Yerel Haberler
Eskişehir
SEV’den "Yunus Emre Hazretleri Mihalıççık’ın değil Sivrihisar ilçemizin evladıdır" açıklaması
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 13:36 SEV’den "Yunus Emre Hazretleri Mihalıççık’ın değil Sivrihisar ilçemizin evladıdır" açıklaması Sivrihisar Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı (SEV) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Kalır, Yunus Emre Hazretlerinin mezar yerinin Mihalıççık sınırları içinde kalmasının, Yunus Emre Hazretleri’nin Mihalıççıklı olduğunu gösteremeyeceğini belirterek "Yunus Emre Hazretleri Sivrihisar ilçemizin evladıdır" diye ifade etti. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kalır, 1238 yılında doğduğu kabul edilen ve 1320 yılında vefat eden gönül ve irfan eri Yunus Emre Hazretlerinin, 708 yıl boyunca Sivrihisar ilçesinin evladı olarak bilindiğini ve bu şekilde yâd edildiğini belirtti. 18 Mart 1946 tarihinde Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlanan eski Sarıköy, bugünkü Yunus Emre Mahallesi’nin bu tarihten sonra idari olarak Mihalıççık’a geçmiş olsa da, Yunus Emre Hazretleri’nin kimliğini ve aidiyetini değiştirmediğini anlatan Bekir Kalır, şunları belirtti; "Mezar yerinin Mihalıççık sınırları içinde kalması, Yunus Emre Hazretleri’nin Mihalıççıklı olduğunu göstermez" "Zira bir şahsiyetin memleketi, mezar yerinden değil; doğduğu, yetiştiği, hayatını geçirdiği yerden anlaşılır. Bu tür örnekler tarihimizde çoktur. İstanbul’da metfun olan İstanbul’un ilk kadısı ve belediye başkanı Sivrihisarlı Hızır Bey, Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri ve Sinan Paşa, mezar yerleri İstanbul’da olduğu için İstanbul doğumlu sayılabilir mi? Dünyaca tanınan şairimiz Nazım Hikmet’in mezarı Moskova’dadır. Bu sebeple kendisini Rus şairi mi kabul edeceğiz? Dolayısıyla mezar yerinin Mihalıççık sınırları içinde kalması, Yunus Emre Hazretleri’nin Mihalıççıklı olduğunu göstermez ve de gösteremez. 708 yıl boyunca Sivrihisar toprağının manevi mirası olmuş bir değeri, sadece 79 yıl önceki idari bir değişiklikle farklı bir ilçeye mâl etmek, tarihî ve kültürel gerçekliğe aykırıdır. Sivrihisar Eğitim Vakfı olarak, vakıf tüzüğümüzün "faaliyetler" başlığı altındaki (d) maddesinde yer alan "Sivrihisar’ın yetiştirdiği değerleri tanıtmak ve sahip çıkmak" ilkesine bağlı olarak, Yunus Emre Hazretleri’ne sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız. Bu tarihî ve kültürel hassasiyetin, tüm Sivrihisarlılar tarafından içtenlikle desteklenmesini, ilçemizdeki yetkili kurum, kuruluş ve kişilerin de duyarlılıkla süreci takip etmesini ve desteklemesini önemle bekliyoruz."
TEI’nin millî motorları TEKNOFEST Kıbrıs’ta Kıbrıslılarla buluştu
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 13:12 TEI’nin millî motorları TEKNOFEST Kıbrıs’ta Kıbrıslılarla buluştu Türkiye’nin havacılık motorlarındaki millî gücü TEI, 1-4 Mayıs tarihlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen TEKNOFEST Kıbrıs kapsamında, standında sergilediği millî motorlarıyla büyük ilgi gördü. Yüzbinlerce ziyaretçiyi ağırlayan TEI, Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini Kıbrıs’ta teknoloji meraklılarıyla buluşturdu. TEKNOFEST Kıbrıs’ta sergilenen; Türkiye’nin ilk uçak motoru TEI-TF6000, Türkiye’nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170 ve Türkiye’nin ilk millî helikopter motoru TEI-TS1400, hem genç mühendis adayları hem de savunma sanayi meraklıları tarafından büyük ilgi gördü. TEI standında havacılık motorlarının tasarım, üretim, montaj ve test süreçlerine dair bilgiler sunulurken, ziyaretçiler millî motorları yakından inceleme fırsatı buldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, T.C. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve birçok üst düzey misafir TEI standını ziyaret etti. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST coşkusu İstanbul’da devam edecek. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarında ödül heyecanı da İstanbul’da yaşanacak. TEI’nin ana yürütücüsü olduğu Turbojet Motor Yanma Odası Tasarımı ve Turbojet Motor Kontrol Ünitesi Tasarımı yarışmalarında ilk 3’e giren takımlar ödüllerine İstanbul’da kavuşacak.
