Yerel Haberler
Eskişehir
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:15 Beylikova’da voleybol turnuvası görkemli finalle tamamlandı Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından düzenlenen Beylikova Kaymakamlığı Kurumlar Arası Voleybol Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Turnuvanın üçüncülük karşılaşmasında Belediye ile Gökçeayva takımları karşı karşıya geldi. Mücadele boyunca üstün bir performans sergileyen Gökçeayva, rakibini mağlup ederek turnuvayı üçüncü sırada tamamladı. Tribünleri dolduran taraftarların coşkusu ve centilmenlik içerisinde geçen karşılaşma, izleyenlerden tam not aldı. Final müsabakasında ise Emircik ile Jandarma takımları karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibini mağlup eden Emircik, turnuvanın şampiyonu oldu. Yaklaşık bin üzerinde vatandaşın takip ettiği final karşılaşması, Beylikova’da uzun yıllar sonra yapılan yoğun katılımlı bir etkinlik oldu. Final programına; Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Beylikova Kaymakamı Ali Kantılav, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın, Beylikova Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Gülmez, önceki dönem Belediye Başkanı Özkan Alp ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Turnuva sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları takdim edilirken; En Genç Oyuncu, Fair Play ve En İyi Oyuncu ödülleri de sahiplerini buldu. Beylikova’da birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren organizasyon, sporseverlerden büyük beğeni topladı. Katılım sağlayan tüm takımlara teşekkür edilirken, turnuvanın geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.
Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Kültürü Programı’yla uluslararası öğrencilere kapı açılıyor
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:03 Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Kültürü Programı’yla uluslararası öğrencilere kapı açılıyor Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi aracılığıyla hayata geçirilen Türk Dili ve Kültürü Programı, küresel ölçekte Türkçeye ilgi duyan öğrencilere erişilebilir ve akademik temelli bir öğrenme deneyimi sunuyor. Anadolu Üniversitesi, Türkçeyi dünya ile buluşturmak adına önemli bir adım atıyor. Açıköğretim Sistemi bünyesinde geliştirilen iki yıllık Türk Dili ve Kültürü Programı, uluslararası veya çifte vatandaşlık hakkına sahip öğrenciler için esnek, erişilebilir ve nitelikli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Dijital teknolojilerle desteklenen bu program, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak dünyanın dört bir yanından öğrencilere, Türk dili ve edebiyatı alanında sağlam bir temel kazandırmayı hedefliyor. Alanında yetkin akademisyenler tarafından hazırlanan ders materyalleri; zengin görsel-işitsel içerikler ve etkileşimli öğrenme kaynaklarıyla destekleniyor. Yeni akademik dönemde ilk öğrencilerini kabul etmeye hazırlanan program, Türkçe öğrenme sürecini üniversite düzeyine taşıyan öncü bir model olarak öne çıkıyor. Programa kayıt yaptıracak öğrenciler, hem akademik düzeyde Türkçe eğitimi alacak hem de Türk kültürüne dair derinlikli bir perspektif edinecek. Türkçe dil yeterliliği olmayan öğrenciler için Türkçe hazırlık sınıfı yer alıyor Programda en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak, Türkçe dil yeterliliği olmayan öğrenciler için Türkçe hazırlık sınıfı yer alıyor. Hazırlık sürecini başarıyla tamamlayan öğrenciler Açıköğretim Fakültesinin 50’ye yakın Türkçe programına doğrudan geçiş yapabilir. Türk Dili ve Kültürü Programı yalnızca bir dil eğitimi değil; öğrencilerin Türkçe yeterliliklerini akademik düzeyde belgeleyerek eğitim yolculuklarını zenginleştirmelerini sağlayan bir fırsat sunuyor. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: "Mottomuz Tüm dünyaya Türkçe öğretmek" Açıköğretim Sistemi üzerinden tüm dünyaya Türkçe öğretmeyi hedeflediklerini belirten Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şu şekilde konuştu: "Türk Dili ve Kültürü Programı bu yıl ilk kez öğrenci kabul edecek. Dünyanın farklı ülkelerinde üniversite eğitimi almak isteyen yabancı uyruklu ya da çifte vatandaşlık hakkına sahip kişiler, Açıköğretim Sistemi aracılığıyla bu programa kayıt yaptırabilecek. Dizilerden ya da filmlerden Türkçeye aşina olan uluslararası bireylere akademik düzeyde Türkçe eğitimi sunmak ve Türk dili ile kültürünü tüm dünyaya yaymak gibi bir misyonumuz var. Bu sayede dünyanın yedi kıtasında, yüzden fazla ülkede ve altmıştan fazla sınav merkeziyle küresel ölçekte bir Türkçe seferberliği başlatıyoruz. Açıköğretim Sistemi, 1982 yılında Anadolu Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Bugüne kadar 4 milyon 200 bin kişinin mezun olduğu ve dünyada ilk üçte yer alan bir sistemimiz var. Yarım yüzyıla yaklaşan bu tecrübemizi, artık Türk Dili ve Kültürü Programı ile tüm dünyaya ulaştırmak istiyoruz. Uluslararası öğrencilerimiz, bu programın da dahil olduğu beş farklı programa kayıt yaptırabilecek. Ayrıca uluslararası iş birlikleriyle programın yaygınlaştırılması için kampanyalar düzenliyoruz. Mottomuz: ‘Tüm dünyaya Türkçe öğretmek.’"
