Yerel Haberler
Eskişehir
ESOGÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpay Hekimler’e ’İnsanlığa Hizmet Madalyası’
22 Mayıs 2025 Perşembe - 16:28 ESOGÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpay Hekimler’e ’İnsanlığa Hizmet Madalyası’ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alpay Hekimler, bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalar için bir takdir ifadesi olarak, Avusturya tarafından "Linz İnsanlığa Hizmet Madalyası" ile ödüllendirildi. Prof. Dr. Alpay Hekimler Federal Meclis Başkanı, çok sayıda siyasetçi, diplomatik misyon temsilcileri ve bilim insanlarının katılım sağladığı seçkin bir davetli topluluğu önünde düzenlenen törenle Linz Eyalet Başkenti Şehir Parlamentosu’nun aldığı kararla verilen "İnsanlığa Hizmet Madalyası" ile taltif edildi. Prof. Dr. Alpay Hekimler törende yaptığı konuşmada, kendisine takdim edilen bu özel ve bir o kadar da anlamlı olan "İnsanlığa Hizmet Madalyası" için teşekkürlerini sunarak, bu madalyayı hak eden çalışmaların ardında birçok kişinin desteğinin bulunduğunu, bu büyük onura sahip olmanın kendisi için bir ayrıcalık olduğunu ifade etti. Uzun yıllardan beri Türkiye ve Avusturya arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesi yönünde çalışmalar yürüten Prof. Dr. Alpay Hekimler, 2015 yılında Avusturya Cumhurbaşkanı tarafından "Altın Üstün Hizmet Devlet Nişanı" ve 2024 yılında Yukarı Avusturya Eyaleti Başbakanlığı tarafından "Eyalet Devlet Nişanı" ile ödüllendirilmişti. Linz İnsanlığa Hizmet Madalyası, kamu yararına yönelik, kültürlerin bir arada yaşamasına ve hümanizm düşüncesinin gelişmesi doğrultusunda olağanüstü katkılar sağlamış kişilere takdim edilmektedir.
Anadolu Üniversitesi’nde ’Türk Mutfağı Haftası Açılış Etkinliği’ gerçekleştirildi
22 Mayıs 2025 Perşembe - 16:28 Anadolu Üniversitesi’nde ’Türk Mutfağı Haftası Açılış Etkinliği’ gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi’nde "Türk Mutfağı Haftası Açılış Etkinliği", Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde Eskişehir Valiliği ve Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi iş birliğiyle gerçekleştirildi. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hakan Yılmaz’ın açılış konuşmalarını yaptığı etkinliğe Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İnci Oya Coşkun ve Dr. Öğr. Üyesi Seher Gülenç, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, şehir protokolünden isimler ve öğrenciler katılım gösterdi. "Gastronomik ürünlerin tanıtılmasında üniversitelere büyük görev düşüyor" Açılış konuşmasında mutfak kültürünün Türkiye’ye ve Dünyaya tanıtılması açısından önemli olduğuna dikkat çeken Vali Hüseyin Aksoy, "Geçtiğimiz yıl Şubat ayında bir turizm çalıştayı yapmış ve çalıştayımızdaki konu başlıklarından biri olarak da gastronomiyi belirlemiştik. Eskişehir’de gastronomide hangi noktadayız, neler yapıyoruz, neler yapabiliriz ve gastronomi gibi birçok konu başlığında dile getirilen önerileri hayata geçirmek için ilgili kurum ve kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Değerli ürünlerimiz olabilir ama onu yeterince tanıtmadığınız ve iyi bir şekilde sunamadığınız zaman o ürün çok anlam ifade etmiyor. Bu bakımdan üniversitelerimizi ve akademisyenlerimizin birikimini bu anlamda değerlendirmek oldukça önemli. Öğrencilerimizin yetişmesinden ürünlerin sunumuna kadar birçok farklı noktada farklı eğitimlerin verildiği bu çalışmalar, Türk Mutfağı Haftasının da amaçlarının gerçekleşmesine önemli katkılar sunacaktır" şeklinde konuştu. "Mutfak, kültür ile eş anlamlıdır ve kültürün bire bir taşıyıcısıdır" Mutfağın sanat, kültür, edebiyat ve bilim kadar akademinin olmazsa olmazlarından olduğuna dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, "Mutfak aynı zamanda bizim birlikte olduğumuz, dertlerimizi, tasalarımızı ve sevinçlerimizi paylaştığımız bir buluşma mekanı. İster düğün olsun ister cenaze olsun ikramın olmadığı bir toplantı, ikramın olmayacağı bir araya gelme mümkün değildir. Bunlardan her biri Türk mutfağının çok farklı yansımaları. Mutfak aynı