Dijital oyunlar, fiziksel oyuncak sektörünü olumlu etkiledi
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 12:40 Dijital oyunlar, fiziksel oyuncak sektörünü olumlu etkiledi Eskişehir’de oyuncak sektöründe faaliyet gösteren Yahya Kaya, dijital oyunların fiziksel oyuncak sektörünü olumsuz etkilemediğini, aksine birbirini desteklediğini belirtti. Hamamyolu’nda oyuncakçı olan Yahya Kaya, son dönemde çocukların dijital oyunlara ilgisinin arttığını, ancak bunun fiziksel oyuncak talebini azaltmadığını ifade etti. Kaya, sanal oyunların oyuncak sektörüne katkı sağladığını vurgulayarak, "Örneğin, sanal alemde ortaya çıkan oyuncaklar, gerçek dünyada da fiziksel oyuncaklara yansıyor. Animasyon ve çocuk filmleri figürlerin de talebi arttırıyor, sektör bu bağlantılar sayesinde canlı kalıyor" dedi. "Sanal oyunların olumsuz bir etkisi yok aksine birbirlerini tamamlıyorlar" Dijital oyunların son zamanlarda çocuklar tarafından daha çok ilgi odağı olması hakkında Yahya Kaya,"Son zamanlarda çocukların dijital oyunlara daha fazla ilgi gösteriyor olsa bile bu ilgi, normal fiziksel oyuncaklardan bir şey eksiltmiyor aslında. Fiziksel oyuncak sektörü bu durumdan olumsuz etkilenmiyor, hatta birbirini destekliyor diyebiliriz. Örneğin, yeni bir oyun karakteri çıktığı zaman, aynı karakterin fiziksel olarak figürü de çıkıyor. Yani sanal alemde ortaya çıkan oyuncaklar, gerçek dünyada da fiziksel oyuncaklara yansıyor. Aslında sanal oyunların oyuncak sektörü üzerinde çok büyük bir olumsuz etkisi yok, tam tersine birbirlerini tamamlıyorlar" şeklinde konuştu. "Eskiden oyuncaklar daha özgündü" Kaya, eskiye göre oyuncakların daha figür ve koleksiyonluk olduğunu belirterek, "Oyuncak taleplerinde bir azalma görmüyoruz. Hatta tam tersine, artış bile var. Bunun nedeni sektörün bağlantılı olması; mesela bir film çıkıyorsa onun figürü üretiliyor. Çizgi film veya oyunlar yayınlandıktan sonra çocuklar izlediklerini oyuncağa dönüştürmek istiyor, bu da talebi artırıyor. Oyuncak sektörü bu açıdan oldukça canlı diyebiliriz. Eskiden oyuncaklar daha özgün ve basitken, örneğin tahta oyuncaklar, kılıçlar ya da peluş ayıcıklar ön plandayken, şimdi çizgi filmlerin ve oyunların etkisiyle daha çok markaya dayalı figürler ve koleksiyon ürünleri popüler oldu" dedi. "50 liradan 2 bin liraya kadar çıkıyor" Son olarak esnaf Yahya Kaya oyuncak fiyatlarının markaya ve kaliteye göre değişkenlik gösterdiğini belirterek, "Fiyatlara gelince, normal bir figür 200 liradan başlıyor, toplar gibi daha uygun oyuncaklar ise 50 liradan itibaren satılıyor. Figürlerin fiyat bandı genellikle 200 lira ile 1000 lira arasında değişiyor, hatta orijinal figürler 2000 liraya kadar çıkabiliyor. Daha uygun figürleri ise 100-150 lira civarında seyrediyor. Bu fiyatlar ürünün markasına ve detayına göre değişiyor" diye konuştu.
