Yerel Haberler
Eskişehir
25 Nisan 2026 Cumartesi - 15:18 Eskişehir İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Dünya Sıtma Günü uyarısı: "Risk tamamen bitmedi" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılından bu yana her yıl 25 Nisan’da anılan Dünya Sıtma Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtmanın; plasmodium cinsi paraziti taşıyan dişi anofel sivrisineklerin ısırığı yoluyla bulaşan ve kırmızı kan hücrelerini enfekte ederek hayatı tehdit edebilen ciddi bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın ilk belirtilerinin genellikle sivrisinek ısırığını takip eden 10-15 gün içerisinde baş ağrısı, titreme ve ateş şeklinde ortaya çıktığını ifade etti. İnsanlarda sıtmaya yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu dile getiren Bildirici, özellikle P. falciparum ve P. vivax türlerinin en büyük riski oluşturduğunu, falciparum tipinin tedavi edilmediği durumlarda kısa sürede ağır seyrederek ölüme neden olabildiğini vurguladı. "Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sıtma riski altında" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının sıtma riski altında bulunduğunu, bu riskin özellikle Sahra altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını ifade etti. Türkiye’de geçmiş yıllarda yaygın olarak görülen sıtmanın, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen etkin çalışmalar neticesinde yerli bulaşının sona erdiğini belirtti. Bildirici, ülkemizde sıtma etkenini taşıyabilecek sivrisinek türlerinin halen bulunduğuna dikkat çekerek; iklim ve çevresel faktörler, artan uluslararası seyahatler, endemik bölgelerden gelen vakalar ve düzensiz göç hareketleri nedeniyle yurtdışı kaynaklı sıtma vakalarının görülebildiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin subtropikal kuşakta yer alması ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının da hastalık riskini artırabileceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımız riskli bölgelere seyahat ederken dikkat etmeli" Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını, bu nedenle Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde gerekli koruyucu önlemleri almaları ve hastalık belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Uyku hastalıklarının sürücü sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkileri
15 Nisan 2025 Salı - 11:10 Uyku hastalıklarının sürücü sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkileri Eskişehir Şehir Hastanesi Uyku Merkezi’nde görevli Prof. Dr. Vural Fidan, uyku hastalıklarının sürücü sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerinin çok önemli olduğunu belirterek, "Sürücü sağlık raporlarında uyku hastalıklarının detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor" dedi. Fidan, uykusuzluk, uyku apnesi, narkolepsi gibi problemlerin sürücülerin dikkat ve reaksiyon sürelerini azaltarak, trafik kazalarına neden olabildiğini anlattı. Bu sebeple, sürücü sağlık raporlarında uyku hastalıklarının değerlendirilmesi ve bu konuda bilinç oluşturulmasının büyük önem taşıdığına işaret eden Prof. Dr. Fidan, "Uyku hastalıklarının çeşitli türleri vardır ve her birinin farklı belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler arasında uyku apnesi, narkolepsi ve diğer uyku bozukluklarına yönelik belirtiler bulunmaktadır. Bu hastalıklardan biri olan uyku apnesi, genellikle uykuda solunumun durmasıyla karakterizedir. Narkolepsi ise, ani uyku nöbetleri ve ani kas kaybı ile kendini gösteren bir uyku bozukluğudur. Diğer uyku bozuklukları ise, uykusuzluk, uyku vücudunun dengesizliği, sabahları yorgun uyanma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Uyku hastalıkları, sürücüler üzerinde ciddi etkilere sahiptir. Bu hastalıklar, dikkat eksikliği, reaksiyon sürelerinde azalma ve artan trafik kazaları riski gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Sürücülerin güvenliği ve diğer trafik kullanıcılarının sağlığı açısından bu durum oldukça önemlidir. Bu nedenle, sürücü sağlık raporlarında uyku hastalıklarının detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. "Uyku hastalıklarının tedavi seçenekleri arasında birçok farklı yöntem bulunmaktadır" Prof. Dr. Vural Fidan, uyku bozukluklarının tanısı, sürücülerin uyku apnesi, narkolepsi veya diğer uyku bozuklukları gibi belirli uyku hastalıklarının varlığının kesin olarak belirlenmesini kapsadığını anlatarak şunları söyledi; "Bu tanı süreci genellikle uyku testleri, polisomnografi veya uyku laboratuvarı testleri gibi detaylı incelemeleri içerir. Tanının konulması, sürücülerin uyku hastalıklarıyla ilişkili risklerinin belirlenmesine ve uygun tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olur. Uyku hastalıklarının tedavi seçenekleri arasında birçok farklı yöntem bulunmaktadır. CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) cihazı, uyku apnesi gibi durumlar için etkili bir tedavi seçeneğidir. Ayrıca diğer uyku bozuklukları için davranış terapileri, ilaç tedavisi ve cerrahi müdahale gibi seçenekler de mevcuttur. Bu tedavi seçenekleri, sürücülerde uyku hastalıklarının etkilerini azaltarak trafik güvenliğini artırmaya yardımcı olmaktadır."