zamanda kültür ile eş anlamlıdır ve kültürün bire bir taşıyıcısıdır. Türk mutfağı demek her zaman Türk kültürü anlamına gelir. Eskişehir kültüründe Eskişehir mutfağının en seçkin örneklerinin bir kültürel mozaiğini görebilirsiniz. Eskişehir nasıl bir sosyolojik, toplumsal yapıya sahipse mutfağı da aynı şekilde bir zenginliğe sahip. Balkanlardan, Kafkaslardan, Kırım’dan veya bizim yerel kültürümüzden bütün örnekleri görmek istiyorsanız sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar sofranıza gelen o lezzetlere baktığınız zaman kültürünün bir mozaiğinin, sofrada buluştuğunu görürsünüz. Bizler de bunun bilincinde olarak sofraların etrafında bir araya geldiğimizde, farklılıklarımızı bilerek ve birbirimize saygı duyarak daha güzel işleri nasıl yapabileceğimizi konuşuyoruz. Bugün de burada Türk mutfağının gelişmesine katkı sağlayacak bir etkinlikte bir aradayız. Türk mutfağı haftası, bir farkındalık oluşturma anlamında dikkat çekmek anlamında önemli bir etkinlik" ifadelerini kullandı. "Kendi mutfağımızı öğrenmeden başka bir mutfağı öğrenmemiz de mümkün değildir" Konuşmasında Türk mutfağının bir kültürel miras olduğunun altını çizen Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hakan Yılmaz, "Kendi ana dilini öğrenmeden başka bir yabancı dil öğrenmek nasıl mümkün değilse, kendi mutfağımızı öğrenmeden de başka bir mutfağı öğrenmemizin de kesinlikle mümkün olmadığını düşünüyorum. Bir başkasına, kendi mutfağını en iyi şekilde yaptığımızı ifade etmeyi beklemek bence biraz soru işareti oluşturan bir durum olsa gerek. Bu açıdan Türk Mutfağı Haftası kendi mutfağımıza sahip çıkmak, gelecek nesillere aktarmak ve Dünyaya aktarmak açısından bizlere çok değerli fırsatlar sunmakta. Bizler de her yıl Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlediğimiz etkinlikler ile mutfağımıza sahip çıkıyoruz. Ayrıca sadece bu hafta kapsamında değil, yaptığımız birçok akademik çalışma ve projeyle de Türk mutfağımıza sahip çıkıyoruz ve çıkmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından "Türk Mutfağı Haftası Açılış Etkinliği"nde, TÜBİTAK 2209-A projeleri desteklenmeye hak kazanan öğrencilere ve danışmanlarına Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından hediye takdimi gerçekleştirildi. Etkinliğin devamında katılımcılar ’Talking Dish - Konuşan Tabak Yıl Sonu Proje Sergisi’ni ziyaret etti. Sonrasında ise Turizm Fakültesi öğrencilerinin uygulama dersleri kapsamında hazırladıkları Türk Mutfağı sunumları gerçekleştirildi.
"Benim Hikâyem" Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu
22 Mayıs 2025 Perşembe - 16:25 "Benim Hikâyem" Kısa Film Yarışması’nın kazananları belli oldu Yunus Emre Uluslararası Öğrenci Derneği (YUDER) ve Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Genç İnsan Hak ve Hürriyet Kulübü tarafından hayata geçirilen "Benim Hikâyem: Türkiye’de Uluslararası Öğrenci Olmak" kısa film yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. Sinema Anadolu’da gerçekleştirilen programın açılışında konuşan YUDER Başkanı Sadık Çetinkaya, yarışmaya ilgi göstererek katılan tüm uluslararası öğrencilere teşekkür etti. Dernek olarak Eskişehir’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin her zaman yanlarında olduklarını belirten Çetinkaya, hem gelenekselleştirilmesi planlanan kısa film yarışması ile hem de farklı organizasyonlarla öğrencilerin yeteneklerini desteklemeyi amaçladıklarını aktardı. Ödüller sahiplerini buldu Eskişehir’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin hazırladıkları filmlerle katıldığı yarışmada kazananlar hem jüri üyelerinin değerlendirmesi hem de seyircilerin yaptığı oylama ile belli oldu. Buna göre birinciliği Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencisi Ayah Hashem’in "Biz Yalnız Değiliz" filmi, ikinciliği Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencisi Sahar Alhoz’un "Sokakta Kırk Sekiz Saat" filmi, üçüncülüğü ise Anadolu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü İşletme Yönetimi Programı öğrencisi Osama Said Al-jufaili’nin "Paket" filmi kazandı.