Eskişehir’de 600 yıllık bereket duası geleneği yaşatılıyor
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 11:30 Eskişehir’de 600 yıllık bereket duası geleneği yaşatılıyor Eskişehir’deki Çarşı Camii’nde her pazartesi sabahı bir araya gelen çevre esnaf, geleneksel Esnaf Bereket Duası yapıyor. Ahi Evran Hazretleri’ne dayanan bu kadim gelenek, Eskişehir İl Müftülüğü, Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile Valilik iş birliğiyle sürdürülüyor. Etkinlikte dua sonrası çorba ikramı yapılarak esnaf arasında dayanışma güçleniyor. "Her pazartesi saat 10.00’da dua ediyoruz" Çarşı Camii hocası Ali Osman Ersen, her pazartesi tekrar edilen bu dua etkinliğini anlatırken şu ifadeleri kullandı: "Bizler Çarşı Camii’nde geleneksel olarak her pazartesi saat 10.00’da esnafımızla birlikte Esnaf Bereket Duası yapıyoruz. Bu Esnaf Bereket Duası’nın kadim geleneği, Ahi Evran Hazretleri’ne, diğer adıyla Pir Ahi Evran’a dayanır. 13. yüzyılda yaşamış olan Ahi Evran, Ahilik Teşkilatı’nı kurmuştur. Bu teşkilatla birlikte esnaf teşkilatları, yani loncalar oluşmaya başlamış ve bu gelenekle pazar yerlerinde, pazar meydanlarının başında esnaflar, dükkânlarını açmadan önce Esnaf Bereket Duası yapmaya başlamışlardır. Bizler de bu geleneği devam ettirmek için her pazartesi saat 10’da burada esnaf kardeşlerimizin katılımıyla Esnaf Bereket Duası, yani Ahilik Duası gerçekleştiriyoruz." "Çevre esnafı bu durumdan çok memnun" Ayrıca hoca Ersen, çevre esnafının tepkisi hakkında ,"Çevre esnafı bu etkinliği çok olumlu karşılıyor. Hepsi bereket inancına değer veriyorlar. Ayrıca her hafta bir esnafımız sponsor olup çorba ikram ediyor. Dua çıkışında bu vesileyle esnaf kardeşlerimize çorba, çay ve çeşitli ikramlarda bulunuyoruz. Yani eskiden gelen dini bir geleneği, günümüzde de sürdürmeye özen gösteriyoruz. Bu geleneğin devam etmesi için Eskişehir İl Müftülüğü, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Eskişehir Valiliği ortak bir şekilde bu programı düzenliyor" dedi. "Bayram havası oluşmuş oluyor" Son olarak Ali Osman Ersen, edilen bu duaların esnaflar arasında bayram havası oluşturduğunu belirterek, "İnşallah bu gelenek esnafımız arasında daim olur. Bu etkinlik, birbirini hiç görmeyen esnafımızın dua vesilesiyle bir araya gelmesini sağlıyor. Dükkânından çıkmayan esnafımız bu sayede dışarı çıkıyor, birbirine selamlaşıyor, birinin ihtiyacı olup olmadığını ya da kimin hasta olduğunu burada kaynaşarak öğreniyor. Böylece adeta bir bayram havası oluşuyor" şeklinde konuştu. "Altı yüz yıllık geleneği devam ettiriyoruz" Çarşı Camii Dernek Başkanı Ayhan Arslan ise, "Yaklaşık 600 yıllık bir geleneği devam ettirmek için her pazartesi sabah saat onda Esnaf Duası düzenliyoruz. Esnaf duamıza buradaki esnaflar, Valiliğimiz, İl Müftülüğümüz ve Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı katılıyor. Duamızı yapıyoruz, ikramlarda bulunuyoruz ve ardından dağılıp işlerimize devam ediyoruz. Çevre esnafının tepkisi çok iyi ve olumlu. Hepsi toplantımıza ve duamıza katılıyor. Bu şekilde geleneği birlikte sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Bu dualar sadece esnafa değil, tüm halkımıza ediliyor" Haftaya bu şekilde başlanmasından memnuniyetini dile getiren Esnaf Mustafa Karakoç, "Her pazartesi bu şekilde dua okunmasından memnunuz. Daha önce böyle bir şey yoktu. Başlatanlardan Allah razı olsun. Çok güzel oldu. Günümüz dua ile başlıyor, bereketli oluyor inşallah. Hem esnaf için hem de halkımız için dua ediliyor. Sadece esnaf için değil, memleketimiz için de dua yapılıyor. Bence çok güzel. Devam etmesini canı gönülden her zaman arzu ederiz" kelimelerini kullandı.
