki ilerleyişine sundukları katkı ile de övgüyü hak ettiklerine vurgu yapan Rektör Çolak, sözlerine şöyle devam etti: "İçinde bulunduğumuz çağda bilginin üretimi ve yönetimi yalnızca akademik çevrelerin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur. Bu çerçevede mezunlarımızın elde ettiği her bir akademik kazanım, bireysel değil toplumsal bir değeri de bünyesinde taşımaktadır. Ben bu vesileyle değerli akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize araştırma süreçlerinde gösterdikleri bilimsel rehberlik ve özverili katkıları nedeniyle içten teşekkürlerimi sunuyorum. Kıymetli ailelerimize ise akademik hayatın zorlayıcı evrelerinde öğrencilerimize sağladıkları maddi-manevi destek ve gösterdikleri sabır için şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Değerli mezunlarımız, sizler geleceğin bilim insanları, araştırmacıları ve uzmanları olarak ülkemize değer katacak bireylersiniz. Bu nedenle bilgiye ulaşma ve sorunlara çözümler getirme yolundaki motivasyonunuzu hiç kaybetmeyin. Bu düşüncelerle sizleri içtenlikle kutluyor, başarılarınızın bilimin ışığında sürmesini diliyorum. Yolunuz açık olsun" Açılış konuşmalarının ardından öğrencilere mezuniyet belgeleri verilirken, tüm mezunların keplerini topluca havaya atmalarıyla sona eren törene ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ile diğer üniversite yöneticileri, öğretim üyeleri ve mezun aileleri katıldı.
’Sosyal Hizmet Uygulamalı Araştırma Poster Sunumları Etkinliği’ düzenlendi
20 Haziran 2025 Cuma - 15:04 ’Sosyal Hizmet Uygulamalı Araştırma Poster Sunumları Etkinliği’ düzenlendi Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Sosyal Hizmet Bölümü Uygulamalı Araştırma Koordinatörlüğü tarafından ’Sosyal Hizmet Uygulamalı Araştırma Poster Sunumları Etkinliği’ gerçekleştirildi. Öğrenci Merkezi Fuaye Alanı’nda yapılan etkinlikte Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Uygulamalı Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Tahir Emre Gencer, açıklamada bulundu. Etkinliğin sosyal hizmet eğitimi için taşıdığı önemi vurgulayan Gencer, "Sosyal hizmet, teori ile pratiğin iç içe geçtiği, insan odaklı hem bir bilim dalı hem de uygulamalı bir meslektir. Öğrencilerimizin uygulamalı saha araştırmalarına dayalı bu poster sunumları, onların sadece teorik bilgilerini değil, aynı zamanda sahada kazandıkları deneyimleri, güncel toplumsal sorunlara duyarlılıklarını, araştırmacı rolünü, mesleki becerilerini ve çözüm odaklı yaklaşımlarını da metodolojik bir yaklaşımla desteklemekte. İki dönem süren emek yoğun çalışmaların ardından, bölümümüz akademisyenlerinin büyük emekleriyle, öğrencilerimizin uygulamaya dayalı araştırmaları tez formatında tamamlanarak ciltlendi ve öğrencilerimiz bugün bu değerli çalışmalarını poster sunumları eşliğinde paylaştılar" dedi. "Öğrencilerimiz çalışmalarını paylaşma fırsatı buldu" SBF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gencer, sosyal hizmet mesleğinin güncel ve kapsayıcı yapısına da dikkat çekerek, "Bu etkinlik, öğrencilerimiz için gerçek bir bilim şöleni ve bilgi paylaşım festivali niteliği de taşımakta. Öğrencilerimiz bu sayede, akademik yaşamın toplumla ve gündelik yaşamla buluştuğu, uygulamanın gücünü hissettiren bir saha deneyimi yaşadılar. Sadece akademik birikimlerini değil, aynı zamanda sahaya dair edindikleri paha biçilemez kazanımları hem akademik camiayla hem de geleceğin meslektaş adaylarıyla paylaşma fırsatı buldular. Sosyal hizmet eğitiminin temel yapı taşlarını oluşturan uygulama alanları ve saha çalışmaları, öğrencilerimize disiplinler arası düşünme, sahayı tanıma, toplumla çalışma, analiz yapma ve toplumsal sorunlara duyarlılıkla yaklaşma konularına ilişkin çeşitli beceriler kazandırırken bu süreç aynı zamanda bölümdeki öğretim elemanlarımızın özverili çabalarını ve emeklerini de yansıtmakta" ifadelerini kullandı. "Çalışmalar, öğrencilerimizi uygulama odaklı görevlere en iyi şekilde hazırlamaktadır" Bu çalışmaların öğrencilere bireyden topluma, ailelerden kurumlara kadar geniş bir yelpazede karşılaşılan sosyal sorunları bilimsel yöntemlerle analiz etme, disiplinler arası düşünme becerilerini geliştirme ve toplumsal değişime etkin bir şekilde katkı sağlama konusunda değerli katkılar sunduğunu ifade eden Gencer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu öğretici süreç, sosyal hizmet mesleğinin ve disiplininin gücünü üniversite ve akademik yaşamla, sağlam bir metodoloji ile birleştirip güncel toplumsal konularla çalışma fırsatı sunmakta. Sosyal hizmet uzmanları; aile içi şiddetten yoksulluğa, engelli bireylerin topluma entegrasyonundan yaşlı bakıma, bağımlılıktan afet sonrası psiko-sosyal desteğe, göç süreçlerinden sosyal uyuma ve toplumla bütünleşmeye kadar hayatın her alanında, güncel ve karmaşık ihtiyaçlara ve sorunlara çözüm üreten, değişime öncülük eden ve savunuculuk yapan önemli bir role sahiptirler. Bu tür beceri ve deneyim temelli çalışmalar, öğrencilerimizi bu çok yönlü, güncel ve uygulama odaklı görevlere