ScreenFest 4. Film Festivalleri Sempozyumu 3’üncü oturumu ile devam etti
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:45 ScreenFest 4. Film Festivalleri Sempozyumu 3’üncü oturumu ile devam etti 22. Eskişehir Uluslararası Film Festivali çerçevesinde düzenlenen ’ScreenFest 4. Film Festivalleri Sempozyumu’nun 3’üncü oturumu yapıldı. Oturum, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Munzur Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ali Karadoğan’ın üstlendiği oturumlara Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenler sunumlarıyla katıldı. Seyirici oluşturma stratejileri ele alındı Başkent Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi İclal Can Gürbüz, ’German Films ve Kino Programı Örneğiyle Film Festivallerinde İzleyici Geliştirme’ başlıklı sunumunda uluslararası iş birlikleri ve seyirci oluşturma stratejilerini ele aldı. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Dilek Çakır, ’Bourdieuian Mücadele Alanları Olarak Film Festivalleri: Film Festivallerini ve Festival İzleyicilerini Şekillendiren Çok Katmanlı Güç İlişkileri’ sunumunda festival alanlarını sosyolojik bir çerçevede de değerlendirdi. Erişilebilirlik odaklı tasarım anlayışları tartışıldı TED Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ersan Ocak ve Berke Atasoy, ’Film Festivali Seyircisine Kullanıcı Deneyimi Tasarımı Odaklı Bir Yaklaşım: Engelsiz Filmler Festivali Örneği’ başlıklı sunumlarında erişilebilirlik odaklı tasarım anlayışlarını tartıştı. Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Murad Özdemir, ’Film Festivals and Student Audiences in Turkey: Embodiment, Mobility and Affect’ sunumunda öğrenci izleyicilerin deneyimlerine odaklandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Sena Öndün Sivas ise ’Arthouse Seyirciliği ve Festival Deneyimi: Kadıköy Sineması İzleyicisi Üzerine Bir İnceleme’ başlıklı sunumuyla alternatif sinema izleyiciliğini ve festival deneyimlerini değerlendirdi. Oturum, moderatör Doç. Dr. Ali Karadoğan’ın konuşmacılara teşekkür belgelerini takdim etmesiyle sona erdi.
İBF’de UİB Oryantasyon Programı gerçekleştirildi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:26 İBF’de UİB Oryantasyon Programı gerçekleştirildi Eskişehir’de ’Erasmus+ Kurum Koordinatörlüğü Uluslararası İlişkiler Birimi (UİB) Oryantasyon Programı’ düzenlendi. Program, İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Frig Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Dış Politika Enstitüsü Eski Başkanı ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın konuşmacı olarak yer aldı. "Farklılıkları bilmek ve ortak noktalarda buluşmak, dünyayı daha da güzel hale getirir" Uluslararası deneyimlerin kişisel gelişim üzerindeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, "Uluslararası ilişkiler ya da başka bir alanda olun fark etmez; gezmek, görmek, dünyayı tanımak çok önemli. Bütün yollar yürümekle yapılır, yürümezseniz yol da yapamazsınız" ifadelerini kullandı. "Dünya karşılıklı öğrenmeye dayalı bir yer" Erasmus+ programına katılacak öğrencilere seslenen Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, farklı kültürlere açık olmanın önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Farklı kültürlerin ve farklı yaşam biçimlerinin olduğunu bilmeniz gerek. Gittiğiniz ülkede 3 ay ya da 5 ay kalmak, sadece eğitiminiz için değil, oradaki yaşamı anlamak açısından da çok kıymetli. Trafiğin işleyişinden temizlik sistemine kadar pek çok detayı bizzat yaşarsınız. Avrupa’nın bizden öğreneceği çok şey var, bizim de onlardan. Dünya karşılıklı öğrenmeye dayalı bir yer. Farklılıkları bilmek ve ortak noktalarda buluşmak, dünyayı daha da güzel hale getirir." Soru-cevap bölümünün ardından sonlanan ekinliğe Uluslararası İlişkiler Birimi (UİB) Koordinatörü Öğr. Gör. Zekiye Doğan, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Bayçu ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
MSB kaynakları: "SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir"