Halk Market’ten bayram öncesi ihtiyaç sahiplerine bayram çikolatası, kolonya ve Türk kahvesi ikramı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 13:50 Halk Market’ten bayram öncesi ihtiyaç sahiplerine bayram çikolatası, kolonya ve Türk kahvesi ikramı Dayanışma ve paylaşma kültürünü sadece yıl boyunca değil, bayram günlerinde de yaşatmaya devam ededen Odunpazarı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının örnek uygulamalarından biri olan "Halk Market", Kurban Bayramında da ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında yer alarak gönülleri ısıtıyor. Halk Market, bayramın manevi atmosferini toplumun her kesimine hissettirmek ve birlik duygusunu pekiştirmek amacıyla, ihtiyaç sahibi vatandaşlara bayram çikolatası, kolonya ve Türk kahvesi ikram ediyor. Bu ikramlar, yüzlerde tebessüm oluştururken, bayramın sıcaklığını ve samimiyetini de en içten haliyle yansıtıyor. "Bayramlar, en çok birlikte güzel. Halk Market aracılığıyla yalnızca temel ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda vatandaşlarımızla güçlü bir gönül bağı kuruyoruz. Dayanışmayı bir kültür haline getirmek istiyoruz" diyen Odunpazarı Belediyesi yetkilileri, yürütülen bu sosyal destek çalışmalarının taşıdığı derin anlamı vurguladı. Toplumsal dayanışmayı büyütmeyi, paylaşmanın gücünü herkese hissettirmeyi hedefleyen bu anlamlı uygulama; Odunpazarı Belediyesi’nin, insan odaklı sosyal hizmetlerdeki kararlılığını ve samimi yaklaşımını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bayram vesilesiyle yapılan bu jestler, yalnızca ihtiyaçları karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumda güven, umut ve kardeşlik duygularını da yeşertiyor. Odunpazarı Belediyesi, her bayram olduğu gibi bu bayramda da "birlikte daha güçlü" diyerek tüm vatandaşlara sevgi dolu bir bayram mesajı veriyor.
Longevity yaşam kalitesini artırdığı için tercih ediliyor
22 Mayıs 2025 Perşembe - 11:55 Longevity yaşam kalitesini artırdığı için tercih ediliyor Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, son yıllarda popüler olan "Longevity" felsefesine dikkat çekerek, "Bu yaklaşımda yaşlanma sürecini geciktirmek, kronik hastalıkları önlemek ve genel sağlık düzeyini yükseltmek amaçlanır" diye belirtti. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, Türkçesi ’uzun ömürlülük’ olan ve son yıllarda tıp dünyasında gittikçe yaygınlaşan "Longevity" kavramı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Erden bu kavramın sadece insan ömrünü uzatmayı değil, aynı zamanda ömrün sağlıklı geçirilen kısmını artırmayı amaçladığını vurguladı. "Yaşlılık ve hastalık bağlantısını ortadan kaldırıyor" Longevity kavramının sadece hastalanınca tedavi sunan alışılagelmiş sağlık sisteminden öte aslında bir sağlık rehberliği olduğunun altını çizen Diyetisyen Erden, şu şekilde anlattı. "Longevity, en genel tabiriyle bireylerin biyolojik yaşlarını anlamalarına ve yaşam kalitelerini artırmalarına yardımcı olmayı amaçlar. Temel hedefleri kronik hastalıkları önlemek, metabolizmayı dengelemek, genetik yatkınlıkları optimize