Yerel Haberler
Eskişehir
Kendi emekleriyle yetiştirdikleri sebzeleri güvenle tüketiyorlar
15 Haziran 2025 Pazar - 14:16 Kendi emekleriyle yetiştirdikleri sebzeleri güvenle tüketiyorlar Tepebaşı Belediyesi’nin gönüllü bahçelerinde üretim yapan Cemalettin Kök, "Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Kendi emeğimizle yetiştirdiğimiz sebzelerimizi güvenle tüketiyoruz" dedi. Tepebaşı Belediyesi tarafından 4 merkezde; emekli, engelli ve şehit yakınları başta olmak üzere vatandaşların kullanımına sunulan gönüllü bahçeleri, vatandaşları toprakla buluşturmaya devam ediyor. Bu çerçevede; 9 bin 66 metrekarelik Batıkent Gönüllü Bahçeleri, Zincirlikuyu Mahallesi’nde bulunan 6 bin 300 metrekarelik Selami Vardar Gönüllü Bahçeleri, Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan 29 bin 900 metrekarelik Mustafa Mansız Gönüllü Bahçeleri ve 7 bin 277 metrekarelik İki Eylül Gönüllü Bahçeleri toplam 374 vatandaşa hizmet veriyor. Çeşitli sebze üretiyorlar 50 metrekarelik bahçelerinde tarımsal üretimler gerçekleştiren vatandaşlar, şehir hayatının getirdiği stres ve zihinsel yorgunluktan uzaklaşmanın da mutluluğunu yaşıyor. Çeşitli sebze ve meyve üretimleri gerçekleştirerek, ekip-biçerek bahçelerinde vakit geçiren Tepebaşı sakinleri, aynı zamanda kentteki çevrecilik ve yeşil alan kültürünü gelişmesine de katkı sağlıyorlar. Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan İki Eylül ve Mustafa Mansız Gönüllü Bahçelerinden hizmet alan vatandaşlar, kendilerine doğayla iç içe bir ortam sağlanmasından dolayı duydukları memnuniyetlerini ifade ederek Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkürleri iletiyor. "Burada zaman harika geçiyor" İsmail Şen, "Burada zaman harika geçiyor. Bize bu imkanı sağlayan Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Burada patlıcan, salatalık, biber çeşitleri, domates ekiyoruz. Akşamları sulamaya geliyoruz. Hafta sonu ailemizle geliyoruz. Bahçemizden ve komşularımızla mutluyuz. Burada günün olumsuz enerjisini atıyoruz" dedi. "Çok memnunuz" Vahap Yerlikaya, "Burada toprakla enerji alıyorum. Domates, biber, salatalık, patlıcan, kabak yetiştiriyoruz. Katkısız, doğal. Gayet de verimli oluyor. Çok memnunuz. Ahmet Ataç’a bize bu hizmeti sunduğu için teşekkür ediyoruz. Ben burada geliyorum toprağa yatıyorum, enerjimi alıyorum" diye konuştu. "Sebzelerimizi güvenle tüketiyoruz" Cemalettin Kök, "Burada domates, biber, patlıcan, salatalık gibi sebzeleri yetiştiriyorum. Burada eski kaybolmuş komşuluklar kuruluyor. Bu bahçelerde samimiyet kuruluyor. Bize bu imkanı sağlayan Tepebaşı belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Zamanımız çok güzel geçiyor. Çok memnunum. Hasat verimi çok güzel oluyor. İstediğimiz verimi alabiliyoruz. Kendi emeğimizle yetiştirdiğimiz sebzelerimizi güvenle tüketiyoruz. Burada çiftçiliği ve tarımı da öğrenmiş oluyoruz" ifadelerini kullandı. "Stres atıyoruz" Yüksel Doyuk, konuşmasında şunları söyledi: "Domates, biber, soğan, marul her şeyi ektik. Burada zamanımız çok güzel geçiyor. Stresimizi atıyoruz, eğleniyoruz, rahatlıyoruz, yorgunluğumuz geçiyor. Tepebaşı belediye Başkanımız sağ olsun." "Şehrin gürültüsünden kaçtım" Kemal Çuracı, "Belediye başkanımıza böyle bir imkan sunduğu için teşekkür ediyorum. İstanbul’dan geldim, iki yıldır buradayım. Hemen hemen her gün buraya geliyorum. Şehrin gürültüsünden kaçtım. Burası benim için de ailem için de çok iyi oldu. Buraya ektiklerim ata tohumu. Ailecek geliyoruz, vakit geçiriyoruz. İstanbul’da bu imkanlar yoktu. Toprak benim için bir numara" diye anlattı. "Emeği geçenlere teşekkür ederim" Ramazan Teke ise, "Burası çok güzel. Doğal besinler yetiştiriyoruz, çok güzel oluyor. Çocuklarımız, torunlarımız geliyor. Belediye buraları çok şahane yapmış. Emeği geçenlere teşekkür ederim" sözlerine yer verdi. Noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimi ile gönüllü bahçelerini kullanmaya hak kazanan vatandaşlar 2 yıl boyunca bahçeye diledikleri ürünleri ekebildiği belirtildi.