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:09 MSB kaynakları: "SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir" Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Suriye’de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından haftalık bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Eskişehir’de bulunan 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme dair son gelişmeleri aktardı. 6’sı terörist 156 kişi hudut hattında yakalandı Konuşmasına Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 114’üncü yıl dönümünü kutlayarak başlayan Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karada, denizde ve havada Türkiye’nin savunma ve güvenliğini sağlamaya devam ettiğini bildirdi. Tuğamiral Aktürk, hudut hattından yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 6’sı terörist 156 kişinin yakalandığını belirterek, "Bin 184 şahıs hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 335, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 34 bin 811 olmuştur" ifadelerini kullandı. Tuğamiral Aktürk ayrıca Suriye harekat alanlarında 8 Ocak’tan bu yana sürdürülen ‘tünel imha’ faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde yaklaşık 132, Menbic bölgesinde ise 108 kilometre uzunluğundaki tünellerin imha edildiğini bildirdi. İsrail’in Filistin topraklarını ilhak ve işgale devam ettiğini hatırlatan Tuğamiral Aktürk, "Daha önce olduğu gibi Mescid-i Aksa’da kışkırtıcı eylemler yapan İsrail, Filistin halkına yönelik soykırımını sürdürmekte ve Filistin topraklarını ilhaka ve işgallerini genişletmeye devam etmektedir. Can kayıplarının her geçen gün arttığı, hastanelerin dahi yıkıldığı, insanların açlıkla ölüme mahkûm edildiği Filistin’de yaşananlar karşısında hâlâ somut bir adım atılmamıştır. Uluslararası toplum, insancıl ve uluslararası hukuk ihlalini önlemek adına üzerine düşen görevi gerçekleştirerek barış ortamı için kalıcı ateşkesi sağlamalıdır" şeklide konuştu. Tuğamiral Aktürk, SOLOTÜRK gösteri takımı tarafından İstanbul’un fethinin 572’nci yıl dönümü kapsamında gösteri uçuşu icra edileceğini de aktardı. Suriye’deki son gelişmeler Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili sorular üzerine şu bilgilendirmeyi yaptı: "Daha önce DEAŞ terör örgütü ile mücadele için 5 ülke tarafından ortak bir Harekât Merkezi kurularak çalışmalara başlanması kararı alınmıştı. Suriye yeni hükümetinden Koordinasyon Biriminin Şam/Suriye’de görev yapması yönünde davet alınmış, Türkiye, Suriye ve Ürdün’den müteşekkil Koordinasyon Birimi 19 Mayıs tarihinde Suriye’de göreve başlamıştır. Biz de Koordinasyon Birimi için personel görevlendirmesini yaptık. Yeni Suriye yönetimi ile terör örgütü SDG arasındaki mutabakat süreci, bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından dikkatle takip edilmektedir. Suriye’de barış ve huzurun tesisi için atılan her türlü olumlu adımı desteklemekle birlikte bu sürecin şeffaf, kapsayıcı ve tüm tarafların meşru güvenlik kaygılarını dikkate alan bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktayız. Suriye’de tek bir silahlı yapı olarak sadece Suriye ordusunun bulunması gerektiği ve SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegrasyonu konularında tutumumuz değişmemiştir. Süreçte aksamalar, gecikmeler olsa dahi sonuç değişmeyecektir. Tekrar hatırlatmak gerekir ki Suriye’de adem-i merkeziyetçi, ayrılıkçı gündemlere Suriye hükümeti ile iş birliği içinde müsaade edilmeyecektir." Türkiye’nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dâhil olması Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin Avrupa Güvenlik Eylem Fonuna (SAFE) dahil olması ile ilgili sorular üzerine ise şu değerlendirmeleri yaptı: "Ukrayna’daki savaş ve güncel küresel gelişmelere paralel olarak Avrupa’nın savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Bu kapsamda AB tarafından savunma tedarikine harcanmak üzere üye ülkelere 150 milyar avroluk fon sağlanmasını öngören SAFE Tüzüğü, 27 Mayıs tarihinde AB Konseyinde kabul edilmiştir. SAFE mekanizması prensip olarak ülkemizin de katılımına açık olmakla birlikte, tüzükte AB üyesi olmayan ülkelere yönelik birçok kısıtlayıcı tedbir yer almaktadır. Ayrıca maalesef bu süreçte ülkemiz de dahil AB üyesi olmayan müttefiklerin AB savunma ve güvenlik mimarisi dışında bırakılmasına veya bir pazarlık aracı olarak kullanılmasına yönelik girişimlere de şahitlik ettik. Avrupa güvenliğinin ancak kapsayıcılık, stratejik öngörü ve kolektif dayanışma ile güçlendirilebileceğini, bunun için vizyoner bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda ülkemizin sahip olduğu savunma yetenekleriyle Avrupa savunmasına ve güvenliğine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu durum SAFE Tüzüğü’nün müzakere sürecinde birçok müttefikimiz tarafından da dile getirilmiştir. Bu çerçevede önümüzdeki süreçte açık görüşlü ve öngörülü Avrupalı müttefiklerimizle SAFE mekanizması kapsamında veya dışında (özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araç ve kara platformları, elektronik harp ve radar sistemleri, mühimmat ve roket sistemleri ile deniz sistemleri alanlarındaki gelişmiş yeteneklerimizle) savunma işbirliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir."