Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu’nun Gönül Dili Yunus Emre, Eskişehir’de anıldı
04 Mayıs 2025 Pazar - 12:33 Anadolu’nun Gönül Dili Yunus Emre, Eskişehir’de anıldı Eskişehir İl Müftülüğü tarafından düzenlenen "Yunus Emre Bizim Neyimiz Olur?" konulu konferans, 2 Mayıs 2025 Cuma günü Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. Konferans, Eskişehir İl Müftüsü Muharrem Gül’ün açılış konuşmasıyla başladı. Müftü Gül, Yunus Emre’nin Anadolu irfanındaki yerine ve toplumsal etkisine vurgu yaparak, programa katkı sunan herkese teşekkür etti. "Türkçenin süt dişi olarak anılan Yunus, medeniyetimizin temel taşlarından biridir" Programın konuşmacısı, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Kemikli, Yunus Emre’nin düşünce dünyasını, kültürel mirasını ve çağdaş insana hitap eden yönlerini anlattı. Kemikli, şu ifadeleri kullandı: "Yunus Emre, sadece bir şair değil, aynı zamanda bir gönül sultanıdır. Sözleri, dilden dile aktarılan birer hakikat ışığı olarak bizlere ulaşır. O, bizim vicdanımızdır, dilimizdir, toprağımızdır. Türkçenin süt dişi olarak anılan Yunus, medeniyetimizin temel taşlarından biridir. Onun şiirleri ve öğretileri, ruhumuzun derinliklerine dokunan, insan olmanın özünü hatırlatan kıymetli miraslardır." Programa İl Müftüsü Muharrem Gül, Prof. Dr. Bilal kemikli, İl Müftü Yardımcısı Aytekin Akçin, Tepebaşı İlçe Müftüsü Fatih Kaya ile birlikte din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri de katılım sağladı.
Hava değişkenliği Eskişehirlileri aktarlara yöneltti
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:46 Hava değişkenliği Eskişehirlileri aktarlara yöneltti Eskişehir’de hava durumunun değişkenliği nedeniyle hastalanan vatandaşlar, bağışıklıklarını güçlendirmek için aktarların yolunu tutuyor. Eskişehir’de hava durumunun sürekli değişken olması sebebiyle hastalanan vatandaşlar soluğu aktarlarda alıyorlar. Uzun yıllardır esnaflık yapan Metin Ağılönü, insanların bu durumdan etkilenmemek için vücut dirençlerini arttırmalarını gerektiğini belirtirken, kullanılan bitkisel ürünlerin tavsiye edilen dozların üstünde kullanılmaması gerektiğini söyledi. Ayrıca aktar Ağılönü, vatandaşlara önerdiği bitkiler hakkında, "Bitkisel takviyelerde en çok üzerinde durduğumuz ve bize talep edilenler arasında ıhlamur, kekik, zencefil, yaş zencefil yer alıyor. Buna bağlı olarak macunlarımız var; karışık bitkilerden yapılan macunlar, keçiboynuzu özü, keçiboynuzu pekmezi, madenci şurubu, meyan kökü şurubu, kozalak macunu ve kozalak şurubu gibi ürünler en çok talep edilen bitkisel karışımlar arasında" dedi. "Bu dönemlerde insanların vücut direncini artırması gerekiyor" Esnaf Metin Ağılönü, vatandaşlara önerdiği ürünler hakkında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Şimdi, bu dönemlerde insanların vücut direncini artırması gerekiyor. Bu anlamda, direnci artırabilmek için de bağışıklık sistemini güçlü tutmak lazım. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için bitkisel yönlerden takviye gerekiyor. Bitkisel takviyelerde en çok üzerinde durduğumuz ve bize talep edilenler arasında ıhlamur, kekik, zencefil, yaş zencefil yer alıyor. Buna bağlı olarak macunlarımız var; karışık bitkilerden yapılan macunlar, keçiboynuzu özü, keçiboynuzu pekmezi, madenci şurubu, meyan kökü şurubu, kozalak macunu ve kozalak şurubu gibi ürünler en çok talep edilen bitkisel karışımlar arasında. Bu tarz ürünleri biz genelde gelen vatandaşlara veriyoruz." "Bunu bir ilaç gibi düşünün" Bitkisel ürünlerin bilinçsiz şekilde yüksek dozda kullanılmaması hakkında ise Ağılönü, "Kişiler bu geçiş dönemlerinde bağışıklıklarını güçlü tutarsa, vücutları dirençli olmuş olur ve haliyle hastalıklara karşı kendilerini korumuş olurlar. Şu an için söyleyebileceklerimle vatandaşları şöyle bilgilendirelim. Bitkisel tedavilerde aşırı dozda, yani tavsiye edilenin dışında kullanırsanız metabolizmanızı bozarsınız. Bu da demek oluyor ki, aktardaki arkadaşların söylediği miktarda kullanırlarsa hem bilinçli kullanmış olurlar hem de vücutlarına zarar vermemiş olurlar. Örneğin, biz diyoruz ki sabah akşam bir tatlı kaşığı kadar macun tüketiniz. Eğer bir kişi bunu bir çorba kaşığı kadar kullanırsa ne olur? Metabolizması bozulur, vücuduna zarar verir. Bunu bir ilaç gibi düşünün. İlaç için ne deniyor? Sabah bir tane alacaksınız. Siz tutup üç beş tane ilacı bir anda alırsanız ne olur? Dengeniz bozulur. İşte bu anlamda da aynısı geçerli. Çok tüketmek vücuda zarar verir. Yani, ’hastalıklarımı bir an önce geçireyim, öksürüğümü keseyim, nezlemi ya da gribimi atayım’ düşüncesiyle çok tüketildiği zaman daha zararlı olur. Vatandaşta ’bu zaten doğal bir şey, fazla tüketsek de zararı olmaz’ algısı var. Ama böyle bir şey yok. Haliyle, kesinlikle verilen dozun dışına çıkmamak gerekir. Bir de şunu söyleyeyim: Kaynatılması gereken bitkiler var, demlenmesi gereken bitkiler var. Kaynatılması gereken bitkileri demleyerek kullanırsanız sonuç çok azalır. Demlenmesi gereken bitkileri de çok kaynatırsanız, bu sefer içindeki özelliklerini azaltmış olursunuz" dedi.
4 kilidi kırılıp çalınan motosikletini bu kez gemi zinciriyle bağladı
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:31 4 kilidi kırılıp çalınan motosikletini bu kez gemi zinciriyle bağladı Eskişehir’de ekmek teknesi olan motosikleti, taksiti bittikten hemen sonra çalınan 8 çocuk babası Şaban Çataldaş’ın aracı, polis tarafından bulundu. Şüphelilerce aracına 100 bin TL zarar verilen Çataldaş, motosikletini bu kez gemi zinciri ile bağladığını söyledi. Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi Alize Sokak üzerinde ikamet eden Şaban Çataldaş’ın, geri dönüşüm işi yaptığı 26 AJN 771 plakalı 3 tekerlekli motosikleti 9 aydır ödediği taksitlerinin bitmesinden bir gün sonra çalınmıştı. Toplam 4 kilitle evinin bahçesine bağladığı motosikletinin çalınması sonra talihsiz adam çaresiz kalmıştı. Motosikletini bu kez gemi zinciri ile bağladı Toplam 110 bin TL’ye aldığı motosikletin çalınmasının ardından polise şikâyette bulunan Çataldaş’ın ekmek teknesi, ekiplerce bulunarak sahibine teslim edildi. Oldukça mutlu olan 8 çocuk babası adam, emniyet teşkilatına teşekkür etti. 4 kilide rağmen motosikleti çalınan adam bu kez aracını gemi zinciriyle ağaca bağladı. Aracının farı, koltuğu, aküsü gibi yerlerinde hasar oluşan Şaban Çataldaş, maddi zararının 100 bin TL olduğunu belirtti. "Motorun kendi 120-130 bin lira ama şu an 100 bin lira masraf çıktı" Polislere teşekkür eden Şaban Çataldaş, 110 bin liraya aldığı motosiklette 100 bin lira masrafı olduğunu iddia ederek şöyle konuştu: "Motor bulundu, polis memurları bulmuş, gelmişler. Aynı gün saat 12’de bir tane motosiklet ve bizimkini çalmışlar. Motorun, kasanın vaziyetine bak. Motorun kendi 120-130 bin lira ama şu an 100 bin lira masraf çıkardılar. Motoru dağıtmışlar, yerine bırakmamışlar. Farları, aküleri, kasa, her tarafını dağıtmışlar. Yine Allah razı olsun, polis memurları buldu, geldi, verdi. Şimdi işte tekrar ruhsata çıkaracağız. Tekrar plaka çıkaracağız. Bin 700 lira çekme parası aldılar. Bin 700 lira da ruhsata vereceğim. Şimdi biz de tekrar plaka çıkaracağız." "100 bin lira masraf çıktı, gemi zinciriyle bağladım" Hırsızlardan dert yanan ve motosikletini gemi zinciri ile bağlayan Şaban Çataldaş, "Yani hırsızlara diyorum, gidin başka zengin birinin motorunu alın, beni ne yapacaksınız? Ben de binemeyeceğim şimdi. Gitmiyor ki, neresini bineceğim? Far yok, düdük yok, korna yok. Hiçbir şey yok. Ya motorun kendi 130 bin lira ama 100 bin lira masraf çıktı. Gemi zinciriyle bağladım, bu sefer de. Ya da yine yapacaklarsa, bağlamayayım bırakayım, alsınlar, gitsinler. Bundan sonra ne olacak" dedi.
Canlı çiçekler epoksi reçine ile kolyeye dönüşüyor
04 Mayıs 2025 Pazar - 10:23 Canlı çiçekler epoksi reçine ile kolyeye dönüşüyor Eskişehir’de el emeği canlı çiçek kolyeleri yapan Nurgül Bozkurt, "Çiçekleri renkleri solmadan kuruttuğum için kolyeler ömür boyu canlılığını koruyor" dedi. Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Kadın El Sanatları Pazarı’nda el emeği ürünlerini satan Nurgül Bozkurt, canlı çiçekleri epoksi reçine kullanarak hazırladığı özgün kolyeleriyle hem yerli hem de yabancı turistlerin beğenisini topluyor. Nurgul Bozkurt’un hassas ölçümlerle hazırladığı epoksi karışımına özenle yerleştirdiği, önceden kurutulmuş rengârenk çiçeklerin her biri kolyeye dönüşüyor. Bozkurt, kolyelerin yapım sürecini anlatırken, "Malzemeleri hassas tartıda ölçerek karıştırıyorum. Kalıba döktükten sonra önceden kuruttuğum çiçekleri yerleştiriyorum. Ertesi gün ikinci dökümü yapıyorum ve 24 saat sonra kolye hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Kolyelerin içerisinde gerçek çiçeklerin bulunması diğer takılara göre daha fazla dikkat çekiyor" Müşterilerinden aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini belirten Bozkurt, "Vatandaşlardan çok güzel yorumlar alıyorum. Satışlarım oldukça iyi gidiyor. Yerli ve yabancı turistler canlı çiçek kolyelerine büyük ilgi gösteriyorlar. Kolyelerin içerisinde gerçek çiçeklerin bulunması diğer takılara göre daha fazla dikkat çekiyor. Çiçekleri renkleri solmadan kuruttuğum için kolyeler ömür boyu canlılığını koruyor" diye konuştu. Doğadan aldığı ilhamı takılara yansıttığını belirten Nurgül Bozkurt’un canlı çiçek kolyelerinin fiyatları ise 50 ila 100 lira arasında değişiyor.
Anadolu Üniversitesi İBF’de İleri Takas pazarı kuruldu
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 15:15 Anadolu Üniversitesi İBF’de İleri Takas pazarı kuruldu Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde "İleri Takas" ve "Dönem Kostüm Partisi" Takas Pazarı Stant’ı gerçekleşti. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) İletişim Tasarımı Bölümü tarafından düzenlenen "İleri Takas" ve "Dönem Kostüm Partisi" Takas Pazarı Stant’ı Anadolu Üniversitesi Öğrenci Blok Koridorunda gerçekleştirildi. İBF Dr. Öğr. Üyesi Nihan Vural’ın danışmanlığında, İletişim Tasarımı Bölümü Öğrencileri Dilnaz Nurgaliyeva, Konul Karimova, Meryem Şanlı, Esma Tuğçe Kosacı ve Anadolu Üniversitesi Öğrenci Butiği işbirliğinde gerçekleşen etkinliğe öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım gösterdi. "Proje aile olmayı bir kan bağı değil bir yakınlık olarak konumlandırıyor" Sürdürülebilir Moda bilincini arttırmak ve aileden kalan kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesini amaçladıklarına değinen İletişim Tasarımı Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nihal Vural konuşmasında şunlara değindi: "Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi iletişim tasarımı yönetimi bölümünün mezuniyet projesi olan "Ailemden Kaldı" projesinin İleri Takas pazarındayız. İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü öğrencileri, proje geliştirme ve proje yönetimi dersleri kapsamında, toplum için bir değer ürettikleri, insanların yaşamlarına dokunabildikleri projeler üretiyorlar ve aslında 4 yıl boyunca tüm derslerde ceplerine koydukları şeyleri masaya koyarak somutlaştırıyorlar. Daha iyi bir insan olmak, daha iyi bir dünya oluşturmak adına topluma katkı projeleri üretiyorlar. Ailemden kaldı projesi de böyle bir proje ve ben de dört öğrenci arkadaşımla eşlik ediyorum. Etkinlikte ayrıca İBF son sınıf öğrencileri Fakülte Plus ile bu tür kalabalık etkinliklerde gerek oyun düzenlenmesinde gerek alanın düzenlenmesinde bizlere destek oldu. Turizm Fakültesi pamuk şeker makinalarını bu etkinliğimizi gerçekleştirmemiz için bize verdi, Devlet Konservatuarından Öğrt. Gör. Aylin Aydoğdu hocamız ve konservatuar mezunumuz Akif Demir sesleri ile hikâyelere can verdiler, Sinema ve Televizyon Bölümü hocalarından Doç. Dr. Özgür Çalışkan’ın modere ettiği, giyesilere yazarlık atölyeleri düzenledik ve buna hikayeler yazdık, sergimiz ve bir dizi etkinliğimiz oldu. Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencileri bizlerle kombin önerileninde bulunuyorlar, bir yandan terzi dikiş makinaları kuruldu ve eller çalışıyor, bir yandan da bu dönemlerin müzikleri ile arkadaşlara eşlik ediyoruz. Proje aile olmayı bir kan bağı değil bir yakınlık olarak konumlandırıyor. Biz de bu projeyi gerçekleştirirken Anadolu Üniversitesinin kocaman ve birbirine yardım etmek konusunda çok istekli bir aile olduğuna şahit olmuş olduk herkese teşekkür ediyoruz." Ailemden Kalma projesinin ekip üyesi Konul Karimova: "Biz bu projeyi yürütürken ilk baştan beri öğrencilerin dayanışmasını temel aldık. Sürdürülebilir moda kapsamında düzenlediğimiz bu etkinliklere öğrenci dayanışması ile ihtiyacı olanlara kıyafetleri sahiplendirebildiğimiz için çok mutluyuz. Proje ile hem geçmişe gidiyoruz hem de geleceğimizi düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Fakülte Plus Proje grubu öğrencilerinden Doğuş Ertoprak:"Fakülte Plus Proje grubu olarak İBF öğrencilerinin birbirleri ile vakit geçirmesini ve fakültede geçirdikleri zamanı artırmasına yönelik bir proje gerçekleştiriyoruz. "Ailemden