Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı ESO’da yapıldı 15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:14:36 Eskişehir Kalkınma Platformu Toplantısı, Vali Dr. Erdinç Yılmaz başkanlığında Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de katıldığı toplantıda, şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına ivme kazandıracak stratejik başlıklar ele alındı. Platform kapsamında; Eskişehir Serbest Bölgesi’nin kurulması, Kuzey Çevre Yolu projesi, Eskişehir OSB’nin Gemlik ve Körfez limanlarına demiryolu bağlantısı, kooperatif modeliyle lojistik merkez ve depo alanlarının oluşturulması ile uçak ve hızlı tren seferlerinin artırılması konuları değerlendirildi. "Çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, şehirlerin gelişiminde birlik ruhunun belirleyici olduğuna dikkat çekerek, "Eskişehir, güçlü kurumları ve üretken insan kaynağıyla çok özel bir şehir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve iş dünyamız aynı masa etrafında buluştuğunda çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Bu platform, Eskişehir’in yarınlarına duyulan ortak sorumluluğun göstergesidir" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise "Şehrimizin kalkınması yalnızca belediyelerin ya da tek bir kurumun sorumluluğu değildir. Eskişehir için herkesin elini taşın altına koyduğu bir anlayışla hareket ediyoruz. Ortak akıl ve dayanışma kültürüyle kentimizi daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Eskişehir’imizi yukarı taşımak için iş birliği şart" Toplantıya ev sahipliği yapan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da platformun önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Eskişehir üretimin, bilimin ve girişimciliğin şehridir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak için iş birliği şart. Aynı hedefe odaklanan kurumlarımızla birlikte hareket etmek, yatırımcıya güven verir, şehre güç katar. Bu platform Eskişehir adına çok kıymetli bir adımdır." Toplantı sonunda, Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, yaşam kalitesi ve stratejik konumuyla Türkiye’nin örnek kalkınma şehirlerinden biri olması adına iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 15:00 Anadolu Üniversitesi’nden yemek üretiminde örnek model Anadolu Üniversitesi Yemek Üretim Tesisi, düzenlenen basın buluşmasıyla tanıtıldı. Etkinliğe Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Barış Kılınç ve Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Şafak, Yemekhane İdare Şube Müdürü Ozan Sezgin ve Eskişehir basını katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: "En kaliteli hizmeti sunmak bizim temel gayemizdir" Basın buluşmasında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin öğrencilere sunduğu yemek hizmetlerinin kalitesine ve üretim kapasitesine dikkat çekerek şunları söyledi: "Yemek üretim tesislerimizden birinde en kaliteli hizmeti sunmak bizim temel gayemizdir. Porselen tabaklarda sunduğumuz 35 TL’lik 4 çeşit yemek, diğer üniversite fiyatlarının oldukça altındadır. Hatta ödeme gücü olmayan yaklaşık 2 bin 600 öğrencimiz bu hizmetten tamamen ücretsiz yararlanıyor. Öğrencilerimiz ve akademik personelimiz aynı mutfaktan çıkan aynı menüyü paylaşıyor. Kendimizin tercih etmediği hiçbir sofraya öğrencilerimizi oturtmuyoruz. Özel ihtiyaçlı çölyak hastası veya vejetaryen öğrencilerimiz için özel menüler çıkarıyoruz. Aynı anda 2 bin 500 kişiye hizmet verebiliyoruz. Burası