Türk kahvesi nasıl tüketilmeli
15 Nisan 2025 Salı - 10:50 Türk kahvesi nasıl tüketilmeli Eskişehir’de 50 yıldır kahvecilik yapan Burhan Öngül, ’Osmanlı kahvesi’ adı altında satılan ürünlerin kahve olmadığını belirtti. Öngül, kahve kültürü, Türk kahvesinin tarihçesi ve son yıllarda popüler olan Osmanlı kahvesiyle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Öngül, kahvenin hazırlanışından tüketimine kadar uzanan geleneksel yöntemleri ve damak zevkine göre seçim yapmanın önemini vurguladı. "Kahvenin içerisine kesinlikle bir şey konmaz" Burhan Öngül, "Önceden kendimiz kavuruyorduk, çiğ kahve alıyorduk. Sonradan belediye koku ve duman yapıyor diye makinelerimizi kaldırınca şimdi hazır olarak alıp satıyoruz. Kahve şöyle söyleyeyim, bir avuç kahveyle bir fincan suyun ateşteki aşkıdır. Kahvenin içerisine kesinlikle bir şey konmaz. Şeker, tuz, şu bu değil" ifadelerini kullandı. "Osmanlı kahvesinin içerisinde kahve yok" Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı söyleminin ise muhabbetten geldiğini belirten Öngül, "Şu son 20-25 senedir, çeyrek yüzyıldır insanlarımız değişik tat aradıkları için americano, ekspresso birçok kahve çeşidini çıkardılar. Hepsinin ana maddesi kahve. Şimdi son çıkan Osmanlı kahvesi. Ya bu Osmanlı kahvesinin içerisinde kahve yok. Keçi boynuzu tozuyla süt tozunu karıştırıyorlar. Kahveyi niye bozuyorlar? Bu bir damak zevki. Koyu seversin, açık seversin. Mesela Türkiye’de Doğuda yaşayanlar Mırra’ya alıştıkları için koyu kahve severler. Ege’de yaşayanlar açık renk kahve severler. Orta Anadolu’da yaşayanlar orta kavrulmuş kahve severler. Beğendiğin yerden kahve almaya devam edeceksin ve kahvenin taze olması lazım. Eskiden taze kahve hakkında ‘Ehlikeyfin keyfine ne tazeler? Taze elinden pişmiş taze kahve tazeler’ derlermiş. Çünkü kahve eskiden özel tasta yaklaşık yarım saat iki fincanlık kahve kavrulur mangalın üstünde. Sonra el değirmeniyle çekilir. Muhabbet edersin, ondan sonra yine mangalda pişirirsin sunum yaparsın. Ettiğin muhabbetten dolayı bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler" diye konuştu.