Kalma" projesi ile ortak bir etkinlik düzenledik, çok çalıştık bu etkinlik için çok da güzel geri dönüşler aldık. Emeği geçen ve katılan herekse çok teşekkür ederiz" dedi. "Takas Pazarından alışverişlerini yapan öğrenciler memnuniyetlerini dile getirdi" Halkala İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ayşenur Kapan: "Arkadaşlarımızın yapmış olduğu "Ailemden Kaldı" projesi ile takas pazarına bende dahil oldum ve yaptığım kıyafet bağışı karşılığında küpe aldım. Bu çalışmanın çok başarılı olduğunu ve bütünleştirici olduğunu düşünüyorum. Ailemden kaldı ekibine ve Nihan hocaya çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Halka İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi İbrahim Çelik: "Sürdürülebilirlik açısından devam edilmesi gereken bir etkinlik. Takas pazarında çok güzel eşyalar var, takas edecek bir şeyim olmamasına rağmen gülmem ile takas ettim ve karşılığında gömlek aldım. Gömleği çok beğendim arkadaşlarda beğendiğimi görünce hediye ettiler. Etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Sinema ve Televizyon 3. Sınıf öğrencisi Doğukan Melik Sevindik: "Etkinlikten önceki haftalarda bir dersim sayesinde Nihan hoca ve Özgür hocamızın ortak dersimizde yaptıkları bir etkinlik sayesinde haberim olmuştu. Bugünü bekliyorduk ve ücretsiz olması, illaki bir şey takas etmemiz gibi etmenler etkinliği çok daha güzel kıldı. Ben de bu sayede bir kazak aldım ve benim için çok güzel bir anı olarak kaldı. Hem hocalarımıza hem de arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum" dedi.
Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Geç Osmanlı’dan günümüze inşaat yatırımları üzerinden Türk Modernizmi’
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 15:13 Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Geç Osmanlı’dan günümüze inşaat yatırımları üzerinden Türk Modernizmi’ Eskişehir Türk Ocağı’nda; İstanbul Aydın Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Arslan, ‘Geç Osmanlı’dan Günümüze İnşaat Yatırımları Üzerinden Türk Modernizmi’ konulu konferans verdi. Konferansta; Prof. Dr. Gökhan Arslan, Türkiye’nin modernleşme sürecini inşaat politikaları üzerinden değerlendirdi. Tanzimat’tan itibaren hız kazanan modernleşme adımları çerçevesinde Osmanlı döneminde başlayan kamu yapıları ve altyapı yatırımları, Batı’ya ayak uydurma çabasının bir parçası olarak sunuldu. Prof. Arslan, bu yatırımların yalnızca teknik değil, aynı zamanda siyasi ve kültürel mesajlar içerdiğini belirtti. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Ankara’nın yeni başkent olarak şekillendirilmesi, ulusal mimarlık anlayışıyla yapılan kamu binaları ve planlı kentleşme girişimleri, devletin modernleşme ideolojisinin mimari alandaki yansımaları olarak değerlendirildi. Süleyman Demirel dönemi ise konferansın önemli bölümlerinden birini oluşturdu. Prof. Arslan, ‘’1960’lardan itibaren artan sanayileşme ve kalkınma hamlelerinde Demirel’in inşaat ve altyapı projelerine verdiği önemi üzerinde durdu. Barajlar, yollar, enerji yatırımları gibi büyük ölçekli projelerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kalkınmacı devlet anlayışının simgesi olduğu ve bu projelerin, Türkiye’nin kırsaldan kente dönüşümünü hızlandırdığı ve modernleşmenin taşraya taşınmasını sağladığı’’ anlatıldı. Konferans sonunda katılımcılar; Türkiye’nin modernleşme sürecine farklı bir açıdan bakma fırsatı buldular. Eskişehir Türk Ocağı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Topal, konferansı veren Prof. Dr. Gökhan Arslan’a şükran beratı takdim etti ve program sona erdi.