en iyi şekilde hazırlamaktadır." Etkinlik interaktif bir tartışma ortamı oluşturdu Etkinlikte, Sosyal Hizmet Lisans Programı’nın temel taşlarından biri olan ’Uygulamalı Araştırma I ve II’ dersi çerçevesinde 2 dönem boyunca yürütülen saha araştırmalarının somut çıktılarını sergilendi. Bu süreçte öğrenciler, Sosyal Hizmet Bölümü akademisyenlerinin danışmanlıkları ve rehberlikleri eşliğinde sosyal hizmetin geniş ve dinamik çalışma alanlarında nitelikli saha araştırmaları yaparak güncel toplumsal konulara ilişkin araştırma verilerini ve bulgularını metodolojik kapsamda derlediler. Öğrenciler, büyük bir özveriyle ve danışman akademisyenlerinin rehberliğinde hazırladıkları, görsel ve içerik açısından zengin posterlerini sergileyerek çalışmalarının tüm detaylarını katılımcılarla paylaştılar. Katılımcılar, posterleri inceleyip öğrencilere sorular yönelterek interaktif bir tartışma ortamı oluşturdu. Savunma ve akademik etkileşim becerilerini artırma fırsatı buldular Canlı etkileşimler, öğrencilerin sadece araştırmalarını tanıtmakla kalmayıp aynı zamanda alanında uzman akademisyenlerden ve deneyimli profesyonellerden değerli geri bildirimler almasına, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesine ve gelecekteki çalışmalarına yön verecek yeni bakış açıları kazanmasına imkan tanıyan bir platform oluşturdu. Öğrenciler, bu sayede saha araştırması yapma, poster hazırlama, bilimsel bir ortamda sunum becerilerini pekiştirme, akademik tartışmalara katılma, kendi araştırmalarını savunma ve akademik etkileşim becerilerini artırma fırsatı da buldular. Etkinliğe SBF Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Semra Saruç, Uygulamalı Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Tahir Emre Gencer, SBF öğretim elemanları, Eskişehir YEDAM ve Eskişehir Çağdaş Drama Derneği gibi kurum ve kuruluşların temsilcileri de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.
İl Sağlık Müdürü Bildirici, Tepebaşı’ında sağlık hizmetlerini inceledi
20 Haziran 2025 Cuma - 14:48 İl Sağlık Müdürü Bildirici, Tepebaşı’ında sağlık hizmetlerini inceledi Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve beraberindeki heyet, Tepebaşı İlçesi’nde sağlık hizmeti sunan mevcut tesisleri ve yapımı tamamlanan yeni sağlık merkezlerine giderek yerinde incelemelerde bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde, ilk olarak Şirintepe ve Şarhöyük Mahallesi’nde hizmet vermekte olan Aile Sağlığı Merkezleri’ne gidildi. Burada görev yapan aile hekimleri ve sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen heyet; merkezlerin işleyişi, hasta yoğunluğu, fiziki şartları ve sunulan sağlık hizmetlerinin durumu hakkında detaylı bilgi aldı. Sağlık çalışanlarının talepleri, görüşleri ve ihtiyaçları dinlenerek, hasta memnuniyetine yönelik sürdürülebilir hizmet planlamaları konusunda karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Merkezlerde bulunan vatandaşlarla da görüşen İl Sağlık Müdürü Bildirici, halkın taleplerini dinleyerek yerinde çözüm üretmeye yönelik istişarelerde bulundu. Tüm fiziki şartlar yerinde incelendi Programın 2’nci bölümünde ise, yakın zamanda hizmete alınması planlanan yeni sağlık tesislerine geçildi. Bu çerçevede, Tepebaşı İlçesi’nde yapımı tamamlanan ve kısa süre içerisinde hizmet vermeye başlayacak olan Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve aynı kampüslerde yer alan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları ziyaret edildi. Yeni yapıların mimari planlaması, iç mekân donanımı, hasta karşılama alanları, muayene odaları, laboratuvarlar ve acil müdahale bölümleri başta olmak üzere tüm fiziki şartlar yerinde değerlendirildi. "Her vatandaşımızın kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasını hedefliyoruz" Müdür Bildirici, ziyaretler sonrası yaptığı açıklamada, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve erişilebilirliği güçlendirmek amacıyla saha ziyaretlerine büyük önem verdiklerini vurguladı. Mevcut merkezlerin hem hizmet kapasitesini hem de altyapı yeterliliğini yerinde görmenin yanı sıra, yeni açılacak merkezlerin ihtiyaçlara uygun şekilde planlanıp planlanmadığını değerlendirme fırsatı bulduklarını belirten Müdür Bildirici, "Sağlık hizmetleri süreklilik gerektiren ve doğrudan vatandaş memnuniyetini etkileyen bir alandır. Bu nedenle gerek mevcut merkezlerde sunulan hizmetlerin takibi, gerekse yeni yatırımların hayata geçirilme süreci titizlikle yürütülmektedir. Hedefimiz, her vatandaşımızın kaliteli, etkin ve zamanında sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamaktır" ifadelerini kullandı. Mevcut hizmetlerin değerlendirilmesi ve güçlendirilmesine imkan sağlarken, diğer yandan da yakın zamanda faaliyete geçecek sağlık tesislerinin vatandaşlara en verimli şekilde hizmet vermesi adına önemli bir hazırlık süreci niteliği taşıdığı belirtilen ziyaretlerde Müdür Bildirici’ye Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz ve Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Tuzcu eşlik etti.