Erken tanı Alzeheimer’da da hayati önemde
14 Nisan 2025 Pazartesi - 14:05 Erken tanı Alzeheimer’da da hayati önemde Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, alzheimer hastalığının belirtilerine ve tanı sürecine dikkat çekerek, erken teşhisin önemine vurgu yaptı. Unutkanlıkla başlıyor, yaşamı etkiliyor Eskişehir Özel Ümit Hastaneleri Doktoru, Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, alzheimer hastalığının yaş ilerledikçe ortaya çıkan ve bireyin zihinsel işlevlerini kademeli olarak bozan bir rahatsızlık olduğunu ifade etti. Hastalığın en sık görülen belirtisinin unutkanlık olduğunu belirten Arı, "Buna konuşma güçlükleri, aile bireylerini tanıyamama, huzursuzluk ve saldırganlık gibi davranışsal sorunlar da eşlik edebilir" dedi. Günlük işlevleri sekteye uğratıyor Alzheimer’ın yavaş ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Arı, isim bulmada zorluk, anahtarı kapının üzerinde bırakma, aynı olayları tekrar tekrar sorma, ev ya da dış mekânlarda eşyaları unutma gibi durumların, hastalığın başlangıç belirtileri arasında yer aldığını söyledi ve bu belirtilerin zamanla kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguladı. Tanıda basit ama etkili yöntem Tanı sürecinde erken adım atmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Gonca Malkoç Arı, "Bilişsel bozuklukları tespit edebilmek için toplam 11 sorudan oluşan ve 30 puan üzerinden değerlendirilen bir test uygulanır. Tamamlanması sadece 10 dakika sürer ve herhangi bir hazırlık gerektirmez. Bu nedenle, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden uzmana başvurmak büyük önem taşır" dedi. Alzheimer nedir? Alzheimer, beynin bazı bölgelerinde hücre ölümü ve sinir hücreleri arasındaki iletişimin bozulması sonucu oluşan bir nörodejeneratif hastalıktır. En sık görülen demans (bunama) türüdür. Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, ileri yaş, kafa travmaları ve bazı yaşam tarzı faktörlerinin riski artırabileceği düşünülmektedir. Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen alzheimerın, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte daha yaygın hale gelmesi beklenmektedir.
Yurt genelinde etkili olan zirai don Eskişehir’de üretimi olumsuz etkiledi
14 Nisan 2025 Pazartesi - 13:49 Yurt genelinde etkili olan zirai don Eskişehir’de üretimi olumsuz etkiledi Eskişehir’de tarımı olumsuz etkileyen ve üretim kaybına yol açan zirai don hadisesi hakkında konuşan Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, "Bu sene tüketici meyveyi zor bulacak, bulsa da pahalıya yiyecek" dedi. Yurt genelinde son 3 gün içerisinde hava sıcaklıklarındaki ani düşüşler sonucu don, kar yağışı ve dolu olayları meydana geldi. Yer yer sıcaklığın eksi 15 dereceye düşmesiyle bazı bölgelerde son 30 yılın en düşük sıcaklık değerleri kaydedilirken, tarihin en büyük zirai don olaylarından birisinin yaşandığı açıklandı. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir’de yüksek miktarda üretim kaybı olduğunu belirten Çelikoğlu, don ile birlikte Mihalıcçık kirazının tamamen bittiğini kaydetti. Bu sene tüketicinin meyveyi zor bulacağını ve pahalıya yiyeceğini kaydeden Çelikoğlu, Eskişehir’in afet bölgesi ilan edilmesi için başvuru yaptıklarını aktardı. "Eskişehir’de hemen hemen bütün meyve ağaçları etkilendi" Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, "Eskişehir’de durum, özellikle meyveciliğin ve kiraz üretiminin yoğun olduğu Mihalıcçık’ta vahim. Bugün Mihalıcçık Ziraat Odası Başkanı ile telefonda görüştük, kirazda yüzde 80-90 civarında zarar var. Sadece Eskişehir değil, Türkiye’nin 39 ilinde son yüzyılın en büyük zirai don afeti yaşandı. Bu nedenle İç Anadolu bölgesindeki meyve ağaçları tamamen zarar gördü. Eskişehir’de hemen hemen bütün meyve ağaçları etkilendi. Erken