Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu Üniversitesi kampüsüne ’Genç Ofis’ kuruluyor 13 Nisan 2026 Pazartesi - 17:21:55 Eskişehir Valiliği koordinesinde Anadolu Üniversitesi ile İl Müftülüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde, kampüs içerisine öğrenciler için ücretsiz hizmet verecek olan ’Genç Ofis’ projesi hayata geçiriliyor. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve İl Müftüsü Muharrem Gül’ün katılımıyla taşınmaz tahsis protokolü imza töreni düzenlendi. Protokol çerçevesinde, üniversite kampüsü içindeki alan, Genç Ofis yapılmak üzere İl Müftülüğü’ne tahsis edildi. "Öğrencilerimiz için güzel bir ortam olacak" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Genç Ofis bünyesinde sunulacak kitap kafe ve sosyal ortam, çocuklarımız için gerçekten güzel bir imkan olacak. Bu ortamın hazırlanmasında emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşallah bittiğinde gençlerimiz için çok güzel bir alanı oluşturmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Gençlerimiz için her şey ücretsiz olacak" Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül, kurulacak merkezin 300 ile 400 metrekarelik bir alanı kapsayacağını belirterek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın Gençlik Merkezlerinden bir tanesini inşallah buraya yapacağız. Gençlerimiz orada kitap kafe konseptinde ders çalışabilecek, tenis oynayabilecek ve rahatça vakit geçirebilecekler. Buradaki tüm ikramlar ücretsiz olacak. Öğrencilerimizin hizmetinde, stabil ve konforlu bir alan oluşturacağız" dedi. "Kullanımımızdaki yerden feragat ettik" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise üniversite olarak projeye verdikleri desteği vurgulayarak, "Müftülüğümüzün Genç Ofis talebi üzerine, Milli Emlak’a ait ve bizim kullanımımızda olan bir yerden feragat ederek burayı Valiliğimize devrediyoruz. Sayın Valimizin inisiyatifiyle tahsis gerçekleşmiş olacak" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında tamamlanacak olan merkezin, kısa süre içerisinde öğrencilerin hizmetine sunulması planlanıyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:39 Uzmanından "Açlığı taklit eden diyetle hücresel yenilenme mümkün olabilir" açıklaması Son yıllarda sıkça konuşulan FMD diyetini değerlendiren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ‘kıtlık varmış’ sinyali gönderir. Bilimsel çalışmalar, periyodik olarak uygulanan FMD diyeti ile enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikliyor" Beslenme biliminin, son on yılda kabuk değiştirdiğini belirten Erden, "Beslenme bilimi artık yalnızca ne yediğimizle değil, yemediğimiz anlarda vücudumuzda neler olduğuyla daha fazla ilgilenmeye başladı. Odak noktamız sadece tartıdaki rakamlar değil, DNA hasarının onarımı, mitokondriyal verimlilik ve hücresel düzeyde sağlığın sürdürülebilirliği. "Fasting Mimicking Diet" adı verilen FMD diyeti de açlığı taklit ederek vücutta onarım sürecini tetikleyen 5 günlük bir program" diye konuştu. "Hücreye ‘büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir" Vücudumuzun, evrimsel süreç boyunca bolluk ve kıtlık dönemlerine uyum sağlayacak şekilde programlandığına dikkat çeken Erden, "Ancak modern dünyadaki kesintisiz kalori alımı, vücudun hayatta kalma mekanizmalarını pasifize etmektedir. Fasting Mimicking Diet, tam açlığın zorluklarını ve risklerini bertaraf ederken, vücuda ’kıtlık varmış’ sinyali göndererek belirli makro besin dengelerine dayalı bir protokoldür. Besin alımının kontrollü kısıtlanmasıyla birlikte vücutta insülin ve IGF-1 seviyeleri