Diş hekiminden aşırı korkan çocuklar için uygulanan anestezi yöntemleri kaygıyı azaltıyor
05 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:36 Diş hekiminden aşırı korkan çocuklar için uygulanan anestezi yöntemleri kaygıyı azaltıyor Acıbadem Eskişehir Hastanesi Pedodonti Uzmanı Diş Hekimi Kevser Danıştı, diş hekimi korkusu olan çocuklarda sedasyon ve genel anestezi ile yapılan tedavilerin, korku ve kaygı düzeyini azaltarak ilerideki klinik süreçleri kolaylaştırdığını ifade etti. Pedodonti Uzmanı Diş Hekimi Kevser Danıştı, çocuk diş hekimliğinde tedavi başarısının en önemli göstergelerinden birinin "Çocuğun klinikten mutlu ayrılması" olduğunu vurguladı. Diş Hekimi Danıştı, pedodonti (çocuk diş hekimliği) branşının "Süt dişlerinin tedavisi, diş travmaları, çürük önleme uygulamaları, ortodontik yönlendirme ve ağız hijyeni eğitimi" gibi birçok alanda çocuğun ağız sağlığını korumak, gelişimini takip etmek ve travmasız bir klinik deneyimi sağlamak amacıyla 0-13 yaş grubu çocuklara hizmet verdiğini dile getirdi. Ayrıca, çocuklara özel koruyucu uygulamalar (fissür örtücü, flor uygulaması) ve ağız hijyeni eğitiminin de pedodontinin kapsamı içinde olduğunu söyledi. "Diş kontrollerine ilk dişle başlanmalı" Çocukların ilk diş muayenesinin ilk dişinin çıktığı 6. ay itibarıyla yapılmasını tavsiye eden Diş Hekimi Danıştı, "Bu erken dönemde yapılan kontroller, çürük gelişimini önleyici bilgi aktarımı ve bakım alışkanlıklarının kazandırılması açısından büyük önem taşıyor. Daha sonra ise 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolleri ile çürükler ve diğer ağız içi sorunlar erken aşamada tespit edilebiliyor. Bu da hem daha kısa hem de konforlu tedavi süreçlerini mümkün kılıyor" diye konuştu. "Sedasyon ve genel anestezi uygulanabiliyor" Diş hekimi korkusu, bulantı refleksi, özel bakım ihtiyacı veya sistemik hastalıklar gibi durumların, çocuk hastaların tedavisini zorlaştırabildiğini belirten Diş Hekimi Danıştı, bu gibi durumlarda ileri davranış yönlendirme yöntemleri olan sedasyon ve genel anestezinin devreye girdiğini ifade etti. Sedasyon ya da genel anesteziye karar verilmeden önce, hastanın tıbbi geçmişi, yapılacak tedavi planı, kan tahlilleri ve röntgen sonuçları uzman hekimlerce değerlendirildiğini aktaran Danıştı, kısa süreli ve su gerektirmeyen işlemlerde sedasyon yeterli olurken, uzun ve su kullanılan tedavilerde havayolu güvenliği açısından genel anestezi tercih edildiğini anlattı. Her iki yöntemin de ameliyathane şartlarında, temel ve ileri yaşam desteği ekipmanlarıyla uygulandığını söyleyen Danıştı, "İşlem sırasında çocuğun durumu anestezi uzmanı tarafından takip edilirken, planlanan tüm tedaviler çocuk diş hekimi tarafından gerçekleştirilir. Tedavi sonrası çocuk güvenle uyandırılır, gözlem odasında takip edilir ve taburcu edilmeden önce ağrı kontrolü sağlanır. Anestezi etkisi geçene kadar beslenmeye dikkat edilmesi, uyuşukluk nedeniyle dudak ısırmalarının önlenmesi ve yapılan dolgu ya da çekimlere alışma sürecine zaman tanınması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. "Çocuklar diş ağrısıyla yaşamayı öğreniyor" Diş tedavisinin başarısının yalnızca işlemle sınırlı olmadığının altını çizen Diş Hekimi Danıştı, tedavi sonrası ağız hijyenine dikkat edilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin uzun vadede ağız sağlığını korumada büyük önem taşıdığını dile getirdi. Araştırmalara göre, diş hekimi korkusu olan çocuklarda sedasyon ve genel anestezi ile yapılan tedavilerin, kaygı düzeyini azaltarak ilerideki klinik süreçleri kolaylaştırdığını vurgulayarak "Ne yazık ki, halen bu yöntemlere ulaşamayan ve diş ağrısıyla yaşamayı öğrenen çocuklar var. Oysa toplumda bu alandaki farkındalığın artması, erken dönemde müdahale ve sağlıklı bireylerin yetişmesi açısından kritik önemde" dedi.