bir ticarethane değil, bir kamu üniversitesidir. Bu yüzden sınav dönemlerinde ücretsiz ikramlar sunuyor ve fiyatları olabilecek en düşük seviyede tutuyoruz. Bakanlık denetimlerinin yanı sıra, bir rektör olarak benim de habersiz ziyaret ettiğim tesislerimiz, öğrencilerimizin denetimine de her an açıktır." Sezgin: "Sağlık Bakanlığı rehberine uygun şekilde öğünler hazırlıyoruz" Yemekhane İdare Şube Müdürlüğü Birim Yöneticisi Ozan Sezgin ise üretim süreci ve hijyen standartlarına değinerek konuşmasında şunları aktardı: "2002 yılından beri Anadolu Üniversitesi yemekhanesinde görev yapıyorum. Aynı zamanda gıda yüksek mühendisiyim. Yemekhanemizde herhangi bir hizmet alımı yapmadan tüm üretimi kendi personelimizin marifetiyle gerçekleştirerek öğrencilerimize günde 2 öğün yemek sunuyoruz. Beslenme ile fiziksel aktiviteyi birbirini tamamlayan unsurlar olarak gördüğümüz üniversitemizde, bugün de olduğu gibi her ay 1 gün öğrencilerimizin seçtiği menüleri servis ediyoruz. Sağlık Bakanlığının Sağlıklı Yemek ve Fiziksel Aktivite Piramidine uygun şekilde, besin öğeleri açısından yeterli ve dengeli, işçiliği zor olsa da daima taze salata içeren sağlıklı öğünler hazırlıyoruz. Pandemi döneminin zorlu şartlarında 2021 yılında tamamladığımız ve Türkiye’deki diğer kurumlara model olan modern tesisimizde; 500 paletlik kuru gıda depolama alanı, 950 metrekarelik 14 ayrı bölümden oluşan dondurulmuş ve soğuk depolama alanı, ikiz ray sistemi içeren et işleme bölümü, sebze işleme ve sıcak mutfak alanlarının yanı sıra, ayrı bir üretim tesisinde kendi personelimizle yaptığımız tatlı üretimiyle en üst standartlarda hizmet vermeye devam ediyoruz." Konuşmaların ardından katılımcılar yemek üretim tesisinde incelemelerde bulundu. Program, tesis bünyesinde hazırlanan yemeklerin tadımıyla sona erdi.
Kurban eti dinlendirildikten sonra tüketilmeli
09 Haziran 2025 Pazartesi - 12:47 Kurban eti dinlendirildikten sonra tüketilmeli Eskişehir’de 20 yıldır kasap olan Muhterem Karaağaç, kurban etinin doğru kesimi, muhafazası ve pişirilmesi konularında önemli tavsiyelerde bulundu. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte etin doğru kesimi, muhafazası ve pişirilmesi konularında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Karaağaç, hijyenik şartlarını ve soğuk zincirin önemine dikkat çekti. Kurban Eti hakkında konuşan Karaağaç, etin dinlendirilmesi ve uygun sıcaklıklarda saklanması gerektiğini belirtti. "Ölüm sertliğine ulaşması için etin bir 6 saat muhafaza edilmesi lazım" Eskişehirli kasap Muhterem Karaağaç, kurban etinin kesildikten sonra dinlendirilmesi hakkında şu ifadeleri kullandı: "İlk başta doğru kurban almak için doğru bir çiftlik seçmemiz lazım. Hijyenik kasaplar tarafından yapılması lazım. Kesinlikle İslami kurallara göre temizlik, hijyenik ve eşit bir şekilde pay yapılması lazım. Ondan sonra da pay yapıldıktan sonra evlere gönderirken bunların muhafazasını ve soğuk zincirini kırılmadan sevk edilmesi gerekiyor. Çünkü malum havalar sıcak, kış günü olsun pek bu kadar sıkıntı olmaz ama hava sıcak olduğu için poşette çok beklerse et yeşerme yapar. Bunu doğrudan eve ulaştırdığımız zaman serin bir odada bezin üstüne sererek veya buzdolabında muhafaza edersek korunacak yerimiz olursa ondan sonra işlemeye başlarsak daha doğru bir kurban eti tüketebiliriz. Hemen eti işlersen zaten sıcağı sıcağına eti kesersen et sertleşir. Bunun bir 6 saat sürmesi lazım. Ölüm sertliğine