düşer. Bu düşüş, hücreye ’büyümeyi durdur, onarıma geç’ talimatı verir. Aynı zamanda vücut, birincil yakıtı olan glikozdan, yağ asitlerinin oksidasyonu sonucu oluşan keton cisimciklerine geçiş yapar" ifadelerini kullandı. "Hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar" Otofaji sürecine dikkat çeken Erden, "FMD’nin kalbinde yatan en kritik süreç otofajidir. Kelime anlamıyla ’kendi kendini yeme’ olan bu mekanizma, hücre içinde biriken hasarlı proteinlerin, işlevini yitirmiş yapıların ve metabolik atıkların parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Bilimsel çalışmalar, periyodik FMD uygulamalarının bu temizlik sürecini tetikleyerek enflamasyonun azalmasına, kök hücre bazlı yenilenmenin aktive olmasına ve bilişsel fonksiyonların korunmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir" dedi. "Harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" Klinik sonuçlara değinen Erden, "İnsanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ayda bir kez uygulanan FMD protokolünün bel çevresinde azalma, kan basıncında iyileşme ve sistemik enflamasyon göstergelerinde düşüş sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu yaklaşım bir harika reçete değil, stratejik bir müdahaledir" diye konuştu. "Bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere yol açabilir" Risklere dikkat çeken Erden, "Bu tür kısıtlayıcı protokollerin bilinçsiz uygulanması kas kaybına, hormonal dengesizliklere ve özellikle bazı kronik hastalıklarda ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Tip 1 diyabet, ileri böbrek yetmezliği veya yeme bozukluğu öyküsü olan bireylerde bu protokoller hayati tehlike oluşturabilir. Dolayısıyla kalori kısıtlamasıyla hücresel yenilenmenin mümkün olup olmadığı sorusunun yanıtı bilimsel olarak şartlı bir evettir. FMD, doğru metabolik profile sahip bireylerde, uzman gözetiminde ve belirli periyotlarla uygulandığında fayda sağlayabilir" dedi. Sürdürülebilirliğe vurgu yapan Erden, "Beslenme biliminin temel taşı sürdürülebilirliktir. Beş günlük bir disiplin, yılın geri kalanındaki kötü beslenme alışkanlıklarını telafi edemez. Gerçek hücresel sağlık, kısa vadeli müdahaleler ile uzun vadeli dengeli beslenme alışkanlıklarının birlikte yürütülmesiyle mümkündür" diye konuştu.
Acı tesadüf; çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde yakını ağır yaralandı
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:29 Acı tesadüf; çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde yakını ağır yaralandı İzmir’de 2 aracın çarpışması sonucu meydana gelen ve hayatını kaybeden 5 kişiden 1’i olan Anadolu Üniversitesi son sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Fatma Baran için arkadaşları anma töreni düzenlendi. Öğrencisini kaybettiği için oldukça üzgün olan Öğretim Üyesi Dr. Meltem Cemiloğlu, tesadüf eseri kazaya karışan iki aracın birinde öğrencisinin hayatını kaybettiğini, diğer araçta ise yakının ağır yaralandığını aktardı. İzmir’in Menderes ilçesinde iki aracın kafa kafaya çarpması sonucu meydana gelen kazada Anadolu Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü son sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Fatma Baran ve kardeşleri Sultan Baran, Emine Baran hayatlarını kaybetmişti. Diğer araçta bulunan Özkan Nazlı ve Suna Nazlı hayatını kaybetmişti. Mezuniyeti için cübbesini seçmişti Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrenci Fatma Baran’ın arkadaşları ve hocalarının katılımıyla fakültede bir anma töreni düzenlendi. Törene, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’de katıldı. Öğrenciler ve öğretim görevlilerince oluşturulan alanda, Baran’ın arkadaşları fotoğrafı önüne çiçek bırakıp, anı defterine öğrenciyle alakalı duygu ve düşüncelerini yazdı. Fatma Baran’ın, bu sene mezun olacağı, hatta cübbesini dahi seçtiği aktarıldı. Fatma Baran’dan geriye ise arkadaşlarla geçirdiği keyifli anların görüntüsü kaldı. Çarpışan iki aracın birinde öğrencisini kaybetti, diğerinde akrabası ağır yaralandı Fatma Baran’ın hocası Öğretim Üyesi Dr. Meltem Cemiloğlu, kazada çarpışan araçların birinde öğrencisini kaybederken, tesadüf eseri karşı araçta ise yakının ağır yaralandığı öğrenildi. Yakını entübe edilen Cemiloğlu, "Benim dersimi almıştı. Çok saygılı ve sevgi dolu pırıl pırıl meraklı öğrenmeye açık birisiydi. Hevesleri ve hayalleri vardı. Haberi alınca yıkıldım ve çok üzüldüm. Ailesine sabır diliyorum. İnanamadım haberi alınca, kuzenimin kızı aynı kazada karşı araçta bulunuyordu ve ağır yaralandı. Tesadüfen önce onun haberini aldık o da şu an yoğun bakımda. Sonra öğrencim olan Fatma’nın haberini aldım. Çok acı bir tesadüf. Her iki arabada da yakınlarımın olması beni çok üzdü. Fatma’ya hala inanamıyorum. Pırıl pırıl çok iyi bir öğrencimizdi, mezun olacaktı. Hayat işte mezuniyeti kutlayacakken şimdi cenazesi için anma töreni yapıyoruz" dedi. "Bu sene mezun olacaktı" Fatma Baran’la aynı sınıfta olan Şabrin Mamedova, "4 yıldır Fatma’nın arkadaşıyım. Rahmetliyle yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Kazadan önce bizimle konuşmuştu. Mezuniyet projemizde birlikte çalışıyorduk. Cübbemizi de almıştık. 10 gün sonra mezuniyetimiz vardı. Rahmetli katılamadı. En son saat 01.20 gibi projemizle ilgili bize yazdı. İki saat sonrada kaza olmuş. Bizde ertesi gün hocalarımızdan öğrendik. Bu sene mezun olacaktı, derslerinin hepsini bitirmişti. Kimsenin kalbini kırmamıştı çok iyi insandı. Herkes onun kalbini kırdı ama o kimsenin kalbini kırmadı. Bizden razı gitti onun için vicdanım rahat. Mahvolduk. Ablası da vefat etmiş, onu da tanıyorduk. Bu anma töreni ile arkadaşlık borcumuzu yerine getirmeye çalıştık" dedi. "Kendisini hep güzel anacağız" Anma programına katılan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise şöyle konuştu; "Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Fatma Baran’ın trafik kazasında hayatını kaybetmesini büyük üzüntüyle öğrenmiş olduk. Anadolu Üniversitesi olarak büyük bir acı yaşıyoruz. İletişim Fakültesindeki arkadaşları, ailesi başta olmak üzere herkese sabır diliyorum. İnşallah bir daha böyle elim kazalarla bir daha karşılaşmayız. Fatma Baran arkadaşları tarafından oldukça sevilen başarılı bir öğrencimizdi. Kendisini hep güzel anacağız. Allah rahmet eylesin. Burada kendisi için bir anma programı düzenliyoruz. Anı defterine arkadaşları güzel düşüncelerini yazıyor. Dualarımız hep Fatma Baran’la olacak." Olay geçmişi Önceki gün sabaha karşı saat 03.30 sıralarında Menderes-Seferihisar kara yolunda seyir halinde olan Özkan Nazlı (45) yönetimindeki 35 CLF 493 plakalı otomobil, karşı yönden gelen Sultan Baran (22) idaresindeki 35 ZY 756 plakalı araçla kafa kafaya çarpışmış, kazada savrulan araç, seyir halinde olan S.U.’nun (21) kullandığı 45 ARV 589 plakalı otomobile çarpışmıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edilirken, yapılan kontrollerde 35 CLF 493 plakalı otomobilde bulunan Özkan Nazlı ve Suna Nazlı’nın (45) olay yerinde hayatını kaybettiği, aynı araçtaki E. D.D. (20) ve Z.N.’nin (20) ise yaralandığı belirlenirken, kazaya karışan 35 ZY 756 plakalı diğer otomobilde ise aynı aileden Sultan Baran, Emine Baran (26) ile Fatma Baran (24) olay yerinde yaşamını yitirmişti. Kazaya karışan üçüncü araçta maddi hasar meydana gelirken, sürücü S.U.’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Büyükşehir Aşevi’ne yapılan kurban bağışlarıyla binlerce sofra şenlenecek