Babalar Günü’nde baba olan Fenerbahçeli: "Oğlum şans getirecek, yeni yaşını da şampiyonluklarla kutlayacağız"
15 Haziran 2025 Pazar - 12:38 Babalar Günü’nde baba olan Fenerbahçeli: "Oğlum şans getirecek, yeni yaşını da şampiyonluklarla kutlayacağız" Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Devlet Hastanesi’ndeki Doğum Ünitesi’nde Babalar Günü’nde baba olan vatandaşlar için sürpriz yapılıp pasta kesildi. Babalar günün de baba olan Fenerbahçeli baba Murat Sarıkaya, "Oğlum Hasan Ata’nın gelmesi ile birlikte Fenerbahçe’nin şansının da döneceğine inanıyorum. Oğlumun yeni yaşını da şampiyonluklarla kutlayacağız" dedi. Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Babalar günü vesilesiyle anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Babalar Günün de eşi doğum yapan veya doğuma giren babalar için pasta hazırlanarak, sürpriz yapıldı. Etkinlikte babalar ve baba adayları Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu’ya teşekkür ederken, başhekim de babaların gününü kutladı. Murat Metin ve Demet Demir Sarıkaya çifti Babalar Günü’nde Hasan ismini verdikleri bebeklerini kucaklarına almanın mutluluğunu yaşadılar. Babalar günüde çocuğunu kucaklayarak çok anlamlı bir hediye aldığını belirten baba Murat Sarıkaya, bütün babaların gününü kutladı. Fenerbahçeli olan baba Sarıkaya çocuğunun ilk yaşını şampiyonlukla kutlamak istediğini belirtti. Fenerbahçe’nin şansının oğlu Hasan ile döneceğine inandığına değinen baba Sarıkaya, oğlunun beşiğini Fenerbahçe formasıyla süsledi. "Hasan Ata’nın gelmesi ile birlikte Fenerbahçe’nin şansının da döneceğine inanıyorum" Konuyla alakalı Fenerbahçeli baba Murat Sarıkaya, "Babalar Günü’nde çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sağ olsunlar Yunus Emre devlet Hastanesi’nde de görevliler eşime ve çocuğuma çok ilgili davrandılar. Şu anda çok gururluyum. Oğlum, sabah saat 7:00’de dünyaya geldi. Yani 3-4 saattir babayım. Babalar Günü’nde bundan daha büyük bir hediye düşünemiyorum. Planlasak, hesaplasak denk gelmezdi. İsmi Hasan Ata 3 kilogram 600 gram olarak dünyaya geldi. Bütün çocukların vatana millete hayırlı olmasını diliyorum. Bütün babaların buna göre çocuklarını yönlendirmesi ve eğitmesini temenni ederim. Fenerbahçeliyim, oğlum Hasan Ata’nın gelmesi ile birlikte Fenerbahçe’nin şansının da döneceğine inanıyorum. Rakiplerimizin transferlerinden dolayı çocuklar artık Fenerbahçeli olmaz diyorlar ama ben oğlumla birlikte bunların da değişeceğini düşünüyorum. Yeni yaşını da şampiyonluklarla kutlayacağız" dedi. "Normal doğum yapanın vücudu daha sağlıklı olacağını biliyordum" Normal doğumu tercih eden ve tavsiye eden çiçeği burnunda anne Demet Sarıkaya, "Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde daha önce ebe okuluna gelmiştim. Eğitimlere katıldığım için ve doktorum da bu hastanede olduğu için bu hastaneyi tercih ettim. Başından sonuna kadar normal doğum istemiştim ve şükür ki epey bir çabaların sonunda oğlumuza kavuştuk. Bugün de babalar günü olduğu için oğlum erken gelerek eşime en güzel hediyeyi verdi, sağ olsun. Güzel bir hastane burası. Buradaki ebeler yaklaşık 24 saattir benimle ilgileniyor çünkü çok sancım vardı. Eşim de bu eğitimlere katıldığı için eşimin de bilgisi, benim yanımda olması ve doğuma girmesi beni etkiledi. Her şey çok güzel geçti. Tabi hepsi ebelerimiz ve eşim sayesinde çok şükür. Her şey için hastanemize çok teşekkür ederim. Normal doğumu tavsiye ederim çünkü günümüzde herkes özellikle geçtiğimiz senelerde sezaryen doğumu tercih ediyor. Ama ben annelerimizden duyduğum için normal doğum yapanın vücudu daha sağlıklı olacağını biliyordum. Ondan dolayı normal doğumu tercih ettim. Yani sezaryen hiç düşünmedim, şükür ki güzel bir doğum geçti. Normal doğum annesiyim" ifadeleri kullandı. "Babalar Günü’nde babalarımızın yanında olmak istedik" Yapılan etkinlik ve Babalar Günü ile ilgili konuşan Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, "Çok sağlıklı bir bebeğimiz dünyaya geldi çok şükür. Öncelikle bebeğin sağlığı çok önemli. Babamız için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hem duygusal olarak bebeği ile birlikte büyüyecek hem de manevi olarak büyüyecek. Babalarımızın Babalar Günü’nde yanında olmak istedik. Ben diğer tüm babalarımızın da Babalar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Babalar Günü’nde böyle bir duyguyu tatmak çok güzel" Eşi doğuma giren ve ikinci defa baba olan vatandaş ise şöyle konuştu: "Babalar Günü’nde büyük bir mutluluk yaşıyorum. İkinci defa baba olacağım hayırlısı olsun diyorum. Allah kucağınıza almayı nasip etsin diyorum. Çok heyecanlıyım, tahmin edemeyeceğiniz kadar heyecanlıyım. Eşim şimdi doğuma girdi. Babalar Günü’nde böyle bir duyguyu tatmak çok güzel bir duygu. Allah herkese nasip etsin."