ekilen mısırlar, pancarlar, soğanlar, hatta arpa ve buğdaylar dahi sıkıntı yaşadı. Arpa ve buğdayda büyük bir sorun olmasa da verim düşüklüğü olacak. Pancar, mısır ve soğanlarda ise yüzde 30-40 verim kaybı bekleniyor. Bütün ürünlerde yoğun bir verim kaybı söz konusu" şeklinde konuştu. "Bu sene tüketici meyveyi zor bulacak, bulsa da pahalıya yiyecek" Maddi zararın miktarı henüz tespit edilemediğini dile getiren Çelikoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün de don devam ediyor. Bu sene tüketici meyveyi zor bulacak, bulsa da pahalıya yiyecek. Meyve sıkıntısı tezgâhlara yansıyacak. Eskişehir kirazı, özellikle Mihalıcçık’ın yurt dışına ihraç edilen kirazı tamamen bitti. Bu konuda Tarım Bakanlığı’na ve Tarım İl Müdürlükleri’ne dilekçeler verdik. Eskişehir’in afet bölgesi ilan edilmesi için başvurular yaptık. Çiftçinin alabileceği bir önlem yok çünkü ekim sahaları çok büyük. Küçük çaplı üreticiler belki seralarda ateş yakma gibi geçici önlemler alabilir, ama bu kalıcı bir çözüm değil. Kalıcı çözüm doğayı korumaktan geçiyor. Biz doğayla oynadık, doğa da bize ceza veriyor. Bakanlığın destek açıklayacağı söyleniyor, ancak kapsamlı bir açıklama yapılmadı. Tohum ve gübrede destek sağlanabilir ya da Ziraat Bankası’na olan borçlarla ilgili öteleme veya af gelebilir. Beklentilerimiz bu yönde. Dolu zararı belirli bir bölgeyi vurup geçer, ama bu felaket İnönü’den Sivrihisar’a kadar her yeri etkiledi."
Zirai dona karşı gece nöbeti
14 Nisan 2025 Pazartesi - 13:44 Zirai dona karşı gece nöbeti Eskişehir İl Tarım Müdürlüğü, gece sıcaklıklarının eksi değerlere düşmesi üzerine özellikle Mihalıççık’ta kiraz üretimi yapan üreticilerin ve örtü altı üretim yapan seracıların Mahmudiye ilçesindeki meyve üreticilerinin zirai don riskine karşı mutlaka tedbir almaları gerektiğini belirtti. Kurumun sosyal medya hesapları ve web sitesi üzerinden yapılan duyurulara ek olarak, toplam 24 bin üreticiye SMS yoluyla uyarı mesajı gönderildi. Uzmanlar bahçelerde ve seralarda örtüleme, sulama ve saman gibi materyallerin yakılarak dumanlama (sisleme) yöntemlerinin uygulanmasını istedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Hasan Öz ve teknik ekiplerle birlikte Mahmudiye ilçesindeki meyve bahçelerinde gece saatlerinde incelemelerde bulundu. Sahada üreticilerle bir araya gelen ekip, yapılan uyarıların ardından alınan önlemleri yerinde gözlemledi. Mihalıççık’ta gece nöbeti Gece ilerledikçe saha çalışmaları Mihalıççık ilçesine taşındı. Ziraat Odası Başkanı Serhat Uysal’ın da katıldığı ziyarette kiraz üreticileriyle buluşan ekip, don riskine karşı alınan önlemleri değerlendirdi. İl Müdürü Gümüş, üreticilerin endişelerini, önerilerini ve gözlemlerini dinleyerek, TARSİM Bölge Müdürlüğü ile anlık görüşmeler gerçekleştirerek don riskini bildirdi. Saha çalışmalarından ve çiftçilerle yaptığı istişarelerden edindiği tüm izlenimleri ve bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili birimlerine raporladı. Müdür Gümüş: "Çiftçimizin yanındayız" İl Müdürü Ender Muhammed Gümüş, sahadaki izlenimlerinin ardından şu açıklamayı yaptı: "Don riski nedeniyle tüm ekiplerimizle birlikte teyakkuza geçmiş durumdayız. Hedefimiz, üreticilerimizin bu afetten ya hiç etkilenmemesi ya da en az zararla atlatmasıdır. Muhtemel zararların karşılanması için TARSİM havuzu ve devletimizin sunduğu imkânlar devreye alınacaktır. Önümüzdeki kritik 4 gün boyunca çiftçilerimizle sahada kalmaya ve onları yalnız bırakmamaya devam edeceğiz." Üreticimize çağrı: ‘Önleminizi alın, ürününüzü koruyun’ Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, tüm üreticilere bir kez daha seslenerek, "Bir gecelik don, bir yıllık emeğinizi silebilir. Lütfen önlemlerinizi eksiksiz şekilde alın, biz her adımda yanınızdayız." mesajını yineledi.