11 Haziran 2025 Çarşamba - 13:18 Büyükşehir Aşevi’ne yapılan kurban bağışlarıyla binlerce sofra şenlenecek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Aşevi, Kurban Bayramı öncesinde hayırsever vatandaşların yoğun ilgisi ve desteğiyle büyük bir bağış kampanyasına sahne oldu. Toplamda 503 adet büyükbaş kurban hissesi, duyarlı vatandaşlar tarafından aşevine bağışlandı. Bağışçılara teşekkür eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, "İhtiyaç sahibi hemşehrilerimizin sofralarına umut olan tüm duyarlı vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi. Bağışlar hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Aşevi sorumlusu Yunus Aydemir, "Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Aşevine, kurban bayramı öncesi hayırsever vatandaşlar tarafından 503 adet büyükbaş kurban hissesi bağışlandı. Yapılan bu bağışlar doğrultusunda 72 adet büyükbaş kurbanlık hayvanın kesim işlemleri, veteriner hekimler eşliğinde, islami şartlara uygun ve hijyenik olarak kurban bayramının birinci günü tamamlandı. Hayırsever vatandaşlar tarafından bağışlanan bu kurban etleri, aşevinin soğuk hava depolarında muhafaza altına alınarak yıl boyunca ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sıcak yemek hizmeti olarak ulaştırılmaktadır." dedi. Aşevi, bu etleri yıl boyunca sıcak yemek hizmetine dönüştürerek her gün yüzlerce ihtiyaç sahibinin sofrasına umut olmaya devam ediyor. Ayrıca, nakdi bağışta bulunmak isteyen vatandaşlar için oluşturulan Aşevi Nakit Bağış Hesabı da Kurban Bayramı öncesinde hayata geçirilerek yardımların daha kolay ve düzenli bir şekilde ulaştırılması sağlandı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her ayni ve nakdi bağışın getirdiği sorumluluğun bilincinde olduklarını vurgulayarak, "Kurban Bayramı’nın getirdiği dayanışma ruhuyla, 503 adet büyükbaş kurban hissesi bağışlayarak ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin sofralarına umut olan tüm duyarlı vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Toplumsal dayanışmayı büyütmek ve sofraları paylaşarak çoğaltmak en önemli görevlerimizden. Bu vesileyle bir kez daha tüm bağışçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
(ÖZEL) Yarım asır boyunca kilometrelerce yük taşıyan tırda şimdi leziz kahveler pişiyor
11 Haziran 2025 Çarşamba - 09:48 (ÖZEL) Yarım asır boyunca kilometrelerce yük taşıyan tırda şimdi leziz kahveler pişiyor Kuzey Anadolu yolunu yapımı için kullanılan 1969 model tırı Eskişehir’de konsept kafeye çeviren, lezis kahveler pişiren Mustafa Kökdemir, bu tarz araçlardan sadece 3 tane kaldığını dile getirdi. Eskişehir’de yaşayan Murat Kökdemir 1961 ila 1969 yılları arasında Türkiye’ye sadece 80 tane gelen tırı konsept kafeye çevirdi. Kuzey Anadolu yolunun yapımı için kullanılan tırın geçen sene satın aldığını belirten Kökdemir, bu tırı Eskişehir’e kafe konseptinde tekrardan kazandırmak istediklerini söyledi. Dorsesinde birbirinden farklı kahvelerin piştiği tırın motoru ise aktif olarak çalışırken, yürür aksamı sorunsuz işliyor. Bu tarz tırlardan 4 ila 5 tane kaldığını ifade eden Kökdemir, aracın çalışır vaziyette olduğunu ve müşterilerin tırın gücünü görsün diye ara ara da çalıştıracaklarını vurguladı. Klasik niteliği taşıyan tıra gelen teklifleri reddeden Murat Kökdemir, kafe konseptinin ise çok ilgi çektiğine değindi. "Bu tarz tırlardan 4 ila 5 tane kaldı" Tır hakkında konuşan ve aracın klasik olduğuna değinen Murat Kökdemir, "Şu an farklı bir konseptte kafe tarzı bir şey deneyeceğiz. Bu 1969 model araç. 1961’den 1969’a kadar olan yıllarda Türkiye’ye sadece 80 tane ve Kuzey Anadolu yolunun yapımlında kullanılmış. Bu araç geçen yıl bize geçti. Daha önce 2004’te Eskişehir’de hamburger satışı için kullanıldı. 