Oğlunun "Annem neden gelmiyor" sorusuna yutkunarak "Gelecek" diyor
15 Haziran 2025 Pazar - 09:51 Oğlunun "Annem neden gelmiyor" sorusuna yutkunarak "Gelecek" diyor Eskişehir’de yaşayan Hüseyin Göçmen, 2020 yılında kaybettiği eşinin ardından iki çocuğuna hem analık hem babalık yapıp, annesine bakıyor. Her gün çocuklarını okuldan alan baba, oğlunun "Annem neden bizi okuldan almaya gelmiyor" sorusuna ise ""Annen şu an biraz rahatsız, hastaneden çıkınca gelecek" cevabını veriyor. Odunpazarı ilçesi Huzur Mahallesi’nde yaşayan Hüseyin Göçmen’in eşi, Ağustos 2020’de kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Eşini kaybeden talihsiz baba, o dönemlerde biri 2 buçuk, diğeri 4 yaşındaki iki çocuğu ile yalnız kalırken, onlara hem analık hem de babalık yapmaya başladı. Ayrıca 80 yaşındaki annesinin bakımını da üstlenen Göçmen, bütün zorluklara göğüs gerdi. Aşevinden aldığı yemekleri annesi ile çocuklarına yediren baba, 2 yıl önce İhlas Haber Ajansı’nın yaptığı haber sonrasında sesini duyurmuş ve birçok yerden kendisine yardım geldiğini söylemişti. Hala düzenli gelen yardımlarla hayatını sürdüren baba, çocuklarına ve annesine bakmaya devam ediyor. Oğlu annesini sorduğunda hasta diyor İlkokula giden 6 ve 7 yaşlarındaki biri kız diğeri erkek iki çocuğunu her gün okula bırakıp alan baba, çocuklarını genellikle çoğunluğu anne olan diğer öğrencilerin velileri ile birlikte bekliyor. 7 yaşındaki oğlunun bazen, "Annem de artık bizi okuldan alsın" şeklinde serzenişte bulunduğunu söyleyen Hüseyin Göçmen, oğluna "Annen hasta ileriki günlerde gelecek" diyerek gerçeği ondan sakladığını ifade etti. 8 yaşındaki kızının durumun farkında olduğunu söyleyen baba, evlatlarının dünya üzerindeki en kıymetli varlık olduğunun altını çizdi. Eşini kaybettiği dönemden bahseden Hüseyin Göçmen, "O zaman Osman 2 buçuk yaşındaydı. Kızım ise 4 yaşındaydı. İkisi de henüz ilkokula gitmiyordu. Sonra okul hayatları başladı, okula gitmeye başladılar. Tabii sizin haberinizden sonra her şey çok değişti. Sağ olsun, insanlarımız çok yardımcı oldu. Evlerimize kadar geldiler, ziyaret edenler oldu. Telefonla arayanlar, "Bir isteğiniz, arzunuz olursa söyleyin" diyenler oldu. Halkımız, insanlarımız çok destek oldu, sağ olsunlar" dedi. "Annen şu an biraz rahatsız, hastaneden çıkınca gelecek" Çocukların hem anne hem de baba olmanın zor ve güzel yanlarından bahseden baba Hüseyin Göçmen, şöyle konuştu: "Zor yanları da var, güzel yanları da. Zor tarafı, evin diğer işleri bize kaldığı için bu bizi yoruyor. Güzel yanı ise çocuklarla birlikte büyüyoruz. Onlarla beraber adeta çocukluğumuzu yeniden yaşıyoruz. Her günümüz böyle geçiyor. Kızım, annesinin vefat ettiğini biliyordu. Oğlum ise o zaman daha küçüktü, o bilmiyor. Bazen soruyor, "Baba, annem de gelsin, okula almaya" diyor. Ben de "Annen şu an pek müsait değil, biraz rahatsız, hastaneden çıkınca gelecek" diyorum. Onu böyle avutuyoruz. Genelde annelerini sorduklarında, oyunlarla geçiyor günlerimiz. Vallahi, evlat kadar değerli bir şey yok bence. Herkes evladına sahip çıksın. Çünkü onlar beni hayata bağlıyor."