ulaşması için etin bir 6 saat muhafaza edilmesi lazım soğuk yerde. Et dinlendirilirse bu et ölüm sertliğine ulaşırsa bu et normal bir et olarak kasaptan aldığınız et gibi tüketebilirsiniz." "Sıcak et eksiye atarsan o et de zaten hem sertleşir, tadını da bulamazsın" Ayrıca kurban etinin saklanma şeklinin de önemini vurgulayan kasap Karaağaç, "Önce normal bir buzdolabında artı 2 ile artı 4 arası çalışan buzdolabımızda saklamamız gerekiyor. Orada soğuttuktan sonra belli bir rengi aldıktan sonra sonra buzdolabı poşetine koyup ondan sonra eksi 18’e eksi 20’lere atabilirsin. Sıcak et eksiye atarsan o et de zaten hem sertleşir, tadını da bulamazsın hem de o etten sağlıklı bir verim alamazsın. İlk başta tencereyi normal döküm tencereye atıyorsun. Hiçbir şekilde bir şey koymadan direkt ete atıyorsunuz. Ete attıktan sonra etin miktarına göre su ilave ediyorsunuz. 1 kilo ete mesela 1 bardak su ilave edebilirsiniz. O et sulandıktan sonra tencereyi kapatıp kısık ateşte suyunu çekmesini bekliyorsunuz. Suyunu çektikten sonra kavurulmaya başladıktan sonra biraz tereyağı veya normal et yağı veya normal sıvıyağı ilave edip kavurduktan sonra tuzunu ve kekini atıp alabilirsiniz" dedi.
Eskişehir Türk Ocağı’nda coşkulu bayram kutlaması
08 Haziran 2025 Pazar - 12:36 Eskişehir Türk Ocağı’nda coşkulu bayram kutlaması Eskişehir Türk Ocağı’nda Kurban Bayramı vesilesiyle geleneksel bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Yoğun katılım gösterilen törende Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, konuşma yaptı. Başkan Ünal, "Şükürler olsun bu bayrama da kavuştuk. Hayırlar fetholsun, şerler defolsun, Cenab-ı Allah nice bayramlarda hepimizi yeniden bir araya getirsin temennisiyle hepinizin bayramını kutluyorum. Aziz dostlarım, Türkiye 5-6 aydan bu tarafa bir gündemle meşgul olmaktadır. 10 sene önce ilki teşebbüs edilen açılım sürecinin bir benzeri ümit ediyoruz ki tekrarlanmaz. O dönemde yapılan rezaletler halen Türk milletinin hafızasında canlılığını muhafaza etmektedir. Yaklaşık 1 asırdır emperyalizmin hedefi bu coğrafyada Irak, İran, Suriye ve Türkiye’den koparılan topraklar ile konfederasyon şeklinde sun’i bir devlet kurdurmaktır. Bu gündemle meşgul olanlar ümit ediyoruz ki emperyalizmin amacının ne olduğunun farkındadır ve önceki yapılan hatalar bir daha tekrarlanmaz. Bugün Türk milletinin bağrında mevcut olan dip dalga. Sessiz çoğunluk bu gelişmeleri vakur bir şekilde takip ediyor. Birileri bu sessizliği tepkisizlik olarak düşünmemeli. Harekete geçtiği taktirde bu dip dalgasının neye yol açabileceğini bu millet Kuvayi Milliye’de ortaya koydu. Bu dip dalgası milletin sigortası, garantisi ve geleceğidir. Bu dip dalga ezilirse geleceğimiz yok edilir" dedi. "Türk dünyası ile birlikte yeni bir güneş doğmaktadır" Başkan Ünal, konuşmasının devamında, "Terörsüz Türkiye’yi şüphesiz istemeyen kimse olmaz. Ne var ki Türk milleti bu sloganla korkutarak, ürküterek baskı altında tutulmak isteniyorsa bilinsin ki bu geri teper! Türk devleti ağaç kovuğundan çıkmış bir yapı değil yılını ve yaşını hâlâ kimsenin hesaplayamayacağı engin bir tecrübe ve tarih şuuruna sahip büyük bir milletin oluşturduğu bir devlettir. Binlerce insanımızın canına mal olmuş bir rezil terör örgütünün terekesine indirilemez ve pazarlık konusu yapılamaz, Türk Devleti’nin muhatabı olamaz. Siyasi partilerin konuştuğu anayasa değişikliği ile neler olabileceğini Türk milleti endişe ile merak etmektedir. Ümit edilir ki, anayasanın değiştirilemez maddeleri dillerde pelesenk haline getirilemez. Dünyanın kalpgâhı, enerji havzasının merkezi olan coğrafya 300 milyonluk Türk dünyasıdır. Türk Devleti mevcut enerjisini, imkânlarını, heyecanlarını buraya aktarmalıdır. Türk dünyası ile birlikte yeni bir güneş doğmaktadır. Yönümüz, geleceğimiz, hayallerimiz ve enerjimiz buraya Azerbaycan’a Kazakistan’a Türkmenistan’a Özbekistan’a dönmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı hedefine yönelik, daha teşkilatlı, daha planlı ve daha ciddi çalışmalar yapması, kurumlaşması, gerçekçi olması beklenir" ifadelerini kullandı. "Devletin bu konuda çözüm üretmesi beklenmektedir" Türk eğitiminin çok düşük bir seviyede olup, hayallerinden ve hedeflerinden uzak olduğundan bahseden Başkan Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Politikamız gençlerimizi üniversite kapılarına yığarak heyecanlarını söndürmekte ve lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde işsiz, geleceği karamsar nesiller yetiştirmekteyiz. Türkiye’nin önemli bir diğer meselesi de nüfus meselemizdir. Son yıllarda doğurganlık hızımız sıfıra yaklaşmakta, evlilik yaşının ileri yaşa geçtiği görülmektedir. Yeteri kadar çocuk yuvası, bala bahçesi açılmadıkça aileler ne yapabilecektir? Devletin okulları saat 15.00’da kapandıktan sonra aileler çocuklarını nereye bırakacağını bilememekte. Devletin bu konuda çözüm üretmesi beklenmektedir. Anaokullarının, bala bahçelerinin sayısı artırılmalı, yeni doğum yapan annelerin çocukları anaokuluna başlayana kadar (takriben 3 yaş) sigortası devam ettirilmeli, ülkemizin zenginlikleri bu yönde değerlendirilmelidir. Çocuklarının geleceğini Türk devleti üstlenmesi halinde ailelerden ancak o zaman bir şeyler beklemek mümkün olabilir." "Bu gençlerimizin zihinleri ve gönülleri inşa edilmelidir" Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, "Bundan asırlar önce Avrupa menşeili emperyalizm koloniyal sistemi (sömürge) ilgili ülkenin zenginliklerinin kendi ülkelerine taşıması veya kendi ülkeleri için kullanmasıydı. Ancak şu an emperyalizm coğrafya üzerinden değil insanlarda zihniyet kolonyalizmini oluşturarak sömürmeye devam etmektedir. Kişinin zihninde kolonyolizm oluştuysa sınırların değişmesine müstemleke ülke inşasına gerek kalmaz çünkü o zihinler kendisini başkasına teslim etmiş ve ülkeden gitmesinin de önü açılmıştır. Türkiye ideolojik dar kalıplarla, siyasi söylemlerle koşturulmadan bizim en büyük avantajımız olan bu gençlerimizin zihinleri ve gönülleri inşa edilmelidir. Türk milleti, Türk Devleti’nden çözüm beklemektedir. Okuyan düşünen Türk milletinin meselelerine çözüm üreten nesiller yetiştirmek gerekmektedir. Yarın güzel rüyalar görmek, doğmakta olan Türk Dünyası güneşinin farkında olup, geleceğimize o istikamette hazırlanmak, Güney Türkistan’da, Gazze’de 1949’dan ağızlarının tadı olmayan Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin de huzur içinde ulaşacakları bayramları görmek niyetiyle bayramınızı tebrik ediyorum. Ocağımızın ateşinin harlı şekilde tütmesi ve yavrularımızın bu ocağın çatısı altında kendi değerlerine sahip şahsiyetli bireyler olarak yetişmeleri ümidi ve Cenab-ı Allah’tan evlerimize bereket, hanelerimize ağız tatlılığı ve huzur ikramı niyazıyla Kurban Bayramı’nızı tebrik ediyorum" diyerek sözlerini sonlandırdı. Başkan Ünal’ın konuşmasının ardından misafirlere ‘Türkistan Pilavı’ ve ‘Kök Çay’ ikram edildi.