2018 yılına kadar Konya ve Alanya’da aynı şekilde hamburger satışı yapıldı. Bu tarz tırlardan 4 ya da 5 tane kaldı. Kamyondan tıra çevrilmiş olan bu türden sadece 3 tane kaldı. Benzer konsepte farklı markalarda bu arabalar kullanılıyor, ama ancak bu marka tır bu konuda sınırlı olan araçlar arasında yer alıyor" dedi. "Birkaç kişi fiyat teklif edip aracı satın almak istedi" Kökdemir, konseptlerinin gereği olumlu yanıtlar aldığını ifade ederek, "Nostaljik olması sebebiyle çok fazla dikkat çekiyor. Fotoğraf çektirenler oluyor. Birkaç kişi fiyat teklif edip aracı satın almak istedi. Biz konseptimiz gereği olumlu yanıtlar vermedik. Aracını değerini tam olarak söylemek doğru olmaz ve klasik bir araç olduğu için de herkese göre değeri farklı. Biz bu aracı çalışır vaziyete getirmek için bile yeterince masraf yaptık. Şu an araç çalışır ve yürü halde. Çekici ile sokağımıza kadar geldi ama şu andaki mevcut yerine kendisi girdi. Müşterilerimiz motorun gücünü görsün diye ara da bir aracı çalıştıracağız. Yaptığımız yatırım kendimize göre biraz çok ama normal bir kafe yatırımına göre az. Biz biraz daha rahat bir konsept istedik. Kamp havasında ve insanların gelip daha rahat edeceği bir konsept tercih ettik. Sanırım bir şeyleri başladık, zamanla da göreceğiz" diye konuştu.
Vatandaşlar evlerindeki küçük tamiratlarını artık kendileri yapıyor
11 Haziran 2025 Çarşamba - 09:42 Vatandaşlar evlerindeki küçük tamiratlarını artık kendileri yapıyor Eskişehir’de hırdavatçı Ali Günday, artan masraflar nedeniyle vatandaşların ev tamiratlarını artık kendileri yapıldığını belirtti. İşçilik maliyetlerinin artmasıyla vatandaşların musluk ve rezervuar gibi tamir işlerini kendilerinin yapmaya başladı. Otuz yıldır hırdavat sektöründe faaliyet gösteren Ali Günday, basit tamiratların alet gerektirmeden el ile yapılabileceğini ve özellikle kadın müşterilerin bu tür işleri kolayca öğrendiğini ifade etti. "İnsanlar sosyal medyadan görüp kendileri tamir ediyor" Hırdavat sektöründe 30 yıldır esnaf olan Ali Günday, insanların artan masrafları yüzünden evlerinde çıkan sorunları kendilerinin tamir ettiğini aktardı. Ayrıca musluk değişim gibi basit işlemlerin herhangi bir alet edevat kullanmadan el ile bile değiştirilebileceğini anlatan Günday, "Biliyorsunuz artık bu tamir masrafları çok fazla arttı. Bundan dolayı insanlar kendileri tamir etmeye başladı. Eskiden ustaya giden herkes artık kendisi yapıyor. İşçilik masrafı çok fazla olduğundan şu anda herkes kendi işini kendisi çözüyor. Eskiden dengeliydi aslında. Şimdi ben çünkü eskiden fayans seramik falan da satıyordum. Fayans seramikle işçiliğin fiyatı hemen hemen dengeli giderdi. Ama şu anda afaki fark var. Afaki işçilik çok daha fazla. Bize bu konuda nasıl yapacağını danışan da çok. Sosyal medyadan izleyip "Benim bu ürüne ihtiyacım" var diye gelen de var. Musluğu takmaya anahtar bile gerekmez. Direkt eliyle takabilirsin. Birazcık eli yatkın birisi olduğu zaman rahatlıkla yapar ki bayanlara biz burada tarif ediyoruz. Kadın müşterilerim de kendileri yapıyor. Mesela klozetin iç takımının izahını yapıyoruz müşteri kendisi takıyor" dedi.