etmek, enerji seviyesini artırmak ve bilişsel fonksiyonları korumaktır. Bu unsurları hayata geçirebilmek için de kişilerin sadece yaşlılıklarına değil, yaşam tarzlarına odaklanmak gerekir. Bu şekilde yaşlılık ile hastalık bağlantısı ortadan kaldırılabiliyor. Longevity kavramı, modern tıbbın sunduğu imkanlarla bireyin biyolojik yaşını anlamasına ve bu süreci en iyi şekilde yönetmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Hücresel sağlık, genetik yatkınlık, yaşam tarzı ve çevresel faktörler longevity yaklaşımının temel taşlarını oluşturuyor." "Longevity yaklaşımı hücre ve beyin sağlığını koruyor" Bu yaklaşımda yaşlanma sürecini geciktirmenin yanı sıra, kronik hastalıkları önlemek ve genel sağlık düzeyini yükseltmek için multidisipliner bir yöntem benimsendiğini belirten Diyetisyen Erden; bu sayede bireylerin hem daha uzun hem de daha sağlıklı bir yaşam sürmesinin hedeflendiğini söyledi. Ayrıca bu programların bireyin metabolik esnekliğini artırarak en iyi sağlık şartlarını oluşturmayı hedeflediğini belirten Erden, son yıllarda longevity çalışmalarının, biyoteknoloji, genetik mühendisliği ve yapay zeka destekli sağlık analizleri sayesinde hız kazandığını aktardı. Erden, longevity’nin bilimsel dayanaklarından birinin genetik faktörler olduğunu; kişinin genetik yapısı, yaşam süresi ve yaşlanma süreci üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu ifade etti. Dengeli ve doğru beslenmenin, hücre yenilenmesini destekleyerek sağlıklı yaşlanmayı teşvik ettiğini belirten Diyetisyen Erden, "Longevity diyetleri, bu diyetleri planlama konusunda yetkin diyetisyenler tarafından hazırlanır ve genellikle antioksidanlardan, sağlıklı yağlardan ve mikro besinlerden zengin içerikler şeklinde planlanır. Longevity araştırmaları, hücre sağlığını koruyarak oksidatif stres ve enflamasyonu önlemeyi hedefler. Uzun ömürlü olmanın yanı sıra beyin sağlığını korumak, bilişsel fonksiyonları desteklemek longevity stratejileri içinde büyük yer kaplar" dedi. "Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve kaliteli uyku" Longevity’nin sadece tıbbi bir uygulama değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olduğuna işaret eden Diyetisyen Erden tedavi planlarının aşamalarına dair ise şunları söyledi: "Genetik testler, kan tahlilleri ve metabolik incelemeler yapılarak kişinin biyolojik yaşı belirlenir. Hücre sağlığını koruyan ve yaşlanmayı yavaşlatan beslenme planları oluşturulur. Biyoeşdeğer hormon tedavileri ile hormonel denge sağlanır. Toksin atılımını hızlandıran detoksifikasyon programları uygulanır. Vitamin ve mineral desteği sağlanarak hücresel yenilenme desteklenir. Dengeli beslenme ile hücresel sağlık korunarak yaşlanma geciktirilir ve genel sağlık dengesi iyileştirilir. Düzenli egzersiz ile fiziksel sağlığı koruyarak dayanıklılık ve kalp damar sağlığı desteklenir. Stres yönetimiyle zihinsel ve ruhsal sağlık korunarak kronik stresin olumsuz etkilerini azaltılır. Kaliteli uyku ve biyolojik saat düzenlenmesiyle bağışıklık sistemi ve bilişsel fonksiyonlar güçlendirilir" ifadelerini kullandı.
Geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın 8’inci saatin sonunda kontrol altına alındı
22 Mayıs 2025 Perşembe - 10:55 Geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın 8’inci saatin sonunda kontrol altına alındı Eskişehir’de gece saatlerinde bir geri dönüşüm tesisinde çıkan yangında kamyon, ekskavatör ve tonlarca geri dönüşüm malzemesi kül olurken, yan taraftaki işletmeye sıçrayan alevlerin 10 milyon liralık hasara neden olduğu tahmin ediliyor. Yangın, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Odunpazarı ilçesi 75. Yıl Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesi içerisindeki Gümüşhane Sokak üzerinde yer alan bir geri dönüşüm deposunda çıktı. Edinilen bilgiye, nedeni henüz bilinmeyen yangın, depodaki geri dönüşüm malzemelerini tutuşturarak büyüdü. Dumanları fark eden sanayi sitesinin bekçisi durumu hemen itfaiye ekiplerine bildirdi. Hızlı bir şekilde olay yerine intikal eden ekipler, alevlere müdahale etmeye başladı. Yangının büyümesi ile alevler, yan tarafta bulunan ve prefabrik ev imal edilen işletmeye sıçradı. İşletmedeki yapı malzemelerinin bir kısmı kullanılamaz hale geldi. 7 ekip 8 saat boyunca alevlere karşı mücadele verdi Saatlerce alevleri kontrol etmeye çalışan, su tankerleri de kullanan 7 ekip ve onlarca itfaiye erinin uzun süren çalışmaları sonrasında yangın kontrol altına alındı. Alevlerin arasında kalan bir kamyon ve geri dönüşüm malzemelerini ayrıştırmaya yarayan ekskavatör kullanılmaz hale geldi. Yangında yaklaşık 10 milyon TL’lik maddi hasarın olduğu tahmin ediliyor. Bölge havadan da görüntülendi. İtfaiye erlerinin yorgunluğu göze çarptı Alevlere karşı saatlerce mücadele veren bazı itfaiye personelinin yorulduğu ve gölge bir noktaya çökerek dinlendiği görüldü. Gece saatlerinde bölgenin ve işletmelerin boş olmasından dolayı olayda yaralanan veya ölen olmadı. Yangının yaşandığı işletmenin komşusu olan Sezgin Dalgıç, "Yangın çıkan arkadaşımızın komşusuyum. Gece haberimiz oldu, saat dört civarlarında. Hızla koşa koşa buraya geldik. Gördüğünüz gibi geri dönüşüm firmasında başlayan ufak bir kıvılcım her şeyi mahvetti. Arkadaşlarımızın bayağı bir zararı var. Yangın saat 3.00 civarlarında başladı. Bizim de 3.30 - 4.00 civarlarında haberimiz oldu. Hemen koşa koşa geldik. Çalışmalar devam ediyor. Gördüğünüz gibi saat 10.00 oldu. Kaç saattir söndüremedik. Elimizden geldiğince malları kurtarmaya çalıştık. Kova kova su taşıdık, itfaiye gelene kadar müdahale ettik. Sonra işi itfaiyeye bıraktık. İçeride bir kamyon yandı. Burada konteyner panelleri yeni gelmişti. Dört tır malzeme vardı, konteyner panelleri. Hepsi yandı. İçerideki kamyon, dediğim gibi, yandı. Yangın buradan içeri sıçradı. Camları patlattı, karşınızda gördüğünüz gibi. Eğer biraz daha geç kalınsaydı, içerideki boyalar, tinerler, mutfak dolapları gibi şeylere sıçrasaydı, Allah korusun. Şu anda burada konteyner prefabrik evler yapılıyor. Onların boyaları, tinerleri, mutfak dolapları içeride var. O yüzden buna şükür. Şu anda benim gördüğüm, 10 milyon liraya kadar bir hasar var" dedi.
5 bin yıllık "Küllüoba Ekmeği" üretici marketlerde satışta
22 Mayıs 2025 Perşembe - 10:49 5 bin yıllık "Küllüoba Ekmeği" üretici marketlerde satışta Eskişehir’in en önemli arkeolojik alanlarından biri olan Küllüoba Höyüğü’nde kazı çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılan ve yaklaşık 5 bin yıl öncesine ait tarihi ekmek, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yeniden hayat buluyor. Kazı çalışmalarına destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve belediye iştiraklerinden Halk Ekmek A.Ş. kültürel mirası yaşatmak ve geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla önemli bir adım attı. Erken Tunç Çağı’na (MÖ 3200) ait olan ve Anadolu’da pişmiş halde bulunan en eski ekmek örneği olma özelliğini taşıyan eşsiz ekmek, şimdi özel bir reçeteyle yeniden üretildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki başkanlığında yürütülen ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek olduğu Küllüoba kazılarında bulunan bu tarihi ekmek, hem bilim dünyasında hem de kamuoyunda büyük ilgi gördü. "Küllüoba ekmeği, gıda değil, geçmişten bugüne uzanan bir kültürel mirastır" Arkeolojik keşiflerin temel alındığı özel bir tarifle üretilen "Küllüoba Ekmeği", Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Üretici Marketlerinde 50 TL’den satışa sunuldu. Günümüzdeki ekmek formundan farklı olarak, taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan, Gacer ile mercimek unundan ve düşük glütenle üretilen çörek benzeri formuyla dikkat çeken Küllüoba ekmeği koruyucu içermiyor. Üretim sürecinde doğal malzemeler kullanılarak, ekmeğin tarihi dokusuna ve yapısına sadık kalındı. Ayrıca ürünün ambalajında, ekmeğin keşfi ve Küllüoba Höyüğü hakkında bilgilendirici içeriklere de yer verildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, "Küllüoba ekmeği, sadece bir gıda ürünü değil, geçmişten bugüne uzanan bir kültürel mirastır. Bu değerli bulguyu hem bilimsel anlamda hem de toplumsal hafızada yaşatmak bizim görevimiz. Bu özel ekmeği halkımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Tarihle tadı bir araya getiren bu özel ürünü, siz de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Üretici Marketlerinden temin edebilir, 5 bin yıllık bir yolculuğa lezzetli bir adım atabilirsiniz.
Vatandaşlar bu Kurban Bayramı’nda kültür turlarını tercih ediyor
22 Mayıs 2025 Perşembe - 09:54 Vatandaşlar bu Kurban Bayramı’nda kültür turlarını tercih ediyor Eskişehir’de Kurban Bayramı sırasında tatil yapacak vatandaşlar tercihlerini tatil beldeleri yerine kültür turlarından yana kullanıyor. Tatil sektöründe 20 yıllık deneyimi olan Necip Çelik, Kurban Bayramı öncesi taleplerin henüz yoğun olmadığını belirtti. Otel fiyatlarında geçen seneye göre yüzde 30 ila 50 artış yaşanırken, ekonomik tatil arayan Eskişehirlilerin yurt içi kültür turlarına yöneldiğini ifade etti. Çelik, özellikle Marmaris, Fethiye ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi turlarının uygun fiyatlarıyla dikkat çektiğini, 4 gece konaklamalı bir Güneydoğu Anadolu Bölgesi turunun 2 kişi için 25 bin lira olduğunu aktardı. "Yüzde 50 civarlarında bir artış söz konusu" Eskişehir’de 20 yıldır tatil sektörü ile uğraşan Necip Çelik, bu yılkı tatil fiyatları ve yoğunluğu hakkında, "Şu anda Kurban Bayramı yoğunluğu çok fazla yaşanmıyor, ancak son bir hafta-on gün kala taleplerin artacağını düşünüyoruz. Tatilin uzatılıp uzatılmayacağına dair belirsizlik nedeniyle misafirler de bu konunun netleşmesini bekliyor olabilir. İşler şu an yavaş seyrediyor, ama hızlanacak gibi görünüyor. Geçen seneye göre otel fiyatlarında yaklaşık yüzde 30 ila 40 oranında, bazı otellerde ise yüzde 50’yi aşan artışlar söz konusu. Örneğin, Antalya bölgesinde ortalama bir beş yıldızlı tesiste iki yetişkin ve çocuklu bir ailenin konaklama maliyeti yaklaşık 40-50 bin lira civarında. Geçen sene bu rakam 25-30 bin lira bandındaydı" şeklinde konuştu. "4 gecelik bir yurt içi turu yaklaşık 25 bin lira" Ayrıca Eskişehirli vatandaşların genellikle yurt içi turlara ilgi gösterdiğini söylen işletmeci Çelik, "Özellikle Eskişehir halkı yurt içi kültür turlarına daha fazla ilgi gösteriyor. Çünkü otel rezervasyonlarına göre daha uygun fiyatlı olan bu turlar, özellikle 19 Mayıs döneminde çok yoğun geçti. Bu sene yurt içi kültür turlarının oldukça popüler olacağı bir yıl gibi görünüyor. 60-70 bin liralık tatillere bütçesi yetmeyen aileler, daha ekonomik fiyatlı kültür turlarına yöneliyor. Örneğin, Marmaris-Tatça-Dalyan, Olympos-Adrasan, Fethiye-Kaş-Ölüdeniz gibi programlar sunuyoruz ve bunları olabildiğince uygun fiyatlarla tutmaya özen gösteriyoruz. Günübirlik turlarımız olduğu gibi, 4 gece ya da 7 gece konaklamalı programlarımız da var. Mesela, 4 gece konaklamalı bir Güneydoğu Anadolu Bölgesi turu kişi başı 12 bin 500 lira civarında, iki kişi için toplam 25 bin lira yapıyor. Aynı süreli bir otel tatili için bu rakamın neredeyse iki katını ödemek gerekiyor" dedi.