Başkan Ataç: "Çocuklarımızın geleceğe sağlıkla gülmesi için çalışıyoruz"
08 Haziran 2025 Pazar - 11:29 Başkan Ataç: "Çocuklarımızın geleceğe sağlıkla gülmesi için çalışıyoruz" Tepebaşı Belediyesi’nin Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nden yararlanan çocuk sayısı 81 bin 31’e ulaştı. Tepebaşı Belediyesi’nin koruyucu hekimlik çalışmalarının en başarılı örneklerinden biri olan Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Eskişehirli çocukların sağlıklı bir ağız yapısı ile yetişmesi adına çalışmalarını sürdürüyor. Hiçbir ücret talep edilmeyen, Türkiye’de 4’üncü, Eskişehir’de ilk olan merkez gerçekleştirdiği çalışmalar ile örnek gösteriliyor. Muayeneye gelen çocuklar tamamen kendileri için tasarlanmış merkezde çizgi filmler izliyor, eğitimlere katılıyor, bir yandan da sağlıklı dişlere kavuşuyor. Merkezde, 4-18 yaş grubu çocuklara psikolojik danışmanlık, diş sağlığı eğitimi, acil müdahale ve tedavi işlemleri gerçekleştiriliyor. 38 bin 127 çocuk tedavi edildi Koruyucu hekimliğin ve sosyal belediyeciliğin bir araya geldiği merkezde, 2013 yılından bu yana 81 bin 31 çocuk taramadan geçti. Şu ana kadar 38 bin 127 çocuğun da tedavisi yapıldı. Ayrıca 6 bin 369 çocuğa psikolojik destek sunulurken, 25 bin 521 çocuğa ise eğitim verildi. "Sosyal belediyeciliğin en güzel örneği" Eskişehir’de bir ilk olan ve ücretsiz olarak hizmet veren poliklinik hakkında değerlendirmede bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç,"Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimiz 2013 yılından bu yana hizmet veriyor. Polikliniğimizde koruyucu hekimlik esaslarını ön planda tuttuk. Polikliniğimize gelen çocuklara önce koruyucu hekimlik konusunda eğitimler verdik, daha sonra tedavilerine devam ettik. 81 bin 31 çocuğumuzu taramadan geçirmişiz. 38 bin 127çocuğumuzu tedavi etmişiz. Sağlık maliyetleri, yine ağız diş sağlığı maliyetleri çok yüksek olduğu için burada yapılan işin ne kadar kıymetli olduğunu ispatlamış oluyoruz. Karşılaştığımız her vatandaş ‘Burayı iyi ki açmışsınız. İyi ki varsınız’ diyor. İşte bu merkez sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden bir tanesi. Eskişehir’in çocuklarının geleceğe sağlıkla gülmesi için Tepebaşı Belediyesi olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Geleceğin teminatı çocuklarımıza koruyucu hekimlik ve sosyal belediyecilik anlayışı ile ücretsiz bir şekilde hizmet sunmaktan dolayı gururluyuz" ifadelerini kullandı.