Özel bireyler Gökkuşağı Kafe ile iş gücüne katılıyor
10 Haziran 2025 Salı - 18:01 Özel bireyler Gökkuşağı Kafe ile iş gücüne katılıyor Tepebaşı Belediyesi örnek projeleri arasında yer alan Gökkuşağı Kafe, özel bireylerin toplumla bütünleşirken iş gücüne de katıldıkları yerler olmaya devam ediyor. Özel bireylerin toplumla bütünleşmesinin amaçlandığı ve ilki 13 Temmuz 2011 tarihinde faaliyete açılan Gökkuşağı Kafe, 2 farklı merkezde zihinsel yetersizliği bulunan bireyleri toplumla bütünleştirirken bireylerin de özgüven kazanmasını sağlıyor. Zihinsel engelli bireylerin servis yaptığı bir alan olarak hizmet veren Gökkuşağı Kafeler ile bireylerin gelişiminin takip edilebileceği akademik çalışmalara zemin hazırlanıyor. Proje ile bireylerin ailelerinin yaşadığı zorlukların azaltılması noktasında da fayda sağlanıyor. Engelli bireyler ayrıca fotoğraf çekiminden ebruya, halk oyunundan Latin danslarına kadar eğlenceli aktivitelerde bulunma imkanı yakalıyor. Proje ile bugüne kadar 24 özel bireyin farklı işletmelerde istihdam edilmesi sağlanırken Gökkuşağı Kafelerde 76 özel birey eğitim alarak hem ekonomilerine katkı sağladı hem de sosyalleşmenin keyfini yaşadı. Belirli aralıklar ile belediyenin çeşitli kültürel ve sosyal faaliyetlerine de katılan bireyler, her geçen gün kent yaşamında daha etkin bireylere dönüşüyor. Gökkuşağı Kafe, Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi ve Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi olmak üzere iki ayrı noktada hizmet veriyor.
Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü uluslararası konuklara ev sahipliği yaptı
10 Haziran 2025 Salı - 15:08 Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü uluslararası konuklara ev sahipliği yaptı Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü tarafından, uluslararasılaşma hedefleri ve öğrencilerin güncel alan bilgisine erişimini desteklemek amacıyla Bahar Dönemi boyunca düzenli olarak SLP TALKs isimli bir seminer dizisi gerçekleştirildi. SLP TALKs etkinlikleri kapsamında, dil ve konuşma terapisi alanında uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten birçok öncü araştırmacı ve klinisyen, Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü’nün üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileriyle çevrim içi platformda bir araya geldi. İngilizce olarak yürütülen seminerler SBF Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Barış Dinçer tarafından simultane çevrildi. Seminer dizisi kapsamında, dil ve konuşma terapisi alanında uluslararası düzeyde uzmanlaşmış 11 konuşmacı öğrencilerle çevrim içi ortamda bir araya geldi. Etkinlikler, hızlı bozuk konuşma, motor konuşma bozuklukları, kekemelik, ses bozuklukları, rezonans bozuklukları, beslenme bozuklukları, duyusal işlemleme ve çocukluk çağı apraksisi gibi dil ve konuşma terapisinin farklı alt alanlarına odaklandı. Norveç’ten Hilda Snsterud’un açılış sunumuyla başlayan seminerlerde; sanal gerçeklik uygulamalarından motor konuşma bozukluklarına, beslenme terapilerinden duyu bütünleme yaklaşımlarına kadar pek çok güncel konu ele alındı. Alanın önde gelen isimlerinden Garreth Walkom, Elizabeth Peterson, Dr. Patricia Zebrowski, DKT Amanda Foster, Dr. Katherine Verdolini, Dr. Ann Kummer, DKT Karin Birkmann, Ergoterapist Marga Grey ve DKT Nancy Kaufman, uzmanlık alanlarına dair bilgilerini öğrencilerle paylaşarak hem teorik hem klinik bakış açıları sundu. Seminer dizisi, Prof. Dr. Kurt Eggers’in katılımıyla gerçekleşen interaktif bir soru-cevap oturumuyla sona erdi. Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü öğrencileri ve öğretim üyelerine uluslararası uygulamalara dair güncel bilgilerin aktarıldığı seminer dizisi, öğrencilerin yoğun ilgisi ve katılımıyla gerçekleştirildi.